Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
28Ağu/140

ELEŞTİRİSEL ve YARATICI DÜŞÜNCEYİ ÖĞRENMEK – Yrd. Doç. Dr. İsmail ERTON

image001  ELEŞTİRİSEL ve YARATICI DÜŞÜNCEYİ ÖĞRENMEK - Yrd. Doç. Dr. İsmail ERTON Atılım Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi

Sayıları neredeyse 200‟e yaklaşan devlet ve vakıf üniversitelerinde yüzbinlerce öğrenci eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor. Her yıl onbinler mezun olup sistemin çarklarını döndürebilmek ve üretim sürecine katkıda bulunabilmek için bir işe giriyor, çalışıyor, üretiyor, kazanıyor. Ancak, halen gençlerimiz düşünmeyi bilmiyor.

Aslında burada suçlu aramamak gerek, çünkü gençlerimiz ezberci ve ağır eğitim sisteminde bu beceriyi özümseyerek, hayatlarının ve yaradılış gailelerinin bir parçası olarak benimseyip yetişmediler.

Sadece sınavlarından ve ödevlerinden yüksek notlar almak öğretmenler ve ebeveynler için iyi bir eğitimin ve kazanımın müjdecisi olmaya yetti. Alınan takdir ve teşekkür belgeleri her zaman her şeyin dört dörtlük olduğunu ve işlerin yolunda gittiğini belgeliyordu.

Öğretmenler her derste öğrencilere çeşitli sorular sorarlar. Her sınıfta da birkaç lokomotif vardır. Çalışkan, azimli, derslerde not alan ve hep önlerde oturan. Her sorulana parmak kaldırır ve söz isterler. Dersler bu çalışkan öğrencilerle gayet de güzel işlenir. Sorulan soruya verilen tam bir cevap konunun anlaşıldığını müjdelese de bir şeyler eksiktir hep.

Diğerleri neden suskun kaldı? Neden tüm sınıf tartışmaya katılmadı? Hep aynı öğrenci mi cevap verecek sorularıma? Aslında birçok eğitmeni içten içe kemiren bu soruların cevapları çok kolay. Hep düşündüğümüz ancak cevabını bulamadığımız bulmacanın o meşhur parçası, yani „eleştirisel ve yaratıcı düşünme tekniklerini‟ bilememek ve düşünmeyi zahmetli bir „iş‟ olarak algılamak. Bunun doğal sonucu olarak da susmayı ve üretmemeyi tercih etmek.