Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
29Eki/200

KURTULUŞTAN CUMHURİYETE ve SON CÜRET – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanKURTULUŞTAN CUMHURİYETE VE SON CÜRET - Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

Japonlara ait olduğu söylenen bir tespiti önemli bulurum. Onlara göre bizim eğitimimiz yeterince milli bilinç pekiştirmesi yapamamaktadır. Japonya bunu sağlamak maksadı ile uygun yaşlarda her Japon gencinin Hiroşima - Nagazaki atom bombası faciasının acılarını, tahribatının ne büyük felaketlere sebep olduğunu öğrenmeleri ve benzeri bir felaketin tekrar yaşanmaması için nasıl bir Japon vatandaşı olunması yönünde bilinçlendirme yapar. Tarihimizde de Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı gibi çok önemli yakın iki tarihi olayın doğru anlatılmasının böyle bir bilinçlenme için fazlası ile yeterli olduğu tespitini bildirirler.

Hakikaten Çanakkale ve kurtuluş savaşlarımız Türk milletinin birinde 250 bin, diğerinde 40 bine yakın şehidi, yaşattığı acılar ve yapılan kahramanlıkları ile bu tespit çok doğrudur. Çanakkale savaşımızla ilgili muhtelif belgeseller ve filmler yapılmış, birçok kitap yazılmıştır. Bunlardan Niyazi Özdemir'in "Çanakkale Serencamı" romanını kimi sayfalarında gururlanarak ve zaman zaman göz yaşları ile okumuştum. Kurtuluş Savaş'ımız ile de birçok kitap, belgesel ve filmler vardır. Bunlardan Tarık Buğra'nın yazdığı "Küçük Ağa" yine benim için dikkat çekici bir roman olmuştur. Bu makaleyi yazmama sebep ise Yılmaz Özdil'in yeni yayınlanan "Son Cüret" eseridir.

22Eki/200

Covit 19 ve Bulaşma Korkusu – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanCovit 19 ve Bulaşma Korkusu  - Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

2019 Aralık ayında Çin'de başlayan ve büyük salgın (pandemi) hüviyeti kazanarak tüm dünyayı etkisine alan Covit 19 virüs hastalığı ülkemiz dahil insanlık için önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Hastalığın kendisi kadar bulaşma korkusu da ciddi bir sağlık sorunu olmuştur.

Covit-19 ile ilgili daha önce de bilgilendirici değerlendirmeler yazmıştım. Burada ŞÜPHELİ TEMAS durumunu yazacağım. Covit 19 müsbetliği bildirilen veya bu teşhis ile tedaviye alınan birisinin çevresi dehşet bir korku ve telaşa kapılmakta, bu duygularla sağlık kurum veya kişilerine başvurmaktadır.

Böyle bir durumda ne yapmalıyız? İlk önce temas şeklini,derecesini değerlendirmeliyiz. Değerlendirmeyi hastalığın yakın temas gerektiren damlacık enfeksiyonu olduğunu unutmayarak yapmalıyız. Bulaşma ihtimali maruz kalma şekli ve süresi ile ilgilidir. Şüpheli şahıs ile 1.5-2 m den daha kısa mesafede maskesiz temas bulaşma ihtimalini arttırırken, mesafe ve maske bulaşma ihtimalini ciddi oranda azaltmaktadır. Kapalı ortamlarda, kalabalıklarda, iç mekanlarda bulaşma ihtimali artarken; açık ortamlarda, tenha gruplarda, dış mekanlarda ise ciddi derecede azalmaktadır. İlk durumlarda bile 3-4 dakikalık kısa sürelerde bulaşma tehlikesi ortadan kalkarken temas süresinin uzaması (10 dakikadan sonrası) bulaşma ihtimalini artırmaktadır. Virüslü insanın damlacıklarının bulunma ihtimali olan yüzeyler ile temasta ilk 2-3 saat için bulaşma tehlikesi oluşurken daha uzun sürelerde bu ihtimal zayıflamaktadır.

18Eyl/200

Covit – 19 Salgın Hastalığı ve Korkusu – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman

Covit- 19 Salgın Hastalığı ve Korkusu -Dr. H.İbrahim KAHRAMAN

Ortaya koyduğu şartlar sebebi ile halen covid-19 pandemisi (büyük salgını) ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Bu sorun, konu ile ilgili kesinleşmemiş değişik bilgiler sebebi ile, insanlarımızda endişe yaratmakta ve halkımızda bir de koronafobi diyebileceğimiz duruma sebep olmaktadır. Gerek salgın hastalığının kendisi gerekse bu korku duygusu, konu hakkında farklı, birbiri ile ilişkisiz, hangisi doğru, neresi yanlış anlaşılamayan bilgilerin ve haberlerin, muhtelif kanallar üzerinden insanlarımız tarafından öğrenilmesi sebebiyle konu daha da karmaşık hale gelmektedir.

18Haz/200

Aman Dikkat, Salgın Bitmedi! – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanAman Dikkat, Salgın Bitmedi! - Dr.H. İbrahim KAHRAMAN

Dünya bu günlerde bir büyük salgının(pandemi) nelere sebep olabildiğini bizzat yaşayarak görmektedir. Kendi başına canlılığı bile tartışmalı olan virüs ailesinden bir yaratık insanlığı teslim almış görülmektedir. Virüsler kendi başlarına bağımsız yaşayamazlar. Canlılıkları İnsan, hayvan veya bitki hücrelerine bağımlıdır. Normal mikroskopla görülemezler. Elektron mikroskobu denilen çok daha fazla büyütmelerle görülebilirler. Bu virüs salgınının meydana getirdiği teslim alış insanların günlük hayat anlayışlarında derin değişiklikler yapmış ve yapmaya devam edecektir. İş anlayışımızda, eğitim şeklimizde, tatil tarzımızda, alış veriş davranışlarımızda velhasıl her alanda yeni farklılıklar oluşmasına sebep olmuş ve bu değişimler daha da devam edecektir. İnsanların doğal hayat ile ilişkilerinde de çok yeni düzenlemeler yapmasına sebep olmuş, insanoğlu yaşadığı çevre ile de yeni bir davranış biçimini edinmeye çalışmaktadır. Karantina uygulaması yapılan alanlarda bitki, hayvan ve denizlerimizde enteresan gelişmeler görülmüştür.

23May/200

Covit 19 Savaşımız ve bir Dostun Kaybı – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanCovit 19 Savaşımız ve bir Dostun Kaybı - Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

İnsan corona virüsleri, nezle gibi basit belirtilerle atlatılan hastalık etkenidirler. Covit 19 ise hayvanlarda çoğunlukla hastalık yapmayan fakat geçirdiği mutasyonla (genetik yapı değişikliği) insanlarda aşırı bulaşıcılık özelliğinde ve genelde solunum yollarını tutarak hastalık yapan bir virüstür.

Aralık 2019’da Çin’deki Wuhan şehrinin yabani hayvan alış-verişlerinin yapıldığı bir pazar yerinden gelen hastalarda ilk defa tespit edilmiş ve şu anda tüm dünyayı etkisine alan büyük salgının(pandemi) sebebi olarak bilinmektedir.

Ülkemizde ilk hasta 11 Mart 2020’de tespit edilmiştir. Covit 19 virüsünü alanların %80’i basit şikayetlerle veya belli belirsiz şikayetlerle hastalıklarını atlatmaktadır. %14’ü ise yüksek ateş-öksürük ve hafif solunum yetmezliği belirtileri şeklinde bir şikayeti yaşamaktadır. Kalan %6’sı ise önemli akciğer sorunlarının yaşandığı bazen diğer sistemleri de etkileyen bir hastalık şeklinde seyretmekte ve ciddi bir sağlık sorununa dönüşmektedir.

Maalesef bunların yarıya yakını kurtulamamakta ve bu sebeble covit 19 hastalarının %2-5’i ölümle sonuçlanmaktadır. Aşırı bulaşıcılık özelliği ve bu oran, covit 19 hastalığını önemli kılmıştır. Nitekim hastalık kısa sürede genel salgın (pandenmi) şekline dönüşmüş ve yöneticiler bu salgın hastalığa karşı önemli kararlar almaya mecbur kalmışlardır.

Bu durum ülkemizde ve dünyada günlük hayatımızı etkileyen durumlar yaratmıştır. Çalıştığım kurumun enfeksiyon hastalıkları uzmanı olmam sebebi ile bu salgını yakından takip etmekteyim. Ayrıca bu hastalığa yakalanan birçok insanın hastalığını da bizzat takip ve gözlemleme imkanım olmuştur.

13May/202

COVİT 19 BÜYÜK SALGINI VE GÖRÜNMEZ KAHRAMANLARI – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman

COVİT 19 BÜYÜK SALGINI VE GÖRÜNMEZ KAHRAMANLARI – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

2020 yılı başında Çin’de başlayıp tüm dünyayı saran Covit-19 (taç virüs 19) büyük salgını DOĞAL Afetler karşısında insanların günümüzde de çaresiz kalabildiğini göstermiştir.  Yine gördük ki bu tür durumlarda sistemin iyi çalışması,  imkanların yeterli olması yanında hizmeti yürütenlerin bilgi, beceri ve gayretinin başarıda en önemli etken olduğudur.

Bu bulaşıcı hastalık salgınının insanlara gösterdiği,hatırlattığı bir durum hekim ve hakimliğin, sağlık hizmetinin ne kadar önemli olduğudur. İnsanların hastalanıp, çaresizleştiği o zayıf anında hekimin ve sağlık hizmeti kurumlarının ne kadar önemli ve vazgeçilemez hizmetler yaptığıdır. Böyle bulaşıcı bir hastalığın varlığında herkes birbirinden kaçarken sağlık çalışanlarının canları pahasına, çaresizliğe düşmüş o insanlara hizmet verip sağlıklarına kavuşmaları yönündeki gayretlerinin bir kahramanlık olduğunu hep beraber görmekteyiz.

25Mar/201

Enfeksiyon Hastalıkları Covit-19 ve Zinciri kırmak – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanEnfeksiyon Hastalıkları Covit-19 ve Zinciri kırmak – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

İnsanın bir başka canlı tarafından hastalandırılması enfeksiyondur. Bu dünyada insanoğlu hayatını diğer canlılarla birlikte sürdürür. Bakteriler ve virüsler de bunlardandır. Bu birliktelik çoğunlukla karşılıklı faydalanma ve canlılığı birlikte sürdürme şeklindedir.

Cildimizdeki, burnumuzdaki, boğazımızdaki ve tüm boşluklarımızdaki trilyonlarca bakterilerle birlikte yaşamaktayız. Son yapılan araştırmalar bağırsaklarımız bu bakterilerimiz sebebiyle 2. beyin olarak tarif edilmektedir. Vücudumuzdaki bakterilerimiz sağlıklı olmamızı, hatta hastalıklardan korunmamıza katkı verdikleri bilinmektedir.

Ne oluyor da hastalık oluyor sorusunun cevabı ise mikrobun olmaması gereken yerde olması, bünyemizin direncinin kırılması veya hastalık yapıcı bir mikropla fazla süre ve miktarda karşılaşmış olduğumuzu düşünürüz. Çoğumuzun ağzında bulunan uçuk virüsü sessizce durur iken bir travma sonrası(mekanik, psikolojik) hastalık yapıcı etkisini gösterir ve uçuk ortaya çıkar. Hatta yol bulup kanımıza karışırsa beynimize giderek öldürücü bir hastalığa bile sebep olabilir. Aynen Corona virüslerinin insan tipleri de zaman zaman nezle dediğimiz basit şikayetlerle atlattığımız hastalıkları yaparlar. Bunun sebebi insan biyolojisinin bu virüsleri tanımasıdır.

9Oca/200

Sağlığımız ve Aşılar – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanSağlığımız ve Aşılar – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN Bakterıyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

Son yıllarda aşılarla ilgili zıt fikirlerle çok karşılaşmaktayız.Aşıların faydalı olmayıp bazı kronik hastalıkların sebebi olduğuna kadar giden iddialar bunlardandır. Bu sebeple koruyucu çocuk aşılarını bile reddeden insanların olduğunu basın-yayın kuruluşlarının haberlerinden okumaktayız.

Günümüzde her bilginin kolayca yayılabilme özelliği sebebiyle doğru veya yanlış olduğuna bakılmaksızın kontrolsüz bir bilgilenme ile karşı karşıyayız. Temel bilgilerdeki yetersizlik durumunda, bu bilgilerin yanlış yorumlanması sebebiyle, bazı insanlar yanlış davranışlar gösterebilmektedir. İşte aşı konusu da bunlardan biridir.

Aşıların bulunması ve uygulanması tıp tarihinde devrim özelliği taşıyan bir gelişmedir. Aşılanmanın getirdiği bağışıklık, özellikle bulaşıcı bazı enfeksiyon hastalıklarına karşı, halk sağlığı alanında çok önemli ileri imkanlar sağlamıştır. Aşılar, çiçek, çocuk felci, kızamık gibi çok bulaşıcı olduğu için salgınları ile korkutucu olan, ölüm ve sakatlıklar bırakan; kuduz, tetanoz gibi dehşetli ızdırapları ve acılar içinde ölümlere sebep olan hastalıklarla mücadele ve korunmada önemli imkanlar sağlanmıştır. İnsanlar için tehlikeli, tıp adamları ve tüm sağlık hizmeti çalışanları için korkutucu olan bu ve diğer bazı hastalıklar aşılar sayesinde günümüzde sorun olmaktan çıkmıştır.

24Kas/190

Tamimin 100., Cumhuriyetimizin 96. Yılında Amasya’da; – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanTamimin 100., Cumhuriyetimizin 96. Yılında Amasya’da; – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

Yıl 1919… 1.Cihan harbi sonrası, Çanakkale Zaferimize rağmen İstanbul işgal edilmiş, Anadolu coğrafyası ise iç ve orta bölgesi hariç İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan askeri birliklerinin işgaline uğramıştır. Rum ve Ermeni uyrukluların isyanları, ayrıca bunlara karşı oluşan yerel direnişler ile bazı çete faaliyetleri bu topraklardaki Osmanlı Devlet otoritesini hepten ortadan kaldırmıştır.

İşte 100 yıl önce coğrafyamızdaki bu çok kötü tabloda devletin yok edilişine karşı milli mücadele faaliyetleri başlamıştır. Padişah Vahdettin’in talimatı ile ordu müfettişi olarak görevlendirilen M. Kemal Paşa 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkmış, bu bölgedeki karışıklıklar üzerine çalışmalar yapmıştır. Sonra Havzaya gitmiş ve Amasya’dan aldığı davetle oraya geçmiştir. Buradaki değerlendirmeler ışığında 22 Kasım 1919’da yayınlanan AMASYA TAMİMİ ile milli mücadelenin ilk yazılı ilanı yapılmıştır. Bu şehrin Osmanlı Devletinin padişah Yıldırım Bayezid’den sonra yaşadığı karmaşık dönemi sonlandıran Çelebi Mehmed’e de ev sahipliği yapmış olması, her iki tarihi olaydaki benzerlik ve ortaya çıkan sonuç Amasya’ya ayrı bir mana ve Amasyalılara da övünç kaynağı vesilesidir.

25Nis/190

Şehrimizde iz bırakan bir isim, İLHAN BAYRAM – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanŞehrimizde iz bırakan bir isim, İLHAN BAYRAM – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

Hizmetleri ile şehrimize katkı veren insanları bilmek, onlar ile ilgili bilgileri paylaşmak olması gereken bir durumdur. 12 yıl İSU Genel Müdürlüğü, 2 yıl Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği ile şehrimize hizmet vermiş olan İlhan bayram da bunlardan biridir. Yerel basında çeşitli yazılarla kişiliği ve çalışmaları ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır ama 6 yıl İSU yönetim kurulu üyesi olarak beraber çalıştığımız için böyle bir değerlendirme yazısı yazmayı doğru buldum.

2004 yerel seçimlerinde Ak Partimizin adayı İbrahim Karaosmanoğlu seçilerek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevine başlamıştı. O da iyi bir kadro kurarak ve bu kadrolarla uyumlu çalışmalar ortaya koyarak şehrimiz için güzel hizmetlere imza atmıştır. Bu isimlerden ilk akla gelen şu anki Antalya valimiz Münir Karaloğlu'dur. Diğer isim ise İlhan Bayram’dır. Bu iki bürokratımız daha önce Tokat Reşadiye kaplıcaları çalışmalarında tanışmış olup birisi kaymakam diğeri İller Bankası’nın bir mühendisidir. Bu ikilinin hizmet aşkı ve gayreti o ilçeye önemli hizmetlerin gelmesini sağlamıştır. İlhan Bayram daha sonra İller Bankası İstanbul Bölge Müdürlüğü’ne kadar yükselerek gelir. Bu arada ilimizdeki 1999 depremi sonrası oluşan alt yapı sorunlarının giderilmesi çalışmalarında önemli katkılar verdiği için bölgeyi bilen bir isimdir.

26Oca/190

İzmit Bir Çınarını Daha Uğurladı – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanİzmit Bir Çınarını Daha Uğurladı – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

İbrahim Gencer ağabeyimizi de ahrete uğurlarken çınar gibi bir insanı kaybetmenin hüznünü yaşamaktayız. O, boyu gibi yüreği de kocaman bir adamdı. Mertliği yanında tavizsiz dürüstlüğü, hesapsız vatanperverliği bizlere yol gösteren bir yiğit idi. Paraya, pula ve kula tapmayan mümin tavrı ile örnek alınacak bu dostumuzu maalesef biraz da vakitsiz kaybettik.

İbrahim Gencer’i Kocaeli Aydınlar Ocağı çalışmalarından tanımıştım. Bahçecik Belediye Başkanlığı döneminde ise daha yakından tanıdım. Başkanlık yetkisini ve sorumluluğunu ne kadar önemsediğini, kamu malının emanet olduğu bilinci ile ne kadar ölçülü ve titiz bir davranışla yöneticilik yaptığını biliyorum. Böyle bir hassasiyetin kamunun, devletin işlerinin sorumluluğunu alan herkeste olması gerektiğine inanıyorum.

17Oca/190

Çarşıda Bir Kapımız Daha Kapandı – Musa ORDU

musa orduÇarşıda Bir Kapımız Daha Kapandı – Musa ORDU

Dr. H. İbrahim Kahraman 1983 yılı başında açmış olduğu Kocaeli Tahlil Laboratuarı'nı 31.12.2018 tarihi itibariyle kapattı.

İbrahim Beyi İzmit SSK Hastanesin deki İntaniye doktorluğundan tanırım. 80’li yıllarda bende SEKA da vazife yapıyordum. Çalışmış olduğum. SEKA'nın Genel Müdürlük binası SSK hastanesine yakın olduğu için sağlık ile alakalı bir meselemiz olduğu hallerde hastaneye gittiğimiz zaman ilk uğradığımız yer, Dr. İbrahim Bey'in yanı olurdu. Her zaman bizi güler yüzle karşılardı. Biz de ilk olarak derdimizi ona anlatır, bize yaptığı tavsiyelere göre de hareket etmek suretiyle, işlerimizi kolayca hallederdik.

10Oca/190

İzmit’in Dernekler Annesi Kezban Teyze – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanİzmit’in Dernekler Annesi Kezban Teyze – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

Kendisini Kocaeli Kent Konseyinin faaliyetlerinden olan Kent Bayramlaşması vesilesi ile tanımıştım. 21. Kent Bayramlaşmasında, il protokolünün hemen önüne koyduğumuz koltuklara, şehrimizin kıdemli insanlarından bilebildiklerimizi, gelebilenleri oturtup bayram fotoğrafımızı o şekilde çektirelim demiştik.

O bayramlaşmaya Erol Köse, İsmail Kalkandelen, Vahap Atlı, Orhan Atabay, Mehmet Kanpara, Yüksel Başer, Mehmet Özer, Musa Ordu, Erkan Nigiz, Yunus Çoşkun ile Kezban Saner gelmişler ve düşündüğümüz kent bayramlaşması fotoğrafına da girmişlerdi. Bu isimlerin her biri şehrimizin geçmişinde emeği olan saygıdeğer büyüklerimizdi. Kezban teyze ise bu bayramlaşmadan sonraki her kent bayramlaşmasına katılmış olup şehrimize has bir bayramlaşma olan bu toplantılara ayrı bir zenginlik katmıştır.

26Eki/180

Dr. Alaattin Büyükkaya, Hatırlanmak ve yeni bir anma toplantısı;

h i kahramanDr. Alaattin Büyükkaya, Hatırlanmak ve yeni bir anma toplantısı; - Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

Kocaeli Aydınlar Ocağımızın Gazeteci - Yazar Mustafa Yazgan için 90'lı yıllarda ilkini yaptığı vefa toplantılarının doğru ve yerinde bir çalışma olduğunun düşünüyorum. Bu anmaların şahsın sağlığın da yapılmasının ise ayrı bir zenginlik oluşturduğunu görüyorum. Topluma hizmet yolunda fedakarlıkları olan bir insanın hatıraları ve hayatının sağlığında paylaşılması, bunların örnek alınmasını teşvik edeceği gibi bu şahıslara da güzel bir vefa gösterisidir.

Böyle bir toplantıyı 20 Ekim’de Emex Otelimizde yaptık. Dr. Alaattin Büyükkaya için yapılan bu çalışma, Kocaeli Aydınlar Ocağı başkanlarımızdan Ahsen Okyar’ın müşavirliği ve Hasan Uzunhasanoğlu başkanlığındaki arkadaşlarımızın oluşturduğu Akça Koca Kültür Platformu tarafından tertiplenmişti.

19Haz/180

GEBZE SIĞIRLIK YÖRÜK OBASI VE MANDIRASI – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanGEBZE SIĞIRLIK YÖRÜK OBASI VE MANDIRASI - Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

Kent konseylerinin kuruluş amacı şehir halkının ortaya çıkan muhtelif sorunlarını, şehirdeki sivil toplum kuruluşları paydaşında ve kendi alt komisyonlarının çalışmaları sonucundaki çözüm önerileri ile ilgililerin dikkatini çekip bilgilenmelerini sağlayarak düzeltilmelere katkı sağlamaktır. İleri demokrasilerde olan ve yönetişim denilen bu tarzda, seçilmiş idareciler yönettikleri halk ile daha yoğun bir iletişim içine girmekte, böylece memnuniyet oranı daha yüksek bir idareciliğin ortaya çıkması hedeflenmektedir.

4Haz/180

Kudüs, Kudüs, Diyoruz Ama! Ne Kadar Biliyoruz? – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman drKudüs, Kudüs, Diyoruz Ama! Ne Kadar Biliyoruz? - Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

Son günlerde özellikle Cuma namazları sonrası Kudüs’le ilgili etkinlikler sebebiyle genel bir değerlendirme yazısı yazmak istedim. Bu tarihi şehri 1998’de gezip görmüş ve çok faydalı bilgilere sahip olmuştum. Kudüs Şehri İbranice Yeruşalem, İngilizce Jeruşalem adları ile bilinir ve bunlar dostluk şehri manasındadır. Burası Hz.İbrahim’in de yaşadığı ve üç büyük dince önemli tarihi bilgi ve hatıralara sahip ortadoğunun en eski yerleşim yerlerinden biridir.

28Nis/180

Vefa Günü Vesilesi İle Nihat Ağabey–Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

IMG_9844

21Şub/180

Zeytin Dağından Zeytin Dalına – Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman drZeytin Dağından Zeytin Dalına - Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

Kitaplığımı karıştırırken gördüğüm ve tekrar okuduğum ZEYTİN DAĞI kitabı böyle bir değerlendirme yazısı yazmamın sebebi olmuştur. Devletimiz neredeyse 30 yılı bulan bir süredir yurt içinde PKK bölücü terörünü ortadan kaldırmaya uğraşmaktadır. Son yıllarda ayrıca komşumuz Suriye’deki iç savaş, bu sınırımızdaki komşu şehir ve yerleşim yerlerinde güvenlik ve asayiş sorunlarını artırmış ve devletimizin toprak bütünlüğünü de tehdit eder boyutlara getirmiştir. Bu sebeple, devletimiz bu tehlikeyi bertaraf etmek, sınır güvenliğimizi temin etmek ve sınır şehirlerimizdeki vatandaşlarımızın emniyetini artırmak için önce El-Bab’daki FIRAT HAREKATI’nı yapmıştır. Şimdi de ZEYTİN DALI harekatı ile Afrin bölgesi, terör sebebiyle oluşan güvensizlik ve emniyetsizlikten çıkarılmaya çalışılıyor.

Türk milletinin topyekün desteğini alan bu müdahaleleri yapan kahraman ordumuza ve güvenlik güçlerimize dualarımızla muvaffakiyetler dilemekteyiz. Allah Mehmetçiğimize cesaret, güç ve kuvvet versin. Zeytin dalı gibi barış sembolü olan bir isimle adlandırılan bu harekat hem ülkemize, hem de bölgeye barış ve güvenlik; insanlarımıza huzur ve mutluluk getirsin.

24Eki/170

Bir Vefa Toplantısının Düşündürdükleri – Dr.H. İbrahim KAHRAMAN

GLR_3111Bir Vefa Toplantısının Düşündürdükleri - Dr.H. İbrahim KAHRAMAN

Türk Dil Kurumu lügatında vefa, sevgide sebat-sevgi bağlılığı olarak tarif edilir. Akçakoca Kültür Platformu 21 Ekim 2017 akşamı Ahsen Okyar Bey için bir vefa toplantısı yaptı. Bu tür toplantılar genellikle ölümünden sonra bazı insanları anmak ve hatırlamak amaçlı yapılır. Bu vefa toplantısının arkadaşımızın sağlığında, hem de çok yaşlı döneme girmeden yapılmış olması ayrı bir ilgi ve mana katmıştır. Bu tür toplantıların ilgilinin sağlığında yapılması, o şahsı onöre etmekle birlikte bu gibi insanların toplum tarafından daha çok bilinmesi ve örnek alınmasını teşvik edici etkiler taşıması bakımından da ayrıca önemlidir.

16Eki/170

TURİZM, TURİZM DİYORUZ,AMA! – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman drTURİZM, TURİZM DİYORUZ,AMA! - Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

Turizmin günümüzde ekonomik fayda yönünden önemli bir alan olduğu gerçeğini, biraz gezen, hele ki yurtdışına 1-2 defa gidip, gelen herkes çok iyi bilir. Şehrimizde de yöneticilerimizin bu yönde bir gayreti vardır. Ama bu gayret ne kadar doğru yönetilmektedir? Bunun tartışılması ve bu konuyu iyi bilen uzmanların belirleyeceği bir yol haritası üzerinden daha gerçekçi bir şekilde ele alınması lazımdır.