Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
8Eki/190

CAMİ HAYATIN İÇİNDE, HAYAT CAMİNİN İÇİNDE – Fahri SAĞLIK

71206374_2821745181193461_8018769706171236352_n

CAMİ HAYATIN İÇİNDE, HAYAT CAMİNİN İÇİNDE - Fahri SAĞLIK / Karesi Müftüsü

14Haz/190

CAMİLER ÇOCUK DOLSUN, AHLAKI KUR’AN OLSUN – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkCAMİLER ÇOCUK DOLSUN, AHLAKI KUR’AN OLSUN - Fahri SAĞLIK

Çocuklarımız, Yüce Allah’ın bize en büyük emanetlerindendir. Onları kendini ve Rabbini bilen, sorumluluklarının farkında olan, milletine ve insanlığa faydalı nesiller olarak yetiştirmek ise her anne babanın  en önemli vazifesidir. Peygamberimiz (s.a.s)’in “Hiç bir anne baba çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.”  hadisi gereği yavrularımıza imanı ve İslâm’ı milli ve dini değerlerimizi öğretmek, güzel ahlak ile donatmak onlara bırakacağımız en büyük mirastır.

Çocukların dini eğitimi asla ihmale gelmez. Dini eğitimi ihmal edilmiş olan çocuklar ileride maddi ve manevi külfete, telafisi mümkün olmayan zararlara ve mahcubiyetlere yol açabilirler. Hiç şüphesiz çocuklarımızın elde ettiği her başarı iftihar vesilemiz, yol açtıkları her zarar da üzüntü ve mahcubiyet vesilemiz olacaktır.

Hayırlı nesiller yetiştirmemize katkı sağlayacak, gözümüzün nuru evlatlarımızı Kur’an’la ve Peygamberimiz (s.a.s)’in örnek hayatıyla buluşturacak bir zaman dilimi daha başlıyor. Yaz Kur’an kurslarımız, 17 Haziran’da açılıyor.Hatırlanacağı gibi geçen yıl “Camide Çocuk Sesi, Vatanımın Neşesi” şiarıyla şenlenen camilerimiz, bu yıl da “ Camiler Çocuk Dolsun, Ahlakı Kur’an Olsun.”sloganı ile  milyonlarca çocuğumuz için bir eğitim yuvasına dönüşecek.

5May/190

OKUMAK AMA NASIL – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkOKUMAK AMA NASIL – Fahri SAĞLIK

6 Mayıs Pazartesi Ramazanın başlangıcıdır. 5 Mayıs Pazar günü akşam ilk teravih namazı kılınacak ve o akşam ilk sahura kalkılacaktır. Hepimize hayırlı olsun. Hayırların fethine şerlerin def’ine vesile olsun. Hoş geldin ey rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı.

“İşte Ramazan ayı; hem kendi iç dünyamızı hem de etrafımızı temizlemeyi, arıtmayı, kendine gelmeyi, hayatı anlamlandırmayı sağlayan bir zaman dilimidir. Ramazan, her yıl insanın katıldığı bir ruh şölenidir. Ramazan, yaşama alanımıza şuuraltında yatan ve hep yarınlara bırakılan niyetleri gün ışığına çıkarır.” (Sezai Karakoç, Yazılar I, İstanbul 1967, s.42, 51.)

Ramazan; kavurucu, şiddetli, kızgın sıcak anlamına geldiği gibi, yeryüzünü tozdan temizleyen, güz mevsiminin önünde, yaz mevsiminin sonunda yağan yağmur anlamına da gelir. Peygamber Efendimize ilk gelen ayet, “İkra” yani “Oku” diye başlar. Bu okuyup geçmek değil, oku ve anla, oku ve öğren, oku ve uygula… vb anlamlarda anlaşılması gereken dinimizin temel kavramlarından biridir. Tilavet kelimesi de bu manadadır. Tilavette, okuduğunu güzelce, tane tane okumak, anlaya anlaya yürekten okumak vardır; bir de anladığını uygulamak, yaşamak vardır.

27Nis/190

TAZİYE ÂDÂBI – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkTAZİYE ÂDÂBI - Fahri SAĞLIK - Karesi Müftüsü

Taziye; başsağlığı dileme, yakını/sevdikleri ölmüş kişilere sabır telkin etmek, gereken maddi ve manevi desteği vermektir. Acılı yürekleri teskin etmektir. Müslüman’ın görevlerinden olan bu manevi desteğin elbette bir adabı vardır. Taziyede kullanılacak sözler hassasiyetle seçilmelidir.  Bazen konuşmak yerine susmak gerekir. Giyilen kıyafetler bile özenle seçilmelidir. Bütün bunlar, cenaze yakınının hâliyle hemhâl olmaktır. Ölenle ölünmese de geride kalanların acısına ortak olmaktır. Hüzünler paylaşıldıkça azalır. Ölenin yakınlarına taziyede bulunmak, sabır ve metanet dilemek İslam kardeşliğinin bir gereğidir.

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 2/155.) ayet-i kerimesini hatırlatmak, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” [Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aitiz ve şüphesiz O’na döneceğiz (Bakara 2/156.)] diyerek acıya tahammül göstermek, mükâfatını Allah’tan bekleyerek sabretmeyi telkin etmektir.  Taziyede sözü uzatmamak, abartmamak gerekir. Belki bazen içten bir sarılış her şeyi anlatır. İhtiyaçları olması durumunda bütün samimiyetimizle yanında olduğumuzu hissettirmektir taziyenin amacı. Taziye mümkün mertebe uzatılmamalı, üç gün ile sınırlandırılmalı, cenaze yakınlarını yoracak, masrafa sokacak, kalbini kıracak her türlü davranışlardan uzak durulmalıdır. Taziyelerde hassas davranıldığı hâlde bazen bilmeyerek de olsa yanlış ve kırıcı durumlar sergilenmektedir. Örneğin taziye evinde karşılaştığı arkadaşıyla sohbet ederken çocukluk anılarına kadar inmek ve gafilce yükselen kahkaha sesleri…

19Nis/190

TÖVBEMİZ BERATIMIZ OLSUN – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkTÖVBEMİZ BERATIMIZ OLSUN - Fahri SAĞLIK Karesi Müftüsü

19 Nisan 2019 Cuma  gününü Cumartesi’ye bağlayan gece ( bu gece ) Şaban ayının 15. gecesi olan Berat Gecesi’dir. Tövbe eden kullarını seven ve tövbelerini kabul eden Rabbimize sığındığımız bu gece yapacağımız tövbemiz beratımız olsun. Bu gece bireysel ve toplumsal anlamda bizlere beratı hak ettirecek  tövbeler edelim. Sadece dilde kalan değil, gönle inen, ruhta yankı bulan, özeleştiri ve tefekkür ihtiva eden tövbeler edelim. Bu gece kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle herkesi camilerimize davet ediyoruz. Hep birlikte Allah’ın evlerine gidelim ve topyekûn tövbe ve istiğfar ederek şahsımız, aile bireylerimiz, yüce milletimiz ve İslam aleminin beraatı için dua ve niyaz edelim. Ta ki, sonsuz merhamet ve mağfiret sahibi olan Yüce Allah’ımız, el açıp yalvardığımız bu gecenin sabahında arınmış, gönlünü salih ameller işlemeye açmış kullardan  olmayı bizlere nasip etsin.

Berat gecesinde “Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum, senden yine sana ilticâ ediyorum. Senin şanın yücedir. Sana yaptığım senayı, senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana layık bir surette hamd etmekten acizim” niyazlarıyla dua edip Yüce Rabbine yalvarıp yakaran Rahmet Elçisi Sevgili Peygamberimiz (sav), bu gece Cenab-ı Allah’ın kendisinden bağışlanma dileyenleri affedeceğini, içtenlikle yapılan tövbe ve duaları kabul edeceğini müjdelemiştir. Bu itibarla Berat gecesi, işlenen hata ve günahlara tövbe ederek, günahların kalplere nakşettiği kara lekeleri silme gecesidir.

Bu gece Şaban ayının on beşinci gecesi. Yüce Allah; “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.” (Bakara suresi, 2/186)  buyurmaktadır. Kişi kin, düşmanlık, kibir, gurur, içki,  kumar, yalan, iftira ve benzeri günahları işlemeye bulaşmış ise bu gece bunları terk etmeye azmetmelidir.

Bu gece kırılan ümitlerimizi  onarıp yarınlarımıza ümitle bakma gecesidir. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki; “De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” müjdesini hatırlayarak  insan kendi özüne dönmeli, ümitlerini canlandırmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.

13Nis/190

FELAK SURESİ – Fahri SAĞLIK

Yazar-Fahri-Sağlık (1)FELAK SURESİ – Fahri SAĞLIK

Sure adını ilk ayetinde geçen ve “sabah” anlamına gelen “felak” kelimesinden almıştır. Nâs suresiyle birlikte “Şirkten uzaklaştıran, tedavi eden iki sure” adıyla da anılmaktadır. Aynı surelere başlarındaki “eûzü (sığınırım)” kelimelerinden dolayı “Allah’a sığınmayı gösteren iki sure ” de denmiştir.

15Mar/190

AKİF’İ ANMAK YETMEZ ANLAMAK VE ANLATMAK GEREK – Fahri SAĞLIK

fahri-13AKİF’İ ANMAK YETMEZ ANLAMAK VE ANLATMAK GEREK – Fahri SAĞLIK

İstiklal Marşımızın kabulünün 98. yıldönümünü idrak etmenin onur ve heyecanını yaşıyoruz. Şüphesiz İstiklal Marşımız sarsılmaz bir inancın, azmin, fedakârlığın, umudun ve yeniden dirilişin sembolüdür. Hem İstiklal Marşımızın metninin anlamını hem de yazarının fikri dünyasını dünya ve ahirete bakış açısını çok iyi anlamak ve neslimize anlatmak milli ve dini görevimizdir.

Akifi anlamak için Safahatını iyice tetkik etmek gerekir. “Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, Günler şu heyulayı da, er geç silecektir. Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma, Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir…” diyerek tevazu abidesi olan Akif; dünya döndükçe Ay Yıldızlı Bayrağımız O’nun şiiriyle dalgalanacaktır.

25Şub/190

CİBRİL HADİSİ – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkCİBRİL HADİSİ – Fahri SAĞLIK

Hadis kaynaklarının tamamında yer alan ve kültürümüzde yaygın olarak “ Cibril Hadisi” diye bilinen bir hadis-i şerifi dikkatlerinize sunmak istiyorum. İnşallah gelecek hafta da hadis-i şerifimizi kısaca yorumlayacağım.

Ömer İbnü’l-Hattâb radıyallahu anh şöyle dedi:

“ Bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda bulunduğumuz sırada, elbisesi beyaz mı beyaz, saçları siyah mı siyah, üzerinde yolculuk eseri bulunmayan ve hiçbirimizin tanımadığı bir adam çıkageldi. Peygamber’in yanına sokuldu, önüne oturdu, dizlerini Peygamber’in dizlerine dayadı, ellerini (kendi) dizlerinin üstüne koydu ve:

– Ey Muhammed, bana İslâm’ı anlat! dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “İslâm, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet  etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirebilirsen Kâbe’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdu. Adam:

– Doğru söyledin dedi. Onun hem sorup hem de tasdik etmesi tuhafımıza gitti. Adam:

– Şimdi de imanı anlat bana, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine iman etmendir.” buyurdu.

Adam tekrar:

– Doğru söyledin, diye tasdik etti ve:

19Kas/180

MEVLİD KANDİLİ – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkMEVLİD KANDİLİ – Fahri SAĞLIK

19 Kasım 2018 Pazartesi günü akşamı Mevlid Kandili’dir. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu yıl 17-25 Kasım tarihleri arasını “Mevlid-i Nebi Haftası” olarak ilan etmiş ve haftanın ana temasını da “ Peygamberimiz ve Gençlik” olarak belirlemiştir.

Çocuklar ve gençler bir toplumun geleceğidir. Her toplum kendi geleceğini garanti altına alacak, kendi değerlerini yükseltip geliştirecek fertler yetiştirmeyi hedefler. Yeni yetişen nesiller ruh ve bedenen ne kadar sağlıklı ve güçlü olurlarsa mensubu bulundukları toplum da o kadar sağlıklı ve güçlü olur.

22Eyl/180

YENİ KERBELALAR YAŞAMAMAK İÇİN – Fahri SAĞLIK

SAM_6535YENİ KERBELALAR YAŞAMAMAK İÇİN – Fahri SAĞLIK

Kerbela; yüzlerce yıldan beri İslam âleminin kanayan yarası. Kerbela; ırkı, rengi, coğrafyası, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun her müslümanın ortak elemi. Hz. Peygamber(s.a.s)’in torunu, Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın ikinci oğlu Hz. Hüseyin (r.a)’ın çoğu ehlibeytten 70’ten fazla yakını ile birlikte şehit edilmeleri faciası.

Müslümanların birbirlerini katletmeleri Kerbela faciasından çok önce başlamıştı. 644 yılında Hz. Ömer, 656’da Hz.Osman şehit edildiler. Basra Savaşı olarak da bilinen Cemel Vakası’nda, Sıffin savaşında, Nehrevan’da binlerce müslüman birbirlerini öldürürler. Yıl 661 Hz.Ali’de şehit edilir.  Aynı gün Hz.Muaviye’de şehit edilmek istenirse de ona düzenlenen suikast başarısız olur.

Derken 10 Muharrem 680 Kerbela faciası. Kerbela’dan üç yıl sonra Medine halkı Yezid’e isyan eder. Bunun üzerine binlerce kişilik Yezid kuvvetleri Medine’ye doğru yola çıkar. Şehir, Yezid askerleri tarafından ele geçirilir binlerce Müslüman kılıçtan geçirilir. Tarihe “Harre Vak’ası” diye geçen bu olayda onlarca sahabe ve yüzlerce Kur’an hafızı da hayatını kaybeder.

Kardeş kanı dökmenin haram olduğunu bile bile müslümanların birbirlerini katletmelerinin sebepleri neler olabilir? Lafı hiç uzatmadan söylemeliyiz ki; Siyasi hesaplar, iktidar kavgaları ve bitmek tükenmek bilmeyen hırslar… Bazı müslümanların iktidar olma hırsıyla nefsanî arzularını dizginleyememesi, önlerine çıkan engelleri aşmak için her yolu mübah saymaları en önde gelen sebeplerdendir. Yani sebepler siyasidir, ekonomiktir. Tıpkı bugün de olduğu gibi.