
Ünal Ailesinin misafirleri
17 Nisan 2026 Cuma / Geçtiğimiz günlerde 9 gün süren Sri Lanka seyahatinden dönen Akça Koca Kültür Platformu üyeleri Ünal Ailesine misafir oldu.
Kocaeli Gazetesi imtiyaz sahibi M. Tanzer Ünal ve eşi Kocaeli Dokümantasyon Merkezi Başkanı Müzeyyen Ünal ile Kocaeli Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Ünal ve eşi Seda Ünal’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya; Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu, eşi Emine Uzunhasanoğlu, 22-23. dönem İstanbul Milletvekili ve ilk AB Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya ve eşi Müjgan Büyükkaya, Dr. İsmail Çapçı ve eşi Ayşe Çapçı, KOVİAD Başkanı Harun Reşit Kocagöz ve eşi Nurdan Kocagöz, özel sektörde yönetici Taner – Nurhan Doğan, Göğüs Hastalıkları uzmanı Dr. Oktay Taşolar ve eşi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Emre Turan Taşolar ve Mali Müşavir Ahsen Okyar ile Nursel Okyar katıldı.
Dünüşüm Ramazan Korkulu ve eşi yengemiz hanımefendi Manisa’dan geldiler..
18 Nisan 2026 Cumartesi / Dünüşüm Ramazan Korkulu ve eşi yengemiz hanımefendi Manisa’dan geldiler..
Akşam sohbet etme imkanı da bulduk.
Sağ olsunlar..
Mustafa Okyar amcamı ebediyete uğurluyoruz..
19 Nisan 2026 Pazartesi / Mustafa Okyar amcamı ebediyete uğurluyoruz..
Rabbim rahmet eylesin.
Manisa’lı dostlarımız/kardeşlerimiz sağ olsun…
20 Nisan 2026 Pazartesi / Ramazan Korkulu, Zeynep kızımın cici babası..
Birkaç günlük ziyaret sebebi ile eşi ile birlikte İzmit’e geldiler. Bugün de Hasan Baykara ile ailesinin misafiri oldular.
Manisa’lı dostlarımız/kardeşlerimiz sağ olsun…
YENİ ORTADOĞU TASARIMINDA SIRA İRAN’DA – Ruhittin SÖNMEZ
YENİ ORTADOĞU TASARIMINDA SIRA İRAN’DA - Ruhittin SÖNMEZ
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı beklenen bir felaketin gelişi gibi. Yaptıkları yığınak yeterli seviyeye gelince saldırıya başladılar. Daha ilk iki günde İran’ın ruhani lideri Ali Hamaney ile Savunma Bakanı, Devrim Muhafızları üst düzey komutanları dahil 48 İranlı lideri öldürmeyi başardılar.
Irak ve Suriye’den sonra İran’a saldırılar bir tarihsel sürecin parçalarıdır. ABD zaten I. Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin sürdürülemez olduğunu ve bu sınırların değişmesi gerektiğini savunuyordu.
1919-1920 yıllarında, İngiltere ve Fransa Ortadoğu'yu cetvelle çizerek paylaşmış, manda yönetimlerini oluşturmuştu.
ABD’nin dış politikasında çok önemli bir yeri olan eski Dışişleri Bakanı Henry Kissenger “Dünya Düzeni” adlı eserinde, Ortadoğu'daki devletlerin (Irak, Suriye, Lübnan vb.) Avrupa'daki gibi "ulus-devlet" bilinciyle değil, emperyal güçlerin çıkarlarına göre yapay olarak oluşturulduğunu, bu sınırların, etnik ve mezhepsel (Sünni, Şii, Kürt, Arap vs.) gerçeklikleri göz ardı ettiğini savunuyordu.
ABD bu ülkelerin sınırlarının radikal İslamcılar, mezhep savaşları, etnik kimlikler üzerinden buharlaşmasına yardımcı olmakta.
ABD/İsrail'in bölgesel harita mühendisliğinde bir kilometre taşı 2001 tarihli Pentagon planıdır. ABD'li Emekli General Wesley Clark, 2007'de; 11 Eylül'den hemen sonra Pentagon'da "7 ülkenin (Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan ve İran) hükümetlerini devirme" planını gördüğünü anlatmıştı.
Bugün yaşanan ABD/İsrail - İran savaşı, bu 25 yıllık planın son halkasıdır. (7. Ülke) İran fazının uygulanmaya geçişidir.
Kissinger’ın yıllar önce dillendirdiği ve bugün Tom Barrack veya Netanyahu gibi isimlerin sözcülüğünü yaptığı Amerikan/İsrail vizyonunun özü şudur: Ortadoğu'da üniter ve merkezi güce sahip ulus-devletler, ABD/İsrail ve emperyal projeler için birer engeldir.
Bölge ancak daha küçük, etnik/mezhepsel parçalara bölünmüş, zayıflatılmış konfederal veya federatif yapılarla yönetilebilir.
Suriye iki eski teröriste (Ahmet Şara ve Mazlum Abdi) verilen statülerle şekillendirilirken, İran’da mevcut rejimin yıkılması ve “bölünmüş bir İran” hedefine giden yolların taşlarının döşenmesi tesadüf değildir.
Türkiye’de teröristbaşı Öcalan’a devlete muhatap bir başmüzakereci statüsü verilmesi ve milli üniter devletin yıkılarak federasyona götürecek altyapının kurulmaya çalışılması da bu projeden bağımsız değildir.
Çünkü bu proje askeri güçle parçalamayı, parçalanamayan Türkiye’de ise "barış, kardeşlik, bölgedeki Kürtlerle büyütme ve federasyon" vaadiyle milli üniter yapıyı içeriden dönüştürmeyi öngörür.