Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
28Kas/220

NAZİF abiyi bilirmisiniz..? – Kandıralı FETHİ

 fethi duru

NAZİF abiyi bilirmisiniz..? – Kandıralı FETHİ

(Eyvaaaa beyaaa, Belliki uzun olacak YAZIM)

Lüks sinema salonlarında kaldı, patlamış mısırlar..

CORN FLAKES’mi diyorlar şimdiler de onlara.....,

Oysa bizim zamanımızda, KIŞ GECELERİNİN en güzel eğlenceliği idiler..

MISIR ve KESTANE…

Tel eleklerde, sobadan alınan ateşler, LİMON ve KÜL ile parlatılan MANGAL’da patlatılan mısırlar..

Ben, Patlamayıp dibinde kalanlarını severdim mısırın...

Kıtır kıtır, "KEÇİ"derlerdi onlara..

Çarşı caminin önüne, GAMYON dolusu mandalin - YAFA portakal gelirdi..

Üç kilo - beş kilo..

ZEMBİLLERE doldurulur du..

#FİLEmi.... sosyede işi...!!!

Hakime hanımda, savcı beyin hanımında vardı..

POŞETmi..???

Daha anasından doğmamış, babası bile belli değildi..

19Kas/220

Güneş’in Köyü Kandıra – Dursun ÖZDEN

9448021795199082518

Güneş’in Köyü Kandıra – Dursun ÖZDEN

Kandıra, Batı Karadeniz Bölgesinde bulunan, Kocaeli‘nin yeşil ve bereketli, bir şirin ilçesidir. Kocaeli Yarımadası‘nın kuzeyinde yer alır. Osmanlı yönetiminden bu yana bir belediyeye sahiptir. Osmanlı’nın-İstanbul’un gıda, sebze ve meyve gereksinimini karşılayan ve bir manav görevini taşıyan Kandıra’ya, bu bölgede ve İstanbul’da yaşayan eski Ermeniler; bu bölgede, yerleşik ve tarımla uğraşan halka “Manav” derlerdi. Şimdilerde ise, hala yerleşik halka manav denmektedir. Oysa buranın halkı Orta Asya kökenli, yerleşik Türkmen boyudur. Milli Mücadelemizde büyük yararlılıklar gösteren ve İstanbul’u işgal eden İngilizlerin silahlarını ve cephanesini, gizlice Anadolu’ya aktaran; Kandıra Kuvayı Milliye Müfrezelerine selam olsun!..

Kandıra’da doğa ile iç içe, sağlıklı ve mutlu yaşamak için; mısır ekmeği ile ilk mandırada manda yoğurdunu kana kana, bandıra bandıra yemenin tam zamanı…

9Eki/220

Kandıra Kültür Spor – 1985

310426330_832887421068974_4116150913621369765_n (1)

Ercüment Şahin

Yıl 1985 Alayın altındaki stad. Kandıra Kültür Spor Takımı

Ayaktakiler soldan sağa Rahmetli Ünal Sarıçay, Erkan Engin, Ercüment Şahin, İdris, Rahmetli Nazmi Gökgöz, Rahmetli İsmail Açıkgöz, Bilgehan Şahin                                                                      Oturanlar; Rahmetli Ali Kantar, Türkan Şakacı, Ercan Üstündağ, Rahmetli Fahrettin Üstünoğlu, Rahmetli Atacan Sağlam.

Rahmete kavuşan arkadaşlarımızı saygı ve sevgi ile anarken, tüm arkadaşlara selamlarımı sunuyorum.

3Eki/220

Akçakoca Bey – Akın Ülkü SEVİNÇ

indirAkçakoca Bey - Akın Ülkü SEVİNÇ

Merhaba sevgili okurlar,

İlimizde iz bırakan önemli şahsiyetlerden biri de bölgeye ismini veren Akçakoca’dır. Ertuğrul Gazi ile Osman Gazi’nin en sadık silah arkadaşlarından olan Akçakoca, Sakarya Nehri'nin aşağı taraflarında Osmanlıları Karadeniz'e kadar ulaştıran komutanlardandır. Ayangölü, Sakarya ve Nikomedia’nın kuzeyinde kalan bölgeyi tümü ile ele geçirmiş, bunu Boğaz içi sahillerine kadar genişletmiştir.

3Eki/220

Sarısu – Zafer PORTAKAL

1 (1)

Sarısu – Zafer PORTAKAL

Çığıldayan bir dere

Burnumda yosun kokun

Ne güzel nağme yapar

Tepemde saka kuşun

*

Doğadaki renklerin

Huzurdur sakinliğin

Cennetin bahçesinde

Eksiktir hurilerin

*

Karadeniz taşınca

Dereye su dolar mı

Denizden kaçan balık

Tatlı suda yaşar mı

*

Denizde esen rüzgar

Bir şarkıdır dillerde

Keskin sodyum kokusu

Dolar ciğerlerine

*

Sol yanım Karadeniz

Sağımda sakin dere

Anne ninnisi dinler gibi

Uzanayım çimene

SARISUYA. / Kısmetse

( Z P)

3Eyl/220

DÜNDEN BUGÜNE KÖY ÇOCUKLARI – Abdullah KÖKTÜRK

imagesDÜNDEN BUGÜNE KÖY ÇOCUKLARI – Abdullah KÖKTÜRK

1950’li ve 1960’lı yıllarda Kocaeli’mizin köylerindeki çocuklarla ilgili yaşantılardan bahsetmek istiyorum.

Özellikle Kandıra, İzmit, Derince, Körfez ve Gebze köylerinde yaşayan köy çocukları…

Yerli halkın ( Türkmenlerin) manav lakaplı çocukların o yıllardaki hayatlarından örnekler ve bilgilendirmeler ile başlamak istiyorum.

Ayaklarında yırtık lastik ayakkabılar, gonçları kesilmiş çizmelerden yapılmış ayakkabılar.

Giydikleri yemeniler farklı markalar veya numaralarda olabilir. Hiç farketmez. Yeter ki ayağa giyilebilsin, dikenden taştan tokaçtan ayaklar korunabilsin.

Giydikleri pontullar (pantolon) ya analarının dokudukları keten bezinden yapılmış ve dikilmiştir ya da eski-püskü kumaştan yapılmış pontullardır o günlerde giyilen pantolonlar.

1Eyl/220

İZKANDER yok, Kandıralılar Derneği yok – Engin ŞAHİN

1engin-sahin
İZKANDER yok, Kandıralılar Derneği yok - Engin ŞAHİN 

Kocaeli Manav Kültürü Dernekler Federasyonu kurulmuş.
27 Temmuz’daki büyük tanıtım gecesi için çeşitli kurumları ziyaret ediyorlar, davetiye veriyorlar.
Merak ettim.
Hem öncesinde küçük bir haber yapayım, hem de federasyon başkanı ile tanışayım istedim.
İsmini öğrendim, telefonunu aldım, kendisini bizzat aradım.
Adı Şükrü Başaran’mış.
Teksen-Akçaova tarafında yer alan Çakmaklar köyündeki bir derneğin başkanıymış.
Federasyon başkanı yapmışlar.
“Hayırlı uğurlu olsun” diyerek kısa bir özgeçmişini almak, kendisini okuyuculara, Kocaeli’ye tanıtmak istedim.

20Ağu/220

Yıl 1957-1958 – Fahri TUNA

indir

Yıl 1957-1958 - Fahri TUNA

Kaynarca ile Adapazarı arasında köhne de olsa otobüslerle yeni yeni seferler başlamış. O zamanlar on dört yaşında olan muavin Hayati’ye haber gelmiş;
Birazdan otobüse çok önemli bir adam binecek…?

Otobüsün vip koltuğuna, sağ ön koltuğa kimseleri oturtmamalıyım diye içinden geçirdi muavin Hayati.

Binen herkes o boş koltuğa oturmaya yelteniyordu, ama nafile. Oraya çok önemli adam oturacaktı…!

Hayati tüm ısrarlara rağmen o koltuğu boş tutuyordu.

Taşoluk sapağına geldiklerinde, otobüse binmek üzere ilerleyen bir ihtiyara kapıyı açtı muavin Hayati.

Ufak tefek, beyaz kısa sakallı, nur yüzlü, hafifçe topallayan ama mağrur bir adamdı…

Yerini biliyormuşcasına geçti ön koltuğa oturdu, muavinin göstermesini beklemeden.

Şoför işaret etti muavine… Elleşme otursun dercesine.

Anladı muavin Hayati, çok önemli adam yerine oturmuştu zahir.

Fakat muavini bir şaşkınlık hali almıştı. Şöyle kelli felli, dalyan gibi, evran devran bir adam beklerken….

Muavin Hayati anlamıştı, çok önemli adam olmanın bunlarla alakası yoktu.

Adamlık ne bir tutam sakal, ne boy pos ve endam, ne üstündeki libas ve ne de kafasının dışındaki şapka, kep, fesde değildi.

Adamlığın alameti farikası, ilk bakışta görülebilen fizik özelliklerinde gizli değildi, bilakis ilk bakışta görülmeyen kafatasının içinde taşıdığı beyin ve o beynin komutları paralelinde o bedene o güne kadar yaptırdıklarındaydı belli ki…

İşte o ak sakallı kimdi biliyor musunuz….?

Çeteci HALİT MOLLA (AKIN)

1Ağu/220

DADAŞ, GAKKOŞ, MANAV, MUHACIR, AZERİ, EFE, ALEVİ, SÜNNİ VB.DİYE AYRI AYRI MİLLETLER YOK! – Zekai KAHYAOĞLU

SAM_6872_thumb 

DADAŞ, GAKKOŞ, MANAV, MUHACIR, AZERİ, EFE, ALEVİ, SÜNNİ VB. DİYE AYRI AYRI MİLLETLER YOK! - Zekai KAHYAOĞLU

29 Temmuz, 21:55

Bir zamanlar oğlum bana sormuştu.

-Baba biz manav mıyız, manav nedir?

Hatta içimden kendi kendime de kızmıştım.

-Bak oğlum dedim manav yerleşik düzene geçen Türk demettir.

Tarımla geçinen, tarlasını ekip biçen, ahırlarında üç beş büyükbaş hayvan ya da bir kaç koyun, keçi besleyerek geçimini sağlayan Türk demektir.

27Tem/220

Manavları kimse yok sayamaz! – Adem TURGUT

indirManavları kimse yok sayamaz! - Adem TURGUT

    Manavlar, Kuzey Batı Anadolu’nun gerçeğidir. Bolu’da yaşadım, Sakarya’da okudum- askerlik yaptım. Kocaeliliyim. Bu coğrafyanın ortak kültürünü iyi bilirim, bu bölgenin ortak kültürü Manavlardır.

Türkologlara Anadolu'da yerleşik hayata ilk geçen Yörükleri tanımlamada kullanmış Manav kelimesi... Bu konuyu en çok araştıran akademisyenlerden biri olan Işıl Altun Hoca da öyle diyor: “Orta Asya’dan, Batı Anadolu’ya gelen Türk, Türkmen, Yörük… Oturursa Manav, gezerse Yörük…”

Manavlar hakkında kabul edilen resmi görüş: Yörüklükten vazgeçmiş; ziraat, küçük ticaret ve el sanatlarıyla uğraşan Yörükler'dir. Anadolu'ya Moğol ve Selçuklu tehlikesinden dolayı Latinler, Bizans ve İznik İmparatorluğu döneminde yerleşen ve yerleştirilen Uz, Peçenek, Kuman, Bulgar Türklerinin yerleşik hayata geçen yörüklerle kaynaşmasıyla oluşan bir halktır.

Yani Manav; “bir yere sonradan gelenleri, yerleşik olanlardan ayırt etmek için kullanılan” ve “Türkçe dışında dil bilmeyen” topluluk anlamında kullanılan bir kavramdır.”

15Haz/220

DİBEK BAŞI SOHBET VE GELENEKLERİ – Abdullah KÖKTÜRK

abdullah köktürk

DİBEK BAŞI SOHBET VE GELENEKLERİ – Abdullah KÖKTÜRK

Kocaeli’mizin hemen hemen her köyünde bir DİBEKTAŞI bulunur. Özellikle KANDIRA’mızın köylerinde dibek taşı olmayan köy yok gibidir.
Bu taş bazen iki insanın ancak kucaklayabileceği büyüklükte olabiliyor.
Bu taşın ortası 15-20 kg buğday alabilecek kadar oyuktur. Genişçe bir TAS gibidir.
Köylülerimiz buğday, arpa, yulaf, çavdar (kapulca) ve keten gibi ürünlerini tarladan toplayıp, harmanda tane ile sap ve samandan ayırdıktan sonra, mutlu bir zaman dilimini yaşarlar.
Bu zamanın adı ise HARMAN SONU’dur.

17May/220

İçimden Kandıra geçer – İsmail SARICA

is-1-1652610184

İçimden Kandıra geçer - İsmail SARICA

İki bin yirmi ikinin Nisan ayı ortalarında Ankara’dayız. Bu yıl ağır bir kış yaşamış olsak da, Ankara’da bile bahar canlılığı başlamışken Kandıra’da ortalığı sarmış olmalı. O ilişkinlik, aidiyet de denilen ilişkinlik var ya, yüreğe dokunmalar olur; içimden Çerçili köyüm, köylerim Kandıra geçer. İlkokuldayken, böyle Nisan ortaları Belenköy Köyü’nden Çerçili’ye dönerken Beylerbeyi’nin üstlerine, Sardalı’ya doğru, gün gün, ağaç ağaç ormanın yeşerdiğini, meşelerin güverdiğini, gözlerdik. Çoklukla gürgen ağaçlı olan bu yöreden Hatıplar Köyü'ne, Malca’ya doğru her gün biraz daha artan yeşillik içimizi sevinçle doldururdu.

24Şub/220

Sevgili Günay abi – Zafer PORTAKAL

5

Sevgili Günay abi - Zafer PORTAKAL 23 Şubat 2022 Çarşamba

Sade, rahat mütevazı

İçimizden biriydi

Her yana koşuşturan

Sevgili gönül eri

Her işte başı çeken

Vefalı candan biri

Bizlerin çok sevdiği

Sevgili Günay abi

Güzeldi tebessümü

Çabuk dostluk kurardı

İhtiyaç sahibinin

Yardımına koşardı

Yapacak çok iş vardı

Bak artık yarım kaldı

Kandıra sevdalısı

Sevgili Günay abi

20Şub/220

GÜZEL İNSAN GÜNAY GÜLCÜ’NÜN ARDINDAN.. – Av. Abdurrahman KAYMAK

Gunay-Gulcu-Vefat-Kocaeli-Kandira-1280x720

GÜZEL İNSAN GÜNAY GÜLCÜ'NÜN ARDINDAN.. – Av. Abdurrahman KAYMAK

Bugün fena bir gündü. Günay abiyi, kimilerinin abisi, kimilerinin Günay Dedesini uğurladık. Benim hayatım saf iyi kalpli insanlardan iki tane vardı. Biri Günay abi idi. Bu kadar karşılıksız, gönülden her şeye koşan bir insan görmedim ben. Hiç almazdı, hep verirdi Günay abi.

Çarşıya çıktı mı mutlaka bana uğrardı. Bankadan dönüyordum bir uğrayayım derdi. Hiç meşgul etmezdi. İşe gömüldüğüm anlarda, sen devam et, işin var deyip geldiği gibi usulca giderdi. Yüzü hep gülerdi. Her beni gördüğümde kızımız nasıl, torunum nasıl derdi. Sevgili Kardeşim derdi hitap ederken. Birden fazla kişiye hitap edecekken ayağa kalkar ceketini iliklerdi. Dinler dinler hak verirse “hiç ya” derdi. Bu onun onay cümlesiydi.

Dedeliği yaşından gelmezdi onun kır saçlarından gelirdi. Kandıra Sevdalısı idi Günay abi. Konu Kandıra oldu mu akan sular dururdu. Kandıra’ya değer katan herkese büyük saygı duyardı. Amir Ateş Abi, Türkan Kandıralı abiler gibi tüm değerlerimize büyük bir saygı ile yaklaşırdı.

Neşeli adamdı Günay abi. Herkesi tanırdı. Derneğimiz her faaliyeti için inanılmaz kişilere ulaşır, herkesi tanırdı. O Avrupa’yı en çok gezen Kandıralı idi ne de olsa. O Şekerim Şerif’in şeker evladıydı.
Günay abi için anlatılacaklar yazarak bitmez. Ama ne var biliyor musunuz. Bugün içim çok acıdı. Kafası farklı çalışan bir adamı uğurladık bugün. Çok Abdurrahmanlar geldi, geçti. Ama Günay Gülcü özel bir adamdı.

O şöyle derdi: A oğlum Kockoca Kandıra’yı bıraktın da fıçıcık İstanbul’a mı gittin. Günay Abi, oldu mu şimdi Koskoca Kandıra’yı bırakmak !

Hakkını helal et güzel yürekli insan. Rabbim sana en güzelini nasip etsin.

12Şub/220

Kandıralı FETHİ üstad demiş ki!..

273925960_3019907951656288_3847628551402964344_n

Kandıralı FETHİ

Biii kardeş koymuş bu fotoyu...
ESKİ HASTANE yolu diyerek....
Grubumuza..
SAĞOLSUN....
Sol taraf yok bende... Resme bakarak..
Orası UZUN KEMAL’lerin evi ve boşluk zira..
Sağda, hani nerede!!! Ali Ahmet Güneş TÜRKAN beyin, benzin istasyonu...?!?
VICIK - VICIK çamur olması lazım o yol....
Traktör tekerlerinden dökülen, gışlanın, süllünün çamuru...
Kızların Hicran Örk - Melek Evin - Hatice Gül APARTMAN ayakkabılarından sıçrayan çamurlar, siyah önlüklerinden atlayıp, beyaz yakalarına sıçraması lazım...
Ağaçlar bu kadar, uzun ve görkemli değildi.
Biz... KÖRPE fidandık...
Güle oynaya gittiğimiz..
Kandıra Orta Okulu..
KOO
Etek boyunu ölçen, tırnak uzunluğuna bakan TURAN Evin...
Bitişikden, bitirip Geldi oysa Herkes..
AKÇAKOCA'dan------çırlakdan ZAFER İLKOKULU'ndan...
Sabaha kadar yazarım..
Bakın,, MİNARE gözüküyoooo - fotoda.
FENER alayı geçti az cevvel
Ben eskiden görüyordum, taaaa BANDIRMA'dan
GANDIRA'yı...
SİZ, oradan görebiliyorsunuz..??
197.Alayını
Ganlı dereyi
Gaya gaya altını...
Bak güneş batıyor, ATMATLI KÖVÜ'ne ârı..
Boa damına doruu...
Aslında ben yazmıyorum bunları...
Veya aklıma bile gelmiyor...
Afet Mülayimsi
Öp
ABLAM hatırlatıyor
SİYAH-BEYAZ
GANDIRA'yı...

9Şub/220

KANDIRA NÜFUSU YILLARA GÖRE

KOCAELİ KANDIRA NÜFUSU: 52.930

Erkek           30,027

Kadın           22,903

KANDIRA NÜFUSU YILLARA GÖRE

YIL

NÜFUS

2007     

47,322

2008

47,041

2009

46,984

2010

49,769

2011

49,554

2012

50,042

2013

50,046

2014

49,203

2015

48,937

2016

49,221

2017

50,413

2018

51,348

2019

51,897

2020

52,268

2021

52,930

26Oca/220

Kandıra’nın İlk Gazetesi ve Erol KÖSE / Öğretim Görevlisi – Araştırmacı Adem ARI

    8d8d4e5a-a36a-476b-8c8c-dc3d57bac38a-1
    Kandıra’nın İlk Gazetesi ve Erol KÖSE - Öğretim Görevlisi Araştırmacı Adem ARI

Kandıra’nın İlk Gazetesi ve Erol KÖSE

KANDIRA’NIN SESİ; Erol KÖSE ve arkadaşı Erhan YÜCEL tarafından 1960 yılında ülkemizin mütevazı bir kıyısından  yükselen barış ve kardeşlik sesi. Sloganı; “Devrimci Müstakil Gazete

Erol KÖSE Bey’i “Kandıra Medyası”nı konuşmak üzere Yalova’daki yazlığında ziyaret ettim. Telefondan ismimi biliyordu dahası;  “Hani 2006 yılında Kandıra Sempozyumu yapılmıştı o sempozyumda benim konuşmamın ardından Kandıralı olduğumu görünce siz Sabah oturumlarında;  “Ne bu  hep Sakarya Üniversitesi Kocaeli Üniversitesinde kimse yok mu? ancak şimdi gördüm ki Sakarya Üniversitesinden olanlar bizim Kandıramızın evlatları imiş” demiştiniz” hatırlatması ile kendimi tanıttım.

30Ara/210

Üç Güzel Oturmuş Gergefin İşler

    IMG-9653

    27 Aralık 2921 Pazartesi / Mustafa Kandıralı’yı anma gecesi…Rüştü Uygur, Klarnet Üstadı Türkan Kandıralı, Sabahattin Akyıldız

    Kandıra Türküleri - Üç Güzel Oturmuş Gergefin İşler

    Üç güzel oturmuş gergefin işler
    Gergefin üstüne dökülür yaşlar
    Herkes sevdiğine çevre bağışlar
    Kalmadı sabrı kararım hergün ağlarım
    Ağlarım da ey efendim bir bir söylerim
    ***

20Ara/210

Bir kızıl goncaya benzer dudağın… / Uğur ULUSOY

uğur ulusayBir kızıl goncaya benzer dudağın… / Uğur ULUSOY

Bir kızıl goncaya benzer dudağın
Açılan tek gülüsün sen bu bağın

Kurulur kalplere sevda otağın
Kim bilir hangi gönüldür durağın

Her gören göğsüme taksam seni der
Kimi ateş gibi yaktın beni der

Kimi billur bakışından söz eder
Kim bilir hangi gönüldür durağın

Kim sevmez ki bu şarkıyı…

Favori şarkılarımdan biri.

Dinlemediğim günler adeta kendimde eksiklik hissediyorum.

Her gittiğim mekanda da muhakkak bu şarkıyı çalmalarını isterim.

Aylin Şengül Taşçı’nın yanı sıra Hande Mehan’ın enstrümantalsiz yorumu ve yine Kurtuluş (Kurtuluş Türkgüven)’un rock versiyonlu yorumu bir başka güzel.

Sözleri Melek Hiç hanımefendiye ait olan bu güzel şarkının bestekarı birçoğunuzun bildiği gibi hemşehrimiz Amir Ateş’dir.

12Ara/210

ESKİ BAKKALLAR… – Zafer PORTAKAL

zafer portakal

ESKİ BAKKALLAR... - Zafer PORTAKAL

 

Artık gelecek sanma

Sakın !!!_ _

Geçti o günler

Hani nerede çocukluğum

Gazete külahında Kel Mehmet'ten aldığım

İğdeyle keçi boynuzum.

 

Balaban büsküvisi satardı

Bakkal Raif..

Arasına lokum sıkıştırırdım

Varsa#25# kuruşum

Ne âlâ memleket

Keyfime keyif katardım..