Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
3Eyl/200

KANDRA – Zafer PORTAKAL

5ece703b5542801d58051825

KANDRA – Zafer PORTAKAL

Beraber yattım kuşlarla

Horoz sesine uyandım

Kus gibi hafif kalkmak

Ne güzel şey Allah'ım

27Ağu/200

HARBİ… / Kandıralı FETHİ

118233436_2622564431390644_6222538781018586069_n

HARBİ... / Kandıralı FETHİ

ONLARCA eskiye dair resim koyarım..
HARBİ...
Tek - tek sayarım BENİM gibi olanları, yazarım daa...
EĞER bugün ben, İŞ BANKASINDAN emekli isem,
Oğlum - kızım ve dahi TORUNLARIM var ise,
Bu güzel dünyam;
Diş Tbp .
KANDIRA GENÇLERBİRLİĞİ KAPTANI..
KOCAELİSPOR BAŞKANI..
Zamanın KANDIRA Belediye Başkanı
#Turan #SARI ' ya
aittir..

11Ağu/200

SATRANÇÇI – Mustafa YILDIZ

mustafa yıldızSATRANÇÇI – Mustafa YILDIZ

Şehirlerin ruhu insanların yüzlerine siner. Bu siniş bugünden yarına olmaz, gideceksin birkaç göbek geriye, dedenin dedesine dedenin dedesine…  Şehrin izi insanın bir yerinde gizlenir. Kesin şurasıdır diyemem, görmek de kolay değil, bakar karar verirsin, şifre çözüldü, tık, tamam. Abimiz Ankaralı, keçi gibi inatçı. Bu Bursalı olmalı, yüzünde kırışıklıklar tıpkı Dua çınarı.

Şimdi konuştuğum zatın memleketini söylemesine gerek yok, İzmitlidir, içinden tren geçer gibi tek tek konuşuyor, istasyon gibi sıcak, fuar gibi neşeli, düzenli tertipli, toz tutsun istemez eşyaları, parkeler cillop gibi, elinde sürekli temizlik bezi, siler durur masayı, camı.

İnsana bir bakışı var: Saat Kulesi. Destekli sallıyorsun, falcı gibisin. No comment bakı, no comment astroloji, dediğim yüksek olasılık, istatistik okuduk. Zaten İzmit’teyiz bir hafta, satranç turnuvasında, Yeni Yıl Turnuvası, hava hafiften soğuk, millette pardösü, palto var, boynunda atkı, başında bere, ayakları sıcak tutmalı. İlk gün keşfettim bu çayhaneyi, canım çekti benim de o narin elleriyle ince belli bardaktan sıcak bir çayı aheste aheste içerken içeride, gözleri dağ deviren, çekici bir bayan. Sormayın fiziğini anlatamam imkânsız, bana ince belli bardaktan lütfen açık bir çay, çayı şekersiz getirdi adam, dedim ya Saat Kulesi, krizantem. Sahibi veya işleteni İbrahim Bey, az önce sözünü ettiğim İzmitli bey. Turnuva salonundan bir kat aşağıya iniyorsun tam karşısında kapısı, iki cephesi boydan boya cam ışıl ışıl bir dükkan, masalar da şeffaf, sandalyeler turkuvaz, girişe göre sağ köşede Gaziantep işi çay kazanı, yanında tost makinesi. Kolay oldu ilk tur, alttan çektim, rakibim kırk sekiz elli yaşlarında göbeği hafif önde ortadan uzun bir adam, saçları karman çorman, kirli sakalı var, montunu çıkarınca gördüm, koyu renkli bir kazak, önü diyabet yemekleri tarifesi, çay, çorba, taze fasulye, akşamüstü enginar, üst dudağı kenardan hafif aralık kalmış, sigarasını sürekli kondurduğu yerden bir dişi görünüyor sapsarı, hamlelerini yaparken tuttuğu işaret parmağı da aynı renge boyalı, nefesi kısa kısa ama rahatsız etmiyor, sessiz, beyazlarla oynuyor, istekli. Yirminci hamleden önce vezirim f6 karesinde, c5’teki atıyla a6’daki piyonuma gözünü dikti, lokal bakıyor tahtaya, alacak biliyorum atla piyonu, fazla düşünmedi, aldı, saate bastı, vezirimle atını yatay gidip alınca çok üzüldü, ağlamaklı oldu, ben de üzüldüm tabi, istemiyorum beleş taş, ama kural böyle tuttuğunu oynayacaksın arkadaş. Birkaç hamle sonra oyun bitti.

10Ağu/200

BUNU HATIRLAYAN VARMI..- Kandıralı FETHİ

117355379_2608749969438757_3058246456034644165_n

BUNU HATIRLAYAN VARMI..- Kandıralı FETHİ
1960'lı yıllara kadar KANDIRA'da kullanılan çöp arabası.....
Özel bir ahenkle Çöpçüüü diye bağırıp her sokağa girerdi.
Sesi duyan kapısının önüne çopünü çıkarırdı.
Araba dolunca çöplüğe gidilir ve arabanın üst kapaklar kapatılıp, arka kapağı açılır Hayvanın boynuna iki yandan asılı ok'lar çözülünce ağırlıktan arka tarafa doğru kalkan çöp arabasındaki çöpler aşağıya dökülürdü.
Dini bayramlarda herkes mahalle çöpçüsünün bahşişini unutmazdı.
8Ağu/200

BANKİ, BANGİ, BANGO – Mustafa YILDIZ

f4799c49-a2d7-4718-b02e-2b849720e5da 

BANKİ, BANGİ, BANGO – Mustafa YILDIZ

Bir Oyun Havasının Notaya Geçirilme Çabası

Bir akşam e-mail kutumda sadece soru cümlesinden ibaret bir ileti buldum. “Şaşkın oyununu biliyormusunuz? “Altındaki isim Ümit Karaduman ve telefon numarası. Ne oyunu bu? Öyle ya oyun sözcüğünün anlamı öyle geniş ki… Kağıt oyunu mu, taş oyunu mu, folklorik bir oyun mu, uzun kış gecelerinin eğlencesi yüzük oyunu gibi bir şey mi mesela saklambaç gibi çocuk oyunu mu? Birdirbir, uzuneşek gibi gençlik oyunu da olabilir, orta oyunu gibi doğaçlama tiyatral bir şey de…

24May/200

Kandıralı Semerci Asım Sarıca büyüğümüz demiş ki!..

99427773_712906329483386_8565303006097047552_o

12Şub/201

Kandıra’dan Türkiye’ye “hayırseverlik” mesajı AKALIN AİLESİ’NE TEŞEKKÜR – Galip ATAMAN

manset-customKandıra’dan Türkiye’ye “hayırseverlik” mesajı

AKALIN AİLESİ’NE TEŞEKKÜR

Gelelim, dün Kocaeli Valiliği Makamı’nda Sayın Vali Hüseyin Aksoy ile Kandıralı Akalın ailesi adına İsmail Akalın ve amcası Ahsen Akalın arasında imzalanan “Anaokulu Protokolüne”.

Bugüne kadar Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in öncülük ettiği sayısız okul protokollerini yazdım.

Vefa İbrahim Aracı Ailesi, Nuh Çimento Eğitim ve Sağlık Vakfı, Dereli Ailesi başta olmak üzere birçok sanayici ve hayırsever iş insanlarının imzaladığı okul protokol törenlerinde hazır bulundum, çok etkilendim.

Ama hiç birisinde önceki gün imzalanan Kandıralı Akalın ailesi adına İsmail Akalın ve amcası Ahsen Akalın arasında imzalanan “Anaokulu Protokolü” kadar duygulanmadım, heyecanlanmadım.

Sanayi kenti Kocaeli’de onlarca sanayi kuruluşu bırakın okul yaptırmayı eğitime tek kuruşluk katkı vermezken, yaptırdıkları okulun bahçesine diktikleri reklam toteminin aydınlatma giderini okul parasıyla ödetirken Kandıralı Akalın ailesinin yıllardır kıt kanaat kazandıkları paranın bir kısmını anaokulu yaptırmak için Vali Aksoy’un kapısını çalmalarından çok etkilendim.

Akalın ailesinin aile büyükleri “Perihan-Ahsen Akalın Anaokulu” için verecekleri 400 bin lira öyle büyük bir rakam değil.

Ama Akalın ailesinin anaokulu olmayan Kandıra ilçe merkezinde okul öncesi çocukların eğitimine katkı vermesi açısından çok önemsiyorum.

Vali ve milli eğitim il müdürü ile imzalanan protokolün ardından bağışçı İsmail Akalın’ı aradım.

Uzun yıllar İl Genel Meclisi üyeliği yapan, halen Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olan İsmail Akalın, “Biz Kandıra’nın yerlisi, 3 kuşak, 130 yıllık ticaret yapan, şalvarlık ve fistanlık kumaş satarak para kazanan esnafız. Hacı Nafizler Sülalesi olarak tanınırız. Alın teriyle kazandığımız helal paradan ayırdığımız miktarı anaokulu yaptırmak için Valiliğin kapısını çaldık. Milli eğitimden tek isteğimiz, Kandıra’da olmayan anaokulunu yapmak için şehir merkezinde yer verilmesi oldu. Bürokratik engelleri aşarak Kandıra’da tarihi ortaokulun yıkılan binasının yeri tahsis edildi” dedi.

“Herkesin parası böyle yerlere nasip olmaz” diyen İsmail Akalın amaçlarının öncülük etmek olduğunu söyledi.

Kandıra’nın yerlisi Akalın Ailesi’nin yaptıracağı “Perihan-Ahsen Akalın Anaokulu” sadece 5 yaş grubu okul öncesi öğrencilere eğitim vermekle kalmayacak.

Alın teriyle kazanılan helal parayla yaptırılan okul yalnız Kandıralılara değil Türkiye’ye örnek gösterilirken, eğitime tek kuruşluk destek vermeyen zengin iş insanlarına da kapak olacak.

İsmail Akalın’ın şahsında Kandıra’nın köklü, mütevazi ve hayırsever Akalın ailesine teşekkür ediyorum.

Allah sizlerden razı olsun. Umarım sizi örnek alacak zengin iş insanları Kandıra başta olmak üzere Kocaeli’ne okul ve derslik yarışına girerler.

https://www.bizimyaka.com/makale/3644763/galip-ataman/kandiradan-turkiyeye-hayirseverlik-mesaji

26Oca/200

DÜNDAR abim ve KANDIRA… / Kandıralı FETHİ

DindirÜNDAR abim ve KANDIRA... / Kandıralı FETHİ

Akçeşme dönemeçini, dönünce,, elli - yüz metre ilerle idi, BÜYÜK HALAMLARIN evi..
Kocaaaa bahçe... Arkada guyular. İKİ KATLI KONAK ..

RAGIP UYGUR bey amcamın, Galaycılar  çarşısında, dükkanı vardı.
Tarım ilaçları, bite – pireye - tahta kutusuna, zehirli haşerata karşı, içinde ofisi olan dükkanı...

Biiii evin - biiii oğlu idi..
#Dündar #UYGUR.
Uçuktu - kaçıktı - DEVRİMDİ ...

Kendisi,
Bizim zamanımızın, İDO’li, idi..
Vaayy, DÜNDAR abi, AMERİKA’ya gitmiş....

26Oca/200

Kahvaltı buluşmasın da karşılaştıklarımın birkaçı – Ahsen OKYAR

IMG_9980_thumbKahvaltı buluşmasın da karşılaştıklarımın birkaçı – Ahsen OKYAR

Bizkandırayız Kültür Platformu Başkanı Aygün Aynagöz “12 Ocak 2020 Pazar günü sabahı saat: 10.00’da KYÖD’te kahvaltıda buluşuyoruz ve bekliyorum” dedi..

Sabah 09:15’te kızım Neslihan Küçük “biz evden çıktık, geliyoruz” dediğinde küçük kızım, Yalova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 3.sınıf öğrencisi Zeynep Gökçen ile birlikte hemen hazırlanıp bizde evden çıktık.

Cem Küçük oğlumuzun otomobiline bindiğimizde büyük kızım Neslihan, oğlu Ahmet Efe ve Mete bey ile selamlaştık ve birlikte KYÖD’e zamanında ulaştık.

20Oca/200

KANDIRA’NIN ÇİLESİ BİTMEYECEK Mİ? – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuKANDIRA’NIN ÇİLESİ BİTMEYECEK Mİ? – Mustafa KÜPÇÜ

Kandıra, annemin doğup büyüdüğü, çocukluk yıllarımın “mutlu kasabası” idi.

Toprağı bereketli, insanları çalışkan ve üretkendi. Keten, mısır ve ayçiçeği başta olmak üzere birçok ürün yetişirdi. Rahmetli anneannemin “keten tokaçlaması” hala gözlerinde ve belleğimde canlanır. O’nun “düzen” dediği tezgahta ürettiği keten bezinden çarşaflar, iç çamaşırları ile bir ömür yaşadık.

Kandıra’nın “manda sütü” karışımlı yoğurdu, peyniri tüm ülkede bir “marka” idi. Hindi denince akla “Kandıra Hindisi” gelirdi.

Türk sinemasının bir klasiği olan “BEYAZ MENDİL” Kandıra’da çekilmişti. Rahmetli Ömer Evin, bu filmde Fikret Hakan’ın yakın arkadaşı rolündeki başarısıyla anılır.

Kandıra’lıların “Yaşama keyfi” vardı. Özellikle yaz akşamları mahalle aralarında kurulan sofralar klarnet sesleriyle süslenirdi. “Kısır Geceleri” ile komşular bir araya gelirdi. Düğünlerin vazgeçilmesi “HEYAMOLA” alaylarını unutmak mümkün mü?

12Oca/200

ŞİMDİ OKULLU OLDUK… / Kandıralı FETHİ

fethi duruŞİMDİ OKULLU OLDUK... / Kandıralı FETHİ

AKÇAKOCA da.
Havuz başında resim çekindik... #BAŞÖRTMEN’le...
ORTA MEKTEBE gittik GANDIRA’da...
17 Rüştü Uygur
18 Hüsnü Dinç
22 Süha Kocaoğlu
32 İsa Akıncı
72 Canan Sağlam
97 #BENDENİZ
134 Cengiz Uztürk
207 Nurşen Türkan...

#KOO
bizim orta okulumuz...

Vasıf Güneş beylerin dükkanından alınma, ŞAPKALI giyerdik. AKALIN'larda satardı, Bir - iki - üç nooo diye.. numara. GIZLI-ERKEKLİ. talebeler.....

Soonaa ...

BİZ de LİSELİ
idiikk...
Defter arasında, aşk pusulası gönderen....

NESNE Cukulatayı yiyip, üç parmağı ile YALDIZINI düzelen nesiliz,.
DÖRT YAPRAKLI YONCA arardık. Bulduk daaa bazen... onları da sakladık, #SARI #SAMAN.#YAPRAKLI

2Oca/200

KEFKEN DEĞNEK VE KARADENİZ EREĞLİ – Prof.Dr.Ali Osman ÖZCAN

ali_osman_ozcanKEFKEN DEĞNEK VE KARADENİZ EREĞLİ - Prof.Dr.Ali Osman ÖZCAN 04 Eylül 2014, 01:35

Kefken değnek, bir tür bastondur. Çocukluğumuzda yaşlılar ellerinde kefken değnekle gezerken onlardan korkardık. Değnekle vuracaklarını düşünür, yanlarına yaklaşmazdık. Kefken değnek, kızılcık, gürgen, şimşir, dişbudak, ahlat elma, ahlat armut, kayın, dut, kansiyek, budaklı diken ağaçları, fındık ve kestane ağaçlarından yapılır.

Baston yapılacak ağaçlar, biraz bekletildikten sonra ateşte kızdırılıp sap kısmı eğilerek baston şekli verilir. Zonguldak bölgesindeki köylerde kefken değneği yapmak ticari amaçlı değildir. Yapılan değneklerin süslenmesine özen gösterilir. Herkes kendi ihtiyacına uygun değnek yapmaya çalışır. Bu olguyla ilgili olarak kefken değnek tabirinde geçen kefken sözcüğünün Karadeniz Bölgesi'nde bir yerleşim yeri olduğu düşüncesi oluşunca, kefken değneği, yani baston veya asanın bu yer adıyla ilişkisini çözme fikri zihnimi işgal etmeye başladı.    

22Ara/190

TIRKIZ. / Kandıralı FETHİ

79472904_2415644702082619_3788964386970796032_o

TIRKIZ. / Kandıralı FETHİ

Ulusal basına bile düştü,
GANDIRA.,,!!!
Ama yazılı, ama görsel...!!

İFTİHAR edilebilecek, biii alay konuda,
GANDIRA
siyasel – Spor - Müzik
öne çıkan, ÜLKEMİZİN nadir, yerlerinden biridir...
Kerpe'yi, Kefken'i saymam bile.
Benim için KANDIRA, denize 15 KLM. lik
YAŞAM ve HAYAT merkezidir.
SİLAHLI- REHİN almalı, bii olay...
GANDIRA'da neler oluyoooo....!?!?

Gelelim #Sadete.....

Yanda, ayakkabıcı KAMİL usta, eve giderken...
Bitişik komşu Terzi, HACI İbrahim amça, cumaya giderken, gömlekçi Sıtkı abi HELAYA giderken,
dükkan kapılarının önüne, sandalyeyi #TERS çevirirlerdi...
KİLİT / KEPENK dükkanlarda hafta sonu çalışırdı...
(Anti parendez... Ben ve akranlarıma- yaşayan büyüklerime soruyorum....???
KANDIRA da, eve girmeli, hiç HIRSIZLIK - UĞURSUZ Luk olayı duydunuz mu????)
TATAA kapılı evlerimiz vardı, yarım yambalak.
Pencerelerde, demir yoktu.
Çatlak veya kırılmış camlarda, hamurla yapıştırılmış gazete kağıtları..
Anamında, biii. BİLEZİĞİ vardııı, komşu Feride anneninde...
Bohçacı Hatce ablada da vardı, helvacı yamuk'da da.

Nee KİLİTİ. . Kilit ne....?......

On yaşındayım

#ÖRTTÜN mü kapıyı!
derdi, babam..!!

- #TIRKIZ
Taktın mı. ??

tırkız : Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı.

11Ağu/190

KANDIRA’da ESKİ BAYRAMLARA ÖZLEM. – Kandıralı Fethi DURU

fethi duruKANDIRA da ESKİ BAYRAMLARA ÖZLEM. – Kandıralı Fethi DURU

Üç gün evvelden başlardı, bayram hazırlıkları...
Tutunsan elinde kalacak pencerelerin, camları silinirdi, gazete kağıtları ile..
HOHHLAYARAK...
Bugünkilerden birşey sormayın, sizin bildiğiniz, hiçbirşey yoktu.. SPRY, CAMSİL miii, o ne yaaa...
Arap sabunu ile, tahta fırcaları ile, eşiklikler, palalar, kilimler yıkanırdı. Elleri paralanırdı zavallı analarımızın..
Kağıta sarı renkli şekerler, gaymaklı veya gaymaksız BÜSKÜVÜTLER alınırdı.. Bazen de RAHAT LOKUMU... Gabuklu fıstık gavururdu, Gonyalı Asım abi... Çocuklara vermek için alınırdı..
-kenarda kalsın Emel, derdi babam.
Bozuk paralar, buz dolabı örtüsünün altına, 5-10-25-50 krş lar halinde ayrı- ayrı hazırlanırdı.. Meleğ’e şunuuu, Metin’e bunuu, Ahmet'in çocuğuna bu kadar, Mehmet’in kızına bu kadar diye, tembihler yapılırdı..

14Tem/190

Yazlık Sinemalar……. / Kandıralı Fethi DURU

66653487_2280748662238891_2122376209785421824_n

Yazlık Sinemalar....... / Kandıralı Fethi DURU

İKİ TANE idi..
3000- 5000’lik GANDIRA'da
YELKENÇİ’lerin
Şerif Candan Sarı KAPALI sinemalarının yanısıra,

SAATÇİ ve KAVAKLI ailelerinin ortak açtığı
AİLE BAHÇE SİNEMALARI..


10Haz/190

ESTİ YİNE.. / Kandıralı Fethi DURU

fethi duruESTİ YİNE.. / Kandıralı Fethi
Gecenin, bilmem kaçı olmuş.
15 mumluk, geberik sokak lambaları yanmakta, köşe başlarında..
Benimde kafam KIYAK..
Bii iki de dışarda parlatırım, diyorum.kendi kendime...
50 SENE EVVELİNİ - BUGÜN YAŞARCASINA..
( YER- MAHAL-OLAY- KİŞİLER #BENDEYALANOLMAZ) gerçekdir.
Gambur Mesut(dünya güzeli insan), Emin Portakal abim, yokmuş dükkanda, AYI TASİN eve götürmüş, klasik... Hepp taşır.
Sündüs yengemin, ADİL dayı orda.
2 bira aldım...
Gaaveli dükkandan da, azzz leblebi alırım...
Nerden başlıyem gezmeee.. Aşadanmı - yukadanmı...
Çarşı içinden, İzmit yolunamı..?

Yoksa Namazgaha - ağva yoluna mı..

4Haz/190

KANDIRA’da ESKİ BAYRAMLARA ÖZLEM – Kandıralı FETHİ DURU

fethi duruKANDIRA da ESKİ BAYRAMLARA ÖZLEM - Kandıralı FETHİ DURU

Üç gün evvelden başlardı, bayram hazırlıkları...
Tutunsan elinde kalacak pencerelerin, camları silinirdi, gazete kağıtları ile..
HOHHLAYARAK...
Bugünkilerden birşey sormayın, sizin bildiğiniz, hiçbirşey yoktu.. SPRY, CAMSİL miii, o ne yaaa...
Arap sabunu ile, tahta fırcaları ile, eşiklikler, palalar, kilimler yıkanırdı. Elleri paralanırdı zavallı analarımızın..
Kağıta sarı renkli şekerler, gaymaklı veya gaymaksız BÜSKÜVÜTLER alınırdı.. Bazen de RAHAT LOKUMU... Gabuklu fıstık gavururdu, Gonyalı Asım abi... Çocuklara vermek için alınırdı..
-kenarda kalsın Emel, derdi babam.
Bozuk paralar, buz dolabı örtüsünün altına, 5-10-25-50 krş lar halinde ayrı- ayrı hazırlanırdı.. Meleğe şunu, metin e bunu, Ahmet'in çocuğuna bu kadar, Mehmetin kızına bu kadar diye, tembihler yapılırdı..
Bayram namazı için, Gışladan, Amatlıdan gelecek olan, babamın müşterilerine, KEMİK SUYU, sabah çorbası hazırlanırdı..
Börekler açılırdı, küçük halamın Çiğdem Uygur- Rüştü Uygur dayımların bahçede. Fırın yakılır, ekmekler atılırdı..
Börek tatlısı, cevizli-peynir ve üzümlü LOKUMLAR ın tepsileri, Nevzat abinin TC Aygün Aynagöz fırınına giderdi.. 1.-tl ye, bir tepsi pişirilir, tepsiler karışmasın diye, hamurlara, çay kaşığı gibi NİŞAN lar sokulurdu..
Vasıf beylerden, Akalın lardan alınan manifaturalar ile, evlerdeki kadın terzilerine, entariler diktirilirdi.
Gömlekci Sıtkı Avcı dükkan komşumuzdu. Şefik caminin orda kürt Selattin vardı, manav Muzafferin üstünde Mahmure ablamız vardı ki, o daha bir moda dikerdi mintanları(şimdiki Metin ULUTAŞ büfesinin üst katı)...... Hepside iyi gömlekci idiler...

3Nis/190

Kandıralı Komünist Cemil Nazmi Bin İbrahim,1921 yılı Ocak ayının 28’ini 29’una bağlayan gece ölenler arasındaydı.

28 Kanunisani'yi Unutma!..


1921 yılı Ocak ayının 28'ini 29'una bağlayan gece, Karadeniz'de Trabzon açıklarında  Türkiye Komünist Partisi'nin Genel Başkanı Mustafa Suphi, TKP Genel Sekreteri Ethem Nejat ve 13 yoldaşları katledildi.

Samsun Hançerli mahallesinden Mustafa Suphi (TKP Başkanı), Üsküdar Ahmet Çelebi mahallesinden Ethem Nejat (TKP Genel Sekreteri), Erzincanlı Aşçıoğlu Bahaeddin (Muallim), Uşak’ın Hacı Hüseyin Mahallesinden Kasım Hulusi, Sürmene’nin Asu Kariyesinden Kıralioğlu Maksut, Cihangirli Hilmioğlu İsmail Hakkı (Doktor), Van Ercişten Ahmetoğlu Hayrettin (Nefer), Bandırma Manyas Nahiyesinden Hakkı Bin Ahmet Ali (Topçu Yüzbaşı), İstanbullu Emin Şefik (Mühendis), Kadıköylü Tevfik Bin Ahmet (Tayyare Yüzbaşısı), Manisalı Kazım Bin Ali (İhtiyat Zabiti), Erzincan’ın Akdağ Kariyesinden Hatipoğlu Mehmet, İzmir Tilkilikten Hacı Nustafaoğlu Mehmet, Kandıralı Cemil Nazmi Bin İbrahim ve Türkiye Komünist Partisi (TKP)  kayıtlarında adı "Meryem" olarak geçen Maria Suphi’yi saygıyla anıyoruz...

2Nis/190

BİZ’de….. / Kandıralı FETHİ

fethi duruBİZ'de..... / Kandıralı FETHİ

BİZ'de.....
Çocukduk - ufacıktık...
Yerde bulduk, bir erik,
Kaptı biii ala geyik.....

GARGA - GARGA
Gaaak - dedi
Çık şu dala, bak dedi...

Ali topu, al...
Al sana, top.....

İle başlardı veya biterdi...

ALFABE....

Beyaz, dağınık, hafif dökük saçları, yere doğru bakan
ATATÜRK
vardı, kapağında...
Siyah - Beyazdı resmi..

24Mar/190

ÖZLİYENLERE…. / Kandıralı FETHİ

fethi duruÖZLİYENLERE.... / Kandıralı FETHİ

Diye, bi resim atmış, geçenlerde Şahver Özpınar Oruç kardeşim...
Evinin balkonundan çektiği...
Kandıra manzaralı...
Sokağa - caddeye bakdım...
Büyülte büyülte baktım..
Büyüttümmm ....
Ne bi tanıdık, bildik...
Heyhat....

CAMİ var görüntüde...
Bilmem ki...? Yeni BESBELLİ.. Bellki 10 yıllık.. belkide 30..
Ben ....
ŞEFİK....
ORHAN. CAMİSİ bilirim...

ÇARŞI CAMİ yapılırken, 9 yaşında falandım...