Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
30Tem/210

SURİYELİ VE AFGAN GÖÇÜ BEKA MESELESİDİR – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

SURİYELİ VE AFGAN GÖÇÜ BEKA MESELESİDİR - Ruhittin SÖNMEZ

Türkiye'ye(kayıtlı ve kayıtsız) 5,3 milyon Suriyeli bir “stratejik göç mühendisliği” ile süpürüldü. 3 milyon civarında Suriye sınırları içindeki Suriyelileri de Türkiye besliyor. Şimdi de Afganistan’dan bir o kadar daha sığınmacı getirme projesi yürürlüğe konulmakta.

ABD’nin, İsrail’in güvenliği ve enerji kaynaklarının kontrolü için geliştirdiği, “Büyük Kürdistan” kurma projesi devam ediyor. Dört parçalı Kürdistan projesinin iki parçası Irak ve Suriye’de gerçekleşti.

Projenin Türkiye ayağı için Suriyeli göçü planlandı ve uygulandı.

Türkiye’deki Suriyelilerin yüzde 5,1 gibi müthiş yüksek doğurganlık hızı var. Eğer ülkelerine gönderilmezlerse 20 sene sonra 15 milyonluk bir Suriyeli nüfustan bahsedeceğiz.

Daha bugünden Gaziantep, Kilis, Hatay’da birçok ilçede Suriyeliler Türk nüfusu geçmiştir. İstanbul’da 1 milyon Suriyeli, 500 bin diğer yabancı sığınmacılar vardır.

Suriyeliler milli güvenlik tehdididir. Çünkü demografik yapımızın bozulması yakın gelecekte bir iç savaşa hazırlık için yapılmaktadır. Bu proje Türkler için de Suriyeliler için de büyük tehlikedir.

27Tem/210

TALİBAN’IN ŞERİAT ANLAYIŞI VE ERDOĞAN – Ruhittin SÖNMEZ

4369FD39-4D1A-4784-8CB4-4097AB6C3124 (1)

TALİBAN’IN ŞERİAT ANLAYIŞI VE ERDOĞAN - Ruhittin SÖNMEZ

166 yıl önce Arabistanlı "reis'ül ulema" Şeyh Cemal şöyle bir fetva yayımlamıştı: "Köleliğin yasaklanması şer'i şerife (şeriata) aykırıdır ve bundan başka kadınların açık gezmesi ve kadınların boşanma yetkisi olması gibi temiz şeriata aykırı teklifleri olduğu için Türkler müşriktir... Türkler mürted oldu... Türkler üzerine cihad edin... Kanlarını dökmek, evlatlarını esir etmek helaldir."

Güya Osmanlı Devleti şeriat devleti idi.

“Şeriat devleti” Osmanlı’ya karşı, 1855’te Arabistanlı şeyhin bu fetvasına dayanarak Mekke Emiri Vahhabiliğin başlangıcı olan isyanı başlatmıştı.

Mekke Emiri Abdülmuttalip’in isyan gerekçesi Osmanlı’nın kanunname çıkararak köleliği yasaklamış ve modernleşme hareketlerini başlatmış olmasıydı.

Türkiye’de İslamcıların da yenilikçilerin de saygı duyduğu büyük alim Ahmet Cevdet Paşa bu fetvayı veren şeyhleri ve isyancıları “fitne ve fesatçı ahmaklar” olarak değerlendirmişti.

Üstelik “Ahmet Cevdet Paşa ömrü boyunca şer’i şerif’i savunan”, medreseden yetişme, hukukçu ve tarihçi bir bilim adamıdır. Geleneksel fıkıh kaynaklarından yararlanarak yaratılan, kısmî bir Medeni Kanun olan, Mecelle’nin büyük kısmının yazarıdır.

20Tem/210

İLETİŞİM HEVESİ VE İLETİŞİM KESME HAKKI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

İLETİŞİM HEVESİ VE İLETİŞİM KESME HAKKI - Ruhittin SÖNMEZ

Elektronik haberleşme ve sosyal medya üzerinden iletişim hayatımızı büyük ölçüde değiştirdi. Yaş grubu kaç olursa olsun insanlar kendilerinin bilgi, düşünce ve hatta özel hayatlarıyla alakalı konuları paylaşmak istediği gruplarla sesli ve/veya görüntülü iletişim kurmaktalar. Tabii irtibat kurduğu grupta bulunan insanların paylaşımlarından da bir çok haber, bilgi edinmekteler.

Sosyal medya mecraları olmasa herhangi bir iletişim kurmayı düşünmeyeceğimiz çocukluk arkadaşlarımızla, okul, iş, askerlik gibi alanlarda eskiden beraber olduklarımızla iletişime geçiyoruz. Bir dernek, platform, siyasi, sosyal veya dini müşterekliğin buluşturduğu; ortak bir hobinin, sanat, spor gibi bir meşguliyetin bir araya getirdiği gruplar içinde de yer alıyoruz.

Facebook, Twitter, Instagram gibi mecralarda eskiden olsa mahrem sayacağımız, kendi özelimizde saklayacağımız duygu ve düşüncelerimizi ve hatta özel hayatımızın belli kesitlerini de paylaşıyoruz.

Buralardan kimlerle beraber olduk, ne yedik, ne içtik, ne giydi isek kalabalıklarla paylaşıyoruz. Bunların özel hayatın gizliliğini ihlalden doğan sakıncaları olsa da muhtemelen dört duvar arasındaki yalnızlığımızı azaltan bir cazibesi olmalı.

Bu mecralarda yer alan kişilerin çoğunda bir bağımlılık yarattığı, internetin kesilmesi, hastalık, tatil gibi bir sebeple bir süre sosyal medya irtibatı kesilenlerde psikolojik sorunlar yaşandığı biliniyor.

Bir de e-posta, Messenger gibi mesajlaşma araçları yanında WhatsApp, Telegram gibi iletişim araçları var. Bunlar sadece kişisel değil, belli grupların kendi iç iletişimi için de kullanılmakta.

Bu gruplarda bazen grubun kuruluş amacı dışında paylaşımlar yapıldığında tartışmalar ve gruptan kopmalar gözlenebiliyor. Üyelerinin ortak duygu, düşünce, ideal, zevk içinde olduğu bazı gruplar ise üyeleri açısından çok verimli ve içinde olmaktan mutlu oldukları bir ortam yaratabiliyor.

16Tem/210

“ÇÖZÜM SÜRECİNDE AYNI YERDEYİZ” NE DEMEK? – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

“ÇÖZÜM SÜRECİNDE AYNI YERDEYİZ” NE DEMEK? - Ruhittin SÖNMEZ

CB ve AKP Genel Başkanı R.T. Erdoğan’ın Diyarbakır ziyaretinde “yeni bir çözüm süreci mi?” dedirten açıklamasındaki şu cümle önemli:

“Biz Diyarbakır’da 2005’te ne demişsek dün de oradaydık, bugün de aynı yerdeyiz, yarın da aynı yerde olacağız. Samimiyetle başlattığımız süreci provoke ettiler, zehirlediler ve sonunda tamamen yıktılar. Çözüm sürecini biz başlattık ama sonlandıran biz olmadık.” (9 Temmuz 2021)

Kanaatimce, Erdoğan bu sözleri HDP seçmenini kazanmak için bir nabız yoklaması mahiyetinde söyledi.

Eğer bu sözlerinde samimi ise, çözüm sürecinde taraflar arasında mutabık kalınan hususlarda bugün de aynı düşüncede olduklarını da açıklaması beklenirdi.

13Tem/210

SEROK ERDOĞAN – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

SEROK ERDOĞAN – Ruhittin SÖNMEZ

CB ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, cuma günü Diyarbakır’da, AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı'na katıldı. Kapalı salon toplantısına katılan partililer "BijiSerok Erdoğan" (Yaşasın Başkan Erdoğan) tezahüratında bulundu.

Bu “bijiserok” ifadesi terör örgütünün İmralı ve Kandil’deki liderleri için kullandığı bir slogan.“Serok Erdoğan” sloganına CB ve AKP Genel Başkanı bir tepki vermedi.

Erdoğan “çözüm sürecinde” samimi olduklarını ama diğer tarafın (HDP/PKK) süreci sonlandırdığını anlattı. Erdoğan’ın salondakiler ve TV’ler aracılığıyla HDP seçmenine verdiği mesajlar “yeni bir çözüm süreci mi geliyor?” sorusunu sordurdu.

Cumhur İttifakının resmî açıklamalarından “böyle bir şey olmaz” kanaati oluşabilir. Hatta MHP ve BBP kanadının asla “yeni bir çözüm sürecine” destek vermeyeceği düşünülebilir.

Ama bu tez ne kadar doğrudur?

MHP ve BBP liderlerinin daha önceki tavırlarıyla Cumhur İttifakına dahil olduktan sonraki tutumları yüz seksen derece zıttır. Bence,bu değişimi yapabilmelerini sağlayan etken ne ise bugün de aynen devam ediyor.

İstanbul Belediye seçimleri öncesinde terörist başı Abdullah Öcalan’ın mesajının okutulması, Osman Öcalan’ın TRT’de AKP’ye destek veren röportajına bile olumsuz bir kelime dahi sarf edemediler.

Devlet Bahçeli, 5 seneden beri, Gelecek Partisi Genel Başkanı ve Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, “Serok Ahmet” diyerek O’nu itibarsızlaştırmaya çalışıyordu. Bahçeli’den “Serok Erdoğan” için henüz bir söz duymadık.

9Tem/210

NE TARAFTAN BAKARSAN BAK ACI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

NE TARAFTAN BAKARSAN BAK ACI - Ruhittin SÖNMEZ

Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşma sıramı bekliyordum. Duruşmalarını izlediğim iki davada, iki zıt tarafta da aynı acıyı gördüm.

Birinci davada ölümle sonuçlanan bir olay söz konusuydu ve iki sanığa 17’şer yıl hapis cezası kararı verildi. Mahkûm olanların yakını iki kadının, kararı öğrendikten sonra attıkları çığlıkları, hakimlere karşı acılarını, yalın gerçeğe karşı öfkelerini haykıran feryatları, çaresizliğin dışa vurumu olan yere yığılmış bedenleri içimi acıttı.

Dava dosyasının içeriğini bilmiyorum ama belli ki bir cinayet işlenmiş. Failler uzun süreli mahkûmiyet ile cezalandırılmıştı. Yakınları, mahkûm olan eş veya kardeşlerinin bunca seneyi kendilerinden ayrı dört duvar arasında geçireceği gerçeği ile sarsılmışlardı.

Buna karşılık maktulün yakınları muhtemelen verilen cezaları az bulacaklardı.

6Tem/210

ÖZÜR DİLEMEK ERDEMDİR – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

ÖZÜR DİLEMEK ERDEMDİR - Ruhittin SÖNMEZ

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde aşılamanın ücretli olduğunu ifade etti. Üstelik ertesi günü aynı yanlışı tekrar etti:

"Bugün Avrupa'nın en gelişmiş ülkeleri dahi bu aşıları ücretle yapıyorlar. İngiltere 100- 150 sterline ,Almanya 100- 150 avroya aşı yapıyor. Biz ise ücretsiz aşı yapıyoruz" dedi.

Verdiği bu bilgi açıkça yanlıştı. Muhtemelen danışmanlar bu konuda Cumhurbaşkanını yanıltmışlardı. Ama gerçek ortaya çıktıktan sonra da aynı yanlışın tekrar edilmesi anlaşılır gibi değildi.

Gerçekte ise İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, Danimarka, İtalya, Yunanistan… hepsi de aşılamayı ücretsiz olarak yapmaktaydı.

Haksızlık yapmış, birilerine zarar verici bir davranışlar sergilemiş, hata yapmış ve hatta ahlaki olmayan davranışlar sergilemiş insanların özür dilemesi medeni bir davranıştır.

Özür dilemek, nefse zor gelse de, saygınlık artıran erdemli bir davranıştır.

Fakat psikologlara göre, “benmerkezci insanlar özellikle narsistik kişilik yapısına sahip olan bireyler özür dileme özelliğinden yoksundurlar.”

Bazı siyasetçiler “özür dilediğim zaman itibarım sarsılır” kaygısıyla asla özür dilemezler.

Demokratik bir ülkede bu kadar somut bir yanlışın düzeltilmesini beklemekten daha tabii ne olabilir?

Ama biz böyle bir özür bekleyemiyoruz.

Çünkü Erdoğan’ın buna benzer çok yanlış bilgiler verdiğini ve asla özür dilemediğini biliyoruz.

2Tem/210

KANALİZASYONDAN TAŞANLAR – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

KANALİZASYONDAN TAŞANLAR - Ruhittin SÖNMEZ

“Suç örgütü lideri” Sedat Peker bomba ifşa ve itiraflarına devam ediyor. Peker’in açıklamalarıyla patlayan kanalizasyon borusundan çıkan pis kokular ve iğrenç görüntülerle midemiz bulanıyor.

Sedat Peker Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politika Kurulu üyesi Korkmaz Karaca’nın CHP E. Genel Başkanı “Deniz Baykal’a kadın temin ettiğini, muhabbet tellallığı yaptığını” iddia etti. O’nun için “pezevenk” sıfatını kullandı.

Sedat Peker’in tweetinde şöyle yazdı: “Deniz Baykal bu durumdan haberi olduğu için bunun eline düştü. Tabi ki Sayın Cumhurbaşkanıyla Deniz Baykal’ın hastanedeki görüşmesini, Hasan Doğan üzerinden koordine eden Korkmaz Karaca’dır. Sonraki yükselişini zaten tüm Türkiye biliyor.”

29Haz/210

DEVLET ADAMLARININ CİNSEL SKANDALLARI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

DEVLET ADAMLARININ CİNSEL SKANDALLARI - Ruhittin SÖNMEZ

Hem dünya tarihinde ve hem de Türkiye tarihinde devlet adamları, siyasiler ve ünlülerin cinsel skandalları hep var oldu, olmaya da devam ediyor.

Bunların çoğundan bizim haberimiz olmuyor fakat bazı kişiler bu konularda çok fazla bilgiye sahip olabiliyor.

Ünlü psikiyatrist rahmetli Prof.Dr. Ayhan Songar bir sohbetimizde, “İstanbul’da yaşayan ünlülerin özel hayatlarına dair bildiklerimi açıklayabilsem duyduklarınıza inanamazsınız” demişti. (Hekim olarak vakıf olduğu bilgileri açıklayamazdı.)

Geçmişte İstanbul Belediye Başkanlığı ve Valilik yapmış çok ünlü bir şahsın bahçıvanı ile homoseksüel ilişkisine dair anlattığı bir olay fıkra gibi idi.

Cinsel tercihleri veya yasal olmayan cinsel ilişkileri açığa çıkanların bir kısmının siyasi hayatı biterken, bazıları bu badireleri zorlanarak da olsa atlatabiliyor.

Bu tür özel bilgilere sahip olanların sadece psikiyatristler olmadığı, “suç örgütü lideri” denilen kişilerin de bu bilgilere vakıf olduğu anlaşılıyor. Sedat Peker’in tivitlerinde “psikiyatrist” unvanını kullanmaya başlaması tesadüf olmasa gerek.

25Haz/210

YİNE TALAN YİNE AYNI YALAN – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

YİNE TALAN YİNE AYNI YALAN – Ruhittin SÖNMEZ

Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK)'nin anonim şirket olmasını düzenleyen kanun teklifi AKP milletvekilleri tarafından TBMM’ne geldi. Haklı olarak tepkiler ve eleştiriler yoğunlaştı.

Çünkü “MKEK’da statü değişikliği adı altında ‘özelleştirmeye’ zemin oluşturacağı” düşünülüyor.

Söz konusu, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin her türlü silah, mühimmat, roket, araç ve gereç ihtiyaçlarını karşılamakla görevli” bir kurum olunca, dikkatimiz ve endişemiz daha da çok oluyor.

Bu tepkiler üzerine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar bir açıklama yaptı.

Bu açıklama kamunun gözbebeği olan bütün kamu tesislerinin ‘özelleştirme’ adıyla belli kesimlere peşkeş çekilme ve kapatılmasından önceki ifadelere benziyor.

Bizim çok aşina olduğumuz türden sözleri Bakan Akar’dan işitince endişemiz daha da arttı.

18Haz/210

HAMDOLSUN PEKER’İN İDDİALARI GÜNDEME GELMEDİ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

HAMDOLSUN PEKER'İN İDDİALARI GÜNDEME GELMEDİ - Ruhittin SÖNMEZ

Cumhurbaşkanlığı kabinesi toplantısın da Türkiye’nin SADAT aracılığıyla El Nusra isimli terör örgütüne silah sevkiyatı yaptığı iddiası görüşüldü mü?

“Hamdolsun, Bakanlar Kurulunda bu konu gündeme gelmedi.”

***

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu“organize suç örgütü lideri Sedat Peker’den her ay 10 bin dolar maaş alan milletvekili var” dedi. Sedat Peker “10 bin dolar değil, çantalar dolusu para verdiğim milletvekilleri var” diye açıkladı. TBMM Başkanı İçişleri Bakanına konuyu sözlü ve yazılı sorduğunu söyledi.

Yaklaşık on gün sonra TBMM Başkanı ile İçişleri Bakanı görüşme yaptı.

Görüşmede bu milletvekillerinin kim olduğu konuşuldu mu?

“Hamdolsun, bu konu gündeme gelmedi.”

15Haz/210

SEDAT PEKER’İN ÖRGÜT LİDERİ KİM? – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

SEDAT PEKER'İN ÖRGÜT LİDERİ KİM? - Ruhittin SÖNMEZ

Sedat Peker ismi her geçtikçe “organize suç örgütü lideri” sıfatıyla anılıyor. Fakat Peker videolarının en ağır suçlamalarına muhatap olan Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar da bizzat Sedat Peker de “örgüt lideri” sıfatının doğru olmadığını açıkladılar.

Sedat Peker’in “derin devletin başı” diye tanımladığı, uyuşturucu / akaryakıt kaçakçılığı ve cinayetlerle suçladığı Mehmet Ağar "Peker organize suç örgütü lideri değildir, lideri olmak öyle kolay iş değildir, mensubudur" dedi.

Ağar, Peker’in iddiaları için, “PKK, FETÖ vd. yasadışı örgütlerin sitelerinde ortaya atılmış yalanlardır.” “Bir gizli servisin kontrolünde ve yönlendirmesinde olan işlerdir” ifadelerini kullandı.

İlginç olan husus şu ki, Sedat Peker de Twitter’den “Ben bu suç örgütünün lideri değilim, sadece üyesiyim. Bu örgütte ara yönetici bile değilim” açıklamasını yaptı.

Demek ki, Sedat Peker’in de sıradan bir mensubu olduğu, büyük bir suç örgütü yapılanması var. Bu örgütün bazı üyeleri “bir gizli servisin kontrolünde ve yönlendirmesi ile iş yapıyor.”

11Haz/210

KARA PARA – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

KARA PARA – Ruhittin SÖNMEZ

“Kara para” yasadışı yollardan yani suç işlemek suretiyle kazanılan para demek. Uluslararası sözleşmelerde, kara para yerine “suç geliri” kavramı kullanılmakta.

“Kara para aklama” deyimi ise yasadışı yollardan elde edilen gelir veya malvarlığının, meşru bir kaynaktan elde edilmiş gelir gibi gösterilmesi için yapılan işlem ve eylemlerdir.

Kara para aklamanın onlarca yöntemi var. “Paravan şirketler kurmak, sahte ve şişirilmiş faturalar kullanmak, yabancı ülkelerde bloke edilen parayı teminat olarak göstererek yerel bankadan kredi almak, kumarhane işletmek, at yarışı gibi bahis işletmeleri açmak, vergi cenneti olan ülkelerden alınan kredi kartlarını kullanmak, nakit para ile büyük bina, malikane, turizm tesisi vb satın alımları yapmak, kıymetli tablo ve sanat eserlerini satın almak ve hediye etmek, kazanılan kara - paranın yurtdışına doğrudan kaçırılması, kara-parayı hisse senedi ve tahvil gibi kıymetli evraka dönüştürmek” bunlardan ilk akla gelenleri.

8Haz/210

PEKER- KÜLÜNK- DEMİRÖREN- ERDOĞAN – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

PEKER- KÜLÜNK- DEMİRÖREN- ERDOĞAN - Ruhittin SÖNMEZ

Doğan Medya Grubunun Ziraat Bankası kredisi ile Demirören Grubuna satışının bir kısmını biliyorduk. Şimdi Sedat Peker’den öğrendiklerimizle beraber olayı özetleyelim:

Türkiye’de “merkez medya” dediğimiz alanın en büyük grubu Doğan Medya idi. AKP iktidarından sonra, bu grubun sahibi Aydın Doğan sürekli tehdit altında çalıştı. Bir yandan büyük vergi cezaları, diğer taraftan kendisi ve ailesi fertlerinin hapse atılacağı tehditleriyle AKP’ye yakın bir yayın politikasına doğru yönlendirildi. Fakat tiraj ve reyting kaybı yaşamamak için zaman zaman gerçek bir merkez medya gibi davranmak durumunda kalıyordu.

4Haz/210

EKONOMİST CUMHURBAŞKANI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

EKONOMİST CUMHURBAŞKANI – Ruhittin SÖNMEZ

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu yıllarca beraber çalıştığı CB Erdoğan’a yönelik bir tivit paylaştı: “Sn. ‘ekonomist’ Cumhurbaşkanı, üniversite birinci sınıf öğrencilerinin bildiği faiz – enflasyon - kur ilişkisini ne zaman öğreneceksin? Her açıklamandan sonra üçü birden aynı anda fırlıyor! Susarsan ülke rahat edecek! Amacın ne? Milleti ağlatıp, küçük bir zümreyi zengin mi etmek?”

Bu sert eleştirinin sebebi CB Tayyip Erdoğan’ın faiz hakkında yaptığı son konuşma ve bunun üzerine kurların zıplaması olayı.

Erdoğan, TRT’de yandaş gazetecilerle yaptığı programda, “faizleri düşürmesi için Merkez Bankası Başkanımla görüştüm” dedi. Dolar kuru 8,8’e kadar yükseldi ve gün sonunda 8,60 oldu.

Bir günlük kur artışının maliyeti milyarlarca lira.

Dünya Gazetesi yazarı Özcan Kadıoğlu çok karamsar. “Ekonominin düzelebileceği konusundaki ümidimi kaybettim” diyor.

Ben de kötüleşmeye yol açan aynı şeyleri yaparak, iyileşme bekleyen bir yönetim anlayışını tekrar tekrar gözlemlemekten dolayı tuhaf duygular içindeyim. Karamsarlık, üzüntü ve öfke duyguları arasında geziniyorum.

Cumhurbaşkanı benzeri konuşmaları her yapışında ekonomik parametrelerin kötüleştiğini unutmuş olamaz. Gerekli şartlar oluşmadan, riskleri azaltmadan faizleri düşürmekten bahsetmek, faizleri düşürmeye yetmediği gibi, aynı anda kurların ve enflasyonun da artmasına yol açıyor.

Üstelik Merkez Bankası yönetiminin bağımsız olmadığı ülkelerde ekonomik istikrar olamayacağını öğrenmiş olmalı. 20 ayda 3 Merkez Bankası Başkanı değiştirmenin maliyetinin ne kadar ağır olduğunu sade vatandaş bile anladı.

Naci Ağbal’ın görevden alınmasından sonra yaşanan kur artışının maliyetini, Özcan Kadıoğlu geçen hafta şöyle açıkladı: “Kur artışı (8,53 - 7,22) 131 kuruş oldu. Kamu dış borç stoku TL olarak 138 Milyar TL arttı.

Bu para ile KAMU 1 Avrasya Tüneli, 1 tane Atatürk Barajı, 1 tane Marmaray, 2000 km hızlı tren hattı, 50 tane 500 yataklı Devlet Hastanesi yapabilirdi.”

CB Erdoğan son konuşmasıyla bu maliyeti daha da artırdı.

Erdoğan’ın verdiği hasarı azaltmak için, MB Başkanı reel faiz vermeye devam edeceğini açıklamak zorunda kaldı.

1Haz/210

SEDAT- SADAT- DAMAT – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

SEDAT- SADAT- DAMAT – Ruhittin SÖNMEZ

Suç örgütü lideri Sedat Peker nerede? İlk videolarında Birleşik Arap Emirlikleri’nde (Dubai’de) olduğunu söyleyen Sedat Peker son iki videoda farklı mekanlardan yayın yaptı. Bizzat CB Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yakalanıp getirileceğini söylediği halde 8’nci videosunu da yayımladı.

Hakkında yakalama emri çıkarılan ve kırmızı bülten çıkarılması için İnterpol’e başvurulan birinin nerede olduğunun merak edilmesi normal.

Fakat halkımızın cevabını bulamadığı başka bir soru daha var:

28May/210

DEVLET ÂDÂBI GİTTİ MAFYA ÜSLÛBU GELDİ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

DEVLET ÂDÂBI GİTTİ MAFYA ÜSLÛBU GELDİ - Ruhittin SÖNMEZ

Bir Cumhurbaşkanının veya bir siyasi parti liderinin bir başka siyasi parti liderini böyle bir üslupla tehdit ettiği görülmemişti. Cumhuriyetin 98. yılında böyle bir seviyesizliği de gördük.

Cumhurbaşkanı ve iktidar partisinin Genel Başkanı bütün vatandaşlarının güvenliğini sağlamaktan sorumludur. Bütün vatandaşlarının ülkenin herhangi bir köşesine, hiçbir güvenlik kaygısı taşımadan gidebilmesini sağlamalıdır. Ülkede demokratik bir ortamda adil bir siyasi yarışma olması için gerekli ortamı oluşturmakla görevlidir.

CB ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bu görevini yapmadığı için,“İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e Rize’de yapılan saldırıları önleyemedim”diye özür dileyeceği yerde, bu suçu işleyen failleri övdü. Daha da ileri gitti Meral Akşener’i tehdit etti. Yapılan saldırının organize bir eylem olduğu iddialarını güçlendirdi.

“Rize’nin gelini” olduğunu söyleyen Meral Akşener’i kastederek, “Gelin hanıma hemşerilerim gayet güzel ders verdi. Yine dua et ki çok ileriye gitmeden ders verdiler. Bu daha bir. Daha neler olacak neler. Daha dur bakalım bunlar iyi günler” dedi.

Bu korkunç sözlerin, Türk Ceza Kanunu açısından, suç olduğunu hatırlatmak isterim. Sıradan bir vatandaş bu ve benzeri sözleri sarf etse Savcıların “halkı kin ve nefrete tahrik etmek”, “suçu ve suçluyu övmek” ve “tehdit” suçlarından soruşturma açması beklenir.

Hadi “suç” tarafını bir yana bırakalım. Bu sözler devlet adabına, devlet adamı vakarı ve saygınlığına, devlet başkanı üslubuna sığar mı?

Hani “taç giyen baş” akıllanırdı? Hani CB makamı ülkenin ve milletin birliğinin sembolüydü?

25May/210

SEDAT PEKER’İN MEHMET AĞAR HAKKINDAKİ İDDİALARI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

SEDAT PEKER’İN MEHMET AĞAR HAKKINDAKİ İDDİALARI - Ruhittin SÖNMEZ

Sedat Peker’in her videosunda dozu gittikçe artan dehşet verici iddialar yer alıyor.

· İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun siyasi hayatının dönüm noktalarından biri olan ve az farkla DP Genel Başkanı seçildiği kongrede Sedat Peker’in “desteği” çok önemli. Bu “destek” olmasa belki siyasi hayatımızda Süleyman Soylu gibi bir figür olmayabilirdi.

· İçişleri Bakanı Soylu’nun bir organize suç örgütü liderine (Sedat Peker’e) “hakkında dosya hazırlanıyor, yurtdışına çık” bilgisi ve telkini vermesi de, O’na Nisan ayında Türkiye’ye dönme güvence vermesi de fevkalade mühim. Batıda olsa Bakanın siyasi hayatını derhal bitirecek siyasi sonucu olur. Ayrıca suç örgütüne yardım ve yataklık suçudur.

· Sedat Peker, kendi adamlarının, Hürriyet Gazetesi’ni bir milletvekilinin ricasıyla ve AKP Gençlik Kollarıyla birlikte bastığını itiraf etti. Bu olayın korkusuyla Doğan Grubunun Medya şirketlerini Demirören’e devretmek zorunda kaldığını söyledi. Ülkenin tek sesli olması için atılmış en büyük adımın Devlet - mafya iş birliği ile atılmış olması korkunç.

Hele Sedat Peker’in dediği gibi Demirören devraldığı bu dev medya grubunun sadece “emanetçisi” ise ve bu grubun “asıl sahibi” hakkında kimse bildiklerini söyleyemiyorsa bu daha da dehşet vericidir.

· Mehmet Ağar’ın “derin devletin başı” olduğu da asla önemsiz bir iddia değildir. Ağar’ın İçişleri Bakanı iken “MGK’dan sözlü bir karar çıkartarak, PKK’ya silah ve para desteği verdiği söylenen, Kürt uyuşturucu baronlarını öldürttü” iddiası da çok önemlidir.

· Mehmet Ağar ve Korkut Eken ikilisinin Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’nın öldürme emri verdiği iddiası da vahimdir. Peker’in Korkut Eken’in “Bu adam Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor” diyerek kendisinden infazı için iki profesyonel (tetikçi) istediği, bu işle öz kardeşini görevlendirdiğini itiraf etmiş olması ilginçtir. Ancak Kutlu Adalı’yı başka bir grubun öldürdüğünü anlatıyor.

Kıbrıslı Gazeteci Kutlu Adalı, öldürülmesinden önce, St. Barnabas Kilisesine yapılan silahlı baskın ve yapılan soygunu araştırıyordu. Bu soygunda KKTC Sivil Savunma Teşkilatının resmi araçlarının kullanılmış olduğunu yazmıştı.

· “Mehmet Ağar’ın Uğur Mumcu’nun katili olduğu” iddiası da fevkalade mühimdir. Mumcu suikastından sonra olay mahalline ilk gelenin Ağar olduğunu, “Katiller cinayet mahalline ilk gelir” diye açıklıyor.

Sadece bu iddia bile “Bir tuğlası çekilse devlet çöker” diye kastedilen bir yapının etkisizleştirilmesi için ilk adım olabilecek mahiyettedir.

18May/210

KAYIT DIŞI SİYASETİN GÜCÜ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

KAYIT DIŞI SİYASETİN GÜCÜ - Ruhittin SÖNMEZ

Sedat Peker’in 5. videosu çıktı, bakalım yeni bir izlenme rekoru kırılacak mı?Videoların tamamının izlenme sayısı 15 milyonu geçti.

Bunları yorumlayan videolar, köşe yazıları, haberler ve TV yorumlarıyla Peker’in en az 30-40 milyonluk bir kitleye mesajlarını ulaştırabildiğini gösteriyor.

Siyasetin kayıtlı aktörleri olan Cumhurbaşkanından muhalefet liderlerine kadar hiçbirinin ulaşamadığı bir iletişim başarısı bu.

“Organize Suç Örgütü Lideri” Sedat Peker’in bu alakayı görmesinin O’nun şahsına karşı duyulan bir sempatinin sonucu olduğunu sanmıyorum.

Muhtemelen halkımızın çoğu resmî açıklamalarda gerçeklerin gizlendiği veya örtüldüğüne inanıyor.

Devleti yönetenlerin, kayıt dışı siyasi aktörlerle, çeşitli ilişkiler ve iş birlikleri oluşturduğuna dair yaygın bir kanaat var.

Bunların iç kavgaları sebebiyle birbirleri hakkında ifşa ettikleri bilgilerden, “resmi kaynakların gizlediği vahim gerçekleri” öğrenmek için bu tür kaynakları merakla takip ediyor.

Halkımız“görevi siyaset olmadığı halde, siyasetçilerden çok daha fazla belirleyici olan kayıt dışı unsurların” gücünün nerelere kadar uzandığını anlamaya çalışıyor.

11May/210

YASAKLAYIN, SUSTURUN, KAPATIN, HAPSE TIKIN – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

YASAKLAYIN, SUSTURUN, KAPATIN, HAPSE TIKIN - Ruhittin SÖNMEZ

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, TÜİK'in Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) hakkında, “suç duyurusunda” bulunduğunu açıkladı.

Bağımsız ekonomistlerden oluşan ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) Eylül 2020 tarihinden bu yana enflasyon hesaplaması yapıyor ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşıyor.

Bu bilim adamlarının suçu, TÜİK 2020 yıl sonu enflasyonunu yüzde 14,60 olarak açıklarken, bu oranın gerçekte yüzde 36,72 olduğunu açıklamak.