Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
21Eyl/200

60 yaş ÖTESİNDE ZİHİN BULANIKLIĞI VE KOLAY UNUTMA NEDENLERİ – Dr. Arnaldo Liechtenstein

60_yas_otesinde_zihin_bulanikligi_ve_kolay_unutma_nedenleri_h88839
60 yaş ÖTESİNDE ZİHİN BULANIKLIĞI VE  KOLAY UNUTMA NEDENLERİ:
Dr. Arnaldo Liechtenstein anlatıyor:
Tıp Fakültesi eğitiminin son yılında klinik tıp öğrettiğimde öğrencilere hep  şu soruyu sorarım:

Yaşlılarda zihinsel karışıklığın ve kolay unutmanın nedenleri nelerdir

Bazıları diyor ki:
"Baştaki tümörlerdir’’
Cevap: Hayır❗️

Diğerleri ise şunları söylüyor:
"Alzheimer'ın erken belirtileri". 
Tekrar cevap veriyorum: Hayır❗️

Öğrenciler yanıtlarının reddedilmesiyle şaşırırlar hep❗️

21Eyl/200

Salgın hastalıkla ilgili 1400 sene önceki tavsiyeler..

f7c50387-6139-4d3b-9cf3-1b1ce22fb158

Kategori: Mesaj Yorum yok
20Eyl/200

Kendi kusurlarımızı nasıl bilebiliriz?

eedd51bf-f7fa-4eb3-81d5-d4b2b8ce9c9a (1)

Kategori: Mesaj Yorum yok
20Eyl/200

Değerlendirme de İsabet var mı?

PHOTO-2020-09-05-11-10-39

Kategori: Mesaj Yorum yok
19Eyl/200

7 yılda utandıran rakam

7-yilda-utandiran-rakam-11092000_m27 yılda utandıran rakam

Çocuğa cinsel istismar suçlamasıyla 2019’da ceza mahkemelerine taşınan dosyalardan toplam 15 bin 651 mahkûmiyet kararı çıktı.

Çocukların cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet kararları 2019 yılında, 2012’ye oranla yüzde 43 arttı.

Resmi verilere göre ceza mahkemelerine gelen istismar dosyalarından yalnızca 2019 yılında toplam 15 bin 651 mahkûmiyet kararı çıktı. Ceza mahkemeleri, çocukların cinsel istismarı dosyaları ile dolup taşarken mahkûmiyet kararları da 2012-2019 dönemleri arasında yüzde 43 arttı.

19Eyl/200

Atatürk ve İzmir Anısı – Salih BOZOK

FB_IMG_1522991752228-480x718Atatürk ve İzmir Anısı - Salih BOZOK

Başkumandan, düşmandan kurtardığı İzmir’de geçireceği ilk geceyi yaşıyordu. Zengin bir sofra hazırlandığı halde, ufak tefekle karnını doyurdu ve geç vakitlere kadar çalıştı. Ertesi sabah, erkenden uyandık. Hafif bir kahvaltıdan sonra vilayet konağına gittik. Vali, İngiliz konsolosuyla konuşuyordu. Biz gelince, ayağa kalktı ve konsolos ile Mustafa Kemal Paşa’yı tanıştırdı. Konsolos iyi Türkçe biliyordu.

18Eyl/200

Av. Raif Kandemir üstad demiş ki!..

raif-kandemir-(3)Bir tarikat mensubunun  diğer  tarikat mensubunu  Müslüman  kabul etmediği, namaz kılmak, ibadet  etmek  için  kendi kafasına  uygun mekan (Mescit/ Dergah, tekke...) aradığı;

Allah'a  ulaşma  yolu  (Tarik) olarak tarif edilen  tarikatların her birisinin ayrı bir din, ayrı bir ibadet, ayrı bir insanlık  ve de  özellikle ayrı bir çıkar peşinde olduğu,

Ahlak değerlerinin  sıfırlandığı; İndirilmiş kutsal dini bir yana  bırakarak bağlı bulundukları  düzenbaz fanilerin  uydurduğu  hurafelere  din  diye  itibar edip bağlananların cennete gideceğim  vaadi ile dinin  sulandırılıp  kandığı, kandırıldığı...

Ahiret yolu  diye  yutturulan  Dünya  düzeninde bunca melanet varken, başımıza taş yağmadığına  şükretmek lazım...

Raif KANDEMİR.

Kategori: Mesaj Yorum yok
18Eyl/200

Ermeni, Yahudi ve Haçlılar..

88d5dce6-07a5-4e8f-a468-e573087870e8

Kategori: Mesaj Yorum yok
17Eyl/200

Profesör bi öğrenciyi kürsüye çağırıp -anlat dersi, demiş

profesor_bir_ogrenciyi_kursuye_cagirip_anlat_dersi_demis_h17906_9fe01Profesör bi öğrenciyi kürsüye çağırıp

-anlat dersi, demiş

öğrenci başlamış anlatmaya

-şimdi kürsünün üstüne çık, devam et

öğrenci kürsüye çıkıp devam etmiş

-kürsünün üstüne bi sandalye koy, üstüne çık devam et

öğrenci denileni yapmış-şimdi sandalye üstüne tabureyi koy, devam et..

öğrenci artık düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça dediklerinde tutarsızlıklar başlamış

Hoca dersi bitirmiş:"İnsan yükseldikçe dediklerinde tutarsızlıklar olur, çünkü artık beyin söyleneni değil, bulunan yerden düşmemeyi önceler"

Kategori: Mesaj Yorum yok
17Eyl/200

Tesadüf herhalde!..

8735cb15-619d-4c83-b6c7-2810d53dd1eb

Kategori: Mesaj Yorum yok
16Eyl/200

Büyükler demiş ki!..

c6876b31-f3d1-41cf-8331-2e12ecb23a57

Kategori: Mesaj Yorum yok
15Eyl/200

Milli Kütüphane Müdürü Müjgan Cumbur‘un aktardığı..

1004952_618691308184877_225888144_n"Milli Kütüphane Müdürü Müjgan Cumbur, bir gün kendi evinde demişti ki; "Unesco 1967 yılında, Afganistan'da bir "Yazma Eserler Semineri" düzenlemişti.

10 gün süren seminere, Türkiye adına ben katılmıştım.

Çalıştığımız binanın önünde, seminere katılan delegelerin mensup oldukları milletlerin "bayrakları" dalgalanıyordu.

Bayrağımızın gönderde dalgalanması, Özbekler arasında büyük bir heyecan doğurmuştu. Gruplar halinde geliyorlar ve bir denizi, efsanelerle yüklü bir dağı veya muhteşem bir manzarayı seyreder gibi "saatlerce bayrağımızı" seyrediyorlardı.

Beni Emanullah Han'ın köşküne yerleştirmişlerdi. Köşk, Kabil'in 10 km dışındaydı.

Bir sabah, çok erken saatlerde, bir kaval sesiyle uyandım. Çağıran, yalvaran, hıçkıran bir kaval sesi. Heyecanla pencereye koştum. Gördüm ki 70-75 yaşlarında bir dede, benim pencereme bakarak kaval çalıyor.

Giyindim ve dışarı çıktım. Yaşlı Özbek'in yanına gittim.

Kavalını duvara dayadı. Beni derin bir saygı ve sevgiyle selamladıktan sonra sordu: "Bizim bayrağımızı Kabil'de dalgalandıran o kadınefendi sen misin?".

"Benim baba!".

"O bayrak Türkiye'de dalgalandıkça, biz burada yitip bitmeyeceğiz. Gördüğün gibi ben bir çobanım ve Türk'üm.

Sordum, soruşturdum, burada kaldığını öğrendim. Geldim ki, seni kaval çalarak uyandırayım ve sana süt ikram edeyim"

Orada bulunduğum günlerde, o 75'lik dede, her sabah beni kaval çalarak uyandırdı ve bana her sabah, koyunlarından sağıp getirdiği sütten ikram etti"

Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp'ten Kosova'ya, s. 56-57

Kategori: Mesaj Yorum yok
15Eyl/200

Atatürk’ü güldüren bir hatıra

1f44a3c7-5930-4a99-ae67-4b8685751578

Kategori: Mesaj Yorum yok
14Eyl/200

Ünlü Tarihçi Dr. Justın Mccarthy demiş ki!..

148ec0b8-03dc-4101-9181-45c3389caef9 (1)

Kategori: Mesaj Yorum yok
13Eyl/200

Hacı Bektaş Veli’ye kulak verelim..

7b11700c-a430-48b5-8d05-9ce645749157

Kategori: Mesaj Yorum yok
12Eyl/200

12 Eylül darbesinin üzerinden tam 40 yıl geçmiş..

12-eylul_16_9_1599887219-880x495

Türkiye'nin en karanlık günlerini yaşadığı 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 40 yıl geçti. 12 Eylül'ün ardından Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askeri dönem başladı. TBMM lağvedildi, Anayasa değiştirildi, siyasi partiler kapatıldı, parti liderleri önce gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. Gözaltı, tutuklama, idam ve işkencelerle geçen bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü.

Kategori: Mesaj Yorum yok
12Eyl/200

En güzel gün? BUGÜN

indir
En güzel gün?
BUGÜN
En büyük engel ?
Korku, endişe
12Eyl/200

Maskeni Tak!!!

c8ab0eb1-b35b-4d72-a62f-2d9595843b07

Kategori: Mesaj Yorum yok
11Eyl/200

Eğitim çok çok önemli?..

119177158_2066544100148819_2723538421053018588_n

Kategori: Mesaj Yorum yok
11Eyl/200

"Sevgi üç türlüdür!.." – Masumi TOYOTOME

capture-20160216-214535Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir" diye başlıyor, Masumi TOYOTOME . "Ama SEVGİ NEDİR, nerede bulunur, biliyor muyuz?" diye soruyor.. Sonra anlatmaya başlıyor :

"Sevgi üç türlüdür !.."

Birincisinin adı "EĞER" türü sevgi!..
Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor:
Eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli bir kişi olursan, seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.
Toyotome "En çok rastlanan sevgi türü budur" diyor. Bir şarta bağlı sevgi. Karşılık bekleyen sevgi.. "Sevenin, istediği birşeyin sağlanması karşılığı olarak vaad edilen bir sevgi türüdür bu" diyor yazar. "Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı birşey kazanmaktır."
Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor. Sevgi giderek nefrete dönüşüyor. Ve maalesef en saf olması gereken anne baba sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor. Fakat aslında insanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler...