Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
15Şub/210

Dilimde Tüy Bitse de Yine Yazacağım – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

 süleyman coşkunerDilimde Tüy Bitse de Yine Yazacağım - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER Kaliteli Yaşam Uzmanı

Bilinç altımız olumsuzu olumluya çeviremez.
Bulanıklığı sevmez. Netlik ister.
Hafızasına henüz kaydolmayan (alışkanlıklar) durumlarda efendisi bilince tam itaat eder.
Ama hafızasına kaydolan eylemlerde, bilinci pas geçerek kendi bildiğini okur.
(Sigara, küfür, dua, namaz, tebessüm, çatık kaş, öfke, çalışmak, tembellik, spor, vb.)
Biz hangi eylemi sürekli tekrarlarsak, bilinç altımız belirli bir sayıdan sonra o eylemi hafızasına kaydeder.
Gerekli işareti aldığı anda ŞAK diye ortaya koyar. Hiç kimseye (bilince) danışmaz.
Zorlamayı asla sevmez.
En iyi bildiğimiz ve dilimizin ucundaki bir bilgiyi hatırlamak için bilinç altımızı zorlamaya devam edersek, hemen bize yardımcı olamaz. Ama bir kaç dakika sonra biz konuyu değiştirmiş olsak bile, hafızasında bulunca, ŞAK diye önümüze koyar.

1Şub/210

Binlerce Şükür – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner

Binlerce Şükür - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER Kaliteli Yaşam Uzmanı

Sabah yürüyüşümü yaparken, uzaktan iki kişinin konuşmalarına şahit oldum.
- Böyle de hayatın hiç tadı tuzu yok ki.
- Her yer kapalı. Çay içecek yer bile yok.
- Bırak çayı, oturacak yer bile yok...
Oturacak yer var kardeşim. Evine dönünce koltuk ve divanlarında istediğin kadar oturabilirsin.
Evinde en güzel yemekleri yapıp, ailenle sosyal mesafeye uyarak yiyebilirsin.
Bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybeden canlarımızın sayısı on binlere yürüyor.
Yüzlerce sağlık kahramanımızı şehit verdik.
Yoğun bakımda bizim gördüğümüz güzelliklerin hiç birini göremeyen, nefes alamayan on binlerce hastamıza Rabbim şifalar versin inşallah.
BİNLERCE ŞÜKÜR OLSUN RABBİMİZE
- Toprağın altında olmadığımız için.
- Entübe olmadığımız için.
- Yoğun bakımda olmadığımız için.
- Aşıda tünelin ucu göründüğü için.
- Nefes alıp verebildiğimiz için.
- Canla başla çalışan fedakar - cefakar sağlık kahramanlarımız olduğu için.
- Başımızın üstünde bir çatımız olduğu için.
- Yiyecek ekmeğimiz olduğu için.
- Sokakta yürüyebildiğimiz için.
- Vatanımız - Milletimiz olduğu için.
Lütfen bardağın dolu tarafını görelim.
Olumsuzluklara odaklanarak, onları besleyip semizleştirmeyelim.

5Ara/200

DEŞİYORUM SESSİZCE – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerDEŞİYORUM SESSİZCE - DoçDr. Süleyman COŞKUNER

 

Hayat bir leb-i derya kargaşayla doludur

Kimseye zararım yok yaşıyorum sessizce

Yaşamdan zevk almayan sanki birer ölüdür

Tüm engelleri bir bir aşıyorum sessizce

 

Her kulun nasibinde nice dertler var imiş

Sırtlarına yüklemiş taşıması zor imiş

Yere düşürme sakın el aleme ar imiş

Hayatın zor yükünü taşıyorum sessizce

4Ara/200

KALİTELİ YAŞAMAK İÇİN 100 ALTIN ÖNERİ – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner

KALİTELİ YAŞAMAK İÇİN 100 ALTIN ÖNERİ - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER Kaliteli Yaşam Uzmanı

1. Sağlığınızı iyi koruyun.

2. Sevgi yüklü bir insan olun.

3. Devamlı tebessüm edin.

4. Tüm çevrenize saygılı olun.

5. Pozitif düşüncelerle bezenin.

6. Haklı olmayı değil, mutlu olmayı tercih edin.

7. Dost ve arkadaş canlısı olun.

8. Naif nezaketli ve tatlı dilli olun.

9. İyiliksever ve yardımsever olun.

10. Merhametli olun.

2Ara/200

FABRİKA AYARLARIMIZA DÖNMEMİZ GEREKİYOR… – Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner

FABRİKA AYARLARIMIZA DÖNMEMİZ GEREKİYOR... - Süleyman COŞKUNER

1.Gerçek tuza dönün, işlenmiş tuz kullanmayın.

2.Sirkeyi evinizden eksik etmeyin.

3.Çörek otu kullanın.

4.Az tüketin ama organik yiyecekler tüketin.

5.Yoğurdu evinizden eksik etmeyin, mümkünse kendiniz yapın.

21Mar/200

Dede Korkut Atamızın ilhamıyla; NEVRUZ DUASI – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner

Dede Korkut Atamızın ilhamıyla; NEVRUZ DUASI – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

Bismillahirrahmanirrahim…

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın (C.C.) adıyla…

Ey hanlar hanı,
Ey ulular ulusu Kadir Tanrım;
Sen yücelerden yücesin, kimse bilmez nicesin…
Nice cahil seni gökte arar, yerde ister,
Sen bütün inananların gönlündesin…
Sen anadan doğmadın,
Sen atadan olmadın,
Her yerde Tek’sin, yücelerden yücesin!..
Hani övdüğümüz beyler, erenler?
Dünya benim diyenler?
Ecel aldı, yer gizledi, fani Dünya kime kaldı?
Gelimli-gidimli Dünya, sonucu ölümlü Dünya,
“Allah Allah”” denmeyince işler olmaz,
Kadir Tanrı vermeyince er zengin olmaz,
Ecel-vade gelmeyince kimse ölmez…
En nihayet uzun yaşın ucu ölüm, sonu ayrılık!
Yerimiz bu kara yer…
Her şeye kadir Tanrım; Bizi ari imandan ayırmasın,
Ak pürçekli analarımızın yeri uçmak olsun,
Ak sakallı atalarımızın yeri Cennet olsun,
Cümle günahlarımız derlenip, toplansın,
Adı güzel, kendi güzel Hz. Muhammed Mustafa (SAV) aşkına bağışlansın…
Ey gözden uzak, gönle yakın, her şeye kadir olan Yüce Tanrım…
Karşı yatan Kara Dağ’ımız yıkılmasın,
Gölgelice ağaçlarımız kesilmesin,
Karlı buzlu akan görklü sularımız kurumasın,
Ektiğimiz göversin, diktiğimiz yeşersin,
Çevremiz ağaç, çiçek, böcek dolsun…
Altın perçemli oğullarımız,
Sırma saçlı kızlarımız olsun,
BOZKURT Soyumuz artsın, çoğalsın,
Dünya durdukça yayılsın,
Uzayan kol bizden olsun…

23Oca/200

"Diderot Etkisi” – Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

 süleyman coşkuner

"Diderot Etkisi” – Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

Fransa’nın 18. YY yazarlarından olan aydınlanma filozofu Denis Diderot, büyük bir borç batağına düşer. Onun bu perişan hali, Rus Çariçesi Katerina’nın kulağına kadar gider.

Çariçe, bu bataklıktan kurtulması için Diderot’ya nazik bir teklif sunar: Diderot’nun kütüphanesini satın alır ve kendisine tekrar hediye eder. Bu kütüphanede çalışması için de Diderot’ya 25 yıllık maaşını peşin öder.

Tabii ki bu peşin ödeme, Diderot için hiç beklenmedik bir anda bir servete sahip olma anlamına gelir. Artık Diderot, bütün borçlarından kurtulmuş ve rahatlamıştır.

Bir gün bir arkadaşı ona kadife bir sabahlık hediye eder. Ve her ne olursa işte bundan sonra olur.

Filozof sabahlığını giyinir. Çalışma masasına kurulur ve iştahla çalışırken birden bu muhteşem sabahlığı ile çalışma masasının birbirine uyuşmadığını düşünür.

Kasasındaki yüklü miktar nakdin sarhoşluğuyla derhal çalışma masasını değiştirmek üzere çıkar ve harika bir çalışma masası alır. Artık sabahlık ve çalışma masası uyumludur.

Fakat bir de ne görsün? Yerdeki eski halı, ne sabahlığına ne de çalışma masasına yakışıyor. Koşar ve kasasındaki paraya da kendisine de layık bir halı alır.

28Ara/190

Mehmet Âkif Ersoy’un Ölüm Günü Münasebetiyle – Doç. Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner

Mehmet Âkif Ersoy’un Ölüm Günü Münasebetiyle - Doç. Dr. Süleyman COŞKUNER

Doğum tarihi: 20 Aralık 1873, İstanbul-
Ölüm tarihi ve yeri: 27 Aralık 1936, İstanbul)

Mehmet Akif Ersoy'a cenaze töreni bile çok görülmüştü.

Mehmet Akif’in Cenaze namazına bir hukuk fakültesi öğrencisi iken katılan Prof. Dr. Sulhi Dönmezer  5 Ocak 1987 de Tercüman gazetesinde  “ Akif’in Cenaze Töreni” başlıklı yazısında o günü şöyle anlatacaktı :

‘…O zamanların ülkemizde egemen tek partinin otoriter düzeni içinde kimse idare ile çelişkiye düşmek istemediği için basında Mehmet Akif’in yurda dönüşü ve hastalığının seyri hakkında pek fazla haber yayınlanmazdı….

Bizler alana geldiğimizde, namaz saatinin yaklaşmış bulunmasına rağmen bir tabuta rastlamadık, hep birlikte bekliyoruz. Birden lokantanın ön kısmını bir cenaze otomobilinin geldiğini gördük, iki kişi üzerine örtü dahi konmamış bir tabutu indirdiler. Yoksul bir fakirin cenazesinin getirildiğini düşünerek bir kısım arkadaşlar yardıma teşebbüs ettiler. Fakat tabutun Mehmet Akif'e ait bulunduğu anlaşılınca bir anda yüzlerce genç ağlamaya başladı. …Gençler hemen Emin Efendi Lokantasının bayrağını alarak tabutun üstüne örttüler.

Sonra merhumun bir kısım arkadaşları gelmeye başladı ama ne vali, ne belediye reisi ve ne de tek partinin zimamdarlarından hiç kimse ortalarda yoktu.”

23Eyl/190

Hz. Ömer’in Adaleti – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner

Hz. Ömer’in Adaleti - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

“Hz. Ömer’in halifeliği döneminde Şam Valisi olan ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’in arkadaşlarından olan Sad b. Ebi Vakkas (r.a.) Şam’daki bir camiyi genişletmek ister. Bu nedenle de caminin civarındaki arsaları kamulaştırır. Herkes arsasının bedelini alır ve isteyerek arsasını camiye devreder. Ancak Şam’da yaşayan bir Yahudi, camiye bitişik olan arsasını satmak istemez. Vali arsasının değerini fazlasıyla verse de Yahudi vatandaş arsasının kamulaştırılmasına rıza göstermez. Bunun üzerine vali arsaya el koyar ve bedelini adama gönderir.

1Ağu/190

Kaliteli Yaşamak İçin 100 Altın Öneri – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerKaliteli Yaşamak İçin 100 Altın Öneri - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

1. Sağlığınızı iyi koruyun.
2. Sevgi yüklü bir insan olun.
3. Devamlı tebessüm edin.
4. Tüm çevrenize saygılı olun.
5. Pozitif düşüncelerle bezenin.
6. Haklı olmayı değil, mutlu olmayı tercih edin.
7. Dost ve arkadaş canlısı olun.
8. Naif, nezaketli ve tatlı dilli olun.
9. İyiliksever ve yardımsever olun.
10.  Merhametli olun.

26Tem/190

Amerika’da Ünlü Bir Avukatın Kaybettiği Tek DAVA… / Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerAmerika’da Ünlü Bir Avukatın Kaybettiği Tek DAVA... / Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Futbolcu yakalanmıştı. Ama karısının cesedi ortada yoktu. Duruşma Amerikan filmlerindeki gibiydi. Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu. Kucak dolusu parayla tuttuğu Avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu.

10Nis/190

Kaliteli Yaşamda Yaşlılık (Yaş Alma) Analizi – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerKaliteli Yaşamda Yaşlılık (Yaş Alma) Analizi - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

İnsanoğlu, her canlı gibi doğar, büyür ve ölür. Yaratıcımız her birimize ne kadar nasip ettiyse, o kadar yaşarız. Ancak, bize bahşedilen bu yaşantı beyaz bir sayfa iken, kendi irademizle, dış çevre faktörlerin etkisiyle, duygularımızla, heyecanımızla, ürettiklerimizle, paylaştıklarımızla, sabrımızla, çalışkanlığımızla, cesaretimizle, olaylara bakış açımızla, problemlere yaklaşım tarzımızla etc, o beyaz sayfayı renklendiririz.

Bazı insanların biyolojik yaşları ile hissettikleri ve gösterdikleri yaşları arasında oldukça büyük farklar vardır. Bu farklar, hayata pozitif, güzel ve ümitvar bakanlarda daha güzel sonuçlar verirken; negatif, kötümser ve karamsar bakanlar için ise, tamamen kötü sonuçlar verebilmektedir.

Mesela, biyolojik yaşı 25 olan bir gencin hayattan hiçbir olumlu beklentisi yoksa, bütün olayların olumsuzluklarla sonuçlanacağına inanırsa, geçmişin eyvahları ve keşkeleri ile, geleceğin acaba ve korkuları içerisine kendisini hapsederek, anını elden kaçırıyorsa, kendisine yeterince bakmıyorsa, gelecekten hiçbir güzel beklentisi yoksa, bu kişinin çevreye sunduğu görünen yaşı ve hissettiği yaşı 45 leri bulabilmektedir.

26Şub/191

Mario Raul de Morais Andrade, "Olgunluğun Kıymetli Zamanı" kitabından kısa bir alıntı… / Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

süleyman coşkunerMario Raul de Morais Andrade, "Olgunluğun Kıymetli Zamanı" kitabından kısa bir alıntı... / Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

Yazar ileri yaşların nasıl daha fazla değerli olduğunu ve hayata nasıl bakılması gerektiğini çok güzel cümlelerle vurguluyor....

"Olgunluk dönemimde, kalan yıllarımı saydım ve yaşadığımdan çok daha az zamanım kaldığını keşfettim.

Bir şekerleme paketi kazanmış küçük bir çocuk gibi yılları büyük bir zevkle ve iştahla yedim, ama azalmaya başladıklarını hissedince artık teker teker, tadını çıkararak yiyorum.

Artık yasaların ve yönetmeliklerin tartışılıp durduğu ve hiçbir işe yaramayacağını bildiğim sonsuz toplantılara ayıracak zamanım yok.

Takvim yaşlarına rağmen hâlâ büyümeyen aptal insanlara destek olmak için de zamanım yok.

Vasatlıkla uğraşmak için de zaman ayıramam.

6Oca/190

“İŞ KAZASI DİYE BİR ŞEY VARDIR” – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner“İŞ KAZASI DİYE BİR ŞEY VARDIR” - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER
Kaliteli Yaşam Uzmanı

Son günlerde bir çok televizyon kanalında, Aile, Çalışma ve Sosyal hizmetler Bakanlığı’nca, “zorunlu yayın” adı altında bir uyarı kısa filmi gösterilmektedir. Filmde bir iş kazası gösteriliyor ve vurucu cümle söyleniyor: “İş kazası diye bir şey yoktur, tedbir alın” diyor.

İçimdeki sevimsiz bir ses; “emredersiniz” demek istiyor ama, hemen susturuyorum. Hiçbir çalışanın isteyerek ve bilerek iş kazasına maruz kalıp, ölmek veya yaralı kalmak istemeyeceğini hepimiz bilebiliriz. Bu güne kadar meydana gelen iş kazalarında bir çok canımız hayatını kaybetmiş, birçokları da yaralanmıştır.

3Oca/190

”Bilesin ki, ben Nuşirevan’dan daha az adil değilim.” – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

Ssüleyman coşkunerBilesin ki, ben Nuşirevan’dan daha az adil değilim.” -  Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

“Hz. Ömer’in halifeliği döneminde Şam valisi olan ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’in arkadaşlarından olan Sad b. Ebi Vakkas (r.a.) Şam’daki bir camiyi genişletmek ister. Bu nedenle de caminin civarındaki arsaları kamulaştırır. Herkes arsasının bedelini alır ve isteyerek arsasını camiye devreder. Ancak Şam’da yaşayan bir Yahudi, camiye bitişik olan arsasını satmak istemez. Vali arsasının değerini fazlasıyla verse de Yahudi vatandaş arsasının kamulaştırılmasına rıza göstermez. Bunun üzerine vali arsaya el koyar ve bedelini adama gönderir.

Arsasını kaybeden Yahudi, komşusu olan bir Müslüman’a derdini anlatır. Sızlanır. Bana zulmedildi, der. Müslüman vatandaş da kendisine, Medine’ye git. Orada halife Hz. Ömer vardır. Derdini anlat. Ömer, son derece adildir, elbette seni dinler, der. Şamlı Yahudi Medine’nin yolunu tutar. Yorucu bir yolculuktan sonra Medine’ye ulaşır. Halifeyi sorar. Vatandaşlar bir hurma ağacının gölgesinde dinlenen halifeyi gösterirler. İşte halife bu zattır, derler. Adam Hz. Ömer’in yanına gider. Selam verip yanına oturur. Derdini anlatır. Hz. Ömer adamı dinler. Sonra bulduğu bir deri veya kemik parçasının üzerine şu cümleyi yazar: ‘Bilesin ki, ben Nuşirevan’dan daha az adil değilim.’ Kısa ve özlü bir cümle. Yahudi bu yazıyı alıp ayrılır. Ama yolda giderken de kendi kendine şöyle konuşur: “Şam’daki idarecilerin giyim, kuşam ve oturdukları yerdeki ihtişam ve debdebe nerde, Medine’deki halifede bulunan tevazu nerde.

10Eyl/180

KADIN CİNAYETLERİ NEDEN BU KADAR ÇOĞALDI??? – Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

süleyman coşkunerKADIN CİNAYETLERİ NEDEN BU KADAR ÇOĞALDI??? – Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

Eskiden bu kadar fazla kadın cinayetleri olmazdı.

Genellikle kadınlar geçimsiz ve huzursuz eşleri tarafından özellikle de bilmem kaç bıçak darbesiyle ve silahlarla katlediliyorlar.

Eşler bu eylemi çok da severek yapmıyorlar herhalde. Çoğu da kendilerini de öldürüyorlar. Hatta bazıları cinnetin en doruğuna çıkıp, ailenin tümünü veya o anda kime rastlarsa onları da öldürüyorlar.

Sağ kalan katillerin alacağı cezayı çekmeye kesinlikle ömrü yetmeyecek.

Her yönüyle çok hazin bir durum.

Merak ettiğim konu ise:
Aile Bakanlığı, psikiyatrisler, sosyologlar ve psikologlar bu hazin durumu ne zaman araştıracaklar?

Katledilen kadın sayısı hangi sayıyı bulunca???

Eşini katleden kocalara neden yaptıkları hiç soruldu mu???

27Tem/180

Farklılık – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

 süleyman coşkuner

Farklılık – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

BB (baby boomer) kuşağı dediğimiz 1944-1965 doğumlu insanların;
– Delinen pantolonlarına yama vurmaları,
– Yıpranan giysilerini onarmaları,
– Sökülen ayakkabılarını dikmeleri,
– Patlayan futbol topunu sağlamlamaları,
– Bozulan radyoyu tamir ettirmeleri, sırf yoksulluktan değildi. Sadece tutumluluktan da değildi.

29Haz/180

Tebessüm ne der biliyor musunuz? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

süleyman coşkunerTebessüm ne der biliyor musunuz? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

Ben seni seviyorum. Seninle muhabbet etmek istiyorum. Benden sana asla zarar gelmeyecek. Senin dertlerine ortak olmak istiyorum. Senin mutluluğun ile benim mutluluğumu birleştirerek, sinerji ve enerji üretip günümüzü daha da güzelleştirmek istiyorum. Senin engelinin benim nazarımda hiçbir olumsuzluğu olmadığı gibi, ibret almama, şükretmeme, tefekkür etmeme dua etmeme sebep olduğun için, sana teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Senin benden noksan hiçbir yerin yok. Üstelik Rabbimin bir azası noksan olan bireye, umulmadık azalarına olağanüstü yetenekler yüklediğini de çok iyi biliyorum.

2Haz/180

KARANLIĞA KURŞUN SIKILIR MI? – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerKARANLIĞA KURŞUN SIKILIR MI? - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

Sıkıldığı yerler vardır, sıkılmadığı yerler vardır. Öncelikle kurşun hedefini vurmak üzere sıkılır. Hedefini vuramayan kurşunlar, kelimenin tam anlamıyla maddi ve manevi anlamda israftır. Kahramanlarımızın terörle mücadelelerinde gece gündüz demeden, mağaralarda gizlenmiş hainlere karşı, hedef yeterince küçültülüp, tortop edildikten sonra karanlığın ciğerine ciğerine kurşun elbette sıkılır.

Deli cesareti veya kör cesaretle karanlığa kurşun sıkmak, bazen faydadan çok zarar da getirebilir. Amaçsız rastgele bol miktarda karanlığa sıkılan kurşun, korkaklık emaresi de olabilir. Önceden gizlenmiş düşmanın yeri tam belli olmadan karanlığa kurşun sıkıldığı zaman, en büyük risk; düşman ilk kurşunlarla vurulamamış ise, kurşun izlerinden yerimiz belli olacak ve ani bir geri taarruzla kendimiz vurulabileceğiz.

30Oca/180

Her sabah kalkarken, o gün yapacaklarını düşün / Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

süleyman coşkunerHer sabah kalkarken, o gün yapacaklarını düşün.

• Her gün yüksek nitelikli müzik dinle... Müzik ruhun gıdasıdır.

• Yaşamında şu üç şey hep olsun: Enerji, heyecan ve empati...

• Günde en az bir defa başını kaldır, göğe bak... Evrenin haşmetini duyumsa...

• Uyanıkken hayaller kur.

• Değerli vaktini dedikodular, olumsuz düşüncelerle, gelmiş geçmiş ve senin kontrolün dışındaki şeyler için harcama. Enerjini olumlu "şimdi" için kullan.

• Problemler gelip geçen derslerdir. Onlardan öğrendiklerimiz hayatın geri kalan kısmında işe yarar.

• Daha sık kahkahalarla gül, daima gülümse...

• Dostlarını kucaklama fırsatını hiç kaçırma.

• Yaşam bir şeylerden nefret etmekle geçirilmeyecek kadar kısadır...