Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
18Oca/170

Akdeniz’de yolcu uçağı uçuramayacağız!.. / Ahmet TAKAN

1-703

İç gündem, Meclis'teki Cumhurbaşkanlığı görünümlü Anayasa değişikliği paketine kilitlendi. Sabahtan akşama fire toto oynanıyor!.. Türkiye'nin hayati fireleri itina ile gözden kaçırılıyor!.. Bunlardan birisi, Cenevre'de başlayan Kıbrıs görüşmeleri. Gerçekler, Türk dünyasından ustalıkla gizleniyor. İç destekli dış dayatmalara boyun eğersek, sadece, şehit kanları ile suladığımız yavru vatanı kaybetmeyeceğiz... Akdeniz'de yolcu uçağımızı bile uçuramayacak hale düşeceğiz... Kamuoyu olarak uyanık olmazsak çok acı kayıplar vereceğiz ama iş işten geçecek!..

Millî Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, Cenevre görüşmeleri devam ederken, YENİÇAĞ'a haritalarla çok önemli açıklamalar yaptı. Akdeniz'de başımıza nasıl bir çuval geçirilecek?.. Ümit Yalım'ın anlattıklarını tane tane ve ağır ağır okuyun lütfen!.. Bu arada, AKP iktidarının uluslararası belgeyle KKTC'yi tanımadığını nasıl tescil ettirdiğine de bakın!..

5Oca/170

Bahçeli çare bulabilir mi?.. / Ahmet TAKAN

24679_bBahçeli çare bulabilir mi?.. / Ahmet TAKAN

Cumhurbaşkanlığı görünümlü başkanlık anayasası yarı yarıya hukukileşti!.. Değişiklik paketi, takla attırılarak TBMM Anayasa Komisyonu'ndan kavga dövüş geçirildi. Sırada Genel Kurul'da görüşme ve oylama süreci var...

Anayasa değişiklik paketinin, TBMM Genel Kurulu'nda akıbetinin son safhasına kadar parmak hesabı yapmaya devam edeceğiz. Anayasa yapmak, Anayasa'da değişiklik yapmak her şey mi?.. Kısacası, iş Anayasa yapmakla bitiyor mu?.. Konjonktür hazretlerine göre hukukileştirince, sıyrılıp kenara geçebiliyor musunuz? Soruların doğru yanıtını bulabilmek için şöyle bir kısa geçmişi hatırlayalım dilerseniz!..

Millî Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, bazı Anayasa ihlallerini madde madde çıkardı. Gerekçeleriyle birlikte şöyle sıraladı Ümit Yalım;

"1: 20 Mart 2003 tarihli Irak Tezkeresi. Irak Devleti tarafından Türkiye'ye herhangi bir saldırı olmadığı için meşru müdafaa hakkı oluşmadı. BM Güvenlik Konseyinin kararı yok. 1,5 milyon Müslüman öldürüldü. Ayrıca Irak ordusunda zorunlu askerliğini yapan en az 6 bin Türk soydaşımız hayatını kaybetti. BM Güvenlik Konseyi'nin 28 Mart 2003 tarih ve 1472 sayılı kararı ile Irak Savaşı'nın gayrimeşru olduğu tescillendi. Irak Savaşı, İsrail'in güvenliğini sağlamak için yapıldı. Anayasa'nın 92'nci maddesi ihlal edildi.

2: 2003 Irak Savaşı. ABD askerlerinin Türk topraklarından geçirilmesi. Saddam yönetiminin devrilmesini müteakip yüz binlerce Amerikan askeri Meclis kararı olmadan İncirlik'ten geçirildi. Genelkurmay yetkilileri Meclis kararı istemesine rağmen, AKP Hükümeti, Amerikan askerlerinin geçirilmesini milletlerarası nezaket kuralları kapsamında yaptığını beyan etti. Anayasa'nın 92'nci maddesi ihlal edildi.

23Tem/160

Türk ordusu tasfiye ediliyor…/ Ahmet TAKAN

24679_bTürk ordusu tasfiye ediliyor.../ Ahmet TAKAN

Uyanın beyler!..

Hain darbe girişimi ardından kafalar allak bullak... Birçok sorunun cevabı hâlâ havada... Sivil cuntanın düzenlediği operasyonlar eşliğinde yürütülen algı operasyonu sayesinde sap ile samanı birbirinden ayırmanın neredeyse imkansız olduğu bir ortam... Büyük çapta tutuklamalar yapılıyor. Bir yanda, "darbe tehlikesi ortadan kalktı", diğer yandan "tehlike geçmedi" deniyor.  Emir komuta zinciri altında halk, meydanlarda sabahlara kadar bekletiliyor. Ki; yorgunluktan kafasını kaldıramayan halk, doğru soruları sorup yanıt aramasın!..

10Eki/150

NATO/PKK 1 Kasım sonrasına hazırlanıyor! – Ahmet TAKAN

ahmet-takan-nato-pkk-1-kasim-sonrasina-hazirlaniyor  NATO/PKK 1 Kasım sonrasına hazırlanıyor! - Ahmet TAKAN

NATO'dan  gelen "Türkiye'yi savunmaya, asker göndermeye hazırız "açıklaması..

Hiç hayra alamet değil!

Zaten Türkiye, ta başından beri stratejik çukurluğa mahkum edilmişti...

Nedenini nereye bağlarsanız bağlayın bedelini milletçe ağır ödediğimiz iç-dış bütüncül sürecin hayatinoktasındayız.

10Ağu/150

PKK’da uyuşturucu parası yüzünden iç infazlar başladı… / Ahmet TAKAN

PKK’da uyuşturucu parası yüzünden iç infazlar başladı... / Ahmet TAKAN

Hiç beklemedikleri bir anda  sopayı yiyip, belleri de  kırılınca AB’nin NATO’nun kucağına koştular. Hayat buldukları çözüm masasının -gerçek sahiplerinden- tekrar kurulması için yalvar yakar oldular. Türkiye’yi jurnallediler. Ankara’nın kulağının çekilmesini istediler. Sazcı kardeşlerin Türkiye’deki orkestra arkadaşları da davul ve zurnaları ile eşlik etti.

Ankara’nın kararlılığı karşısında operasyonlara destek verir gibi görünmek zorunda kalan AKP topal ördek iktidarı da hemen yalpalamaya başladı. Her türlü kirli çamaşırları ile ilgili tüm belgeler şefaatçi Brüksel’in elinde olunca ne yapsın sözde kamu düzenciler?.. Üstüne üstlük, HDP’den, AKP’ye, “Siz bizi terk ederseniz biz ülke içinde başka ittifaklarda kurarız. Gideriz CHP’ye ha” şantajı da çekildi. Etkili de olmadı değil!.. Paniğe kapıldı topal ördek. Sazcı kardeşlere, MİT geçici olarak bir süreliğine tadilatta olduğu için KDGM’nin kapıları açıldı. Masanın ucu gösterildi. Yol gösterildi, akıl verildi “AB üzerinden dönüş yapın” diye. Hemen ardından da “çözüm süreci” nin rüzgar gülü Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, medya üzerinden yeniden esaslı bir algı operasyonuna girişti. Dolmabahçe mutabakatının jönü, Recep Erdoğan’ın kum torbası, yavaş yavaş eskiye dönüşün işaretlerini vermeye başladı. Malum medyadaki eş zamanlı haberleri dikkatlice okursanız Dolmabahçe sarmasının maddelerinin hortlatıldığını, üstü kapalı da olsa Öcalan güzellemelerine devam edildiğini görürsünüz.

Ne oldu o bol hamasetli kararlılık söylemlerine?..

8Oca/140

Takasa gidiyoruz!.. / Ahmet TAKAN

Takasa gidiyoruz!.. / Ahmet TAKAN

17 Aralık operasyonun ardından at izinin it izine karıştığı bir sarmala girdik. Bir zamanlar nalıncı keseri gibi her şeyi kendi menfaatlerinden yana yontanlar birdenbire demokrasi havarisi kılığında ortada cirit atmaya başladı. Bunlara, en sıkıntılı günlerde kem küm ederek yarım ağızla bile konuşmaya cesaret edemeyenler de eklendi.

Baskının, zorbalığın, adaletsizliğin tek hükümdar olduğu günlerde "bana dokunmayan yılan bin yaşasın"cılar bugünlerde her türlü duygu sömürüsünü kullanarak reçeteler sunmaya başladılar.
Mekik diplomatlar baş aktörler oldu!..

Kendimce çok önemli bir noktaya bir daha dikkatinizi çekmek isterim.

Recep Erdoğan'ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın "milli orduya kumpas kuruldu" sözlerinin ardından peş peşe yaşadığımız gelişmelere dikkat edin. Önce, ortaya genel af reçeteleri atıldı. Bunun sakıncaları ve haksız yere yatan onurlu insanların haklı tepkileri dikkate alınarak geri vitesine takıldı. Vee!.. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun kanlı bıçaklı olduğu Recep Erdoğan'la buluşmasına kadar varan mekik diplomasisi, sunulan  çözüm önerileri..

"Reçete" ne diye takdim ediliyor kamuoyuna?;

"Ergenekon ve Balyoz reçetesi"