Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

25Şub/216

Ömer Seyfettin’in "PİÇ" adlı kitabından güzel bir hikaye..

omer_seyfettinden_bugune_isik_tutan_bir_olay_bir_ibret_h87225

"Ömer Seyfettin asker bir yazardır, İstiklal savaşında birçok cephede savaşmıştır. Filistin cephesinde olan hatırasını okuyalım:

"Almanların yenilmesiyle savaş bitmiş mütareke imzalanmıştı Filistin’den çekiliyorduk bir kaç arkadaş subayla karşı tarafın subaylarıyla çekilme işlerini görüşmek için görüşmeye gittik. Karşı tarafta Fransız üniformalı bir subay bana sık sık bakıyor gözünü benden ayırmıyordu. Ben buna bir mana veremiyordum.

Fransız subay yerinden kalkıp bana doğru geldi ve nasılsın Ömer Seyfettin dedi. Beni nerden tanıyorsun ben bir yüzbaşıyım öyle tanınacak kadar üst düzey bir kumandan değilim dedim.

Ömer ben seninle İstanbul da askerî lisede beraber okudum ben falancayım deyince hayretler içinde baktım hatırladım. Hep dini Kur'an-ı eleştiren Osmanlıyı devamlı kötüleyen vatan bayrak sevgisi olmayan bir öğrenci idi amma yine de Fransız subayı olması normal değildi.
Peki, nasıl böyle oldun dedim.

Dedi ki: Ne zaman bir savaş olsa Türkler galip gelse içimde üzüntü oluyordu. Türkler kaybetse zarar görse içimde bir sevinç oluyordu, çoğu zaman kendimi ayıplıyor neden böyleyim diyordum. Bir gün Anneme ısrarla bunun sebebini sordum.

- Dayanamayacağım anlatayım dedi. İstanbul hastanesinde görevli bir Fransız doktor vardı hastaneye gidip gelirken onunla birlikte oldum ve sen o Fransız doktorun oğlusun babanın bundan haberi olmadı, şimdi sen öğrendin dedi.

Zaten babam zannettiğim çoktan ölmüştü. O hastaneye gittim şu tarihte burada çalışmış şimdi Fransa’ya dönmüş olan şu isimli doktorun adresi var mı dedim, adresi verdiler. Fransa’ya gittim babamı buldum. Olanları, Annemin sözlerini söyledim. Her şeyi unutmadım, anneni gerçekten sevmiştim dedi ve beni kabul edip nüfusuna yazdırdı. Fransız okullarında eğitimimi tamamladım ve gördüğün gibi bir Fransız subayı olarak karşındayım Ömer Seyfettin dedi.

Şimdi ben milletini bayrağını dinini eleştirenleri gördükçe acaba onlar da böyle piç mi diye düşünüyorum.???

Ömer Seyfettin

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (6) Geri izlemeler (0)
  1. Zamanımızın vatan hainlerini de çok güzel anlatmış çok güzel gerçekten

  2. …bu yazida anlatilan adamlardan bizdede cok fazla var!! o kesin!
    bizdeki politikacilarinda gecmisi, soyu, sopu iyi incelenmeli !!30-40 sene önce askeri okullarda inceleme yapiliyordu ama simdi bilmem,..!

  3. içimde buruk kalsın buna sebeb olanların ahirete ibtikal edenlerden Allah mahşere kadar kabriblerinde uyutmasın.
    Ahirette nasıl helalkeşecekler

  4. Ömer Seyfeddin 1920 yılında yakalandığı hastalıktan dolayı vefat etti. Hastalığı ve erken ölümü sebebiyle İstiklal savaşımıza katılması mümkün değildir.

    Balkan savaşı ve Birinci Dünya savaşını görmüştür.

  5. ömer seyfettinin bir hikayesi adı üstünde bir hikaye.. öyle olmasaydı o pisliğin adını verirdi.. insanın henüz daha yabancı bir babadan olduğunu bilmeden kendi ülkesi yenilince sevinip,kendi ülkesi yendiğinde üzülmesi imkansız bir durumdur… hatta yabancı bir babadan olduğunu öğrense bile doğup büyüdüğü toprağa böylesi bir tavır takınması çok zordur..ömer seyfettin yazmış okunsun kıssadan hisse alınsın fakat bu hikaye ülkedeki her hangi bir zamandaki yönetimi eleştirenlere karşı onlara piç demeye getirmek için gündeme getiriliyor. esas piçlik ülkenin fabrikaları arazileri dağları vadileri ormanları madenleri yabancılara peşkeş çekilirken ülke yüksek faizler öderken gelecek kuşaklar borçlandırılırken şahsi çıkarları uğruna ses çıkarmamaktır…

  6. Evet rahmetli gümüze ışık tutmuş.
    Keşke daha önce öğrenseydim bunu öğrencim gösterdi ben şaşırdım ve araştırdım,sonuç garip gelmedi çünkü kanı bozuk olanlardan da bu hareket beklenirdi.


Leave a comment

Geri izleme yok.