Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
22Şub/180

“BU NE TARİH SEVGİSİ ÂH, BU NEYİN IZDIRABI” – Süleyman PEKİN

“BU NE TARİH SEVGİSİ ÂH, BU NEYİN IZDIRABI” – Süleyman PEKİN

Son istatistiklere göre nüfusumuz 80 milyon 800 bin, e devlet üzerinden soyağacı bilgisine başvuranların sayısı ise 10 milyon. Devlet, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü üzerinden elindeki 1–2 asırlık nüfus kayıt bilgilerini eksiğiyle noksanıyla “Alt-Üst Soy Bilgisi Sorgulama” ekranından paylaşıyor ve daha ikinci haftada halkımızın % 12’si internet üzerinden başvurmuş oluyor.

Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap! Zavallı millet bağımız ne kadar harap.” 30 yıldır tarih üzerinden hayata bakan biri olarak diyorum ki bu durum hiç de normal değil. Zira tarih, yurdum insanının rivâyetler / menkıbeler haricinde pek ilgi duyduğu bir alan değil. Hele hele siyasetçilerimiz / yöneticilerimiz için hiçbir zaman aranan özellik olmadı. Eee, öyleyse bu ne?

Selçukoğulları, Oğuzların Üçoklar kolunun Kınık boyuna mensup bir sülâle idi; devleti onlar kurunca hepimiz Selçuklu adını millet adı olarak benimsedik. Kezâ Osmanoğulları da Oğuzların Bozoklar kolundan Kayı boyuna mensup sülâlelerden biri olarak devletleşti; hepimiz Osmanlı adını millet adı olarak benimsemekle kalmadık, yıkılışından bir asır geçmesine rağmen hâlen bu ismi övünç sebebi olarak kullanmaktayız.

21Şub/180

Zeytin Dağından Zeytin Dalına – Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman drZeytin Dağından Zeytin Dalına - Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

Kitaplığımı karıştırırken gördüğüm ve tekrar okuduğum ZEYTİN DAĞI kitabı böyle bir değerlendirme yazısı yazmamın sebebi olmuştur. Devletimiz neredeyse 30 yılı bulan bir süredir yurt içinde PKK bölücü terörünü ortadan kaldırmaya uğraşmaktadır. Son yıllarda ayrıca komşumuz Suriye’deki iç savaş, bu sınırımızdaki komşu şehir ve yerleşim yerlerinde güvenlik ve asayiş sorunlarını artırmış ve devletimizin toprak bütünlüğünü de tehdit eder boyutlara getirmiştir. Bu sebeple, devletimiz bu tehlikeyi bertaraf etmek, sınır güvenliğimizi temin etmek ve sınır şehirlerimizdeki vatandaşlarımızın emniyetini artırmak için önce El-Bab’daki FIRAT HAREKATI’nı yapmıştır. Şimdi de ZEYTİN DALI harekatı ile Afrin bölgesi, terör sebebiyle oluşan güvensizlik ve emniyetsizlikten çıkarılmaya çalışılıyor.

Türk milletinin topyekün desteğini alan bu müdahaleleri yapan kahraman ordumuza ve güvenlik güçlerimize dualarımızla muvaffakiyetler dilemekteyiz. Allah Mehmetçiğimize cesaret, güç ve kuvvet versin. Zeytin dalı gibi barış sembolü olan bir isimle adlandırılan bu harekat hem ülkemize, hem de bölgeye barış ve güvenlik; insanlarımıza huzur ve mutluluk getirsin.

20Şub/180

HANİ TÜRKİYE’DE YARGI BAĞIMSIZDI – Av. Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezHANİ TÜRKİYE’DE YARGI BAĞIMSIZDI – Av. Ruhittin SÖNMEZ

On ay kadar önce idi. Türkiye Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan'ın, Almanya'nın önemli gazetelerinden Die Welt'in Türkiye temsilciliğini yapan Deniz Yücel hakkındaki ifadeleri çok netti:

Merkel ile görüşmesinden sonra, "Dedim ki 'Sayın Merkel, önce çıksın yargılansın. Herhangi bir şey yoksa bizim mahkemelerimiz, sizin mahkemelerinizden daha adildir. Bir şey diyemedi o gün. Daha sonra geldi mahkemeye çıktı ve mahkeme tutukladı. Şu anda içerde" demişti.

Erdoğan, gazeteci Deniz Yücel'in PKK ile bağlantısı olduğu iddialarına yönelik olarak, “Elimizde görüntüler, her şey var. Bu tam bir ajan terörist" demiş;

Yücel'in Almanya'ya iade edilmesi konusunda da, "Hiçbir surette iade olmayacak, ben bu makamda olduğum sürece asla" diye konuşmuştu.

Gazeteci Deniz Yücel geçen yıl 14 Şubat 2017 de İstanbul’da kendi isteğiyle ifade vermek üzere gittiği emniyette gözaltına alınmış, 27 Şubat’ta da “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve terör propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Ve bir yıldır tutuklu bulunan Deniz Yücel serbest bırakıldı. Özel uçakla Almanya’ya götürüldü.

Deniz Yücel serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamasında “Neden bir yıl önce tutuklandığımı, bir yıl önce rehin alındığımı bilmiyorum ve aynı şekilde neden bugün serbest bırakıldığımı da bilmiyorum. İddianameyi hâlâ almış değilim” dedi.

19Şub/180

DÖRDÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ ÜZERİMİZE GELEN KASIRGA MIDIR?! – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2DÖRDÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ ÜZERİMİZE GELEN KASIRGA MIDIR?! - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Adalet eski Bakanı İsmail Müftüoğlu’nun başkanlığını yaptığı İstanbul Platformu her ayın ikinci salı akşamı Çengelköy Yakamoz’da toplanarak değişik sektörlerdeki aydınlarımızı bir araya getirir. Her ay yeni bir konuk ve konu ile platform üyelerinin eleştirel düşüncelerine kapı aralarlar. Özellikle de konuşmacıya yöneltilen sorular ile arka plandaki bilgiler de gün yüzüne çıkartılmaya çalışılır. Demokratik bir düzenleme İstanbul platformu. İyi bir düşünce akademisi, fikir alış verişi mektebi. Her görüş açıklanabilir, tartışılır. Katılımcılar herhangi bir görüşe uyup uymamakta özgürdürler.

Son toplantı alışılmışın dışında bir etkinlikti. Marmara Üniversitesi bir önceki Rektörü Prof. Dr. Zafer Gül konuktu; uzmanlığı olduğu sahada Dördüncü Sanayi Devrimini anlattı. Bazılarımız için konu belki de aşırı sıkıcı ve usandırıcıydı. Çünkü baktım bazı konuklar bir müddet sonra akılı telefonlarıyla meşgul olmaya başladılar. Bazılarımız tarifsiz bir keyif aldı. Ben de onlardan biriydim. Kendime göre notlar tuttum.

Yakamoz’un hizmeti, ikramı ve servisi bu toplantılarda öyle fazla yıldız almaz ama merkezi, platonik ve romantik bir mekan. Platformun Adapazarı, Kocaeli, Beylikdüzü, Silivri’ye kadar olan alandan üyeleri var. İstanbul’u yönetenlerin İstanbul trafiğini felç ettikleri düşünülürse herkesin aynı saatte gelmesi zaman zaman zor oluyor. Hangi şart altında olursa olsun toplantı istikrarlı bir şekilde sürüyor.

18Şub/180

PATAGONYA’DA YAŞAMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ!.. / Özcan PEHLİVANOĞLU

özcan pehlivanoğluPATAGONYA'DA YAŞAMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ!.. / Özcan PEHLİVANOĞLU

Ben uzun zamandır hepinizin merak ettiği Patagonya’da yaşıyorum. Hani bazen konuşurken “oğlum sen Patagonya'da mı, yaşıyorsun?” diye denilen yerde!

Çok konuşuruz Patagonya’yı, çok söyleriz ama tahminim o dur ki, bir çoğumuz buranın nerede olduğunu bile bilmeyiz. Bilmeyiz ama yine de, bir Patagonya der geçeriz...

Patagonya, Güney Amerika’nın Arjantin ile Şili tarafından paylaşılan güney bölgesindeki uçsuz bucaksız coğrafyaya verilen isim. El değmemiş doğası ile Patagonya; yeryüzünde cenneti yaşayabileceğiniz birkaç yerden biridir.

Patagonya’nın yüzölçümü yaklaşık olarak 1.5 Türkiye’ye denk geliyor. Nüfus yoğunluğu ise çok düşük, kilometrekareye ikiden az insan düşüyor. Bu, eğer görmek istemiyorsanız günlerce hiçbir insan görmeden, dünyadaki tek kişi sizmişsiniz gibi yaşayabileceğiniz anlamına geliyor. Hatta bazı günler görmek isteseniz de kimseyi göremeyebiliyorsunuz...

Ancak her şey tahmin edemeyeceğiniz kadar yolunda!

Eğitim süper! Devlet okulları parasız ve kaliteli... Özel okul falan yok, binlerce liranız cebinizde kalıyor... Zaten daha çocuk doğar doğmaz sosyal devletin gereği olarak ailelere yardım başlıyor. Çalışan annelere kreş ve anaokulu desteği var.

Eğitim planlı, herkes kabiliyetine göre okuyor. Ülke ekonomisi öyle yapılanmış ki, işsizlik diye bir şey yok! Okulunu bitiren hemen işini buluyor. Hem de insanca geçinebileceği bir paraya!

17Şub/180

Çapkın Aygıra Tazminat, İnsanlarla Alay(!) – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Çapkın Aygıra Tazminat, İnsanlarla Alay(!) - Alptekin CEVHERLİ

Kaç gündür yazmayayım diyorum ama bizim basının Nüfus İdaresi’nin E-Devlet üzerinden uygulamaya açtığı nesebi (soyu) tespit etme konusundaki hizmeti ile artık alenen alay edilmesi sonucu, mecburen bu yazıyı kaleme alıyorum…

Hatırlarsınız; 15 Nisan 2010’da gazetelerde şöyle bir haber vardı:

“İpini koparan yerli bir aygır, İnciraltı Atlı Spor Tesisleri’nin çitlerini yıkıp, aralarında şampiyon İngiliz atı Dinyeper’in yavrusu Happy Girl’ün de bulunduğu beş dişi atla çiftleşti. Sabah tesise giden M. A., aygırı dişi atların yanında çiftleşmeyi sürdürürken gördü ancak artık çok geçti. Atının yarış hayatının biteceğini söyleyen tesis sahibi A., aygırın sahibini bulup 300 bin liralık tazminat davası açacağını açıkladı. … Bu durum şu anda dört yaşında olan Happy Girl’ün koşu hayatının bitme tehlikesi demek. Bir diğer sorun ise doğacak yavruyla ilgili. Happy Girl’ün çiftleştiği at kendisi gibi İngiliz atı olmadığı için doğacak yavru safkan olmayacak. (Radikal)”

Düşünün ki bir atın dahi yarışa girebilmesi için soyunun sopunun belli olması gerekiyor. Hatta belli olması da yetmiyor, asil olması şartı aranıyor. Yoksa baba at belli, hatta aygır cürmü meşhut halinde kısrak ile basılmış. Ama ne deniyor; “Atımın DNA’sı bozuldu en az 2 yıl yarışlara bile giremez(!)”

Bu bir…

16Şub/180

Bismillah ne demektir?

IMG_5423

Bismillah ne demektir?

"Bismillâhirrahmanirrahim", günlük konuşmalarımızda çok kullandığımız dini ifadelerden biridir. Buna kısaca "Besmele" denir. Besmele, "Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile (başlamak)" anlamına gelir. Besmelenin kısaltılmış şekli "Bismillah" tır. Bu cümle de "Allah'ın adıyla" anlamındadır. Bu sözcükler Allah'ı hatırlamak ve anmak demektir.

15Şub/180

‘BENİM YALNIZ VE GÜZEL’ ASKERİM – Süleyman PEKİN

‘BENİM YALNIZ VE GÜZEL’ ASKERİM – Süleyman PEKİN

Keyfimizi balta kesmiyor. Tırnağımızı keserken biraz derin kaçırsak akşama kadar mızmızlanırız. Bir futbol takımı sayısınca Mehmetçik şehit oluyor; kimsenin yüzü düşmüyor. Meşin yuvarlağını öptüğümün maçlarının ve maç geyiklerinin mola vermesi için 110 şehit vermemiz mi gerekiyor?

Aşna-fişnadan tarih asparagasına dek canına yandığımın dizilerinin yayından kaldırılıp kara kurdelalı yas iklimine geçiş için kaç parça olmamız bekleniyor? Çuvalla para karşılığında ve binbir kaprisle sahteden olaylar için rol kesen yüreksizlerin tiryakisiyiz de gerçek kahramanların canhıraş mücadelesi ve can fedası niye haber kanalı alt yazısı kadarcık bile ilgimizi çekmiyor?

Türkiye’nin beka sorunu yok; Survivor’da kim şampiyon olacak sorunu var. Masa tenisi maçı gibi popülist kitleyi bir yarışmadan öbür yarışmaya hiç gaz kesmeden savuran Acun tabiî ki rütbe olarak Hulusi Akar’ın üzerindedir. Saatler dolusu traşın 40 saniyesi de asker muhabbetine ayrıldığında toplu günah çıkarma seansımız şipşak hızda gerçekleşmiş oluyor.

14Şub/180

İZZET GÜNAY’A SAYGI – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2İZZET GÜNAY’A SAYGI - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Bugün için Yetmişler Kulübü üyesi benim neslim, iyi aile ve öğretmen, kitap ve sinema ile büyüdü. Kilis’te Nuri Günal kitapçı dükkanını kapatmıştı. Seyyar Kitapçı Ahmet Amca ise, bez hurçlar içinde muhafaza ettiği günün kitaplarını belli saatlerde Karakadı Camii’nin minaresinin altındaki gölgesinde sergilerdi.

Ahmet Amca sadece Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Karacaoğlan kitaplarını değil, o yıllarda çok okunan Reşat Nuri Güntekin, Mahmut Esat Karakurt, Muazzez Tahsin Berkant, Kerime Nadir’in romanlarını da getir, sergiler ve satardı. Ben ortaokulda iken bu kitapların tümünü alıp okumuştum. Hele bir de okuduğum bu romanların filmleri Kilis’e gelmez mi adeta balından yenmezdi. Dudaktan Kalbe, Ankara Ekspresi, Vahşi Bir kız Sevdim, Erikler Çiçek Açtı, Sarmaşık Gülleri, Küçük Hanımefendi, Hıçkırık, Güller ve Dikenler, Funda, Posta Güvercini, Aşka Tövbe filmleri kapalı gişe oynuyordu. Özellikle cumartesi ve diğer tatil akşamlarında karaborsacılık bile hortlamıştı. Kilis’te iki sinema vardı. Daha fazla Türk filmleri getiren Özyurt ve yabancı filmleri vizyona sokan Şehir adında iki sinema. Hele bir de romanını okuduğun kitap filme çekilmiş, Kilis’te gösteriliyorsa, daha bir hava basılıyor, hatta eleştiri bile yapabiliyorduk filme; falan sahne niye yok diye. Genelde de filmler, senaryolar romanlarla örtüşmüyor, reating yapacak bölümler öne çıkarılıyordu.

13Şub/180

Duygularım – Yüksel ERCAN

Duygularım - Yüksel ERCAN

PKK terör örgütü ile 1984 yılından itibaren sınırlarımız içerisinde tek vücut olarak verdiğimiz mücadele dışında 1974 yılında yapılan Kıbrıs Barış harekatı dışında bu millet çok uzun yıllardır Savaş ve Savaşmak kavramını geçtiğimiz günlerde başlayan Afrin Harekatına kadar unutmuş durumdaydı.
***
Yıllar yılı yurdumuzun güneydoğu bölgesinde PKK terör örgütü ile bazen şiddeti tavan yapan belli zamanlarda ise en az inen mücadele nedeni ile verilen şehitlerimizi vesilesi ile canımızın çok yandığı, bir kenara çekilip hıçkırarak ağladığımız günler çok olmuştur, ancak o günlerde karşımızda fiilen bir devlet olmadığı için eninde sonunda PKK terör örgütünün kökünü kazıyacağımız gerçeğini hiçbir zaman unutmadık.
***
Sınırlarımızın tehlikeye düştüğü, hemen yanı başımızdaki ülkelerin topraklarından atılan bombaların sınırlarımız içerisindeki vatandaşlarımızın hayatlarını kaybettiği bir kısmının yaralandığı anlar çoğalmaya başlayınca sınırlarımızı rahatlatmak ve hemen sınırlarımızın yanı başında yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlamak adına savaşmaktan başka bir çarenin kalmadığı günlere kadar geldik.

11Şub/180

Man Adası’na giden değil, gelen para var – Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

24705_bMan Adası'na giden değil, gelen para var - Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Gündeme bomba gibi düşmüştü...

Gerçek gazeteciler sorular sormuş,

Yalaka basın yıkama-aklama görevi için saldırıya geçmişti...

Man Adası Belgeleri ile ilgili yapılan suç duyurusunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararını açıkladı;

Suç duyurusuna takipsizlik verdi, Belgelere "gerçektir" dedi,

Giden paraya değil, "gelen paraya" dikkat çekti...

***

Hatırlayacaksınız; iddiayı CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ortaya atmış ve Erdoğan'ın yakınlarının yurt dışına para transferi yaptığı iddiasıyla belgeleri paylaşmıştı.

Erdoğan ise söz konusu kişilerin yurt dışına para transferi yapmadığını ısrarla vurgulamıştı.

Savcılık konuyu netleştirdi;

Erdoğan'ın dediği gibi giden para yoktu. Kemal Kılıçdaroğlu belgeleri yanlış açıklamıştı. Çünkü giden değil, gelen para vardı...

Peki bu durum neyi değiştirir?

Hiçbir şeyi... Çünkü savcılık söz konusu banka dekontlarının gerçek olduğuna hükmetti...

Giden değil, gelen para da olsa, sorgulanması gerekmez mi?

Bu neyin parası?

9Şub/180

2019 REJİM SEÇİMİ – Dr. Sakin ÖNER

sakin öner2019 REJİM SEÇİMİ - Dr. Sakin ÖNER

Türk milleti, 2019 yılında üç farklı seçim yapmak zorunda. Mart 2019’da Yerel Yönetimler Seçimi, Kasım 2019’da Milletvekilliği Genel Seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak. Bu seçimlerin en önemlisi de, 16 Nisan 2017’de yapılan Referandum sonucunda kabul edilen Anayasa değişikliğinden sonra, Partili Cumhurbaşkanlığı bölümü gerçekleşen “Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemine Geçiş Seçimi”dir. Bu seçimle, Türkiye’nin 23 Nisan 1920’den bu yana uyguladığı “Parlamenter Sistem” ve “Tarafsız Cumhurbaşkanlığı Sistemi” sona erecektir. Bütün devlet kurumları da bu sisteme göre yeniden yapılandırılacaktır. Dolayısıyla 2019’da yapılacak seçim, normal bir seçim değil, milletin tabi olmak istediği rejimi tercih etme seçimidir.

Eğer seçimler normal tarihinde yapılırsa, Yerel Yönetimler Seçimine bir yıl, Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimine 20 ay var. Hükümetin önünü görebilmesi açısından Yerel Yönetimler Seçimini 2018 sonbaharına çekme ihtimali üzerinde de duruluyor. Ayrıca önümüzdeki günlerde yapılacak uyum yasaları çerçevesinde; bütün illerde bütün ilçelerin bütün şehir kapsamına alınacağı, belde ve ilçe belediyelerinin tamamen lağvedileceği, yerlerine il belediye başkanlıklarının şubelerinin açılması yönünde çalışmalar yapıldığı söyleniyor.

Bu arada Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri kapsamında düşünülen siyasi ittifakın, Yerel Yönetimler Seçiminde de yapılmasına imkan sağlayacak düzenlemeler üzerinde çalışıldığı belirtiliyor. Yerel Yönetimler Seçimi, bir bakıma Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucuna da ışık tutacak. Bu yönden çok önemli. Bu yüzden de, iktidar önünü görebilmek için bu seçimi erkene çekebilir.

7Şub/180

KOCAELİ’NİN KIZI TÜRKİYE’NİN YILDIZI – Av. Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezKOCAELİ'NİN  KIZI TÜRKİYE'NİN YILDIZI – Av. Ruhittin SÖNMEZ

Mavi harflerle yazdırdığım 58 yıl önceki Çağlayangil hatırasının sahibi hala aramızda.. AO

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Kocaeli İl Binasının açılışı için Kocaeli’ye geldiğinde en çok bu slogan tekrarlandı. Kocaelililer öz kızını bağrına basarken gururluydu.

Meral Akşener doğduğu ilde moral depoladı. O da memleketine ve teşkilatlarına heyecan ve coşku aşıladı.

Kısaca Kocaeli’ye “Meral Geldi, Moral Geldi.”

Akşener her zamanki gibi idi. Vatandaşlarımız O’nu gerek esnaf ziyareti, gerek doğduğu köy Gündoğdu’da köylüleriyle buluşmasında her zaman ki sıcak, sevecen, kolay iletişim kuran ve gönüllere kolayca giriveren yapısını yakından izledi.

Kocaeli İl Başkanlığı açılışı için çıktığı sahnede zaman zaman dinleyicilerle birebir diyaloglara girdi. Zaman zaman ciddi bir devlet adamı vasfıyla ülke meselelerini ve çözüm yollarını belli bir disiplin içinde dile getirdi.

Kitleyi bazen kızdıran, bazen güldüren bir üslupla konuşarak, bazen duygulandırıp gözyaşlarını içlerine akıtarak kitlenin nabzını elinde tutan çok usta bir hatip olduğunu gösterdi.

Açılışı yapılacak il binası önünde toplanan 5-6 bin civarındaki vatandaş zaten heyecanlı ve coşkuluydu. Bir toy, bir şenlik havasında başlayan program Meral Akşener’in konuşması sırasında artan bir coşkuyla sürdü.

Bu şenlik Meral Akşener’in ziyaret ettiği Gündoğdu’da, Derince’de ve karanlığa kalmasına rağmen Körfez’de coşkulu kalabalıkların katılımıyla gün boyunca devam etti.

Yerel basın bu olayı çok geniş şekilde verdi. Çeşitli açılardan yorumladı. Gazetecilik görevlerini layıkıyla yaptılar.

Sadece bir “gazete” ara sayfada “Akşener’in İzmit simidi yediğini” öne çıkararak bu önemli haberi adeta gözlerden sakladı. İnternet gazetesinde ise hiç yer vermedi.

7Şub/180

“TANRI’YI KIYAMETE ZORLAMAK” BİRLİĞİ – Süleyman PEKİN

“TANRI’YI KIYAMETE ZORLAMAK” BİRLİĞİ – Süleyman PEKİN

Son iki yazıda bir; Suriye Harekâtı’nın zorluğu ve zorunluluğu, iki; Afrin üzerinden Suriyelileşme tehlikesi konularına değindik. Her ikisinin de geleceğini topluma yön veren kişisel duruş ve davranışlarımız belirleyecek. Dolayısıyla kaderimizi de..

15 Temmuz’da, ihanetten daha mühimi bu ülkenin zekâ bakımından kaymak tabakası diyebileceğimiz genç beyinlerinin düzenli olarak mankurtlaştırılarak heder edilmesi idi. Ve asıl alınması gereken ders de FETÖ’nün yanlış inanç aşısıdır. Ya o nedir? Sorgusuz - sualsiz bağlanma ve kendi inanç önderini herkesten ve herşeyden âli görmedir.

Genetiğiyle oynanmış gıdalar gibi Genetiğiyle Oyun Kurulan Milletler - 1 ve 2 yazılarımızda buna dikkat çekmeye çalışmıştık. Bence tehlike artarak sürüyor. Hem herkes bütün suçu ‘The Cemaat’e atarak rahatladı hem de o eleştirdiği gurubun yapılanmasının aynısıyla varlığını idame alışkanlığı kazandı. Nasıl yani?

Barış ve esenlik dini olmasına rağmen iddiası İslam olanlar resmen savaş ve kavga dilini kullanıyor. Allah, peygamberlerini toplumlar mevcut cahili düzenlerini sorgulasınlar diye gönderirken biz sorgusuz - sualsiz bağlanmayı maharet sayıyoruz. Ve iyiyle kötüyü ayırt etme denilen insan olma / kulluk görevini, hepimize tek tek sorumluluk verildiği halde üstteki liderlerden birine yükleyerek kurtulacağımızı sanıyoruz.

5Şub/180

Necef’te Bir Gece – Prof.Dr. Hacı DURAN

hacı duranNecef’te Bir Gece – Prof.Dr. Hacı DURAN

Necef Irak’ın dördüncü büyük kentidir. Doğu İslam medeniyetinin kurucu örnek kentlerinin başında bulunan Kufe’nin asrımızdaki kentidir. Günümüzde birçok dini eğitim kurumunu yaşatmakla bu özelliğini kısmen de olsa sürdürüyor. Şii mezhebinin en önemli dini otoriteleri ve makamları burada bulunuyor. Çok sayıda Ayetullah ve dini otorite burada faaliyetlerine devam etmektedir. Şii alimler çoğunlukla Necef’i İran’ın Kum kentinden daha üstün bir kutsal mekan olarak görürler. Buradaki dini mercilerin fetvaları daha bağlayıcı olarak görülür.

Kufe Üniversitesine bağlı olarak kurulan, “Merkezu’d-Dirasati’t-Tahassusiye” adlı kuruluşun yetkilileri bizi Kufe Üniversitesinin daruziyafe adlı ikametgahında misafir ettiler. Merkez adına hem bir medreseli hem bir üniversiteli olan Dr. Halid Yunus Numani, hava alanından otele kadar, Kufe’nin kutsal türbelerini, Osmanlılar’ın bu türbelere verdikleri emekleri anlattı. Türkiye ile daha çok ilmi, iktisadi ve kültürel işbirliği yapmak istediklerini söyledi.

3Şub/180

Meral Akşener’in Kocaeli sınavı – Yüksel ERCAN

Meral Akşener'in Kocaeli sınavı – Yüksel ERCAN

Biz Meral Akşener’i oldum olası severiz sayarız, Öğretim üyeliğinden sonra siyasete girmesi Milletvekili olmasından sonrada bize göre gelmiş geçmiş en başarılı İçişleri Bakanlığı yamasından sonra bütün Türkiye’nin sevdiği hatta bugün Ak Partide bulunan pek çok siyasetçinin “28 Şubat döneminde benim idolüm” dediği Akşener bugün Partisinin il Teşkilatını açmak için Kocaeli’ye gelecek.
***
03 Kasım 2002 tarihinde MHP’den Kocaeli birinci sıra milletvekili adayı olduğu dönemde uzun sayılabilecek bir süre kendisi ile birlikte sahada olmuş birisi olarak o zamanlarda Akşener’in kişiliğini daha yakından takip etme imkanı bulduğumuzu söylemeliyiz, 03 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimde MHP yüzde onluk oy barajını geçemeyince Akşener’de TBMM’ye girememişti.
***
Sonraki dönemlerde Meral Akşener MHP’nin hep dışa dönük yüzü olarak MHP’de siyaset yapması uzun sayılabilecek bir süre TBMM başkanvekili olarak görev yapması Başkanvekili olarak oturum yönettiği zamanlarda gösterdiği performans ile gönüllere taht kurmuştu.
***
MHP’de siyaset yapmanın ne kadar zor bir iş olduğunu ancak yaşayan bilir noktasında olduğumuz için biraz öne çıkanın anında saf dışı bırakılma gibi gelenek olduğu çok geçmeden Meral Akşener’i de buldu, Son seçimde MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’nin anlaşılmaz tutumu dolayısı ile Milletvekili adayı gösterilmeyince Akşener için yeni bir siyaset alanı da kendiliğinden açılmış oldu.

31Oca/180

AFRİN ÜZERİNDEN SURİYELEŞME TEHLİKESİ – Süleyman PEKİN

AFRİN ÜZERİNDEN SURİYELEŞME TEHLİKESİ – Süleyman PEKİN

İngilizcede “Syrianisation” diye bir kavram var; Türkçesi Suriyeleşme. Belki de Türkçeden İngilizceye geçmiştir. Zira ilk kez Temmuz 2011’de bir Hürriyet yazarı tarafından dile getirilmiş. Marksizmden noeliberalizme kayan bu yazar bölgede hep Amerikan operasyonlarının ön açıcısı / akıncısı olarak işlev gören Cengiz Çandar. Arap Baharı, Ergenekon ve Balyoz’la Türk Ordusunun tasfiyesi, Açılım Süreci, Cemaat ve Fethullah Gülen gibi konularda Hükümet’e en çok gaz veren duayen olarak tarihe geçtikten sonra FETÖ – PDY soruşturmalarında Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’la aynı kaderi paylaşmamak için 15 Temmuz öncesinde Stockholm’e yerleşmişti.

Afrin, PKK–PYD–YPG’nin elindeki bir ilçe; Örgütün ‘kanton’ yani ‘eyaletçik’ yapılanmasında. Başka var mı? Şabha, Şedadî, Rakka, Kobani, Cezîre, Deyr-i Zor… Bunlardan son 3’ü eyalet büyüklüğünde.. Ve bunlardan sondan 3’ncüsü 29 Ekim 2014 Rezaleti’yle kurulmasına göz yumduğumuz, hatta “Kobani’ye Destek” çağrısıyla ülke içinde 6-7 Ekim Olayları’nda 50 sivil vatandaşımızın öldürülmesine maalesef seyirci kaldığımız yer; Ayn’el- Arab veya Kubanlı.

30Oca/180

Her sabah kalkarken, o gün yapacaklarını düşün / Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

süleyman coşkunerHer sabah kalkarken, o gün yapacaklarını düşün.

• Her gün yüksek nitelikli müzik dinle... Müzik ruhun gıdasıdır.

• Yaşamında şu üç şey hep olsun: Enerji, heyecan ve empati...

• Günde en az bir defa başını kaldır, göğe bak... Evrenin haşmetini duyumsa...

• Uyanıkken hayaller kur.

• Değerli vaktini dedikodular, olumsuz düşüncelerle, gelmiş geçmiş ve senin kontrolün dışındaki şeyler için harcama. Enerjini olumlu "şimdi" için kullan.

• Problemler gelip geçen derslerdir. Onlardan öğrendiklerimiz hayatın geri kalan kısmında işe yarar.

• Daha sık kahkahalarla gül, daima gülümse...

• Dostlarını kucaklama fırsatını hiç kaçırma.

• Yaşam bir şeylerden nefret etmekle geçirilmeyecek kadar kısadır...

28Oca/180

İNSANA DOST, FİKRE DOST AKÇA KOCALAR – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2İNSANA DOST, FİKRE DOST AKÇA KOCALAR - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

İstanbul’daki yatılı lise hayatımda çok şık giyinen Akçakocalı arkadaşımız vardı. Her hafta sonu memleketine gider, Pazar akşamı okula dönerdi. Kısmet olmadı buna rağmen Akçakoca’ya gitmek. Dolayısıyla Karadeniz’de 35 kilometrelik sahili ile bir taşra kasabası olarak kaldı aklımda Akçakoca. Bugün de Düzce’ye bağlı bir ilçe.

Akçakoca ile bilgim ne zamanki önce Aydınlar Ocağı, sonra Kandıralılar Derneği ve nihayet Akça Koca Kültür Platformu mensubu dostlarımla tanışınca, değişti ve gerçek Akça Koca’yı öğrenme fırsatı buldum. Bazı hususları öğrenmek için illa bir vesile gerekiyor. Bu da öyle oldu. Bir çoğu 30-40 yıllık dostlarım. Ruhittin Sönmez, Dr. İbrahim Kahraman, Ahsen Okyar sivil toplum kuruluşlarımızın başkanlığını yapmış saygın arkadaşlarım. Hem bu STK ve hem de bu söz konusu aydınlarımız her zaman gündemi yakından takip eder ve yenilerler. Son bir ayda iki ayrı etkinliklerinde birlikte oldum.

27Oca/180

RAHMETLİ NİHAT GÜRER’İN KABRİ BAŞINDA TOPLANDIK – Musa ORDU

musa-ordu_thumb-3RAHMETLİ NİHAT GÜRER’İN KABRİ BAŞINDA TOPLANDIK - Musa ORDU / Kocaeli Aydınlar Ocağı İlim ve İstişare Kurulu Üyesi

Çok sevgili can kardeşimiz, aziz dostumuz Nihat Gürer vefat edeli bir yıl olmuş. Kocaeli Aydınlar Ocağı Sekreteri Dr. M. Bora Bulut Bey telefon edip, Musa Bey 23 Ocak Salı günü saat 15.oo de Nihat Gürer’i anmak için Kabri başında toplanıyoruz dediğinde, bir anda, bir sene önce 22 Ocak 2017 tarihinde ebedi istiratgahına tevdi ettiğimiz günü hatırlayıp bir hayli hüzünlendim. Zira, son yıllarda aramızda bulunan çok değerli arkadaşlarımızı kısa aralıklarla peş peşe kaybetmiş olmanın üzüntüsünü henüz üzerimizden atamamış iken, bu defa da kendisine başkanların başkanı diye hitap etmiş olduğum ve çarşıya çıktığım zamanlarda sık sık bürosuna uğradığım çok yakın dostum Nihat Gürer Beyi kaybetmiştik.