Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
11Ağu/180

İKTİDARIN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ MUHALEFET! – Özcan PEHLİVANOĞLU

unnamed

İKTİDARIN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ MUHALEFET! – Özcan PEHLİVANOĞLU

Türkiye, 1994 yılından bu yana çoğunlukla Akp'nin belediyeleri tarafından yönetiliyor. 2002 yılından bu yana da, Ankara'da iktidar koltuğunda Akp oturuyor. Hatta bir rejim değişikliğine neden olarak "tek adam" sistemini de, yürürlüğe koydular.

10Ağu/180

BAĞIMSIZ MEDYA, ŞEFFAFLIK VE EKONOMİ – Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezBAĞIMSIZ MEDYA, ŞEFFAFLIK VE EKONOMİ – Ruhittin SÖNMEZ

Son zamanlarda bağımsız medyanın ne kadar önemli olduğunu iliklerime kadar hissetmeye başladım.

Eskiden en sevdiğim tartışma programlarını izlemeye tahammül edemiyorum. Sözde “uzman”, “bilim adamı” ve “aydın” sıfatlı kişilerin yalakalık sınırlarını bu kadar zorlamaları, zekâmızla alay edercesine en temel yanlışları bile savunmalarını izlemek bir işkence haline geldi.

Bir sade vatandaş olarak haber alma ve bilgilendirilme hakkımın bu kadar engellendiği, medya gücünün bu kadar kötüye kullanıldığı bir dönem hatırlamıyorum.

“Tek adamın” ve “güçlü iktidarın” aleyhine tek cümle söyleyemeyen, tek satır yazamayanların muhalefet liderlerine aslanlar gibi saldırdıklarını görüyoruz.

Her geçen gün, farkında olmadan, TV’de haber ve yorum izlemeye ayırdığım zamanı azaltıyorum.

9Ağu/180

SAKIN RAHİP DEME RAHİPTEN ÖTE BİR DİN VARDIR – Süleyman PEKİN

SAKIN RAHİP DEME RAHİPTEN ÖTE BİR DİN VARDIR – Süleyman PEKİN

Cihanı pazarlayan sistem içlerindedir, kesin bilmezler

O milletler ki kapitalizm içredirler, başka din bilmezler

Ve biz bu Dini çok sevdik; kusura bakma Hayâlî. 1947’den beri bu Dinin baş Misyoneri Amerika’nın çok yardımlarını gördük; tam 71 yıldır. Bugün o Dine mensubiyet göstergeleri aşırıysa tekrar ABD’yle mübarek kavilleşmeler kapıda demektir.

O Dinin düzeni - ki Serbest Piyasa Ekonomisidir - 1950’den beri memleketimizde câri, yani 68 yıldır. Azıcık bu düzenin dışına çıkma niyetlerini Vaşington’daki Başkan’la paralellik arzedecek bir biçimde sandıkta cezalandırdık.

1952’den beri bu Dinin kutsal şövalyeliği / mücâhitliği sayılan NATO ekibindeyiz; tastamam 66 yıldır. Konu şövalyelik olunca darbeler / ihtilâller de kaçınılmaz oluyor. 1960’dan başlatırsak 58 yıllık ilginç bir darbedârlık havuzumuz var.

2Ağu/180

EN’AM SÛRESİ’NDE ŞEFAAT VE VELÂYET – Süleyman PEKİN

EN’AM SÛRESİ’NDE ŞEFAAT VE VELÂYET – Süleyman PEKİN

Geleneksel Din Anlayışı diyerek kibarlaştırdığımız Tekerlemeci ve Taklitçi İnanç Sahiplerinin ekopolitik takıntılarından velilik, evliyalık, velâyet mevzularına Kuran-ı Mübin acep ne diyor? Dokuz kusurlu hareketin sonuncusundan başlarsak Celâleddin Rumî’nin Mevlâna lâkabını kullanması tevhidî açıdan caiz değil; zira Bakara 286’te “Ente Mevlâna fensurnâ.. / Sen Mevlâ’mızsın (Efendi’mizsin), artık yardım et!” dendiği için Allah’ın ‘koruyucu, velâyet sahibi’ anlamındaki özel ismi herhangi bir insan için kullanılamaz, kullanılmamalı.

Velî koruyup gözetici; Evliyâ veliler, Velâyet idare etmek, yönlendirmek mânâlarında.. Şefaat ise korumak, aracılık yapmak ve Şefî‘ de sıkıntıdan koruyucu, bağışlanmaya aracı mânâlarında..

28Tem/180

MARAŞ’IN BAĞLARI ÖKSÜZ KALDI! – Özcan PEHLİVANOĞLU

özcan pehlivanoğlu
MARAŞ'IN BAĞLARI ÖKSÜZ KALDI! - Özcan PEHLİVANOĞLU

Sizlere üç beş yıl evvel Mahir Ağbinin bağından bahsetmiştim. O bağ Maraş'ın en güzel bağı idi ve o bağın bu kadar güzel olmasının nedeni ise Mahir Ağbinin kendisiydi...

Yiğit, güzel ve dost canlısı insan, sofrasına oturup yemeğini yediğim insan Mahir Ağbiyi kaybettik...

Hem ailesi, hem sevenleri hem de Maraş'ın bağları öksüz kaldı...

Ben de, gerçek bir dostu kaybettim... Onun bağında bir akşam Maraş'ın seyrederek yediğimiz yemeği ve sohbeti unutamam...

Mahir Ağbi, bağı sağlığında kaptırmadın ya, şimdi sana bütün cennet bağları helaldir...

Mekanın cennet olsun, Allah rahmetini esirgemesin ailenin de başı sağolsun... Merak etme, biz dünya vazifelerine devam ediyoruz.. güle güle iyi insan!

27Tem/180

Farklılık – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

 süleyman coşkuner

Farklılık – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

BB (baby boomer) kuşağı dediğimiz 1944-1965 doğumlu insanların;
– Delinen pantolonlarına yama vurmaları,
– Yıpranan giysilerini onarmaları,
– Sökülen ayakkabılarını dikmeleri,
– Patlayan futbol topunu sağlamlamaları,
– Bozulan radyoyu tamir ettirmeleri, sırf yoksulluktan değildi. Sadece tutumluluktan da değildi.

25Tem/180

ORWELL’LER ÖLÜR 1984’LER ÖLMEZ – Süleyman PEKİN

ORWELL’LER ÖLÜR 1984’LER ÖLMEZ – Süleyman PEKİN

Goerge Orwell 1984'ü yazdığında takvimler 1949'u gösteriyordu. Bense Türkiye'deki hangi olayla, hangi zamanda, hangi yazımla 1984'ü bağdaştırdığımı bile unuttum.

Jetonuma baktım, hâlâ aynı yerinde.. Sayıklamaya başladım:

§ Big Brother ‘Abiler’dir.

§ İktidar acı çektirmek ve küçük düşürmektir.

§ İktidar insanın kafasını parçalamak ve istenen biçimde bir araya getirmektir.

§ Tutuklamalar hep gece yarısı yapılır. Yok edilenlere buharlaştı denilir.

§ Düşünce suçu ölüm yaratmaz; düşünce suçunun kendisi ölümdür.

§ O yılın ilk çeyreğinde Bolluk Bakanlığı’nın ayakkabı üretim tahmini 145 milyondu.

Gerçekleşen üretim ise 62 milyon oldu. Hedef sayı 57 milyona indirildi. Böylece hedef 5 milyon aşılmıştı. Belki de hiç ayakkabı üretilmemişti.

§ Bir savaşın gerçekten olup olmaması önemli değildir. Önemli olan savaş durumunda olmaktır.

§ Bile bile söylenen yalanlara yürekten inanmak, zararlı görülmeye başlanan bir gerçeği unutmak gerekli şeylerdir.

§ Bir zafer açıklanırken şaşkın bir tavır takınmak suçtur; yüzsuçu (facecrime).

§ Nefret Haftası’nda yeni nefret şarkısı her yerde çalınır, dinlemek mecburidir.

§ Önemli olan halkın morali değil Parti’nin moralidir. Her Parti üyesi becerikli ve çalışkan olabilir ama yaltak ve korkak da olmalıdır.

§ Bir Parti üyesinin kişisel duyguları olamaz. Ondan, düşmanlardan nefret etmesi ve zaferlerden gurur duyması beklenir. Partinin gücü ve dehası karşısında kendisini bir hiç olarak görmesi istenir.

§ Çiftdüşün (doublethink) insanın iki çelişik düşünceyi aynı anda kabullenmesidir.

Gerçek sürekli geride bırakılmalıdır. Parti, çiftdüşün yardımıyla tarihi durdurmak olanağını bulmuştur

23Tem/180

Büyüklerin Etrafını Saran Zehirli Böcekler.! – Siyami BOYLU

Büyüklerin Etrafını Saran Zehirli Böcekler.! – Siyami BOYLU

Bazı insanların şahsi kabiliyetleri, ferdi seviyeleri düşüktür. Değerli bir görüşe sahip olmadıklarından belli başlı bir hizmete de muvaffak olamazlar. Bununla beraber mükemmel görünmek ihtiyacını da duyarlar.

Bu gibilerin başvurdukları çare şudur: Çevrede itibar kazanmış değerli insanların yakınına sokulmak, onların itibarından istifadeyle kendini değerlendirip, olmayan meziyete sahipmiş gibi görünmek.

Böylece kendini de tatmin edip maksadına ulaşmak.!

Bu düşüncesini tatbike koyunca ortaya çıkacak durum şudur: Çevrede itibar ve hürmet kazanmış faziletli  insanlar, bir bal küpü; bu gibi fırsatçılarsa bu küpün etrafında uçuşan sinek gurubu..!

Bu sineklerin bal küpünün etrafında uçuşları aslında sadece baldan edecekleri maddi istifade içindir. Yoksa fazilet ve meziyete meftun oluşlarından değildir.

21Tem/180

Başarısız Öğrenci Olmanın 25 Kuralı – Prof.Dr. Necati CEMALOĞLU

gorsel1Başarısız Öğrenci Olmanın 25 Kuralı- Prof.Dr. Necati CEMALOĞLU

Öğretim üyeliği mesleğinde 32.yılımı çalışıyorum. 19 yaşında öğretmen oldum. Pek çok öğretmen, öğrenci, okul müdürü ve veli ile tanıştım ve birlikte çalışma imkânı buldum. İster öğrencilik hayatında isterse iş hayatında insanların başarısız olmak için özel çaba sarf ettiğine şahit oldum

19Tem/180

1 NOLU KARARNAME ADNAN HOCA – Süleyman PEKİN

1 NOLU KARARNAME ADNAN HOCA – Süleyman PEKİN

1300’de kurulan Osmanlı 1600’e kadar iyi gitmiş, sonraki 1800’e kadar da kötü gitmiştir. O zamanlar Devlet sayılan Padişahlar eliyle düzeltme ve değişim bazen, bazen de güç temerküz eden guruplar vasıtasıyla değişim ve yeni düzene ortak olma gayretleri tarihimiz olmuştur.

II.Mahmut bu guruplardan biri olan Âyanlarla (Feodal Güçlerin Liderleri) İttifak Senedi imzalayarak ve onları yerelde kendi adına yetkilendirerek başa gelmiş (1808), akabinde de Bektaşîlik merkezli ve her daim imtiyazlı Yeniçeri Ocağı’nı ona kaynaklık teşkil eden dinî yapıyla beraber kapatarak (1826) Devleti yeni baştan tanzim etmeye durmuştur. Kabine / Hükümet sistemi, müsaderenin (mala el koyma) kaldırılması, muhtarlıklar, Danıştay ve Yargıtay ondan kalmadır.

18Tem/180

ADNAN OKTAR OPERASYONU ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – Fazlı KÖKSAL

ds_1583

Kapak Fotoğrafı: Oktar Babuna ve İsrail Başbakanı Netenyau

ADNAN OKTAR OPERASYONU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ -  Fazlı KÖKSAL

Adnan Oktar operasyonu başlayınca aklıma Osman DURMUŞ ve Oktar BABUNA geldi...

Yıl 1999; Adnan Oktar’ın müritlerinden, Sabatayist Dr. Oktar BABUNA lösemi’ye yakalanmıştı, Adnan Hoca’nın müritleri büyük bir kampanya düzenlediler.

Başta Savaş AY ve Ayşe ARMAN olmak üzere tüm medya bu kampanyaya destek verdi. Belki de ilk kez merkez medya ile İslamcı medya aynı doğrultuda yayın yapıyordu..

AKİT ve MİLLİ GAZETE  Babuna için kan verilmesini sağlamak amacıyla 16 sayfalık ek vererek,  adeta “biz de Adnan Hoca tarikatının mümtaz üyesine destek veriyoruz.” diyorlardı… Sanat, siyaset ve bilim dünyasından pek çok ünlü kampanyaya kan ve ilik vererek katıldı. Mesela sanat dünyasından Yeşim SALKIM bilim dünyasından da Yılmaz BÜYÜKERŞEN ilk kan verenler arasındaydı…

15Tem/180

15 Temmuz’dan önce “darbe geliyor” yazıyorlardı. Şimdi “İç savaş kapıda” diyorlar – Türker ERTÜRK

unnamed

Bugün dünya; 11 Eylül 2001 saldırısının hemen ardından bir ay bile geçmeden Afganistan’a yapılan müdahale ve 2003’de ABD’nin Irak’ı işgali ile başlatılan III. Dünya Savaşı’nın içindedir. Bu savaş, her geçen gün küresel anlamda daha da yaygınlaşmaktadır.

Halen içinde bulunduğumuz III. Dünya Savaşı’nı, tarihte yaşanan 17 milyon insanın yaşamını kaybettiği I. Dünya Savaşı (1914-1918) ve 65 milyon insanın yaşamını kaybettiği II. Dünya Savaşı (1939-1945) ile karıştırmamak lazım. Eğer geçmişte yaşanan kalıplar içinde bir küresel savaş beklentisi içindeyseniz; çok beklersiniz! Artık I. ve II. Dünya Savaşları gibi savaşlar olmayacak!

13Tem/180

MUHTEŞEM TÖRENLER VE GELİŞMİŞLİK SEVİYESİ – Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezMUHTEŞEM TÖRENLER VE GELİŞMİŞLİK SEVİYESİ – Ruhittin SÖNMEZ

Rahmetli Prof.Dr. Ayhan Songar, Türkiye'nin en ünlü psikiyatrlarından olduğu kadar, kendisini çok iyi yetiştirmiş gerçek bir aydındı. Aynı zamanda dünyayı gezmeye ve fotoğraf çekmeye meraklı bir kişiydi.

Kendisinden dinlediğim bir hatırasını hiç unutamıyorum. O’nun dilinden aklımda kaldığı şekliyle aktarayım:

“Galiba yıl 1986 idi. Avusturya’nın Başkenti Viyana’da turist olarak geziyordum. Başkanlık Makamının önündeki merdivenlerde fotoğraf çekerken, merdivenlerin başladığı noktaya bir siyah otomobil geldi.

Aracın önünde arkasında eskortlar, korumalar vs yoktu. İçinden çıkan adama dikkatlice bakınca tanıdım.

Bu bir gün önce yapılan seçimleri kazanarak Avusturya Cumhurbaşkanı seçilen Kurt Waldheim’di.

Avusturya Cumhurbaşkanı Kurt Waldheim aracından çıktı, bond çantasını eline aldı, tek başına Cumhurbaşkanı olarak görev yapacağı Başkanlık Makamına doğru merdivenleri çıkmaya başladı.

Ben de kendisine yaklaşarak kendimi tanıttım ve başarılar diledim. Teşekkür ederek, makamına gitmek üzere yoluna devam etti.”

12Tem/180

SEMBOLLER FETİŞİZMİ – Süleyman PEKİN

SEMBOLLER FETİŞİZMİ – Süleyman PEKİN

Fetiş denilen totemik parçalar yahut kişisel tapıncaklar çoğu zaman akıl ve ruh sağlığımızı etkileyen saplantılar / takıntılar haline gelebiliyor. Hem alışkanlıklarla yavaş yavaş hem de çaktırmadan..

Dinsel, cinsel, tinsel; metaî, siyasî, iktisadî; ne ararsan var fetiş sembollerinde. Fetişist yada fetişçi için bu semboller artık hayatın ve dinin, başarının ve tatminin yerini alır. Ağırlıklı olarak da erkeksi bir hastalıktır.

En başta teknoloji daha doğrusu telefon fetişizmi geliyor. Bakmak ve karıştırmak, çekmek ve paylaşmak, göstermek ve konuşmak adeta nefsimizin fizik tedavi süreçleri.. İnstagram, Snapchat, Facebook, WhatsApp, Messenger, Skype gibi antibiyotikleri de cabası..

11Tem/180

Çilemiz Devam Edecek… / Burhan ÖZFATURA

 BURHAN (1)Çilemiz Devam Edecek... /  Burhan ÖZFATURA

Seçim sonuçları, tam anlamı ile hayal kırıklığı doğurdu. Şahsen çok üzüldüm. Zira; meydanlardaki kalabalıklara ve coşkuya bakarak; halkın bu defa feraset ve basiretle hareket edeceğine; Ülkemizin ve evlâtlarımızın geleceğinin ön plâna çıkacağına, kula kul olmaktan vazgeçileceğine, demokrasiye, hukuk düzenine, parlamenter sisteme sahip çıkılacağına; Tek Adam yönetimine son verileceğine;  tüm kalbimle inanmıştım.

6Tem/180

Bellek kaybını hızlandıran 5 şey – Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

bellek-kaybini-hizlandiran-5-sey,WZMYa8eLKEmksg5_E_zMVQBellek kaybını hızlandıran 5 şey - Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Bellek gücünün azalması herkesi, en çok da yaşlıları endişelendirir. Doğal yaşlanmanın beyin fonksiyonlarına ilk etkisinin de bellek zayıflaması olduğu kesindir. Ama yine de basit bazı ‘bellek zayıflatıcı’ sebeplerin etkilerini de azımsamamak gerekiyor. Onlar da etkili faktörler. İlk 5’te şunlar var...

VARAN 1: KAN ŞEKERİNİN OYNAMASI
Kan şekerinin yüksekliği de, düşüklüğü de belleği olumsuz etkiler. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri beyin damar yapısını bozarak (ateroskleroz) demansı davet eder. Farkına varılmayan gizli hipoglisemiler ise tahrip eder. Kısacası hiperglisemi de hipoglisemi de mühim birer bellek kaybı nedenidir. Özellikle ileri yaşlarda fark edilmeyen hipoglisemiler önemlidir. Bunlar yalnızca depresyona, kronik yorgunluğa, bitkinliğe, halsizliğe, sersemliğe sebep olmuyor, belleğin de canına okuyabiliyor.

6Tem/180

GÖZLERİME AKAN ÇOCUK – Süleyman PEKİN

GÖZLERİME AKAN ÇOCUK – Süleyman PEKİN

Onlar ölüyorken

Siz orada yoktunuz!

Ben gözlerini gördüm

Ölmüş bir çocuğun.

Yıpranmış bir gazetede,

Annesini yanına yatırmışlardı

Annesini ölü sanmıştım!

Sonra annesi kalktı,

Ağlamıyordu!

Çünkü suyu çekilmişti kuyusunun.

“Bir Hıçkırıktı Geçmiş Zaman” şiirinde öyle söylüyor M. Burak Sezer.

4Tem/180

LEYLA BİR ÖZGE CANDIR – Fazlı KÖKSAL

36511542_1887539207934384_3945015602694848512_nLEYLA BİR ÖZGE CANDIR – Fazlı KÖKSAL

"Leyla Bir Özge candır.
Mavi* gözlü ceylandır.
.......................
Leyla, Leyla ah Leyla
Dillerde söylenen o.
Yollarda gözlenen o"

Diyerek yollarını gözledik....
Ama Ölüm haberiyle sarsıldık...

30Haz/180

Özbekistan Seyahati ( 5 ) – Musa ORDU

musa ordu

Özbekistan Seyahati ( 5 ) - Musa ORDU -İktisatçı

Bundan önceki yazımda Buhara da Car Su Pazarını (Dört Yol Pazarı ) gezdiğimizden bahsetmiştim.

Car Su Pazarından sonraki ziyaret yerimiz ARK Kalesi oldu. ARK Kalesi 4 hektar genişliğinde, 20 m. yüksekliğinde bir kale olup, geçmişte hem karargâh hem de Buhara Emirlerinin sarayı olarak kullanılmış. Kale surlarının görünüşü itibariyle, tarihteki ihtişamını yansıtmaktadır. 

29Haz/180

Tebessüm ne der biliyor musunuz? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

süleyman coşkunerTebessüm ne der biliyor musunuz? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

Ben seni seviyorum. Seninle muhabbet etmek istiyorum. Benden sana asla zarar gelmeyecek. Senin dertlerine ortak olmak istiyorum. Senin mutluluğun ile benim mutluluğumu birleştirerek, sinerji ve enerji üretip günümüzü daha da güzelleştirmek istiyorum. Senin engelinin benim nazarımda hiçbir olumsuzluğu olmadığı gibi, ibret almama, şükretmeme, tefekkür etmeme dua etmeme sebep olduğun için, sana teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Senin benden noksan hiçbir yerin yok. Üstelik Rabbimin bir azası noksan olan bireye, umulmadık azalarına olağanüstü yetenekler yüklediğini de çok iyi biliyorum.