Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
25Nis/190

Şehrimizde iz bırakan bir isim, İLHAN BAYRAM – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahramanŞehrimizde iz bırakan bir isim, İLHAN BAYRAM – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

Hizmetleri ile şehrimize katkı veren insanları bilmek, onlar ile ilgili bilgileri paylaşmak olması gereken bir durumdur. 12 yıl İSU Genel Müdürlüğü, 2 yıl Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği ile şehrimize hizmet vermiş olan İlhan bayram da bunlardan biridir. Yerel basında çeşitli yazılarla kişiliği ve çalışmaları ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır ama 6 yıl İSU yönetim kurulu üyesi olarak beraber çalıştığımız için böyle bir değerlendirme yazısı yazmayı doğru buldum.

2004 yerel seçimlerinde Ak Partimizin adayı İbrahim Karaosmanoğlu seçilerek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevine başlamıştı. O da iyi bir kadro kurarak ve bu kadrolarla uyumlu çalışmalar ortaya koyarak şehrimiz için güzel hizmetlere imza atmıştır. Bu isimlerden ilk akla gelen şu anki Antalya valimiz Münir Karaloğlu'dur. Diğer isim ise İlhan Bayram’dır. Bu iki bürokratımız daha önce Tokat Reşadiye kaplıcaları çalışmalarında tanışmış olup birisi kaymakam diğeri İller Bankası’nın bir mühendisidir. Bu ikilinin hizmet aşkı ve gayreti o ilçeye önemli hizmetlerin gelmesini sağlamıştır. İlhan Bayram daha sonra İller Bankası İstanbul Bölge Müdürlüğü’ne kadar yükselerek gelir. Bu arada ilimizdeki 1999 depremi sonrası oluşan alt yapı sorunlarının giderilmesi çalışmalarında önemli katkılar verdiği için bölgeyi bilen bir isimdir.

24Nis/190

KUT’ÜL AMARE SAVAŞI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – Dr. Şahin CEYLANLI

şahin ceylanlıKUT’ÜL AMARE SAVAŞI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - Dr. Şahin CEYLANLI

Kut’ül Amare, Bağdat’ın 170 km. güneyinde bulunan güzel bir kasabadır. Basra Körfezi’nin de 350 km. kuzeyindedir.

Dicle nehri kıyısında ve Kut’ül Amare şehri yakınlarında konuşlanmış İngiliz ordusu ve müttefiklerinin Osmanlı ordusu tarafından kuşatılmasıyla başlayan savaş, kasabanın Osmanlı ordusu tarafından ele geçirilmesiyle son bulmuş ve İngiliz tarihine acı ve kara bir sayfa olarak eklenmiştir. Kut’ül Amare, 29 Nisan 1916 tarihinde Osmanlı ordusunun Irak’ın Kut bölgesinde İngiliz ve müttefiklerine karşı kazandığı büyük bir zaferdir. Bu zafer, Türk ordusu tarafından 1952 yılına kadar bayram olarak kutlanmıştır.

Kut’ül Amare, İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri ile Osmanlı ordusu arasında geçen 1. Dünya Savaşı’nın Irak Cephesinde gerçekleşmiş bir kuşatma savaşıdır. 1. Kut Muharebesi olarak da bilinir. Bu savaşa tarih kitaplarında fazla yer verilmemiştir.

23Nis/190

RÜZGÂR EKEN – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sRÜZGÂR EKEN - Ruhittin SÖNMEZ

Siyasetçilerin ve toplumu etkileme konumunda olan herkesin ilk sorumlu olduğu alan sözlerine ve kalemine sahip çıkmaktır. 

Bu etki toplumda sevgi ve saygıyı artırıcı, herkesin düşünceye ve inancına saygı duyan, aklını ve iradesini başkasına teslim etmeyen fikri hür, vicdanı hür nesiller isteyenlerden gelirse huzur ve mutluluğumuz artar.

Bu etki ayrıştırma, bölme, kendinden olmayandan nefret ettirme, öfke ekme üslubunu benimseyenlerden gelirse gerilim, endişe, korku, nefret duygularının hâkim olduğu bir toplum yaratılır.

Türkçemizde bunun için “ne ekersen onu biçersin” veya “rüzgâr eken fırtına biçer” gibi atasözlerimiz var.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na katıldığı şehit cenazesinde yapılan fiili saldırı,“planlı ve kademeleri iyi planlanmış bir profesyonel ekip işi midir?” bilemiyoruz.

Böyle de olsa, cami cemaatinden bazı fanatiklerin saldırısı da olsa, olayın faili olan kişilerin dini saplantıları sebebiyle kolay tahrik edilen sıradan vatandaşlardan seçilmesi mümkündür.

Bu saldırı bir fırtınanın başlatılması için yapılmışsa, yeterince rüzgâr ekilmiş olması gerekir.

Şimdi siyasiler ve onların kontrolündeki medya tarafından ekilen rüzgârları bir hatırlayalım.

22Nis/190

Bu saldırı iç savaş provasıdır! – Gökhan KARABULUT

gökhan karabulutBu saldırı iç savaş provasıdır! - Gökhan KARABULUT

21 Nisan 2019

Siyaset dili toplumun dili olmamalı, siyasi erkin tavrı toplumun tavrı, tarzı olmamalıdır.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı, demokrasimize, bütünlüğümüze yapılmış menfur bir iç savaş provasıdır.

Dikkatli olmalıyız, bizi biz yapan değerlerimize dünden daha çok bugün ihtiyacımız var.

Siyasetçileri sorumlu davranmaya davet ediyorum…

18Nis/190

GAZETELER ve MENSUPLARI BİR ARADA MI? – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2GAZETELER ve MENSUPLARI BİR ARADA MI? - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Gazeteciliğe başlayalı 56 yıl olmuş.. Kilis Huduteli’nde yazıyorum(1963).. Faik Muhsinoğlu’nun sahibi olduğu Gaziantep Yeni Ülkü Gazetesinin de muhabiriyim. Kilis’teki Renk Sineması yangını haberini vermiştim. Huduteli Gazetesinde de Pırıltı sahifesini yönetiyor ve yazıyorum. Ama gönlümde Babıali Gazeteciliği yatıyor. Mahir İz’in yönettiği Yeni İstiklal’e de Kilis’teki gelişmeleri yansıtıyorum. Daha ortamektepte iken bile başta Milliyet ve Tercüman’a aboneyim. Sonra aylık Toprak, Hilal, ne zaman yayınlanacağı belli olmayan Serdengeçti dergileri de vazgeçilmezlerim arasında.

16Nis/190

ŞEHİR HASTANELERİ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sŞEHİR HASTANELERİ – Ruhittin SÖNMEZ

Ülkemize yapılan her yatırıma sevinmek, vatan ve millet sevdalısı insanların normal davranışı olması gerekir.

Fakat son zamanlarda yapılan ve yapılması planlanan bazı dev yatırımlar bende sevinç yerine endişe ve hüzün duyguları yaratıyor.

Var olan Atatürk Havaalanını kapatıp, şehir dışında İstanbul Havalimanı adıyla çok daha büyüğünü, hem de sıfırdan “yolcu garantili” Yap- İşlet- Devret usulüyle yapılmasına sevinemiyorum.

İlave kapasiteye ihtiyaç varsa, Sabiha Gökçen’in kapasitesi artırılabilirdi. (Böyle yapsak 7 milyar dolarlık dış borç almayacaktık ve yılda 500 milyon dolar daha az dış borç faizi ödeyecektik.)

O da yetmezse bir yandan Atatürk Havalimanını çalıştırırken aynı zamanda neden aynı ölçekte veya biraz daha büyük başka havaalanı yapmadığımızı sorguluyorum. Mesela “Londra’da beş havalimanı yapan İngilizler birden daha mı az akıllı?” diye düşünüyorum.

“Kanal İstanbul” adı altında yapılacak yatırımın tam da “ekonomik tetikçilerin” yönlendirilmesiyle yapılan verimsiz ve ülkemizin ekonomik kaynaklarını kurutacak yatırım sınıfına girdiğini düşünüyorum.

Uluslararası antlaşmalarla yabancı gemilerin bedava geçebildiği İstanbul Boğazı gibi doğal ve geniş bir kanal varken, gemilerin yapılacak kanaldan para vererek geçmek isteyeceklerine inanamıyorum.

Trakya Bölgemizi ikiye bölecek kanal üzerinde kaç tane “Boğaz Köprüsü” yapılması ihtiyacı doğacağını düşünmek bile istemiyorum.

Bunlarla ilgili düşüncelerimi ileride belki başka yazı konusu yapabilirim.

“Şehir Hastaneleri” adı altında yapılan dev hastanelerin de sevinemediğim yatırımlar arasında olduğunu sayabilirim.

Hafta sonu Antalya’da yapılan Aydınlar Ocakları 48. Büyük Şurası’nda sunulan tebliğler arasında “Şehir Hastaneleri” konusu da vardı. Bu hastaneler hakkındaki endişelerim, konunun uzmanı olan Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu’nu dinlediğimde tam bir üzüntüye dönüştü.

Aşağıda bu sunumdan aldığım notları ve diğer bazı bilgileri paylaşıyorum. Kararı siz verin.

12Nis/190

Velev kâne yüz seksen! – Arslan TEKİN

24669_b

Velev kâne yüz seksen! - Arslan TEKİN

Yüksek Seçim Kurulu'nun cesaretini alkışlamalıyız! Keşke aynı cesareti 16 Nisan 2017'deki Rejim Değiştirme Referandumu'nda da gösterselerdi. Kanuna rağmen mühürsüz oy pusulaları kabul edilmiş, büyük tartışma çıkmıştı. Rejim değiştiren oran 51.4 "evet", yüzde 48.6 "hayır" idi. İstanbul Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok büyükşehirde, "hayır" öndeydi. Referandumdan sonra, bütün yetkileri eline alan R. T. Erdoğan seçimden sonra ne demişti: "Sonucu küçümsemeye kalkmayın, atı alan Üsküdar'ı geçti.”

Bu seçimde İstanbul hâlâ tartışılıyor. YSK beklenmedik bir karara imza attı ve Ak Parti'nin "31 ilçede bütün oylar yeniden sayılsın." talebini reddetti. 22 ilçede sadece 51 sandıkta oyların tamamının yeniden sayılmasına karar verdi. YSK'daki Ak Parti temsilcisi ise, "Daha itirazlarımız bitmedi." diye açıklama yaptı.  Aynı temsilci, referandum oylamasında el yazısıyla hemen oracıkta YSK'ya bir dilekçe vererek mühürsüz oyların sayılmasını istemiş "şaibe, hile, hurda" tartışmasını başlatmıştı!

R. T. Erdoğan'ın, Rusya'ya giderken seçimlere dair yaptığı açıklamalar, "Bir cumhurbaşkanı böyle mi konuşur!" dedirtecek türdendi. "Seçimlerde kamera tespiti usulsüzlükleri var." diyor. Öyle kızgın ki, seçimin tamamının usulsüz olduğunu söylüyor. Seçim yenilenmeli, demeye getiriyor.

12Nis/190

BORÇ BIRAKAN MI, BORCU ÖDEYEN Mİ CENNETE GİDECEK? – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sBORÇ BIRAKAN MI, BORCU ÖDEYEN Mİ CENNETE GİDECEK? – Ruhittin SÖNMEZ

Tunceli Belediye Başkanı seçilen “Komünist Başkan” Fatih Mehmet Maçoğlu kendisine belediyenin 68 milyon TL borçla devredildiğini açıkladı.

Bunun üzerine sosyal medyada “Müslüman çalacak, komünist ödeyecek. Merak ediyorum Cennete kim gidecek?” şeklinde paylaşımlar yapıldı.

Tunceli Belediyesi için 68 milyon TL büyük para. Bu borç, çalma sonucu değil de, israf veya verimsiz yatırımlar sonucu da doğmuş olabilir.

Kimin Cennete gideceğini ise bizim bilmemiz mümkün değil. Borcu ödeyecek ve üstüne hizmet edecek olan Komünist Başkana “Allah kolaylık versin” demekten başka elimizden bir şey gelmez.

10Nis/190

Kaliteli Yaşamda Yaşlılık (Yaş Alma) Analizi – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerKaliteli Yaşamda Yaşlılık (Yaş Alma) Analizi - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

İnsanoğlu, her canlı gibi doğar, büyür ve ölür. Yaratıcımız her birimize ne kadar nasip ettiyse, o kadar yaşarız. Ancak, bize bahşedilen bu yaşantı beyaz bir sayfa iken, kendi irademizle, dış çevre faktörlerin etkisiyle, duygularımızla, heyecanımızla, ürettiklerimizle, paylaştıklarımızla, sabrımızla, çalışkanlığımızla, cesaretimizle, olaylara bakış açımızla, problemlere yaklaşım tarzımızla etc, o beyaz sayfayı renklendiririz.

Bazı insanların biyolojik yaşları ile hissettikleri ve gösterdikleri yaşları arasında oldukça büyük farklar vardır. Bu farklar, hayata pozitif, güzel ve ümitvar bakanlarda daha güzel sonuçlar verirken; negatif, kötümser ve karamsar bakanlar için ise, tamamen kötü sonuçlar verebilmektedir.

Mesela, biyolojik yaşı 25 olan bir gencin hayattan hiçbir olumlu beklentisi yoksa, bütün olayların olumsuzluklarla sonuçlanacağına inanırsa, geçmişin eyvahları ve keşkeleri ile, geleceğin acaba ve korkuları içerisine kendisini hapsederek, anını elden kaçırıyorsa, kendisine yeterince bakmıyorsa, gelecekten hiçbir güzel beklentisi yoksa, bu kişinin çevreye sunduğu görünen yaşı ve hissettiği yaşı 45 leri bulabilmektedir.

9Nis/190

İSTANBUL’DA AKP ADAYI ÖNDE OLSAYDI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sİSTANBUL'DA AKP ADAYI ÖNDE OLSAYDI – Ruhittin SÖNMEZ

31 Mart seçim gecesi daha oy sayımı bitmemiş iken AKP Adayı Binali Yıldırım kameraların karşısına geçti ve “ben kazandım” dedi mi? Dedi.

AKP İstanbul İl Başkanı aynı gece “sayım bitti, Binali Yıldırım 3 bin oy farkı ile kazandı”dedi mi? Dedi.

Bu arada daha Anadolu Ajansı bile oy sayımının devam ettiğini bildiriyordu.

Buna rağmen Binali Yıldırım teşekkür konuşması yaptı mı? Yaptı.

Bu sırada geçersiz oy belli değil miydi? Belli idi. Yine 330 bin civarında idi.

AKP yetkilileri ve Binali Yıldırım “arada sadece 3 bin oy farkı var, geçersiz oyların sayısı ise 330 bin civarında. Bu işte bir terslik var, yeniden sayılsın” dediler mi? Hayır.

8Nis/190

31 MART YEREL SEÇİMLERİNE MİLLİ AÇIDAN BAKIŞ – Dr. Sakin ÖNER

sakin öner31 MART YEREL SEÇİMLERİNE MİLLİ AÇIDAN BAKIŞ - Dr. Sakin ÖNER

31 Mart Yerel Seçimlerinin sonuçlarını, sadece siyasi partiler, alınan oylar ve kazanılan belediyeler açısından değerlendirmek sağlıklı olmaz. Bu sonuçları, her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, Türk milletinin vermek istediği mesajlar, yani milli açıdan değerlendirmek gerekir. bu seçim, bugüne kadar yapılan bütün Yerel Seçimlerden daha farklı ve önemliydi.

31 Mart Yerel Seçimleri; Parlamenter Sistemin sona erdirildiği, milli değerlerin ve ritüellerin millet hayatından çıkarılmaya çalışıldığı, bilinçli ve nitelikli yurttaşlar yerine biat muhalifleri nefret ve kutuplaştırıcı dille ötekileştirildiği ve milli birliğin zarar gördüğü, hukuka güvenin ve ifade özgürlüğünün kalmadığı, bu yüzden iyi yetişmiş genç beyinlerinin ve bir kısım büyük sermayenin yurt dışına göç ettiği, diğer gençlerin de umudunu kaybettiği ve milletin Cumhuriyet’in 100. Yılı 2023’e endişeyle baktığı, işsizliğin, hayat pahalılığının ve enflasyonun tavan yaptığı, büyük bir ekonomik krizin eşiğinde olduğumuz bir dönemde yapıldı.

7Nis/190

KABUL EDİN ARTIK, SİZ KENDİNİZE YENİLDİNİZ.. / Adnan İSLAMOĞULLARI

kabul_edin_artik_siz_kendinize_yenildiniz_h86616_93b6aKABUL EDİN ARTIK, SİZ KENDİNİZE YENİLDİNİZ.. / Adnan İSLAMOĞULLARI

5Nis/190

YEREL YÖNETİMLERDE YENİ İKTİDAR CHP – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sYEREL YÖNETİMLERDE YENİ İKTİDAR CHP – Ruhittin SÖNMEZ

31 Mart yerel seçimlerinde CHP adaylarının kazandığı büyükşehir ve il belediye sayısı 2014 yerel seçimlerine göre 14’den 21’e çıktı.

İstanbul, Ankara, İzmir’i ve Adana, Mersin, Antalya, Aydın ve Muğla gibi illeri de kazanan CHP nüfus ve ekonomik güç olarak Türkiye’nin ağırlığını yönetecek.

2014 seçimlerinde CHP’li belediye başkanları nüfusun yüzde 15,8’inin yaşadığı illeri kazanmıştı. 2019 seçimlerinde CHP’nin kazandığı illerde nüfusumuzun yüzde 48,4’ü yaşıyor.

Buna karşılık AKP’li belediye başkanları 2014 seçimlerinden sonra AKP’li belediye başkanları nüfusun yüzde 67,2’sinin yaşadığı illeri yönetmişti. 2019 seçimlerinde AKP’nin kazandığı illerde nüfusumuzun yüzde 39’u yaşıyor.

Bir de CHP’nin yöneteceği illerde Türkiye ekonomik aktivitesinin yüzde 75-80’nin gerçekleştiğini sayarsanız büyük değişim ve dönüşümün boyutunu anlamak mümkün olur.

Yani AKP’nin kaybı 2014 yılına göre kazandığı büyükşehir ve il belediye sayısının 9 düşmesinden ibaret değil. (2014 seçimlerinde AK Parti 48 büyükşehir ve il belediyesi kazanırken bu sayı 2019’da 39’a düştü.)

Bu sonuçlar yerel yönetimlerde gerçek iktidarın CHP’ye geçtiğini gösteriyor.

Bu sonucu değiştirebilecek tek parametre İstanbul olabilirdi. AKP’nin tüm gücüyle Seçim Kurullarına ve YSK’ya yaptığı itirazlar ve yeniden sayımlarla sonucu değiştirmeye kalkmasının sebebi bu.

Önceki seçimlerde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “atı alan Üsküdar’ı geçti” sözünün yerine “adaletin yerini bulmasını istiyoruz” söylemlerinin alması bu çıplak gerçeğin sonucu.

3Nis/190

Seçim Seviye Sınavıdır – Prof.Dr. Mithat Kerim ARSLAN

mithat kerim arslanSeçim Seviye Sınavıdır - Prof.Dr. Mithat Kerim ARSLAN

Seçim, seçim dediler, geldi geçti, sonuçlarını göreceğiz. Hayırlı olsun. Seçim aslında herkesin toplu girdiği bir “Seviye Tespit Sınavı” dır.

Cumhurbaşkanından, Yüksek Seçim Kurulu'na, tüm idarecilere, tüm siyasi parti yöneticilerine, her kademedeki seçilecek adaylara, seçim çalışmalarını izleyip oy kullanan her yaş ve meslekten seçmenlere kadar Türkiye’mizde yaşayan herkesin, hepimizin girip imtihan olduğumuz bir seviye tespit sınavıdır.

Seçim sonuçları, iç içe geçmiş fakat ayrı birer kavram olan “insan sermayesi” nin ve “toplum sermayesi” nin de açık göstergesidir.

Çıkacak sonuçlar hepimizin ortak başarısı yani sevabı veya ta gelecek nesillere karşı işlenen ortak suç ve günah silsilesi olacaktır.

Sizleri bilemem ama benim aklım sıra seçim süreci ve sonuçları, yakın gelecekte, “Yeni Bir Türk Medeniyeti” nin ortaya çıkıp çıkamayacağının da ciddi bir göstergesi olarak görülebilir. Tercihler bunu hızlandırıcı mı yoksa geciktirici mi olacaktır! Çünkü seçimlerde, siz, çeşitli kademeleri yönetecek beyin unsurlarını görevlendiriyorsunuz. Bunların ne kadar isabetli seçildiği temel meseledir.

Sağlam ve kabiliyetli dost beyin organları veya hasta (yahut mikroplu, vücuda düşman) beyin yapıları.

2Nis/190

ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK ÇEMBERİ KIRILDI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK ÇEMBERİ KIRILDI – Ruhittin SÖNMEZ

31 Mart seçimlerinin ilk sonucu şudur: Bu seçimlerde AKP ilk defa yenilebileceğini, muhalefet de AKP’yi yenebileceklerini gördü.

17 senedir muhalefete hâkim olan “öğrenilmiş çaresizlik” çemberi kırıldı.

Türkiye ekonomisinin yüzde 70-80’ini üreten büyükşehirler artık Millet İttifakı adayları tarafından yönetilecek. Üç büyük şehre ilaveten kazanılan özellikle Antalya, Adana, Mersin çok önemli.

Surda büyük bir gedik açıldı.

31Mar/190

Kütüphane Haftası ve Kitap Okuma Kültürü! – İsmail KAHRAMAN

55591773_1311219912365946_6260368309452013568_n

Kütüphane Haftası ve Kitap Okuma Kültürü! – İsmail KAHRAMAN

30Mar/190

SEÇİM, GEÇİM, GOLAN, KANDİL – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sSEÇİM, GEÇİM, GOLAN, KANDİL – Ruhittin SÖNMEZ

Başlıktaki dört kelimenin birbiriyle bağlantısı olmadığı sanılsa da gerçek öyle değil.

Yerel seçimlerde bile ekonomi ve dış politika belirleyici etki yaratabiliyor.

Mesela bu hafta içinde döviz kurlarında ani bir sıçrama oldu. Dolar 5,20 TL civarında iken birden 5,80 TL’ye yaklaştı. Bu tırmanma engellenemese bıçak sırtı yerlerdeki oy dengesi değişebilirdi.

Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası kurun 5,5 TL’yi geçmemesi için ne gerekiyorsa yapmak üzere harekete geçti.

Dövizin ateşini düşürmek için TL arzını aşırı kıstı, Londra swap piyasasında TL faizlerinin bir anda yıllık yüzde 200-300’e yükselmesini göze aldı. Hatta  bir hafta önce yüzde 22 olan, gecelik TL swap oranı yüzde 1320’e kadar çıktı. Yabancılar TL bulmak için Borsa’daki Türk şirketlerine yaptıkları yatırımları sattı. Borsa çakıldı.

Halil İbrahim Bayrakçı, “Yabancı yatırımcılar için Türk lirası varlıklardan kaçış, hele uzun dönemli her şeyden çıkış maalesef başladı. Adamların kısa vadeli 3-5 günlük, hacimsiz swap işlemlerinin önünü kesmenin cezasını başta Türk Lirası tahvil piyasası, borsa ve bankalarımız bilahare topyekun Türk milleti olarak biz ödeyeceğiz.

Kaçınılmaz son başladı. Artık gerçek krize giriyoruz. Tahminimden de önce süreç başladı, güçlü sinyaller geliyor. Bir kaç ay içinde kriz tepe noktasına ulaşır bu gidişle” diyor.

Ege Cansen ise borç bulmadaki sıkıntımızı değerlendirmiş: “%4,5 faizli eski dış borçlara takla attırmak için aldığımız yeni dış borçlara %8'in üzerinde faiz ödemeyi kabul ettik.”

“Dolara %8 faiz ödeyerek borç almak, TEFECİNİN ELİNE DÜŞMEK gibidir. “İkinci el tahvil piyasasında bizim kâğıtların fiili dolar faizi” %10'ların üstüne çıktı.

Bu da, yeni borçlanmalarda dövize %10'dan yüksek faiz teklifi etmek zorunda
kalmak demektir ki; BU FAHİŞ FAİZ, borçlanmada “SONUN BAŞLANGICI” olabilir.”

Seçime kur ve faiz artışı ile girmemek için yapılan operasyonların seçime kadar bu maksada hizmet etse de, Türk Ekonomisine ağır hasarlar verdirdiği değerlendiriliyor. Buna ilaveten yakın gelecekte kur ve faizin birlikte artışına engel olunamayacağı öngörülüyor.

Bu demektir ki seçimden sonra ağır bir geçim sorunu yaşayacağız.

26Mar/190

TEHDİTLERİN GÖLGESİNDE BİR SEÇİM – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sTEHDİTLERİN GÖLGESİNDE BİR SEÇİM – Ruhittin SÖNMEZ

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 31 Martta yapılacak yerel seçimler kampanyası boyunca çeşitli çevrelere hesap soracağını ve derslerinin verileceğini söyledi.

Bakın kimlere ne söylemiş.

Ø Dövizin Yükselmesinden Sorumlu Tuttuğu “Döviz Eylemleri İçine Girenlere”:

“Seçimin arefesinde döviz eylemleri içine girenlere sesleniyorum. Hepinizin kimliğini biliyoruz. Neler yaptığınızı biliyoruz. Şu an BDDK bazı adımlar attı. Ama şunu bilin ki seçim sonrası bunun faturasını çok ağır keseceğiz. Provokatif eylemlere girenler bunun bedelini ödeyecek. Piyasadan döviz toplayın, döviz yükselecek şöyle böyle olacak diyenler. Bunların hesabını soracağız.”

25Mar/190

Akıllı Kararlar Veriyor muyuz? – Dr. Zülfikar ÖZKAN

Akıllı Kararlar Veriyor muyuz? – Dr. Zülfikar ÖZKAN

Her gün vermiş olduğumuz kararlar ve yapmış olduğumuz  şeyler dört sebebe dayanır: Göze hitap ettiği için, kulağa hitap ettiği için, duygulara hitap ettiği için ve akla hitap ettiği için…

İnsanlar göze, kulağa ve  duygulara dayalı  kararlar alıyorlar. Aklına dayanarak karar veren insanların  toplam nüfusa  oranı % 5’i geçmez… (Woodsmall,  s. 200).

Aldığımız kararların % 90’ı duygularımıza dayanır. Mantığımızı  hareketlerimizi haklı çıkarmak için  kullanırız. Birine mantık çerçevesi içinde  hitap ederseniz, onu ikna etme şansınız azalır. Bu sebeple mantığı ve akla uygun düşünme tarzını  duygu temelli ifadelere dönüştermemiz gerekir ( Lieberman, s. 145).

İnsanları ikna etmek için onların davranış kalıplarını iyi bilmeliyiz. Davranış kalıpları  ömür boyu geliştirdiğimiz  zihinsel alışkanlıklardır.  İnsanlar belli kalıpların etkisinde kalarak karar verirler.

NLP uzmanı Wyatt Woodsmall’ göre,  nüfusun yaklaşık % 40  görsel karar kalıbına göre karar verir.  Bu grupta görsellik ve göze hitap önem kazanır.

Nüfusun Yaklaşık % 5- 10’u  işitsel kalıba  göre karar verir. Bu grupta  kulağa hitap önem kazanır.

Nüfusun Yaklaşık % 40’ı duygusal karar kalıbına sahiptir. Bu kişiler rahatlık veren duygulara dayanarak karar verirler (  Woodsmall,  s. 218).

25Mar/190

Muhsin Yazıcıoğlu – Murat YILMAZ

muhsinyazıcıoğlu-3-p-k

Helikopter kazasında (?) vefat eden Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını vefatlarının 10. yılında rahmetle anıyoruz!.. Ruhları şad olsun!.

473500271

Değişen Dünya Dengelerinde Türkiye'nin Rolü ve Şansı / Muhsin YAZICIOĞLU (BBP Genel Başkanı / Sivas Milletvekili)11 Şubat 1993 - Otel Asya – İZMİT

27

21 Mayıs 2000 / Otel Asya – İZMİT (Nihat Gürer, Muhsin Yazıcıoğlu, Ahsen Okyar, Av. Beytullah Uslu (Kaybettiklerimize Allah rahmet eylesin..9

SAM_985825 Mart 2009 tarihinde helikopter kazasına kurban giden ve yapılan tüm araştırmalara rağmen kazanın nedeni açıklanamayan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu için düzenlenen yürüyüşte (4 sene sonra)

 

Blogumu Beğenir misiniz?

Kategoriler

Arşiv

Bağlantılar

Son Yorumlar