Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
21Kas/170

Kızılay Yardımları ve Rumlar – Prof.Dr. Ata ATUN

18ubat2011balkantop080Kızılay Yardımları ve Rumlar - Prof.Dr. Ata ATUN / KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Geçtiğimiz aylarda, 43 yıldır Rum Yönetimince gönderilen gıda ve ilaç malzemelerine KKTC devletinin, söz konusu Rumların “mahsur ve mağdur olmadıkları” gerekçesi ile gümrük talep etmesine Rumların itiraz etmesi ve bu konuyu AB’de, BM’de ve ABD’de politik propaganda malzemesi yapmaya çalışması çok dikkatimi çekmişti.   Neyse ki, Karpaz’da yaşayan ve Rum Yönetiminin politik reklam amaçlı olarak “Mahsurlar” ve de “Mağdurlar” diye dış dünyada propaganda yaptıkları, gerçekte ise her tür seyahat ve yaşam özgürlüğüne sahip Rumlar bu oyuna gelmemiş, KKTC’de huzur içinde yaşadıklarını açıklamışlardı.

20Kas/170

"Sevgi"den "sevgili"ye – Cafer GENÇ

 "Sevgi"den "sevgili"ye – Cafer GENÇ

NETİCE
Ellerin ellerimi tuttuğu zaman,
Gözlerim gözlerine değerdi.
Yüreğimin olduğunu anlardım o an,
Duygularım muradına ererdi.

Ellerin ellerimi tuttuğu zaman,
Gökten yıldızlar yağardı.
Dört mevsim gibiydi bakışların,
Zaman, avuçlarıma sığardı.

Ellerin ellerimi tuttuğu zaman,
Denizin dalgaları durulurdu.
Benim sevdalı, zavallı gönlüm,
Saçının teline bile vurulurdu.

Ellerin ellerimi tuttuğu zaman,
Rüzgar dağın ardından eserdi.
Gölgeni, kokunu beklediğimde,
Hayallerim buz keserdi.

Ellerin ellerimi tuttuğu zaman,
Kuşlar uçmayı unuturdu.
Bekleyenin olduğumu bilselerdi,
Bu yollar yolcusuz olur muydu?

Ellerin ellerimi tuttuğu zaman,
Şiir yazdım diye sevinirdim.
Bin düşünce bir mısraya sığsa da,
Seni anlatamadığımı bilirdim.

Cafer Hocamın sosyal medya’da paylaştığı şiiri.. Hikayesini de dinleme imkanımız olsa..

15Kas/170

AYDINLAR OCAKLARI 46. BÜYÜK ŞÛRASI – Cafer GENÇ

AYDINLAR OCAKLARI 46. BÜYÜK ŞÛRASI - Cafer GENÇ
Dünkü köşe yazımda, Aydınlar Ocağı hakkında bilgi vermiştim. Bugün de sizlere, Aydınlar Ocakları’nın, Ankara, Başkent Öğretmenevi’nde,  27, 28, 29 Ekim 2017 tarihlerinde gerçekleştirdiği 46. Büyük Şura çalışmalarından söz etmek istiyorum.

Amacım, demokrasi anlayışından hareketle, sivil toplum kuruluşlarının, topluma hizmetlerini gündeme getirmektir. Böylece, sosyal hayatımızda önemli yer teşkil eden derneklerin varlık sebeplerini, amaçlarını, etkilerini, faaliyetlerini sorgulamanıza imkan vermiş olacağımı düşünüyorum.

27 Ekim 2017 Cuma günü saat 15.30 da, Açılış Toplantısı’yla başlayan 46. Büyük Şura çalışmalarının konusu ‘’21. YÜZYILDA TÜRK KÜLTÜRÜ VE MEDENİYETİ: MESELELER VE GELECEK TASAVVURU’’ ile ilgiliydi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile açılış yapıldı.

13Kas/170

Sözde iki ayyaş İYİ geldi – Orçun OĞUZ

indirSözde iki ayyaş İYİ geldi – Orçun OĞUZ

İyi Parti, kurulalı çok uzun bir süre olmadan ülke siyasetinde belirli dengeleri değiştirmeye başladı.

İyi Parti’nin hedef seçmen kitlesini öncelikle iyi analiz etmek gerekir.

Ülkemizdeki yüzde 65’lik sağ blok seçmen kitlesini hedefliyor, İyi Parti.
Hedeflerken de, Trakya, Ege, Akdeniz gibi Atatürkçü seçmen kitlesinin yoğun yaşadığı bölgeleri de ihmal etmiyor.

10Kas/170

Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak… / Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuMustafa Kemal Atatürk’ü anmak… / Mustafa KÜPÇÜ

Bugün, emperyalist işgale karşı çıkan, Anadolu halkı ile kurtuluş savaşı veren ve Cumhuriyet’i kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün, “bedensel olarak” aramızdan ayrılışının 79. Yıldönümü.

Kurtuluş Savaşı yıllarından bugüne, “akıl, bilgi, bilinç ve vicdan özürlü” kimileri, olanca güçleriyle O’na iftiralar atmaya, en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin “demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” kimliğini yok etmeye çalıştıkları halde Mustafa Kemal Atatürk’ü yok edemiyorlar! Aksine, her türlü engellemeye karşın daha da büyütüyorlar!

Onların en büyük yalan ve düşmanlık gerekçeleri; “Mustafa Kemal Osmanlı’yı yıktı, Hilafeti kaldırdı!”

Yalan!

Yalanlarla kandırıyorlar insanlarımızı!

8Kas/170

YENİ ABANT; KARTEPE ZİRVESİ Mİ? – Süleyman PEKİN

YENİ ABANT; KARTEPE ZİRVESİ Mİ? – Süleyman PEKİN

Küçükken “Topu Keltepe’ye dikmek” diye bir tabir vardı ve genelde sınıfta kalanlar için kullanılırdı. Sonradan Keltepe Kartepe oldu, yetmedi 10 yıl kadar önce 10 belde birleşti ve Kartepe İlçesi oluştu.

Geçtiğimiz günlerde Kartepe’nin turizmle anılan tesislerinde “Uluslararası 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu” düzenlendi ve bazı Hükümet temsilcileri de yer aldı. Kocaeli’nin Tarih Sempozyumu ve Kitap Fuarı’ndan sonra üçüncü büyük kültürel etkinliği olarak kayda geçti.

7Kas/170

Zenginler arasında dolaşan devlet! – Arslan BULUT

arslan bulutZenginler arasında dolaşan devlet! - Arslan BULUT

Bir zamanlar, siyasiler, "sermayenin tabana yayılması"ndan söz ederdi. Son olarak bu kavramı kuvvetli şekilde Tansu Çiller kullanmıştı. "Herkese iki anahtar" vermek yani herkesi ev ve araba sahibi yapmak da bu politikanın sloganıydı.

AKP ile birlikte sermayenin tabana yayılması tamamen unutuldu. Öyle ki daha AKP iktidarının üçüncü yılında Güngör Uras, Milliyet'te "Biz sermayeyi tabana yaymayı unuttuk. Tersine sermayenin belli ellerde yoğunlaşmasına dönük bir özelleştirme uygulamasına yöneldik. Belli sayıdaki sermaye grubu, özelleştirilmek için satışa çıkarılan devlet işletmelerini satın alıyor. Böylece daha önce devlet elinde olan sermaye, bu belli sayıdaki sermaye grubunun eline geçiyor." diye yazmıştı.

TÜSİAD Başkanı iken de Ümit Boyner, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "TÜSİAD üyeleri az vergi ödüyor" suçlamasına cevap vermiş ve "Giderek dolaylı vergilere dayalı hale gelen vergi sisteminin düşük gelir gruplarına zarar vereceği açık. Türkiye'nin katılımcı demokrasisini güçlendirebilmesi için vatandaş-devlet ilişkisini düzenleyen yeni bir sosyal kontrata ihtiyacı vardır. Sermayenin tabana yayılabilmesi ve vergi tabanının genişlemesi bu yeni kontrat için en sağlıklı ve en güçlü temeli oluşturacak. Türkiye ancak bu bilinçle hedef koyduğu standartlarda bir demokratik sosyal hukuk devletine ulaşacaktır." demişti.

6Kas/170

İnsanlık Kimliklerden Vuruluyor – Sait BAŞER

Sait-Başer-300x300İnsanlık Kimliklerden Vuruluyor - Sait BAŞER

Kimlikler üzerinden kamplaşma!
İnanışlar üzerinden toplu infazlar!
Siyaset tercihleri üzerinden cepheleşmeler!
Tarih okuma biçimleri adına tahkimat!
*
Yukarıdaki başlıkları arttırmak mümkün. Arttırsak da eksiltsek de günümüz dünyasındaki kavga alanları bu yaftalar üzerinden meşrulaştırılıyor.

Kavgaların sebebi bu yaftalardır demedim, lutfen dikkat. Bu yaftalar “üzerinden meşrulaştırılıyor” dedim.

An be an kişiliğinin murakabesini yapmayanlar, eski nisbetlerin kolaycı kalıplarında yaşama eğilimlerini artık çok çok pahalı öder oldular.

5Kas/170

BİZDE GİDİP GİRİT’İ ALSAK!.. / Özcan PEHLİVANOĞLU

Özcan Bey Girit

BİZDE GİDİP GİRİT'İ ALSAK!.. / Özcan PEHLİVANOĞLU

Yunanistan'la komşuluk ilişkilerimiz çok iyi durumda. Hatta o kadar iyi ki; Yunanistan Ege'deki Türk Adalarını sorgusuz sualsiz işgal edip yerleşiyor, kiliseler inşa ediyor, askeri birlikler konuşlandırıyor buna karşılık ise bizim kılımız bile kımıldamıyor. İşte komşu dediğin bizim gibi olur.

2Kas/170

NOEL COWARD VE HÜSEYİN RAHMİ – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2NOEL COWARD VE HÜSEYİN RAHMİ - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Muhsin Ertuğrul’un kurduğu Darülbedayi, yeni ismiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları(1914) bir asrı çoktan geride bıraktı. Üniversite yıllarımızın olmazsa olmazıydı. Onlarca tiyatro eserini burada izledik, çok daha fazla sanatçıyı böylece tanıdık. Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde dolaşırken mutlaka ya afişlerine, ya bir sanatçıya rastlamak mümkündü. Cilalı İbo olarak bilinen Feridun Karakaya, Türk Sinemasının önemli ismi Gülistan Güzey hemen aklıma gelen. Çünkü onları filmlerinden de tanıyordum.

Özel tiyatrolar da elbette vardı; Muammer Karaca, Haldun Dormen, Kenterler, Tolga Aşkıner-Nisa Serezli, Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü, Engin Cezzar-Gülriz Sururi, Genar ve Bulvar Tiyatroları hemen aklıma gelen. Beyoğlu’nda Muammer Karaca mesela Lahmacun Cumhuriyeti’nde ve Cibali Karakolu’nda; Fındıkzade’deki Bulvar tiyatrosunda ise Vahi Öz, Saadettin Erbil ve Kenan Büke bizi gülmekten kırıp geçirirlerdi. Tebessümü bile unuttuğumuz bir zaman diliminde gülmek meğer nasıl büyük bir ihtiyaçmış da şimdi fark ediliyor.

1Kas/170

GÖKALP AŞISI VE CUMHURİYETİ ÇELİKLEMEK – Süleyman PEKİN

GÖKALP AŞISI VE CUMHURİYETİ ÇELİKLEMEK – Süleyman PEKİN

27-28-29 Ekim tarihlerinde Aydınlar Ocakları’nın “21. Yüzyılda Türk Kültürü ve Medeniyeti: Sorunlar ve Gelecek Tasavvuru” ana başlıklı 46. Büyük Şura Programındaydık. Daralan düşünce dünyamız ve içten içe kaynayan coğrafyamızla alâkalı önemli tebliğlerin sunulduğu, tartışmaların yapıldığı verimli bir organizasyondu.

Nihayetindeki Polatlı gezisinde Sakarya Meydan Muharebesi’nin geçtiği alanları ve olanları gördüğümüzde ise bir tarihçi olarak tarihsizliğimizin asıl talihsizliğimiz olduğunu bir kez daha hatırladım.

Çanakkale’yi çok şükür içselleştirdik, Sarıkamış’a her yıl devlet erkânıyla yürüyüşler var ve yeni yeni Kut’ul-Amare’yi anmaya da başladık. Başladık amma bu savaşlar kazansak da kaybetsek de Osmanlı’yı bitiren savaşlardı. Fakat bizim bu son devletimiz Kurtuluş Savaşı’yla doğdu.

Sakarya Savaşı Adapazarı’nda değil Sakarya Irmağı’nın Ankara’ya 60-70 km. yakınlığında oldu ve 22 günde tam 5.713 vatan evlâdı mertebesini buldu, 20 binden fazla da yaralı.. Dahası mevziler yerli yerinde; sıksan toprağı şehit kanı ve mavzer mermisi fışkıracak.

24 yıl Ankara’yı yöneten bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın her işe kalkışıp da burayı es geçmesinin tahlilini Kadir Mısıroğlu’na bıraksak ve Şura’daki bazı can alıcı bildirilere baksak..

29Eki/170

BİR KONFERANSIN SOSYOLOJİSİ – Prof.Dr. Hacı DURAN

hacı duranBİR KONFERANSIN SOSYOLOJİSİ – Prof.Dr. Hacı DURAN

İslam Coğrafyasında Sosyoloji başlıklı uluslararası toplantı, iki gün yoğun geçen ilginç sunumlardan sonra tamamlandı. Sosyologlar Derneği’nin girişimleri ile gerçekleşen toplantıya İstanbul Kültür AŞ, ev sahipliği yaptı. İstanbul önümüzdeki dönemde yapılacak benzeri bilimsel toplantılara böylece öncülük etmiş oldu.

Sosyologlar, ülkelerindeki sosyolojik araştırmaların kurumsallaşma öykülerini tartışmaya açtı. Fas’tan Türkistan’a, Endonezya’dan Tataristan’a kadarki İslam coğrafyasında bulunan ülkelerden seçilen 25 sosyoloğun bir araya geldiği bir toplantı oldu. Toplumsal araştırmalarıyla temayüz etmiş bilim insanları, ülkelerindeki sosyoloji araştırmalarını, bu araştırmaların söylemlerini ve geçirdikleri evreleri anlattı.

28Eki/170

EĞİTİM MESELESİNİN ÇÖZÜMÜNE İLK ADIM – Cafer GENÇ

EĞİTİM MESELESİNİN ÇÖZÜMÜNE İLK ADIM – Cafer GENÇ

Eğitim sisteminde KÖKLÜ ve KALICI değişiklikler yapılması gerekmektedir. O kadar çok eksiklikler ve yanlışlıklar var ki, “nereden başlasak” diye tereddütler içerisinde kalıyoruz. “Bin km’lik bir yola bile bir adımla başlanır” diyerek, samimi ve ciddi bir niyetle el atmış olalım. Bu işin mutfağında olan 40 yıllık eğitimci, yönetici olarak, ideal bir eğitim sistemi anlayışından hareketle yeniden yapılanma adına aşağıda belirteceğim 2 önemli konudan başlamak gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, “EĞİTİM” bilimsel bir konudur. Araştırılmadan, değerlendirilmeden, yerine daha idealinin tespiti yapılmadan hemen, oldubitti ile aceleye getirilmemelidir. Ayrıca, senin, benim isteğime göre değil, uzmanların, danışmanların ele alıp değerlendirmelerinden sonra, öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin memnuniyeti ile gerçekleştirilmelidir.

Daha önceki bir köşe yazımda ele aldığım ve açıklamasını da yaptığım eğitimin şu 5 temel sorunu, öncelikle ve ciddiyetle ele alınmalı, bilimsel ve güncel bir anlayışla çözümü gerçekleştirilmelidir. Eğitimimizdeki 5 temel soruna kısaca değinelim:

27Eki/170

“HÜRRİYETTİR CUMHURİYET” – Süleyman PEKİN

“HÜRRİYETTİR CUMHURİYET” – Süleyman PEKİN

(3 yıl önce yayınlanan yazımızla bu mübarek haftayı ve hafta sonunu anmış olalım)

Can Yücel’in Gelibolu’da bir köydeki sünnet merasimini anlatırken söylediği şiirin son mısrası geldi aklıma: “Sünnet değil farzdır Cumhuriyet”

91 yıl, dile kolay lâkin Cumhuriyeti anlamak istemeyenlere anlatmak zor. En azından şunu söyleyelim; hani Devletçe - Hükümetçe hedef koyduğunuz o 2023, Cumhuriyetimizin Kuruluşu’nun yani 1923’ün 100. yıldönümü oluyor.

10. Yıldönümünün marşında;

“Örnektir milletlere açtığımız yeni iz

İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz

Uyduk işte bilgiye, gidişte ülküye biz

Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz” dedik.

27Eki/170

Gönüllere Dokunanlar – Seyfettin KARAMIZRAK

 seyfettin-karamzrak

Gönüllere Dokunanlar - Seyfettin KARAMIZRAK

Geçen gün, bir gönül insanın vefa gecesine katıldık. Ailesi, yakınları, arkadaşları, meslektaşları paylaştıkları güzellikleri dile getirdiler.

Naif, nadide, içten, duru ve bir o kadar da değerli söylemler dinledik. Yüreğimiz kabardı, gözlerimiz buğulandı.

Beklentisiz, ancak sız, koşulsuz, natürel söylemler duymayı özlemiş kalplerimiz bir nebze yumuşadı.

26Eki/170

MERAL AKŞENER’LE BİRLİKTE YOLA ÇIKTIK… / Av. Özcan PEHLİVANOĞLU

Meral Akşener-Gayret Bizden Tevfik Allahtan
MERAL AKŞENER'LE BİRLİKTE YOLA ÇIKTIK... / Av. Özcan PEHLİVANOĞLU

Türkiye'nin siyaset açısından bir nefes almaya ihtiyacı var. Siyasetimiz ne yazık ki, tarihte bir çok kez olduğu gibi tıkandı ve üretemez bir hale geldi.

Bunları aşarak, vatandaşlarımız için hep birlikte Türkiye'yi rahat, huzurlu, güvenli, mutlu ve daha zengin bir ülke yapmanın yollarını aramamız lazım..

25Eki/170

25 EKİM 2017 – YENİ BİR MİLAT – Ruhittin SÖNMEZ

25 EKİM 2017 – YENİ BİR MİLAT - Ruhittin SÖNMEZ

Cumhuriyet dönemi demokrasi tecrübemizde bazı siyasi hareketlerin doğuşu bir milat kabul edilir. Demokrat Parti’nin, Adalet Partisi’nin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin, Milli Selamet Partisi’nin, Anavatan Partisi’nin ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmaları ile Türkiye yepyeni dönemlere girdi.

Bu hareketler toplumsal birer ihtiyaçtan doğmuştu. Doğru zamanda ortaya çıktılar, toplumsal taleplere uygun yapılanma ve politikaları sebebiyle etkili oldular. Zamana ve toplumsal değişime ayak uyduranlar yaşadı, uyamayanlar tarih sayfalarında kaldılar.

Kurucu parti CHP’den sonra DP, AP, ANAP ve AKP uzun dönemli iktidar partileri olarak iktidarda oldukları süreçte Türkiye’nin kaderini belirlerken, MSP ve MHP de güçlü toplumsal tabanları ile bu kaderin yazılmasına ortak oldular.

25 Ekim’de kuruluşunu gerçekleştirecek olan Meral Akşener liderliğindeki partinin de böylesine tarihi bir rolüstleneceği kanaatindeyim.

15 yıllık AKP / Tayyip Erdoğan iktidarını sona erdirebilecek, yeni bir Cumhurbaşkanı seçtirebilecek bir parti doğuyor.  Bu dönemde içeride ve dışarıda savrulduğumuz noktadan çıkaracak, toplumda huzuru ve normalleşmeyisağlayacak, dışarıda güçlü ve güvenilir bir devlet yapacak yepyeni bir siyasi hareket bu. Bunun içindir ki toplumda böylesine büyük bir heyecan yarattı.

24Eki/170

Bir Vefa Toplantısının Düşündürdükleri – Dr.H. İbrahim KAHRAMAN

GLR_3111Bir Vefa Toplantısının Düşündürdükleri - Dr.H. İbrahim KAHRAMAN

Türk Dil Kurumu lügatında vefa, sevgide sebat-sevgi bağlılığı olarak tarif edilir. Akçakoca Kültür Platformu 21 Ekim 2017 akşamı Ahsen Okyar Bey için bir vefa toplantısı yaptı. Bu tür toplantılar genellikle ölümünden sonra bazı insanları anmak ve hatırlamak amaçlı yapılır. Bu vefa toplantısının arkadaşımızın sağlığında, hem de çok yaşlı döneme girmeden yapılmış olması ayrı bir ilgi ve mana katmıştır. Bu tür toplantıların ilgilinin sağlığında yapılması, o şahsı onöre etmekle birlikte bu gibi insanların toplum tarafından daha çok bilinmesi ve örnek alınmasını teşvik edici etkiler taşıması bakımından da ayrıca önemlidir.

24Eki/170

İZ BIRAKIP GÖNÜL ADAMI OLMAK – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2İZ BIRAKIP GÖNÜL ADAMI OLMAK - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

İz bırakmadan olunmuyor gönül adamı, devlet adamı ve millet adamı.

Mutlaka iz bırakacaksınız.

Ahsen Okyar işte böyle biri.

Sadece tebessümü bile iz bırakmaya yetiyor da artıyor bile.

İnanç sahipleri iyi bilirler tebessümün sadaka hükmünde olduğunu.

Ahsen Okyar her an sadaka veriyor mütebessimliğiyle.. evinde, sokakta, işyerinde konuşurken, yürürken, otururken hep öyle tebessüm ediyor.

Dahası var, bırakın kahkahayı, mizahı, gülmeyi iyice unuttuk. Toplumumuzun böylesine tebessüme o kadar ihtiyacı var ki günümüzde sormayın. Siz siz olun hiç olmazsa tebessüm etmeyi ihmal etmeyin.

21Eki/170

MİLLİ DEVLETLERDEN EYALET DEVLETLERE – Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezMİLLİ DEVLETLERDEN EYALET DEVLETLERE - Ruhittin SÖNMEZ

Barzani’nin Kürt bölgesinde bağımsız bir “Kürdistan” için yaptırdığı referandum mevcut dengeleri değiştirdi.

Barzani’ye İsrail’in açık, ABD’nin örtülü desteğine karşılık, Türkiye, İran ve Rusya yakınlaşarak yeni fakatmuhtemelen geçici bir denge oluşturdu. Merkezi hükümet Kerkük’ü peşmergeden geri aldı.

Ancak Irak’ın bölünmesi ihtimali hala çok güçlü.

Çünkü bölge için ABD ve İsrail’in tasarladığı ve uygulamaya çalıştığı Büyük Ortadoğu Projesi, Büyük İsrail Projesi ve Büyük Kürdistan gibi birbirini tamamlayan üç uzun vadeli projenin ilk basamağında Irak ve Suriye’nin bölünmesi var. Muhtemelen her iki devlet de üçer parçaya bölünecek.

Arkasından Türkiye ve İran’ın da bölünmesinin planlandığı muhakkak.