Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
5Şub/160

BÖLÜCÜ TERÖRÜN ÖRTTÜĞÜ GERÇEKLER – Prof.Dr. Mustafa E. ERKAL

mustafa erkal profBÖLÜCÜ TERÖRÜN ÖRTTÜĞÜ GERÇEKLER - Prof.Dr. Mustafa E. ERKAL

Türkiye içerde bölücü ve ırkçı terörle uğraştırılırken, PKK’nın Suriye kolu PYD ABD’nin yeni müttefiki ve kara kuvvetleri gücü olarak kabul edilmektedir. Bütün uyarılara rağmen, yanlış politikalardan vazgeçmeyerek Ortadoğu bataklığına çekilmiş durumdayız. Ortadoğu’da sınırları değiştirmeyi hedefleyen süper güçler anlaşmalı bir görünüm ortaya koymaktadırlar. Herkes IŞİD öcüsünü hedef almakta, ancak kendi çıkarlarına uygun olmayan guruplara ve bilhassa Türkmenlere etnik temizlik uygulamaktadırlar. Anlaşılan Bayır Bucak Bölgesi iç savaş sonrası Esad’a yarayacak bir bölgedir. Hava saldırıları kendilerine ihale edilen Ruslar bütün güçleriyle Bayır Bucak Türkmenlerine saldırmakta ve Türkiye’yi tahrik etmektedirler. Aslında Putin’in iç politikada bu tür tahriklere ihtiyacı bulunmaktadır. Sınır bölgemizi NATO bölgesi haline getirdiklerinden koruyamamakta ve herhangi bir müdahalede de bulunamamaktayız.

Dış politika hayaller ve duygusal zemin üzerine inşa edilemez. “Ortadoğu’da aktif olacağız ve her şey bizden sorulacak, bizsiz karar alınamayacak” diye ortaya düşenlerin, ne kadar büyük yanlış yaptıkları gün ışığına çıkmaktadır. Mezhepler üstü kalarak tarafsız bir yol izlemiş olsaydık ve Esad’ın 15 gün içinde düşeceğini varsayarak yanlışlar içine düşmeseydik, bugün Bayır Bucak’ta Türklere uygulanan etnik temizlik gerçekleştirilemeyebilirdi.

4Şub/160

“SOKAKTA İKİ ŞEHİT ( ŞEHİDİMİN DESTANI )” – Süleyman PEKİN

“SOKAKTA İKİ ŞEHİT ( ŞEHİDİMİN DESTANI )” - Süleyman PEKİN

“Çözüm Süreci” 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri’nden sonra başladı. 21 Mart 2013’te Teröristbaşı Öcalan’ın mektubu Devlet desteğiyle Diyarbakır Meydanı’nda okundu. 16 Temmuz 2014’te Çözüm Süreci Resmî Gazete’de yayınlanarak kanunlaştırıldı.

7 Haziran 2014 Seçimleri’yle süreç buzdolabına kondu ve terörle anladığı dilden mücadele başladı. O günden bu yana tam 260 şehidimiz var. Çözüm Süreci boyunca verdiğimiz şehit sayısı ise 600. Şehidime mi yanayım, Çözüm Süreci boyunca teröristlere göz yumanlara mı sayayım?

5 Temmuz 2011’de Yüksekova’da 2 şehit (İki askere sokak ortasında pusu). 25 Ekim 2014 Yüksekova, yine 2 şehit (Hain pusu). Gün gün verdiğimiz şehitler için İlkkurşun Gazetesi’nden Feza Tiryaki’nin yazısını paylaşmak isterim. Devletin terörle mücadelesini destekliyoruz lakin taşların bağlanıp köpeklerin nasıl serbest bırakıldığının yakıcı hikâyesini de unutmamak gerek:

3Şub/160

HUBRİS-KİBİR SENDROMU VE MİTOMANİ HASTALIĞI – Prof.Dr. Nurullah AYDIN

HUBRİS-KİBİR SENDROMU VE MİTOMANİ HASTALIĞI – Prof.Dr. Nurullah AYDIN

İnsanlık toplum yaşamına geçtikten sonra yöneten-yönetilen, egemen-güdülen, zengin-fakir ikilemesi içinde yaşamışlardır. Aydınlar, bilim adamları, sanatçılar ve sonraki dönemde medya mensupları, dengenin kurulması için insan hak ve özgürlüklerinin laik ve hukuk devleti düzeninde sürmesi mücadelesi vermişlerdir. Ancak mutlak egemen olmak, iktidar gücünü otoriter yönetimle sürdürmek isteyenler, farklı hastalıklı kişiler de olmuştur. Tıp dilinde bunların başında gelen hastalıklar, mitomani ve hubris ile açıklanmaktadır.

Mitomani Hastalığı;

Mitomani yalan söyleme ve en önemlisi de söylediği yalana gerçekten inanma hastalığıdır.

Mitomanikler, suçluluk psikolojisinden kurtulamazlar. Her şeye bahane uydurma durumu, zaman içerisinde büyük yalanlara yol açar.

Bazı kişilerin iddia ettikleri olayın gerçekleşmediğini bilerek kalabalıklar önünde yalanın rahatlıkla haykırılması Mitomani hastalığındandır.

Mitoniklerin yalanı ortaya çıkınca doğruluğuna herkesi inandırmak için daha büyük yalana başvurur ve kontrollerini kaybederler.

Mitoniklerin yalanı ortaya çıkınca kontrolü kaybeder, yeni bir iddia da bulunur. Ancak o iddia da onun dediği gibi değildir.

Mitomanik biri söyleyeceği yalanı olduğuna inanarak söyler.

Mitonikler; iddialarının yanlış olduğunu bilmesi onda suçluluk psikolojisi oluşturduğundan bu yalanla işin içinden çıkacağını düşünür.

Mitomanikler; suçluluk psikolojisiyle hareket etseler de asla vicdan azabı çekmezler. Vicdan azabı çekenler Mitomanik değil demektir.

Mitomanikler; konuşmadan duramazlar. Her gün mutlaka bir yerlerde kendilerini yalanlarla anlatma fırsatı oluştururlar.

2Şub/160

“MEVZUATI UYGULAMAYIN” EMRİNE UYMAK SUÇTUR – Av. Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sönmez“MEVZUATI UYGULAMAYIN” EMRİNE UYMAK SUÇTUR – Av. Ruhittin SÖNMEZ

Devletimizi 14 senedir yöneten partinin adında “Adalet” var. Hatta bu partinin kökeni olan partilerin hedefi “adil düzen” idi.

Adaleti veya adil bir düzeni hedefleyen kişi veya partilerin “hukuk devleti” ve hatta “hukukun üstünlüğü” kavramlarını içselleştirmiş olması gerekirdi.

Oysa Adalet ve Kalkınma Partisi’nin fiili ve manevi lideri R. Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları ile bir kere daha açığa çıktı ki, bu ekip mevzuatı bir kenara koyarak iş yapmayı alışkanlık haline getirmiş.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda buluştuğu kaymakamlara talimat verdi: “Yeri geldiği zaman koyun mevzuatı bir tarafa, zihinsel inkılabınızı devreye sokun; ‘Ben bunu bu şekilde yaparım’ deyin ve yapın.”

Erdoğan kendisinin ve partisinin böyle başarılı olduğunu söyledi.

1Şub/160

SIRTIMIZDAKİ KAMBUR – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2SIRTIMIZDAKİ KAMBUR - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Yavuz Bülent Bakiler ustamız ile yarım asırlık bir hukukumuz var. Kendisini 1950’li yıllarda Serdengeçti’deki şiirlerden tanırım. Gel zaman git zaman Ankara’da birlikte olduk. TRT’de beraber çalıştık. Türkiye Yazarlar Birliği (1978) ile Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı (1984) kurucuları arasında yer aldık. İstanbul’da da görüşüyor, birlikte etkinliklere katılıyoruz. Ümraniye’deki bir programa beni de götürmüştü. Salon boşa yakındı. Yavuz Bülent Bakiler sık sık espriler yapar, kara mizah gelişmelere dikkat çeker. Bu defa da öyle oldu. Salona sordu “İçinizde kitap okuyan var mı?” diye. Bir kişi elini kaldırdı. “Peki gazete okuyan?” Salondan çıt çıkmadı. Toplantıya katılanlar Yavuz Bey’in kızacağını sandılar.

-Güzel.. çünkü İslamın ilk emri “Okuma” olduğu için sizler bu kutsi emre uyarak, riayet ediyorsunuz. Tebrik ederim!

27Oca/160

Bilim Teknoloji diye bir meselemiz var mı? (1) – Ramazan BAKKAL(*)

ramazan bakkalBilim Teknoloji diye bir meselemiz var mı? (1) - Ramazan BAKKAL(*)

Ar- Ge ve inovasyon olmadan zenginliğe giden yol yoktur.

Hatıralara türbedarlık ederek kaç sene barınılabilir? Bilim-teknoloji meselesi Sakarya meydan muharebesinden veya TRT yayıncılığından daha mı az önemlidir?

Dalından kopan yaprağın kaderini rüzgâr, teknoloji üretmeyen ülkenin kaderini küresel güçler, komşuları ve düşmanları tayin eder.

Ülkemizin refahına katkıda bulunabileceğimiz biricik mesele Bilim ve Teknolojiye gereken

önemi vermekten geçtiği halde toplum gündeminde gerektiğince yer almıyor. Hafif sanayi denilen tekstil, plastik ürünleri, domates-limon-fındık-zeytin, incir, basit makina ihracatıyla sağlanabilen hayat standardı ve güvenli yaşama ortamı mevcut durumdur.

Türkiye’de ülkenin refahına katkıda bulunacak düzeyde bilim ve teknoloji üretiminin olmaması toplum önderleri ve aydınlar tarafından halledilmesi gereken birinci öncelikli mesele olarak görülmüyor. Batı toplumlarının zenginliğinde ana kaynağın orijinal bilimsel buluşları endüstrileşmeye çevirip pazarlamak olduğu bilindiği halde görmezden geliniyor veya üzerinde düşünülmüyor. Tarih, ülkemizin 300 yılı aşkın zamandır çektiği sıkıntıların temelinde bilim-teknolojide çağın gerisinde kalmamızın yattığını fısıldıyor: “Bilimde geri kalmışlıktan kurtulmadan stratejik bir coğrafyada huzur içinde yaşanamaz.” diye. Duyan yahut ilgilenen var mı bilmiyoruz?

26Oca/160

ABD samimi değil, Türkiye’nin bütünlüğü tehlikede – Av. Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sönmezABD samimi değil, Türkiye’nin bütünlüğü tehlikede – Av. Ruhittin SÖNMEZ

IŞİD, PKK ve PYD konusunda gözümüzün içine baka baka yalan söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’dan bahsediyorum.

Önce İstanbul'da AK Parti, CHP ve HDP'den milletvekilleriyle görüşen Biden, sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Bu görüşmelerde neler dediği basında açıklandı.

***

IŞİD KONUSUNDA söylenenler doğru olamaz

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden açıklamalarında “IŞİD (DAEŞ) dünyanın en büyük sorunudur. IŞİD hem ABD hem Türkiye için en büyük tehlikedir. IŞİD ile mücadele için daha fazla işbirliği için faaliyete devam ediyoruz.. IŞİD/ DAEŞ'in Türkiye’nin güney sınırında ayrı bir devlet kurmasına engel olacağız..” dedi.

Görünüşe ve ABD yetkililerinin açıklamalarına göre ABD, IŞİD (DAEŞ) ile savaşmaktadır.

Bu savaşın ne kadar süreceği konusunda ABD yetkilileri 3-30 yıl arasında süreler vermekte.

Mesela Obama’nın Suriye sorunu özel temsilcisi olan Büyükelçi Brett McGurk, “IŞİD o coğrafyadan temizlendikten sonra bile nokta eylemlerle terör tehdidi olmayı bir süre daha devam ettirebilir” kaydını koyarak, IŞİD’i etkisizleştirmek “3 yıl sürebilir” diyor.

25Oca/160

İDAMA TEBESESSÜM, ONURA MERHABA – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2YAKIN TARİH SOHPETLERİ-10

İDAMA TEBESESSÜM, ONURA MERHABA - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş rahmetli Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin (Hemşin 1911- Ankara 1961) adı geçince “Abide Şahsiyet” diye anlattı. Şair Yavuz Bülent Bakiler ise O’na “Bayrak Adam” , bazı aydınlar da “Anıt Adam” diyorlar. Bunlara katılmamak mümkün değil elbette. Soyadı Kanunu çıkmadan önce adı Yüksek Mühendis eski MTTB Reisi Tevfik Celal, daha sonra Ahmet Tevfik İleri oluyor. Daha çocuk yaşta sigara kağıdı satarak aile bütçesine katkı veriyor. Fatih Gelenbevi Ortaokulu’ndan mezun olunca tercihan İstanbul Teknik Üniversite’sine kabul ediliyor. Tevfik İleri daha öğrenci iken bile talebelerin “Tevfik Abisi” idi. Herkesi kucaklıyor görüşü ne olursa olsun. MTTB Genel Başkanı oldu. Vagon Lit, Vatandaş Türkçe Konuş, Yerli Malı Haftası, Razgırat Olaylarında Tevfik Abi hep önde. Göz altına alınıyor arkadaşlarıyla birlikte. İdealinden vaz geçmiyor. Üniversite yönetimi mezun olunca Tevfik İleri’ye adeta rica ediyor okulda kalması için. Akademik çalışmalarda bulunmasını istiyorlar. Ancak o “Anadolu’ya gideceğim, taşranın imarıyla halkıma hizmet edeceğim” diyor başka bir şey demiyor. Hep söylediği şey “kalbim küt küt değil, Türk Türk diye atıyor”

İlk ataması Erzurum’a oluyor Mühendis Tevfik Bey’in. Bir hemşehrisi Vasfiye Hanım ile evlenerek damı, çatısı, duvarı tartışılabilecek bir evde ikamet ediyorlar Dadaşlar diyarında. Mühendislik hizmetlerinin dışında Erzurum köylerini dolaşıyor, başta eğitim olmak üzere her konuda halkın yardımına koşuyor.

22Oca/160

Eğitim Fakültesi Vehbi Koç Binası’nın Yapılma Süreci ve Bu Eserin Adıyaman İçin Değeri – Prof.Dr. Hacı DURAN

Eğitim-Fakiltesi-Binası  Mustafa Koç Allah’ın rahmetine kavuştu. Adıyaman Eğitim Fakültesi binasının yapımını O finanse etti. Mustafa Koç’u bu binanın projelendirilmesi, yapımı sürecinde tanıdım. Eğitim Fakültesi Vehbi Koç Binası temel atma töreni esnasında rahmetli Mustafa Koç, benden temele yakın bir yerde bir kurban eda etmemi istemişti. Ancak bunun kalabalık ortamda olmamasını görülmemesini özellikle arzu etmişti. Kurbanın parasını da bizzat cebinden ödeyeceğini söylemişti. Bu temeli atmanın kendisi için bir şükür olduğunu belirtmişti. Kendisi vefat etti. Bir yıl süreyle Adıyaman Eğitim Fakültesi binası inşa sürecinde kendisini tanımıştım. Allah rahmet eylesin. Vefatı anısına 10 yıl önce yazdığım bir yazıyı tekrar ilginize sunuyorum.

19Oca/160

1128 AKADEMİSYENİN BİLDİRİSİ – Av. Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sönmez1128 AKADEMİSYENİN BİLDİRİSİ – Av. Ruhittin SÖNMEZ

· “1128 Akademisyenin” imzalayarak yayınladığı bildiri akademik nitelikte bir bildiri değil, siyasal bir eylemdir.

· Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve uluslararası camianın terör örgütü olarak vasıflandırdığı PKK’nın eylemleri hakkında, “Bildiri”de değil bir lanetleme veya kınama, bir sitem dahi yoktur.

· Bildiride çatışmaların sürdüğü bölgelerdeki halkımızın “özgürlük ve güvenlik” haklarını ihlal eden PKK terörü hakkında bir eleştiri dahi yapılmamıştır.

· “Devlet, bölge halklarına karşı uyguladığı katliam ve bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmeli…”, “Bu kasıtlı ve planlı kıyım…” “Ancak savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak…” “Hükümetin, Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritası oluşturmasını talep ediyoruz…”  gibi PKK terör örgütünün propagandası olan beyanlar tekrar edilmiştir.

18Oca/160

ANTALYA; DEĞİŞİK BUUTLU KENT – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2ANTALYA; DEĞİŞİK BUUTLU KENT - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Burdur’da sabah kahvaltısını konakladığımız Grand Özeren’de yapmadık. İki emekli öğretmen karı-koca dostumuzun davetiyle Neşe-Naci Tolacı’ların evlerinde aldık soluğu. Her sokakta neredeyse inşaatlar yükseliyor. Vilayetin önünden aşağı giden cadde yaya yolu olarak düzenlenmiş, tek şeritten araç trafiğine açılmış. Ayakkabı boyacısı, satranç oynayan adam, keman çalan kız, simit satan genç gibi renk renk heykeller dikilmiş. Ancak simitçinin simidi, oturan adamın satrancını falan çalmışlar. Yok. Aydınlatma müthiş olmuş caddede. Havalara gelince, kar kış İstanbul’da her şeyi etkilerken, Akdeniz’de her şey formunda gidiyordu. Burdur güneşi rüzgar olmasa belki de yakacaktı yüzleri. Sabah erkenden eşim ile birlikte gittiğimiz Tolacıların evinde mükellef sofra hazırlanmıştı bile. Böyle sofralarda diyet ve perhiz falan kimsenin aklına gelmediği gibi ben de etkileniyorum nimetlerden. Değişik reçel, peynir ve ekmekler, bal, kaymak, ceviz içi, salatalık, domates, portakal suyu, çay daha ne olsun?

15Oca/160

POLİTİK YANLIŞLAR – Cevat NAS

cevat nasPOLİTİK YANLIŞLAR - Cevat NAS

Dış işleri Eski Bakanı ve Eski Büyük Elçi Yaşar Yakış  Bey'ige çen hafta Kocaeli  Aydınlar Ocağındaki  konferansında  dinledik. 

* Konferanstan 2 gün önce partinin resmi açıklamasına göre, "AK Parti kurucu üyesi Yaşar Yakış, devlet içine nüfuz etmiş, ulusal güvenliği tehdit eden legal görünümlü illegal yapının yayın organlarından yaptığı açıklamalar" sebebiyle, partiden kesin ihracı için Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edildi."

* Şimdi de ihraç edildiğini öğrendik.

* Yaşar Yakış Bey, Suriye politikasında 4 noktada hata yapıldığını ifade  ediyor.

1- Diplomaside hiç yapılmaması gereken işlerden biri bütün yumurtaları aynı sepete koymaktır. Türkiye bu hatayı yaptı. Yumurtaların tamamını Beşar Esad'ın kısa zamanda düşmesi ihtimali sepetine koydu.

2- Bir ülke ile anlaşamıyoruz diye ilişkileri kesmek yanlıştır. Bilakis ortada bir gerilim varsa iletişim kanallarını daha açık hale getirmek gerekirdi. Bu yapılmadı.

3- Muhalif grupların hangisinin ılımlı sayılacağına dair kriterlerimizin uluslararası camia ile aynı olması gerekirdi. Bu uyum sağlanamadı.

4- Türkiye'nin IŞİD'e yardım yaptığına inanmam. Ama IŞİD'in bu hale gelmesini zorlaştırıcı bir tutum izleyebilirdik. Uluslararası camiada böyle bir algı oluşturamadık."  diyor Yaşar Yakış  Bey.

15Oca/160

AYDIN KİMDİR? AYDIN İNSAN NASIL OLUR? – Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK

AYDIN KİMDİR? AYDIN İNSAN NASIL OLUR? - Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK

Tüm aydınlarımıza ve kendini aydın sananlara sunulur.

Günümüzde aydın’ın pek çok tarifi ve çeşidi vardır. Her sınıf, her eğitim kurumu, her sosyal, sanatsal, siyasal ve kültürel hatta dini kurumlar, toplumlar ile etnik gruplar kendi aydınlarını oluşturmaktadırlar.

Sağcı, solcu, devrimci, komünist, proleter, faşist, milliyetçi ve dinci şeklinde sıfatlandırılmış büyük insan kitlelerinde veya işçi, köylü, şehirli, sanatçı, edebiyatçı, spor adamı, bilim adamı, iş adamı ve de herhangi bir meslek grubundan herhangi bir kişi, kendilerine göre aydın olabilir.

14Oca/160

Sizin gibi aydının yediden yetmişini! – Ozan Arif

12509157_1117219744979126_5556262591520567829_n

14Oca/160

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ VE SAĞLIĞIMIZ – Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman drBAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ VE SAĞLIĞIMIZ - Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

Korumak, tedavi etmekten her zaman çok daha iyidir; zira kişileri hasta olma eziyet ve külfetinden uzak tutar…’ (Thomas Adams, 1629)

Sağlığımızın iyi olmasında ve sürdürülmesinde bağışıklık sistemimiz önemlidir. Bu sistemimiz öncelikle enfeksiyonlara karşı direncimizi sağlar. Şimdi biliniyor ki bağışıklık sistemimizin zayıflaması daha çok, daha kolay ve sık enfeksiyonlara yakalanmamızın sebebi olduğu gibi kanser gibi diğer bazı önemli hastalıklarında ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.

Vücudumuzun hastalıklara karşı savunma gücü olarak da tarif edebileceğimiz bu sistem, bebekliğin ilk dönemlerinde, anneden kanımıza geçen ve antikor denilen bazı destek maddeleri ile takviye görmektedir. Doğumdan sonra anne sütü, özellikle ilk günlerdeki süt, bu yönü ile de çok önemlidir. Daha sonraları ise vücudumuzun geliştirdiği davranış biçimleri ve genetiğimize göre bu sistemiz de yapılanmaktadır.

12Oca/160

YAŞAR YAKIŞ’I DİNLERKEN – Av. Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sönmez avYAŞAR YAKIŞ’I DİNLERKEN – Av. Ruhittin SÖNMEZ

Başkanlığını yapmakta olduğum Kocaeli Aydınlar Ocağı olarak Dışişleri E. Bakanı ve E. Büyükelçi Yaşar Yakış’ı davet ettik. Konu günceldi, “Ortadoğu’daki Gelişmeler, Suriye Politikamız ve Rusya Krizi” üzerine konuştu.

Konferanstan 2 gün önce partinin resmi açıklamasına göre,  “AK Parti kurucu üyesi Yaşar Yakış, devlet içine nüfuz etmiş, ulusal güvenliği tehdit eden legal görünümlü illegal yapının yayın organlarından yaptığı açıklamalar” sebebiyle, partiden kesin ihracı için Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edildi.

Bu yeni durum konferansı daha ilginç hale getirmişti.

Konferans öncesi yaşanan bu gelişme katılımı iki türlü etkiledi. Özellikle resmi görevlerde bulunan dostlarımızdan bir kısmı Yaşar Yakış konferansına katılmaktan vaz geçti. “Damgalanmak” korkusunu haklı bulduğumuz bu dostlarımızı anlayışla karşıladık.

“Her gün TV’lerde AKP adına çok sayıda kişi dinliyoruz. Yine aynı şeyleri dinleyemem. Bu yüzden gelmeyeceğim” diyen bir kısım arkadaşımız ise disipline sevk haberinden sonra geldi.

Sonuçta katılımcı sayısı ve kalitesinin yüksek olduğu başarılı bir organizasyon gerçekleştirebildik.

12Oca/160

Helal olsun Aydınlar Ocağı’na..! – Güngör ARSLAN

50_5Helal olsun Aydınlar Ocağı’na..! - Güngör ARSLAN / 11.01.2016

Bu memlekette DİK durmak, eğilmemek çok zor.

Çünkü mevcut sistem ve iktidar kendinden başka kimseye yaşam hakkı tanımadığı gibi ‘ Ya taraf olursunuz ya da bertaraf olursunuz’ diyerek herkese boyun eğdirmeye çalışıyor.

Elindeki devlet gücünü de sonuna kadar kullanıp kendisi gibi düşünmeyenlere hayatı zindan ediyor.

Bunun içindir ki bu memlekette DİK duran, boyun eğmeyen kişi ve kurum sayısı bir elin parmakları kadar kaldı. İşte bu kurumlardan birisi de Kocaeli Aydınlar Ocağı.

Açıkça söylemem gerekirse Aydınlar Ocağı’na karşı hep içimden mesafeli oldum.

Bir sebebi var mı? Yok. Belki yılların getirdiği önyargılarımdan kaynaklanıyor belki de tanımadığım için bir sempatim olmadı.

Ama şimdi Kocaeli Aydınlar Ocağı’na inanılmaz bir sempati inanılmaz bir saygı duyuyorum.

Neden mi?

Dik durdukları için.

İktidara eğilip bükülmedikleri için.

Kendilerine yapılmış bir davranışı mahkemeye taşıyacak kadar ya da AKP’den ihracına karar verilen eski Dışişleri bakanlarından Yaşar Yakış’ı konferansa davet edecek kadar cesur oldukları için kutluyorum ve ayakta alkışlıyorum onları.

Kalmadı bu ülkede DİK duran. Bazen bana telefonla cevap vermekten korkan, sokakta gördüğünde yolunu değiştiren, gazeteyi korkudan okuyamayan insanların olduğu bu ülkede Kocaeli Aydınlar Ocağı’nı işte bu nedenle alkışlıyor ve HELAL OLSUN diyorum.

http://www.bizimkocaeli.com/yazar/gungor-arslan/helal-olsun-aydinlar-ocagina..!/16667.html

11Oca/160

BİR HAFTA BAŞI AKDENİZ’DE AKİF İLE BULUŞMAK – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2BİR HAFTA BAŞI AKDENİZ’DE AKİF İLE BULUŞMAK - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Doç. Dr. Nihat Karaer aradı. “Ağabey sizi Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ne bekliyoruz.” demez mi? Önce şaşırdım. Çünkü 20-27 Aralık Mehmet Akif Ersoy Haftası bitti bitecek. Birkaç ay önceden yapılmış programlarımız var. Antalya bölgesinde olacağım gerçi. Bu hatırlatmam Nihat Hocayı sevindirdi.

-Madem Antalya’ya geliyorsunuz. Aynı gün ben sizi havaalanından alacağım. Doğru Burdur’a geliriz. Biraz istirahat ettikten sonra üniversiteye geçer, gençlerimize Yarınki Türkiye ve Akif’i anlatırsınız. Sonrasında da sizi istediğiniz yere götürürüz.

10Oca/160

Çalışan gazetecilerin gününü kutlarım.

10ocak  Çalışan Gazeteciler Günü Kutlama Mesaji

9Oca/160

Müslüman Türk’ün Balkanlar’daki Tapusu – Alptekin CEVHERLİ

alptekin cevherl,Müslüman Türk’ün Balkanlar’daki Tapusu - Alptekin CEVHERLİ

Bu hafta sonu Kosova’da evlâd-ı fatihanı ziyarete ve onları yerinde görmeye gittik. Gittiğimizde de adetten olarak yörenin en ulu kişisini ziyaret etmemiz kaçınılmazdı. Bu amaçla da Sultan 1’inci Murat Hûdavedigâr’ın kabrini de ziyaret ettik.

* * *