Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
19Nis/170

Abdullah YÜCE Bestekar, Yorumcu – Mustafa ENÜL

a1

18Nis/170

ADİL DEĞİL, DÜRÜST OLMAYABİLİR AMA “MEŞRU” – Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezADİL DEĞİL, DÜRÜST OLMAYABİLİR AMA “MEŞRU” -Ruhittin SÖNMEZ

16 Nisan’da yapılan halkoylamasının ADİL olmadığı konusunda hemen herkes mutabık. DÜRÜST olmadığına dair geniş bir kanaat var. Fakat “evet” cephesi tereddütsüz “MEŞRU” kabul ediyor.

Geçen haftaki yazımda fiili durumu yani siyasetin hukuk sistemi üzerindeki hâkimiyetini ve YSK kararlarının bağlayıcılığını hesap ederek “referandumun iptali” gibi bir sonuca ulaşılabileceğini öngörmediğimi ifade ettim.

Ancak sadece tarihe not düşmek gibi bir sonucu olsa da, CHP’nin hukuk zeminindeki itirazlarını önemli ve değerli buluyorum.

“Evet” kampanyasının OHAL yetkileri, devlet imkânları kullanılarak, baskı yapılarak, orantısız bir güç kullanımı ile yapılmasına hiç kimse adil diyemez. Ben de referandum kampanyasının asla adil olmadığına inanıyorum. YSK kararını da hukuki bulmuyorum.

Üstelik oy verme ve sayma işlemlerinin dürüst olmadığına dair kuvvetli şüpheler var. Bu şüpheler ortadan kaldırılmadıkça referandum sunucunun meşruiyetinin şaibeli olacağından endişe ediyorum.

Çünkü şaibeli seçimler (mesela 1946 seçimleri) millet hafızasında silinmeyen travmatik izler bırakır. Dileğim şaibe iddialarını oluşturan bütün şüphelerin bertaraf edilmesidir.

17Nis/170

Ziya TAŞKENT Ses Sanatçısı, Bestekar, Koro Yönetmeni – Mustafa ENÜL

a5

15Nis/170

16 NİSAN ve TÜRKİYE EKONOMİSİ – Savaş YILDIZ

16 NİSAN ve TÜRKİYE EKONOMİSİ - Savaş YILDIZ

IMG_222216 NİSAN ve TÜRKİYE EKONOMİSİ - Savaş YILDIZ Bağımsız Denetçi

Piyasalar, 16.04.2017  tarihine endekslenmiş durumda. Referandum dan “EVET” çıkacağı beklentisi  ile ekonomik  durumda  düzelme olacağı yönünde iyimser beklentiler var. Bu beklentilerin ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulamak gerekir.

15 Temmuz’daki başarısız darbe girişiminin olumsuz etkileriyle yurt içinde ekonomik aktivite önemli ölçüde baskı altında kalmıştır. Bu dönemde kamu sektörünün büyümeyi destekleyici yönde attığı adımlar ekonomik faaliyetlerde ki daralmayı sınırlandırmıştır. Yılın son çeyreğinde ise öncü veriler ekonomik aktivitede kısmi bir toparlanmaya işaret etmektedir. Kamu kesiminin bu dönemde de ekonomiye sağladığı desteğini sürdürdüğü izlenmektedir.

İşsizlik 7 yılın Zirvesine Çıktı !

İşsizlik oranı 2016 yılı Aralık döneminde %12,7 oldu. 2016 yılında işgücü piyasası 2008’den

bu yana en kötü performansını sergilemiştir. Aralık / 2016 dönemine ilişkin işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranı yıllık bazda 1,9 puan artarak %12,7 ile yaklaşık 7 yılın en yüksek seviyesine çıkmıştır. Aralık 2016’da bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla 4,8 puan artan genç nüfustaki işsizlik oranının %24 düzeyine ulaşması da öne çıkan bir gelişme olmuştur.

13Nis/170

Hayır Beyler, Hayır… Hayır. / Ozan Arif

images

Hayır Beyler, Hayır... Hayır. / Ozan Arif

Hiç sabrımı zorlamayın,
Hayır Beyler, Hayır... Hayır.
Çamur atıp horlamayın,
Hayır Beyler, Hayır... Hayır...

Benim şerle işim olmaz,
Şer diyeni kafam almaz,
Hayr‘a giden yolda kalmaz!
Hayır Beyler, Hayır... Hayır...

Siz hayıra çatsanız da,
Terörle bir tutsanız da,
Kıçınızı yırtsanız da,
Hayır Beyler, Hayır... Hayır...

12Nis/170

“HER ŞEY BİR RED İLE BAŞLIYOR GÜLÜM” – Süleyman PEKİN

“HER ŞEY BİR RED İLE BAŞLIYOR GÜLÜM” – Süleyman PEKİN

25 yıldır kamuda, 15 yıl sendikalarda görev yaptım. Son 20 yılda en az 10 adet STK’nın kuruluşunda inisiyatif kullandım. 30 yıldır hem tarihçilik hem de ülkücülük yolunda kendimi geliştirmeye çalıştım. 34 yıldır da kesintisiz Müslüm dinlerim.

Son 10 yılda köşe yazarı olarak 500’e yakın yazı yazmışım. Tarih, dış politika ve edebiyat alanında yarım düzine yayınlanmış, onun yarısı kadar da yayınlanmaya hazır kitabım var. Sosyal medya sayfamda “Yazdıklarım yaşadıklarımın bordrosudur” ifadesi bulunmakta. Yazmak bende geleceğin izdüşümüdür. Kıbrıs, Davos, Ergenekon, Çözüm, Habur, Akdamar, Dersim, K.Irak, Mısır, Libya, Suriye vs. konularda yazdıklarımız yerli yerinde duruyor ve neden sonra haklılığı tescilleniyor.

Ergenekon Kumpasında yandaş sendika “Kılavuzu Necip Fazıl Olanın..” ve “Sevgiler Sevgi Hanım” yazımı ikna odalarındaki üye devşirme seanslarında kullanıyordu. Duydum ki Necip Fazıllı olanı gene kullanmaya başlamışlar ama Sevgi Erenerollu yazıyı es geçiyorlarmış.

Zaten Özsar’daki Âkiller Toplantısı’nda “Türkiye’de Türk Yoktur” tezini işleyenler 7 Haziran Seçimleri sonrasında birden profillerine Türk Bayrağı, ağızlarına da “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!” sloganlarını doldurmuşlardı. Aslında Referandum’un yersizliği ve yanlışlığı üzerinde fikirlerimi paylaşmıştım. Fakat son düzlükte iş tamamen takım taraftarlığına döndüğü için kimse satır aralarına bakmıyor veyahut okuduğunu anlamıyor.

12Nis/170

Erkan OCAKLI Türk Halk Müziği Sanatçısı, Bestekar, Yorumcu, Yönetmen – Mustafa ENÜL

a

11Nis/170

Şarkılı, fıkralı, esprili bir İlhan Kesici akşamı – M. Tanzer ÜNAL

IMG_8705

11Nis/170

ADİL VE DÜRÜST OLMASA DA… / Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezADİL VE DÜRÜST OLMASA DA… / Ruhittin SÖNMEZ

Beş gün sonra, 16 Nisanda yapılacak halk oylaması kampanyalarının adil olmadığını biliyoruz. Ama inşallah oy kullanma, sayma ve tasnif işleri dürüst olur da, adaletsizliğin zararını kısmen telafi etmek mümkün olabilir.

Ben bu süreçte “adil ve dürüst olmayan seçimlerle kitlelerine yanıltılabileceği ve bunun o millet için felaketle sonuçlanabileceği” fikrimi paylaşmaya çalıştım.

Çünkü seçimlerin yapılmasının sebebi “çoğunluğun yanılmayacağı” varsayımına dayanır. Ancak uygulama farklı olabiliyor. Yakın tarihin önemli figürlerinden Hitler’den, Saddam’a, Esad’a, Kaddafi’ye ve Asya'daki, Afrika'daki diğer diktatörlerin çoğunun adil ve dürüst olmayan seçimlerle geldiklerini ve bir daha da seçimle götürülemediklerini biliyoruz.

Evet” kampanyasını yürüten Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin devlet gücü ve imkanlarını hoyratça kullanması, buna karşılık “hayır” kampanyasını yürütenlerin tamamen gönüllülük esasına göre yaptığı kampanyalar söz konusu.

Adalet, hakkaniyet, demokrasi, hak, hukuk, kul hakkı gibi bütün değerler tepetaklak edildi.

Ama sonuçta propaganda gücü bakımında yüzde 95 evetçiler üstün.

Devlet imkanları ve gücünün abartılı istismarı o kadar ileri boyutta ki ezici propaganda gücü ters tepebilir.

Biliyorum bu dönemde de “Hak dururken güce tapanlar” olacaktır.

Fakat insanların içine yaratıcının koyduğu “adalet ve vicdan duygusu” harekete geçerse maneviyatın sillesinin sedası pek bir güçlü çıkabilir. Maddi gücün hezimeti ile karşılaşabiliriz.

Bu benim hem temennim ve hem de tahminim.

10Nis/170

16 NİSAN’DA NİÇİN “HAYIR”? – Dr. Sakin ÖNER

sakin öner16 NİSAN’DA NİÇİN “HAYIR”? - Dr. Sakin ÖNER

16 Nisan’da yapılacak Anayasa Referandumu;

- Cumhurbaşkanlığı seçimi değildir.

- Milletvekili genel seçimi değildir.

- Belediye Başkanlığı seçimi değildir.

- Bu referandumun mevcut Cumhurbaşkanı, hükümet ve iktidar partisi ile değil, ülkenin gelecek on yılları, yani istikbaliyle ilgisi vardır. Konu partiler ve siyaset üstüdür.

9Nis/170

BÜYÜK AMERİKAN PROJESİNDE (BOP) SON OYUN: ANTİDEMOKRATİK TÜRKİYE VE BAŞKANLIK SİSTEMİ – Prof.Dr. İbrahim ÖZTEK

BÜYÜK AMERİKAN PROJESİNDE (BOP) SON OYUN:

ANTİDEMOKRATİK TÜRKİYE VE BAŞKANLIK SİSTEMİ - Prof.Dr. İbrahim ÖZTEK Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı

3 HARİTA: Bu haritaların anlamını artık herkes biliyor.

Birincisi; Amerika’nın Orta Doğuda kurduğu BOP uygulama haritası.

Orta_Doğu_Projesi_Genişletilmiş_Çalışma_Alanı[1]  

6Nis/170

Bu deli saçması Anayasa projesi kimin? – Arslan BULUT

arslan bulutBu deli saçması Anayasa projesi kimin? – Arslan BULUT

AKP'nin bir ABD projesi olarak siyasi hayata atıldığı bütün dünyada ve Türkiye'de bilinmektedir. Hatta ABD, 1997 yılının haziran ayında, AKP iktidarının açılım söylemi ile bire bir örtüşen bir Türkiye raporu hazırlatmıştı. Graham Fuller ve Henri Barkey imzasını taşıyan raporda, "Bir değişim gerçekleştirmek için sivil politik liderler çok zayıf. Türkiye'de bu sorunu askeri olmayan yöntemle çözme cesaretini gösterecek lider yok" deniyor ve cesur bir lider bulunması gerektiği işleniyordu.

Aslında 2001 yılında Tayyip Erdoğan'a ABD'den gönderilen gizli belgede de "Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve millî hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır" deniliyordu. Yani Büyük Kürdistan projesi için öncelikle Türkiye'nin Güneydoğu'ya özerklik vermeye mecbur edilmesi öngörülüyordu.

4Nis/170

İLHAN KESİCİ İZMİT’E GELİYOR – Av. Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezİLHAN KESİCİ İZMİT’E GELİYOR - Av. Ruhittin SÖNMEZ

Kocaeli Aydınlar Ocağı Nisan ayı toplantısının misafiri İstanbul Milletvekili İlhan Kesici. 7 Nisan Cuma akşamı Otel Asya’da yapılacak programda İlhan Kesici “2017 ve Sonrası Ekonomik ve Siyasi Gelişmeler” konulu bir konferans verecek.

16 Nisan’da yapılacak referandumdan dokuz gün öncesine denk gelen zamanlama ve konuşmacının özellikleri dikkate alınınca bu tercihimizi manidar bulanlar olacaktır.

Bu konferansın referandum sürecinde en az durulan ve fakat insanlarımızın hayatını doğrudan etkileyecek “ekonomi” ile referandum tercihimiz arasındaki ilişkiyi konu alması önemli.

AKP’nin “evet” kampanyasında “daha güçlü bir ekonomi” ve “daha fazla refah” için “evet” denilmesi gerektiği propaganda ediliyor. Bu nasıl olacak ve bugüne kadar gerçekleşmeyen ekonomik başarılar “partili cumhurbaşkanlığı” sisteminde hangi mekanizmayla sağlanacak belli değil. Buna rağmen “algı operasyonu” olarak bu temalar kullanılmakta.

Hayır” kampanyası yürüten CHP bütün etkili hatiplerini sahaya sürmüş durumda. Diğer hatipler de kısmen ekonomiden bahsediyor ama İlhan Kesici ekonomiyi herkesin anlayabileceği bir tarzda, güler yüzlü bir üslupla anlatabilmesi açısından öne çıkıyor.

3Nis/170

AKŞENER ve BEKLEVİÇ ÇOK FORMDA – Orçun OĞUZ

53152AKŞENER ve BEKLEVİÇ ÇOK FORMDA – Orçun OĞUZ

İçişleri eski Bakanı Meral Akşener ve Hayır Partisi Genel Başkanı Tuna Bekleviç hayırlı performansı giderek artıyor.

Meral Akşener’i 2 Nisan Pazar günü Edirne’de canlı dinledim.

Akşener’in performansı takdire şayan.

Edirnelileri çok fazla bekletmeden, vaktinde kürsüye çıkmasını ise ayrıca takdir ettim.

Edirne’de hayır oylarını yüzde 75 ­- 80 bandında bekliyoruz.

Merkez sağ ve milliyetçi, muhafazakar seçmen üzerinde etkili olan Akşener’in Trakya’da yaptığı çalışmalar da oldukça ilgi topladı.

Neden mi?

Birincisi, Trakyalılar Meral Akşener’i kendi evladı olarak görüyor.

Akşener, Rumelili.

Selanik göçmeni bir ailenin evladı.

O nedenle Akşener’e ilgi Trakya’da giderek artıyor.

Meral ablanın geçmiş dönemlerde İçişleri Bakanlığı görevinde bulunması, Demokrat Parti çizgisinden gelmesi de onun için önemli bir avantaj.

Meral ablanın, Trakya’ya hayırlı oylar noktasında moral olduğunu yerinde gözlemledik.

1Nis/170

Anadolu Selçuklu Devleti’ni Anlamak ve Sivas -Dr.H.İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman drAnadolu Selçuklu Devleti’ni Anlamak ve Sivas - Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

28.03.2017

Aydınlar Ocağımızın faaliyetlerinden biri de her biri başka bir şehirde yapılan şura toplantılarıdır. Sivas Aydınlar Ocağı’nın ev sahipliğinde yapılan toplantımız bunlardan biridir. Kocaeli Aydınlar Ocağı üyelerinden bir gurup olarak 2016 Ekim ayında yapılan toplantıya katılmış ve bu vesile ile bu şehrimizi gezip görmek, tanıma fırsatı bulmuştuk.

Sivas, Orta Anadolu’nun doğusunda bulunan, dışarıdan bakılınca kara ikliminin soğukluğu ve sanki doğunun yokluk ve her türlü fakirliğin olduğu bir ilimiz sanılır. Hâlbuki zannedilenin aksine önce insani değerleri yüksek olan vatandaşlarımızın yaşadığı, birçok zenginliği de bünyesinde barındıran, Selçuklular döneminde önemli bir merkez haline gelmiş, kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehrimizdir. Bunu gidip görünce daha iyi anlıyorsunuz.

1Nis/170

BEĞENMEDİĞİMİZ YENİ NESİL KİMİN ESERİ? – Celal BAYRAKTAR

IMG_8363 - KopyaBEĞENMEDİĞİMİZ YENİ NESİL KİMİN ESERİ? - Celal BAYRAKTAR

Yaşamakta olduğumuz kentte sık sık farklı görüşlere sahip insanlarla bir araya gelir, onlarla ülke meseleleri hakkında konuşur ve birlikte sosyal reçeteler üretmeye çalışırız. Bütün bu farklı görüşteki insanların şikayet ettiği ortak noktanın gençlik olması çok dikkatimi çekti. Hemen hemen hepsi “gençlik bitmiş”,  “bu gençlerden bir cacık olmaz” gibi sözleri tekrarlayıp duruyorlar. Bu yazımda sizlere Grigory Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabından gençliğin içinde bulunduğu durum ile ilgili önemli bulduğum bazı kısımları aktararak konuyu bir yere bağlamak istiyorum.

“Finlandiya’yı uyandırmak için büyük gayret gösteren Snelman’ın en fazla önemsediği ve en hassas olduğu konu gençlikti. Snelman bazen gençleri yüzlerine karşı eleştiriyor ve bildiklerini aktarıyordu. Fakat bazı cahil yaşlıların, gençlerin hayırsızlığından ve ahlak bozukluğundan şikâyet etmeleri üzerine de gençleri savunuyordu. Şöyle diyordu:

“Suç gençlerde değil, sizlerdedir. Siz gençleri nasıl eğitirseniz, onlar da öyle yetişir. Gençlere verdiğiniz eğitim nedir? Hiç!

31Mar/170

ŞEYH SAİD’İN ŞIHLIĞI VE ANARŞİSTLİĞİ – Süleyman PEKİN

ŞEYH SAİD’İN ŞIHLIĞI VE ANARŞİSTLİĞİ – Süleyman PEKİN

Türkiye’de ihanetin tarihi yazılamaz. Yazılsa;

1.Beş–on ciltlik ansiklopedi olur,

2.İllâ biri birilerinin hısım-akraba-tanış olma keyfiyetindedir.

Kurtuluş Savaşı bunun turnusol kâğıdıdır. Ve büyük güçlüklerle halkın ancak 3’te 1’inin desteği alınarak gerçekleştirilmiştir. Tabii ki en büyük güçlük de Türk Milletini İstiklâl Savaşı’na ikna güçlüğü.

Atomu parçaladılar ve iki yerde bunun acımasızca ıspatına giriştiler. Bizse yüzyıldır iki algı veya alışkanlığı kıramadık. Bir; dinî jargon ve ünvanların geçiş üstünlüğü ve iki; etnik kökene dayalı suçlama yada sahiplenme.

Bir dersimde bir öğrencim “Şeyh Said’le beraber asılanlardan biri arkadaşımın dedesiydi” demişti. Ben de “Sülâlemden Kurtuluş Savaşı’nda eşkiyalık yapan veya 15 Temmuz’da Darbecilere katılan olsa onu savunmak zorunda mıyım yoksa kendi içimdeki çürük elmalara ilk tepkiyi benim mi göstermem gerekir?”

diye sormuştum.

29Mar/170

GENÇLERİMİZE NE OLUYOR ALLAH’IM? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerGENÇLERİMİZE NE OLUYOR ALLAH’IM? - Yrd.Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER Kaliteli Yaşam Uzmanı

Önceki gün Konyaaltı caddesi Serdengeçti Parkı’nda akşam yürüyüşü yapıyordum. Ortaokul son veya lise birinci sınıfta olduklarını tahmin ettiğim iki erkek arkadaş kaykay yapıyorlardı. Bir tanesi akrobasi hareketleri denerken diğeri de onu cep telefonu ile videoya çekmeye gayret ediyordu.

Akrobasi hareketleri oldukça zor ve zaman zaman düşme tehlikesi geçiren gencin ağzından bu makaleyi yazmamı zorlayan olumsuz cümlecikler dökülüyordu.

“Hay ananı s……m”. keşke bir defaya mahsus istemeyerek ağzından kaçmış olsaydı. Her hareketinin başarısız olmasında aynı negatiflik dozajındaki küfrünü yapıyordu. O kadar çok alışmışlar ki, video çeken diğer arkadaşı bu durumdan hiç rahatsız olmuyor. (gibi görünüyordu).
Bir uzman olarak müdahale etmeyi düşündüm. Ama başıma geleceği muhtemelen çok iyi biliyordum. Oğlum arkadaşının anasına niye küfür ettin dediğimde alacağım cevap: Amca sen manyak mısın? Hiç ben arkadaşımın anasına küfür eder miyim? Olacaktı. Çünkü, hareketi istem dışı hale gelmişti.

28Mar/170

“Evet” kampanyası ve kul hakkı – Av. Ruhittin SÖNMEZ

r sönmez“Evet” kampanyası ve kul hakkı – Av. Ruhittin SÖNMEZ

Evet” kampanyasının lokomotifi şüphesiz Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır. Anayasaya göre Cumhurbaşkanının  “partisi ile ilişiği kesilmiştir.” “Görevini tarafsızlıkla yerine getireceğine” de yemin etmiştir. Ama fiili durum budur.

“Evet” kampanyasının diğer önemli aktörleri ise Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, AKP’li belediye başkanları ve diğer kamu görevlileridir.

Bu makamları işgal eden kişilerin yaptığı “evet” kampanyalarında devletin maddi, manevi bütün gücü kullanılmakta. Bu muhteremler kendilerine tahsis edilmiş uçaklar, makam araçlarıyla yurtiçi ve yurt dışı toplantılara gidiyor.

Devlet TV ve özel TV’lerin tamamına yakını çok büyük bir adaletsizlikle “evet” kampanyasını yürütenlere tahsis edilmiş durumda. Sözde “açılış mitinglerinin” bütün masrafları valilikler ve Belediye Başkanlıklarınca (Milletin parasından) karşılanıyor. Kamu çalışanları toplantılara katılmaya ve “evet” oyu vereceklerini açıklamaya mecbur ediliyor. Devletten ihale alan müteahhitler büyük para yardımları ve çalışanlarının mitinglere taşınması gibi katkılara zorlanıyor.  İnanılmaz masraflar ediliyor.

Bunun karşılığında “hayır” kampanyası yapanlara toplantı yasağı getirilebiliyor. Salon tahsisi yapılmaması, elektriklerinin kesilmesi, afiş astırılmaması, toplantılara yapılan provokasyonlar sıradan uygulamalar oldu.

27Mar/170

Kimler Uzun Yaşar? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkunerKimler Uzun Yaşar? - Yrd.Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

Sağlıklı, dengeli ve kaliteli beslenmeyi alışkanlık haline getirip, son nefesine kadar uygulayanlar.

Sürekli ve dengeli hareket ve spora son nefesine kadar devam edenler.

Dengeli, ölçülü ve sürekli çalışmaya son nefesine kadar devam edenler.

Sürekli başarı üretip, başarıdan zevk almayı başarabilenler.

,Kaliteli ve nitelikli okumayı son nefesine kadar alışkanlık haline getirenler.

Dost ve arkadaşlık portföylerini başarı ile dizayn edebilenler.

Gülümseme, naiflik, nezaket ve kibarlığı son nefesine kadar bırakmayanlar.

Olumsuzluklar karşısında sabretmeyi becerebilenler.

Olumsuzluklar karşısında yüksek kaliteli çözümler üretebilenler.

Başarmaya ve güzelliklere odaklananlar.