Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
29Nis/131

Seni de yolcu ettik aziz dostum – SADİ SOMUNCUOĞLU

yazir75820b500  Seni de yolcu ettik aziz dostum - SADİ SOMUNCUOĞLU

Değerli dava adamı, gani gönüllü dost insan Cengiz Gökçek Bey’i ebedi âleme yolcu ettik Kim bilebilirdi ki ölümlü vücudu, Osmanlının yeşerdiği bu mübarek topraklara verilecek?

İki dünyada da aziz olan dostum Cengiz Bey.

Seninle 1959–60 yıllarında Türk Ocaklarında, öğrenci iken tanışmıştık. Demek ki, milli davada 53 yıl ülküdaşlık yapmışız.

Ah o öğrencilik yılları... O dünyaya ferman okuduğumuz, ülkümüzün ateşiyle kanatlandığımız, hazzına doyum olmayan gençlik yılları... Ne de çabuk geçiverdi değil mi?

28Nis/131

Unutulan Destanımız; KUT’ÜL AMMARE! – Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Kut-el_Amara  Unutulan Destanımız; KUT’ÜL AMMARE! - Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Türk milleti 1915’de Çanakkale’de İngiliz emperyalizmine vurduğu darbeden bir yıl sonra, Irak Cephesi’nde Kut’ül Ammare (Kûtül’amâre) de 1916’nın 29 Nisan’ında etkili bir ‘Türk tokadı’ daha indirdi... Ne var ki toplum olarak bu önemli zaferimizi çoğunlukla bilmiyoruz.

27Nis/130

AKİL ADAMLAR VE ERMENİ MESELESİ – Halil Altıparmak

indirAKİL ADAMLAR VE ERMENİ MESELESİ - Halil Altıparmak

Birisi açıklama yapıyor.

Akil adamlardan birinin başına bir iş gelirse sorumlusu Devlet Bahçeli, MHP olurmuş.

Neden korkuyorsunuz kardeşim, bu memlekette bu adamların başına bir iş getirmeye kim cesaret edebilir?

Kasımpaşalı Başbakanımız, dünyaya meydan okuyor da, bir özel 63 adamını mı koruyamıyor?

25Nis/130

PKK VE ERMENİ DÖNMELERİ KİM? –Prof. Dr. Nurullah AYDIN

PKK VE ERMENİ DÖNMELERİ KİM? –Prof. Dr. Nurullah AYDIN

Din, dil, ırk, renk, cins ayrımı olmaksızın bütün insanlar eşittir.

Her insan kendi kimliğini açıklamak ve o kimlikte yaşama hakkına ve özgürlüğüne sahiptir.

Ancak Türkiye’de kimlik sorunu, cumhuriyet döneminin en önemli sorunu olmuştur.

Büyük çoğunluk Türkler yanında diğer etnik unsurlar da kendi kimliklerini açıkça ifade etmişlerdir. Ancak sorun gerçek kimliklerini gizleyerek toplumsal barışı bozanlar olmuştur.

Ermeni sorunu ile PKK sorunu arasındaki ilişki kamuoyunda yeteri tartışılmamaktadır.

İlk saldırgan strateji, ilk defa 1905''de II. Abdülhamit''e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır.

24Nis/130

‘İktidarın ömrü uzun sürmez’ – Mehmet Baransu

baransu-yazar-fotoİktidarın ömrü uzun sürmez! - Mehmet Baransu

AK Parti “hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük yapanlar” ve bunların kamudaki ortaklarını kurtarmak için son bir yıldır gece yarısı bir dizi düzenleme yapıyor.

23Nis/130

23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI’NIN ORTAYA ÇIKIŞI VE 1922-1929 YILLARI ARASINDA 23 NİSAN KUTLAMALARI – Yard. Doç. Dr. Mücahit Özçelik

Makale_H_0260 

23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI'NIN ORTAYA ÇIKIŞI ve 1922-1929 YILLARI ARASINDA 23 NİSAN KUTLAMALARI - Yard. Doç. Dr. Mücahit Özçelik (*)

22Nis/130

Büyülü sözcük! – Metin EROĞLU

Metin EROLOGLU3Büyülü sözcük! - Metin EROĞLU / Demokrat Kocaeli Gazetesi

ÇOK çirkindi tarzı.

Ne haddiydi, ne de hakkı.

Yaşanan süreçle ilgili kentimiz insanlarını dinlemekle görevlendirilen Yücel Sayman'ın olayı eleştirip, protesto edenleri çocuk gibi azarlaması...

Düpedüz tahrik etmesi...

Akil insan işi olamaz.

Akıl yoksunu demek daha doğru.

Yanlışlıkla girmiştir aralarına!

22Nis/130

KAVGAYI KİM BAŞLATMIŞ?.. / Ruhan ODABAŞ

2726KAVGAYI KİM BAŞLATMIŞ?.. / Ruhan ODABAŞ – Özgür Kocaeli Gazetesi

Başbakan’ın atadığı “Akil İnsanlar Heyeti” gezilerini sürdürüyor. Sürdürüyor da, amacına ulaşıyor mu?

Kendilerine sorsanız, onlar da bilmez gerçi ya asıl amaçlarının ne olduğunu. Ben inanıyorum ki, gezerken bile kafası karışanlar vardır;

“Ben neden buradayım?”

22Nis/130

BOZGUN’UN 100. YILINDA BALKANLAR’DA OLMAK – Volkan ŞENEL

  BOZGUN’UN 100. YILINDA BALKANLAR’DA OLMAK - Volkan ŞENEL / Tarihçi

21Nis/130

ÂKİL HEYETİNE SÖYLEDİĞİM DÜŞÜNCELER VE SORULARIM – Av. Ruhittin Sönmez

ÂKİL HEYETİNE SÖYLEDİĞİM DÜŞÜNCELER VE SORULARIM – Av. Ruhittin Sönmez / Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı

Marmara Bölgesinde görevlendirilen “âkil heyeti” 19.04.2013 te Kocaeli'ye geldi. Deniz Ülke Arıboğan, Mithat Sancar, Levent Korkut, Ahmet Gündoğdu, Ali Bayramoğlu, Yücel Sayman ve Hülya Koçyiğit Kocaeli programına katılırken, Hayrettin Karaman ve Mustafa Armağan gelmedi.

Heyetin sabahtan akşama kadar olan programında halkla temas ettikleri her noktada şiddetli tepkiler gördüklerini medyadan izledik.

Âkil heyetinin Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile yaptığı toplantıyı organize işini üstlenen Müsiad yetkilisinin davetiyle, Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı olarak ben de toplantıya iştirak ettim.

Âkil heyetinin başkanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’ın “işitmediğimiz hakaret ve küfür kalmadı” dediği tepkilerden sonra toplantı yapıldı.

20Nis/130

AKİL İNSANLAR KOCAELİ STK TOPLANTISINDA İFADE ETTİĞİMİZ HUSUSLAR – Aygutşat SELÇUK

SAM_0369AKİL İNSANLAR KOCAELİ STK TOPLANTISINDA İFADE ETTİĞİMİZ HUSUSLAR - Aygutşat SELÇUK, İzmit Türk Ocağı Başkanı

Biz Türk Ocakları olarak demokratik açılım ve İmralı süreci ile Apo’nun affedilmesine karşıyız.

Anayasadan Türk Milleti’nin çıkartılmasını, T.C. tabelalarının indirilmesini, ülkemizin bölünmesini ve eyalet sistemine geçilmesini istemiyoruz.

Analar ağlamasın, barış, insan hakları, demokrasi gibi kulağa hoş gelen ve kimsenin itiraz edemeyeceği söylemler altında, PKK terör örgütü ve terörist başı ile yapılan görüşmelerden rahatsızız.

Sürecin ülkeyi nereye sürükleyeceğini, sözde barış karşılığında terör örgütü ve küresel güçlere hangi tavizler verildiğini ve Oslo görüşmelerinde neye imza atıldığını bilmediğimizden, endişeliyiz.

TBMM’nde çözülmesi gereken milli meselelerimizin, ABD-İngiltere Barzani hakemliğinde görüşülmesinden ve uluslararası boyuta taşınmasından huzursuzuz.

Barzani’ye paye verilmesine kızgınız.

18Nis/130

AVRASYA’YA YÖN VERENLER – Mehmet Cemal Çiftçigüzeli

SAM_0257  AVRASYA’YA YÖN VERENLER - Mehmet Cemal Çiftçigüzeli

17Nis/130

TÜRKLER NASIL VE NİÇİN MÜSLÜMAN OLDU? – MEHMET ŞADİ POLAT

TÜRKLER NASIL...TÜRKLER NASIL VE NİÇİN MÜSLÜMAN OLDU? - MEHMET ŞADİ POLAT

16Nis/130

Atalarımızın bir sözü var; “Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına”.

13İÇİMİZDEN BİRİ - Feyzullah BUDAK

Bu yazının başlığı, Sivas Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından 3-4 yıldan beri düzenlenmekte olan bir programın adıdır.

Sivas’ımızın şu andaki İl Kültür ve Turizm Müdürü Kadir PÜRLÜ Bey tarafından fikredilerek, uygulamaya konulmuş ve uygulayıcısının adı ile müsemma bir program.

Yani özü “kadir bilme”ye dayanan bir program, yine adı “Kadir” olan bir kamu görevlisi tarafından yıllardan beri sabır ve emek ile yürütülüyor.

Sevgili Kadir Bey, içimizden çıkanların değerini ölümünden sonra takdir etme ritüelimizi bir adım ileri taşıyarak, onlara hayatta iken iltifat etme ve onları yaşıyorken onurlandırma geleneğine dönüştürüyor.

Her yıl 1-2 kişi için düzenlenen bu programlar sistemli bir şekilde devam ettiriliyor.

Programları Sivas’ımızın televizyon kanalları geniş bir şekilde yayınlıyor ve ben de televizyon kanallarımız sayesinde bu programların sanırım tamamını izledim.

15Nis/130

Nereye Gidiyoruz? – Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı

Nereye Gidiyoruz? - Oğuz ÇETİNOĞLU-Ekonomist, Araştırmacı

Türkiye, 30 yıldır adı konulmamış bir savaşın içindedir. Kundaktaki bebekten, yaşlılık sebebiyle kulağı duymaz, gözü görmez bastonsuz yürüyemez durumdaki kadın-erkak ihtiyarlara kadar mâsum insanlarımız katledildi. Gencecik fidanlar hain pusularda şehit edildi. Analar ağladı, babalar bağırlarına taş bağladı. Asker yolu gözleyen kızlarımız dul, henüz dünyaya gelmemiş yavruları yetim kaldı. Her yaşta evlatlarımız baba özlemi içerisinde başı eğik, gözü daima nem bulutları ile dolu olarak dolaşıyor.

Böyle bir ortamda, adına ister 'barış süreci', ister 'açılım' denilsin, ülkemizde akan kanın durmasını, analarımızın ağlamamasını, bacılarımızın dul kalmamasını, yetimlerin sayısının artmamasını, babaların evlat acısıyla yanmamasını sağlayacak herhangi bir harekete karşı çıkanlar vatan hainidirler. Vatanını-milletini-bayrağını, bağımsız bir ülkede şerefiyle hür yaşamayı hayatının tek gayesi-hedefi bilen insanlarımızın öpülesi elleri, iki cihanda bu hâinlerin yakalarında olacaktır.

Buraya kadar söylenenlere itiraz edebilecek insan bulmak zordur.

Ancaaakk...

12Nis/130

Çok yaşa ama yaşa-ma!… / Mehmet Eryürek

imagesÇok yaşa ama yaşa-ma!... / Mehmet Eryürek

“Yaşama Felsefesi” adlı kitapta şöyle der; Eline bir harita tutuşturuyorlar, “nereye gidersen git, yeter ki bu haritaya uy!” diyorlar.

Gözünü bozan bir gözlük takıp “dilediğin şeye bakabilirsin!” diyorlar.

Kulaklarını tıkadıktan sonra, “işitmene sınır yok!” diyorlar.

Ayağına ille de sıkan pabucu geçirir geçirmez “koş!” diyorlar.

Önüne bir kopya koyuyorlar, “dilediğini yap, gene de bunun kopyası olsun!” diyorlar.

Evet, aslında siyaset için edilmemiştir bu sözler fakat bu kadar güzel tarif edilebilirdi ancak siyasetin hastalık tarafı.

Temsil ettiğin siyasi kimlik adına can siperhane çalışırken birilerinin aslında sana “yaşa-ma” dediklerinin farkına ancak red-di miras eylediğinde varıyorsun.

11Nis/130

Her Gördüğümüz Gerçek Olmayabilir – Yrd. Doç. Dr. Süleyman COŞKUNER / Akademisyen

eskifotoraflar101_thumb_thumbHer Gördüğümüz Gerçek Olmayabilir - Yrd. Doç. Dr. Süleyman COŞKUNER / Akademisyen

İki cihan güneşi Peygamberimiz (sav), "herhangi bir konu ve durum hakkında en ince ayrıntısına kadar bilgi sahibi olmadan, üzerinde kesin hükümde bulunmayınız" demektedir. Bazen asıl gerçek bayağı saklanmış olabilir. Bu durumlarda ilk görülenlerle varsayımda bulunmaktan kaçınmak gerekir.

Sizlerle bir kaç tane örnek paylaşmak istiyorum izninizle:

1. 12 yaşlarındayım. Abim ve küçük kardeşimiz (7 yaşında) Mehmet ile dağdaki davar evimizdeyiz. Abimle 2 saatlik bir vazifeye gitmek durumundayız. Mehmet'in  çadırda kalması gerekiyor. Zira o kadar yolu yürümesi imkansız. Ben de geleceğim diye bastı feryadı. Yapacak bir şey yoktu. Zorla çadıra koyup üzerine kapıyı kapatıp dışarıdan mandalladık. Feryadı öyle arttırdı ki, bizle gelmek için son gücünü kullanıyor varsayımıyla oralı olmadık. Biz uzaklaştıkça Mehmedin feryadı artıyordu. İki saat kadar sonra döndüğümüzde Mehmet hala aynı tempoda ağlıyordu. Ümit de kalmadığına göre, hala ağlaması garibimize gitmişti. Kapıyı açtığımızda bir de ne görelim: 4 parmağı kapının menteşesine sıkışmış, o vaziyette kalmış. Zavallı ağlamanın sesini yükseltmenin çözüm olacağını zannederek, parmaklarım sıkıştı diye söylememiş. Allah'tan ki, kapı davar evi kapısı olduğu için, esnemiş ve büyük bir problem oluşturmamış.

6Nis/130

SİZDE YÜREK VAR MI? – RİFAT SERDAROĞLU

SİZDE YÜREK VAR MI? - RİFAT SERDAROĞLU

BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Anayasa’dan “Türklük” kelimesi çıkarılmasın diye bildiri yayınlayan 300 aydına şöyle yanıt verdi; “Cesaretleri varsa o bildiriyi Hakkâri’de okusunlar.”

Cumhurbaşkanı Gül, Vatandaşlık tanımına Osmanlı formülü getirerek;
“Ben bunun aşılabileceği kanaatindeyim. Elimde bir çalışma var. Bu çalışmada 49 gelişmiş demokratik ülkenin anayasalarına bakılmış. Bunların büyük bir kısmında vatandaşlık tarifi yok.”

Başbakan-Eşbaşkan Erdoğan, Türk-Türk Milleti-Türk Devleti kelimelerini hiç kullanmadığı gibi; Milliyetçiliği-Türk Milliyetçiliğini- Atatürk Milliyetçiliğini, ayaklar altına almış bir partiyiz” demiştir.

Cumhurbaşkanı Gül-Başbakan Erdoğan- BDP Eşbaşkanı Demirtaş;
Üçünüz de Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre seçildiniz ve halen yürürlükteki Anayasada bulunan yeminleri ettiniz. Herhalde, bunu inkâr edecek kadar unutkan olamazsınız.

Herhalde, Yemin etmenin-And içmenin, onur sahibi insanlar için önemini biliyorsunuz.

Herhalde, kendi rızanızla ettiğiniz yemini bozmanın en büyük günahlardan olduğunu biliyorsunuz.
Herhalde, ağızdan ses çıkarmak ile yellenmek arasındaki farkı biliyorsunuz?

4Nis/130

Yeni köye eski âdet – YILMAZ ÖZDİL

damat-ferit-pasa_263224  Yeni köye eski âdet
1919’da Damat Ferit hükümetinin “heyet-i nasiha”sı vardı. Bu hükümetin “heyet-i akil”i var.

3Nis/130

KOCA REİS’in ARDINDAN – Rıza Güven USTA

koca_reis_in_ardindan_03042013_1105KOCA REİS’in ARDINDAN

Koca  REİS’in ölümünün üzerinden 4 yıl geçti.

25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ta Keş Dağları’nda şüpheli bir helikopter kazası sonucu Koca Reis sonsuzluğun sahibine yürüdü.

Ya da sonsuzluğun sahibi onu yanına aldı.