Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
5Haz/130

Çapulcularla masada buluştular / Saygı ÖZTÜRK

SAM_1537_thumb1Çapulcularla masada buluştular / Saygı ÖZTÜRK - Gazeteci Yazar

Politikada üslubun önemi, “kim söyledi, nasıl söyledi, ne söyledi” sözcükleriyle açıklanır.

Başbakan ne söylerse söylesin, önemli olan onun nasıl söylediğidir. Başbakan sözlüğe bile bakmadan bir kadeh içki içeni “ayyaş” ilan ediyor.

Halkın tencere-tavalarla sokaklara dökülmesini küçümseyip “Tencere-tava hep aynı hava. Bunlar eski alışkanlıklar” deyip geçiştiriyor. Milletvekili-emniyet müdürü-kırmızı bültenle aranan kişinin aynı araçta kaza yapmasıyla “Susurluk olayı” ülke gündemine oturmuştu. “Temiz toplum” adına “Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık” eylemi başlatılmıştı. Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan‘a “Susurluk olayı” sorulduğunda “fasa-fiso” demişti. Adalet Bakanı Şevket Kazan, lambaların yakılıp söndürülmesini “mum söndü”ye benzetip bir inanç grubunu aşağılamaya çalışmıştı.

4Haz/130

Polisin aşırıya kaçan müdahalesinin-şiddetinin nedenleri – Prof. Dr. Osman Celbiş

Polisin aşırıya kaçan müdahalesinin-şiddetinin nedenleri - Prof.Dr. Osman Celbiş

Birkaç gündür hepimizin birinci gündemi Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesi ve sonrasında tüm ülkeye yayılan gösteriler. 

Önce sınırlı sayıda eylemci vardı parkta. Ellerinde kitap okuyorlar ve pasif direnişle ağaçların kesilmesine engel olmaya çalışıyorlardı. 

Polis müdahalesi arttıkça işler karışmaya başladı. Polisin müdahalesi sertleştikçe de destekçi arttı ve bugüne gelindi. 

Bence protesto olaylarının bu denli büyümesinde polisin zaman zaman aşırıya kaçan müdahalesi etkili oldu.  O meşhur fotoğraf tüm dünyada sembol oldu.

30May/130

KORE SAVAŞI’NIN ÇIKIŞI

KORE SAVAŞI'NIN ÇIKIŞI - Genel Kurmay Başkanlığı sitesi

İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'nin Japonya'ya savaş ilanı üzerine Amerika Savunma Bakanlığının "38 nci paralelin kuzeyindeki Japon kuvvetlerinin Sovyetlere, güneyindekilerin de Amerikan Komutanlığına teslim olmaları" önerisi üzerine Sovyet kuvvetleri 12 Ağustos 1945'te Kuzey Kore'yi, Amerika kuvvetleri de 8 Eylül 1945'te Güney Kore'yi işgal etti. 38 nci paralelin ara hattı olarak ilan edilmesi üzerine Kore artık güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölündü.

Kore anlaşmazlığı, 25 Haziran 1950 sabahı Kuzey Kore'nin, Güney Kore askerlerinin 38 nci paralel boyundaki sınırı geçtiklerini ileri sürerek, sınırı teşkil eden 38 nci paralel boyunca saldırıya geçmeleriyle sıcak savaşa dönüştü.

Bu durum karşısında Amerika'nın isteğiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 25 Haziran 1950'de toplantıya çağrıldı. Güvenlik Konseyi, Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye saldırmakla barışı bozmuş olduğuna karar verdi.

29May/130

Hangi parti şeytanla işbirliği yapıyor? – Arslan BULUT

OLYMPUS DIGITAL CAMERAHangi parti şeytanla işbirliği yapıyor? – Arslan BULUT

Zaman gazetesinde yayınlanan bir habere göre  “Sivil Dayanışma Platformu”  adına yapılan açıklamada, 27 Mayıs 1960 darbesini gerçekleştirenlerin askeri cemselerle 70 ton altın çaldıkları iddia edildi ve çalınan bu altınların iade edilmesi gerektiği ifade edildi.

“Çalınan altın”  denilince aklıma 27 Mayıs’tan önce askeri uçaklarla İngiltere’ye rehin olarak taşınan altınlar geliyor. Üstelik altınları uçakla taşıyan emekli kurmay pilot albay Hüseyin Avni Güler idi. Güler’in bu konudaki açıklamaları şöyleydi:
“1958 yılında Lübnan’da Müslüman Araplarla Hıristiyan Araplar arasında savaş çıkmıştı. Ben Ankara Etimesgut 12. Hava Üs Komutanlığı’nda Uçucu Seyrüseferci Yüzbaşı olarak görevliydim. Lübnan’a yedi sefer uçtum. Her uçuştan önce uçağımız kapalı sandıklarla yükleniyordu. İlk yüklemelere o zamanki Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu nezaret ediyordu. Yükümüzün ne olduğunun biz bile farkında değildik.
Bir uçağımız, Beyrut Havaalanı Müslüman Arapların eline geçtiği sırada alana indiğinde enterne edildi. Uçak ekibi tutuklandı. Rahmetli Bnb. Rıza Kalaycıoğlu ve ekibi, iki ülkenin anlaşması sonucu bir ay sonra ülkeye getirildi.

28May/130

YÖRÜKLER ARASINDA TÜRK’Ü ANLAMAK – Av. Ruhittin SÖNMEZ

Yunus-Ozen-Ahsen-Okyar-Av-Ruhittin-Sonmez753YÖRÜKLER ARASINDA TÜRK’Ü ANLAMAK – Av. Ruhittin SÖNMEZ

“Biz Söğüt’e 423 çadır halkı olarak geldik. Anadolu’ya daha önce gelen Oğuz boylarıyla birleşerek Osmanlı Cihan Devletini kurduk. 600 küsur senelik ömrünün büyük bölümünde nizam-ı âlemi tesis eden devlet olduk. Bu devletimizin yıkılmasından sonra Büyük Atatürk’ün önderliğinde Türkiye Cumhuriyetini kurduk. Bize Akdeniz Bölgesinde Yörük, Marmara’da Manav, Trakya’da Muhacir, İç Anadolu’da Türkmen, Erzurum’da Dadaş, Elazığ’da Gakkoş, Trabzon’da Çepni, Kars’ta Terekeme derler. Nerede olursak olalım müşterek adımız olarak da Türk derler.”

25May/130

Mutlu Olmak O Kadar Zor mu ki… / Yrd. Doç. Dr. Süleyman COŞKUNER

eskifotoraflar101_thumb_thumbMutlu Olmak O Kadar Zor mu ki...

Mutlu olmak, yüksek kaliteli yaşamın ve kaliteli bir insan olmanın en önemli faktörlerinden birisidir. Zira, mutluluk eksik olduğu zaman, diğer faktörler kaliteli olsa dahi, kaliteli yaşamda bir noksanlık var demektir. İnsan vücudundaki tüm organların birbirleriyle uyumlu ve senkronize bir şekilde çalışarak sinerji yarattıkları gibi, mutluluk unsuru da, toplam kaliteli yaşamda diğer kalite faktörleri ile birlikte uyumlu olduğu zaman bir anlam ifade eder. Sağlıklı bir kişi, eğer mutlu değilse, kaliteli yaşamı noksanlaşacak ve uzun vadede sağlığına  da darbe vurulacaktır.

Mutlu olmak, kişisel dünyada, aile çevresinde, çalışma hayatında ve toplumsal atmosfer içerisinde, birbirleriyle ilişkili ve sinerji etkisi doğurarak etkileşimler sonucu meydana gelir. Yani, kişinin kendi dünyasında mutlu olamaması, çevresinde de mutlu olamamaya sebep olurken, dış dünyadaki mutluluğu olumsuz etkileyen faktörler de, diğer mutluluk iklimlerini olumsuz yönde etkiler.

23May/130

PASAPORTUNUZU SUYA DÜŞÜRMEYİN

pasaport  Pasaportunu kaybedenler

Emniyet Genel Müdürlüğü Pasaport Dairesi Başkanlığı, vatandaşlardan gelen soruları sanal alemden cevaplandırıyor.

22May/130

KÖYDEN İNDİLER ŞEHİRE; HER AKŞAM ÇIKTILAR GERİYE… / Doç. Dr. Ahmet Haluk DURSUN

indirKÖYDEN İNDİLER ŞEHİRE; HER AKŞAM ÇIKTILAR GERİYE… / Doç. Dr. Ahmet Haluk DURSUN

Hereke’nin mahalli tarihinin en ilginç ve kayda değer taraflarından birisi bana göre Sümerbank Fabrikası’na çalışmaya köyden gelen
işçilerin durumudur.

21May/130

“Çabuk uyandın diye ananı ağlatırlar!" – Mehmet ERYÜREK

38Çabuk uyandın diye ananı ağlatırlar!

Abi çek oradan bir ayran, köpüklü olsun. Ne oldu sana böyle bilader? Sen ayran içmezdin?

Abi artık millileştik…

Eee, ayranı biz mi icat ettik yani?

Bilmem, öyle diyorlar ya.

Ha, sende yedin yani?

Ne bileyim abi, bize ne deseler ne verseler balıklama atlıyoruz.

19May/130

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI – Prof. Dr. Nurullah AYDIN

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI – Prof. Dr. Nurullah AYDIN

Türk Milleti’nin birliği, Türk Devleti’nin varlığı, Türk vatanının bölünmez bütünlüğü tehdit altındadır.

Türk Milleti’nin engin hoşgörüsü altında varlıklarını sürdüren ancak kin ve nefret duygularından sıyrılamayan azınlık kişi ve gruplar zehir kusmaya devam etmektedirler.

Türk Milleti; kimliksizler, kişiliksizler, etnik azgın azınlıkçılar, vatansız dincilerce teslim alınmaya çalışılmaktadır.

Türk Devleti; Türk düşmanı azınlıkçı kişilerce ve gruplarca sarsılmaktadır.

Türk vatanı; Türk düşmanı vatansızların, teröristlerin gizli açık alanı haline getirilmiştir.

18May/130

SEVR MODASI VE DEMOKRASİDE YABANCILAŞMA – Prof. Dr. Mustafa E. ERKAL

imagesRegaip Kandilinizi tebrik eder, ülkemiz üzerindeki kara bulutların dağılmasına vesile olmasını dilerim.

Halkı ikna turlarında görev yapan, bir kısmı “Barış ve Kardeşlik” sloganlarının etkisiyle olup bitenden haberdar bile olmayan akil insanlar topluluğuna karşı ortaya konan tepkiler genelde zorla bastırılıyor ve hasıraltı ediliyor.

Barış ve kardeşlik ifadelerinin hangi önemli tavizlerin üstündeki bir örtü olduğu pek araştırılıp düşünülmüyor.

Akiller grubunda yer alan isimlerin önemli bir bölümünün fikri çizgisi bilinmez değildir. Bunlar dün Marksist, bugün liberal, anti-Türk, anti-devlet ve Cumhuriyet karşıtı eylem ve imza kampanyalarında hep yer almışlardır.

15May/130

ŞANLI BULGARİSTAN DİRENİŞİ! – Av. Özcan Pehlivanoğlu

imagesTürkiye’de Türk Milleti üzerinde türlü oyunlar oynayan AKP; aynı oyunu Bulgaristan’daki Türkler üzerinde de oynamaya kalktı...

Türk dış politikasının, AKP döneminde duvara tosladığı ve ABD yönetimine teslim olduğu çok aşikar. Irak’ta uğranılan başarısızlık, Barzani ve PKK’ya eğilen boyun, Suriye ile ilgili yaptığımız gereksiz müdahaleler, Reyhanlı’da patlayan bombalar ve nihayetinde Bulgaristan Türklerini bölme operasyonu... Bu ve benzeri olayların tamamı Erdoğan hükümetinin izlediği dış politika örnekleridir. Sizce hangisi doğru?

Türkiye’yi tek başına 11 yıldır yönet ve bir türlü istikrarı yakalayama; ondan sonra da git, meydana gelen hadiseleri “istikrarı bozma operasyonları” olarak değerlendir. Kimi kandırıyorsunuz?

14May/130

Gel biraz da Hafız olalım – Yunus ÖZEN Eğitimci

2013511104754  İran'ın İsfahan ve Şiraz şehirlerini görmek kısmet oldu. Her ikisi de gerek tarihi dokusu gerek insanları ve kültürü ile çok özellikli şehirler.

İsfahan'ın Nakşı Cihan Meydanı, Şiraz'ın Tahtı Cemşit tarihi şehri, saraylar, anıt mezarlar, otantik şark restoranları ve kafeleri ile bambaşka bir dünya.

9May/130

MÜSLÜMAN TOPLUMLARIN TEMEL AÇMAZI KUR’ANI ANLAYAMAMAK – Av. Tevfik Karabulut

indirMÜSLÜMAN TOPLUMLARIN TEMEL AÇMAZI KUR’ANI ANLAYAMAMAK - Av. Tevfik Karabulut

Şeriat ve Tarikatı Yeniden Hakikate Götüren Yollar Haline Getirme İhtiyacı

Müslüman toplumların, İslam inanç ve düşünce yapısının temel doğrularından yavaş yavaş uzaklaşmalarının ortaya çıkardığı sonuçlardan birisi de hiç şüphesiz bin yılı aşkındır süregelen Şeriat-Tarikat –Sufilik ilişkileri ekseninde sürdürülen tartışmalardır.

İslam Tarihi, Sufilik ve Tarikatlar merkezli birazcık araştırma yapan herkesin ilk tespit edeceği husus şudur. Sufi akımların ve Tarikatların ortaya çıkışı çoğunluk olarak Tebe-i Tabiin dönemiyle birlikte görülmektedir. Gerçi Tabiin döneminde de kendilerine Zahidler denilen insanlar vardı. Böyle bir yöneliş başlamıştı ama genel yönelişin Tebe-i Tabiin dönemiyle ortaya çıkmaya başladığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

8May/130

GERÇEKTEN OSMANLININ DEVAMI OLUYOR MUYUZ NE? – Doğan Sofracıoğlu

IMG_2656GERÇEKTEN OSMANLININ DEVAMI OLUYOR MUYUZ NE? - Doğan Sofracıoğlu

Tevfik Kısacık Beye yine bir ithaf var.

Tevekkeli “Biz Osmanlı’nın Ta Kendisiyiz.. Diyoruz. Onlar ise : “.Biz Osmanlı’nın devamıyız.” Diyorlar… Benim kastım başka, onları dedikleri başkaymış meğer.. Şimdi anlıyorum…

Bakınız, nasıl ve Bakınız, neden?

4May/130

Tam bir kaos ortamı… / Burhan ÖZFATURA

4Tam bir kaos ortamı… / Burhan ÖZFATURA

Ülkesini seven herkes gibi, fevkalade huzursuz ve üzgünüm. Zira, çok önemli günler, aylar israf edilip duruyor. Her gün, gündemi karıştıracak, halkın beynini yoracak laflar söyleniyor. Zaten, iş ve aş derdinden şaşkına dönmüş halkımız iyice perişan hale düşürülüyor.

Bu ne biçim bir anlayıştır ki, bir iktidar kendisine bu kadar destek veren halkına, rahatı, huzuru çok görmektedir? Ülkeyi bölmek isteyenlere destek vermektedir? Türk kavramına tam anlamı ile düşmanlık etmektedir? T.C. sözünü ortadan kaldırmaya çalışmaktadır? Dün, her türlü hakareti yaptığı, TBMM’den atacağını söylediği BDP’lileri baş tacı etmekte, şımartmakta, halkı yaralayan sözler söylemelerinin önünü açmaktadır? Fevkalade tehlikeli sonuçlar doğurmaya gebe, bir Anayasa istemektedir?

Ve en önemlisi; farklı hiçbir fikre, hiçbir tenkide tahammül gösterilmemektedir. Her türlü baskı uygulanmaktadır. (Medyanın çok az bir kesimi dışında, tümü yandaş haline sokulmuştur. AKP’li milletvekillerinin ve bakanların tek yaptığı vs. Başbakana övgü düzenlemek, her dediğini tasdik etmektir. Tüm STK’lar ve holdingler hizaya sokulmuştur)

3May/130

3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ KUTLU OLSUN…. / Yrd. Doç. Dr. Sakin ÖNER

3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ KUTLU OLSUN.... / Yrd. Doç. Dr. Sakin ÖNER

3 MAYIS 1944 tarihi, Türk Milliyetçilerinin en özel, en önemli ve en anlamlı günüdür.

Bu gün, komünist ve faşist baskılara karşı Türk milliyetçilerinin Türklük bayrağını açtığı gündür. Bir grup Türk Milliyetçisi aydın ve gencin "IRKÇI, TURANCI, KAFATASÇI" diye Tabutluk zindanlarına atıldığı gündür.

Halbuki Türk Milliyetçileri hiçbir zaman kafatasçı olmamışlardır. Kendini Türk hisseden ve Türk milletine hizmet eden herkesi kendilerinden kabul etmişlerdir.

2May/132

ERMENİNİNDE Mİ ANASINI DÜŞÜNÜYORSUNUZ? –Halil ALTIPARMAK

imagesERMENİNİNDE Mİ ANASINI DÜŞÜNÜYORSUNUZ? - Halil ALTIPARMAK

29 Nisan 2013 tarihli Hürriyet gazetesinin orta sayfasında başlık:

“Soykırım deyin, biz de affederiz.”

Kim diyor bunu?

Ermeni diasporasının en önemli ismi:

Aleksi Gövciyan…

Fransa’da 2005 yılında çıkarılan soykırım yasasının mimarı.

1May/130

‘@’ ne demek hiç düşündünüz mü? – Sema CURUK

at-sign3'@' ne demek hiç düşündünüz mü? - Sema CURUK

Hiç aklınıza takıldı mı @ işaretinin anlamı nedir veya nerden gelmiştir..

Bunu bilmemizin hayatımızda çok önemli bir işe yarayacağını sanmıyorum fakat yine de bilmek güzel birşey.. 

Hergün defalarca bu işareti kullanarak elektronik postalarımıza bakıyoruz, yazıyoruz gönderiyoruz..

30Nis/130

TAHSİL SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE SÜRECE DESTEK DÜŞÜYOR – Av. Ruhittin Sönmez

TAHSİL SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE SÜRECE DESTEK DÜŞÜYOR - Ruhittin Sönmez

Habertürk TV’de yedi bölgede görevli âkil heyetlerinin temsilcileri çalışmalarını anlatırken üç hususu ifade ettiler:

1- Heyetlere, gittikleri her şehirde hakaretler ve hatta küfürlerle karışık tepkiler gösterildi. Âkiller tepkileri gösterenlerin o şehri temsil etmediklerine inanıyordu.

2- Âkil heyetleri bu temaslardan çok şey öğrenmekteydi. Hem bölgeyi ve hem halkı yakından tanımaya başlamışlardı. Bütün bölgelerde “PKK’ya ne verildi?” sorusu sorulmaktaydı, fakat âkillerin bu konuda halktan fazla bir bilgisi yoktu. Hiçbir şey anlatamasalar da halkın fikrinin alınması bile çok önemli bir kazançtı. Bu temaslardan sonra sürece destek artmaktaydı.

3- Âkillerin tespitine göre, halk içinde tahsil seviyesi yüksek olanlarda sürece tepki çok daha yüksek iken, tahsil seviyesi düştükçe “barış sürecine” destek oranı yükseliyordu.