
Kadir Durgun hocamdan aldığım mesaj aşağıdadır. İlgi ve tetkiklerinize, istifadenize arz…
Kadir Durgun hocamdan aldığım mesaj aşağıdadır. İlgi ve tetkiklerinize, istifadenize arz…
İlgi alanınıza girmiyor olsa da, sizi bilgilendirmek istiyorum.
Daha önce, bildiğiniz gibi, üniversiteye hazırlık Türkçe konu anlatım ve soru çözüm videoları çekmiş, bunları sizinle paylaşmıştım.
Şimdi de evlatlarımız için 40 yıllık meslek birikimimin hasılası ve hülasası olarak edebiyat videoları çekmeye başladım.
Soru isabet ettirme hassasiyetine göre konularımı ve sorularımı hazırladım. Çekimleri mümkün olacak kısa sürede bitirmeyi düşünüyorum.
Bu amaçla açtığım kanalın ve bir ders örneğinin linkini aşağıda gönderiyorum.
İlgi gösterip gruplarınızla paylaşır ve ihtiyaç sahiplerine bildirirseniz emeğimiz ziyan olmaz, amacımız gerçekleşir, siz de bir güzelliğe aracılık etmiş olursunuz.
Selam ve sevgiyle...
Kanal linki:
Asla kimsenin değerini anlayamadığı bir yerde gereğinden fazla zaman geçirme..
Baba oğluna dedi ki:
Liseden üstün başarı ile mezun oldun Mike, işte yıllar önce senin için alıp garajda sakladığım arabanın anahtarları burada... Ama sana vermeden önce onu şehir merkezindeki kullanılmış araç parkına götür ve onlara satmak istediğini söyle ve sana ne kadar teklif edeceklerini öğren.
Mike kullanılmış araba parkına gitti, babasına geri döndü ve dedi ki: " Bana 1000$ teklif ettiler çünkü araç çok yorgun görünüyormuş."
"Ben 37 ay boyunca 29 bin 86 ölçek arpa aldım."
"Ben 37 ay boyunca 29 bin 86 ölçek arpa aldım."
Okumuş olduğunuz, 7000 yıl önceye dayanan bu cümle yeryüzündeki ilk makbuz olarak kil tablete, muhasebenin başlangıcı olarak ise tarihe kazındı.
Mezopotamya’da doğan muhasebe, Mısır’da papirüslerin üzerine tutuldu.
15. yüzyılda çift taraflı kayıt ile başlayan modern muhasebe dönemi, 20. yüzyılda yerini bilgisayarlı muhasebe dönemine bıraktı.
Bugün ise, yeni bir dönüm noktasında, muhasebenin teknolojik evrimi üzerine kafa yoruyoruz. Mali mühendislik kavramları üzerine çalışmalar yapıyor, uzay muhasebesini tasavvur ediyoruz.
Akıllı çözümlerin uygulanarak yeni kavramların konuşulduğu bugünlerde dahi değişmeyen tek şey, bu meslek için emek veren insanlara olan ihtiyacımız. Muhasebenin geleceğini, mesleğine gönül vermiş muhasebeci ve mali müşavirlerle birlikte tasarlayan Paraşüt ve Paraşüt Atlas ekipleri olarak biz de, yepyeni teknolojileri bu köklü mesleğe katmak ve sizlerin işini kolaylaştırmak amacıyla çalışmaktan gurur duyuyoruz.
Muhasebe tarihinin bitmek bilmeyen bu serüveninde rol oynayan tüm mali müşavir ve muhasebecilerimizin Muhasebe Haftasını kutluyoruz.
İyi ki varsınız!
Sevgiler.
Paraşüt ve Paraşüt Atlas ekibi
Ankara Aydınlar Ocağının daveti
ülkemizin en sıkıntılı zamanının, hem yiğit ve hem de güzel insanına Allah rahmet eylesin..
“`Oturmak Hastalıktır“` – Prof.Dr. Mustafa ÇETİNER
```Oturmak Hastalıktır``` – Prof.Dr. Mustafa ÇETİNER
*Oturmak; yüzyılımızın yeni sigarası…*
Yirminci yüzyılda insan sağlığının en büyük tehdidi herhalde sigara idi. Araştırmacılar bu yüzyılın sigarasını ise daha şimdiden tespit etti.
*“Oturmak” yani “hareketsiz yaşam” biçimi.*
ABD’de Mayo Kliniğin Endokrinoloji Bölümü uzmanlarından Dr. James Levine son 15 yılın en büyük sağlık sorunun “oturmak” olduğunu söylüyor. Yapılan çalışmalar, gün içinde 6 saat ve üzeri süreleri oturarak geçiren kişilerde şeker hastalığı, obezite, depresyon ve bazı kanserlerin arttığını gösteriyor. Kronik hastalığı olan kişilerin hastalık bulguları da hareketsiz yaşam ile şiddetleniyor.
Asıl kötü haber, düzenli egzersiz yaparak oturmak ile artan risklerin önlenebileceğini düşünenler için.
-Eğer günde 6 saatten daha fazla süreyi oturarak geçiriyorsanız, yaptığınız birkaç saat süren ağır egzersizler sizi kurtarmıyor._ ❗
Peki ne yapmak gerekiyor?
Yanıtı 4 harf; *NEAT yani “
NEAT pratik olarak şu demek. Olabildiğince sık ayağa kalkın, olabildiğince uzun süre ayakta durun, olabildiğince yürüyün, yürüyün, yürüyün...
Kolay mı? Her işi bir koltukta halledebilecek teknolojik donanım çağında kolay değil. Ama çalışmalar ayaktaki bir kişinin metabolizmasının oturan birininkinden iki kat daha hızlı çalıştığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla gün içi aktiviteyi arttırmak tüm gün oturup bir kaç saat yüksek tempolu ağır sporlar yapmaktan çok daha sağlıklı.
Araştırmacılar, sadece ayakta geçirilen sürenin belirgin arttırılması ile kilo verilebileceğini ve sağlıklı bir yaşam sürdürülebileceğini belirtiyor. Amişler üzerinde 2004 yılında yapılan bir klinik çalışma, hareketsiz yaşamın zararları üzerine oldukça önemli bilgiler veriyor.
Amiş topluluğu, ABD’de yaşayan, muhafazakâr bir Hristiyan grubu.
*Genel olarak basit bir yaşama inanıyorlar. Otomobil, telefon, elektrik gibi modern yaşamın kolaylıklarından sakınıyorlar.* İşte bu grup insanlar üzerinde yapılan epidemiyolojik çalışma,
Amişlerin çağdaşı sıradan Amerikalılara göre çok belirgin biçimde düşük kanser ve obezite riski taşıdığını gösterdi.
Üstelik Amişler, sıradan Amerikalılar gibi düzenli egzersiz yapmıyor, kırmızı etten zengin besleniyor, rafine şeker ve diğer yağlı gıdaları sakınmaksızın kullanıyorlar.
Peki Amişlerin sırrı ne? Sır tabii ki *NEAT...* ;
Amiş toplumunda ortalama bir kadın günde 14.000, bir erkek ise 18.000 adım atıyor, günde ortalama 12.8 km yürüyor.
Peki bizler bu modern dünyada bu mesafeleri yürüyebilir miyiz?
Yanıt evet. İşte size bir kaç pratik yol.
*Yürürken konuşun. Yani yürürken yanınızda arkadaşınız olsun.* Araba kullanmayın. Toplu taşıma İstanbul’da bile tercih edilmelidir.
Bir konu hakkında konuşurken, tartışırken ayakta durun, kahvelerinizi ayakta için. Cep telefonu konuşmalarınızı ayakta yapın. Telefonu evin veya ofisin uzak bir noktasına koyun ve çaldığında ayağa kalkıp almaya gidin. Masa başından çalışırken küçük aralar verin. Normal şartlarda *hareketsiz geçirilen her 20 dakikadan sonrasında eklem ve bağlarınızda deformasyon başlar.*
Dolayısıyla 20 dakikada bir 1-5 dakika ara verin, ayağa kalkın, gerinin, birkaç adım atın.
Gözünüzü uzaklardaki nesnelere odaklayın.
Olabildiğince merdiven kullanın, mümkünse asansörün ismini unutun. Toplu taşımalarda bir durak önce veya sonra inin, yürüyün, yürüyün, yürüyün.
“Home Office” çalışmak sanıldığı gibi iyi bir şey değil, uzak durun. Mümkünse kendinize evinizin uzağında bir ofis kiralayın.
Ofisinizi içinde dolaşabileceğiniz biçimde tasarlayın, mesela çöp kutusunu uzağa bir yere koyun, dosyalarınız yanı başınızda olmasın. Kalkın, gidin, alın. Büyük fincanlarda kahve, çay içmeyin, gereğinden uzun oturmak zorunda kalırsınız kafelerde. Oturun, hemen çayınızı kahvenizi için ve kalkın.
Az TV izleyin. ABD’de ortalama TV izleme süresi 5 saatin üzerinde, TV izleme süresini günde bir saatin altına indirin.
Ailenizi, arkadaşlarınızı dostlarınızı da bu yürüme ve ayakta durma seferberliğine dahil edin.
*Hep beraber yürüyün, yürüyün, yürüyün...*
*Sağlıklı Günler dileğiyle. ...*