Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
3Şub/180

Meral Akşener’in Kocaeli sınavı – Yüksel ERCAN

Meral Akşener'in Kocaeli sınavı – Yüksel ERCAN

Biz Meral Akşener’i oldum olası severiz sayarız, Öğretim üyeliğinden sonra siyasete girmesi Milletvekili olmasından sonrada bize göre gelmiş geçmiş en başarılı İçişleri Bakanlığı yamasından sonra bütün Türkiye’nin sevdiği hatta bugün Ak Partide bulunan pek çok siyasetçinin “28 Şubat döneminde benim idolüm” dediği Akşener bugün Partisinin il Teşkilatını açmak için Kocaeli’ye gelecek.
***
03 Kasım 2002 tarihinde MHP’den Kocaeli birinci sıra milletvekili adayı olduğu dönemde uzun sayılabilecek bir süre kendisi ile birlikte sahada olmuş birisi olarak o zamanlarda Akşener’in kişiliğini daha yakından takip etme imkanı bulduğumuzu söylemeliyiz, 03 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimde MHP yüzde onluk oy barajını geçemeyince Akşener’de TBMM’ye girememişti.
***
Sonraki dönemlerde Meral Akşener MHP’nin hep dışa dönük yüzü olarak MHP’de siyaset yapması uzun sayılabilecek bir süre TBMM başkanvekili olarak görev yapması Başkanvekili olarak oturum yönettiği zamanlarda gösterdiği performans ile gönüllere taht kurmuştu.
***
MHP’de siyaset yapmanın ne kadar zor bir iş olduğunu ancak yaşayan bilir noktasında olduğumuz için biraz öne çıkanın anında saf dışı bırakılma gibi gelenek olduğu çok geçmeden Meral Akşener’i de buldu, Son seçimde MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’nin anlaşılmaz tutumu dolayısı ile Milletvekili adayı gösterilmeyince Akşener için yeni bir siyaset alanı da kendiliğinden açılmış oldu.

31Oca/180

AFRİN ÜZERİNDEN SURİYELEŞME TEHLİKESİ – Süleyman PEKİN

AFRİN ÜZERİNDEN SURİYELEŞME TEHLİKESİ – Süleyman PEKİN

İngilizcede “Syrianisation” diye bir kavram var; Türkçesi Suriyeleşme. Belki de Türkçeden İngilizceye geçmiştir. Zira ilk kez Temmuz 2011’de bir Hürriyet yazarı tarafından dile getirilmiş. Marksizmden noeliberalizme kayan bu yazar bölgede hep Amerikan operasyonlarının ön açıcısı / akıncısı olarak işlev gören Cengiz Çandar. Arap Baharı, Ergenekon ve Balyoz’la Türk Ordusunun tasfiyesi, Açılım Süreci, Cemaat ve Fethullah Gülen gibi konularda Hükümet’e en çok gaz veren duayen olarak tarihe geçtikten sonra FETÖ – PDY soruşturmalarında Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’la aynı kaderi paylaşmamak için 15 Temmuz öncesinde Stockholm’e yerleşmişti.

Afrin, PKK–PYD–YPG’nin elindeki bir ilçe; Örgütün ‘kanton’ yani ‘eyaletçik’ yapılanmasında. Başka var mı? Şabha, Şedadî, Rakka, Kobani, Cezîre, Deyr-i Zor… Bunlardan son 3’ü eyalet büyüklüğünde.. Ve bunlardan sondan 3’ncüsü 29 Ekim 2014 Rezaleti’yle kurulmasına göz yumduğumuz, hatta “Kobani’ye Destek” çağrısıyla ülke içinde 6-7 Ekim Olayları’nda 50 sivil vatandaşımızın öldürülmesine maalesef seyirci kaldığımız yer; Ayn’el- Arab veya Kubanlı.

30Oca/180

Her sabah kalkarken, o gün yapacaklarını düşün / Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER

süleyman coşkunerHer sabah kalkarken, o gün yapacaklarını düşün.

• Her gün yüksek nitelikli müzik dinle... Müzik ruhun gıdasıdır.

• Yaşamında şu üç şey hep olsun: Enerji, heyecan ve empati...

• Günde en az bir defa başını kaldır, göğe bak... Evrenin haşmetini duyumsa...

• Uyanıkken hayaller kur.

• Değerli vaktini dedikodular, olumsuz düşüncelerle, gelmiş geçmiş ve senin kontrolün dışındaki şeyler için harcama. Enerjini olumlu "şimdi" için kullan.

• Problemler gelip geçen derslerdir. Onlardan öğrendiklerimiz hayatın geri kalan kısmında işe yarar.

• Daha sık kahkahalarla gül, daima gülümse...

• Dostlarını kucaklama fırsatını hiç kaçırma.

• Yaşam bir şeylerden nefret etmekle geçirilmeyecek kadar kısadır...

28Oca/180

İNSANA DOST, FİKRE DOST AKÇA KOCALAR – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2İNSANA DOST, FİKRE DOST AKÇA KOCALAR - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

İstanbul’daki yatılı lise hayatımda çok şık giyinen Akçakocalı arkadaşımız vardı. Her hafta sonu memleketine gider, Pazar akşamı okula dönerdi. Kısmet olmadı buna rağmen Akçakoca’ya gitmek. Dolayısıyla Karadeniz’de 35 kilometrelik sahili ile bir taşra kasabası olarak kaldı aklımda Akçakoca. Bugün de Düzce’ye bağlı bir ilçe.

Akçakoca ile bilgim ne zamanki önce Aydınlar Ocağı, sonra Kandıralılar Derneği ve nihayet Akça Koca Kültür Platformu mensubu dostlarımla tanışınca, değişti ve gerçek Akça Koca’yı öğrenme fırsatı buldum. Bazı hususları öğrenmek için illa bir vesile gerekiyor. Bu da öyle oldu. Bir çoğu 30-40 yıllık dostlarım. Ruhittin Sönmez, Dr. İbrahim Kahraman, Ahsen Okyar sivil toplum kuruluşlarımızın başkanlığını yapmış saygın arkadaşlarım. Hem bu STK ve hem de bu söz konusu aydınlarımız her zaman gündemi yakından takip eder ve yenilerler. Son bir ayda iki ayrı etkinliklerinde birlikte oldum.

27Oca/180

RAHMETLİ NİHAT GÜRER’İN KABRİ BAŞINDA TOPLANDIK – Musa ORDU

musa-ordu_thumb-3RAHMETLİ NİHAT GÜRER’İN KABRİ BAŞINDA TOPLANDIK - Musa ORDU / Kocaeli Aydınlar Ocağı İlim ve İstişare Kurulu Üyesi

Çok sevgili can kardeşimiz, aziz dostumuz Nihat Gürer vefat edeli bir yıl olmuş. Kocaeli Aydınlar Ocağı Sekreteri Dr. M. Bora Bulut Bey telefon edip, Musa Bey 23 Ocak Salı günü saat 15.oo de Nihat Gürer’i anmak için Kabri başında toplanıyoruz dediğinde, bir anda, bir sene önce 22 Ocak 2017 tarihinde ebedi istiratgahına tevdi ettiğimiz günü hatırlayıp bir hayli hüzünlendim. Zira, son yıllarda aramızda bulunan çok değerli arkadaşlarımızı kısa aralıklarla peş peşe kaybetmiş olmanın üzüntüsünü henüz üzerimizden atamamış iken, bu defa da kendisine başkanların başkanı diye hitap etmiş olduğum ve çarşıya çıktığım zamanlarda sık sık bürosuna uğradığım çok yakın dostum Nihat Gürer Beyi kaybetmiştik.

25Oca/180

İÇERDE ve DIŞARDA ACININ KIZ KARDEŞİ SIZI – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2İÇERDE VE DIŞARDA ACININ KIZ KARDEŞİ SIZI - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

İstanbul’da tiyatro sanatı bana daha bir başka yansır. Oysa bizim kuşak sinemadan daha derin etkilenmiştir ama bu romantizm İlhan Engin’in romanından, Fikret Hakan, Gisella Dali ve Suphi Kaner’in oynadığı film “İstanbul’da Aşk Başkadır”dan öteye gidememiştir.

İstanbul’da 1960’lı yıllarda Kocamustafapaşa’da Çevre, Fındıkzade’de Kenan Büke, Vahi Öz, Saadettin Erbil’in Bulvar; Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde Haldun Dormen, Altan Erbulak’ın Dormen, Fikret Hakan’ın Genar; Şükran Güngör, Yıldız-Müşfik Kenterlerin Kenter, Cem Karaca’nın babası, Toto Karaca’nın eşi Mehmet Karaca’nın İstiklal Caddesi’ndeki İstanbul; Muammer Karaca’nın Karaca ve Tolga Aşkıner-Nisa Serezli, Nejat Uygur, Beyazıt’ta Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatrolarının büyümesi İstanbul Şehir Tiyatrolarının kenti ve toplumu etkilemesi , kucaklaması ve kuşatması neticesindedir.

24Oca/180

Banu Hanım babasını ne güzel anlatmış – M. Tanzer ÜNAL

Banu Hanım babasını ne güzel anlatmış – M. Tanzer ÜNAL

profile

Kentimizin simge isimlerinden Nihat Gürer’in ölüm yıldönümü…

Nihat Bey’in iki kızı, gazetemizin yazarları arasında…

Nihal Gürer Özgirgin ve Banu Gürer…

Pazar, Banu Gürer kardeşimizin yazı günü idi.

Bu yazısını babasına ayırmış.

Nefis bir yazı…

“Böyle bir adam benim babam!” diye başlıyor yazı.

Bir evlat, babasını bu kadar güzel anlatabilir.

İsim vermemiş, yazıda Nihat Gürer ismi hiç geçmiyor, bilenler biliyor…

O yazıyı köşeme alıyorum.

Eğer okuduysanız, yazıdaki babanın Nihat Gürer olduğunu bilerek bir kez daha okuyun!

Nihat Gürer’i, ölümünün birinci yıldönümünde bizler de sevgiyle ve özlemle anıyoruz.

24Oca/180

FIRAT’IN BATISINDAN DOĞUSUNA SELAM! – Süleyman PEKİN

FIRAT’IN BATISINDAN DOĞUSUNA SELAM! – Süleyman PEKİN

Cihad modundayız. Allah, Türk Ordusu’na hasarsız zafer nasip etsin! Türkiye çoktandır yapması gerekeni ve bir müddet Cumhurbaşkanı’nın ağzından seslendirdiği harekâtı yaptı; has etti.

Bu bir başlangıç harekâtı. Hem sınır vilâyetlerimiz olan Hatay’la Kilis’i, hem de sınırlarımızın dışında oluşturduğumuz Güvenli Bölge arazisi ile Astana Süreci’nde Türkiye’nin denetimine bırakılan ve ağırlıklı olarak ÖSO’nun konuşlandığı İdlip İlini tehdit eden Afrin’deki PKK / PYD unsurlarının temizlenmesi elzemdi.

İkincisi ve daha da elzem olanı Menbiç ve Fırat’ın Doğusuna yapılması gerekecek İkinci Harekât. Şu an Birincisi için duadayız ama İkincisi yapılamazsa Birincisinin sonuçları bile zamanla değişebilir.

Putin – Esad blokuna ÖSO’nun elindeki Halep Havaalanı’nı feda ederek Rusya ve Suriye’yi razı ettik. Suriye’nin rızası kerhen.. Amerika da zımnen yani Menbiç’e ve Fırat’ın Doğusuna harekât yapmamamız karşılığında göz yummuşa benziyor. Doğrusu asıl zorluk Afrin’deki Terör Yuvası dağıtıldıktan sonra başlayacak.

21Oca/180

Çoban ateşleri… / Ramazan BAKKAL

ramazan bakkalÇoban ateşleri... / Ramazan BAKKAL

(Bu yaygın bir düşünüş ama bize göre yanlış/2)

Önceki yazımda fikir, sanat ve siyaset dünyasından bazı isimler saymıştım. Bilim teknoloji meselesi için gereğini yapmayan, yazar, düşünür, yöneticilerimiz için ne demiştim. İleri düşünceli insanlar oldukları hakkında “Bu yaygın düşünüş, ama bize göre yanlış - ve huva indana batıl”.

Saydığım isimleri tanıyan, seven, eserlerini okuyan birçok şahsiyet haklı olarak İtiraz edecektir.

Siz de itiraz edenlerden olabilirsiniz. Yaygın düşünüş bu şahsiyetlerin ciddi başarıların sahibi oldukları yönündedir. Ve doğrudur. Sadece bilim teknoloji meselesine ilgileri açısından bakılınca ne kadar başarılıdırlar diye sorulunca meselenin rengi değişiyor. Türkiye'nin karanlık kalan fikir göklerini modern bilimin şuaları ile aydınlatacak ne yaptılar?

Mevzubahis isimlerin bilim teknolojiyi ön plana çıkaran ifadelerini, icraatlarını bulabilirseniz bana da gönderin, birlikte görelim. Prof. Dr. Erol Güngör’de çok az var. Ziya Gökalp kısa ve yetersiz şekilde şiirinde dokunur. Garplılaşmanın detaylarında bilim- teknolojiyi göremezsiniz. Nazım Hikmet’in “trım trım, makinalaşmak istiyorum” una yeterli diyemeyiz.

19Oca/180

GİZLİ HAZİNE; ARŞİVLER – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2GİZLİ HAZİNE; ARŞİVLER - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Siz, doğum tarihi belli olmayan ancak 1748 yılında vefat eden Server Dede’yi tanımıyorsunuz?

Osmanlıların son dönemine kadar devlet işlerine yeni giren memurlar yani kamu görevlileri İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndaki bugün Tapu ve Kadastro Müdürlüğü olarak kullanılan binanın ikinci katındaki Server Dede’nin mezarını ziyaret eder, Fatihalar verir, dualar yaparak göreve başlarlarmış.

Sebebi ise Server Dede’nin “ser verip sır vermeyen” bir devlet memuru olması. Öyle ki “defter emini” ismiyle müsemma. Yani devletin kayıtlı defterlerine sahip çıkan, koruyan, kılı kırk yararak karar veren biri. Dolayısıyla hep devlet memurlarının bilge kişisi olarak biliniyor.

Devlet defterlerinin saklandığı, korunduğu binanın ismi ise “Defteri-i Hakani”. Böyle olunca hepimizin aklına hemen kıl kuyruk memurlar gelir. Ne işi halleder, ne “hayır yapmam” der, hep bürokratik engel çıkarıp yokuşa sürer. Server Dede böyle değil. Görevi sorun çözmek, meseleleri uhuletle halletmek. Zaten Osmanlı’da bürokrasinin adı da “kalemiye” idi. Ancak kırtasyecilik yoktu. Zaten çok sayıda memur da çalıştırılmazdı devlet kademelerinde. Bir ayrıcalığı; umur görmüş, devlet terbiyesi edinmiş; devlet memurlarının çocukları devlet memuru oluyordu. Herkesin girebileceği iş değildi. Bu ayrıcalık bittabi tartışılabilir.

18Oca/180

OKU’MAK YERİNE OKUNTU YAPMAK – Süleyman PEKİN

OKU’MAK YERİNE OKUNTU YAPMAK - Süleyman PEKİN

Yavuz Sultan Selim Mısır’a gireli 500’ü 1 geçiyor. Herşey Ocak 1517’de başladı. Yavuz kazandı, Tomanbay kaybetti. Osmanlı yükseldi, Memluklu söndü. Halife öldü, yaşasın Yeni Halife!

Ol Memlûk Devleti ki 13.yy’ın yenilgi yüzü görmemiş Moğollar’ını üstüste yenme başarısı göstermiş Mücahit bir Türk teşkilatıydı. Eşarî şekilciliği 2 - 2,5 asırda bu dinamik kaynağı kuruttu.

Mısır’ın fethiyle Kahire’den İstanbul’a gelen 1-2 bin civarında Eşarî âlim sonraki asırlarda Osmanlı’yı da kuruttu ve aklını soldurdu. Belki de Mısır’ın zenginliğinin laneti ve Memlukluların uzun vadeli intikamıydı bu (!)

17Oca/180

DAHA FARKLI BİR İNSAN / DAHA FARKLI BİR AYDIN – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2DAHA FARKLI BİR İNSAN / DAHA FARKLI BİR AYDIN - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

Benim aziz dostum, şair, musikişinas ve eczacı Memduh Cumhur (25 Ocak 1947-12 Ocak 2017) hakka yürüdü. Bir kalp krizi geçirmiş. Haydarpaşa Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmış. Sosyal medyadan haber hemen duyulmuş. Yayınlandı. Benim gibi bütün dostları panik atak. Memduh Cumhur Bey sağlıklı biriydi, üstelik titizdi bu konuda. “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” demekten başka elimizden başka bir şey gelmiyordu. Ne diyordu alemlerin Rabbi “Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksin. Ankebut-57” Bir başka ayette de “ Allahtan geldik, yine O’na döneceğiz. Bakara-156) denmiyor muydu?

17Oca/180

Belediye otobüsüyle BİR YOLCULUK – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuBelediye otobüsüyle BİR YOLCULUK – Mustafa KÜPÇÜ

    Yaşam sürecimde 67 yılı geride bıraktım!

Yaşlılığın da güzel yönleri var elbette. Örneğin, dünya güzeli masum bir torun. O’nun sevgisi dünyalara bedel.

Sonra, “yaşamak için zaman” kalabiliyor; sakin, gürültüsüz ve hava kirliliğinin olmadığı bir ülke köşesinde, bahçesi olan küçük bir evde birkaç ay dinlenebilmek. Eski dostlarla çıkarsız ilişkileri sürdürebilmek.

Ne öğrencilik, ne gençlik ne de sonraki yıllarımda “kahve kültürüm” olamadı ama yaz aylarında dostlarla “okey” oynamaktan keyif alıyorum!

Kitap okuyorum. Hala öğrenciyim bu dünyada. Öğrenmenin sınırı yok. Örneğin, ne zaman Cumhuriyet Gazetesi’nin Pazar bulmacasını çözmeye başlasam, “cehaletim” çıkıyor ortaya. Bu nedenle tuttuğum “sözcük defteri” yüzlerce sayfalık bir ansiklopedi oldu!

Her gün ilk işim önce internet ortamında gazeteleri incelemek. Bu bir ölçüde “mesleki gerek.” Yazı yazabilmek için önce “bilgi” sahibi olmak zorundayız. Yaşamın içinde olmak, insanları ve olayları tahlil edebilmek gerekiyor. Sonra, daha da önemlisi “yaşam tanığı” olabilmek; GÖZLEM yapabilmek…

13Oca/180

Tehdit algılaması: – Ramazan BAKKAL

ramazan bakkalTehdit algılaması: - Ramazan BAKKAL

“Batının tehdidi altında yaşamamızın ve iktidarların onların elinde kuklalaşmasının sebebi bilim ve teknoloji alanındaki geriliğimizdir. Ülkemize yönelik tehdit bilim ve teknoloji üzerinden bize ulaştığı halde, açığı kapatmak için kararlılık sergilemiyoruz. Hatta tam aksine çok da rahat görünüyoruz.” İbrahim Okur. Uygarlık yolu s.190

Bilim ve teknolojideki az gelişmişliğin, Müslüman dünyasının birinci meselesi olduğu kabul edilerek gereken tedbir alınmadıkça, Batı’nın politik, ekonomik, entelektüel egemenliği sürecektir. Çok büyük hava alanları, binlerce km oto yol veya çift taraflı yol, tüneller, deniz ve Boğazların üzerine yapılan köprüler, birkaç bin yataklı modern şehir hastaneleri, 30-40 bin kişinin aynı anda ibadet edebildiği camiler, bizi tehdit edenler için bir değer ifade etmemektedir. Tehdit, üstün teknolojilerden, sürekli iyileştirilen ürünlerin pazarlandığı ekonomilerden geliyor.

12Oca/180

BİR GENÇ ALİM KONUŞUYOR – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

mehmetcemal-iftigzeli2BİR GENÇ ALİM KONUŞUYOR - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ

İstanbul Platformu 10 yılı aşkın süredir Çengelköy Kuleli Yakamoz’da yemekli programlar gerçekleştirir. Buraya davet edilen konuklar her görüşten olabiliyor. Konuyla alakalı düşüncesini açıklayan konuşmacılara daha sonra sorular yönetiliyor, gerektiğinde aykırı düşünceler de tartışılabiliyor. Hür, demokrat, akılcı, önü açık, bağımsız ve saygın bir kuruluş İstanbul Platformu.

Ocak 2018’in ilk konuşmacısı, bir dönem benim de İletişim Fakültesinde ders verdiğim İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Murat Yalçıntaş oldu. Konu özetle gelişmişlik, kalkınmayla, açlık ve hastalıklarla boğuşan Nijer idi.

10Oca/180

SELİM SELAMİ ÇAKICI SEVGİYLE-SAYGIYLA-ÖZLEMLE YAD EDİYORUM AĞABEY SENİ – Naci KARA

 04650015

SELİM SELAMİ ÇAKICI

SEVGİYLE-SAYGIYLA-ÖZLEMLE YAD EDİYORUM AĞABEY SENİ - Naci KARA

Hukuki kariyeri onu bir danışma meclisi kadar faydalı kılıyordu. Kocaeli’nin duayen avukatlarındandı. Bilmiyorum, Kocaeli'nde O’nun bilgeliğinden faydalanmayan bir hukukçu olmuş mudur? Şayet olmuşsa bir şanssızlık olarak değerlendiririm.

Selami ağabey, benim en kıymetlilerimdendi. Onunla muhabbetimiz bal tadında sürer giderdi.

Birkaç gün görüşemediğimiz olurdu, arar ve “Hoca özledim” derdi. Onun özlem kelimesi benim için mutlak icabet gerektirir önemde bir davetti…

9Oca/180

DEMOKRASİ UMUDUNA SALDIRI – Av. Ruhittin SÖNMEZ

r sönmezDEMOKRASİ UMUDUNA SALDIRI – Av. Ruhittin SÖNMEZ

Şu sözlerden birkaçını mutlaka siz de duymuşsunuzdur:

“Meşru yoldan AKP’ye karşı seçim kazanmak imkânsız. Mutlaka bir hile yapar gene kazanırlar.

İYİ Parti’nin kurulmasına izin vermezler.

Meral Akşener’i tutuklayacaklar.

İYİ Parti’yi seçime sokmazlar.

Bunlar seçimleri kaybetse bile gitmez. OHAL’i kullanır, YSK’yı kullanır, Anayasa Mahkemesini kullanır yine gitmez. Hatta silahlı milislerini devreye sokar, iç savaşa bile sürüklerler.”

Bu ve benzeri sözlerin adeta normal bir siyasi yorum gibi rahatça konuşuluyor olması bile dehşet verici.

Sadece bu algının doğmasına yol açan politikaları sebebiyle bile bu iktidarın gitmesi gerekir.

Nüfusumuzun büyük bir bölümü kendisini ötekileştirilmiş “öz yurdunda garip, öz vatanında parya”  hissediyor. Ülkesinin bir uçuruma doğru gitmekte olduğunu düşünüp umutsuzluk içinde kıvranan kitleler var.

Fakat bu kitleler demokratik bir değişim sürecini mümkün göremez halde.

Bu şekilde “öğrenilmiş çaresizlik” içine itilmiş durumda.

Ülke nüfusunun çoğunluğunun geleceğe dair mutlu hayaller kurmasına bile izin vermeyen bir karabasan içindeyiz.

Oysa bizim en büyük gücümüz; hayallerimiz, ümitlerimiz ve özgüvenimizdi.

İktidar bunları da elimizden almak isterken ülkemize en büyük kötülüğü yapıyor.

7Oca/180

İZMİT KAYMAKAMI’NDAN ANLAMLI ZİYARET – Alptekin CEVHERLİ

1 IMG_20171226_162550

İzmit Kaymakamı Sayın Ersin Emiroğlu’nun onurlandırdığı Havacılık Yönetimi Sosyal Sorumluluk Projeleri dersi öğrencilerine Kızılay'da özverili çalışmalarıyla Ulusal Kan Hizmetleri’ne vermiş olduğunuz katkı ve göstermiş olduğunuz duyarlılık için teşekkür belgesi verilmiştir.

4Oca/180

2018’İN ŞİFRE SÖZCÜĞÜ: “KORKMA!” – Dr. Sakin ÖNER

sakin öner2018’İN ŞİFRE SÖZCÜĞÜ: “KORKMA!” - Dr. Sakin ÖNER

Yeni bir yıla girdik. Her yeni yıl, yeni bir başlangıçtır. Açılan yeni ve temiz bir sayfadır. Bu sayfanın yıl sonunda mutluluk sözleri ile sonuçlanması, milletçe göstereceğimiz omurgalı duruşa ve ortaya koyacağımız sağlam iradeye bağlı. Bütün umudunu kaybetmiş, ezik ve silik bir duruş sergileyenlerin, mutlu sona kavuşmaları mümkün de değildir, hakkı da değildir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda, müttefiklerimizle birlikte biz de yenik sayıldık. Ordumuz dağıtıldı ve ülkemizin dörtte üçü düşman ordularınca işgal edildi. Tarih boyunca esarete düşmemiş, hür ve bağımsız yaşamış Türk milleti, büyük bir korku içindedir. Bu, hürriyet ve istiklâlini kaybetme, esarete mahkûm olma korkusudur. Vatanı, bayrağı ve devleti ile tarih sahnesinden silinme, yabancı devletlerin boyunduruğuna girme korkusudur. En kötüsü, Türk milleti özgüvenini ve umudunu kaybetmiştir.

2Oca/180

ANILARIN ANLATTIKLARI – Cafer GENÇ

ANILARIN ANLATTIKLARI – Cafer GENÇ

Eğitim işi, öğretmenlik çok hassas bir konudur. Ham maddesi insan olduğu için diğer mesleklerden farklıdır. Mühendis, beğenilmeyen binayı yıkar yerine yenisini yapar. Meyve vermeyen ağacı söker yerine yeni ağaç diker. Eğitimde böyle bir telafi mümkün olmadığı için, yanlış yapma lüksünüz yoktur. Olumsuz bir söz, yanlış bir tavır ve tepki, bir hayatın, bir istikbalin kaybına sebep olabilmektedir. Olumlu ve olumsuz durumlar (iyiler ve kötüler) hayat tecrübesi için örnek teşkil etmesi ve ders alınması bakımından önemlidir.

Öğretmenlikte, elinizdeki malzemenizin (bilgi, donanım, tecrübe...vs.) iyi olmasının yanında, bunların pazarlanması ve satılması konusunda sıkıntı yaşanırsa malzeme bir anlam ifade etmeyecektir.