
15 Temmuz’dan önce “darbe geliyor” yazıyorlardı. Şimdi “İç savaş kapıda” diyorlar – Türker ERTÜRK
Bugün dünya; 11 Eylül 2001 saldırısının hemen ardından bir ay bile geçmeden Afganistan’a yapılan müdahale ve 2003’de ABD’nin Irak’ı işgali ile başlatılan III. Dünya Savaşı’nın içindedir. Bu savaş, her geçen gün küresel anlamda daha da yaygınlaşmaktadır.
Halen içinde bulunduğumuz III. Dünya Savaşı’nı, tarihte yaşanan 17 milyon insanın yaşamını kaybettiği I. Dünya Savaşı (1914-1918) ve 65 milyon insanın yaşamını kaybettiği II. Dünya Savaşı (1939-1945) ile karıştırmamak lazım. Eğer geçmişte yaşanan kalıplar içinde bir küresel savaş beklentisi içindeyseniz; çok beklersiniz! Artık I. ve II. Dünya Savaşları gibi savaşlar olmayacak!
MUHTEŞEM TÖRENLER VE GELİŞMİŞLİK SEVİYESİ – Ruhittin SÖNMEZ
MUHTEŞEM TÖRENLER VE GELİŞMİŞLİK SEVİYESİ – Ruhittin SÖNMEZ
Rahmetli Prof.Dr. Ayhan Songar, Türkiye'nin en ünlü psikiyatrlarından olduğu kadar, kendisini çok iyi yetiştirmiş gerçek bir aydındı. Aynı zamanda dünyayı gezmeye ve fotoğraf çekmeye meraklı bir kişiydi.
Kendisinden dinlediğim bir hatırasını hiç unutamıyorum. O’nun dilinden aklımda kaldığı şekliyle aktarayım:
“Galiba yıl 1986 idi. Avusturya’nın Başkenti Viyana’da turist olarak geziyordum. Başkanlık Makamının önündeki merdivenlerde fotoğraf çekerken, merdivenlerin başladığı noktaya bir siyah otomobil geldi.
Aracın önünde arkasında eskortlar, korumalar vs yoktu. İçinden çıkan adama dikkatlice bakınca tanıdım.
Bu bir gün önce yapılan seçimleri kazanarak Avusturya Cumhurbaşkanı seçilen Kurt Waldheim’di.
Avusturya Cumhurbaşkanı Kurt Waldheim aracından çıktı, bond çantasını eline aldı, tek başına Cumhurbaşkanı olarak görev yapacağı Başkanlık Makamına doğru merdivenleri çıkmaya başladı.
Ben de kendisine yaklaşarak kendimi tanıttım ve başarılar diledim. Teşekkür ederek, makamına gitmek üzere yoluna devam etti.”
SEMBOLLER FETİŞİZMİ – Süleyman PEKİN
SEMBOLLER FETİŞİZMİ – Süleyman PEKİN
Fetiş denilen totemik parçalar yahut kişisel tapıncaklar çoğu zaman akıl ve ruh sağlığımızı etkileyen saplantılar / takıntılar haline gelebiliyor. Hem alışkanlıklarla yavaş yavaş hem de çaktırmadan..
Dinsel, cinsel, tinsel; metaî, siyasî, iktisadî; ne ararsan var fetiş sembollerinde. Fetişist yada fetişçi için bu semboller artık hayatın ve dinin, başarının ve tatminin yerini alır. Ağırlıklı olarak da erkeksi bir hastalıktır.
En başta teknoloji daha doğrusu telefon fetişizmi geliyor. Bakmak ve karıştırmak, çekmek ve paylaşmak, göstermek ve konuşmak adeta nefsimizin fizik tedavi süreçleri.. İnstagram, Snapchat, Facebook, WhatsApp, Messenger, Skype gibi antibiyotikleri de cabası..
GÖZLERİME AKAN ÇOCUK – Süleyman PEKİN
GÖZLERİME AKAN ÇOCUK – Süleyman PEKİN
Onlar ölüyorken
Siz orada yoktunuz!
Ben gözlerini gördüm
Ölmüş bir çocuğun.
Yıpranmış bir gazetede,
Annesini yanına yatırmışlardı
Annesini ölü sanmıştım!
Sonra annesi kalktı,
Ağlamıyordu!
Çünkü suyu çekilmişti kuyusunun.
“Bir Hıçkırıktı Geçmiş Zaman” şiirinde öyle söylüyor M. Burak Sezer.
LEYLA BİR ÖZGE CANDIR – Fazlı KÖKSAL
LEYLA BİR ÖZGE CANDIR – Fazlı KÖKSAL
"Leyla Bir Özge candır.
Mavi* gözlü ceylandır.
.......................
Leyla, Leyla ah Leyla
Dillerde söylenen o.
Yollarda gözlenen o"
Diyerek yollarını gözledik....
Ama Ölüm haberiyle sarsıldık...
Özbekistan Seyahati ( 5 ) – Musa ORDU
Özbekistan Seyahati ( 5 ) - Musa ORDU -İktisatçı
Bundan önceki yazımda Buhara da Car Su Pazarını (Dört Yol Pazarı ) gezdiğimizden bahsetmiştim.
Car Su Pazarından sonraki ziyaret yerimiz ARK Kalesi oldu. ARK Kalesi 4 hektar genişliğinde, 20 m. yüksekliğinde bir kale olup, geçmişte hem karargâh hem de Buhara Emirlerinin sarayı olarak kullanılmış. Kale surlarının görünüşü itibariyle, tarihteki ihtişamını yansıtmaktadır.
Tebessüm ne der biliyor musunuz? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER
Tebessüm ne der biliyor musunuz? – Yrd.Doç.Dr. Süleyman ÇOŞKUNER
Ben seni seviyorum. Seninle muhabbet etmek istiyorum. Benden sana asla zarar gelmeyecek. Senin dertlerine ortak olmak istiyorum. Senin mutluluğun ile benim mutluluğumu birleştirerek, sinerji ve enerji üretip günümüzü daha da güzelleştirmek istiyorum. Senin engelinin benim nazarımda hiçbir olumsuzluğu olmadığı gibi, ibret almama, şükretmeme, tefekkür etmeme dua etmeme sebep olduğun için, sana teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Senin benden noksan hiçbir yerin yok. Üstelik Rabbimin bir azası noksan olan bireye, umulmadık azalarına olağanüstü yetenekler yüklediğini de çok iyi biliyorum.
Orta Asya Ülkelerinde Güvenlik – Refah Çelişkisi – Prof. Dr. Alaeddin YALÇINKAYA / Arş. Gör. Hakan MEHMETÇİK
Orta Asya Ülkelerinde Güvenlik - Refah Çelişkisi - Prof. Dr. Alaeddin YALÇINKAYA Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü / Arş. Gör. Hakan MEHMETÇİK
Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü
Yayın Tarihi : 20.6.2018
SİYASET MÜHENDİSLİĞİ – Süleyman PEKİN
SİYASET MÜHENDİSLİĞİ – Süleyman PEKİN
Siyaset bir sanat değildir ve fakat bir mühendislik ve bir tasarımdır. Ki bilim dallarıyla da her daim rabıta halindedir.
İlm-i siyaset Sokrat’tan Farabi’ye, Nizam’ül-Mülk’ten Şeyh Edebali’ye, Yusuf Has Hacip’ten Makyavelli’ye, Kant’tan Karl Marks’a değin çokça tarif ve tasvir olunmuştur. Dahası her siyasetçinin kendine has yoğurt yiyişi vardır.
Türk siyaset tarihi, kut’sanmış monarşilerin tekliği ile devlet teşkilatının ikiden başlayarak birçok unvan sahibinin yetkilendirilmesinin çokluğu arasında bir yerdedir.
40–50 asrı bu alışkanlıklarla ikmal eyledik. Son 1 – 1,5 asırda da kutsanmış kişilerin vicdanına bıraktığımız faziletleri ilkeselleştirdiğimiz bir sistem üzerinde tecrübe etmekteyiz. Sebep olandan, katkı sunandan Allah razı olsun.
İkili bir icra, üçlü bir denge – denetim fabrikasyonu üzerinden bugünlere geldik ve an itibarıyla olayı kadim evredeki gibi tekleştirerek eski alışkanlığımıza döndük.
ZAMANA SESLENİŞ – Cafer GENÇ
İHTİYAR DELİKANLILARA İTHAFIMDIR
ZAMANA SESLENİŞ – Cafer GENÇ
Bir gün gelir geçer ömür dediğin,
Anılar hayata bağlar diyorlar...
Arayıp da soran olmazsa eğer,
Yaşlı gözler gülmez, ağlar diyorlar..
Titreyen ellerde sevgi oldunuz,
Kol kanat olmaya sezgi oldunuz,
En güzel sözlere ezgi oldunuz
Ezelden ebede çağlar diyorlar...
Sonbahar yaprağı umut bağları,
Çile çekip aşmış yüce dağları,
Zamana sığdırmış asrı, çağları,
Sesi yürekleri dağlar diyorlar...
Sahipsiz sevgiler anlamsız desen,
Mahsun bakışlarla yarına ersen,
Ak düşmüş saçların sırrını bilsen,
Erir yüreğinde yağlar diyorlar...
Perişan olmasın kalan günlerin
Yaşanmış sayılmaz yalan günlerin
Derin duygulara dalan günlerin
Az da olsa ümit sağlar diyorlar...
TÜRKİYE’NİN SEÇİMİ – Prof.Dr. İbrahim ÖZTEK
TÜRKİYE’NİN SEÇİMİ - Prof.Dr. İbrahim ÖZTEK
24 Haziran 2018 günü Türkiye önemli bir seçim gerçekleştirdi. İkisi bir arada olan bu seçimde Millet hem Cumhurbaşkanını, hem de Parlamento üyelerini seçti.
Erken seçim veya baskın seçim olarak isimlendirilen bu seçimde iki ayrı önemli ittifak oluşturuldu.
Özbekistan Seyahati ( 4 ) – Musa ORDU
Özbekistan Seyahati ( 4 ) – Musa ORDU
Bundan önceki yazımda 04.Mayıs 2018 Cuma günü Buhara Emir Muzaffer Han Camii'n de Cuma namazı kıldıktan sonra, öğle yemeği için Laziz Hause Milli Evi'ne gittiğimizden bahsetmiştim.
Laziz Hause Milli Evi şehir içinde 2 katlı şirin bir görünümü olan bir yer. Burada bize bir sürpriz olarak, yıllardan beri adını duymamıza rağmen bir türlü yemesi nasip olmayan meşhur Buhara Pilavını bizim için Hususi olarak yapmışlar. Pilavdan önce ikram edilen nefis bir çorbadan sonra, tepsiler içerisinde harika bir görünümü olan hakiki Buhara Pilavını getirdiler Hani amiyane tabirle, yemede yanında yat derler ya, tam onun gibi bir şey. Bütün arkadaşlar bu pilavdan doyasıya yediler.
SEÇİME GÜLÜMSEYEREK GİRELİM – Ruhittin SÖNMEZ
SEÇİME GÜLÜMSEYEREK GİRELİM – Ruhittin SÖNMEZ
Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birini yapacağız.
Tek adam rejimi veya ortak aklın kullanılacağı parlamenter sisteminden birinin tercihini yapacağımız seçime sadece iki gün kaldı.
Özellikle AKP kanadı 16 yılın gücü ve kudretini kaybetmek endişesi ile gergin, kaygılı. Ak Parti Genel Başkanı ilk defa bu kadar sıkıntılı ve yorgun bir yüzle halkın karşısına çıkıyor.
Millet ittifakı bileşenleri ise ülkeyi tek adam rejiminden kurtarmak, 16 yıl sonra seçim kazanmak ihtimalinin yükselmesi ile coşkulu bir heyecan içinde. Aynı zamanda “ya hile olursa, ya yine kazanamazsak” gibi endişelerle gergin, kaygılı.
Anketçiler de söylüyor, bizler de gözlüyoruz. Halkın büyük çoğunluğu siyasi tercihini açıklamaktan korkuyor.
MENBİÇ VE KANDİL İÇİN GİDİŞAT ANALİZİ – Süleyman PEKİN
MENBİÇ VE KANDİL İÇİN GİDİŞAT ANALİZİ – Süleyman PEKİN
Dış politika iç politikadan öce gelir. Ve asıl itibar saray - şatafat değil ordaki başarıdır.
Cumhuriyet’i kuran kadro Osmanlı’nın yükseliş devrinden bu yana en başarılısıdır. Bilhassa 1938’e kadarki Atatürk öncüllüğü, çamura saplandıkça ilkelerinin kıymetini idrâke başladığımız bir özgünlüktedir.
2002’ye kadarki sağ’lı – sol’lu ve bazen koalisyonlu Hükümetler, kurucu iradenin ilkeselliğinde idare-i maslahatla yılları desteleyip durdular; ne ileri, ne geri.
Yıl olarak M.Kemal Atatürk’ten daha fazla ülkeyi yönetme imkanı bulan Adalet - Kalkınma yada R.Tayyip Erdoğan Hükümetleri “Tezkere” ve “Çuval”la başladığı Küresel Güçlerin idaresine maslahat eden dış politikayı ancak bir düzine yıldan sonra terk edebilmiştir.
GEBZE SIĞIRLIK YÖRÜK OBASI VE MANDIRASI – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN
GEBZE SIĞIRLIK YÖRÜK OBASI VE MANDIRASI - Dr.H.İbrahim KAHRAMAN
Kent konseylerinin kuruluş amacı şehir halkının ortaya çıkan muhtelif sorunlarını, şehirdeki sivil toplum kuruluşları paydaşında ve kendi alt komisyonlarının çalışmaları sonucundaki çözüm önerileri ile ilgililerin dikkatini çekip bilgilenmelerini sağlayarak düzeltilmelere katkı sağlamaktır. İleri demokrasilerde olan ve yönetişim denilen bu tarzda, seçilmiş idareciler yönettikleri halk ile daha yoğun bir iletişim içine girmekte, böylece memnuniyet oranı daha yüksek bir idareciliğin ortaya çıkması hedeflenmektedir.
PARALARINDAN BAŞKA HİÇBİR ŞEYLERİ YOK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
PARALARINDAN BAŞKA HİÇBİR ŞEYLERİ YOK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Hani bizim şeker fabrikalarımız vardı. Cumhuriyetin ilk yatırımlarındandı. Ürettiği şeker pancardan üretilirdi, en zararsız şekerdi. Bizim işçimiz çalışır, pancarını bizim köylümüz üretirdi. Binlerce işçimiz ve köylümüz için geçim kaynağıydı. Pancar üreticisine, melasçıya, süt üreticisine, damızlık sığır yetiştiricisine ekmek kapısıydı.
Onları insan sağlığına zararlı mısır şurubu üreticisi ve Türkiye’nin şeker piyasasını ele geçirmeye çalışan Cargill şirketinin raporuna ve ABD Başkan yardımcısının ricasına dayanarak sattılar. Bir KHK ile de Şeker Kurumunu kapattılar.
İnsanlarımızın sağlığını, geçim kaynağını hiçe saydılar. Bu 11 şeker fabrikamızı içindeki stoklarıyla, alacaklarıyla, arsalarıyla birlikte 4,5 milyar liraya sattılar.
‘AK GÜLLER, KARA GÜLLER’, DİNÎ TEŞEKKÜLLER – Süleyman PEKİN
‘AK GÜLLER, KARA GÜLLER’, DİNÎ TEŞEKKÜLLER – Süleyman PEKİN
“Müslüman, İslam’ı öyle canlı ve diri yaşa ki seni öldürmeye gelen de sende dirilsin!”
Bir zamanlar Diriliş Partimiz bile vardı. Ve şiir geceleri ‘Zambaklar en kuytu yerlerde açar’la başlardı.[1] Gözyaşı Geceleri, talebe hizmetleri ve imanî sohbetlerle aydınlanırdı akşamlar. Amatör radyolar, amatör ama Allah rızasını dilinden düşürmeyen Müslümanlar.
Müslüman çalmazdı.
Müslüman kandırmazdı.
Müslüman hile yapmazdı.
Bu geniş zaman kipleri içinde birinci tekil şahıslar azdı. Dervişe, sofiye, ihvana, imam - hatipliye; kasayı, makamı, devleti teslim edecektiniz iş bitecekti. Beş’e beş kattın mı Müslümanın karesiydin, bir yere müntesipsen küp.
Yeni Bir İslam Medeniyeti İçin Maturidi ve Maturidiliğin Önemi – 2 / Prof.Dr. Hasan ONAT
Yeni Bir İslam Medeniyeti İçin Maturidi ve Maturidiliğin Önemi – 2 / Prof.Dr. Hasan ONAT
Niçin Maturidi ve Maturidilik?
Yeni bir medeniyet tasavvuru için Maturidi ve Maturidi düşünce ideal bir başlangıç noktasıdır.
Ayna – Yılmaz ÖZDİL
Asrın liderimiz Mersin'de şehir hastanesi açılışında konuşuyordu. “Eyyy kardeşlerim eski Türkiye'nin eski sağlık sistemine evet mi diyorsunuz, hayır mı diyorsunuz?” diye sordu. “Eveeett” dediler. Tekrar sordu, o sisteme evet mi diyorsunuz, hayır mı diyorsunuz? Bu defa “hayırrr” diye bağırdılar. Asrın liderimiz rahatladı, “olay bu kadar basit” dedi. Sonra da işi sağlama bağlamak için tekrar sordu, o sağlık düzenine evet mi diyorsunuz, hayır mı diyorsunuz? Gene “eveeetttt” diye bağırdılar iyi mi! Asrın liderimiz “karıştırıyorsunuz” dedi, kafalar allak bullak olduğu için tekrar sormadı artık.
Yeni Bir İslam Medeniyeti İçin Maturidi ve Maturidiliğin Önemi – 1 / Prof.Dr. Hasan ONAT
Yeni Bir İslam Medeniyeti İçin Maturidi ve Maturidiliğin Önemi – 1 / Prof.Dr. Hasan ONAT
“İnsan şunu da bilir ki kendisine düşünmemeyi telkin eden his şeytani vesveseden başka bir şey değildir; çünkü böyle bir davranış ancak şeytanın işi olabilir, amacı da kişiyi aklının ürününü toplamaktan alıkoymak, fırsatları değerlendirmesine ve arzusuna ulaşmasına vesile olan bu ilahi emaneti kullanmak konusunda onu korkutmaktır.” Maturidi, Kitabu’t-Tevhid, 172