Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
3Eyl/210

Türk Gençliğine çağrımdır – Av. Zeki HACIİBRAHİMOĞLU

zeki hacıibrahimoğlu

Türk Gençliğine çağrımdır - Av. Zeki HACIİBRAHİMOĞLU

· Sevgili gençler hiç kimsenin karşısında eğilmeyin.

· Hiç kimseyi hayranlıkla seyretmeyin kişiliğinizden kaybedersiniz.

· Büyüklere saygıyı küçüklere sevgiyi mutlaka paylaşın.

· Hayatta başarılı insanlarla gurur duyun, onların başarılarını övünerek anlatın.

. Türk milletini, bayrağını başarılarıyla dalgalandıran şerefli insanlarla her zaman gurur duyun.

· Gelişmelere ve teknolojiye sahip çıkın. Gelişme ve teknoloji insanların refah seviyesini artırır.

2Eyl/210

Kültür Adamı Haluk Dursun’u Rahmetle Anıyoruz – İsmail KAHRAMAN

ismail kahraman

Kültür Adamı Haluk Dursun’u Rahmetle Anıyoruz - İsmail KAHRAMAN

Vefatının 2. yılında, Kültür Bakan Yardımcısı, kültür adamı ve gönül insanı Prof. Dr. Haluk Dursun’u rahmet ve şükranla anıyoruz.

Kocaeli Hereke doğumlu, babası Giresun Tirebolu’dan, 20 yıldır kendisini yakından tanıdığım, Tuna Nehri’nin kaynağından birlikte su içtiğimiz, Arnavutluk’ta, Adriyatik sahillerinde gezdiğimiz, Deşti Kıpçak diyarı Kırımı rehberliğinde gezdiğimiz, kendisinden çok şey öğrendiğim, Kocaeli ve Giresun’dan hemşerim Haluk Dursun, 19 Ağustos 2019’da görevli olarak gittiği Malazgirt ve Ahlat’tan dönerken Van Erciş’te trafik kazası sonucu vefat etmişti.

1Eyl/210

OKULLAR AÇILIRKEN ALINAN ÖNLEMLER – Seyfettin KARAMIZRAK

seyfettin-karamzrak

OKULLAR AÇILIRKEN ALINAN ÖNLEMLER - Seyfettin KARAMIZRAK

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer; okulların “6 Eylül'de tüm kademelerde, haftada beş gün yüz yüze tam zamanlı olarak eğitime” başlayacağı müjdesini vermişti.

Öğrenciler, veliler, öğretmenler büyük bir heyecan ve telaşlı bir koşuşturmanın mutluluğu içindeler. Ne var ki pandemi de yürekleri bir nebze ürkütmekte.

O bakımda Bakanlıkça, okulların açılmasını müteakip tüm gelişmeler yakından izlenecek ve herhangi bir risk durumunda gereken adımlar anında hızla atılacak.

Bunu dikkate alan Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı, “kesintisiz ve risksiz bir eğitim” için bir takım önlemlerin alınması için yeni bir “Yüz yüze Eğitim Rehberi” hazırlayarak okullara dağıtılması için illere göndermeye başladı.

27Ağu/210

YANILTILDI MI YANILTIYOR MU? – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

YANILTILDI MI YANILTIYOR MU? - Ruhittin SÖNMEZ

R.T. Erdoğan’ın açıklamalarında verdiği bilgiler bazen somut gerçeğe açıkça aykırı oluyor. Bu tür haberler -nedense- medyada “Erdoğan yine yanıltıldı” veya “Erdoğan’a doğru bilgi verilmemiş”, “danışmanları Erdoğan’ı yanıltıyor” gibi yorumlarla veriliyor.

Acaba bu söylem ne kadar doğru? Kim kimi yanıltıyor?

Mesela CB Erdoğan "Merkez Bankası rezervlerimiz şu an 109 milyar dolar seviyesindedir” dedi. Ancak, “Erdoğan'ın bahsettiği rakamlar brüt rezervler. Yani içinde borçlar da var. Oysa bir devlet için önemli olan elindeki net rezervlerdir. Zira olağanüstü dönemlerde sadece elinizdeki net para ile iş yapabilirsiniz.”

26Ağu/210

OKULLARIN AÇILIŞ MÜJDESİ-1 / Seyfettin KARAMIZRAK

seyfettin-karamzrak

OKULLARIN AÇILIŞ MÜJDESİ-1 / Seyfettin KARAMIZRAK

Eğitim, insan yaşamında önemli bir olgudur. Günümüzde, hem kişinin mutluluğu hem de ulusun geleceği ve refahı bakımından özel bir önem taşımaktadır.

İnsan, varlıklar arasında eğitime ve öğretime en çok muhtaç olanıdır. Eğitim denince de başta çocuklar akla gelir. Çocuk eğitiminin toplum hayatında oynadığı rol çok büyüktür.

Başta sevgili çocuklarımız olmak üzere, öğretmenler, anne babalar, kırtasiyeciler, servisçiler, kantin çalıştıranlar vb. okulların bir an evvel açılmasını özlemle arzu ile beklemekteler.

24Ağu/210

NORMAL ŞARTLAR ALTINDA DEĞİLİZ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

NORMAL ŞARTLAR ALTINDA DEĞİLİZ - Ruhittin SÖNMEZ

Kimyada Normal Şartlar Altında (NŞA) diye bir kavram vardır.

Bazı ölçümler ve deneyler standart sıcaklık ve basınç şartlarında yapılır. Böylece sonuçların dünyanın her yerinde aynı sonucu verebilmesi veya farklı veri setlerinin mukayese edilebilmesi mümkün olur.

Genellikle 0°C sıcaklık ve 1 atmosfer basınç olarak belirlenmiş standart şartlar kullanılmaktadır. Bu şartlara göre belirlenmiş veriler Normal Şartlar Altında (NŞA) notuyla bildirilir. Böyle referans şartlarda belirlenmezse, gazların ve sıvıların hacimleri ve diğer nicelikleri konusunda kargaşa olur.

“Su 100 derecede kaynar, 0 derecede donar” diye biliyorsunuz değil mi? Bilginiz eğer cümlenin başında Normal Şartlar Altında derseniz doğrudur. Gerçekten “su 1 atmosfer basınçta, 100°C’ de kaynar, 0°C’ de donar.”  Basınç değişimi olduğunda veya tuz vs. kattığımızda kaynama, donma noktası değişir. Mesela “düdüklü tencere” dediğimiz basınçlı kaplarda su yaklaşık 130 derecede kaynar.

Bir de dünyadan uzaya çıkalım. “Uzay neredeyse tamamen boştur ve bu nedenle basınç, inanılmaz düşüktür. Bir sıvının üzerindeki basınç ne kadar düşükse, kaynaması o kadar kolay olur.”

Bu yüzden Astronotlar uzaydaki idrarlarını uzay boşluğuna bıraktıklarında, idrar hızlıca kaynayarak buharlaşır. Bu buhar, birden kırağılaşır (yani gaz fazından direkt katı faza geçer) ve ufacık idrar kristallerine dönüşür. Dış uzayda sıcaklığın eksi 270 derece olduğunu hatırlatalım.

Tam tersi bir durumun da olabileceği deneyle ispatlandı. ABD’nin en iyi üniversitelerinden MIT’de bir grup bilim adamı, özel şartlarda 105 derecede suyu katı hale getirmeyi başardılar.

20Ağu/210

TALİBANLAŞAN MÜCAHİTLER – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

TALİBANLAŞAN MÜCAHİTLER - Ruhittin SÖNMEZ

ABD ve NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesi ve Taliban’ın ülkeye tek hâkim olması üzerine Türkiye’de sevinenler ve kutlayanlar oldu.

Ayasofya Camii eski baş imamı Prof. Mehmet Boynukalın da “Taliban işgale karşı duran bir milli mücadele hareketidir” diyerek bu sevincini açığa vuranlardan oldu.

Oysaki, aynı anda Afganistan havaalanında ABD uçaklarına binmek için yüzlerce Afgan birbirini eziyor, uçak kanadına tutunmaya çalışan üç kişi düşerek ölüyordu. 4 bin km yol kat ederek gelen binlerce Afgan varını yoğunu insan kaçakçılarına veriyor; Türkiye sınırlarındaki duvarları aşıp, çeşitli şehirlere dağılıyordu.

Oysaki, Taliban’ın zaferine sevinenlerin, destekledikleri AKP döneminde, Türkiye 20 yıldır Taliban’ın karşı tarafında yer alıyordu. Bir ABD dostu ve NATO ülkesi olarak Taliban’a karşı güçler içinde aktif rol alıyordu.

“Ümmetin lideri” diye kutsadıkları Cumhurbaşkanı, ABD’nin isteği üzerine, herkesin çekildiği Afganistan’da, Kabil Havaalanının gönüllü bekçiliği rolüne talip oluyordu.

Afganistan’daki iç savaşta Türkiye’nin desteklediği tarafın karşısında olan Taliban’ın “zafer” kazanmış olmasına İslamcı kesimden böylesine sevinenler olması çelişkili ama şaşırtıcı değil.

17Ağu/210

ELEŞTİRME ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

ELEŞTİRME ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ - Ruhittin SÖNMEZ

Kim demiş Türkiye’de özgürlükler kısıtlı ve demokrasi arızalı? Bu kocaman bir yalan! Özgürüz biz.

Mesela devlet büyüklerini en sert şekilde eleştirebiliyoruz. Tabii ki başka devletlerin liderlerini, ABD, Alman veya Fransız Başkan veya Başbakanlarını eleştirmek hakkımızı en sert şekilde kullanabiliriz.

Ama “güçlü Türkiye” imajına zarar veremeyiz, “asrın liderimizi, reisimizi” aslanlar gibi savunuruz.

Mesela komşu Yunanistan bizimki kadar büyük olmasa da yangınlarla boğuşuyor. Yangınlara karşı güçlü bir mücadele veremedikleri için başbakan başarısızlık, eksiklik ve hatalarını kabul edip özür diledi. Hem de yangınlara 39 söndürme uçağı ile hazırlıklı yakalanmalarına rağmen. Yunan Hava Kuvvetleri Komutanı, yangınla ilgili helikopterleri zamanında hazır edemediği için istifa etti.

Oysa “bizimkiler” yangınlar öncesi envanterimizde sıfır uçak varken yakalanmış olsalar da, istifa etmeyerek, savaştan kaçılmayacağını (!) gösterdiler.

Yunanistan ve benzeri ülke yöneticilerini, böylesine “acizlik ve güçsüzlük işareti” olan hal ve hareketlerini eleştirme özgürlüğümüzü kullanıyoruz.

Nasıl eleştirmeyelim ki; bu yabancılar “kervan yolda düzülür” anlayışımızdan habersizdirler. Bakın yangınların onuncu gününde kiralık ve dost ülkelerden yardım olarak gelenlerle bizim söndürme uçağı sayımız Yunanistan’ınkini geçti.

Ha o arada epeyce ormanımız yandı ama olsun sonunda hepsini“ kontrol altına aldık.” Hatta Yunanistan’a yardım için uçak gönderdik!

“Tecrübe, okulların en gelişmişidir, o okulda, aptallar bile bir şeyler öğrenirler” demiş Benjamin Franklin. Bizimkilerin tecrübesi de faydalı ama hayli pahaya mal oldu.

“Hayatta en pahalı şey tecrübedir” derler. Ancak biz yabancılar kadar düşüncesiz(!) olamayız. Bu kadar tecrübeli insanları istifa ettirirsek iyi mi olur? Onların yerine getireceğimiz hiç tecrübesiz birilerinin işi öğreninceye kadar ülkemize yeni zararlar vermesini istemeyiz değil mi?

Sadık insanların içinden “başkasının tecrübesinden de ders çıkaracak” kadar akıllı birilerini bulmak kolay mı?

13Ağu/210

BURHAN HOCALARI ÖĞÜTEN ÇARK – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

BURHAN HOCALARI ÖĞÜTEN ÇARK - Ruhittin SÖNMEZ

Kasım 2020’de vefat eden Prof. Dr. Burhan Kuzu, Turgut Özal’ın Türk siyasetinde etkin olduğu dönemde de, Başkanlık Sistemi taraftarıydı. Ancak “Fransa'daki yarı başkanlık sistemiyle ABD'deki tam başkanlık sisteminin karması bir modeli” savunuyordu.

Mevcut sistemde 1980 öncesi Cumhurbaşkanı seçilememesi yüzünden tıkanmalar yaşadığı için, Güçlü Yürütme Erkini savunan tezi özellikle o zamanın gençlerini etkiliyordu.

O yıllarda Burhan Kuzu Taksim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan bir açık oturumda, mesleğinde olgunlaşmış Anayasa Hukukçusu profesörlerin yanında konuşmacı olarak katılmıştı. Asistan Burhan Kuzu’nun Başkanlık, yarı başkanlık veya karma model olarak söylediklerine bu hocalarımızın hepsi şiddetle karşı çıkmıştı. Bu sistemlerin Türkiye’yi diktatörlüğe götürebileceğini ifade etmişlerdi.

Prof. Dr. Burhan Kuzu daha sonra AKP kurucularından oldu. Dört dönem milletvekilliği yaptı, uzun yıllar Anayasa Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttü. Adına “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” denilen “ucube sistemin” en önemli teorisyenlerinden biri oldu.

Üstelik yıllarca “Başkanlık Sisteminin” övdüğü “denge ve denetim” mekanizmalarının olmadığı; katı “kuvvetler ayrılığı” yerine kuvvetlerin birleştiği bir sistemi “Türk Tipi Başkanlık” diyerek savundu.

Türkiye’yi içinde bulunduğumuz sistemsizlik ve kötü yönetim batağına sürüklerken, önceki fikirlerinden çok çok uzaklaştı. “Güçlü yürütme” diye yasama ve yargıyı tamamen etkisizleştiren bir sisteme savruldu. Demokrasinin olmazsa olmazı “kuvvetler ayrılığını” hiçe saydı.

Hep Adalet Bakanı veya TBMM Başkanı olmayı bekledi. Ama kendi fikirlerine bile ihanet eden Hoca’ya bu makamlar verilmedi. En son Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarından biri olarak Saray’da kendisine bir oda verildi.

10Ağu/210

ÇAY PAKETİ ATMA VE GÖREVDEN AFFINI DİLEME – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

ÇAY PAKETİ ATMA VE GÖREVDEN AFFINI DİLEME - Ruhittin SÖNMEZ

Prof. Dr. Üstün Dökmen günlük siyasete dair pek yorum yapmayan bir bilim insanıdır. Ama bireysel ve toplumsal günlük davranışlarımızı çok iyi gözlemleyen iyi bir psikologdur. Dökmen davranışlarımızın arka planındakileri bize fark ettirerek sosyal terapi yapan bir uzmandır.

Üstün Dökmen, Akdeniz ve Ege bölgemizde büyük orman yangınları devam ederken, Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın otobüsten vatandaşlara çay fırlatmasına dair yorum yaptı. Hoca’nın Habertürk’teki yorumu zarif üslubuna rağmen anlamak isteyenlere göre adeta bir demir yumruk gibiydi.

Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Yangın sürerken krizin tam ortasında çay dağıtmak ne menem iş? Bu olmadı, hiç olmadı." dedi.

“Şimdi çay dağıtıyorlar ki bu dağıtma değil, çay atma / fırlatma. Şimdi bana “bunun psikolojik anlamı nedir?” diye soruyorlar.

Bana göre durum şu: Doğu toplumlarında, Asya toplumlarında şahlar, padişahlar üç şeyi yere atarak halka verirdi. Hediyeyi, sadakayı, ihsanı yere atıyor. Vatandaş elden verir ama şah, padişah yere atıyor. Çünkü bunu almak için eğilmek gerek. Bunu kötülük olsun diye yapmıyor, teamül öyle."

Daha ne desin Üstün Hoca? Bu vatandaşa çay atma işi doğu toplumlarında ve demokratik olmayan tek adam rejimlerinde teamül olan bir davranış biçimi. Şahın, padişahın hediyesini almak için eğilmek gerek. Çünkü bu rejimlerde vatanın bütün varlığı O’nun mülküdür. Oysaki, demokrasilerde vatan toprakları içindeki her şey milletin yani vatandaşlarındır.

7Ağu/210

YÖNETEMİYORLAR VAZİYETİ İDARE EDİYORLAR – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

YÖNETEMİYORLAR VAZİYETİ İDARE EDİYORLAR - Ruhittin SÖNMEZ

Orman yangınlarında 8. gününde hala kontrol altına alınamayan çok sayıda yer var. Yangının sirayet ettiği alan ve hasar yönünden şimdiden ülkemizde yaşanan en büyük orman yangınları olarak tarihe geçti.

Yangınların söndürülmesi için canla başla ve kahramanca mücadele eden görevli ve gönüllü herkese minnettarız ve başarılı olmaları için duacıyız.

Türkiye zor zamanlarda içinden kahramanlar çıkarır ve onların kahramanlıkları sayesinde felaketlerin verdiği zarar azaltılır. Bu iyi bir şey.

Fakat bütün felaketler ve savaşlarda kahramanlara ve kahramanlıklara ihtiyaç duymak övünülecek bir durum değil.

5Ağu/210

Covid 19 Salgınında 4. Dalga Korkusu! – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman

Covid 19 Salgınında 4. Dalga Korkusu! – Dr. H. İbrahim KAHRAMAN

Tarih boyunca insanoğlu önemli olaylar yaşamış ve bundan gerekli dersler-bilgiler alarak geleceğini daha yaşanabilir kılmıştır. Tabii felaketler ve savaşlar bunların önemlileridir. Şu günlerde de bir salgın hastalıkla karşı karşıyayız ve bununla baş etmek için uğraşmaktayız.

Bu, 2020 Mart ayında DSÖ tarafından pandemi (büyük salgın) kabul edilen ve covid 19 adı verilen bir virüs hastalığıdır. Coronalar, insanlar ve hayvanlarda çoğunlukla sessiz duran, zaman zaman çoğunlukla basit hastalıklara sebep olan virüslerdir. Covit 19 ise ilk önce Çin’in Wuhan kentinin bir hayvan pazarından gelen insanlardaki solunum yolu enfeksiyonu etkeni olarak Aralık 2019’da teşhis ve tespit edilmiştir . Yarasalarda bulunan fakat bir mutasyon geçirerek bulaşıcılık ve insanlarda önemli solunum yolu enfeksiyonu yapma özelliği kazandığı öğrenilen bu virüs covit 19 adı ile tanımlanmıştır.

4Ağu/210

İNSAN GÖRÜNÜŞLÜ DEĞİL, İNSAN OLABİLMEK… / Seyfettin KARAMIZRAK

seyfettin-karamzrak

İNSAN GÖRÜNÜŞLÜ DEĞİL, İNSAN OLABİLMEK… / Seyfettin KARAMIZRAK

“Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik, fakat bu arada çok basit bir sanatı unuttuk. İnsan gibi yaşamak.” Martin Luther

“Dünya çok acı çekiyor: kötü insanların şiddetinden değil, iyi insanların sessizliğinden.” Napolyon

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik; “güçlü zekâsı, üstün düşünme kabiliyeti, sınırsız öğrenme gücü, içgüdüsel davranışlarının azalmış olması ve konuşma yeteneğidir.”

Her insan, yaratılışı gereği “mükemmel” olmasına karşın, çoğumuz bu mükemmelliğimizin farkında değiliz. İnsanın mükemmelliğini algılaması ve hayata geçirmesi için, “kendisini tanıması” öğrenmesi ve gerçek “kim”liği ile buluşması gerekmektedir.

“Kendini tanımak; hayran hayran kendini seyretmek demek değildir. İnsanın ne olduğunu ve ne olması gerektiğini araştırmasıdır.

3Ağu/210

KÖTÜ YÖNETİM AFETİ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

KÖTÜ YÖNETİM AFETİ - Ruhittin SÖNMEZ

Bakanlığın son açıklamasına göre, “5 gün önce çıkan yangınlardan Manavgat ve Gündoğmuş ile Muğla'da Marmaris, Köyceğiz, Milas, Kavaklıdere yangınları devam ediyor.” Yangın felaketinin görüntülerini izlemeye bile ruhum dayanmıyor.

Yangınların sebebi ne olursa olsun yangın söndürme konusunda devlet yönetiminin bir zafiyet içinde olduğu ortaya çıktı.

Yangınlar terör saldırısı, otel yeri açma niyeti, orman içinden geçen elektrik hatları ve trafolar, vatandaşların bıraktığı cam şişeler veya tamamen sıcaklar ve düşük nemden kaynaklanmış olabilir. Ama devletin görevi bütün bunlara hazırlıklı olması ve en az zararla yangınları söndürmesidir. Bu yapılamamıştır.

Çünkü on milyon nüfuslu komşu Yunanistan’ın bile 39 adet yangın söndürme uçağı varken bizde sadece kiralanmış üç uçak vardı.

İspanya’nın 17'si kendilerine ait, 57'si kiralık, 74 adet; Fransa’nın 32 adet, İtalya’nın 19'u kendilerine ait, 88 yangın söndürme uçakları varken “yeni Türkiye’nin” yangın söndürme uçağı olmamasını neyle açıklayabilirsiniz?

“Türk Hava Kurumu uçak filosunu yenileyemedi” diyerek THK’yı suçlamak, devleti yönetenleri sorumluluktan kurtarmaz. THK’nun onursal Başkanı Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’dır. THK yönetimine iki sene önce AKP’li eski bir Bakanı kayyum olarak tayin ettiren aynı makamdır.

31Tem/210

Mevkii, makamı her ne olursa olsun; hiç bir kimse bizleri ahmak, aptal ve enayi yerine koyamaz. – Hasan YILMAN

hasan yılman

 Mevkii, makamı her ne olursa olsun; hiç bir kimse bizleri ahmak, aptal ve enayi yerine koyamaz. – Hasan YILMAN

28 Şubat 1997' DİN paranoyası ve İRTİCA bahanesi kullanılarak ucu açık özelleştirme yapılabilmesinin önünü açarak küresel sermayeye iş alanları, iş imkanları sağlamak ve mevcut HAVUZ sistemini ortadan kaldırmak için çok kurnazca, alçakça planlanmış, bazı küresel ve emperyal projelere hizmet etmek için halkın verdiği silahı adeta Yüce TÜRK Milletine karşı bir ÖCÜ sopası ve korkutma aracı olarak kullanmaya yönelik gayri ahlaki, gayri milli bir projedir.

28 Şubat 1997; aynı zamanda gelecekte ABD ve İsrail planları karşılığına hizmet edecek siyasal islamın hızla iktidara taşınması için adeta bir halı gibi örülen bazı askerlerin aldatılarak, kandırılarak uygulamaya soktukları askeri harekattır.

30Tem/210

SURİYELİ VE AFGAN GÖÇÜ BEKA MESELESİDİR – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

SURİYELİ VE AFGAN GÖÇÜ BEKA MESELESİDİR - Ruhittin SÖNMEZ

Türkiye'ye(kayıtlı ve kayıtsız) 5,3 milyon Suriyeli bir “stratejik göç mühendisliği” ile süpürüldü. 3 milyon civarında Suriye sınırları içindeki Suriyelileri de Türkiye besliyor. Şimdi de Afganistan’dan bir o kadar daha sığınmacı getirme projesi yürürlüğe konulmakta.

ABD’nin, İsrail’in güvenliği ve enerji kaynaklarının kontrolü için geliştirdiği, “Büyük Kürdistan” kurma projesi devam ediyor. Dört parçalı Kürdistan projesinin iki parçası Irak ve Suriye’de gerçekleşti.

Projenin Türkiye ayağı için Suriyeli göçü planlandı ve uygulandı.

Türkiye’deki Suriyelilerin yüzde 5,1 gibi müthiş yüksek doğurganlık hızı var. Eğer ülkelerine gönderilmezlerse 20 sene sonra 15 milyonluk bir Suriyeli nüfustan bahsedeceğiz.

Daha bugünden Gaziantep, Kilis, Hatay’da birçok ilçede Suriyeliler Türk nüfusu geçmiştir. İstanbul’da 1 milyon Suriyeli, 500 bin diğer yabancı sığınmacılar vardır.

Suriyeliler milli güvenlik tehdididir. Çünkü demografik yapımızın bozulması yakın gelecekte bir iç savaşa hazırlık için yapılmaktadır. Bu proje Türkler için de Suriyeliler için de büyük tehlikedir.

29Tem/210

Müslümanların Düşünce ve Eylem Dünyalarında Bayram Günleri Birlikte Özeleştiri Yapma Günleridir – Prof.Dr. Ersin Nazif GÜRDOĞAN

b3f8fbe167ea25909bb97be0b9858e5a (1)

Müslümanların Düşünce ve Eylem Dünyalarında Bayram Günleri Birlikte Özeleştiri Yapma Günleridir - Prof.Dr. Ersin Nazif GÜRDOĞAN Akademisyen

Bayram günleri paylaşma günleridir. Bayramlarda paylaşma doruk noktasına ulaşır. Bayramlarla kişisel mutluluklar, toplumsal mutluluklara dönüşür. Bayram günlerinde paylaşma kültürü zenginleşir, yeni boyutlar kazanır. Ve gökyüzü ile yeryüzü arasındaki "tozlu zaman perdesi" sonuna kadar açılır, gökyüzünü meleklerin kanat, yeryüzünü de insanların ayak sesleri doldurur. Dünyadan gidenlerle dünyada kalanlar, bayram sabahlarında camilerde buluşurlar.

28Tem/210

Nasıl İmtihan Ediliriz? – Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER

süleyman coşkuner

Nasıl İmtihan Ediliriz? - Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER Kaliteli Yaşam Uzmanı

Hani hep söyleriz ya.

Bu dünya imtihan dünyası diye.

Gerçekten Rab'bimiz sürekli olarak çeşitli yöntemlerle biz kullarını imtihan etmektedir.

Zira bunu ilgili ayetinde: "Ben sizleri mallarınızdan, canlarınızdan eksilterek imtihan ederim" (BAKARA- 155) diyerek belirtmektedir.

O kadar çok imtihan çeşidi vardır ki, hemen hemen attığımız her adım bir imtihandır.

27Tem/210

TALİBAN’IN ŞERİAT ANLAYIŞI VE ERDOĞAN – Ruhittin SÖNMEZ

4369FD39-4D1A-4784-8CB4-4097AB6C3124 (1)

TALİBAN’IN ŞERİAT ANLAYIŞI VE ERDOĞAN - Ruhittin SÖNMEZ

166 yıl önce Arabistanlı "reis'ül ulema" Şeyh Cemal şöyle bir fetva yayımlamıştı: "Köleliğin yasaklanması şer'i şerife (şeriata) aykırıdır ve bundan başka kadınların açık gezmesi ve kadınların boşanma yetkisi olması gibi temiz şeriata aykırı teklifleri olduğu için Türkler müşriktir... Türkler mürted oldu... Türkler üzerine cihad edin... Kanlarını dökmek, evlatlarını esir etmek helaldir."

Güya Osmanlı Devleti şeriat devleti idi.

“Şeriat devleti” Osmanlı’ya karşı, 1855’te Arabistanlı şeyhin bu fetvasına dayanarak Mekke Emiri Vahhabiliğin başlangıcı olan isyanı başlatmıştı.

Mekke Emiri Abdülmuttalip’in isyan gerekçesi Osmanlı’nın kanunname çıkararak köleliği yasaklamış ve modernleşme hareketlerini başlatmış olmasıydı.

Türkiye’de İslamcıların da yenilikçilerin de saygı duyduğu büyük alim Ahmet Cevdet Paşa bu fetvayı veren şeyhleri ve isyancıları “fitne ve fesatçı ahmaklar” olarak değerlendirmişti.

Üstelik “Ahmet Cevdet Paşa ömrü boyunca şer’i şerif’i savunan”, medreseden yetişme, hukukçu ve tarihçi bir bilim adamıdır. Geleneksel fıkıh kaynaklarından yararlanarak yaratılan, kısmî bir Medeni Kanun olan, Mecelle’nin büyük kısmının yazarıdır.

26Tem/210

BAYRAMLIK İKRAMIM TEBESSÜMÜNÜZE VESİLE OLSUN – Cafer GENÇ

BAYRAMLIK İKRAMIM TEBESSÜMÜNÜZE VESİLE OLSUN – Cafer GENÇ

Türk milleti olarak 2 dini bayramımız ve 4 milli bayramımız var. Dini ve milli bayramlarımız hayatımızın müstesna günleridir. Bayramlar, birliğin ve dirliğin, ilginin ve sevginin özel ve güzel tarifidir.

Koronavirüs salgını sebebiyle 2 yıldır dini ve milli bayramlarımızı sıkıntılı, stresli günlerde gergin durumlar yaşayarak geçirdik. Gerilim, hayatımızın bir parçası oldu. Dolayısıyla bugünlerde, "iyi, güzel olan her şeye" ihtiyacımız var. Bu bayram. moral için iyi gelir inşallah diyeyim.

Mübarek Kurban Bayramını idrak ediyoruz. Bu, “bayramlık” yazımın sizleri, az da olsa rahatlatmış olmasını istiyorum. Tebessümünüze vesile olsun diyerek ve okumak için zamanınızın olacağını düşünerek birkaç fıkra ile normalleşme sürecine katkıda bulunmuş olayım.