Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
3Eki/210

SARAY ALİMLERİ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

SARAY ALİMLERİ - Ruhittin SÖNMEZ

İktidarın adalete, hakkaniyete ve hukuk kurallarına aykırı söz, eylem ve uygulamalarını bazı kişiler destekleyebilir. Kendi şahsi çıkarlarını bu hukuksuzluklar içinde artıracaklarını düşünerek “yandaş” olabilir.

Ancak iktidarın hukuka ve ahlaki bir değer olan adalete aykırı söz ve eylemlerine hukuki ve dini kılıf bulma konusunda yarışan hukukçu ve din bilginlerinin olması üzücüdür.

Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca’nın “…Sadece kuvvetler ayrılığı ilkesi üzerinde durulmaktadır. Halbuki uygulamaya dönük konularda kuvvetlerin arasında açık ve güçlü bir işbirliği iyi işleyen bir hukuk sistemi için özellikle gereklidir” diyerek kuvvetler ayrılığı ilkesini savunanlardan yakınması Yargıtay tarihimizde bir ilktir.

Yargı sistemimizi yöneten en etkin kurum HSK’dır. CB sisteminde HSK’nın bütün üyeleri siyaset tarafından belirleniyor. Bu yüzden, HSK kararlarını incelediğimizde, “yürütme ile güçlü bir işbirliği” içinde olduğu anlaşılıyor.

Sonuç “adil yargılama” talebiyle ve insan hakları ihlallerine karşı Anayasa Mahkemesine ve AİHM’e başvuru sayısı ile Avrupa’da açık ara birinciyiz.

Hukuk devleti sıralamasına göre 2014 yılında 99 ülke arasında 59. sırada iken, 2020 yılında 128 ülke arasında 107. sıraya düştük.

1Eki/210

YURT SORUNUNDA CUMHURİYETÇİLERİN SORUMLULUĞU – Dr. Sakin ÖNER

sakin öner

YURT SORUNUNDA CUMHURİYETÇİLERİN SORUMLULUĞU – Dr. Sakin ÖNER

Devlet, Anayasa’daki “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” kapsamında, maddi imkanlardan yoksun her öğrencinin, burs ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Öğrenciler bugüne kadar barınma ihtiyaçlarını devletin ve özel sektörün yurtlarından ve ev kiralayarak karşılıyorlardı. Pandemiden sonra özel yurt fiyatları ve ev kiraları uçtu. Gençlik Spor Bakanlığı'na bağlı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne (KYK) bağlı yurtlarda yer bulamayan öğrenciler, sadece okumak için yurt istiyorlar. Barınma haklarını isteyen öğrenciler birçok ilimizde parklarda ve sokaklarda geceliyorlar. Seslerine kulak verilip sorunlarına çözüm üretilmesi yerine itilip kakılıp gözaltına alınıyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanımız öğrencilerin burs ve yurt sorunu hakkında şunları söylüyor: “Biz göreve geldiğimizde üniversite öğrencilerinin aldığı burs 45 liracıktı. Ya elinize dilinize dursun ya. Şu anda 650 liraya çıktık. Nereden nereye geldik. Özellikle yurt konusunda bugüne kadar hiçbir iktidarın yapmadığı yatırımları yaptık. Bizden önceki dönemlerde böyle yurtlar söz konusu değildi. Biz göreve geldiğimizde 190 olan yurt sayısını 700’e çıkardık. Bugün yurtların 700 bin kapasitesi var.”

Sayın Cumhurbaşkanımız doğru söylüyor. 2003 yılında üniversite öğrencilerinin bursu 45 liraydı. Aynı tarihte bir çeyrek altın 22 liraydı. Demek ki, bir öğrenci bursu ile iki adet çeyrek altın alınabiliyordu. 2021 yılında üniversite öğrencilerinin bursu 650 lira oldu. Ama bir çeyrek altın bugün 850 lira. Bu durumda bir öğrenci bursu ile bir çeyrek altın alabilmek için üstüne 200 lira daha eklemek gerekiyor. Bu hesaba göre öğrencinin iki çeyrek altın alabilmesi için 1700 lira burs alması gerekiyor.

30Eyl/210

AKŞENER’İN DENGELERİ DEĞİŞTİREN AÇIKLAMALARI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

AKŞENER'İN DENGELERİ DEĞİŞTİREN AÇIKLAMALARI - Ruhittin SÖNMEZ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Halk TV’de yaptığı açıklamalar gündemi belirledi. Akşener’in “Cumhurbaşkanı adayı değilim, Başbakanlığa adayım” sözü siyaset oyununun dengelerini değiştirdi.

“Millet İttifakının (CHP+İYİ Parti+SP+DP) CB adayı kim olacak?” sorusunu tartışanlar daha ziyade Cumhur İttifakı (AKP+MHP+BBP+VP) mensupları ve yandaş medya idi. Bu tartışma üzerinden “Millet İttifakı içinde çatlak çıkacak” beklentisi pompalanıyordu.

Akşener’in açıklaması iktidarın bu beklentisini boşa çıkardı. Millet İttifakı içinde belli konularda çalışmaların tamamlandığını ve ortak seçim stratejisinin belirlendiği kanaati uyandırdı.

26Eyl/210

ÖĞRETMENLERİN KILIK KIYAFETLERİ ÜZERİNE – Seyfettin KARAMIZRAK

seyfettin-karamzrak

ÖĞRETMENLERİN KILIK KIYAFETLERİ ÜZERİNE - Seyfettin KARAMIZRAK

Öğretmen Okulu’nda okurken her davranışımız ve giyim kuşamımız mercek altındaydı. Bir ara saçım birazcık uzamıştı. Dersteyken öğretmenimiz ensemi tutarak, “yarın öğretmen olacaksın şu saçının haline bak, neredeyse örülecek” diyerek uyarmıştı. Öğle arasında soluğu okul berberinin yanında yerinde aldım. Üç numaraya yakın şekilde kısalttı. Berbere gittiğimizde tarife gerek yoktu zaten. O, öğrenci tıraşının nasıl olacağını çok iyi bilirdi.

Giyim kuşamımız da itinalıydı. Okulun devasa bir ütü hanesi vardı. Ütüsüz giyimle boyasız ayakkabı ile gezemezdiniz. Hele bir üst sınıf öğrencisinin yanından geçerken selam vermezseniz, ya da eliniz cebinizdeyse tokadı yerdiniz.

Anlayacağınız tüm hayatımız “iyi, örnek bir öğretmen olabilme” üzerine kuruluydu. Diyeceksiniz ki kılık kıyafetle mi? Hayır, bilgi ve beceride, davranışlarda, kişilik kazanmakta, sevgi ve saygıda da bu gayret ve itina vardı.

25Eyl/210

Olduğumuz Yerde Saymak.. – Yüksel ERCAN

Olduğumuz Yerde Saymak.. – Yüksel ERCAN

Dünyada bütün sınırların bir anda değiştiği, dostların bir gecede düşman, düşmanlarında saatler içerisinde dost olabildiği, dünyada varlığını devam ettirebilmek adına dostluktan çok menfaatlerin ön planda olduğu bir olağanüstü zor bir süreçten geçiyoruz, daha doğrusu geçmeye çalışıyoruz.

Yıllar yılı Emperyalist güçler tarafından başlatılan ve asıl amacı bizi yurt yaptığımız bu coğrafyadan sürmek olan dolayısı ile sınırlarımızı da tehdit eden bu ekonomik sarmal sırasında aklımıza hemen batılılar tarafından “Allah’ın Kırbacı” olarak tanımlanan Atilla’nınEğer sınırlarınızda bir sorun varsa bunun tek çözümü sınırlarınızı genişletmektir” sözleri geldi.

24Eyl/210

CUMHURBAŞKANI PADİŞAH GİBİ KONUŞAMAZ – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

CUMHURBAŞKANI PADİŞAH GİBİ KONUŞAMAZ - Ruhittin SÖNMEZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 19 Eylül’de yaptığı öğrenci burslarına dair açıklamasındaki üslup haklı olarak tartışma konusu oldu.

“Biz göreve başladığımızda üniversite öğrencilerinin bursları 45 liracıktı. Ya elinize dilinize dursun ya. Şu anda bunlar 650 liraya çıktı. Nereden nereye geldi?”

Bu bir demokratik devletin başkanının söyleyeceği söz değil. Ülkeyi şahsi mülkü, halkını da vatandaş değil “kul” sayan kralların, padişahların söyleyebileceği sözlerdendir bunlar.

Demokratik ülkelerde anayasa ve yasalarda belirlenmiş kamu hizmetlerinin yürütülmesi için Başbakan veya Cumhurbaşkanlarına belirli süre ile görev ve yetki verilir. Yöneticiye verilen yetki kamu kaynaklarını yani milletin parasını harcayarak güvenlik, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçları karşılamak içindir.

23Eyl/210

YURT SORUNU BEKA SORUNU – Sakin ÖNER

sakin öner

YURT SORUNU BEKA SORUNU - Sakin ÖNER

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi, devletin “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi”ni düzenlemektedir. Bu maddeye göre; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.……Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar.” Devlet bu kapsamda, maddi imkanlardan yoksun bütün öğrencilerin burs ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Fakat devlet yurtlarının, öğrencilerin ancak yüzde 20’sinin ihtiyacını karşıladığı ortaya çıktı. Bu yüzden bir milyonun üzerinde öğrenci barınma sorununu ya çözemedi ya da çok büyük maliyetler ödeyerek çözmeye çalıştı.

21Eyl/210

YÖNETİMDE KALICI VE SÜREKLİ BAŞARI – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

YÖNETİMDE KALICI VE SÜREKLİ BAŞARI - Ruhittin SÖNMEZ

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmit Belediyesinin önemli bir projesi olan Kadın Girişimciler Merkezi(İZGİM) açılışında konuştu.

İlk önce bir tespitimi paylaşayım: İYİ Parti lideri kendi destekleriyle CHP’den seçilen İstanbul, Ankara ve diğer Büyükşehir Belediye Başkanları ile İlçe Belediye Başkanlarını tam sahipleniyor.

İzmit’te de,Onlardan bahsederken,“Millet İttifakı’nın belediye başkanları”sıfatı ile isimlerini zikretti.

Akşener, Millet İttifakının birlik ve beraberliğinin önemini söz ve davranışlarıyla vurguluyor.

“Şimdi buradaki birlik ve beraberliği muhafaza etmek gibi bir görevimiz var. Dolayısıyla partili Cumhurbaşkanlığı meselesi değiştikten sonra rekabet etmeye hakkımız olacak. Ama bugün birbirimizin ayağına basmayacağız” dedi.

Millet ittifakının belediye başkanlarından biri olan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in de başarılı çalışmalarını överken, “bundan sonraki çalışmalarınızda da takipçiniz olacağız” mesajını verdi.

Akşener, “Millet İttifakı’nın Belediye Başkanlarının” başarılı olmalarının öncelikle “sosyal belediyecilik” ilkesini uygulamaları ile “ihalelerde ve harcamalarda şeffaf olmalarına” bağlıyor.

Bu sebeple, yolsuzluk olmayınca, dürüst ve düzgün bir yönetim altında mevcut kaynakların yeterli olduğunu söyledi. Hem de merkezi idarenin, AKP’li olmayan belediyeleri yalnız bırakan hatta engelleyici politikalarına rağmen,belediyelerin başarılı hizmetler verebilmesinden mutlu olduğunu açıkladı.

20Eyl/210

SONBAHAR SARISINDA 12 EYLÜL KARASI – Cafer GENÇ

SONBAHAR SARISINDA 12 EYLÜL KARASI – Cafer GENÇ

Bu köşemde 12 Eylül’ü anlatmak için 1 ay önce Ankara’da Ulucanlar Cezaevini (Müzesini) görmeye gittim. 12 Eylül zalimlerinin zulmünü yaşadım, okudum, duydum ama gördüklerim karşısında çok duygulandım, gözyaşlarımı tutamadım Özellikle hücrelerden efektlerle gelen işkence seslerinden, koğuşta çay içerek, kitap okuyarak -belki de idamlarından habersiz- bir şeylerle meşgul olanların canlandırıldığı mizansenden ve idam sehpasından çok etkilendim. Ulucanlar’da can veren masum insanların mağduriyetine şahit oldum. Görmenizi tavsiye ederim.

Ben, sizlere, EYLÜL sarısında, 12 EYLÜL karasından söz edeyim.   

Herhangi bir şeyi bulunduğu zamana, duruma, ortama, şartlara ve imkanlara göre değerlendirmek gerekir.
1980 öncesi sağcılar-solcular değil, milliyetçi ülkücülerle, komünist devrimciler vardı. Her iki tarafın sloganlarını, pankartlarını ve ellerinde (silahtan başka) taşıdıklarını bildiğiniz için kimlikleri ve niyetleri hakkında bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorum. Her iki taraf da kendi siyasi düşüncelerine göre "demokrasi, vatanseverlik, özgürlük, eşitlik...vs" gibi anlayışları vardı. Taraflı (bir tarafı) yazdığımı düşünebilirsiniz, haklısınız. Siyasi  görüşüm itibariyle "kendimi" anlatmam normal değil mi? Karşı görüşün de hayat hikayelerini yazanları vardır. "Bir sağdan, bir soldan" diyerek "denge" anlayışıyla hareket eden cuntacıların, 17 yaşında (çocuk) olan solcu bir gencin yaşını, mahkeme kararıyla büyüterek idam etmelerine hepimiz üzülmedik mi? "Önce insanım" demenin ahlaklı, vicdanlı, asil bir davranış olacağının bilinmesini isterim..

19Eyl/210

Kokuşmuşluktan Kurtulmak İçin – Kadir DURGUN

kadir durgun

Kokuşmuşluktan Kurtulmak İçin - Kadir DURGUN

Genlerimiz, karakterimizin patronudur, karakterimizin şifrelerini genlerimizde okuyabiliriz, desem fazla iddialı bir şey söylemiş olur muyum?

Kişilerdeki gibi, toplumların da bir karakteri vardır; kişilerin karakter kalitesini davranışlarında, toplumların karakterini, o toplumun ortak ürünü olan atasözlerinde ve deyimlerinde görebiliriz, desem bir itirazla karşılaşır mıyım?

Deyimler ve atasözleri, bir milletin sosyal ve kültürel birikiminin hem saati hem pusulasıdır. Atasözlerindeki hayat algısı, dünya felsefesi bize o toplumun geldiği ve gideceği yeri anlatabilir. İnsan-insan, insan-toplum, insan-doğa ilişkilerin düzeyi, biçimi kendini en veciz haliyle atasözlerinde gösterir.

18Eyl/210

Türk Gençliğine Çağrımdır (4) – Av. Zeki HACIİBRAHİMOĞLU

zeki hacıibrahimoğlu

Türk Gençliğine Çağrımdır (4) - Av. Zeki HACIİBRAHİMOĞLU

Sevgili Gençler;
Milliyetçilik bizim için bir vasıta değil gayedir! Milliyet, millet, vatan, mukaddesat gibi kimsenin itiraz edemeyeceği ulvi kelimelerdir. Bu kelimelerin arkasına sığınıp oradan şahsi menfaatlerini korumaya çalışanlar, bir memleket kadar genişleyen ihtiraslarını vatanseverlik şeklinde gösterip bir ulvi gaye olan milliyetçiliği büyük servetlere, yüksek makamlara erişmek için vasıta olarak kullanmaktadırlar!

Sevgili gençler, sizin öncelikli mücadeleniz bu kişilerle olmalıdır.

Sizler temiz niyetli vatansever, memleketi ve Türk milletini düşünen, Türk milliyetçileri olarak böyle milliyetçi geçinenlerden uzak durmalısınız! Çünkü bizim milliyetçiliğimiz lüks otomobiller, bol harcırah, yüksek makam milliyetçiliği değildir. Hakka tapan halkı tutan bir milliyetçiliktir!

17Eyl/210

CİN FİKİR ÇÖZÜMLER – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin sCİN FİKİR ÇÖZÜMLER - Ruhittin SÖNMEZ

Marmara Denizinde görülen müsilaj (deniz salyası) sorunu çabucak gündemden düştü. Yüzeydeki görünen müsilajın temizlenmesiyle sorun çözüldü algısı hâkim oldu.

Oysaki konunun uzmanı bilim insanlarına göre durum düşündüğümüzden de vahim.

MAREM adı verilen bir proje ile müsilajın oluşumu, son durumu ve ekosisteme bıraktığı etkileri araştırılıyor. Projenin ekip lideri Hidrobiyolog Levent Artüz “müsilajın olduğu gibi Marmara Denizi’nde durduğunu ama şeklinin farklı olduğunu” söyledi. "Bundan sonraki felaket müsilajı aratacak nitelikte olacak" dedi.

Levent Artüz’ün teşhisi şöyle: “Asıl sorun Marmara Denizi'nin kirletilmesidir. Seneye daha farklı daha büyük bir şey yaşanacaktır. Ondan sonra daha büyük olacaktır ve bu böyle katlanarak gidecektir. Denizi kirletmeye devam ederken farklı bir sonuç beklerseniz çok yanılırsınız.”

Daha şimdiden biyoçeşitlilik açısından felaketin boyutu dehşet verici: “2018’de bir izleme istasyonunda 250'e yakın tür tespit edilirken, bu sene yapılan çalışmada 21 adet farklı tür tespit edildi.” Yani 3 yıl içinde 229 canlı türü yok olmuş durumda. Bu sene Marmara’dan balık üretimi sıfıra yakın olacak. “Şu anda Marmara'da hasta istavritlerden başka hiçbir şey yok.”

16Eyl/210

Merhaba sevgili okuyucularım… / Doğa EKER

DFSDFCVXCVSDD

Merhaba sevgili okuyucularım… / Doğa EKER

5 yıllık bir aradan sonra yine birlikteyiz.

Yazılarımı okuduğunuz yıllarda 14 -15 yaşında araştırmacı bir gençtim.

Bugün “Z” kuşağının büyük çoğunluğunu teşkil eden –alfa- üyeleriyle aynı fikirleri, aynı özelikleri taşıyan aktif bir “Z” kuşağı bireyi olarak karşınızdayım.

İnsanları hayata bağlayan en önemli olgu güzel anılarıdır.

Küçük yaşlarda başladığım Türkiye gezilerimde; tanıştığım, buluştuğum, misafiri olduğum ve sosyal medya aracılığında tanıdığım sizleri ailem olarak, sizler beni ailenizden biri olarak kabullendiniz…

İyiki varsınız…

15Eyl/210

İnsan, Siyaset , Toplum ve Sosyal Medya Etkisi – Fahri YAĞLI

fahri yağlı

İnsan, Siyaset , Toplum ve Sosyal Medya Etkisi - Fahri YAĞLI(Araştırmacı Yazar, Öğretim Görevlisi)

Toplum, bir organizma misali bir bütünlük ve organizasyon arz etmektedir. Toplumsal yapı kurumlar ile örgütlerden oluşur. Yapı ile kurumlar da değerler sistemi ile örülerek toplumsal bütünlüğü oluşturur. Toplumsal değerler harç misali yapıyı bir arada tutar ve devamlılığı sağlar. Toplumsal değerlerin aşınması, zayıflaması toplumsal bağları zayıflatır ve toplumsal çözülmeye sebep olur. Çözülme toplumsal dağılmayı getirir. Toplumsal değerler derken başta örfi değerler gelir. Örfi değerler toplum için yaşamsal unsurlar içerir, din ve ahlak gibi. Daha sonra gelenek ve görenekler gelir en son daha hızlı değişen adetler gelir.

İnsan sosyal bir varlık olup yaşantısını siyaset ile biçimlendirerek toplumsal bütünlüğünü sağlar. Bu anlamda siyaset, bireyin toplumsallaşma süreci ve bireysel tekâmülü için bir vasıtadır. Siyaset asla politika değildir.

14Eyl/210

YUGOSLAVYALILAŞTIRAMADILAR – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

YUGOSLAVYALILAŞTIRAMADILAR - Ruhittin SÖNMEZ

Yugoslavya Balkanlarda İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ve 1992 yılına kadar hüküm süren bir sosyalist federal cumhuriyetti. Bu devletin bulunduğu alanda bugün Sırbistan, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Karadağ, Slovenya ve Kosova bulunuyor.

Daha önce Kosova’nın Prizren ve Priştine şehirleri ile K. Makedonya’nın Başkenti Üsküp’ü birkaç defa ziyaret etmek nasip olmuştu. Bu sene tatilimizde ailecek Sırbistan (Niş ve Belgrad), Bosna- Hersek (Saraybosna, Mostar, Poçitel), Karadağ (Kotor ve Budva) ile Kuzey Makedonya (Ohrid)’i içine alan bir gezi yaptık. Karayolu ile yaptığımız gezide eski Yugoslavya devletinden doğan Slovenya ve Hırvatistan hariç bütün ülkeleri kısmen görmüş olduk.

İkinci Dünya Savaşı öncesi Yugoslavya topraklarında, Sırpların öncülüğünde 1918’de kurulan, Yugoslavya Krallığı bulunuyordu. Savaş sonrası, yıkılan Krallık yerine sosyalist bir federal devlet kuruldu.  Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC)’nin ilk başkanı Josip Broz Tito oldu.

Eski Yugoslavya döneminde yaşayan çoğu kişinin Tito’yu büyük bir sevgi ve saygı ile andığına şahit oldum. Halkın büyük çoğunluğunun Tito’nun ülkeyi çok iyi yönettiği kanaatinde olduğu izlenimi edindim.

13Eyl/210

DERS KİTAPLARI ÇIKMAZI – Seyfettin KARAMIZRAK

seyfettin-karamzrak

DERS KİTAPLARI ÇIKMAZI - Seyfettin KARAMIZRAK

Okullar “Yüz Yüze Eğitim” e açıldı. Veliler, öğrenciler, öğretmenler ve yöneticiler mutlu. Seven ve özleyenlerin kavuşması gibi her kes mutlu.

Umarız Millî Eğitim Bakanı Sayın Mahmut Özer’in; “tüm kademelerde, haftada beş gün yüz yüze tam zamanlı olarak eğitim” temennisi ve tüm eğitim bileşenlerinin de bu arzusu sekteye uğramaz.

“Kritik bir ortamda açılan okullarımızda, öncelikle hizmetli ve yardımcı personel eksiğinin ivedilikle giderilmesi gerekmektedir.”

Okulların açılması ile okul bahçelerinde stant kurularak sağlık gruplarının, “aşı olmayan ya da eksik doz aşı yaptıranların aşılarını tamamlamaları için” ikna çalışmaları yapması güzel ve olumlu bir düşüncedir. Fakat hala gerekli aşılarını yaptırmayan ve yaptırmakta inat eden, öğrencilerle bir araya gelmesi zorunlu olan; “öğretmen ve okul çalışanları” büyük risk içermektedir.

İlgili personelden aşı olmayanların ise, “haftada iki kez PCR testi yaptırması”nda, daha ilk haftada sorunlar yaşanmıştır. Kimi randevu, kimi de test sonucunu zamanında alamamıştır. Bakanlığımızın bu tür sıkıntıları daha pratik çözebilme yöntemleri geliştirmesi elzemdir.

12Eyl/210

Türk Gençliğine Çağrımızdır. (2) – Av. Zeki HACIİBRAHİMOĞLU

zeki hacıibrahimoğlu

Türk Gençliğine Çağrımızdır. (2) - Av. Zeki HACIİBRAHİMOĞLU

Sevgili gençler hiç kimseyi hayranlıkla seyretmeyin.

Allah’ın huzurundan başka hiç kimsenin huzurunda eğilmeyin!

Kendilerini akıllı sanan yöneticiler vardır! Kendilerini ulaşılmaz, vazgeçilmez sanırlar ancak makamları sona erince unutulur giderler.

Gençler, bu kişiler yükseklerde olduğu zamanda itibar etmeyin. Çünkü bunlara itibar ederseniz kendi itibarınızı kaybedersiniz.

Sevgili gençler büyük davaların adamı olun, davanızın başarıya ulaşması için imandan kaleler gibi canlı hisarlar gibi dimdik ayakta durun. Bu kaleleri ve hisarları hiçbir şer güç yıkamasın.

Kalplerinizde Allah-Millet-Vatan sevgisinden başka sevgi yaşamasın.

Gençler, partiler üstü olun âlimlerle beraber olun zalimlerle mücadele edin. Politikacıların, paracıların, istifçilerin kirli maksatlarına hizmet etmeyin, onlarla mücadele edin.

Gençler, kâr hırsı, şöhret hırsı, politika hırsı ile hareket etmeyin.

10Eyl/210

KANDIRA’NIN BİTMEYEN YAZ ÇİLESİ ve VALİ HÜSEYİN AKSOY’LA OLAN DAVAM – Dr. Ersoy KANDEMİR

profileKandıra ve Valilerle olan davam - Dr. Ersoy KANDEMİR

KANDIRA’NIN BİTMEYEN YAZ ÇİLESİ ve VALİ HÜSEYİN AKSOY’LA OLAN DAVAM
Kandıra Kocaeli’nin yüzölçümü en büyük ilçesidir. Turizm ve tarım konularında ön plana çıkan Kandıra yaz aylarında üç dört kat artan nüfusuyla ciddi sıkıntılar yaşamaktadır.

Sık sık yaşanan trafik kazalarından dolayı adı TBMM’de “Kandıra Ölüm Yolu” olarak anılmış bu ilçenin yaz aylarında ciddi sorunları olduğu gerçeği gün yüzü gibi ortadadır.

Her yaz Batı Karadeniz sahil şeridi boyunca denizde boğulmalar artmaktadır. Şile, Kandıra, Karasu’da yüzlerce boğulma haberi hemen hemen her gün duyulmaktadır.

Kandıra ilçesinde uzun yıllardır her yaz yaşanan sorunlardan bahsetmek isterim. Şahsi görüşüm her yaz yaşanan en büyük sorunları en başta Kandıra’daki kurumlar arası koordinasyon eksiklikleri ve yaza hazırlık sürecinde yeterli düzeyde planlamalar yapılmamasına bağlamaktayım.

Büyükşehir Belediyesi hasta nakil ambulansları, 112 ambulansları, KOSKEM ekiplerinin emekleri olmasa ne olur bu Kandıra bilemiyorum! Lakin bu birimlerin her biri farklı kurumlara bağlı.
Kandıra’da yaz aylarında bu birimlerin tek bir harekât merkezinden yönetilmesinin bu ilçede yaşayan vatandaşlarımıza çok daha faydalı olacağına inanıyorum.

10Eyl/210

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI VE SİYASET- Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI VE SİYASET-  Ruhittin SÖNMEZ

14 yıldır köşe yazısı yazıyorum. İlk defa yazılarıma iki haftalık tatil arası verdim. 12 günlük Balkan turumuzu tamamlayıp döndüm.

“Nerede kalmıştık?” diye gündeme bakınca, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın konuşması ve yarattığı tartışmaların ön plana çıktığı görülüyor.

Diyanet İşleri teşkilatı ve Başkanı Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan için önemli. Çünkü bunlar Erdoğan’ın siyaset anlayışı için çok uygun bir aygıt.

Aslında Diyanet çok değerli hizmetler sunma potansiyeli olan bir kurum. Bunun için siyaset üstü olması, İslam’ın farklı yorumlarına karşı eşit mesafede olması, İslam’ın doğru anlatılması, birleştirici olması ve Müslümanların birbirini sevmesi ve dayanışması için çalışması gerekiyor.

6Eyl/210

YÜZ YÜZE EĞİTMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER – Seyfettin KARAMIZRAK

seyfettin-karamzrak

YÜZ YÜZE EĞİTMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER – Seyfettin KARAMIZRAK

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer; okulların “6 Eylül'de tüm kademelerde, haftada beş gün yüz yüze tam zamanlı olarak eğitime” başlayacağı müjdesini vermişti. Okullarda kesintisiz ve sorunsuz bir eğitim - öğretim ortamının oluşturulması için, bir dizi önlemleri içeren; “Yüz yüze Eğitim Rehberi” hazırlayarak okullara gönderildi.

Rehberin içeriğini bir önceki yazımızda açıklamıştık. Gerçekten de hayati önem taşıyan çok önemli önlemleri içermekte.

Okulların COVID-19 salgınına karşı alınması gereken tüm önlemleri Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlediklerini belirten Özer, "Servislerdeki ve okullardaki hijyen tedbirleri, maske kullanımı, havalandırma gibi tüm ayrıntıları Sağlık Bakanlığı ile birlikte çalışarak alınması gereken önlemleri tüm valiliklere, tüm illerimize, tüm ilçelerimize bildirdik." dedi.

Peki tespit edilen bu önlemleri kimler titizlikle ve her an denetleyecek Sayın Bakan? Alanında uzman olan “Maarif Müfettişlerinin sayısı durmadan azaltarak denetim ve teftişleri ellerinden alındı.