
KADDAFI ZAMANINDAKİ ZULÜM TABLOSU!…
KADDAFI ZAMANINDAKİ ZULÜM TABLOSU!...
LİBYA'DA,
Elektrik bedava.
Su bedava.
Doğalgaz bedava.
Eğitim bedava.
Sağlık hizmetleri bedava.
Tüm hastalara ilaç bedava.
Benzinin litresi Türk parası ile 20 kuruş.
Libya milli bankaları, faiz almıyor.
Libya vatandaşları, hiçbir şekilde vergi ödemiyor.
Libya, tüm dünyada, en borçsuz ülke.
Libya'da, arabalar fabrika çıkış fiyatına satılıyor, nakliye bedellerini ise devlet karşılıyor.
Yurtdışında, burslu okuyan öğrencilere, Libya devleti, iadesiz olarak aylık, 1650 avro burs veriyor. Libya'da, tüm üniversite mezunları, bir iş bulana kadar, maaşa bağlanıyor.
Libya'da, evlenmek isteyen, tüm çiftlere, devlet, 150 metrekarelik daire veriyor.
Kaçıranlar, Arşivimde bulunsun diyenler için, İmralı Tutanakları
İŞTE İMRALI’DAKİ GÖRÜŞMENİN TUTANAKLARI:
Başarısızlıkta ben yokum!
Abdullah Öcalan, BDP milletvekillerine, “Ben sorumluluk üstlenmem. Süreç başarısız olursa ‘Apo öldü’ diyeceksiniz. Ben yokum. BDP ve PKK’nın beni kullanmasına izin vermem” dedi
MÜSLÜM BABA ÖLDÜ, MÜSLÜMCÜLÜK YAŞIYOR – Süleyman PEKİN
MÜSLÜM BABA ÖLDÜ, MÜSLÜMCÜLÜK YAŞIYOR - Süleyman PEKİN
(Temmuz 2008’de yazdığımız yazıyı günün anlam ve önemine binaen paylaşıyoruz. Rahmet dileğiyle..)
Ben bir Müslümcü’yüm. Ve Müslümcülük isyankârlıktır. Devrana, dertlere, sevgilere, ezilmişliğe, belirsizliğe, dünyalık hırslara ve yaşamaya, hayata isyan. İsyan bir problemin çığlık olup haykırılmış halidir. Kaportacı çıraklarının, overlokçu kızların, kahvelerde iş sırası bekleyenlerin ve hayattan artık hiçbir şey beklemeyenlerin, ölümle kol kola gidenlerin müziğidir.
Sessiz büyüyen bir devrimdi Müslümcülük. Ve bunun en az farkında olan kişisiydi Müslüm Gürses. ‘Arı balı yapar fakat izah edemez’ misali ne yorum gücünün ne de müziğinin kitleler üzerindeki sağaltıcı gücünün farkındaydı o. Her topluluk – bilhassa ezilmişler – ritmini arar yükselmek için. Bazen ritim de aynen yaşanan hayat gibi ağır ve sislidir.
AYDINLAR VE BİLGE KİŞİLER – Prof. Dr. Nurullah AYDIN
AYDINLAR VE BİLGE KİŞİLER - Prof. Dr. Nurullah AYDIN
İnsanlığı, toplumları, ülkeleri ayakta tutan kitle, bilge kişilerdir. Bilge olmak başka bir deyimle akil olmak, aydın olmaktan, akıllı ve zeki olmaktan farklı bir şeydir.
Profesör, müsteşar, milletvekili, general, gazeteci, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Ama aydın olmak bilge kişi olmak farklı bir şeydir. Aydın, bilge kişi; insanı, toplumu aydınlatan kişidir. O eserleriyle var olur. Diğerleri ise geçici unvanlardır, statülerdir.
İnsanlığın, toplumların, devletlerin gelişmesini sağlayan temel unsur bilgidir. Gözlemlenen sosyal değişme çizgileri, büyük ölçüde ilgilenen bireyler tarafından yönlendirilmektedir.
Aydın kesimi; bilginin çoğalması ve yaygınlaşması sebebiyle giderek büyüyen ve önemleri daha da çok artan bir kitleyi oluşturmaktadırlar.
TDK sözlüğüne aydın: kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver.
Büyük Larousse’da ise aydın; düşünsel etkinliği ağır basan, düşünsel etkinliklere yönelmiş, bilgili, okumuş, değerlendirme yetisi gelişkin, entelektüel.
Atilla Kaya’dan Başbakan Erdoğan’a açık mektup
Sayın Başbakan;
Ben; son kongresinde, heyecanla bozkurt işareti yapan siyahî bir mensubu medyada hayretle haber yapılan, Türk Milliyetçiliği’ni kendisine şiar edinmiş bir partinin milletvekiliyim.
Ben; “Türklüğümü elimden mi alacaksınız?!” diye haykıran Levon Panas Dabağyan’ın geçmişte yöneticilik yaptığı bir partinin genel başkan yardımcısıyım.
“Türkiye hıyar mı ki?” ve “Dinsel Milliyetçilik” – Cazim GÜRBÜZ
“Türkiye hıyar mı ki?” ve “Dinsel Milliyetçilik” - Cazim GÜRBÜZ
“Ne yazık o ulusa ki parçalara bölünmüş, her parçası kendini bir ulus sanır” Halil Cibran…
Cibran, Lübnanlı bir bilge. ABD ve Avrupa’da kaldı uzun yıllar, oralarda isim yaptı, oralarda yayımlandı eserlerinin çoğu. Ülkesiyle bağını koparmadı ama hep ilgilendi. Yukarıdaki sözü, ülkesindeki etnik ve dinsel çatışmalar nedeniyle duyduğu ıstıraptan dolayı söyledi.
Lübnan bu acıları defalarca yaşayıp yerle bir olan ülke. Neyse ki bir bütün olarak kalmayı başardı.
Başaramayanlar da var, Yugoslavya gibi… Parçalandı. Bu parçalanmanın öyküsünü ve acısını yaşayan bir kalemden dinlemek gerek.
Teoman Alili’nin “Yugoslavya Dersleri” adlı kitabından bir bölümü okuyalım birlikte:
“Şimdi size parçalanmanın ne demek olduğunu madde madde anlatayım dostlar; çünkü ben parçalandım.
Olmuyor Sayın Başbakan olmuyor! – Dr. Agah Oktay GÜNER
Olmuyor Sayın Başbakan olmuyor! - Dr. Agah Oktay GÜNER
Sayın Başbakan Mardin’de İmralı Süreci’ni anlatırken, “Biz bütün milliyetçilikleri ayağımızın altına almış bir iktidarız” dediniz. Böylece Kürt kamuoyunun oylarını kazanmayı hedef aldınız.
Yanlış anlaşılma, dil sürçmesi ile belki izah edilebilirdi ama siz aynı sözleri üstüne basa basa grup toplantınızda tekrarladınız. Siyasi hayatınızın en talihsiz konuşması budur.
Ne yazık ki bu talihsizlikten ben de nasip alıyorum. Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alan T.C. Başbakanı’na “Türk Milliyetçiliği” ni anlatıyorum.
Devleti kuran M. Kemal, Çanakkale, İstiklâl Harbi’nin zaferleriyle değil, Türk olmasıyla mutludur. “Benim en büyük iftiharım Türk olmamdır” diyen Atatürk, insanlığın da timsali olmuştur.
Vatan çocuklarına okullarında Ermeni vahşeti, Yunan mezalimi öğretilmemiş, yabancı askerlerin mezarları korunmuştur. Çünkü devlet politikası; “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” tur.
Milliyetçi olmak sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü bu inanç soydaşları aynı kültürden feyz alan, kederde ve sevinçte birleşenleri sadece sevmeyi değil, icabında onlar için hayatımız pahasına her türlü fedakarlığı omuzlamayı gerektirir.
Olten Minaresi’nin Geleceği – Prof. Dr. Hacı Duran
Olten Minaresi’nin Geleceği - Prof. Dr. Hacı Duran
Olten Türk Kültür Ocağı Derneği’nin davetlisi olarak İsviçre’de, “İslam ve İslam Medeniyeti” konusunda verdiğim konferansın soru cevap faslı, İsviçre Türklerinin karşı karşıya kaldıkları sorunları açıkça ortaya koydu. Dernek merkezinde düzenlenen konferansın ev sahipliğini derneğin başkanı Mustafa Karahan, Ali Erdem ve Yusuf Bağcı yaptı. Toplantıya, gençler, üniversite öğrencileri, bayanlar, 30 yıldır derneğin kurumsallaşmasına emeği geçen yetişkinler ile Bern ve Zürih’ten gelen çok sayıda duyarlı Anadolu insanı katıldı.
TÜRK OLMAK – Halil Altıparmak
Türkiye'nin ABD Seattle Fahri Konsolosu olan Sayın F. Gökçen'in "Türk olmak nasıl bir duygudur?" konulu yazısından bazı alıntıları aşağıda sıralıyorum.
Ve bu alıntıların sonunda…
Türk Olmak…
Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak, Osmanlı'nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova'da ve Bosna'da, Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.
TÜRKİYE’DE YAŞAYAN HALKLAR – Prof. Dr. Nurullah AYDIN
TÜRKİYE’DE YAŞAYAN HALKLAR – Prof. Dr. Nurullah AYDIN
Diller, dinler, renkler, ırklar insanlık gerçeğidir. Zaman içinde hepsi bir diğerine geçiş yapmış yeni toplumsal ortamda kimlikler kazanmışlardır. Ancak hangi çeşitten olursa olsun hepsi insandır ve dünyalıdır. Evrensel beyannamelerde vurgulanan temel gerçeklik budur.
Türkiye; tarih boyunca birçok ırkın yaşadığı, farklı ırkların gelip geçtiği ülkedir. Yerli ırklar yanında, Moğol ve Timur işgallerinde Asyalıların, haçlı savaşlarıyla Avrupalıların, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Arapların ve Afrikalıların gelip yerleştikleri yerdir. Yüzyıllar boyunca ve şimdi de Türkiye'de; hoşgörü ve sevgi ortamında her dinden her ırktan her mezhepten insan bir arada yaşıyor.
Etnik Mozaik Kavramı Uluslararası bir örnek olarak Almanya örneği;
Almanya’nın bir etnik sorunu yoktur. Almanya’da bir Alman Ich bin stolz deutsch zu sein dediği zaman herkes o adama gıpta eder. Almanya’nın schleswieg holsstein eyaletinde 8 milyon Danimarka kökenli yaşar. Zahr eyaletinde 3 milyona yakın Fransız yaşarken, genelde 3 milyona yakın Türk kökenli yaşıyor. Almanya’da herhangi bir açılım söz konusu mu? Alman kimliğini değiştirelim diyen var mı?
“İlginç Bir Çağda Yaşayasın Emi”–Süleyman PEKİN
“İlginç Bir Çağda Yaşayasın Emi” – Süleyman PEKİN
Şu bizim 'Çılgın Türkler'in tarihini en az 4 bin, azamî 17 bin yıl olarak veren var. Sosyo-kültürel olarak da, teo-siyasal olarak da, fizyo-genetik olarak da karışmış olsa dahi devam edegelen bir Türk Devlet Geleneği, her türlü coğrafyaya ve şartlara uyum gösterebilen bir Türk Milleti ve her halükârda nesilden nesile tevarüs eden bir Türk Kültürü hep var olmuştur.
Açık tenli - gök gözlü olarak başlıktaki beyanın sahibi Çin kayıtlarına giren Hunlardan milletimize ismini veren Göktürklere, uygarlığın ad ve anlamdaşı Uygurlardan Türk-İslâm mayasının ilk hamurkârıKarahanlılara değin adları farklı da olsa ortak ülkü şeridinde yaşayan aynı / tek bir millettir.
Cezayir’de Muhteşem Karşılama – İsmail KAHRAMAN
Cezayir'de Devr-i Alem - İsmail Kahraman
Cezayir’de muhteşem karşılama
Bizi Cezayir’de karşılayacak tur firmasının yetkilisi Zeynep hanımın özel çabasıyla pasaport ve gümrük kuyruğunda hiç beklemeden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın haklı gururuyla Cezayirliler bizi bağrına basıp, gurubumuzla birlikte Cezayir’e giriş yapıyoruz.
Dünyadaki Tüm Kitapları Okumak İstiyorum – Zeynep Gökçen OKYAR
Dünyadaki Tüm Kitapları Okumak İstiyorum
Çünkü kitap bazen sana bir dost, bazen seni yansıtan bir ayna olur. Herkes sana postayı koymuşken bazen bir dert ortağı, bazen de umut verici bir arkadaş olmuştur.
Bazen senin aksini savunur bazen senin arkanda durur.
Bazen seni ağlatır bazen de yüzünde tatlı bir tebessüm bırakır.
Bazen seni düşündürür bazen de sırf çerez niyetine okutur kendini.
Bazen hemen bitirmek istersin kitabı, bazen kapağını bile açmak istemezsin.
Okumaktan bıkmadığın, hemen bitirip sonunu öğrenmek istediğin hatta dayanamayıp sonunu, sayfa atlayarak okuduğun kitaplar vardır ki bunlar seni yansıtan, ilgini çeken ve okumaktan hoşlandığın kitaplardır.
Bazen senin görüşüne ters olan kitaplar da karşına çıkar. Bazı yazarların yazmış olduğu eserler seni sıkabilir ve okumak istemeyebilirsin. Ama yine de okumalısın çünkü her kitap insana bir fikir katar.
AYDINLANMACI DÜŞÜNCE VE BİLGİ – Prof. Dr. Nurullah AYDIN
AYDINLANMACI DÜŞÜNCE VE BİLGİ - Prof. Dr. Nurullah AYDIN
İnsanlar ve toplumlar; dünyanın ve evrenin gelişim dinamiği içinde çelişkiler yaşıyor, yüzyıllar öncesinin insan, toplum düşünce anlayış ve yaşam biçimi ile çağın gerçekleri arasında bocalıyor.
Türkiye ve İslam dünyasının aydınlanmaya ihtiyacı vardır.
Aydınlanma; düşünce tarihinde öncelikle 18. Yüzyılın düşünüş tarzını ifade eder. Düşünce tarzı aydınlanma felsefesi diye nitelenir. Bunun temelinde ise insanı ve dünyayı Tanrı merkezli bir bakışla belirleyen Ortaçağ anlayışının yerini, bilim ve felsefeyi insan dünyasında yeniden yol gösterici kılan bir anlayış vardır.
800 bin emekliye müjde!
800 bin emekliye müjde!
Borçlu emeklilere sağlanacak ödeme kolaylığının detayları belli oldu.
19 Ocak'ta yürürlüğe giren devlete prim borcu olan emeklilere ödeme kolaylığı getiren 6385 Sayılı Yasa'nın 'uygulama yönetmeliği' tamamlandı. Buna göre, SGK'ya toplam 9.4 bin lira prim borcu bulunan bir vatandaş, ödeme kolaylığından yararlanırsa borcu 5.4 bin liraya düşecek.
Bunu 36 ay vadede ödemek isterse, toplam 6.2 bin lira ödeyecek.
Emekli oldukları halde bir işte çalışan ve bunu devlete bildirmeyenleri kapsayan düzenlemeden toplam 800 bin emekli yararlanacak.
Başvurular 1 Şubat'tan itibaren başladı. Bu hafta içinde yayınlanacak yönetmelik ile yapılandırma işlemi fiilen de başlanacak.
Borcun ne kadarı silinecek?
Beyni Aktif Tutmanın Yolları – Bülent FİDAN
Beyni Aktif Tutmanın Yolları – Bülent FİDAN
Beynimizi aktif tutmak ve geliştirmek için pek çok egzersiz vardır. Arzu Bıyıklıoğlu bunlardan kolaylıkla yapabileceğiniz bir kaç tanesini yazmış;
- -Beyin hareket eden bir bedende daha aktif çalışır, en azından düzenli yürüyüşü hayatınızın bir parçası haline getirebilirsiniz.
- -Zaman zaman yazmak, iş yapmak, diş fırçalamak için ters elinizi kullanabilirsiniz.
- -Beyin alışkın olduğu durumun dışına çıkınca gelişir.
- -Monotomluk beyni yorar ve tembelleştirir. Hayatınıza yeni renkler katın.
- -Denemediğiniz tatları, aktiviteleri deneyin. Öğrenmeye açık olun.
- -Beyinin aktif çalışması için bol oksijene ihtiyacı vardır, deniz kenarnda, ağaçlık alanlarda vakit geçirin.
- -Beyninize komutlar verin, bir amaç, bir hedef doğrultusunda çalışmasını sağlayın. Beyninizi başıboş bırakırsanız nereye gideceği belli olmaz. Tekrarlara takılabilir.
- -Bulmaca çözüp düzenli kitap okuyun.
- -Sık sık gülümseyin, neşelenin. Mutlu bir beyin daha iyi öğrenir.
- -Beyninize hala aktif çalıştığı için, öğrenip, hatırlayabildiği için teşekkür edin, şükredin
Ben 2,4 ve 9. maddeleri hemen uygulamaya başladım, tavsiye ederim. Sizde deneyin…
Oğullar – Kızlar ve Babalar…
Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın gönderdiği e-postada;
OĞULLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜR?
6 YAŞINDA :Babam herşeyi biliyor.
10 YAŞINDA :Babam çok şey biliyor.
15 YAŞINDA :Ben de babam kadar biliyorum.
20 YAŞINDA :Babamın da pek fazla birşey bildiği söylenemez.
30 YAŞINDA :Bir kere de babamın fikrini sorsam fena olmayacak.
40 YAŞINDA :Ne de olsa babam bazı şeyleri biliyor.
50 YAŞINDA :Babam herşeyi biliyor.
60 YAŞINDA :Ahh ! Keşke babam hayatta olsaydı da kendisine danışabilseydim...
Hüseyin Aygün’ü biraz daha tanımakta fayda var…
BARIŞ YARKADAŞ 16 Ocak 2013 tarihli “Dersimli' Aygün neyi örtmeye çalışıyor?” başlıklı yazısında;
CHP'li olmayan CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, misyonunu bir kez daha yerine getirdi. Kendi deyimiyle 'Dersim' Milletvekili olan Aygün, AKP iktidarının siyaseten tıkandığı şu günlerde;süreci CHP'nin aleyhine çevirmeyi bir kez daha başardı. Partili olmadığı için "partili sorumluluğuyla hareket etmeyen" Aygün, AKP'nin çıkış yolu bulamadığı dönemlerde iktidara attığı can simitleriyle dikkat çekiyor.
Farkında mısınız, AKP ne zaman sıkışsa; Öcalan - AKP ilişkisi ne zaman deşifre olsa ve tartışılmaya başlansa, CHP'li olmayan CHP milletvekili hemen iktidarın imdadına yetişiyor. Kendisini eleştirenler ve "Yanlış yapıyorsun, partiye zarar veriyorsun" diyenler ise "ırkçı - faşist - ulusalcı" olmakla itham ediliyor. Böylece, eleştirinin önünün kesilmesi ve Aygün'ün CHP'ye verdiği zararın bilançosunun görülmemesi hedefleniyor.