Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
9Eyl/130

İZMİR İŞGALDEN KURTULUŞA – Prof. Dr. Nurullah AYDIN / 9 Eylül 2013 – ANKARA

İZMİR İŞGALDEN KURTULUŞA – Prof. Dr. Nurullah AYDIN /9 Eylül 2013-ANKARA

Yıl 1081: İzmir, Çaka Bey liderliğinde Türkler tarafından fethediliyor.

Yıl 1919: ABD İşgal komutanlığı yönetiminde Yunanlar, İzmir’i işgal ediyor.

Yıl 1922: İzmir, 9 Eylül günü, Mustafa Kemal liderliğinde işgalden kurtuluyor.

Yıl 1952: NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanlığı kuruluyor.

Yıl 2001: Afganistan işgalinde harekat üssü oluyor.

Yıl 2003: Irak işgalinde harekat üssü oluyor.

Yıl 2009: NATO Müttefik Hava Komutanlığı üssü oluyor.

Yıl 2011: Libya’nın bombalanma üssü oluyor.

İzmir; 1071 Malazgirt zaferinden sadece 10 sene sonra 1081 yılında Türkler tarafından alınmıştı. Yani; İzmir, İstanbul’dan tam 372 yıl önce Türk olmuştu. İzmir’e, Gavur İzmir diyenler, gavur dediklerinin kanını taşıdıkları için bu tanımı yapıyorlar. Gavur İzmir diyenlerin torunları bugün İslamcı kimlikleri ile zehir kusmaya devam ediyorlar. O nedenle İzmir, tarih boyunca Türklüğün simgesi olmuş, en duyarlı kentlerden biridir.

6Eyl/130

BOP’LAMA, DİNGİLİ KIRACAKSIN! – Süleyman PEKİN

BOP’LAMA, DİNGİLİ KIRACAKSIN! – Süleyman PEKİN

GAP geleneğinden gelme nesiller, DAP ve KOP gibi baş harfler gördü mü kalkınma ve terakki için akınlardaki çocuklar gibi şen olurlar. Büyük Ortadoğu Projesi deyince de ilk anda pozitif elektronlar devreye girdi. Ne de olsa “Büyük” Proje, hemi de Ortadoğu’da (Üniversite ve gazete çağrışımları da cabası)..

En son - yarısı - askerde harita görmüş halkımız, minibüsçü diyalektiğinde bilimsel beyanını bulan “Hop / Bop dedik!” diyesiye kadar “Uydum küresel imama” diyerekten bir vakit kendi cenaze namazını kılar. Ve sonra hiç beklenmedik anda musalladan fırlar. Misal; Sevr sabahı..

5Eyl/130

Sosyal Medya – Bekir Kale Ahıskalı

SAM_4525_thumbSosyal Medya - Bekir Kale Ahıskalı

Sosyal medya tüm dünya üzerinde kullanılan bir teknoloji haline geldi. Düzenli ve

verimli kullanabilenler için bilgi deryası gibidir. İnsan aradığı her şeye ve her bilgiye

ulaşabiliyor.

Hatta birinin daha önce kullandığı, gezindiği ve ilgilendiği her bilgiye bile

ulaşabiliyorsunuz. Bilgisayar teknolojisi o kadar ilerledi ki elinizdeki bilgisayarda bir

veriyi yazıp kaydetmeden silseniz bile tuşlara dokunduğunuz sırayla karşınıza çıkaran

programlar mevcut.

3Eyl/130

MÜDAHALELER İSTENEN SONUCU VERMEYEBİLİR – Av. Ruhittin SÖNMEZ

av ruhittinMÜDAHALELER İSTENEN SONUCU VERMEYEBİLİR – Av. Ruhittin SÖNMEZ

Gündemimizde iki önemli müdahale var: Birincisi ABD başkanlığında bir gönüllüler/ gönülsüzler grubunun Suriye’ye MÜDAHALE etmesi. Diğeri ise Merkez Bankası’nın yükselen Dolar ve Euro kurlarına karşı MÜDAHALESİ.

SURİYE’YE MÜDAHALE: Esad hükümetinin iç savaşta muhaliflere karşı kimyasal silah kullandığı iddiasına dayanarak, ABD’nin Suriye’ye müdahale etmesini arzu edenler var.

Hem de bunların başında “bazıları Türkiye’ye Mısır, Suriye, Irak ve Filistin’de ne işiniz var diye soruyor, asıl onlara on binlerce km uzaktan gelip Irak’ta ne aradıklarını sormak gerekir” diyen Başbakan Erdoğan ve AKP geliyor.

Başbakan Erdoğan Mısır’da Mursi ve Müslüman Kardeşler’i deviren darbenin planlayıcısı olarak İsrail’i gösterince Beyaz Saray Sözcüsünden “Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerini güçlü bir biçimde kınıyoruz. İsrail’in Mısır’daki olaylarda bir şekilde sorumluluğu olduğunu söylemek saldırgan, delilsiz ve yanlıştır” diye sert bir cevap gelmişti.

Bunun üzerine Erdoğan “Bizi dışarda eleştirenler Mısır’da darbeye darbe diyemeyecek kadar zavallıdır. Bunlar onurlu, şerefli, ilkeli bir duruş sergileyemediler” diyerek ABD’ye cevap vermişti.

2Eyl/131

Mücadelenin düşmanı konformizm – Hulki ÇEVİZOĞLU

413Mücadelenin düşmanı konformizm – Hulki ÇEVİZOĞLU

Bütün mücadelelerin ortak bir düşmanı var:
Konformizm!
Yani uyduculuk, uyumculuk, rahat düşkünlüğü!
Bu hastalığa yakalanmışsanız, ne bireysel mücadelenizde ne de toplumsal mücadelenizde başarılı olabilirsiniz.
*
Toplum olarak çok geç kaldık ama yine de kendimize çeki düzen vermek için bugünden ve dünden örneklendireyim.
Örneğin, bugün Türkiye’de Atatürkçü, çağdaş kesimin izlediği, okuduğu bir TV-gazete satılıyor.
Millet hisleniyor, milli duygularıyla ateş püskürüyor,
Bu insanlardan ne beklersiniz?.. O TV-gazeteden uzaklaşmalarını ve kendi görüşündeki gazetelere-kitaplara sahip çıkmasını değil mi?
Ama hayır. Karşıt görüşün eline geçen TV-gazete, ilk birkaç günden sonra yine aynı reyting ve tirajını koruyor.
Bu nasıl bir bilinçtir?
“Bu adam şudur, budur” diye eleştiriyor, sonra gidip onun gazetesini okuyor, o adamın kitabını alıyoruz!

1Eyl/130

SAVAŞ ya da; Tokuşturulan Yumurtalar! – Mustafa KÜPÇÜ

m kupcuSAVAŞ ya da; Tokuşturulan Yumurtalar! - Mustafa Küpçü

Tarih boyunca yaşanan savaşları inceleyin, “ulusların ÖZGÜRLÜK MÜCADELELERİ” dışında “haklı savaş” örneği göremezsiniz.

“Din adına” olduğu söylenen “Haçlı Seferleri” de Müslüman toplumların elindeki ticaret yollarını ve maddi zenginlikleri ele geçirme amaçlıdır.

“Savaş, kanlı bir ticarettir!

Savaşlar olmasa;

· Silah tekelleri, ürettikleri silahları ne yapardı?

· Petrol kartelleri nasıl daha çok kar ederdi?

· İlaç şirketleri nasıl satarlardı pahalı ilaçlarını?

· Kentler, fabrikalar, köprüler, barajlar yıkılmasa, uluslar arası dev şirketler nasıl para kazanabilirdi?

31Ağu/130

İLK TÜRK CUMHURİYETİNİN 100. YILI KUTLU OLSUN… / Av. Özcan PEHLİVANOĞLU

imagesİLK TÜRK CUMHURİYETİNİN 100. YILI KUTLU OLSUN... / Av. Özcan PEHLİVANOĞLU

Şimdi sizlere bir masal anlatacağım. Evvel zaman içinde, bir varmış bir yokmuş. Adına “Batı Trakya Türk Cumhuriyeti” denilen bir devlet varmış. Ve bu devlet 31 Ağustos 1913’te kurulmuş...

Bahsettiğimiz devlet, pek bilen olmasada tarihte bilinen ilk Türk Cumhuriyeti imiş. Sınırları bu günkü Bulgaristan ve Yunanistan arasında kalırmış. Üzerinde ayyıldız olan ve yeşil, beyaz ve siyah renklere sahip çok anlamlı güzel bir bayrağı varmış. Resmi binalara, devletin kurulması ile hemen bu bayraklar çekilmiş. Hatta yargı sistemini de oluşturarak davalara “Garbi Trakya Adliyesi” bakmaya başlamış.

Bunlar yetmemiş, Anadolu Ajansı benzeri resmi bir ajans kurulmuş ve resmi gazete hüviyeti taşıyan “Müstakil” isimli neşriyat Türkçe ve Fransızca olarak yayınlanmış.

Daha da ileri gidilerek devlet adına pul bastırılmış ve pasaport uygulamasına geçilmiş...

Hatta adı çoktan unutulmaya yüz tutmuş, gerçek bir Türk vatanseveri olan Süleyman Askeri, bu masal devletinin “Milli Marş”ını bile yazmış...

30Ağu/130

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Tarih bilinci / İsmail KAHRAMAN

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Tarih bilinci / İsmail KAHRAMAN

30 Ağustos Zafer Bayramı Malazgirt’te coşkuyla kutlanıyor. Malazgirt’te tarihi törenler düzenleniyor.  Zafer haftası dolayısıyla Afyon Kocatepe’dekutlamalar devam edecek. Bugün ilk kez çok sayıda adı Alparslan olan gencin Gençlik Bakanlığı tarafından Malazgirt’e götürülmesi çok önemli. Gerçekten Malazgirt tarihi günlerini yaşıyor. 10 yıl önce Muş’un Malazgirt beldesine Van üzerinden giderek belgesel çekimleri yaparak tarihe not düşmüştük.

Önceki akşam 30 Ağustos Zafer Bayramında devlet töreniyle Afyon İscehisar İlçesinde anılan gönüllü Giresun Alayları şehitleriyle ilgili Mavi Karadeniz TV’de düzenlenen açıkoturum programının moderatörlüğünü yaptım. Bu programda çok sayıda Giresunlunun bugün Afyon’a giderek şehitlerini anmak için otobüs seferleri düzenlendiği kamuoyuna açıklandı.

Gerçekten milli bayramlar tarih bilinci için çok önemli. 30 Ağustos Zafer Haftasının 26 Ağustos’ta Muş’un Malazgirt ilçesinde başlayıp 30 Ağustos’ta Afyon’da devam etmesi tarih bilinci açısından önemli. Dini ve milli bayramlar bayram gibikutlanmalı. Gençleri ve çocuklarımızı bu bayramlara dahil etmeliyiz. 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Milli Kurtuluş Savaşı Belgeselimizi bir çok TV kanalına gönderdik. Ayrıca internetten de www.gebzegazetesi.com TV’den http://www.youtube.com/watch?v=HCa_XzWqNlA uzantılı siteden de yayınlanmakta. Türk tarihi ile ilgili belgeselimiz ise www.belgeselyayincilik.com ve http://www.youtube.com/watch?v=-KJUX65CxXY adreslerinde yayınlanmakta.

29Ağu/130

DİN, SİYASET VE FİKRİ SEFALETİMİZ – Av. İrfan SÖNMEZ

irfanDİN, SİYASET VE FİKRİ SEFALETİMİZ - Av. İrfan Sönmez             E-Posta: efe_23_23@hotmail.com

Din bir bayrak değildir,bir hayat nizamıdır. İnanan insandan reklam, propaganda veya gösteriş istemez, ölçülerine bağlanmış bir hayat ister.Yaşayan insanın kendisi bayraktır zaten. İnsanlara karşı sallayacak, kimlik ve kişiliğini gösterecek bir bayrağa ihtiyaç duymaz.

Yazık ki, İslam çoğu zaman hayatımıza girme imkanı bulamayan bir din olarak elimizdeki flamalarda, göğsümüzdeki rozetlerde veya ağzımızdaki sloganlarda dolaşıyor. Onun çağırdığı hayat biçiminde yoğuz ama onun bayrağını bir siper olarak kullanmada en öndeyiz. Kamil manada Müslüman olmadan, İslamcı olmak gibi bir zaafla malulüz.

26Ağu/130

Aklı Etkin Kullanmak/ Düşünmek İbadettir. / Prof. Dr. Hasan ONAT

hAklı Etkin Kullanmak/ Düşünmek İbadettir / Prof. Dr. Hasan ONAT

İNSAN evrenin en muhteşem varlığı. Hem varlık bütünlüğünün bir parçası, hem kendi varlığının farkında olan, özgün olduğunu bilen, yaratıcı yetilerini etkin kıldığı zaman, var olanı bir anlamda yeniden yaratabilen bir varlık. Tanrı insana akıl gibi üstün bir yeti vermiştir. İnsan bir akıl varlığıdır. 

İnsanın dışındaki diğer canlı varlıklar, programlandıkları şekilde var olurlar. Bilebildiğimiz kadarıyla sadece insan hem kendi varlığının, hem de etrafında olup bitenlerin farkındadır.

Sadece insan kelime ve kavramlarla düşünebilir. Sadece insan yaratıcı yetilerle donatılmıştır. Bu bakımdan insan olmak, bir var olmanın ötesinde, var olana katkıda bulunmak anlamına da gelmektedir. İnsan bilgi ve değer üretmek, kültür ve uygarlık yaratmak imkanına sahiptir.

İnsan "oluş" halinde bir varlıktır. Varoluşsal olarak kendini ve Tanrı'yı ararken, kendini de inşa etmiş olur.

25Ağu/130

Necip Fazıl’dan…

Necip Fazıl’dan…

Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!

Helal İle Beslersen Çocuğunu" Hürmet " İle Öder Borcunu

" Haram " İle Beslersen Onu "Hakaret " İle Öder Borcunu..!

Âyet diyor ki; eğer, dağa inseydi Kur'ân; Paramparça olurdu..

Dağ, Allah korkusundan. Hangi insan durup da, ibret almaz ki bundan?

Sen ki, bir dağ yanında, ne kadar da cücesin, Haddini bilmen için..

Daha Kur'ân ne desin!..

İki Günlük Yol İçin, Hemen Sıvanır Kollar ve İğneden İpliğe, Hazırlanır Bavullar.

Bir Yol Var ki, Haz...ırlık, Düşünülmez Nedense, Musalla Taşlarında, Çalınırken Davullar..

 

24Ağu/131

PSİKOLOJİK SAVAŞ VE KÜRESEL GÜÇLER – Prof. Dr. Nurullah AYDIN

PSİKOLOJİK SAVAŞ VE KÜRESEL GÜÇLER – Prof. Dr. Nurullah AYDIN

Türkiye bölge ülkeleri üzerinde; psikolojik savaş, topyekün savaş, psikolojik savaş ve teknikleri, psikolojik harekat yürütülmektedir.

Savaş, savaş yöntemleri; farklı odaklarca ve görevlendirilen farklı kişilerce, dile getirilir. Kimisi bu psikolojik savaşın kaynağı, kimi ise hedefi, kimileri de farkında olmadan aletidir.

Psikolojik savaş; her şeyin mubah olduğu, her kesimin iddia ettiği kansız bir savaş türüdür.

Psikolojik savaş; her zaman yapılan, yapılabilen karşı tarafın sinir sistemine, düşünce yapısına yönelen mücadele yöntemidir. Çoğunlukla uzun dönemli olarak planlanır.

Psikolojik savaş; düzenli orduların ilgili birimleri, sivil emniyet güçleri, siyasi partiler, hükümetler tarafından kullanıldığı gibi tek bir kişinin olarak uygulaması şeklinde de olabilir.

Psikolojik savaş; geçmişteki örneklerinden olan işgal edilmiş veya edilecek topraklar üzerindeki yerleşim birimlerine uçaklarla atılan propaganda içerikli yazılardan günümüzdeki beyin kontrol sistemlerine uzanan geniş bir yelpazede yer almaktadır

Psikolojik savaş; özellikle barış zamanlarında yapılan, kimi zaman kelimelerle kimi zamansa tezgahlanmış eylemlerle yapılan silahsız yıldırmadır.

23Ağu/130

BUNLAR MUTLAKA BİLİNMELİ – Halil ALTIPARMAK

images2BUNLAR MUTLAKA BİLİNMELİ - Halil ALTIPARMAK

Ülkenin içinde bulunduğu durumu uzun zamandan beri yazıyor, çiziyor ve insanımıza aklımızın erdiğince bildiklerimizi söylemeye çalışıyoruz.

Yaşananların altında yatan mesele şudur:

Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve yiğit silah arkadaşlarını silmek ve Millî Mücadeleyi yok saymak.

Ne adına?

İslâmiyet görüntüsü, kisvesi, maskesi, aldatmacası altında Türk Milletini Anadolu’da zayıflatıp, Türk Dünyası’nın birlikteliğini engellemek ve Çanakkale ile Millî Mücadele’nin intikamını almak adına.

22Ağu/130

“MUSA, KONUŞSANA!” Süleyman PEKİN

“MUSA, KONUŞSANA!” - Süleyman PEKİN

Rivayet odur ki Mikelanj Hz. Musa’nın heykelinin öyle güzel yapmış ki canlı gibiymiş. Heykeltıraş dayanamayıp “Konuşsana, Musa!” demiş.

Kimi güzel sanatlar üzerinden kendini Tanrı zanneder, peygamber heykeliyle konuşmak ister. Kimi çırılçıplaktır, kendini kral zanneder. Kimi Hizbullah’ı Hizbüşşeytan ilan eder, Firavun’un izinden gidenler ile Musa’nın izinden gidenleri bi güzel taksim ederek Kur’anı inzal edenden daha iyi bildiğini ima eder.

Siz her dem Musasınızdır, Muhammedsinizdir, Alisinizdir, Fatihsinizdir; karşınızdakilerse her daim alçak ve şerefsiz. - Hâşâ - Allah emrinizde; dualarınıza icabet edecek, sandıklara müdahale edecek, ihaleleri halledecek, darbecileri kahredecek, sizi de Peygamberlerle haşredecek. Kudret helvası ve bıldırcın eti de cabası..

Bu İhvan mıymış Musa’nın izinden giden? Bu İhvan değil mi Batı emperyalizmine karşı Mısır petrollerini millîleştirerek meydan okuyan Nâsır’a suikast düzenleyen? Bu İhvan değil mi silahlı eylemlerle Mısır tarihine giren?

21Ağu/130

Çevremizde oynanan oyunlar – Doğan AYDIN

DSC_00811Çevremizde oynanan oyunlar - Doğan AYDIN

Medeni batı dediğimiz, başta Amerika, Avrupa ve hamisi oldukları İsrail’in, Osmanlı’yı yıktıktan sonra kurdukları devletçikler nedense bir türlü huzura eremediler.

Kuruldukları günden beri medeni batının iktidara getirdiği askerler tarafından yönetilen bu ülkeler, ya içlerinde birbirleri ile savaştılar ya da komşuları ile…

Bu savaşta bazen batının geliştirdiği silahların deneme üssü oldular, ya da bizatihi silah tüccarlarının ağına düştüler. Milyarlarca dolar silahlara yatırılırken karşılığında ülkelerinin öz kaynaklarıyla medeni batının refahına refah kattılar.

Halkının ekserisinin ehlisünnet olduğunu bildiğimiz bu ülkelerin, dini sebeplerle de yıpratılmış olmalarının, katledilmelerinin, sürülmelerinin mümkün olacağını unutmamak gerekir.

20Ağu/130

DEMİREL, ERBAKAN, MURSİ, ERDOĞAN – Av. Ruhittin SÖNMEZ

av ruhittinDEMİREL, ERBAKAN, MURSİ, ERDOĞAWN – Av. Ruhittin Sönmez

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 35 yıllık siyasi hayatında “6 kere gitmiş, 7 kere gelmişti.” Siyasi hayatı boyunca iki defa askeri darbeye maruz kaldı. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980’deki darbelerin ardından, “şapkasını alıp gitti.” Darbelerin, partilerin, siyasetçilerin ve demokrasinin gelişmesini engellediğini, özellikle siyasetten yasaklı olduğu yıllarda, her fırsatta dile getirdi.

“Siyasilerin, sadece seçimle işbaşına gelmesi veya seçimi kaybederek görevi kazanana devretmesinden başka demokratik ve meşru bir yol olmadığını anlatmaya çalıştı. Ancak, ‘postmodern darbe’ olarak nitelenen ve Refahyol’un iktidardan uzaklaşmasına yol açan 28 Şubat sürecindeki rolü hep tartışıldı.”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan da siyasetin sert esen rüzgârlarına göre şeker kamışları gibi gerekirse yere kadar eğilmiş, fakat rüzgâr kesilince yine dimdik ayağa kalkmayı başarmıştı. Partilerinin kapatılması, siyaset yasakları arasında üç defa Başbakan Yardımcısı, bir defa da Başbakan olmayı başardı. Kurduğu Milli Nizam Partisi Anayasa Mahkemesi kararıyla, Milli Selamet Partisi 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kapatıldı. 10 yıl siyaset yasağı aldı. 1987 de halk oylamasıyla tekrar siyasete döndü. Bu defa kurduğu Refah Partisi ile birinci parti olarak Başbakan oldu.

1995 seçiminden birinci parti olarak çıkan Refah Partisi’nin Doğru Yol Partisi ile kurduğu koalisyon hükümeti, 1997 yılında “28 Şubat süreci” adıyla bilinen “post-modern” darbe sonucu iktidarı bırakmak zorunda kaldı.

19Ağu/130

Kobiler’de İletişim Sorunu – Şeyma Saraç

Kobiler’de İletişim Sorunu – Şeyma Saraç

Kobilerdeki problemlerin en başta gelenlerinden birisi iletişim sorunu desem, sanırım bana katılırsınız.

Sylvine Herpin yanlış anlamalar konusunda bakın ne demiş;

9 Olasılık;                                                                                                    Düşündüğünüz, 
söylemek istediğiniz,
söylediğinizi sandığınız,
söylediğiniz,
karşınızdakinin duymak istediği,
duyduğu,
anlamak istediği,
anladığını sandığı,
anladığı arasında farklar vardır.
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 olasılık vardır…”

17Ağu/130

Bu Nasıl Yönetim? – Feyzullah BUDAK

13Bu Nasıl Yönetim? - Feyzullah BUDAK

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’yi çok iyi yönettiğini iddia ediyor. Her hali ve her söylemiyle ”bugüne kadar hiç kimsenin onun kadar başarılı bir yönetim ortaya koyamadığını” ifade ediyor. Dahası bazı saf diller de buna inanıyorlar.

Bunun ne kadar doğru olduğuna şöyle kısaca bir bakalım mı?

AKP iktidarından sonra Devletin mali yapısını alt üst  eden yasal değişikliklerle bu ülkede kamu harcamalarının denetlenme imkanı kalmadı. Son on yılda yapılan mali mevzuat değişiklerinden dolayı harcamacı kurumlar neredeyse tamamen Maliye Bakanlığı kontrolünün dışına çıktı. Maliye Bakanlığı harcamaları denetleme ve harcamaların yasalara uygun yürütülmesini sağlama imkanını kaybetti. Kendilerine uyum sağlama adına devlet yapımızı bozduğumuz Avrupa devletlerinin uzmanları bu halimizi şaşkınlıkla izliyorlar ve bize “bunu sizden kim istedi? Nedir bu kendi devletinize kastınız?” diyorlar. Bu mudur iyi yönetim?

16Ağu/130

Irak Türklerin bugünkü durumları – Sadun KÖPRÜLÜ

indirIrak Türklerin bugünkü durumları - Sadun KÖPRÜLÜ

Irak başına gele iktidarlar, dikta rejimleri eski dönemlerde olduğu gibi her türlü baskılarını, asimilasyon, acı politikaları Irak Türklerini yok etmek, sindirmek, ortalıktan kaldırarak, kendi toprak, ülke, yerlerinden uzaklaştırmak, göçe zorlamakla her türlü sistematik politikalarını uygulamak için her bir türlü yola vurmaktadırlar.

Eskiden İngilizler politikalarında Türk, Türkmen arasında ayrım yapmakla uğraşarak Türkmen sözü, Türk sözcüğü yerine kullandırmak için yıllar uğraşmıştır bir milleti ikiye bölmekle uğraşan İngilizler, Sonradan Molla Mustafa Barzani ve Komünistler Türklere Turanı, Turancılar kullandılar.

35 Sene Arap BAAS partisi rejimi Saddam döneminde ağırlığıyla Irak Türklerine yüklenerek çok farkı politikayı gerçekleştirmek için tüm yollara baş vurmakla tam olarak Türkleri yok etmek, kendi ana topraklarından bölgelerinden, dillerinden, gelenek, görenek, kültürlerinden, kimliklerinden uzaklaştırmak uzun yıllar uğraştı, çalıştı.

Irak’ın güneyine, doğusuna Arapları göndererek Kerkük tüm Türkmen bölgelerini Araplaştırmak için yüz binlerce Arapları, güneyden, Arap devletleri, Filistin, Gazze, Libya, Mısır, başka ülkelerden getirerek paralar dağıtarak yerleştirmişti.

12Ağu/130

İLERİ DEMOKRASİDE İLERLERKEN! – Prof. Dr. Mustafa E. ERKAL

prof erkalİLERİ DEMOKRASİDE İLERLERKEN! - Prof. Dr. Mustafa E. ERKAL

Aydınlar Ocağı her Ramazan’da olduğu gibi Allah’ın rahmetine kavuşmuş olan üyeleri için dün mevlid okuttu. Rahmetli üyelerimizi ve hocalarımızı, unutmamak ve unutturmamak daima hizmetlerini anmak, biz yaşayanların görevi olmalıdır. İsim listesi şimdi tam sayfaya dayanmış durumdadır. Liste; Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu, Ekrem Hakkı Ayverdi, Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Nihat Sami Banarlı, Sait Bilgiç, Fethi Gemuhluoğlu, Prof. Dr. Ayhan Songar, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Ahmet Kabaklı, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Enver Yakupoğlu, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Prof. Dr. Erol Güngör, Prof. Dr. Mehmet Eröz, Prof. Dr. Recep Doksat ile başlamakta; bu yıl kaybettiğimiz Altan Deliorman, Prof. Dr. Turan Yazgan, Prof. Dr. Oktay Aslanapa ve Mustafa Öncel ile son bulmaktadır. İlgilenip mevlüde katılanlara ve haber olarak yayınlayan Yenicağ’a teşekkür ederiz.