Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

14Nis/26Kapalı

Annemizi uğurladık; Sağ olun, var olun… – Sadun ÇETİN

saduncetin

Annemizi uğurladık; Sağ olun, var olun… - Sadun ÇETİN

50 yıla yaklaşan meslek yaşamım boyunca her zaman dostlarımın, arkadaşlarımın ve onların yakınlarıyla ile kentimizin önemli şahsiyetlerinin vefatlarını sizlere aktarıp tarihe not düşmek istedim. Bunu yapmayı mesleğimin bir gereği olduğu kadar kendim için de hep manevi bir sorumluluk olarak gördüm…

Annemin cenazesini yazmak ise inanın en zor olanı…

Bugüne kadar hep bütün cenazelerde görebildiklerimi yazıyordum; ama beni bağışlayın, bu kez yazamayacağım. Çünkü o gün gazeteciliği unutup sadece annemin acısıyla baş başa kaldım ve sadece bizi yalnız bırakmayan dostlarımızın, acımızı paylaşan sözleri aklımda kaldı.

Bir kişiyi eksik bırakırsam, kahrolurum, kendimi asla affedemem. O nedenle isimlerden tek tek söz edemeyeceğim. Ama gönülden kendim ve kardeşlerim ve ailemiz adına sonsuz teşekkürlerim ile minnettarlığımı ifade edeceğim…

Geçen hafta bugün annemi ebediyete yolcu ederken bizi yalnız bırakmadınız. Ketenciler Köyü’ndeki hanemize kadar geldiniz, mezarlığa kadar çıkıp toprak attınız, telefon ederek mesaj yazarak, çelenk göndererek, sosyal medyayı kullanarak imkanlarınız ölçüsünde acımızı paylaşmaya çalıştınız, sağ olun, var olun. Tarifi mümkün olmayan anne acısını ancak yaşayanlar bilir. Paylaşıldığında, böylesi büyük bir acının nasıl azaldığını bana ve kardeşlerime yaşattınız; iyi ki varsınız…

88 yaşındaki annemin bugünlere kadar sağlık içinde gelmesini sağlayan, kendisiyle titiz biçimde yıllardır ilgilenen büyük kardeşim Adnan Çetin olmuştur. Yemeklerine dikkat etmiş, vitaminlerini hiç eksik etmemişti. Mesela lahmacun, balık ve dondurmayı çok sevdiğini bildiği için haftada bir iki gün annemize mutlaka bu sevdiklerini yedirirdi.

Evde düştü…

Annemiz kendi ihtiyaçlarını giderip evin içinde geziniyordu. Herhangi bir rahatsızlığı da yoktu. En çok korktuğumuz başımıza gelmiş ve annemiz evde düşmüştü. Hangi hastane diye tereddüt ederken aklıma ilk İl Sağlık Müdürü Yüksel Pehlevan geldi. “Şehir Hastanemizde teknik imkanlar fazla” diye öneride bulununca tereddütsüz karar verdik. 15 gün boyunca hastanede yatış ve yoğun bakım sürecinde yakın ilgisini esirgemeyen Pehlevan’a ailemiz adına teşekkürlerimi iletiyorum.

Kalçada çok parçalı kırık…

Ambulansla Şehir Hastanesi’ne vardığımızda ilk iş olarak hemen röntgeni çekildi. “Kalçada çok parçalı kırık” çıktığını öğrendik. Doktorlar annemizin yaşamının böyle devam etmesinin mümkün olmayacağını söyleyip, riskli olmasına rağmen tek çarenin ameliyat olduğunu bildirdiler. İki kardeşimle birlikte annemize danışarak ameliyat için olur verdik. Ameliyat için hazırlık sürecindeki iki gün boyunca refakatçiliğini de en küçüğümüz Seyfi Çetin üstlenmişti.

Şehir Hastanesi’ndeki ikinci günün gecesinde annemin son yılların en neşeli, en esprili, en konuşkan halini gördük. Ertesi sabah kalbi durdu ve maalesef hayata yeniden dönüş için yapılan müdahaleler 15-20 dakika kadar sürmüş. (Kalp masajı yapan doktorların ifadesi) Bundan sonra annemizin yoğun bakım süreci başladı.

Yoğun bakım süreci…

Meğer annemiz bir akşam önce o güler yüzünü son kez göstererek bizlere veda etmiş. Yoğun bakımda iken her gün ziyaret ettiğimde, bilinci kapalıydı ama ruhen bir temas kurabilirim umuduyla, çocuklarının, torunlarının, gelinlerinin ve bütün sevenlerinin selam ve dualarını ilettim. Bilgi veren doktorların ellerinden geleni yaptıklarına şahitlik ettim. Yoğun Bakım sorumlusu doktor Engin Haftacı detaylı bilgiler verirken durumun hep stabil gittiğini belirtti. Bu arada Kocaeli Tabip Odası önceki dönem Başkanlarından Cem Coşkun, meslektaşlarından aldığı bilgileri bana aktardı. Her iki hekime ailem adına çok teşekkür ediyorum. Vefatından bir gün önce hemşirelerden birinin “Yarın annenize banyo yaptıracağız” demesi beni çok duygulandırmıştı. Yoğun bakımda iken böyle bir uygulama yapılabileceğini gerçekten bilmiyordum.

Her açıdan böylesine titiz bir bakım gösterdikleri için Yoğun Bakım bölümünde annemize emeği geçen herkese ailem adına şükranlarımı sunuyoruz…

O sabah…

Yoğun bakımdaki 13’ncü günün sabahında saat 6 gibi hastaneye davet edildiğimizde, vefat ettiğini hissetmiştik. Çünkü böylesi durumları yaşayan arkadaşlarımızın anlatıları bu yöndeydi. Kardeşim Adnan Çetin ile yoğun bakım (Reaminasyon 2) kapısına vardığımızda vefat haberini aldık ve morga inmemiz istendi. Morgun kapısında beklerken cenaze programını da netleştirelim istedik. Küçük kardeşimiz İstanbul’dan eşi Ülker ve kayın biraderi Yusuf ile yola çıkmıştı. Ancak üzerinde annemizin emeği çok olan torunu yani benim oğlum Çağrı’nın Antalya’dan ne zamana gelebileceğini sorduk ve “İkindiye yetişirim” deyince defin için bu namaz vaktinde karar kıldık. Küçük kardeşim Seyfi Çetin İstanbul’dan oğlum Çağrı Çetin oturmakta olduğu Antalya’dan yola çıkmıştı.

Morgun önüne ilk gelenler gazetemizin İmtiyaz Sahibi sevgili Ali Sami Sağsöz ile Ömer Can Çakmaz ve aile dostumuz Can Gürgün oldu.

Kartepe’nin Mezarlık arabasını beklerken morga girip annemin içinde bulunduğu giysi torbasının fermuarını açtım. Annemi uzun uzun son kez gördüm, ellerimle yanaklarını okşadım ve duamı ettim. Bu benim annemle en son vedalaşmamdı…

Bunca yoğunluk içinde bir nevi işyerinde misafir olduğumuz Şehir Hastanesi Başhekimi Bahri Elmas’a bilgi veremediğim için kusuru kalmasın. Ricam bunu nezaketsizlik olarak yorumlamamasıdır…

Annemiz güler yüzüyle vedalaştı…

Yoğun bakıma girmeden bir gece önce, çok hoş sohbet yapıp,  o muhteşem güler yüzünü annem bizlere son kez gösterdi. O gün ziyarete gelmiş olan genç patronum Ali Sami Sağsöz ile torunu Çağrı’nın annesi Gülşen Seyhan ve biz üç kardeş ile adeta o akşam vedalaştı.

Annemiz hep şöyle dua ederdi, “Allah’ım aklım yerinde iken ve kimseye külfet olmadan beni öbür dünyaya almanı diliyorum” Duaları kabul olmuş olacak ki, hastanede yatışının 15’nci, yoğun bakımda ise 13’ncü gününde adeta yazdan kalma güzel bir havada son nefesini verdi.

Ketencilerde cenaze…

Köyümüzün bağlı bulunduğu Kartepe Belediyesi cenaze hizmetleri annemizi alıp kendi morglarına kaldırdılar oradan da saat: 15,00 gibi köydeki evimize naklettiler. Kartepe Belediyesi ve Büyükşehir ekiplerine teşekkür ediyorum. Başta Büyükşehir Başkan Danışmanı İbrahim Gürsel olmak üzere emeği geçenlere ailece minnettarız.

Annemizin köydeki komşuları, İzmit’teki komşuları “Güler yüzlü, çok iyi bir insandı. İyiliklerini çok gördük” diyerek duygularını bizimle paylaştılar. Kimileri 40, kimileri 50 yıl geriye giderek ortak anılarını paylaşıp haklarını helal ettiler.

Annem yaşını “Atatürk vefat ettiği yılda doğdum” diye söylerdi. Bir Çerkez Hanımefendisi olan Müzeher Çetin, Adnan Çetin, Seyfi Çetin’in ve bendenizin annesiydi. Çağrı ile Çağla’nın babaannesiydi. Ülker’in kayınvalidesi, Naz’ın Büyük kayınvalidesi, Su’ yun büyük babaannesiydi…

Annemize Allah’tan rahmet diliyoruz.

Ketenciler’ deki hanemize ilk başsağlığı ziyareti yapan yakın akrabalarımız ve komşularımızla birlikte, artık bir bakıma köyümüz sakini ve komşumuz olan Vefa İbrahim Aracı ve rahmetli babası kadim dostum olan TBMM İdari Amiri Harun Yıldızlı ve meslektaşlarım Ömer Polat, Şahin Turgun ile 40 yıllık dostum Sinan Saral oldu…

Cenazemize katılan annemizin Ketenciler köyündeki ve İzmit’teki tüm komşularına, aile yakınlarımıza, Adnan’ın, Seyfi’nin ve benim tüm arkadaşlarıma, devrimci dostlarımıza ve başta Büyükşehir Başkanımız Tahir Büyükakın olmak üzere ilçe belediye başkanlarımıza, önceki dönem Büyükşehir Başkanlarımıza, önceki dönem diğer ilçe belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize önceki dönem milletvekillerimize, siyasi partilerimizin il ve ilçe başkanlarına ve önceki dönem il ve ilçe başkanlarına, siyasilerimize, Oda Başkanlarımıza, STK temsilcilerimize, bürokratlarımıza, Kocaelispor Başkanı ve yöneticilerimize ve önceki dönem başkanlarıyla önceki dönem yöneticilerimize, iş insanlarımıza, İzmitli esnaf dostlarımıza, meslektaşlarıma ve görev yaptığım gazetedeki mesai arkadaşlarıma ailece çok teşekkür ediyoruz.

Cenazeye katılamayacağını belirterek telefonda baş sağlığı dileyerek acımızı paylaşan sayın valimiz İlhami Aktaş ayrıca gazeteye taziye ziyaretinde bulunarak bizleri onurlandırdı.

Gazeteye gelip baş sağlığı dileyen milletvekillerimize, bürokratlarımıza, siyasilere, Oda Başkanları ile STK temsilcilerimize, meslektaşlarıma ve tüm dostlarımıza kendim ve ailem adına teşekkür ediyoruz…

Yine cenazemize katılamayıp bizzat telefon ederek acımızı paylaşan önceki dönem bakanlarımıza, milletvekillerimize, önceki dönem milletvekillerimize, ilçe belediye başkanlarımıza ve Oda Başkanlarımıza, STK temsilcilerimize, iş insanlarımıza, esnaflarımıza ve meslektaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.

Şehir dışından telefonla arayanlar;

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, İYİ Parti Kurucu Genel Başkanı Meral Akşener’e, Kıbrıs önceki dönem Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, İçişleri Bakanlığı önceki dönem Genel Sekreteri Balamir Gündoğdu’na ve Hollanda’ dan arayan 40 yıllık dostum Fikret Küçükosmanoğlu’na kendim ve kardeşlerim adına ayrıca teşekkür ediyorum…

Sağ olun, var olun; iyi ki varsınız…

https://www.cagdaskocaeli.com.tr/makale/27796412/sadun-cetin/annemizi-ugurladik-sag-olun-var-olun

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalı.

Geri izleme yok.