
Yok etmeye nereden başlanır? – Banu GÜRER
Yok etmeye nereden başlanır? - Banu GÜRER
- Çocuklarımıza ve gençlerimize adanan iki önemli bayramı bu sene bir acının akabinde, geleceğimizi yeniden düşünerek idrak ediyoruz.
Zira Kahramanmaraş’ta yaşanan vahim olay geleceğimizin inşası olan çocuklarımızı ve gençlerimizi yeniden tartışmaya açtı.
Ulusal egemenliği yani bir milletin geleceğini çocuklar ve gençler üzerinden anlamlandıran bayramların hemen öncesinde böyle acı bir hadisenin yaşanması ise ayrıca anlamlı.
Zira şiddet olayları ile gündeme gelen çocuk ve gençlerimizin kendilerine hakimiyet problemleri, milli hakimiyetin sağlanması açısından ayrıca tartışılabilir.
Esasında çocuk ve gençler arasında yayınlan şiddet, akran zorbalığı gibi sorunlar sadece Türkiye’de değil dünyada da tartışılan ve gündemde olan bir konu.
Hatta özellikle sosyal medyanın da etkisiyle adeta dünya çapında “akıma” dönen bazı şiddet türleri de oluşmaya başladı.
AYDINLAR OCAKLARI 54. BÜYÜK ŞÛRASI SONUÇ BİLDİRİSİ
AYDINLAR OCAKLARI 54. BÜYÜK ŞÛRASI SONUÇ BİLDİRİSİ
(15-16-17 MAYIS 2026 - SAKARYA)
Aydınlar Ocakları 54. Büyük Şurası 15-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Sakarya Aydınlar Ocağımızın ev sahipliğinde 13 Mayıs Türk Dili Gününde yapılmıştır. Yüce Türk Milletimizin Milli ve Dini bayramlarını tebrik ederiz. T.C. Devleti kurulduğu tarihten itibaren en önemli beka sorunları ile karşı karşıya gelmiştir. Milli kimlik ve üniter yapımızın iç ve dış tehditlerle karşı karşıya geldiği bir dönemde bir gelenek haline getirdiğimiz şuramız gerçekleşmektedir. Terör örgütü PKK ile ve onun TBMM’de uzantısı olan partiyle TBMM adına bazı milletvekillerinin ve yüce Mecliste değişik partileri temsil edenlerin katıldığı bir müzakere süreci sürdürülmektedir.
Bu Şurayı düzenleyen Sakarya Aydınlar Ocağı Başkanı Mustafa Kemal Cerrahoğlu ve Yönetim Kurulu arkadaşlarını tebrik eder, önümüzdeki çalışmalarında başarılar dileriz.
Başta Cumhuriyetimizin kurucusu, Milli Mücadelenin Başkomutanı, Anadolu coğrafyasını Türk Milletiyle beraber Dar-ül Harp’ten Dar-ül İslam’a döndüren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, değerli hocalarımızı, ağabeylerimizi gazi ve aziz şehitlerimizi rahmetle ve saygıyla anmayı bir görev biliriz.
49 yıl önce Zeki Bük kardeşimi ebediyete uğurladık..
Zeki BÜK
Vefat Tarihi: 17 Mayıs 1977
Bolu'nun Seben ilçesine bağlı Bakırlı köyünden olup 22 yaşındaydı. Yurt, Okul ve sınıf arkadaşım; İstanbul'da, Sultanahmet İktisadi ve Ticari ilimler Akademisi'nde okuyor, Atatürk Site Öğrenci Yurdu'nda kalıyordu.
İİTİA Sultanahmet’te 17 Mayıs 1977 tarihinde okulunun önünde göğsünden vurularak şehit edildi.
Zeki Bük kardeşimin ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Allah rahmet eylesin..
İİTİA 80 Ö. DOSTLARLA..
15 mAYIS2026 Cuma / Sakarya Aydınlar Ocağının 54. Şura Toplantısındayız… Sehavet kardeşim ve arkadaşlarda orada…
Volkan Şenel’den Zobuoğlu Hasan Bey’e büyük vefa – Funda KOLUTEK
Volkan Şenel’den Zobuoğlu Hasan Bey’e büyük vefa - Funda KOLUTEK
İstiklâl Savaşı’nın kahramanlarından Zobuoğlu Hasan Bey’in hayatını anlatan “Milli Mücadele’de Cesur Bir Yürek / Zobuoğlu Hasan Bey” kitabı bugün düzenlenen programla tanıtıldı. Tarihçi-Yazar Volkan Şenel’in yaklaşık 15 yıllık araştırma sonucu hazırladığı eserin tanıtım ve imza gününde Kongre Merkezi’nin Fuaye alanı adeta doldu taştı
İstiklâl Savaşı’nın kahramanlarından Zobuoğlu Hasan Bey’in hayatını ve Milli Mücadele yıllarındaki direnişini anlatan “Milli Mücadele’de Cesur Bir Yürek / Zobuoğlu Hasan Bey” adlı kitabın tanıtım programı bugün Kocaeli Kongre Merkezi’nin fuaye alanında gerçekleştirildi. Tarihçi-Yazar Volkan Şenel tarafından kaleme alınan eser, hem Milli Mücadele kahramanı Zobuoğlu Hasan Bey’e hem de onun hikâyesinin gün yüzüne çıkmasını isteyen torunu merhum Şemsettin Zorlu’ya ithaf edilen bir “vefa kitabı” olarak tanımlandı.
Sadi Kurtulan üstad misafirimiz
13 Mayıs 2026 Çarşamba / İzmit 41 Burda AVM’de eski Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Sadi Kurtulan Başkanımız ve Dr. H. İbrahim Kahraman ağabey ile birlikte biraraya geldik. Özlemişiz.. Çocuk Kasabasında da ziyaretlerde de bulunduk.
TÜRK MİLLETİ YERİNE “TAK” FEDERASYONU – Ruhittin SÖNMEZ
TÜRK MİLLETİ YERİNE “TAK” FEDERASYONU - Ruhittin SÖNMEZ
AKP Genel Başkanı R.T. Erdoğan sık sık bu devletin kurucu unsurlarıymış gibi “Türk - Arap - Kürt” birlikteliğini vurgulayan konuşmalar yapıyor. “Tarih Türk, Kürt ve Arap birliğinin tarihidir”, Malazgirt, İstanbul’un Fethi, Çanakkale, Millî Mücadelede bu birliktelik sayesinde başarıldı diyor.
Bazı yorumcular bu söylemlerin tarihi gerçeklere uymadığı, abartılı ve bağlamından koparılmış bir iddia olduğu, arka planında “Türkiye Cumhuriyeti’ni üç ortaklı bir devlete dönüştürme planına zihinleri hazırlamak” olduğu kanaatindeler. TAK, “Türk- Arap- Kürt” Federasyonu ibaresinin kısaltması olarak kullanılıyor.
Yeniçağ yazarı Arslan Bulut bu endişesini şu cümlelerle anlatıyor: “Fiilen kuruluş felsefesinden koparılan devletin, Anayasal olarak da bir federasyona çevrilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti yerine Türk – Arap - Kürt Federasyonu kurulması artık emperyalistlerin projesi olmaktan çıkmış, devleti yönetenlerin ‘sevda’sı haline dönüşmüştür. Türk Milleti’nin tarih sayfalarından bile çıkarılması hedeflenmektedir.”
Bu cümleden fazla “TAK” Federasyonu kurulmasının devleti yönetenlerin sevdası haline dönüşmüş olduğu” kısmı içimi yaktı.
Devletin "üniter/ tekil" kimliğini bir "bileşenler" toplamına dönüştürülmek isteyenler hep vardı ama böylesine cesur bir şekilde ifade edemiyorlardı. İktidar ortağı partilerin (AKP+MHP) temsilcileri son dönemde Öcalan/PKK taleplerine uygun beyanlarıyla milletimizi çileden çıkarıyorlar.
İktidarın“süreç ortağı” oldukları DEM/PKK yöneticileri ve seçim işbirliği yaptıkları HÜDAPAR’ı yönetenlerin Türk, Türk Bayrağı, Türk Tarihi, Türkçe gibi vatandaşlarımızı birarada tutan bütün değerleri ortadan kaldırmaya çalıştıkları görülüyor. Mesela DEM Parti milletvekilleri Türk Bayrağı var diye milletvekili rozeti bile takmıyorlar. HÜDA-PAR Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu “Türk Bayrağı'nın adı değişmeli" diyor.
1924 Anayasası ile perçinlenen "Türkiye Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür" tanımı, "Türkiyeli" veya "etnik gruplar koalisyonu" kavramlarıyla esnetilmeye çalışılıyor.
Türk adının anayasadan ve kamusal alandan silinmesi, federasyonun ilk psikolojik eşiğidir.
Kocaeli Aydınlar Ocağı 22. Olağan Kongresini Gerçekleştirdi
Kocaeli Aydınlar Ocağı 10 Mayıs’ta 22. Olağan Kongresini Gerçekleştirdi
Kocaeli Aydınlar Ocağı yönetimi, daha önce karar alındığı üzere Olağan Kongresini 10 Mayıs 2026 tarihinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Dernekler Yerleşkesinde gerçekleştirmiştir.
KAO Başkanı Prof. Dr. Tahir Serkan Irmak, yaptığı açılış konuşmasında: “Türkiye’nin ekonomide, hukuk ve adalette, eğitimde topyekûn kalkınmada muasır medeniyet seviyesine erişmemiz gerekiyor. Unutulmamalı ki; bizim için insan haklarına saygı kaçınılmaz görevimiz olmalıdır.” demiştir.
Açılış konuşmasından sonra Kongre divan heyetine: Divan Başkanı H. İbrahim Kahraman, üyeliklere ise iş insanı Sayın Banu Aykan ve Gökhan Önal oy birliği ile seçilmişlerdir.
Kongre oluşumundan sonra faaliyet raporu ve mali rapor okunarak oy birliği ile onaylanmıştır. Daha sonra denetim raporu Şevval Gönenli tarafından okunarak oy birliği ile kabul edilmiştir.
En son olarak dilek ve temennilerden sonra yeni yönetim Kurulu isim isim okunarak seçmene tanıtılmış ve oy birliği ile altta isimleri yazılı kişiler, yeni yönetim, denetim ve ilim istişare kurullarını oluşturmuşlardır.
Prof Dr. Tahir Serkan Irmak, tekrar sahneye çıkarak kongreye katılan üyelere hitaben: “Ocağımıza göstermiş olduğunuz ilgi, destek ve katkıların bizler için son derece değerli olduğunu belirtmek isteriz. Birlik, beraberlik ve ortak ideal anlayışıyla gerçekleştirdiğimiz genel kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyor; katılımınız ve teveccühünüz için her bir üyemize ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyoruz.” Demiştir.
Daha sonra resimler çekilinmiş ve topluca Çaydanlık Kafe’de çaylar içilmiştir.