
Grubumuzun adı gibi #BİZ #KANDIRALIZ’yaa…
Grubumuzun adı gibi
#BİZ #KANDIRALIZ'yaa... -
Oldum olası severim TÜRK SANAT Müziğini ve de #SAZLARINI..
Nerden aklıma esti yine, daldım gittim yine GANDIRA'ya..
Maçlar #hariç, nalet olasıca #TRT nin #birrr #tek #MÜZİK kanalını seyrederim..
SAZ'larını- söz İÇRA edenlerini...
Onlar çalar, ben iştirak ederim şarkılara, repertuarım da, övünmek gibi olmasın geniştir..
Aklıma düşer, hayal ederim, giderim 50-60 yıl evveline...
Bii #İSMAİL Abimiz gelir aklıma.....
Hani bilir misin bilmem... ?
#Gulukların İSMAİL...
SİVİL MEMURDU, ASKERLİK ŞUBESİN'de İZMİT'de..
Kibar-Beyefendi...
Kitap değerlendirme ve imza günü
İyilik Portreleri Kocaeli İzmit'te.
Fahri Tuna'nın Mayıs başında raflarda yerini alan ve kırk yılı bulan yazarlık hayatında 6'ıncı portre kitabı olan 'Gördüm Sevdim Yazdım', 12 Mayıs Salı günü 19.00'da İzmit KBB Sivil Toplum Merkezi'nde (Tramvay yolu üzeri, Müftülük karşısı) okurlarıyla buluşacak.
Nazir Esirci'nin yöneteceği, Hakan Duran, Sudenur Kaya ve Eyüp Usta'nın konuşacağı kitap değerlendirme söyleşinin ardından edebiyatseverler Tuna'ya kitaplarını imzalatabilecekler.
Tuna, Kocaelili dostlarını imzaya bekliyor..
Ahmet Özen "Zor Yılları" ve "Kayıp Değerleri" İzmit’te Anlattı: KOŞYAD’dan Edebiyat Şöleni!
9 Mayıs 2026 Cumartesi / Ahmet Özen "Zor Yılları" ve "Kayıp Değerleri" İzmit’te Anlattı: KOŞYAD’dan Edebiyat Şöleni!
Kocaeli haberleri ve edebiyat dünyasının kalbi bugün İzmit’te attı. Kocaeli Şairler ve Yazarlar Derneği (KOŞYAD) tarafından düzenlenen geleneksel söyleşi ve imza günü etkinliklerinin bu ayki konuğu, usta kalem Ahmet Özen oldu. Yoğun katılımın sağlandığı programda, edebiyatın birleştirici gücü ve toplumsal hafıza ön plana çıktı.
Edebiyat severlerin salonu hıncahınç doldurduğu etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla milli bir ruh içinde başladı. Programın açılış konuşmasını yapan KOŞYAD Başkanı Yücel Alpay Demir, edebiyatın insan ruhu üzerindeki iyileştirici etkisine ve toplumu birbirine bağlayan en güçlü sanat dalı olduğuna dikkat çekti.
Hakan Koçar İmzalı Duygusal Belgesel
Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri, eğitimci, yazar ve belgeselci Hakan Koçar tarafından hazırlanan Ahmet Özen belgeseli oldu. Yazarın yaşamını, çocukluk yıllarını ve yazarlık serüvenini konu alan kısa belgesel, izleyicilerden büyük alkış topladı. Belgesel gösteriminin ardından sahneye çıkan Özen, okurlarını selamlayarak samimi bir söyleşiye imza attı.
Ahmet Özen: "Kayıp Değerlerimizin Peşindeyiz"
Söyleşi bölümünde hayatından kesitler sunan Ahmet Özen, "Kayıp Değerlerinin Peşinde" ve "Zor Yıllar" isimli eserlerinin ortaya çıkış hikayesini anlattı. Çocukluğunun ve meslek hayatının yazma tutkusu üzerindeki etkilerini dile getiren usta yazar, toplumsal değerlerin korunması noktasında edebiyatın üstlendiği görevi vurguladı. Katılımcıların sorularını içtenlikle yanıtlayan Özen, samimi üslubuyla gönülleri fethetti.
Öğrencisi olduğumuz Kandıra Zafer İlkokulu (1966-1967) döneminde 60 yıl kutlanmalımı?
Kandıra Zafer İlkokulu 1966-1967 döneminde 60 yıl geride…
Sınıf arkadaşlarım; Haziranda 60. yıl kutlaması yapalım mı?
“Kayıp Değerlerin Peşinde” – Ahmet ÖZEN
9 Mayıs 2026 Cumartesi / Eserlerimin Tanıtım söyleşi ve imza gününde bizleri yalnız bırakmayan mensubu bulunduğum Kocaeli Şairler Yazarlar Dernek Başkanımız Yücel Alpay Demir’e, hayatımı bu anlamlı çalışmayla belgeleyen KOYŞAD Bşk. Yrd. Hakan Koçar'a, Halk Ozanımız Sayın Şerafettin Yıldız'a Türk Eğitimsen ve Kocaeli Aydınlar Ocağı eski Bşk. Süleyman Pekin'e, Eski Aydınlar Ocağı Başkanımız Ahsen Okyar’a, çalıştığım dönemde Şube Müdürümüz Yıldırım Ünal Bey'e, yazar Fatma Bekiroğlu'na, Emekli Sen Bşk. Alp Timincioğlu’na, Abdulkadir Göksügüzel’e, emekli eğitimci Hayrı sevinç'e, Mustafa Apaydın’a, Ekrem Özer'e, Diş hekimi Ömer Erdal’a, beni yalnız bırakmayan tüm aileme, ismini sayamadığım tüm dostlarıma teşekkür ederim.
İyi ki varsınız.
Ahmet ÖZEN
EĞİTİMDE EŞİTLİK ÖLDÜ: DERSHANEYE GİTMEDEN, ÖZEL DERS ALMADAN BAŞARI HAYAL OLDU! – Gürkan AVCI
EĞİTİMDE EŞİTLİK ÖLDÜ: DERSHANEYE GİTMEDEN, ÖZEL DERS ALMADAN BAŞARI HAYAL OLDU! - Gürkan AVCI
Sayın Yusuf Tekin, 13 yıldır eğitim sisteminin mimarısınız. Bu süreçte eğitim sistemimizi ezberci bir test fabrikasına, dershanelerin ve özel ders endüstrisinin beslenme alanına dönüştürdünüz. Kaliteli eğitimi parası olanların, siyasi elitlerin ve bürokratik ayrıcalıklıların çocuklarına lüks bir hizmet haline getirdiniz.
Bakanlığı, vizyonsuzluğu sadakatle, kör ideolojik fanatiklikle ve torpilli referanslarla örtmeye çalışanlarla
doldurdunuz. Millî Eğitim Bakanlığı’nı milyonlarca çocuğun geleceğini karartan bir heyula canavara
dönüştürdünüz.
Oysa Türkiye’nin bu enkazı kaldırma ve Türkiye’yi 21. yüzyılın süper gücü yapacak devasa bir eğitim
vizyonuna en çok ihtiyacı olan bir zaman diliminden geçiyoruz. Müsteşarken dershaneleri kapattık diye
övündünüz; ama onları daha güçlü, daha pahalı ve daha sinsi biçimde sisteme yeniden yerleştirdiniz. Okullar
nitelikli eğitim veremez hale gelince aileler çaresizce özel derslere mahkûm oldu. Bugün bir öğrencinin sınavlarda başarılı olması, neredeyse zorunlu olarak özel ders, etüt ve kurs üçgenine girmesini gerektiriyor.
Eğitim “eşit fırsat” olmaktan çıktı; ekonomik statünün en acımasız pekiştiricisi haline geldi.
MEB bürokrasisini liyakatsiz, referanslı ve ideolojik kadrolarla doldurarak okulların kalitesini dibine
vurdunuz. Öğretmenler tükenmiş, öğrenciler stres canavarı, veliler borçlu ve umutsuz. PISA’da dipte
sürünmeye, genç işsizliğine ve mesleki eğitimin hor görülmesine rağmen hâlâ “başarı” hikayeleri atıyorsunuz. MEB, beceriksizlikten öte, sistematik bir vizyon fukaralığının cenderesinde can çekişiyor.