
Yılmaz Arif Çiftçi Üstat ile karşılaştık..
27 Mart 2026 Cuma / Prof. Dr. Mehmet Bayrak Hocam ile Yürülüş Yolunda, dönerken Yılmaz Arif Çiftçi Üstat ile karşılaştık.. Dostları ile de selamlaştık…
ÇÖZÜM SÜRECİNİN AKTÖRLERİ VE HEDEFLERİ – Ruhittin SÖNMEZ
ÇÖZÜM SÜRECİNİN AKTÖRLERİ VE HEDEFLERİ – Ruhittin SÖNMEZ
Önceki yazımda Öcalan’ın “umut hakkı” gerekçesiyle tahliye edilmesi ihtimalini değerlendirdim. Yazının sonunda yaptığım şu tespitten devam edelim:
“Türk halkının en hassas olduğu konu Öcalan'ın serbest bırakılması ve siyaset yapmasına imkân verilmesidir.”
DEM ve MHP için seçim kazanmak öncelikli değildir.Ancak AKP için ana motivasyon iktidarını korumaktır. Yani Erdoğan’ın yeniden CB adayı olabilmesini sağlamak ve seçim kazanmaktır.
AK Parti, kamu vicdanının bu kadar hassas olduğu bir konuda, seçim atmosferine girmeye aylar kala,somut bir tahliye adımı atarak büyük bir risk almaz.Çünkü Türk seçmeni bu konuyu affetmez.
Muhtemelen 2027’de yapılacak seçimde, Erdoğan'ın yeniden adaylığı ve CB seçilmesi ile AK Parti'nin meclis aritmetiğini koruması için, AKP, DEM Parti'nin desteğini hayati önemde görüyor.
DEM/PKK kanadı Erdoğan’ın bu durumunu hedeflerine varmak için bir fırsat olarak görüyor. Hedefleri Öcalan'ı serbest bıraktırmak, Türkiye'nin anayasal sistemini dış müdahaleye açık hale getirmek ve/veya üniter-milli yapıyı bozmak. “Kürt bölgesini biz, kalan Türkiye’yi hepimiz yönetiriz” hayalini gerçekleştirmek.
Bu ayrılıkçı gruplara ABD'nin cesaret verdiği açık: "ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın “Terörsüz Türkiye süreci, "Dört büyük ülkedeki Kürtleri bir araya getirmek için bir fırsattır"açıklaması tesadüf değildir. ABD yetkililerinin bu gibi söylemleri,PKK ve türevlerinin“uluslararası konjonktür lehimize” diye düşünmesine yol açıyor.
İlk etapta Irak ve Suriye’de kurulan ve İran’da kurulacak yapılar ile Türkiye içindeki tasarladıkları yapıyı "konfedere" hale getirmek isteyebilirler. Bu, Türkiye'nin bölünmesi veya dış müdahale ile belirlenen bir "çözüm"e zorlanması demektir.İsrail açısından ise güvenliğini tahkim eden bir garnizon devletin kurulması anlamına gelir.
İçerideki anayasa tartışmalarını dış beyanlardan bağımsız düşünmek saflık olur.
Türkiye’deki bazı "görevli" siyasilerin, bu dış projeyi "Türkiye’nin bekası için en iyi yol bu" diyerek pazarlaması, istihbarat terminolojisinde tipik bir yönlendirme (manipülasyon) faaliyetidir.
Eğer süreç "dört parçalı Kürdistan" haritasını gerçekleştirmek için yürütülüyorsa, bu Türkiye'nin, Sevr şartlarını dayatan, bir kuşatma altına girdiğini gösterir. Süreçte görevli siyasi aktörlerin bu tehlikeli kuşatmaya rehberlik etmesi üzücüdür.
Kocabayramlar da Bayram günü misafir gençleri..
22 Mart 2026 Pazar / Kocabayramlar da Bayram günü misafirleri..
Akça Koca Hem Bayramlaştı Hem Asker Uğurladı
29 Mart 2026 Pazar / Akça Koca Hem Bayramlaştı Hem Asker Uğurladı
Hasan Uzunhasanoğlu Başkanlığındaki Akça Koca Kültür Platformu’nun geleneksel Ramazan Bayramı Bayramlaşma ve asker uğurlama töreni Koçal Çiftliği Cafe Restoran’da gerçekleşti.
Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu’nun Ramazan Bayramını kutlaması ile başlayan toplantıya katılanlar Bayram ve Platform çalışmaları hakkında görüş ve değerlendirmelerini aktardı.
Baturalp Kocagöz’e Asker Uğurlaması
Programda askerliğini Erzincan’da yapacak olan KOVİAD Başkanı Harun Reşit Kocagöz’ün ilk göz ağrısı, İş İnsanı Baturalp Kocagöz için de uğurlama töreni düzenlendi.
Baturalp’e hayırlı tezkereler
Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu: “Platformumuzun faaliyetlerini aksatmadan takip eden kardeşimize hayırlı tezkereler diliyorum.” dedi.
MUTLULUK BİR YOLCULUKTUR – Seyfettin KARAMIZRAK
MUTLULUK BİR YOLCULUKTUR - Seyfettin KARAMIZRAK
Hayatımız bir yolculuktur aslında, doğumdan itibaren başlayan.
Bu yolculuğun ilk kısmını ailemizle yaparız, ayaklarımızın üzerine basana kadar. Bu kısımdaki yolculukta, yolu seçen annemiz babamızdır. Ya da onların yerine bu görevi üstlenen birileridir.
Bizim adımıza, çıkacağımız yolu belirleyenler, bir bakıma çoğumuzu da bu yola devam etmeye mecbur ederler.
Bazılarımız da, ayaklarının üzerine bastıktan sonra yolculuğa kendileri karar verirler.
Doğuştan kendi iradeleri dışında bu yolu belirleyenlere uymayarak, başka bir yol seçer ve kafileden ayrılırlar. Başka bir yola girerek seyahate devam ederler.
İşte hangi yol olursa olsun, bütün yollar, bizim mutluluk ya da mutsuzluk yolculuğumuzdur.
O yüzden, yolun belirlenmesinde doğru ve isabetli tercih yapılması gerekir. Çünkü hayat çizgimizi belirleyen ve ömrümüzün sonuna kadar devam edecek bu yol, mutlu ya da
mutsuz olmamızda da belirleyici rol oynayacaktır.
Hakan Koçar ve Elif Doğan’dan Fotoğraf sunumu ve söyleşi..
28 Mart 2026 Cumartesi / Kocaeli Şairler ve Yazarlar Derneği Başkan Vekili Eğitimci, Şair Yazar Hakan Koçar ile KOŞYAD Yönetim Kurulu Üyesi Eğitimci, Şair Yazar Elif Doğan, İzmit Belsa Plaza Kütüphanesi Leyla Atakan Konferans Salonu'nda Fotoğraf Sunumu ve Söyleşi Düzenledi.
Programa Kocaeli Şairler ve Yazarlar Derneği Yönetim Kurulu ve Üyelerinin Yanı Sıra, Milli Kuruluşlar Birliği Üyesi, Sivil Toplum Kuruluşu Başkanları ile Fotoğraf Sanatını, Şiiri, Edebiyatı sevenler katılım sağladılar.
Programda Hakan Koçar ve Elif Doğan, Fotoğraf Sanatçılığında ki tecrübelerini, deneyimlerini, yaşadıklarını anlatırken, programda şiirlere de yer verildi. Program da Hakan Koçar, Elif Doğan'ın yanı sıra Tüm Sanatçılar ve Şairler Derneği Başkanı Dilek Dila Mert, Eğitimci Şair Yazar Hayri Sarı da okudukları şiirlerle katkı sağladılar.
Program, çekilen toplu fotoğraf sonrası sona erdi.
Gittiğin Yol, Yol Değil! Tuttuğun Dal, Dal Değil! – Gürkan AVCI
Gittiğin Yol, Yol Değil! Tuttuğun Dal, Dal Değil! - Gürkan AVCI
Efendim Merhabalar. Ankara Eğitim Konferansı ve eş etkinliklerinin üçüncüsü ile bir kez daha birlikteyiz. Bugüne kadar hiç aksamadan devam etti bu periyod. Çok çeşitli şartlarda ve zamanlarda sürdürdük. Hep ifade ettiğim gibi, herhangi bir popülerlik endişesi taşımadan, bir “okul” olarak daha da kurumsallaşması için sizlerin de eşsiz katkılarıyla çalışıyor, yolumuza devam ediyoruz.
Anaokulundan üniversiteye kadar tüm eğitim kurumlarını gezdik, eğitimcilerle konuştuk, öğrencilerin gözlerindeki yorgunluğu ve umudu gördük, LGS ve YKS arenalarını izledik, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini" inceledik ve MEB ila YÖK’ün son yıllardaki “reformlarını adım adım takip ettik. Gördüklerimiz bizi derinden sarstı.