
“Zaferin Tanıkları, Barışın Stratejisi”
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünde, “Kod Adı: Zafer” ruhunu yeniden hatırlamak; harekâtın askerî, stratejik ve tarihî önemini birinci elden tanıklıklarla dinlemek üzere düzenlediğimiz programımıza teşriflerinizden onur duyarız.
“Zaferin Tanıkları, Barışın Stratejisi” başlıklı panelimizde; Kıbrıs’ın jeopolitik önemini, Doğu Akdeniz’deki stratejik varlığımızı ve soydaşlarımızın özgürlük mücadelesini sahadaki izleriyle ve millî hafızamızdaki yeriyle bir kez daha yad edeceğiz.
Bu anlamlı günde, aziz milletimizin kutlu mücadelesine gönül veren tüm üyelerimizi, dostlarımızı ve hemşehrilerimizi aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Konuşmacılar:
Emekli Tümgeneral Cumhur Evcil
Prof. Dr. İbrahim Öztek (E. Kıdemli Albay, GATA Haydarpaşa Eğt. Hast. Kurucu Öğr.Üyesi / Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi)
18 Temmuz 2026 Cumartesi
Saat: 14.00
Sivil Toplum Merkezi – İZMİT
Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanı
Prof. Dr. Tahir Serkan Irmak
Halil Turgut Özal (13 Ekim 1927, Malatya – 17 Nisan 1993, Ankara)
15 Temmuz 2026 Çarşamba / Halil Turgut Özal (13 Ekim 1927, Malatya - 17 Nisan 1993, Ankara)
1989'dan 1993 yılındaki ölümüne kadar 8. Türkiye cumhurbaşkanı olarak görev yapan Türk mühendis, bürokrat ve siyasetçidir.[2] Anavatan Partisi genel başkanı olarak 1983-1989 yılları arasında başbakanlık görevinde de bulunan Özal, 1989 seçimini kazanarak cumhuriyet döneminde doğan ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk'ün ardından, görevi başında ölen ikinci cumhurbaşkanıdır.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, Dünya Bankası'nda ve üniversite öğretim üyeliği gibi kısa süreli görevlerin ardından, Özal 1979'da Madenî Eşya Sanayicileri Sendikası genel sekreteri ve daha sonra lideri oldu. 1977'de büyük ölçekli sendikal olaylar sırasında baş müzakereci olarak hizmet verdi. 1977 genel seçimlerinde İzmir'den Millî Selamet Partisi (MSP) adayı olarak seçime girdi ancak başarılı olamadı. 1979'da, Başbakan Süleyman Demirel'in azınlık hükûmetinde başbakanlık müsteşarı olarak göreve başladı ve 1980 askeri darbesine kadar bu görevde bulundu. Müsteşar olarak, Türkiye'ye neoliberal politikaları kazandıran '24 Ocak kararları' olarak bilinen ekonomik reform sürecinde önemli bir rol oynadı. Darbeden sonra, Bülend Ulusu tarafından kurulan hükûmette ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı görevini üstlenerek ekonomik reformları uygulamaya devam etti. Ekonomi politikası üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle 1982'de istifa etti.[3][4]
1983'te askerî hükûmet tarafından siyasi faaliyetlere getirilen yasağın kaldırılmasının ardından, Turgut Özal Anavatan Partisi'ni (ANAP) kurdu. ANAP, 1983 genel seçimlerinde %45,14 oranında oy alarak parlamentoda çoğunluğu kazandı ve Özal, 45. Türkiye Hükûmeti'ni kurarak Türkiye'nin Başbakanı oldu. Döviz kuru ve düzenlemeler konusunda bir dizi ekonomik reformu uygularken, enflasyondaki artış ve Kürtçülerin sivil vatandaşlara yönelik artan saldırıları, ANAP'ın 1984 yerel seçimlerinde oy oranının azalmasına neden oldu. 1987 referandumu, 12 Eylül döneminde yasaklanan siyasetçilere siyasi faaliyetlere devam etme izni vermiştir. Başbakan Turgut Özal erken genel seçim kararı almış ve aynı yıl 29 Kasım'da 1987 Türkiye genel seçimleri yapılmıştır. Partisinin oy oranı 1987 Türkiye genel seçimlerinde %8,83 düşerek %36,31'e gerilemiştir. 46. Türkiye Hükûmeti'ni kurarak tekrar başbakan olmuştur. 1988'deki parti kongresinde suikast girişiminden sağ kurtuldu. Özal, dış politikada NATO müttefikleriyle uyumlu hareket etti. Döneminde Avrupa Birliği'ne ilk kez tam üyelik başvurusu yapıldı ve Bulgar Komünist Partisi rejiminin baskı uyguladığı ve asimilasyon politikası yürüttüğü Bulgaristan Türklerinin Türkiye'ye sığınmalarına ve göç etmelerine izin verildi.
Özal, 1989 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde cumhurbaşkanı seçilmiştir. Başbakanlıktan ayrılmasına rağmen, siyasi olayların gelişmesinde belirleyici rolünü sürdürmüştür. Saddam Hüseyin'in Türkiye için büyük bir tehlike teşkil ettiğini ve Saddam'ın bölgeyi hakimiyeti altında tutmasına izin verilemeyeceğini belirtmiştir. Döneminde Soğuk Savaş döneminin bitmesiyle Türkiye'nin de dahil olduğu Batılı müttefikler Sovyetler Birliği'nin dağılması ile dünyada üstünlük kurmuştur. Körfez Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George H. W. Bush ile yakın bir bağ kurmuştur.
Özal, 17 Nisan 1993 tarihinde 5 ülkeyi kapsayan 12 günlük Orta Asya gezisinden sonra cumhurbaşkanlığı döneminde resmî kayıtlara göre kalp krizi geçirerek ölmüştür. Topkapı Mezarlığı'nda, Vatan Caddesi üzerinde kendi adına hazırlanan anıt mezara defnedilmiştir.[5]
Dr. H. İbrahim Kahraman ameliyat oldu
Dr. H. İbrahim Kahraman ameliyat oldu
Atakent Cihan Hastanesi’nin başarılı; kent genelinde tanınan ve sevilen hekimlerinden, gazetemize de sağlık alanında yazdığı köşe yazılarıyla katkıda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. H.İbrahim Kahraman, uzun süredir ertelediği kasık fıtığı ameliyatını oldu.
Özel Atakent Hastanesi’ndeki operasyon, Prof. Dr. Coşkun Polat ve Op. Dr. Hakan Sarsılmaz önderliğindeki ekip tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Dr. Halil İbrahim Kahraman, operasyon ve süreç boyunca gösterdikleri yakın ilgi, özverili yaklaşımları ve destekleri dolayısıyla başta ameliyatı gerçekleştiren hekimler olmak üzere tüm sağlık ekibine, mesai arkadaşlarına ve Özel Atakent Cihan Hastanesi yönetimine teşekkür etti.
HEKİMLİK EN KIYMETLİ DEĞER
Dr. İbrahim Kahraman, meslektaşlarına teşekkür etti, “Hekimlik, yalnızca bir meslek değil; bilgi, emek, vicdan ve güven üzerine inşa edilmiş kutsal bir meslektir. İnsanların sağlığı için büyük fedakârlıklarla görev yapan hekimler, gerektiğinde kendi sağlıklarını da meslektaşlarının bilgi ve tecrübesine emanet ederler. Bu güven, hekimlik mesleğinin en kıymetli değerlerinden biridir.” dedi.
Dr. Halil İbrahim Kahraman’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşarak görevine dönmesini temenni ediyoruz.
https://www.ozgurkocaeli.com.tr/haber/28313090/dr-h-ibrahim-kahraman-ameliyat-oldu
Doktor abi, Geçmiş olsun..
TÜRK MİZAHTAN KORKMAZDI, GÜLMEYİ SEVERDİ – Ruhittin SÖNMEZ
TÜRK MİZAHTAN KORKMAZDI, GÜLMEYİ SEVERDİ - Ruhittin SÖNMEZ
Prof. Dr. A. Bican Ercilasun Yeniçağ Gazetesinde “Türk, Mizahtan Korkmaz” başlıklı çok değerli bir köşe yazısı yazdı. Yazı “Mizahtan korksaydık Nasrettin Hoca’mız olur muydu? cümlesiyle başlıyor.
Ercilasun Hoca yazısında Türk kültürünün tarihsel köklerinden (Divânu Lugâti't - Türk’teki küg ve külüt kavramlarından) yola çıkarak Türk milletinin fıtri olarak mizahtan korkmadığını ve gülmeyi sevdiğini anlatıyor. (Küg, dilden dile dolaşan güldürücü nükte; külüt ise komik/güldüren kişidir.)
Bu kavramlar Türklerin 11. yüzyılda bile mizahı hayatın merkezine aldığını, mizahı toplumsal bir harç olarak kullandığını gösteriyor.
Deli Dumrul fıkralarda Azrail ile vuruşmaya kalkardı. Nasreddin Hoca dini figürleri latifeyle eleştirirdi. Karagöz’le Hacivat dini kendi çıkarları için kullanan kişilere, yobazlığa ve batıl inançlara yönelik eleştiriler yapardı. Rüşvet olaylarını, adaletsiz yöneticileri ve halkı ezen memurları eleştirirdi. Bektaşi fıkraları, Bekri Mustafa, Karadeniz fıkraları dini motifler üzerinde latif bir şekilde düşünmemizi sağlar.
Günümüze kadar Türk kültürü, Nasreddin Hoca’yı, Deli Dumrul’u, Karagöz ile Hacivat’ı ve diğer mizah karakterlerini dışlamamış, bağrına basmıştır.
Ercilasun Hoca, tarihi örneklerden yola çıkarak, “Türk mizahtan korkmaz, gülmeyi sever. Yöneticilerin hedeflerinden biri de milletin yüzünü güldürmek olmalı” demiş yazısında.
Ama ben yazımın başlığını “Türk Mizahtan Korkmazdı, Gülmeyi Severdi” diye geçmiş zaman ekiyle kullandım.
Çünkü günümüz Türkiye’sinde mizaha karşı derin bir hoşgörüsüzlük, cezalandırılan mizahçılar/çizerler ve gülmeyen, tedirgin ve kasvetli çehreli bir toplum olduğumuz gerçeği ile karşı karşıyayız.
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Vefatının 10. Yılında Anıldı
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Vefatının 10. Yılında Anıldı
Türk Dünyasının Aksakalı Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş vefatının 10. sene-i devriyesinde dualarla anıldı. Oğulları Prof. Dr. Murat – Mehmet Yalçıntaş tarafından düzenlenen program Anıt Mezar Camiinde gerçekleşti.
Mevlidhan Amir Ateş
Önce Nevzat Yalçıntaş Hocanın mezarı başında dualar okundu ve konuşmalar yapıldı. İkindi namazından sonra Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş için düzenlenen programda İshak Danış ve arkadaşları Kur'an tilaveti, dua ve mevlidi ise Bestekar Mevlidhan Amir Ateş ve Mustafa Başkan okudu. Dr. Ali Mazak ve Fehmi Atay da iştirak etti.
Anıt Mezarlar Ziyaret Edildi
Kocaeli heyeti, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve eski başbakanlardan Adnan Menderes ve arkadaşlarının mezarını ziyaret etti.
Büyük ilgi
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın vefatını 10. senesinde kabri başında gerçekleşen anma toplantısına Kocaeli'den; Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu, Platform Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahsen Okyar, Ecz. Selçuk Arslan katıldı. İstanbul'dan e. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Prof. Dr. Yahya Doğan, kültür adamı Ahmet İyioldu, Dr. Şahin Ceylanlı, Vizyon Tur Turlar Müdürü Emre İpekli, Türk Dünyası İş İnsanları Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Kanyılmaz, Türk Dünyası İş İnsanları Derneği Genel Sekreteri Erdoğan Erdoğdu, İş İnsanı Kemal Demircan, Prof. Dr. Sedat Murat, Doç. Dr. Hüseyin Arslan, e. M. Kemalpaşa Belediye Başkanı Sadi Kurtulan, Gazeteci Yazar Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Nevzat Gökalp, ekonomist Cihat Kaymas ve çok sayıda seveni katıldı.
Adnan Menderes: 22 Mayıs 1950 – 27 Mayıs 1960 tarihleri arasında görev yapmıştır.
Adnan Menderes: 22 Mayıs 1950 - 27 Mayıs 1960 tarihleri arasında görev yapmıştır.
-16 Eylül 1961 Cumartesi Menderes hükümeti Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan
Allah rahmet eylesin…
İş İnsanı Hasan Baykara 66 yaşın da..
14 Temmuz 2026 Salı / İş İnsanı Hasan Baykara 66 yaşına girdi.
İzmit Sanayide işyeri bulunan Hasan Baykara’nın Doğum günü pastası kesildi.
Fatma - Hasan Baykara çiftinin ev sahipliğini yaptığı Doğum Doğum Gününde; Nursel - Ahsen Okyar, Çağrı Baykara, Merve - Hakan Demirel, Burak Okyar, Neslihan – Cem Küçük Zeynep – Kazım Korkulu ve Mete Küçük Yaş günü pastasını kestiler.
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hocam Bugün Vefatının 10. Yılında Kabri Başında Anılıyor..
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hocam Bugün Vefatının 10. Yılında Kabri Başında Anılıyor..
Türk siyasetinin önemli isimlerinden ve Türk dünyasında önemli bir yere sahip olan, 1988 – 1998 yılları arasında Aydınlar Ocağının Genel Başkanlığını yapan ve 1999-2002 ve 2007-2011 yılları arasında iki dönem milletvekilliği görevlerini sürdüren Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hocam İstanbul’da kabri başında anılıyor..
Allah rahmetini lütfeylesin..
Forward Deployed Engineering ile AI Projelerinde Başarı – Aleyna SOYER
Forward Deployed Engineering ile AI Projelerinde Başarı - Aleyna SOYER
FDE (Forward Deployed Engineering), iş ve teknoloji ekipleri arasında köprü kurarak yapay zeka projelerinin başarıyla hayata geçirilmesini sağlar.
Yapay zeka son yıllarda büyük bir hızla gelişse de, şirketlerin bu alana yaptığı yatırımların önemli bir kısmı beklenen etkiyi yaratamıyor. Bunun temel nedeni, geliştirilen yapay zeka çözümlerinin şirketlerin mevcut iş akışlarına tam olarak uyum sağlayamaması. Yani sorun artık yeni bir model geliştirmekten çok, o modeli günlük operasyonların doğal bir parçası haline getirebilmek.
Tam da bu noktada İleriye Yönelik Mühendislik (Forward Deployed Engineering - FDE) yaklaşımı öne çıkıyor. FDE modelinde mühendisler yalnızca uzaktan geliştirme yapan teknik ekipler olmuyor; doğrudan müşterinin çalışma ortamına giderek süreçleri yerinde gözlemliyor, çalışanlarla birlikte hareket ediyor ve sorunları kaynağında anlamaya çalışıyor. Böylece ortaya çıkan çözümler, teorik varsayımlara değil gerçek ihtiyaçlara dayanıyor.
FDE'lerin en önemli görevlerinden biri, teknik ekiplerle iş birimleri arasında güçlü bir köprü kurmaktır. Bir yandan yapay zeka teknolojilerinin teknik gereksinimlerini iyi bilirler, diğer yandan şirketin işleyişini ve hedeflerini anlarlar. Bu sayede iş ihtiyaçlarını mühendislik gereksinimlerine dönüştürürken, teknik detayları da karar vericilerin anlayabileceği şekilde aktarabilirler. Sonuç olarak geliştirilen sistemler, gerçek çalışma koşullarında daha verimli ve sürdürülebilir hale gelir.
Bu yaklaşımın giderek daha fazla önem kazanması, büyük teknoloji şirketlerinin yatırımlarında da açıkça görülüyor. Örneğin Amazon Web Services (AWS), ajan tabanlı yapay zeka çözümlerinin kurumlarda daha hızlı hayata geçirilmesi amacıyla kendi FDE organizasyonuna yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım yaptı. AWS mühendisleri, Amerikan Futbolu Ligi (NFL) gibi büyük müşterilerle birebir çalışarak, normalde aylar sürebilecek entegrasyon süreçlerini birkaç haftaya kadar düşürebildi. Proje tamamlandıktan sonra ise müşterilere kapsamlı dokümantasyon ve eğitim desteği sağlayarak sistemleri kendi ekipleriyle sürdürebilmelerini hedefliyor.
Sonuç olarak FDE yaklaşımı, yalnızca bir yazılım geliştirme modeli değil, aynı zamanda yapay zekanın iş dünyasında gerçekten değer üretmesini sağlayan önemli bir çalışma biçimi olarak öne çıkıyor. Çözümler doğrudan çalışanların ihtiyaçlarına ve mevcut iş süreçlerine göre geliştirildiği için yeni teknolojilere karşı oluşan direnç azalıyor, benimsenme süreci hızlanıyor ve şirketler yapay zeka yatırımlarından daha somut sonuçlar elde edebiliyor. Günümüzde yapay zekadan gerçek iş değeri üretmek isteyen kurumlar için başarının anahtarı, teknolojiyi sadece geliştirmek değil, onu operasyonların doğal bir parçası haline getirebilmektir.
Furkan Berat ile Aras Aydemir sünnet oldu
5 Temmuz 2026 Pazar / Furkan Berat ile Aras Aydemir sünnet oldu.
Eski Kandıra Yolu üzerindeki PERA Vadi Kır Bahçesi Davet Salonunda Sünnet merasimi gerçekleşti.
Gençleri ve Ailelerini tebrik ederiz.