
Günay Gülcü ağabeyi 17 Şubat 2022 tarihinde kaybetmiştik.. Kandıra’nın gülen yüzüydü!
Kocaeli Kandıralılar Derneği eski Başkanı kentin sevilen ismi Günay Gülcü (80) büyüğümüz 17 Şubat 2022 tarihinde hayatını kaybetmişti. Kandıra Çarşı Camii sonrası Kandıra Asri Mezarlığı'nda ebediyete uğurlanmıştı.
Günay Gülcü Başkanıma / abime Allah'tan rahmet dilerim..
GÜNAY GÜLCÜ KİMDİR?
- 17 Haziran 1942 tarihinde Kandıra’da dünyaya geldi.
- İlkokulu; Kandıra Akçakoca İlkokulunda okudu.
- Kandıra Ortaokulundan 1958 yılında mezun oldu.
- Lise tahsilini; İzmit Erkek Sanat Enstitüsünde tamamladı ve 1960 yılında mezun oldu.
- 1960 - 1961 arası İzmit Belediyesinde Numarataj memuru olarak çalıştı.
- 1961 - 1969 yılları arasında SEKA İzmit Müessesesinde Kalite Kontrolör olarak çalıştı.
- 1969 - 1984 senelerinde Almanya’da Makine Montörü olarak gurbetteki çalışmalarını sürdürdü.
- Askerliğini Erzurum Aşkale’de yaptı. Karagücünde futbol oynadı.
- 12 sene birinci amatör kümede futbol oynadı. İzmit’te kurulu Kocaelispor dahil birçok kulüp ve derneğin üyesi.
- 11 Ocak 1994 tarihinde kurulan Kocaeli Kandıralılar Derneğinde kurucu üye ve 4.Başkanı (26 Şubat 2000 – 5 Nisan 2002). Halen Danışma Kurulu üyesi.
- Kandıra Bağırganlı Köyü Taflan Koyu Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği’nin de kurucu üye ve 7. Başkanıdır.
-1966 yılında kurulan Kocaeli ve Kocaelisporu seven “Eski Dostlar Grubunun” üyesidir.
- İzmit Ticaret Odası ve Kocaeli Sanayi Odası üyesidir.
- 1981 yılında kurulan Elsan Ebonit Kaplamacılık San ve Tic. A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Murahhas Üye ve Genel Müdürüdür.
- 1966 yılında Kandıralı Mustafa Er’in kızı Fikriye hanımla evlendi. 2 oğlu 5 torunu var.
DÜYÛN-U UMUMİYE VE ABDÜLHAMİD GÜZELLEMESİ – Ruhittin SÖNMEZ
DÜYÛN-U UMUMİYE VE ABDÜLHAMİD GÜZELLEMESİ - Ruhittin SÖNMEZ
Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum Valisi iken 31 Ağustos 2024 tarihinde, X (Twitter) üzerinden Valilik hesabından bir mesaj yayınlamış.
“Sultan Abdülhamid Han’ın tahta çıkışının 148. yıl dönümü kutlama mesajında” Abülhamid’in “iradesi, kararlılığı, dehası ve ileri görüşlülüğü” övülmüş.
Siyasal İslamcıların ve AKP’lilerin Abdülhamid hayranlığı bilinen bir durum. Abdülhamid’e övgülerini çok işittik.
Daha önce de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Abdülhamid Han döneminde bir karış toprak kaybedilmedi” ifadesi tarihçiler tarafından hayret ve şaşkınlıkla karşılanmıştı. Çünkü, bırakın bir karışı, Abdülhamid döneminde kaybedilen toprakların yüzölçümü bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin yaklaşık iki katı kadardı.
33 yıllık Abdülhamid döneminde, Tunus, Mısır, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Teselya, Bulgaristan, Kars, Ardahan ve Batum gibi vatan toprakları, toplamda 1,5 milyon kilometrekarelik bir alan elden çıkmıştı. Kıbrıs, 1878’de tek bir kurşun atılmadan İngilizlere “kiralanmış”, karşılığında alınan para ise ne yazık ki yatırıma değil, dış borç faizlerine ve cari giderlere gitmişti.
Bu defa yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Abdülhamid güzellemesine pek rastlamadığımız bir şekilde, “Düyun-u Umumiye İdaresini kurarak devletin borç yükünü hafifletmiş” olduğu gerekçesini de eklemiş. Bir İçişleri Bakanı/ Cumhuriyet Valisinin Düyun-u Umumiye İdaresi kurulmasını iyi bir şeymiş gibi sunması çok şaşırtıcı.
Mete Küçük Başkan ile..
14 Şubat 2026 Cumartesi / Mete Küçük Başkan ile sıkça ziyaretlerde bulunuruz..
Bugün Sütten ziyaret noktasında…
Yenicuma Camii yanındaki İzmit Köprüleri…
14 Şubat 2026 Cumartesi / Yenicuma Camii yanında İzmit Caddeleri..
2025’in Doruktakiler’i ödüllerine kavuştu
Gazetemizin yarım asırdan fazla süren tecrübesiyle düzenlenen geleneksel DORUKTAKİLER ödül töreninde, kentin en başarılı isimleri onurlandırıldı. Görkemli gecede bir araya gelen kent protokolü, 2025 yılının zirvedeki isimlerinin heyecanına ortak oldu
Gazetemiz tarafından 1991 yılından bu yana geleneksel olarak düzenlenen ve kentin en prestijli ödül organizasyonları arasında yer alan “DORUKTAKİLER” ödülleri, dün akşam gerçekleştirilen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Kent protokolünün yoğun ilgi gösterdiği gecede, 2025 yılının en başarılı isimleri onurlandırıldı.
İhsan Oler enişte ebediyete uğurlandı..
11 Şubat 2026 Çarşamba / İhsan Oler enişte ebediyete uğurlandı.
Oğulları Gürkan ve Erkan’da rahmetli babalarını uğurladılar…
Allah rahmet eylesin..
Ferhat Karaağaç, İhsan Oler, Ünsal Uçar, Erdal Baykara, Hasan Baykara, Ahsen Okyar, Ersin Baykara
9 Eylül 2014 Salı / Hayriye – İhsan Oler çifti yakın akraba ve dostlarını Kerpe’deki yazlığında ağırladı.
Almanya’nın Nettetal ilinde yaşayan ve yaz tatillerini Kerpe’deki yazlığında geçiren Hayriye – İhsan Oler çifti, Kocaeli Kandıralılar Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdal Baykara, Mali Müşavir Ahsen Okyar, Baykara Makinenin sahibi Hasan Baykara, Karayolcu Ünsal Uçar, Taşköprü Orman İşletmesi çalışanlarından Ersin Baykara, SEKA emeklisi Ferhat Karaağaç ve eşlerini ağırladı.
Kerpe’deki yazlığın balkonunda misafirlerini ağırlayan, Almanya çalışma hayatı, tecrübe ve bilgilerini anlatan İhsan Oler’in sohbeti geç vakitlere kadar sürdü.
Kocaeli Kandıralılar Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdal Baykara, ziyaret anısına İhsan Oler’e İsmail Sarıca’nın kaleme aldığı “Kandıra, Anılar - Anlatılar” Kitabını hediye etti.
EĞİTİMDE KAST SİSTEMİ BAŞLADI: FAKİRİN ÇOCUĞU ‘ZOMBİ’, ZENGİNİN ÇOCUĞU ‘EFENDİ’ YETİŞTİRİLİYOR! – Gürkan AVCI
EĞİTİMDE KAST SİSTEMİ BAŞLADI: FAKİRİN ÇOCUĞU 'ZOMBİ', ZENGİNİN ÇOCUĞU 'EFENDİ' YETİŞTİRİLİYOR! – Gürkan AVCI
Bugün Türkiye’de eğitim, bir "kamusal hak" olmaktan çıkıp, yalnızca sermaye elitlerinin, siyasetin ve bürokrasinin seçkinlerin satın alabildiği bir "lüks tüketim nesnesi" haline gelmiştir. Türkiye’nin eğitim sistemi, ezilenlerin özgürleşmesi için değil, imtiyazlıların statükosunu korumak için bir araç kılınmıştır. Paran kadar eğitim, insanın varoluşsal değerini banka hesabına indirgeyen bir "insan dışılaştırma" sürecidir.
Yoksulun Çocuğu Aptal Olduğu İçin Değil, Eğitim Sistemi Adaletsiz Olduğu İçin Kaybediyor!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin "canlandırılacak köy" ve "üreten insan" idealinden bugün gelinen nokta; ezberci, kopyacı ve test odaklı bir "özel ders- dershane kuşatmasıdır." Devlet okulları, müfredatın hantallığı ve kalite kaybı nedeniyle artık birer eğitim yuvası değil, diplomalı işsizler yetiştiren depo alanlarına dönüşmüştür. Çocuğun potansiyeline saygı, yerini "sınav makinesine dönüşmüş çocuk" trajedisine bırakmıştır.
Türkiye’de bir çocuğun LGS veya YKS başarısını, o çocuğun zekâsı veya emeği değil, ailesinin posta kodu ve banka cüzdanı belirlemektedir. Özel ders ve ek kitap kaynak alamayan çocuklar, yarışa 1-0 değil, 10-0 geride başlamaktadır. Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliği, artık bir "temenni" bile değil, ulaşılması imkânsız bir "ütopya" haline gelmiştir.