
Kaybının 10. Yılında Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
Kaybının 10. Yılında Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş - Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
Merhum Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın aziz ruhuna ithafen çocukları Murat ve Mehmet Yalçıntaş tarafından tertip edilen Eyüp Sultan’daki iftarda Türk Dünyasının ruh mimarları bir araya geldi.
Her Ramazan'da Eyüp Tarihi Mihmandar Restoran Cafe'de yapılan iftarda Prof. Dr. Yalçıntaş'ın dördüncü çeyreğini yaşayan çocukluk arkadaşlarından tutun, aksakallar, olgun dönemini geçiren bürokratlar, iş insanları, sivil toplum temsilcileri ve bıyıkları yeni terleyen delikanlılar vardı. Ankara, Bursa, Kocaeli, Karabük, Kırıkkale ve Erzurum’dan konuklar teşrif etmişlerdi.
İftar sonrasındaki konuşmalar Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın bütün ömrünü vakfettiği adeta İslam Coğrafyasındaki bir mini Türk Dünyası zirvesi gibiydi. Kazakistan Başkonsolosu Erzhan Vais'in de hazır bulunduğu iftarda Kazakistanlı Ömer Teyci, Kırımlı Ali İlkbaş, Türkistanlı Hamit Göktürk, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın Türk Dünyasına yaptığı hizmetlere dikkat çektiler.
Eski Bakanlardan ve çalışma arkadaşları olan Kazım Oksay, Bülent Akarcalı, Mavi Vatanın hatırlatıcısı ve gündemde tutan Amiral Prof. Dr. Cihat Yayçı Paşa, eski IRCICA Başkanları Prof. Dr. Ekmelettin İhsanoğlu ve Prof. Dr. Halit Eren, talebesi Dr. Alaattin Büyükkaya, hemşehrisi KİSİAD Başkanı iş insanı Osman Duyar, eski Milletvekilleri Mehmet Ceylan, Sadık Avundukoğlu, yerel yöneticilerimizden Sadi Kurtalan, sivil toplum kuruluşları adına Hukukçu Ahmet İyioldu birer selamla konuşması yaptılar.
İkinci günün İftar misafirleri..
20 Şubat 2026 Cuma / İkinci günün İftar misafirleri..
İsmail Durmaz kardeşimiz İstanbul’dan gelmiş…
Sağ olsunlar…
Dr. İsmail Çapçı hocamız ve değerli evladı Alperen Çaplı ile İş insanı kayın biraderim Hasan Baykara..
20 Şubat 2026 Cuma / Bugün Yenicuma Camiinde Teravih sonrası karşılaştık..
Dr. İsmail Çapçı hocamız ve değerli evladı Alperen Çaplı ile İş insanı kayın biraderim Hasan Baykara..
Mete Küçük Başkanım fotoğrafları çekti ve Yürüyüş Yolu üzerinde belgeselle di..
17 Şubat 2026 Salı / Mete Küçük Başkanım fotoğrafları çekti ve Yürüyüş Yolu üzerinde belgeselle di..
İzmit’te biraraya gelen Nursel – Ahsen Okyar ve Aile yakınları..
19 Şubat 2026 Perşembe / Perşembe günü akşamı İzmit’te biraraya gelen Nursel – Ahsen Okyar ve Aile yakınları
Mustafa Giray üstat, kayınvalidesi Pakize Karacal büyüğümüzü kaybetti.
16 Şubat 2026 Pazartesi / Mustafa Giray üstat, kayınvalidesi Pakize Karacal büyüğümüzü kaybetti.
Cenazesi İzmit Hayırseverler Camiinde ebediyete uğurlanan büyüğümüze Allah rahmet eylesin…
DİNİN RUHUNU ANLAMA ÇABASI – Ruhittin SÖNMEZ
DİNİN RUHUNU ANLAMA ÇABASI - Ruhittin SÖNMEZ
Bu sene Ramazan ayına girerken dinin özünü, ruhunu anlama çabamı yoğunlaştırmak, zihinsel yolculuğumu sizinle paylaşmak istiyorum.
Benimsediğimiz din yorumu bizim hayatı algılama ve yaşama biçimimizi belirler. Bunun farkında olsak da olmasak da.
Türk milletinin İslam’ı anlama, yorumlama ve yaşama biçimini, diğer Müslüman ülkelerin halklarından ayrıldığının çoğumuz farkındayızdır. Dini ve felsefi birikimi olmayan, hatta okuryazar dahi olmayan insanlarımızla, ilim irfan sahibi olanlarımızı da birleştiren böyle bir zihniyet nasıl oluştu?
Biz Müslüman Türklere göre, Bir insan günah işlese veya ibadetlerini aksatsa dahi, kalbinde inancı varsa dinden çıkmaz, “kafir” olmaz. Sadece “günahkâr mümin” olur. Bu yüzden ibadet etmeyen ancak ben Müslümanım diyen herkese sevgi ve saygı ile yaklaşırız.
Yine bizler, bir konuda Kur’an’da açık bir hüküm yoksa, İslam’ın genel ilkeleri çerçevesinde akıl yürüterek (kıyas) çözüm üretilebileceğini kabul ederiz. Allah’ın en önemli ayetinin akıl nimeti olduğunu kabul eder ve “Akıl, vahyi anlamak için bir anahtardır” diye düşünürüz.
Bu düşünce tarzı hiç “Maturidi” adını duymamış olsak da bizim “itikatta Maturidi mezhebinden” olmamızdan kaynaklanır.
Bizler ayet ve hadislerin sadece lafzına bakmayız, onları doğru anlamak için Allah bundan ne murat etmiş olabilir diye sorgularız.
Biz Türkler İslam’ın temel naslarına aykırı olmayan yerel kültür ve gelenekleri (örf) reddetmez, yerel ve milli gelenekleri bid’at saymaz, tam tersine hukukun bir kaynağı olarak görürüz.
Bu anlayış “İmam-ı Azam Ebu Hanife” adını duymamış ve “Hanefilik” hakkında hiç bilgisi olmayanlarımızın da içine yerleşiktir.
Çünkü bizler farkında olmasak da “amelde Hanefi mezhebindeniz.” (Farklı mezheplerden olanları da kötülemez, aşağı görmez ve dinden çıkmış saymaz, sevgi ve saygı duyarız. Daha da ötesi, “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü.”)
Bizim dini anlama ve yaşama şeklimiz İmam Maturidi’nin inanç (itikad) sistematiği ve İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin hukuk (fıkıh/amel) metodolojisinde, ahlakta Yesevi çizgisinde saklıdır.
Bu yüzden bizim düşünce sistemimizi, din ve iman anlayışımızı ve tarihsel süreçte kaderimizi şekillendiren Maturidi- Hanefi- Yesevi anlayışına dair temel bilgileri özetlemeye çalışacağım.
Aygün Aynagöz Başkanım Yürüyüş Yolu üzerinde..
17 Şubat 2026 Salı / Aygün Aynagöz Başkanım Yürüyüş Yolu üzerinde mikrofonla açıklama yaparken Torunum Mete beyde görüntüledi..