
Dr. Ali Değirmenci ve iftar davetine katılanlar
17 Mart 2026 Salı / Aile Hekimi Dr. Ali Değirmenci ile Okyar Ailesi İftar Programında buluştu.
Aile Hekimi Dr. Ali Değirmenci ve eşi e. Sağlıkçı Feyza hanım ile evlatları Zeynep ve Sudenur Değirmenci’nin ev sahipliği yaptığı iftara; Akça Koca K. Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahsen Okyar, eşi Nursel hanım, Mali Danışman Burak Okyar, Mali Müşavir M. Murat Okyar ve eşi İngilizce Öğretmeni Nur Banu Taşçıoğlu ve oğulları Tuna Okyar, Bankacı Kazım Korkulu ve eşi Zeynep Gökçen Korkulu, Cem Küçük ve oğulları Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı 3. Sınıf Talebesi Ahmet Efe Küçük ile Mete Küçük katıldı.
Cemil Toptimur ağabey ile..
16 Mart 2026 Pazartesi / Bugün gezmeye gelmiş.. Kandıra’nın önemli insanı.. Gazi ağabeyim…
Yarın Hüseyin Açar için Kocabayramlar Camisi altında iftar ve sonrasında 7. gün okuması
Hüseyin Acar kardeşimizin; 19 Mart 2026 Perşembe akşamı Kocabayramlar Camisi altında iftar ve sonrasında 7. gün okuması yapılacaktır.
Allah rahmet eylesin.
Aydınlar Ocağı Genel Merkezinden anlamlı vefa örneği! Mevlit
Aydınlar Ocağı Genel Merkezinden anlamlı vefa örneği! Mevlit
Aydınlar Ocağı Genel Başkanımız Prof. Dr. Mustafa ERKAL Hocamızın başlattığı ve her Ramazan ayında icra edilen geleneksel bir duruma dönüşmüş Mevlit duası.
Mekân Dülger zade Camisi—FATİH
Hafızların tilavetiyle gönülleri hoş eden seremoni. Yapılan duaların Aydınlar Ocağının kuruluşundan günümüze Ebedi Âleme kanat açmış üyelerinin adları söylenerek ruhlarına bağışlanması.
Aydınlar Ocağınızın ana misyonu Türk- İslam Kültürünü bayraklaştırıp Ahmet YESEVİ den Yunuslardan Taptuk Emrelerden Hacı Baykamlardan Hacı Bektaşilerden esinlenerek tüzel kişiliğini oluşturmasıdır.
Bugün okunan mevlit ve yapılan dualar; Hz Peygamber Efendimize karşı yapılan methiyeyle adının zikredilmesi bana Seyyit Ahmet Arvasi’ nin bir yazısını hatırlattı;
Aydınlar Ocağının merhum üyelere anma mevlidi
Aydınlar Ocağının merhum üyelere anma mevlidi
Türk düşünce ve ilim hayatının yarım asırlık çınarı olan Aydınlar Ocağı, ebediyete irtihal eden ve her biri Türk kültür dünyasında ekol oluşturmuş kıymetli üyelerini, düzenlenen geleneksel anma programıyla bir kez daha minnetle andı.
Kocaeli Aydınlar Ocağı’ndan Ahde Vefa Çıkarması
İstanbul’daki bu anlamlı buluşmada Kocaeli Aydınlar Ocağı da, eski başkanları Mali Müşavir Ahsen Okyar, Dr. Halil İbrahim Kahraman, mevcut başkan Prof. Dr. Tahir Serkan Irmak, yönetim kurulu üyeleri Av. Şeref Gönenli ve Hikmet Baltacı’nın yer aldığı bir heyetle hazır bulundu.
Bu İsimler Aydınlar Ocağı’nın ve Türkiye’nin Pusulasıdır
Anma merasiminin ardından Kocaeli heyeti adına yapılan değerlendirmede:
"Bugün burada sadece geçmişi anmıyoruz; Aydınlar Ocağı çatısı altında toplanarak Türkiye'nin en zorlu dönemlerinde fikir üreten, devletimize ve milletimize yol gösteren asıl üyelerimizin mirasına sahip çıkıyoruz. Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu’ndan Prof. Dr. Sabahattin Zaim’e kadar bu listedeki her bir üyemiz, ocağımızın genetiğini ve Türkiye’nin fikri derinliğini temsil etmektedir. Onların Aydınlar Ocağı mensubu olarak bıraktığı bu büyük külliyat, bugün de akademik ve sosyal hayatımız için en temel pusuladır." denildi.
Vefa ve Sohbetle Taçlanan Buluşma
Türkiye’nin farklı illerinden gelen çok sayıda ocak mensubunun katılımıyla gerçekleşen program, edilen duaların ardından katılımcıların merhum üyelerin hatıralarını paylaştığı fikir sohbetleriyle sona erdi.
CÜBBELİ AHMET BU DEFA DOĞRU SÖYLEMİŞ – Ruhittin SÖNMEZ
CÜBBELİ AHMET BU DEFA DOĞRU SÖYLEMİŞ – Ruhittin SÖNMEZ
Kamuoyunda 'Cübbeli Ahmet Hoca' olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü “Türkiye’de şeriatla ilgili bir referandum yapılsa yüzde 10 'şeriat istiyorum' sonucu çıkar mı şüpheliyim” dedi.
Cübbeli Ahmet bu kanaatini besleyen bazı tespitlerini de şöyle açıkladı:
“Türkiye’de keşke şeriat isteyenler çok olsa... Benim için uyar. Muhafazakâr camia, çocuklarını dindar yetiştirmekte yetersiz kaldı. Çocuklarda namaz oranı az, kızlarda tesettür oranı az. Hocaların, şeyhlerin, şıhların kızlarında açık seçik kızlar var.”
“Nice açık bayanlar namazında abdestinde, nice kapalı kadınlar da namaz kılmıyor.”
“Kemalistleri İslam'a çekelim derken, onlar bizi kendine çekti.”
Bu şahsın sözlerini ciddiye almamın sebebi “Türkiye’de kimse şeriat istemiyor" mealindeki çıkışı ile aslında Türkiye’deki sosyolojik bir gerçeğin, bizzat o çevrenin içinden itiraf edilmesidir.
Ancak bu durum, halkın dinden uzaklaştığını değil; "şekilci, baskıcı ve akıl dışı" bir din yorumunun artık modern hayatın ihtiyaçlarına cevap veremediğini gösteriyor.
Halkımız aslında genel olarak İslam inancından uzaklaşmamış, İslam’ı özünden koparan din yorumları ile arasına mesafe koymuştur.
Maturidi / Hanefi / Yesevi kültürü ile yetişmiş Anadolu insanı, Cennetin kapısında kendi tarikatlarına mensup olanların sorgusuz sualsiz içeri gireceği safsatasıyla kitleleri uyuşturan, yanmaz kefen tüccarı sözde din adamlarının din anlayışını reddetmektedir.
Cübbelinin tespit ettiği sosyolojik olgular “alnı secde görenlerin” iktidarında, adalet, liyakat, meşveret (ortak akıl) ilkelerinden uzaklaşılmasına karşı duruşun sonucudur. “Din bu ise ben bunların dininden değilim” tepkisinin dışa vurumudur.
Halkımız, dini bir 'siyasal baskı aracı' olarak kullanan, aklı devre dışı bırakan ve kadını hayattan koparan dar kalıpları elinin tersiyle itiyor.
Bu tavır genel olarak bir dinsizleşme değildir. Bu değişim bazı kesimlerde inanç kaybı şeklindedir. Ama çoğunlukta akıl, vicdan ve ahlaka dayalı bir din anlayışına duyulan özlemi yansıtıyor.
Gerçek Müslümanlık, bugün Cumhuriyet’in kazanımlarını koruyup onu ileri bir demokrasiyle taçlandırmak; yani İslam'ın değişmez ilkelerini (Adalet, Liyakat, Meşveret) çağdaş hukukla buluşturmaktır.
Rabbim, Kadir Gecesi’ni hayatlarımızı hayırlı kıl. Neslimizi ve ülkemizi muhafaza eyle..
Rabbim, Kadir Gecesi’ni hayatlarımızı hayırlı kıl. Neslimizi ve ülkemizi muhafaza eyle..
Kadir gecesi – Fahri SAĞLIK
Kadir gecesi - Fahri SAĞLIK
Rahman ve Rahîm olan Allah´ın adıyla;
“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. (1) Bilir misin nedir Kadir gecesi? (2) Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. (3) O gece melekler ve ruh, rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. (4) O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur. (5)” ( Kadr Suresi, 1-5 )
Kadr (dilimizde Kadir) kelimesi sözlükte “güç, hüküm, değer, şeref” gibi anlamlara gelir. Özellikle Kur’an’ın bu gecede indirilmesinin geceyi şereflendirdiğini ve kadrini yücelttiğini ifade etmek üzere ona bu isim verilmiştir.
Surenin ilk ayetinde Kur’an’ın bu gecede, Bakara suresinde de (2/185) ramazan ayında indirildiği belirtilmiştir. Buna göre Kadir gecesinin ramazan ayı içerisinde olduğu açıktır. Ramazan’ın hangi gecesine denk geldiği konusunda farklı görüşler vardır. Hz. Aişe’ye isnat edilen bir hadiste Hz. Peygamber’e ilk vahyin Ramazan’ın 27. gecesinde geldiği bildirilmiş; bu sebeple Kadir gecesinin Ramazan’ın 27. gecesi olduğu yönünde genel bir kanaat oluşmuştur.