
Kafama esti yine – Kandıralı FETHİ
Kandıralı FETHİ
Kafama esti yine
GAVAK yelleri..
Dere kenarına gidicem bu gece.. Hemde saatin 2.sinde, gecenin bu vaktinde...
NAMAZGAH'a..
Zamannn, 55-60 yıl evveli olsun mesela!!
Karanlığa gömüldüğü saatler GANDIRA'mın..
En son kapanan
AHÇI ARİF'in
Cemal SARI'nın
Nihat SARIÇAY'ın
Hüseyin ULUTAŞ'ın
hatta GAMBUR MESUT Amcamın bile, mekanlarının kapanalı, yıl olduğu saatlere..
Olsun, Allah'ım iyi uykular versin onlar
Bennn, meselaa, gündüzden almış olayım 2-3 biramı.. Biii paket bol dumanlı - tok içimli BİRİNCİ sigaramı..
Çakmak lüks...
Kimde var?
Tekel kibrit cebimde... Üstünde yazardı kutunun..
""Vasati 50 çöp""
LANGIR sokak dan aşağı sarkılır, tutarım namazgah yolunu...
MUSTAFENDİLER evi,
bizim Akçakoca hademesi SAFFET abilerin evi,
GURNA CUMHUR'lar ,
Ayyy... Canım Arkadaşım MERHAMET'lerin evi
Postacı HULİSİ / Dünya iyisi NERİMAN Ablamların evi..
Hepsi,
GASS GARANLIK..
Üç-beş sokak lambası yanıyor direklerde.. Onlarda titrek titrek..
Oysa, Namazgah çayırında gündüz maç yapmıştık..
Yarımcaspor ile..
Yüzlerce seyirciye..
Haniii akşam üstü, Annem - Babam çay içmeye gelmiştik Namazgah gazinosuna..
Masalar dolu..
Berber SAFFET
Kestaneci NAZİF Abi çıkmıştı sahneye, sazlar eşliğinde..
El an SESSİZ,
Şu an SESSİZ
dere kenarı..
Hayale - Hülya'ya dalıcem BEN...
Saatçi SÜKRÜ amcanın, 5 dakikası - 25 guruşa kiralık verdiği, bisiklete binicem......
Açıcem, iki biramın birini, cebimde leblebi..
Savurecem sigaramın dumanını.
Bak AY'da çıkmış, Hatıpınarın üstünde...
Dere de, GURBALAR da söylüyor şarkımızı..
MEHTAPLI GECELER'de HEP SENİ ANDIM...
Usul - usul, ben de iştirak ederim...
Hayal bu yaa, naaapem..
“Enstrümanların efendisi” Sadi Tunç’dan müzik ziyafeti
6 Haziran 2026 Cumartesi / Enstrümanların efendisi Sadi Tunç’dan müzik ziyafeti
Şehrimizin yetiştirdiği hemen hemen tüm müzik aletlerini ustalıkla çalan, öğreten, yüzlerce öğrenci yetiştirmiş tabak kaşık gibi mutfak eşyalarından notlı ve ahenkli sesler çıkartarak müzikler icra eden, söz yazarı bestekar güftekar şair Sadi Tunç Kocaeli Şairler ve Yazarlar Derneğinin konuğu oldu.
Kocaeli Şairler ve Yazarlar Derneği (KOŞYAD) tarafından düzenlenen “Enstrümanların Efendisinden Söyleşi ve Müzik Ziyafeti” programında, şehrimizin yetiştirdiği çok yönlü sanatçı Sadi Tunç sanatseverlerle buluştu. Leyla Atakan Kütüphanesi Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirilen program, yoğun ilgi gördü. Yaklaşık iki saat süren etkinlikte Sadi Tunç, Türk müziğinin sevilen eserlerinden ve kendi bestelerinden örnekler sundu. Özellikle " Kocaelispor" ve “Pişmaniye” isimli besteleri dinleyiciler tarafından büyük beğeni topladı.
İzleyicilere adeta müzik şöleni yaşattı
Sanat yaşamı boyunca birçok enstrümana hâkimiyetiyle tanınan aynı zamanda öğrenciler yetiştiren Tunç, program boyunca bağlama, keman, darbuka, kemençe, ney ve gitar çalarak seslendirdiği eserlerle izleyicilere adeta müzik şöleni yaşattı. Tuşlu vurmalı üflemeli telli yaylı tüm enstrümanları çalabilen Sadi tunç program süresinden dolayı altı enstrüman ile enstrümanlardaki ustalığını sergiledi. Etkinlikte KOŞYAD Başkanı Yücel Alpay Demir bağlaması ile “Uyan Sunam” adlı türküyü çalıp söyleyerek programa renk kattı. Programın sunuculuğunu yapan KOŞYAD Başkan Yardımcısı Hakan Koçar da Sadi Tunç’un kemanı eşliğinde Türk Sanat Müziği’nin sevilen eserlerinden “Veda Busesi”ni konuklarla birlikte seslendirdi.
Fatih Ersöz de kendi şiirlerinden örnekler sundu
Etkinlikte ayrıca TÜŞŞAD Başkanı Dilek Dila Mert ile tiyatro eğitmeni Fatih Ersöz de kendi şiirlerinden örnekler sundular. Şiir dinletileri programa ayrı bir kültürel zenginlik kazandırdı. Programın sonunda Kocaeli milli kuruluşlar birliği başkanı Prof. Dr. Tahir Serkan Irmak, Dr. Ali Vasfi Kurt, Müslümce Düşünce Derneği Başkan yardımcısı Türkan Duran, sanata ve kültüre sunduğu katkıları için Sadi Tunç’a anı plaketi ve hediyeler takdim ederek teşekkür etti. Etkinlik, katılımcıların sanatçı ve konuklarla birlikte çektirdiği toplu hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
https://www.kocaelikoz.com/haber/28124944/enstrumanlarin-efendisi-sadi-tuncdan-muzik-ziyafeti
Hasan Baykara kardeşim dinlendiriliyor..
Kocaeli Devlet Hastanesin de..
Geçmiş olsun.. Sağlık ve huzur içinde hep beraber olalım..
Hüseyin Erol kardeşim hazırlamış..
1970-1973 yıllarında İzmit Ticaret Lisesinde okurken ..
Ahsen Okyar ve arkadaşları..
Dr. H. İbrahim Kahraman ve misafirleri…
5 Haziran 2026 Cuma / İzmit’in 1946'dan beri hizmet veren en eski lezzet duraklarından biri olan Tarihi Şenyuva Köftecisi (Köfteci İlhan)'dır.
Dr. Halil İbrahim Kahraman ağabey misafir etti ve ikramlarından istifade ettik.
Çay sonrası daHasan Baltacı ağabeye uğradık. Muhabbet harika idi.
HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI? – Ruhittin SÖNMEZ
HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI? - Ruhittin SÖNMEZ
Türkiye’de bir “derin devlet” yapılanması ve yapının siyasi gelişmeleri belirleyen “devlet aklı” denilen bir planlayıcı, uygulayıcı iradesi olduğuna dair tartışmalar yeniden alevlendi.
Çünkü son yıllarda siyasi gelişmelerin doğal seyrinde gitmediği açık. Daha önce tasavvuru dahi mümkün olmayan, hayatın olağan akışına aykırı bu sistematik olayların faili/ failleri olmalı.
Mesela, “Türk milliyetçiliğinin kalesi” olduğunu iddia eden MHP’nin bugünkü çizgiye geleceğini kim öngörebilirdi?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Teröristbaşını “kurucu önder” ve “koordinatör”i lan etti. DEM/PKK taleplerini savunmaya devam ediyor.
Üç siyasi parti ve liderleri adeta eski MİT mensubu merhum Prof. Dr. Mahir Kaynak’ın şu sözlerini doğrulamak için gayret içindeler:
“Devlet, Türkiye'de dini ortadan kaldırmak isterse bunu en dindar/muhafazakâr parti eliyle yapar. Devlet, şeriatı veya dini kuralları getirmek isterse bunu laikliği savunan CHP eliyle yapar. Devlet, sınırları içerisinde bir Kürdistan kurulmasına karar verirse bunu milliyetçi/ülkücü MHP eliyle yapar.”
Manisa Salihli’de Korkulu Ailesine misafiriz..
29 Mayıs 2026 Cuma / Keziban ve Ramazan Korkulu Ailesine 28 Mayıs ve 29 Mayıs tarihlerinde Ailece misafir olduk.
Sağ olsunlar..
EĞİTİM ÖĞRETİMDE CEZANIN YERİ – Seyfettin KARAMIZRAK
EĞİTİM ÖĞRETİMDE CEZANIN YERİ - Seyfettin KARAMIZRAK / Eğitimci Yazar
Tarih boyunca, karşı çıkanlara rağmen, ceza eğitim ortamında her devirde kullanılmıştır. Bu gün ABD, Fransa, Almanya, Japonya gibi en ileri ülkelerde, ceza yasaklansa bile, eğitim ortamında işe koşulmaktadır.
Bizim eğitim dünyamızda ise; “Eti senin kemiği benim!..”, “Hocanın vurduğu yerde gül biter!..” gibi yanlış anlayışlar artık kalmadı.
Sevgi, bilgi ve özgürlük yaşanarak öğrenilir; yaşanmadan, bunlar yalnız bilinir; fakat uygulanamaz. Oysa çağlar boyunca okul sistemlerinde,“sevgiye” istendik düzeyde yer verilmemiştir.
Hala bazı okullarımızda dayak, baskı, otorite, aşağılama, alaya alma, tehdit, okuldan uzaklaştırma gibi cezalar görülebilmektedir. Böyle kurumlarda, öğrenci değil, öğretmen ve konular ön plandadır.
Sevginin, tutarlı bilgi ve özgürlüğün olmadığı eğitim ortamında, sevgi dolu, tutarlı bilgi ve becerilerle donanımlı özgür insanlar yetiştirilemez. Baskı, korku, tehdit, kin, nefret, öçalma vb. gibi duygulardan sevgi, acıma, hoşgörü, anlayış, içtenlik gibi duygular asla oluşamaz.
“Sevgi sevgiyi, korku korkuyu doğurur.”Geleneksel çocuk yetiştirme uygulamalarında, çocuğun olumlu davranışları değil, olumsuz davranışları izlenmektedir. Fizikî cezalarla, korkutma, ayıplama, ya da azarlama yoluyla, kötü ve istenmeyen davranışların yok edilmesine çalışılmaktadır.