
MADURO, BAHÇELİ VE İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRMEK – Ruhittin SÖNMEZ
MADURO, BAHÇELİ VE İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRMEK - Ruhittin SÖNMEZ
Önceki yazımı şu cümle ile bitirmiştim: Venezuela, “İÇ KALEYİ” kaybettiği için kolayca işgal edildi. İç kalemizi tahkim etmek için, teröristbaşı ile müzakere çare değildir. Çare yoksulluğu yenmiş, adalete güvenen, kurumları sağlam ve birbiriyle barışık, kaynaşmış bir Türk milleti haline
gelmektir.
Bu cümleyi yazmamın sebebi, iktidar kanadından birilerinin “İç Cepheyi Güçlendirmek” deyince hemen “Terörsüz Türkiye” adıyla yürütülen politikayı savunma aracı yapacağını sezmiş olmamdı.
Aslında “PKK ve Öcalan’la Müzakere Süreci” denilmesi gereken sürecin, iç kaleyi tahkim etmeye ve iç cepheyi güçlendirmeye yaramadığı hatta tam tersi etki yarattığı ortada.
Çünkü eskilerin deyimiyle “kem alât ile kemalât olmazdı.” Yani kötü aletlerle iyi veya mükemmel sonuç elde edilemezdi.
50 bin kişinin öldürülmesinden sorumlu mahkumla ve terör örgütünün halen faal elebaşıları ile yürütülecek bir süreçten hayır da çıkmaz, sonuç da çıkmaz. Zaten bunların kendi özgür iradeleri yoktur, sahiplerinin iradesine tabi birer aparattırlar.
Yılbaşı kartları! – Nazım ÇELİK
Yılbaşı kartları! - Nazım ÇELİK
Evet dostlar, bir yıl daha bitti. Sanırım bu yıl herkes için zor bir yıl oldu. Yanımızda olanlar vardı, olmayanlar vardı. Belki birçoğunu kaybettik, kalan sağlar bizimdir misali hayata sımsıkı sarılmış devam ediyoruz. Çok değil bundan 25 yıl önce sevdiklerimize yılbaşlarında yeni yıl kartı gönderirdik. Yılbaşı kartında beyaz kar, geyikler, yeşil çam ağacı ve üstünde değişik süsler olan bu kartları PTT aracılığı ile sevdiklerimize gönderir arkasına “Tüm hayallerin ve dileklerin bu sene gerçek olsun, tüm güzellikler 1995'te seni bulsun!” gibi süslü ve iyi dilekler yazardık.
Yılbaşı gecesi genelde dost, akraba ve yakın komşular ile birlikte evde geçirilirdi. TV izlenir, tombala oynanır, portakal elma yenir, çekirdek çitlenir, saat 12 oldu mu herkes birbirine sarılır iyi dileklerde bulunurdu. Evlerde Hristiyan aleminin Noel’i değil, yeni bir yıla girmenin mutluluğu yaşanırdı. Fakat son yıllarda ne olduysa her yılbaşı yaklaştığında bir tartışma başladı “Biz Hristiyan mıyız ki yeni yılı kutlayalım. Onlar bizim bayramımızı kutluyor mu?”
Akça Koca Kültür Platformu Başsağlığı Diledi
7 Ocak 2026 Çarşamba / Akça Koca Kültür Platformu başsağlığı diledi
Kocaeli basınının duayen isimlerinden İsmet Çiğit’in vefatının ardından, Akça Koca Kültür Platformu yetkilileri gazetemizi ziyaret ederek başsağlığı dileğinde bulundu.
Güncelleme Tarihi: 07 Ocak 2026 14:50
Platform Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahsen Okyar, Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili Selçuk Arslan ile Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ayşe Zeynep Turan Civraz, ziyaret sırasında Çiğit ailesine ve basın camiasına başsağlığı mesajlarını iletti.
Ziyaret, merhum İsmet Çiğit’in Kocaeli basınına kattığı değerlerin önemine dikkat çekti.
https://www.mavikocaeli.com.tr/akca-koca-kultur-platformu-bassagligi-diledi/231654/
Yeni yıla giden yolda aralık ritüelleri – Gözde Eda SAYAN
Yeni yıla giden yolda aralık ritüelleri - Gözde Eda SAYAN
-Aralık…
Yılın hem en sessiz hem de en derin ayı.
Takvimin son sayfası açıldığında, insan ister istemez içsel bir muhasebeye oturuyor. Geride bıraktığımız aylara, yaşadığımız dönüşümlere, öğrendiğimiz her şeye farklı bir gözle bakıyoruz.
Aralık, sadece bir ay değil; yenilenmenin, arınmanın ve yeni yılı karşılamaya hazırlanmanın enerjik eşiğidir.
Bu yüzden birçok kültürde bu dönem “temizlenme”, “niyet etme”, “huzura yönelme” zamanıdır.
Ritüeller de tam burada devreye girer.
1. Arınma Ritüeli: Eski Yükleri Bırakmak
Yeni bir yılı karşılamadan önce, önce eski enerjilerden özgürleşmek gerekir.
Bu arınma bazen bir odayı sadeleştirmektir, bazen bir deftere artık taşımak istemediğiniz hisleri yazıp kapatmaktır.
Evlerde adaçayı, üzerlik, ardıç gibi temizleyici bitkiler yakmak;
Ruhta ve mekânda yer açmak için kadim bir yöntemdir.
Bu yakım “kötü ruhları kovmak” değil, zihnin ağırlığını hafifletmek anlamına gelir.
Kartepe FERAH Cafe & Restauran da
4 Ocak 2026 Pazar / Akça Koca K. Platformu Kartepe Ferah Cafe & Restauran ta toplandı.
Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu, eşi Emine ve kızı Nihal Uzunhasanoğlu, 22. – 23. Dönem İstanbul Milletvekili ve İlk AB Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya ve eşi Müjgan Büyükkaya, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahsen Okyar ve eşi Nursel Okyar, Doç. Dr. Ayşe Zeynep Turan Civraz, Ecz. Selçuk Arslan ve eşi Gül Arslan, Makine Müh. Çetin Mut ve eşi Elvan ve Cihan Yiğit ile Alya Begüm Mut, Harun Reşit Kocagöz ve eşi Nurdan Kocagöz,Bilgisayar Mühendisi Aleyna Soyer, Girişimcilik Danışmanı Serhat Duyar ve eşi Asiye Duyar, İş insanı Necati Büyükkaya ve eşi Hilal Büyükkaya, İnşaat Y. Müh. Coşkun Karakadılar ve Kimyager- Turizmci Ayşegül Karakadılar katıldı.
TRUMP MI? MADURO MU? İKİSİNE DE HAYIR! – Gürkan AVCI
İNOSAM (İnovatif Stratejik Araştırmalar Merkezi) YK Başkanı Gürkan Avcı, açık sözlü ve dürüst konuşmak zorundayız:
TRUMP MI? MADURO MU? İKİSİNE DE HAYIR!
ABD Başkanı Trump’ın Venezuela Başkanı Maduro ve eşini askeri bir operasyonla kaçırarak kendi mahkemelerinde yargılayacağını ilan etmesi, sadece bir ülkenin egemenliğine yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın temel ilklerine de dönük açık bir darbedir.
Bu eylem, hiçbir şekilde kabul edilemez, mazur görülemez ve görmezden gelinemez. Zira bir milletin kaderini belirleme hakkı, o milletin özgür iradesine aittir. Trump’ın bu pervasız adımı, küresel ekonomik ve siyasi istikrara da ciddi zararlar verecektir ki benzer müdahalelere kapı aralayacak ve kimi ülkelerin saldırgan politikalarını meşrulaştırma riskini de artıracaktır.
MESELE DEMOKRASİ VE KOKAİN DEĞİL, ENERJİ VE TEKNOLOJİ SAVAŞI – Ruhittin SÖNMEZ
MESELE DEMOKRASİ VE KOKAİN DEĞİL, ENERJİ VE TEKNOLOJİ SAVAŞI
- Ruhittin SÖNMEZ
ABD 03 Ocak 2026’da Venezuela’ya sıra dışı bir operasyon yaptı. Bu operasyonla Devlet Başkanı Maduro ve eşini alıp kaçırması, sonrasında “ülkeyi biz yöneteceğiz” açıklaması ve ülkenin petrol kaynaklarını ABD şirketlerinin işleteceğini ilan etmesi tarihi bir dönemeç niteliğindedir.
ABD, BM Güvenlik Konseyi kararı veya meşru bir gerekçe olmadan egemen bir devletin başkentini bombalayıp başkanını kaçırdı. Trump, Bush yönetiminin Irak işgalinde (2003) öne sürdüğü “kitle imha silahı” gibi kılıflar bile aramadı.
Buna uluslararası arenada, birkaç ülkenin kınaması dışında, ciddi bir tepki gösteren ülke olmadı.
BM sistemini felç eden bu tutuma karşı uluslararası camia sessiz ve çaresiz.
Sadece, ABD’de New York’un Müslüman Belediye Başkanı bu durumu “bir savaş eylemi ve hem federal hem uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendirdi.
E. Büyükelçi Tugay Uluçevik’e göre, bu eylem BM Yasası’ndaki “toprak bütünlüğüne saygı”; ve ”barışçıl çözüm” ilkelerini hiçe saymıştır. “Milletlerarası ilişkilerde meşruiyetin kaynağı ve ölçüsü artık BM Yasası değil, ABD Başkanı Trump’ın şahsi iradesi ve takdiridir”.
Trump, “Güvenli bir geçiş sağlanana kadar ülkeyi AB yönetecek”diyerek Venezuela’yı fiilen 51. eyalet gibi yönetmeye başladı. Bu durum, BM sisteminin iflası ve “orman kanunlarının” ilanıdır.