
Nihat Gürer Başkanımızı / ağabeyimizi kaybettiğimiz 9 yıl bitmiş? 22 Ocak 2017’de ebediyete uğurlamıştık…
NİHAT GÜRER KİMDİR?
06 09.1947 tarihinde İzmit'in Gündoğdu köyünde, dört çocuklu bir hanenin üçüncü evladı olarak dünyaya geldi.
Annesi Sıdıka Hanım, Selanik eşrafından ve tütün tüccar elan Hüseyin Özbay'ın en büyük kızıdır.
Babası Tahir Ömer Gürer yine Selanik (Drama) eşrafından müderris Tahir Gürer'in oğludur.
İlköğretimini 4.sınıfa kadar Gündoğdu köyünde, 5. sınıfı ise İzmit Ulugazi İlkokulu'nda tamamladı.
Ortaokul ve lise eğitimini ise İzmit Sanat Okulu'nda (bugünün Endüstri Meslek Lisesi) aldı.
1965 yılında Seka'da göreve başladı.
1967'de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine (1969'da adı Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirildi) üye olarak siyasete ilk adımını attı.
Aynı yıl Seka'dan ayrılarak İstanbul'da dayısı ile ortak olarak ticarete başladı.
1969 yılında Özel Kadıköy Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümüne girdi.
1971 yılında ise askerlik vazifesini yapmak üzere hem ticareti hem de üniversiteyi bıraktı ve askerliğini Bursa'da tamamladı.
1974 yılında dayısının kızı Melek Özbay ile evlendi.
1972 yılında Petkim'de işçi olarak göreve başladı.
Akabinde Petkim'deki ülkücü işçileri organize ederek Ülkü Tek Sendikasını kurdu ve başkanlığını üstlendi.
1977 yılında İzmit MHP İl Başkanlığı görevini üstlendi. Bu görevi 1980 ihtilaline kadar devam etti.
3 Mayıs 1985 yılında bir grup arkadaşı ile Kocaeli Aydınlar Ocağını kurdu.
1985-1993 yılları arasında Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanlığını yürüttü.
Vefatına kadar ilim İstişare Kurulu Başkanı olarak Ocak faaliyetlerine katkıda bulundu.
Bu kapsamda Kocaeli'nin fikir hayatına katkıda bulunacak birçok faaliyet düzenlenmesine vesile oldu.
1990 yılında Petkim'den emekli oldu.
Aksigorta Acentesi olarak ticaret hayatına devam etti.
1994 yılında İzmit Ticaret Odasına üye,
1997 yılında ise İzmit Ticaret Odası Meclis Başkanı oldu.
2001 yılına kadar İzmit Ticaret Odası Başkanlığına devam etti.
Nihat ağabey; Prof. Dr. Banu Gürer, Tarihçi Nihal Gürer Özgirgin ve Ekonomist Hilal Gürer’in sevgili babalarıdır.
Dr. Meral Akşener hanımefendinin saygıdeğer ağabeyi Nihat Gürer Başkanımızı - büyüğümüzü 21 Ocak 2017'de amansız hastalık nedeniyle tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesinde kaybettik
22 Ocak 2017 tarihinde Pazar günü İkindi namazına müteakip İzmit Fevziye Camiinden ebediyete uğurlandı.
Değerli Nihat Gürer ağabeyime Allah rahmeti ile muamele eylesin, makamı Cennet olsun.
Zaman nasıl da hızlı tüketiliyor?
Gazeteci Metin Karan onurlandırıldı
Gazeteci Metin Karan onurlandırıldı
Biz İzmit'iz Platformu, Kocaeli'nin tanınan gazetecilerinden Metin Karan'ı, meslekteki 50'nci yılı sebebiyle onurlandırdı
Biz İzmit'iz Platformu, Kocaeli’nin tanınan gazetecisi Metin Karan'ı, meslekteki 50’nci yılında onurlandırdı. Sivil Toplum Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Kocaeli’de görev yapan basın mensupları, emekli meslektaşları ve Karan'ın çok sayıda seveni katıldı.
EROL: ONURUNU YAŞIYORUZ
Programın açılış konuşmasını yapan Biz İzmit'iz Platformu Başkanı Hüseyin Erol, "Bugün 16 Ocak Basın Onur günü. Hem Kocaeli için hem de Türkiye için önemli bir gün. Kadınların, çocukların özgürce yaşama umudu olan Cumhuriyet'in ilanını Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilk kez müjdelediği ve ilk basın toplantısını burada yapmasının onurunu yaşıyoruz. Bu özel günün ortaya çıkmasında da Metin ağabeyin büyük katkısı var. Onun gazeteciler cemiyeti başkanı olduğu dönemde yapılan çalışmalar ve araştırmalar sonrasında bu değerli gün kutlanmaya başladı. Bu sebeple bu kente ve yerel basına emekleri dolayısıyla kendisine çok teşekkür ediyoruz. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız da söyledi. Bu değerli günün; 16 ulusal çapta hatta uluslararası çapta kutlanır bir gün olması hepimizin dileğidir” dedi.
HOŞ BİR SADA BIRAKMAK – Seyfettin KARAMIZRAK
HOŞ BİR SADA BIRAKMAK - Seyfettin KARAMIZRAK
İnsan sosyal bir varlıktır. Bu sebeple hayatını idame ettirmek için birbirine ihtiyacı vardır.
Zamanın su gibi akıp gittiği bu FANİ dünyada, üzüntü ve sevincimizi paylaşarak hayatımızı daha mutlu kılmak gerekmez mi?
Birbirimize saygı ve sevgi göstererek, hayatı paylaşmak kuşkusuz saadete giden yolu açar. İnsanoğlu, günümüzde ne yazık ki hayatını zorlaştıran ve mutsuz olmasını sağlayan her olumsuz ortamı kendi hazırlamaktadır.
Doç. Dr. Çakır; Girişimsel Radyoloji Sağlıkta Çığır Açıyor
17 Ocak 2026 Cumartesi / Doç. Dr. Çakır; Girişimsel Radyoloji Sağlıkta Çığır Açıyor
Hasan Uzunhasanoğlu Başkanlığındaki Akça Koca Kültür Platformu 2026 yılı Ocak ayı yemekli toplantısını Emex Otel’de gerçekleştirdi.
Programın açılışında söz alan Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu; konuşmasında Platformumuz, Türk Milletinin varlığını, birliğini, kültürünü korumayı ve geliştirmeyi esas alan kimseyi ötekileştirmeden Kocaeli esas olmak üzere halkımızı kucaklayan bir sivil toplum kuruluşudur. Akça Koca ismini de Kocaeli’yi fetheden komutandan almaktadır dedi.
Daha sonra söz alan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Çakır; “Radyoloji sadece fotoğrafçılık değildir. Tıbbın gören gözü, hekimlerin pusulasıdır. Yapay zekâ destekli girişimsel radyoloji sayesinde insan gözünden kaçan milimetrik detaylar, saniyeler içinde tüm akciğerin taranması, iğnesiz kalp damar anjiyosu, sanal kolonoskopi, beynin haritalanması (beynin hacim ölçüleri ve sinir yolları, alzheimer ve demans riskini önceden görmek, felç risk analizi), neştersiz ameliyatlar konusunda büyük avantajlar sağlamaktadır. Ancak teknoloji ne kadar akıllanırsa akıllansın şifanın özü insan dokunuşundadır” dedi.
Türkiye’nin Eğitim Sistemi; Milli Değil, Yerli Değil, İnanç ve Değerlerimizi Ambalajlayıp İçini Boşaltan Bir Paravandır! – Gürkan AVCI
Türkiye’nin Eğitim Sistemi; Milli Değil, Yerli Değil, İnanç ve Değerlerimizi Ambalajlayıp İçini Boşaltan Bir Paravandır! – Gürkan AVCI
Avcı, şunları kaydetti; Eğitimi ulusal bir güvenlik ve varoluş meselesi olarak konumlandırmamız gerekiyor ki çokta geç kaldık. İktidarın "Milli" vurgusunun altının boş olduğunu, eğitim sisteminin aslında küresel kapitalizmin alt kademelerine "itaatkâr ve sınırlı nitelikli" ara eleman yetiştirdiğini görmemek için kör olmak gerekiyor. Milli Eğitim Bakanının milli dediği müfredat, aslında çocuklarımızı küresel teknoloji devlerinin gönüllü emekçileri, denekleri ve ucuz veri işçileri haline getiriyor. Kendi dilini konuşamayan, kendi gerçek tarihini derinlemesine bilmeyen, kim ve ne olduğunu, hayatın amacını bilmeyen ama sosyal medya algoritmalarına ruhunu teslim etmiş bir nesil 'milli' değil, ancak 'kayıp' neslidir. Sayın YÖK Başkanı, Sayın MEB Bakanı siz reform yapmıyorsunuz; siz, küresel dijital sömürge düzenine Türkiye’den vize veriyorsunuz! Sizleri o makamlarda tutan akıl; sizin ilkel ideolojik saplantılarınızı tatmin edeceğiniz reformları-işleri yapmanız karşılığında dayattığı eğitim-kültür-gençlik-mali politikalarıyla gençliğimizi protestanlaştırıyor; yeni dünya düzeni için en kullanışlı bireyler haline getiriyor; kullanıldığınızın hala farkında değilsiniz!
Durmuş Ali Yalnız, Yaşayan Tarih Sohbetleri kapsamında bir söyleşiyi de..
Kocaeli Dokümantasyon Merkezi, 14.01.2026 günü, Sendikacı Durmuş Ali Yalnız ile, Yaşayan Tarih Sohbetleri kapsamında bir söyleşiyi İzmit merkezde Tramvay Yolu üzerinde bulunan Kocaeli Sivil Toplum Merkezi'nde gerçekleştirdi ve kayıt altına aldı.
Söyleşi için Durmuş Ali Yalnız beyefendiye yürekten teşekkürlerimizi sunarız. (KDM)
Katılımcılar; Durmuş Ali Yalnız, Müzeyyen Ünal, Mustafa Küpcü, Gül Anasal, Selma Gün, Sevgi Selamet, Aytekin Kısa, Seyfettin Tekçe, Atilla Encel, Yakup Kalmuk, Cengiz Çakar, Berk Toksöyle, İrfan Güç, Murat Afşin, Sabahattin Onat, Ahsen Okyar, Nazım Harmancı, Fethi Güven, Hasan Çelik, Yaşar Kocacık, Aygün Aynagöz
Bugünkü Kandıra ziyaretimizde karşılaştığımız önemli Hemşerilerim..
15 Ocak 2026 Perşembe / Bugünkü Kandıra ziyaretimizde karşılaştığımız önemli Hemşerilerim..
KAMERALI DENETİM İHTİYACI – Ruhittin SÖNMEZ
KAMERALI DENETİM İHTİYACI - Ruhittin SÖNMEZ
Duydunuz mu? “Direksiyon sınavlarında kamera kaydı zorunlu oluyor.”
Bu haberin devamı şöyle: Bir vatandaş girdiği direksiyon sınavında “ilk parkuru başarıyla tamamlamasına rağmen ikinci parkurda ciddi bir hata yapmadığı halde başarısız sayıldığını” iddia etti. Yeniden sınav ücreti ödemek zorunda kalan ve maddi-manevi zarara uğradığını belirten
vatandaş sınav değerlendirmelerinin “keyfi ve objektiflikten uzak” yapıldığı gerekçesiyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurdu.
Kamu Denetçiliği Kurumu, sınav güvenliğini ve kamu hizmetine duyulan güveni artırmak amacıyla kamera kaydı sistemine geçilmesi yönünde karar verdi. Kurum tarafından
açıklanan kararda, sınavların kayıt altına alınmasının şu açılardan kritik bir ihtiyaç olduğu vurgulandı:
Keyfi Değerlendirmelerin Önlenmesi: Sınav görevlilerinin önyargılı veya mevzuata aykırı değerlendirme ihtimalinin azaltılması.
Somut Delil İmkânı: Adayların yapacakları itirazlarda ellerinde somut delil bulunmasının sağlanması.
Standardizasyon ve Güvenlik: Sınav sürecindeki uygunsuz davranışların engellenmesi, idari uygulamalarda standardın güçlendirilmesi.
KDK’nin bu tavsiye kararı üzerine, Millî Eğitim Bakanlığı, yönetmelikte değişiklik yaparak sınav sürecinin kamera ile kayıt altına alınması için çalışma başlattı.
Bu haber dikkatinizi çektiyse muhtemelen sizde de getirilmek istenen denetim tarzı hakkında olumlu bir düşünce oluşmuştur.
Ama kameralı denetim ihtiyacı direksiyon sınavlarından ibaret midir?
Diğer kamu hizmetleri için kameralı denetim ihtiyacı yok mu? Yapılırsa böyle bir denetim sonuç verir mi?
Bu kadar güvensizliğin hâkim olduğu bir toplumda, kameraları izleyerek karar verecekleri kim denetleyecek?
Daha da önemlisi, neden kameralara muhtaç bir toplum haline geldik?
Bu sorulara cevap bulmamız gerekmiyor mu?