Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

12Nis/26Kapalı

GENÇLER, YURTDIŞINA KAÇIP GİTMEYİN! MİRASINIZA SAHİP ÇIKIN, ONU YÜCELTİN! – Gürkan AVCI

Gürkan A V C I

GENÇLER, YURTDIŞINA KAÇIP GİTMEYİN!

MİRASINIZA SAHİP ÇIKIN, ONU YÜCELTİN! - Gürkan AVCI

Sevgili Genç Kardeşlerim, bugün size, kalbinin her atışında Türkiye’nin yarınlarını taşıyan bir ağabeyiniz, bir dostunuz olarak sesleniyorum. Sizler; 10 yaşında internetin kapısını aralayan, 12’sinde dünyanın nabzını WhatsApp’la tutan, 15’inde yapay zekâyı, kodlamayı, küresel trendleri avucunun içi gibi bilen Batılı gençlerden hiçbir eksiğiniz yok, aksine sizler aklı özgür, hayalleri sınırsız, cesareti muazzam Türk gençlerisiniz. Sizde eksik olan hiçbir şey yok. Eksik olan, sadece size yakışır bir politik vizyon, size açılan kapılar ve size güvenen bir siyaset eksikliğidir.

İŞSİZLİĞİN, KORKUNUN, UMUTSUZLUĞUN HÜKÜMRANLIĞINI YIKACAĞIZ!

Sevgili gençler, Bugün pek çoğunuzun yüreğinde aynı ağır sorular yankılanıyor: “Bu diplomayla gerçekten iş bulabilecek miyim? Geleceğim güvende mi? Hayalimi gerçekleştirmek için yurt dışına mı gitmeliyim? Ekonomik kriz, işsizlik, her yıl değişen sınav sistemleri, niteliksiz eğitim… Bu karanlıkta hâlâ umut ışığı var mı?” Bu korkuları, bu derin endişeleri çok iyi biliyorum. Üniversite mezunu olup işsiz kalan, “ne eğitimde ne istihdamda” kalan 6,5 milyondan fazla kardeşimin acısını, her sabah “bugün yine ne olacak” diye uyanan gençlerin iç sesini, kalbinizin derinliklerindeki o sessiz çığlığı duyuyorum.

Ama şunu çok net ve yüksek sesle söylüyorum: Bu sorunlar sizin kaderiniz değil! Bu sorunlar, yıllardır uygulanan yanlış politikaların, vizyonsuzlukların ve cesaretsizliklerin sonucudur. Ve en önemlisi: Bu sorunları çözecek güç, dışarıda, başka ülkelerde, başka sistemlerde değil… Tam burada, sizin iradenizde, sizin aklınızda, sizin cesaretinizde ve bizim ortak mücadelemizde yatıyor.

Biz, birlikte yepyeni bir eğitim devrimi yapacağız. Başkası değil, biz yapacağız! Evet, biz! Ezberci, ruhsuz, test odaklı, yaratıcılığı öldüren, gençleri robotlaştıran o eski kopyacı sistem artık bitecek. Yerine akılcı, üretken, yetenek temelli ve geleceğin becerilerine odaklanan yepyeni bir eğitim sistemi getireceğiz. Okullarımız artık Batı’nın çoktan çöpe attığı köhnemiş bilgileri ezberletmeyecek.

Bunun yerine; sorgulamayı, eleştirel düşünmeyi, problem çözmeyi, takım çalışmasını, yaratıcılığı ve dijital okuryazarlığı öğretecek. Gençlerimizi korkuyla, sınav stresiyle, puan yarışıyla değil; coşkuyla, merakla, heyecanla büyüteceğiz. Korkunun değil, coşkunun hâkim olduğu bir Türkiye kuracağız. Endişenin değil, umudun; karamsarlığın değil, büyük hayallerin; çaresizliğin değil, “biz başarırız” inancının hâkim olduğu bir Türkiye… İşte sevgili gençler, bizim ortak hedefimiz budur. Ve biz bunu, birlikte başaracağız.

ÜNİVERSİTE SINAVLARI KALKMALI HER GENÇ İSTEDİĞİ BÖLÜMÜ MESLEĞİ SEÇMELİ!

Her genç, istediği bölümü, istediği mesleği imtihansız, baskısız, korkusuzca seçmeli. Sınav stresiyle, ezberle, puan yarışıyla değil; yeteneğiyle, ilgisiyle, hayaliyle yönlendirilmeli. Meslek liseleriyle üniversiteler, sanayi devleriyle, teknoloji devleriyle ve girişim ekosistemiyle sıkı sıkıya entegre olacak. Teorik derslerin yarısı gerçek hayatta geçecek: Staj zorunlu olacak, uygulamalı eğitim esas olacak, gerçek iş deneyimi diplomadan önce gelecek.

Her okulun müfredatında yapay zekâ, kodlama, veri bilimi, sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji, biyoteknoloji, tasarım odaklı düşünme ve girişimcilik gibi 21. yüzyılın olmazsa olmaz becerileri zorunlu hale gelecek. Gençlerimiz sadece diploma değil, küresel rekabette ayakta kalacak yetkinlikler kazanacak. Üniversiteye girişte değil, üniversitede ve özellikle mezuniyet sonrasında nitelikli istihdamda gerçek fırsat eşitliği sağlanacak. Her gencimiz, ilk işini veya ilk girişimini kurarken devlet güvencesiyle düşük faizli, sıfır bürokrasi, kolay erişilebilir kurulum kredisi alacak. Hayalinizdeki yazılım şirketi, yenilikçi tasarım atölyesi, akıllı tarım teknolojisi girişimi, sosyal etki yaratan bir sosyal girişim… Ne olursa olsun, yanınızda olacağız. Gençlik yıllarınız artık kurstan kursa koşmakla, test çözmekle geçmeyecek. Keşfetmekle, üretmekle, denemekle, başarının ve başarısızlığın tadını alarak öğrenmekle geçecek. Diploma bir kâğıt parçası olmaktan çıkıp, gerçek yetkinliğin ve özgüvenin belgesi haline gelecek.

Bu vizyon sadece bir eğitim reformu değildir. Bu, Türkiye’nin ikinci bir yükseliş hamlesidir. Bu, “muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma” idealinin 21. yüzyılda gerçekçi, cesur ve kararlı bir şekilde hayata geçirilme atılımıdır. Biz Türkiye’yi sadece Batı’ya yetişen bir ülke değil; dünyaya rol model olan, insanlığa ilham veren, çağdaş ve büyük bir medeniyet ülkesi yapacağız. Teknolojide öncü, sanatta özgün, sporda başarılı, çevrede sürdürülebilir, demokraside örnek, bilimin, aklın, adaletin, özgürlüğün, yenilikçiliğin ve merhametin ışığıyla parlayan bir Türkiye… İşte gençler, bizim ortak hedefimiz budur. Ve biz bunu birlikte başaracağız.

HER GENCE KAHRAMAN OLMA FIRSATI VERİLEN BİR TÜRKİYE!

Teknolojide dünyanın en hızlı gelişen inovasyon merkezlerinden biri olan, sanatta özgün eserleriyle küresel ses getiren, sporda olimpiyat kürsülerini Türk bayrağıyla dolduran, çevrede sürdürülebilir yeşil teknolojilerin ve ekolojik medeniyetin öncüsü, demokraside katılımcı, özgür ve adaletli bir model ülke hâline gelmiş bir Türkiye… Gençlerin hayallerini bir bir realize ettiği, her bireyin potansiyelini en üst seviyede ortaya koyabildiği, fikrin ve üretimin ödüllendirildiği, refahın adil paylaşıldığı, huzurun ve umudun hâkim olduğu bir Türkiye…

Bu ülkede her genç sabah uyandığında içinden gururla “Ben başarabilirim, ben üretebilirim, ben bu vatana ve tüm insanlığa değer katabilirim” diyecek… ve bunu gerçekten yaşayacak, görecek, hissedecek. Hayalleri kâğıt üzerinde kalmayacak, başarıları sadece istatistik olmayacak; her genç, kendi hikâyesinin kahramanı olacak.

YURTDIŞINA GİDİP İKİNCİ SINIF VATANDAŞ GİBİ YAŞAMAYIN!

Başka ülkelerde gelecek aramayacağız. Dedelerimizin kanıyla sulanan, analarımızın dualarıyla korunan bu cennet vatanı, aklımızı işleterek, alın terimizi dökerek, birlikte yeniden inşa etmeliyiz. Yabancı diyarlarda ikinci sınıf vatandaş olmayın; burada, kendi topraklarınızda, kendi geleceğinizin efendisi olun. Başka milletlerin gölgesinde yaşamak yerine, mirasınızı ihya edin, sahip çıkın!

KİMSE SİZE HAZIR VE PARLAK BİR GELECEK SUNMAYACAK!

Kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcınız sizsiniz! Biziz! Hiç kimse size hazır ve parlak bir gelecek getirip teslim etmeyecek; o geleceği siz ellerinizle, aklınızla ve inadınızla kuracaksınız. Tarih boyunca büyük ülkeleri kuranlar da, yeniden yükseltenler de hep sizin gibi gençlerdi; şimdi sıra sizde, şimdi sıra bizde! Bugün yaşamımızın cennet mi yoksa cehennem mi olacağına sadece bizim irademiz, bizim çalışmamız, bizim birliğimiz karar verecek. Kimse gelip bizim adımıza sorunlarımızı çözmeyecek. O yüzden diyorum ki: Harekete geçme vakti geldi! Gelin, korkuları umuda, endişeleri heyecana, karamsarlığı coşkuya çevirelim.

Gelin, bu ülkede her gencin hayali gerçeğe dönüşsün. Siz hazırsanız, biz de hazırız. Biz hazırsak, Türkiye hazırdır. Haydi gençler! Geleceğimize, hayallerimize, yeteneklerimize ve bu güzel vatana sahip çıkalım. Birlikte yapacağız. Birlikte başaracağız. Birlikte kazanacağız. Sevgi, inanç ve büyük bir umutla.

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalı.

Geri izleme yok.