Gazeteci-yazar Mustafa Küpçü: “Arşiv unutmaz” – Funda KOLUTEK
Gazeteci-yazar Mustafa Küpçü: “Arşiv unutmaz” - Funda KOLUTEK
Yaşayan Tarih Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu olan Gazeteci-yazar Mustafa Küpçü, hem kendi yaşam öyküsünü hem de Kocaeli Dokümantasyon Merkezi’nin kuruluş sürecini anlattı. Küpçü konuşmasında, “Arşiv unutmaz” dedi
Kocaeli Dokümantasyon Merkezi’nin her Çarşamba düzenli olarak İzmitlilerle buluşturduğu “Yaşayan Tarih Sohbetleri”nin bu haftaki konuğu gazeteci-yazar Mustafa Küpçü oldu. Küpçü, yaşam öyküsünü anlattığı programda aile geçmişini, eğitim hayatını ve İzmit’in kültürel hafızasını fotoğraflar eşliğinde katılımcılarla paylaştı.
ÜNAL: BİZİM İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR İSİM
Programın moderatörlüğünü yapan Kocaeli Dokümantasyon Merkezi Çalışma Grubu Başkanı Müzeyyen Ünal, açılış konuşmasında Küpçü’yü şu sözlerle tanıttı: “Hepinize hitap eden tiyatro oyunlarıyla, etkileyici yazılarıyla ve dikkat çeken çalışmalarıyla tanıdığımız; gazeteci, yazar, şair ve oyuncu kimliğiyle öne çıkan bugünün konuğu aramızda. Aslında ‘konuk’ demek de çok doğru değil. Kendisi, Kocaeli Dokümantasyon Merkezi’nin kurucu üyelerinden ve hâlen aktif bir parçası. Bizim için vazgeçilmez isimlerden biridir. Kendisine sağlıklı, uzun ömürler diliyorum.”
ÜNAL, ÇANAKKALE ZAFERİNİ UNUTMADI
Ünal, konuşmasında günün anlam ve önemine yönelik ise, “Bugün aynı zamanda çok önemli bir gün. 18 Mart, Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü. Bu vesileyle Çanakkale’de hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor; başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm gazilerimizi saygı ve minnetle yad ediyoruz. Evet, değerli Mustafa Küpçü, bu güzel yaşam öykünüzü bizlerle paylaşmak üzere yeniden hoş geldiniz” ifadelerini kullandı.
“TİYATRO ÇALIŞMALARIM OLDU”
Gazeteci Yazar Mustafa Küpçü sunumunda kendisini tanıtarak, “1950'de Izmit'te doğmuşum. Toprak kaplar imalatı yapan ve satan bir ailenin çocuğuyum. Esnaf çocuğu yürümeye başladıktan sonra ailesinin ekmek mücadelesine katılır. Ailemin işinin yazısına, gazoz sattım, çay ocağında tepsi ile çay dağıttım, minibüs muavinliği, pazarcılık, eczacı çıraklık ve lise yıllarımda eczacı kalfalığı yaptım. Lise yıllarımda Tiyatro çalışmalarım oldu. Kısa bir süre yerel orkestralarda solist olarak çalıştım.
“1998 YILINDA AKTİF SİYASETE NOKTA KOYDUM”
Üniversite sonrası İzmit Belediyesi ve Marmara Belediyeler Birliğinde ve 1980 sonrası özel sektörde çalıştım. Daha sonra bir süre aktif siyasetin içinde oldum. 1998'de aktif siyasete nokta koydum. Bir dönem Ajans ve Sigorta alanında serbest çalıştım. 1998'de Uluslararası İlişkiler, Siyaset Bilimi alanında Yüksek Lisans çalışması ve en son Kocaeli Üniversitesinde iki MYO'da Siyaset Bilimi, Toplum Bilim, Etkili Sunum Teknikleri ve Kurumsal Kimlik dersleri verdim. Evli. Bir erkek evlat ve bir kız torun sahibiyim.
EŞİ İLE BABASI ÖLDÜKTEN SONRA TANIŞTI
“Cumhuriyet gazetesi ile doğdum beni siyasete hazırlayan büyükbabam Ali Küpçü oldu” diyerek anlatan Küpçü onun hayatındaki önemini dinleyicilerle paylaştı. Babasının lisedeyken bir kaza sonucu vefat ettiğini anlatan Küpçü, “Babam öldükten 15 gün sonraydı Edebiyat öğretmenimiz Altan Ören beni çağırdı. 24 Ekim, Birleşmiş Milletler Günü’ydü. “Konuşma yapmak ister misin?” dedi. O zamanlar bilgisayar yoktu ansiklopedilerden bulmak gerekiyordu. Bende bir şekilde hazırlandım. İlk kez, tüm öğrencilerin ve sanatçıların toplandığı bir ortamda, mikrofon karşısına çıktım. Sonrasında şey pek kolay alamadılar mikrofonu elimden. Böyle bir olay yaşandı ama her güzel olayın bir iş kazası oluyor. Eşim Sevil Hanımla da o zaman tanıştık.
İŞTE DOKÜMANTASYON MERKEZİ’NİN HİKÂYESİ
Anıları yansıtmanın ötesinde, bugün için düşündüğüm farklı bir şey var. Size küçük bir sürpriz yapmak istiyorum. Elimde, Kocaeli Valiliği’nin 12.12.1995 tarihli bir yazısı bulunuyor. Dönemin Valisi Kemal Nehrozoğlu, bu yazıda bu ekip için düşündüğü isimlere doğrudan hitap ederek, kentin değerlerine sahip çıkma duyarlılığıyla bir Dokümantasyon Merkezi’nin gelecek kuşaklara katkı sunmamızı öneriyor, hatta özellikle rica ediyor.
“VALİMİZ ATEŞİ YAKTI”
Bakın, o günkü ilk toplantımızda kimler vardı: Ali Koç Demirören, Nazmi Oğuz, Süleyman Sofuoğlu, Kasım Ertek, Nuri Durak, Adnan Filiz, Tülay Filiz, Sabri Yalım, Şerif Ünan, Faruk Ertunç, Hikmet Erenkaya, Savaş Poyraz, Burhan Akçin, Sevcan Tamer, Hüseyin Ünal, Fisun Nemutlu, Tanzer Ünal, Şakir Balkı ve Mustafa Küpçü. Bizler Kocaeli Dokümantasyon Merkezi’nin bugünkü sırtlananları olarak 1995 yılında sayın valimizin yaktığı bu ateşi büyütmek ve daha geniş kitlelere ulaştırmak için bir araya geldik. O günden bugüne de bu sorumluluğu taşımaya ve daha güçlü bir şekilde organize etmeye çalışıyoruz. Valiliğin o gün dile getirdiği önemli bir husus da şuydu: Eski Vali Konağı’nın üst katında, Kültür Müdürlüğü bünyesinde bir Dokümantasyon Merkezi kurulması.
“76 YAŞINDAYIM”
Sevgili dostlar, ben 75 yaşını doldurdum, 76 yaşındayım. 1998 yılında aktif siyaseti bıraktım ve bir daha herhangi bir siyasi görev talep etmedim. O günden sonra bir yurttaş olarak hem kendi sorunlarımızı hem de ülkenin meselelerini dile getirmeye çalıştım. Kültür ve sanatın önemini ise çok daha önce, 1970’li yılların başında arkadaşlarımla birlikte kavramıştık” ifadelerine yer verdi.
“ADD BAŞKANI OLMAKTAN ONUR DUYUYORUM”
Küpçü, “Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kocaeli’de iki dönem görev yaptım. Kurucu Başkanı olmam benim için çok kıymetlidir. Bu onur duyduğum görevlerden biridir” dedi.
“ARŞİV UNUTMAZ”
Konuşmasının sonunda arşivlemenin önemine dikkat çeken Küpçü, “Bir söz vardır: “İnsan unutkandır ama hafıza kayıtla güçlenir; arşiv ise unutmaz.” Bu yüzden yaşadığımız önemli şeyleri mutlaka not almalı, arşivlemeliyiz. Yoksa çok hızlı kaybediyor, çok çabuk unutuyoruz. Ben de unutuyorum. Ancak hatırladığımda dönüp bakabileceğim bir şeyler olsun istiyorum. Bugün geldiğimiz noktada, kamusal yapının zayıfladığı, ortak değerlerin yeterince korunamadığı yönünde ciddi eleştiriler var. Toplumda yaşanan sıkıntılar karşısında, insanların çaresizlik hissine kapıldığı, hatta zaman zaman edilgenleştiği bir tabloyla karşı karşıyayız.
“BİR ŞEYLER YAPMAK GEREKİR”
Böyle bir ortamda “bir şeyler yapmak gerekir” duygusu kaçınılmaz oluyor. Çünkü bu gidişatın sağlıklı olmadığı açık. Ben de kendimi bu sorumluluğun bir parçası olarak görüyorum. Keşke daha fazlasını yapabilseydim, daha fazla katkı sunabilseydim diye düşündüğüm anlar oluyor. Bazen kendi kendime sorguladığım, yetemedim dediğim zamanlar da var. Ama yine de inanıyorum ki, sorgulayan, düşünen ve sorumluluk hisseden insanlar oldukça, her şeye rağmen bir şeyleri değiştirme umudu her zaman vardır” ifadelerini kullandı.
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/haber/27655772/gazeteci-yazar-mustafa-kupcu-arsiv-unutmaz