Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

8Şub/26Kapalı

ÇETELER VE DOLANDIRICILAR CİRİT ATIYOR, DEVLET UYUYOR! – Gürkan AVCI

gürkan avcı

ÇETELER VE DOLANDIRICILAR CİRİT ATIYOR, DEVLET UYUYOR! - Gürkan AVCI
Türkiye'de dolandırıcılık olayları çığırından çıktı ve en önemli toplumsal mağduriyet sorunu haline geldi ve milyonlarca insan maddi-manevi büyük zararlar görüyor. Özellikle telefonla, internet üzerinden veya sahte vaatlerle; evde paketleme,
yatırım, kamu görevlisi taklidi vs. ile yapılan nitelikli dolandırıcılıklar son yıllarda patlama yaptı.
Devlet mekanizması, eleştirel bir tweet veya sosyal medya paylaşımı yüzünden gece yarısı ev baskını yapıp gözaltı kararı
çıkarabiliyor – hatta bazen 36 dakika gibi kısa sürede tutuklama talebiyle harekete geçebiliyor – ama milyonlarca insanı mağdur eden organize dolandırıcılık çeteleri söz konusu olunca süreç neden bu kadar yavaş ve yetersiz kalıyor?
Bugün, bir "temenni" için değil, bir isyan bayrağı açmak için basın açıklaması yapıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, kendi evlerinde, ellerindeki telefonlarla, dijital bir kuşatma altında her gün soyuluyor, yağmalanıyor ve onurları kırılıyor.
İNOSAM olarak ilan ediyoruz: Türkiye’de kamu düzeni dijital dünyada iflas etmiştir! Sokaklarımızda asayişten bahsedenler,
vatandaşın banka hesaplarının, hayallerinin ve geleceğinin yabancı şebekeler tarafından soyulmasına seyirci kalmaktadır.
Bu bir basın açıklaması değil; halkın çalınan alın terinin, intiharın eşiğine gelen babaların, dolandırılan emeklilerin ve umudu çalınan gençlerin çığlığıdır, yıllardır biriken öfkenin, adaletsizliğin ve ihmallerin patlamasıdır. Biz, İNOSAM olarak, bu dijital yağmaya "dur" demek için buradayız – çünkü sessizlik, suç ortaklığıdır!

İSTATİSTİK DEĞİL, TOPLUMSAL FELAKET!
Sorumlular, hükümet ve kamu yöneticileri kulaklarını iyi açsın! Adalet Bakanlığı’nın 2024 ve 2025 verileri artık bir "suç
artışını" değil, bir "suç devrimini" gösteriyor: Rakamlar Yalan Söylemez; 2024’te dolandırıcılık dosyaları %41 artarak 169
bine ulaşmış, 2023’teki 119 bin dosyadan devasa bir sıçrama. 2025 sonunda siber suçlarla birlikte bu sayı katlanarak bir çığa
dönüştü – dijital dolandırıcılık vakaları %40 artış göstererek büyükşehirlerde hırsızlık suçlarını geride bıraktı. 2021-2024
arasında dolandırıcılık en hızlı artan suç: 2021’den 2022’ye %41, 2022’den 2023’e %25, 2023’ten 2024’e yine %41 arttı.
2025’te ise nitelikli dolandırıcılık ve siber suçlarda %28 artış, organize suçlarla entegre hale gelmiş.

TÜRKİYE KÜRESEL UTANÇ ÇUKURUNDA!
Güneydoğu Asya’dan Kamboçya’ya, Afrika’dan Doğu Avrupa’ya kadar tüm suç şebekeleri Türkiye’yi "korumasız bir av
sahası" Türk vatandaşlarını ise avlanacak bir ördek olarak görüyor. Yerel işbirlikçiler, paravan şirketler ve "kiralık hesaplar"
aracılığıyla milyarlarca dolar Türkiye’den akıp gidiyor. 2025-2026 trendlerinde deepfake aramalar, sahte token vaatleri ve sosyal mühendislik taktikleriyle kripto dolandırıcılığı sofistike bir seviyeye evrilmiş durumda. Emniyet’in 2025 Mart operasyonlarında 1.256 işlemde 1.665 şüpheli yakalandı, ama bu sadece okyanusta bir damla – gerçek çeteler hala sokakta,
ofislerinde rahatça çalışıyor.
Kayıp Devasa boyutta, sadece son bir yılda vatandaşın cebinden çalınan para 6 milyar TL’yi aştı. Bu para nerede? Bu para
uyuşturucu baronlarının, terör örgütlerinin ve küresel scam ağlarının kasasındadır! İstanbul, Ankara ve Bursa gibi illerde
evden hırsızlık düşerken, telefon dolandırıcılığı ve sosyal medya tuzakları patlama yaptı – yaşlılar ve gençler en büyük kurbanlar. Bu, ekonomik krizin yarattığı çaresizliği sömüren bir felaket: İşsiz gençler çetelere katılıyor, emekliler son kuruşunu kaptırıyor.

SORUMLULARI İLAN EDİYORUZ: BU BİR İHMAL DEĞİL, TERCİHTİR!
Şimdi gelelim asıl meseleye... Bu yağmanın sorumlusu sadece dolandırıcılar ve çeteler değildir. Bu yağmanın asıl sorumlusu,
önceliklerini şaşırmış devlet aklıdır! Hükümete sesleniyorum! İçişleri bakanlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne,
Jandarmaya, MİT’e, Genel Kurmay İstihbarata sesleniyorum! Muhalif bir ses çıktığında dünyayı dar eden, bir tweetin peşine
binlerce polis takan yetkililer; neden yaşlı teyzelerimizi ağlatan, emeklinin son kuruşuna çöken o alçakları bulamıyorsunuz?
Muhalifi "milli güvenlik sorunu" ilan edip tepesine binenler, neden halkın cebine uzanan o eli kırmıyor? Öncelikleriniz
nerede? Siyasi muhalefeti susturmak mı yoksa milyonlarca vatandaşı korumak mı?
Adalet Bakanlığına, Yargıya Sesleniyorum; dolandırıcılık dosyaları adliye koridorlarında rutubetten çürürken – 2024’te 11.6
milyon dosya arasından sadece 5.5 milyonu karara bağlandı, 6 milyonu devretti – sanıklar "delil yetersizliği" veya "denetimli
serbestlik" ile kapıdan çıkıp ilk iş olarak yeni kurbanlarını arıyor.
Sizin adalet teraziniz sadece zayıfları mı tartıyor? Caydırıcılık nerede? Neden nitelikli dolandırıcılıkta mahkûmiyet oranı
düşük kalıyor, cezalar infaz edilmiyor? Bankacılık ve Teknoloji kurumlarına sesleniyorum! Vatandaşın parasını
koruyamayan güvenlik sistemleriniz, sızdırılan verileriniz ve hantal denetimlerinizle bu suçun ortağısınız! KVHS’ler ve
bankalar, MASAK yükümlülüklerini neden tam uygulamıyor? Sahte hesaplar neden hala açık, transferler neden anında bloke
edilmiyor?
Kimi kuruluşlarımızın operasyonları var, takdir ediyoruz – 2025’te binlerce şüpheli yakalandı – ama neden reaktif kalıyorsunuz? Yurtdışı ve işbirlikçi yurtiçi çeteleri neden proaktif takip etmiyorsunuz? Bu, bir ihmal değil; stratejik bir tercihtir – ve bu tercih, toplumun güvenini eritiyor. Açıkça söylüyorum! Kendi vatandaşını dijital dünyada koruyamayan bir devlet, egemenlik iddiasını kaybetmiş demektir! Bu çifte standart, adalet duygusunu yok ediyor! Muhalif tweete jet hızıyla müdahale, ama milyarlık dolandırıcılığa yıllarca süren dava, kabul edilebilir bir durum değildir.

İNOSAM’IN 10 MADDELİK STRATEJİK KURTULUŞ PLANI:
Eleştirmek yetmez, biz çözümün kendisiyiz. İNOSAM olarak hükümete ve ilgili kurumlara planımızı sunuyoruz – bu, bir
öneri değil; acil bir çözüm paketidir! Nitelikli Dolandırıcılık Terör Kapsamına Alınmalıdır: Bu suç artık "basit dolandırıcılık"
değildir; toplumsal huzura suikasttır. Alt sınır 10 yıl hapis olmalı ve infazı tam uygulanmalıdır. CMK 128/A genişletilmeli;
Şüpheli işlemlerde anında dondurma, KVHS’lere zorunlu olmalıdır.
Varlık Fonuna El Koyma: Şüphelilerin sadece kendi değil, birinci derece yakınlarının da suç geliriyle elde edilmiş tüm
varlıklarına "ters ispat yükümlülüğü" getirilerek derhal el konulmalıdır. Bu, çetelerin kökünü kurutacaktır!
Dijital İstihbarat ve Siber Ordu: Siber Suçlar Başkanlığı: Emniyet bünyesindeki birim, müstakil ve tam yetkili bir "Siber
Güvenlik Teşkilatı’na dönüştürülmelidir. Yurtdışındaki ve ya Kamboçya’daki çetenin tepesine binecek "Dijital Bordo
Bereliler" birimi kurulmalıdır – ABD ve Rusya Modeli– uluslararası operasyonlar için özel eğitimli ekipler yetiştirilmelidir.
Yapay Zeka Erken Uyarı Sistemi: Devlet, tüm banka transferlerini anlık izleyen ve şüpheli işlemleri yapay zeka ile saniyeler
içinde bloke eden bir üst yazılımı tüm bankalara zorunlu kılmalıdır. Deepfake tespit araçları entegre edilmelidir.
Mağdur Tazmin Fonu: Devlet olarak dolandırılan vatandaşa "üzerine soğuk su içsin" diyemezsiniz! El konulan suç
gelirlerinden bir fon oluşturulmalı ve mağduriyetler ivedilikle giderilmelidir – 90 gün içinde iade garantisi verilmelidir.
Saygın ve güçlü devlet mottosu bunu gerektirir. Türkiye bu gibi uygulamalarla yeniden büyük ve muasır bir ülke olabilir.
Milli Eğitim Reformu; 2026 yılından itibaren "Dijital Okuryazarlık ve Siber Güvenlik" dersi ilkokuldan itibaren zorunlu hale
getirilmelidir. STK’larla ortak kampanyalar düzenlenerek "Dolandırıcılığa Karşı Halk Ordusu" gibi toplu bilinçlendirme
faaliyetleri ve yaratıcı ve stratejik ek önlemler alarak ve yine uluslararası scam avı ittifakı gibi kuruluşlarla, mesela FATF ile
entegrasyonla küresel ağlar kurulabilir – "Scam Hunters" programı gibi vatandaş raporlarıyla beslenen bir app geliştirilebilir ve ödüllü ihbar sistemi oluşturulabilir.
Yoksulluğu azaltacak sosyal programlar entegre edilmek suretiyle– işsiz gençleri siber güvenlik uzmanı yetiştiren kamplar
kurularak, çetelere katılmayı önlenebilir. Bu plan, sadece reaktif değil; proaktif, yenilikçi ve toplum odaklı uygulanırsa,
dolandırıcılık % oranında 50 azalabilir.

VATANDAŞA SON UYARI: TESLİM OLMAYIN!
Kıymetli vatandaşlarımız! Devlet sizi koruyana kadar, kendi savunmanızı kurmalısınız. Sizi arayan kim olursa olsun;
"savcıyım, polisim, operasyon var" diyen her sese telefonu kapatın! Unutmayın, devlet kurumları sizinle telefonla pazarlık
yapmaz. Şifreniz namusunuzdur, kimseye vermeyin. Şüphe duyduğunuz an 155’i değil, önce aklınızı ve sağduyunuzu arayın.
Deepfake’lere kanmayın: Ailenizden bile gelse, yüz yüze doğrulatın. Sosyal medyada "yatırım fırsatı" diyenlere gülün geçin
– kripto scam’lerine karşı cüzdanınızı kilitleyin. Birlik olun, mağdurlara destek olun ve toplu şikâyet edin!

YA ADALET YA TAZMİNAT!
Bu basın açıklaması, bir uyarı fişeğidir. İNOSAM olarak süreci takip edeceğiz. Eğer bu suç şebekeleri temizlenmez, cezalar
ağırlaştırılmaz ve vatandaşın mağduriyeti giderilmezse; biz hukuk servisimiz maharetiyle binlerce mağdurla birlikte devlete
ve bu minvalde devlet yöneticilerine karşı "hizmet kusuru" davaları açılmasına öncülük edeceğiz. Halkın cebindeki parayı
koruyamayan o devlet yöneticileri, o koltuklarda rahat oturamayacaklar! Türkiye sahipsiz değildir. Vatandaş yalnız değildir.
Elele ve hep birlikte, bu dijital karanlığı yırtıp atacağız!

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalı.

Geri izleme yok.