
PARTİLERİN RAPORLARI VE İKİNCİ ÇÖZÜM SÜRECİNİN AKIBETİ – Ruhittin SÖNMEZ
PARTİLERİN RAPORLARI VE İKİNCİ ÇÖZÜM SÜRECİNİN AKIBETİ - Ruhittin SÖNMEZ
TBMM’de “Terörsüz Türkiye” komisyonuna katılan partiler raporlarını verdiler.
DEM Parti’nin raporu tam olarak PKK ve Öcalan’ın taleplerini dile getiriyor. Sorunu "Terör" parantezinden çıkarıp "Statü" ve PKK jargonunda tanımlandığı şekliyle "Demokratik Cumhuriyet" zeminine çekmeye çalışıyor.
DEM Parti, sürecin idari kararlarla değil, TBMM tarafından çıkarılacak, özel bir "Barış Yasası" ile yürütülmesini şart koşuyor. Bu yasanın, sürece katılan siyasetçiler ve bürokratları gelecekteki yargılamalardan koruyacak hukuki bir zırh niteliği taşımasını istiyor.
Bu talep, yapılanların mevcut hukuk düzenine göre ağır suçlar olduğu ve cezalar doğurabileceğinin farkında olduklarını göstermektedir.
DEM/PKK kanadı “ulus-devlet modellerinin krizde olduğunu” ve çözümün "Demokratik Cumhuriyet" modelinde yattığını savunarak, Türkiye’nin milli ve üniter yapısını hedef alıyor.
Öcalan süreçte "başmüzakerecisi" olarak konumlandırılmakta. Önce Öcalan’ın, üzerindeki tecridin kaldırılması ardından, “umut hakkı” çerçevesinde serbest bırakılması ön şart olarak ileri sürülüyor.
“Silahların bırakılması çağrısı “Kürt kimliğinin anayasal tanınması” yani Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk ve Kürt iki kurucu ortağın devleti haline getirilmesi şartına bağlanmakta.
Anadil hakları ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi. Yani Kürtçenin fiilen resmi dil olması ve yerel yönetimlerin özerk yapılar haline gelmesi hedeflenmekte.
DEM Parti'nin raporundaki "Demokratik Cumhuriyet" vurgusu ve Barış Yasası bir ara hedef. Partinin güçlü olduğu illerin Türkiye’den hemen ayrılması yerine, özerk veya federasyon yapısı içinde belli bir palazlanma devresinden sonraya ertelediğini gösteriyor.
2025 Yılı İlimde Bilgelik Ödülleri Verildi
20 Aralık 2025 Cumartesi / Hasan Uzunhasanoğlu Başkanlığındaki Akça Koca Kültür Platformu, 2025 yılı İlimde Bilgelik ödüllerini İstanbul’da verdi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hacı Duran’ın açılış konuşmasında; “Bilgelik hikmette ise ilim, tecrübe, yaşanmışlık, insanlık ve ahlaki değerler ile birlikte olduğunda kıymetlidir. Yunus Emre der ki; “İlim ilim bilmektir, İlim kendini bilmektir, Sen kendini bilmezsen, Ya nice okumaktır” diyerek bilgelik ve hikmet konusuna son noktayı koymuştur dedi.
Avrupa’daki üniversitelerdeki bilim adamları ahlaki ve etik açıdan İslam Coğrafyasındaki bilim adamlarından daha çok eğitim görmektedirler ve bu değerler açısından daha ileridedirler dedi.
Tarabya Hotels Boğaziçi’nde gerçekleşen toplantıda;
-Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Hamidiye Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Dr. Fatma Emre Turan Taşolar,
-Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihan Yüzbaşıoğlu,
-Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Gürer’e
2025 yılı ilimde bilgelik ödülleri takdim edildi.
Akademik çalışmalarını başarıyla tamamlayan;
Dr. Fatma Emre Turan Taşolar’a; Akça Koca Kültür Platformu Başkanvekili Dr. İsmail Çapçı, Prof. Dr.Hacı Duran,
Doç. Dr. Cihan Yüzbaşıoğlu’na; Akça Koca Kültür Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahsen Okyar, Turizmci, Kimyager Ayşegül Karakadılar,
Prof. Dr. Banu Gürer’e; Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu, 22-23. Dönem İstanbul Milletvekili- ilk AB Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya birlikte ödüllerini verdiler.
Büyük İlgi
Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu, eşi Emine ve kızı Nihal Uzunhasanoğlu, 22-23. dönem İstanbul Milletvekili - ilk AB Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya ve eşi Müjgan Büyükkaya, Mali Müşavir Ahsen Okyar ve eşi Nursel Okyar, İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacı Duran, Argiza Grup Kurucu Ortağı Ahmet Kanyılmaz, eşi Sur Yapı Grup Pazarlama ve Kurumsal iletişim Direktörü Ece Ceren Kanyılmaz, Yalova Üniversitesi Mühendislik Fak. Öğretim Üyesi Dr. Yunus Özen, e. Beykoz Kaymakamı Ahmet Katırcı, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bayrak, Makine Müh. Çetin Mut, oğlu Cihan Yiğit Mut, Körfez Marmara Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Esener Maçil ve eşi Tülay Maçil, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Oktay Taşolar ve eşi Dr. Fatma E. Turan Taşolar, Aile Hekimi Dr. İsmail Çapçı, Özel Kültür Okulları sahibi Ali Aydemir ve eşi Muazzez Aydemir, Doç. Dr. Ayşe Zeynep Turan Civraz, eşi İnşaat Müh. Bekir Civraz ve kızı Zeynep Ece Civraz, Eğitimci Zehra Genç, İş İnsanı Metin Özler ve eşi Gülhan Özler, Bilgisayar Mühendisi Aleyna Soyer, Alfa Elektronik Sensör A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Bayram ve eşi Eğitimci Mürvet Bayram, İş İnsanı Mustafa Dericioğlu, eşi Fatime Dericioğlu, ablası Sabriye Baysal, Mali Müşavir Abdülcebbar Horoz, eşi sosyal medya yöneticisi Tuba Horoz, Kimyager- Turizmci Ayşegül Karakadılar ve kızı Duru Karakadılar, İş insanı Necati Büyükkaya ve eşi Hilal Büyükkaya, girişimcilik danışmanı Serhat Duyar, eşi Asiye Duyar, Derince e. Milli Eğitim Müdürü Remzi Turan ve eşi Emine Turan, Hematoloji uzmanı Dr. Hasan Dermenci, eşi Şükran Dermenci, oğlu Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Mehmet Mert Dermenci, kızı Uzman Aile hekimi Merve Yüzbaşıoğlu, damadı Doç. Dr. Cihan Yüzbaşıoğlu ve torunu Elif Ada Yüzbaşıoğlu, Ecz. Selçuk Arslan ve eşi e. Bankacı Gül Arslan, İş insanı Necati Pilavcı ve Huriye Pilavcı, Vizyon Tur Yurt Dışı Turlar Müdürü Emre İpekli ve eşi Arzu İpekli, Endokrinoloji Uzmanı Dr. Tuğba Arkan, Makine Mühendisi Arif Yavuz, eşi kimyager Kevser Öztürk Yavuz ve kızı Feyza Yavuz katıldı.
Toplantını değerlendirmesini Dr. Alaattin Büyükkaya yaptı. Büyükkaya, bugün burada ödüllendirilen hocalarımız yalnızca kendi alanlarında derinleşmekle kalmamış aynı zamanda bu bilgiyi paylaşma, aktarma ve yeni nesiller yetiştirme görevini de üstlenmişlerdir. Bu sadece akademik bir çaba değil, büyük bir fedakârlık ve fazilet işidir. Aynı zamanda bir insanlık ve bilgelik yolculuğunun sembolüdür” dedi ve ödül alanları tebrik etti.
DENETİMSİZ GÜÇ, CEZASIZLIK VE AHLAKİ ÇÖZÜLME – Ruhittin SÖNMEZ
DENETİMSİZ GÜÇ, CEZASIZLIK VE AHLAKİ ÇÖZÜLME - Ruhittin SÖNMEZ
AKP kadrolarına en yakın gazeteci/ televizyonculardan biri olan Mehmet Akif Ersoy üzerinden başlatılan soruşturma çok dikkat çekti. Aslında bu vaka bir tane değildi.
Bu örnek, dindar aile ortamlarında ve eğitim kurumlarında yetişmiş, iktidara yaslanmanın sağladığı imkanlarla şöhrete, paraya ve dokunulmazlığa kavuşmuş kişilerde ahlaki bozulmanın sistemik bir hal aldığını gösteriyor.
Levent Gültekin “Şatafatlı Mağlubiyet: İslamcıların İktidarla İmtihanı” kitabında anlatmıştı.
Abdurrahman Dilipak, içeriden biri olarak özeleştiri niteliğinde, İslamcı kesimde gösteriş, şatafat düşkünlüğüne; İslami ritüellerin, kavramların nasıl içlerinin boşaltılıp bayağılaştığına dair yazdıklarını da okumuştuk.
Dilipak “masa, kasa, nisa” olarak tanımladığı makam, zenginlik ve kadın alanında nefisleri sınanan (imtihan edilen) İslamcılar içinde sınavı geçen pek az kimse olduğunu söylüyordu.
Ancak biz yine de sosyete umreleri, tahtlı-sandallı düğünler, after umre partileri, İslami baby showerlar, alkolsüz şampanyalar, 40 günlük bebeğe mevlitte tek taş pırlanta takmak gibi görgüsüzlükleri, İslamcı papatyalar olmaya hevesli, dar bir kesimin özentisi zannediyorduk.
Daha sonra gördük ki bunlar ve daha beteri yozlaşma AKP’ye yaslanan zümrelerde oldukça yaygın hale gelmiş. İhale kapmak için ihrama bürünüp umreye giden ama dönüşte free shop’ta viski alırken yakalananlar… Kokain çeken, fuhuş yapan bürokratlar, TV spikeri kızlar…
İmam Hatip kökenli, İlahiyat mezunu, kimi tarikat ehli, kimi İran tipi İslamcılar; alnı secdeye değen, Hac ve umre seyahatleri yapanlar içinde de büyük günahlar yaygınlaşmış: Rüşvet, iltimas, kamu malını, kul hakkını yeme gibi günahların yanında uyuşturucu kullanan, grup seks yapan, kadınları kullanarak iş bitiren tipler çoğalmış.
Dilipak, “Başörtüsü aksesuara dönüştü. Haram para cüzdanda durduğu gibi durmuyor” diyor.
Eskiden günah diye kadın elini sıkmayanlar, emrinde çalışan kadınları cariye sayıp istediğiyle kucaklaşıp, bunların içinden seçtikleriyle ilişkiye girer olmuşlar. (Sabahattin Önkibar’ın İhlas Holding kurucusu Enver Ören hakkında anlattıkları içinde daha ilginç olanları da var.)
Casinolarda rulet masasında kumar oynarken yakalanan muhafazakar bakan çocuğunu gördüğümüzde bireysel bir günah saydık. AKP genel merkezinde çalışan, lüks otomobili içinde kokain çekenler de bizi ürpertmedi. Bu ahlaki çözülmenin sebebini ve sonuçlarını düşünmedik.
Şeffaf bir hukuk devleti ve liyakat sisteminden uzaklaşma ile bağını göremedik.