Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
21Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Kocaeli Gazetesi, 21 Ekim 2005 Cuma

2005.10.21d

21Eki/25Kapalı

Kocaeli Gazetesi, 16 Ekim 2025 Perşembe

2025.10.16b

21Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Kocaeli Gazeteleri, 21 Ekim 2005 Cuma

2005.10.21a

20Eki/25Kapalı

Kocaeli Bizim Yaka Kocaeli, 16 Ekim 2025 Perşembe

2025.10.16a

20Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Bizim Kocaeli Gazetesi, 20 Ekim 2005 Perşembe

2005.10.20a

19Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Kocaeli Gazeteleri, 19 Ekim 2005 Çarşamba

2005.10.19b

19Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Barış Kocaeli Gazetesi, 19 Ekim 2005 Çarşamba

2005.10.19a

18Eki/25Kapalı

Helaller ve Haramlar (2) – Fahri SAĞLIK

fahri sağlık

Helaller ve Haramlar (2) - Fahri SAĞLIK

İslam’da bir diğer haram/yasak hırsızlık ve rüşvettir. Bunların haramlığı, Kur’an ve sünnetle sabittir. Nitekim Kur’an’da, hırsızlık hakkında şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, bâtıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. Ve birbirinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir.” (Nisa 4/29) Rüşvet hakkında ise, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Allah’ın lâneti, rüşvet verenin ve rüşvet alanın üzerinedir.” (İbn Mâce, Ahkâm, 2)

18Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Beyaz Kocaeli Gazetesi, 18 Ekim 2005 Salı

2005.10.18b

18Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Barış Kocaeli Gazetesi, 18 Ekim 2005 Salı

2005.10.18c

18Eki/25Kapalı

Mavi Kocaeli Gazetesi, 15 Ekim 2025 Çarşamba

2025.10.15a

18Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Özgür Kocaeli Gazetesi, 18 Ekim 2005 Salı

2005.10.18a

17Eki/25Kapalı

Demokrat Kocaeli Gazetesi, 15 Ekim 2025 Çarşamba

2025.10.15c

17Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Özgür Kocaeli Gazetesi, 17 Ekim 2005 Pazartesi

2005.10.17a

16Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Kocaeli Gazetesi, 16 Ekim 2005 Pazar

2005.10.16b

16Eki/25Kapalı

Özgür Kocaeli Gazetesi, 15 Ekim 2025 Çarşamba

2025.10.15b

16Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Özgür Kocaeli Gazetesi, 16 Ekim 2005 Pazar

2005.10.16a

14Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Bizim Kocaeli Gazetesi, 14 Ekim 2005 Cuma

2005.10.14b

14Eki/25Kapalı

ZİYA GÖKALP’İN “FİRAVUN SANDALYESİ BENZETMESİ” – Ruhittin SÖNMEZ

ruhittin s

ZİYA GÖKALP’İN “FİRAVUN SANDALYESİ BENZETMESİ” - Ruhittin SÖNMEZ
Bu benzetmeyi Taha Akyol’un yazısında okudum. Ziya Gökalp’in yakın arkadaşı Ahmet Ağaoğlu 1939’da yaptığı konuşmasında şöyle diyor: Ziya Gökalp “kendisine defaatle teklif olunan Bakanlık sandalyesini aşağı görerek reddeylemiştir. Zaten Bakanlık sandalyesini ‘FİRAVUN SANDALYESİ’ diye adlandıran odur...” (İş Mecmuası, 1939, sayı 19, sf. 160)
Ziya Gökalp, bu ifadeyi dönemin “bakanlık makamı” için kullanmıştı. Ama özünde kastettiği şey
“iktidarın / makamın insanı dönüştürme gücü” idi.
Bugün bu anlamı genişleterek, “Firavun sandalyesi”ni yalnızca bakanlık değil; gücü denetlenmeyen,
hukukun üstüne çıkan, hesap sorulamayan her türlü otoritenin oturduğu koltuk olarak yorumlayabiliriz. Mevkiyi işgal eden kifayetsiz muhterislerin koltuktan aldığı güçten zehirlenmesi, kibir, eleştiriden rahatsızlık, “devlet benim” duygusu gibi olumsuzluklara dikkat çektiğini söyleyebiliriz.
Çünkü tarih boyunca, gücün sınırları kalktığında insanın zaafları da içindeki kötülükler de ortaya çıkar.
Bu durumdan ilgili tüm ekosistem etkilenir. Bu otorite devlet başkanı ise tüm ülke, Trump gibi bir devlet
başkanı ise tüm dünya etkilenir.
Öncelikle iktidarların tepesinde başlayan denetimsiz güç yoğunlaşması aşağıya doğru bir zincirleme etki yaratır. Bu durum siyasi, ticari veya idari alandaki tüm iktidarlar için geçerlidir.
Denetim mekanizmaları zayıfladığında yalnızca üst kademedeki karar süreçleri değil, bürokrasinin tüm
basamakları etkilenir.
Gücünü hesap sorulamayan otoriteden alan alt kademe yetkilileri de hesap vermekten
bağımsızlaşır. Bu kademeler için kurallar yerine kişisel sadakat öne çıkar; zamanla “kural dışı olanın
normalleştiği” bir düzen oluşur.
Yetkisini sınırlandırılmamış biçimde kullanan her makam, etrafında küçük iktidar adacıkları üretir. Bu
küçük iktidar adacıklarında oturanlara Ziya Gökalp muhtemelen “KÜÇÜK FİRAVUNLAR” derdi.
Bu küçük firavunlar, çoğu zaman mevzuata değil, bağlı oldukları merkezin iradesine göre hareket eder.
Her küçük firavun kendi etki alanı içinde denetimsiz gücünü, ne pahasına olursa olsun, devam ettirmek
kaygısına düşer. 4Y (yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar ve yalanlar) yaygınlaşır.
Kısacası, denetimsiz güç yalnızca merkezde değil, çevrede de yozlaşmayı büyütür.

14Eki/25Kapalı

Nostalji; 20 sene önce BUGÜN: Bizim Kocaeli Gazetesi, 14 Ekim 2005 Cuma

2005.10.14a