
Hasan Uzunhasanoğlu başkanımızın daveti..
İzmit Emex Otel’deki bu toplantıya ilgi duyanlar davetli.. Akça Koca Kültür Platformu Başkanı Hasan Uzunhasanoğlu hasanuzunhasan@gmail.com adresinden detay bilgi alınabilir, rezervasyon yaptırılabilir..
Kemal Kardeş vefat etti..
Kandıra ilçe esnaflarından eski belediye meclis üyesi Kemal Kardaş tedavi gördüğü Kocaeli Özel Cihan Hastanesi’nde vefat etti.
Evli ve 2 çocuk babası olan Kemal Kardaş Orhan Camii’nden bugün öğle namazına müteakip Kandıra Asri Mezarlığında ebediyete tevdi edildi.
Allah’ın rahmetine kavuşan Kazım Amcamızın, Allah taksiratını affetsin; mekanı cennet olsun. Selim Kalabalıkoğlu. Aşgabat-TÜRKMENİSTAN
Selamünaleyküm Ahsen Kardeşim,
Allah'ın rahmetine kavuşan Kazım Amcamızın, Allah taksiratını affetsin; mekanı cennet olsun.
Sizin Şahsınızda Ali Kahraman Kardeşimize de Allah sabırlar versin.
Hepinize sağlık sihhat ve sağlıklı uzun ömürler temenni ederim.
Tüm ortak dostlarımıza da selam eder; işlerinizde kolaylıklar dilerim.
Selim Kalabalıkoğlu. Aşgabat - TÜRKMENİSTAN
Kazım Kahraman amcamızı ebediyete uğurladık..
3 Şubat 2016 Çarşamba / İzmit Kuruçeşme Belediyesinin son Belediye Başkanı olan Ali Kahraman’ın babası Kazım Kahraman Kuruçeşme Fatih Mahallesi 24. Sokak adresinde 94 yaşında vefat etti.
Kazım Kahraman amcamızı kaybettik..
İzmit Kuruçeşme Belediyesinin son Belediye Başkanı Ali Kahraman’ın babası Kazım Kahraman vefat etti..
Kuruçeşme Fatih Mahallesi 24. Sokak adresinde ikamet eden Kazım Kahraman (94) vefat etti. Harita Mühendisi Ali Kahraman ile birlikte 3 çocuk babası olan Kazım Kahraman’ın cenazesi 3 Şubat 2016 Çarşamba(yarın) günü Kuruçeşme Merkez Camii’nde öğlen namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kandıra Asri Mezarlığında toprağa verilecek.
Ebediyete uğurlayacağımız Kazım Kahraman amcama Allah’tan rahmet, Ali Kahraman ağabey ve kardeşlerine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dilerim. Ahsen OKYAR
"Modernleşen Yapı İçinde Basınımız" – Coşkun ÇOKYİĞİT
Boğaziçi Sohbetlerimizin sonraki toplantısı 2 Şubat 2016 Salı günü saat 18.30 da "Modernleşen Yapı İçinde Basınımız" başlığı altında olacak. Konuşmacımız değerli araştırmacı yazarlarımızdan Coşkun Çokyiğit olacak. Boza sunumlu sohbet toplantısına bekliyoruz.
SIRTIMIZDAKİ KAMBUR / 7 – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
DEĞER ÜRETENLER GÖRMEZDEN GELİNMİYOR MU?
Gelelim televizyonlardaki dizi yayınlarına. Amerika’dan sonra dünyada ikinciliği muhafaza ediyorduk. Son yıllarda dizi ihracatı sıkıntıya girdi. Oysa düne kadar 70 ülkeye dizi ihraç eden bir Türkiye vardı. Dünya genelinde film sektörü ihracat artış hızının 5 katı süratle artırarak yeni pazarlar içinde ürünlerimizi alıcıyla buluşturuyorduk. 2015’te Dünya Eğlence İçerik Pazarı MIPCOM’da “onur konuğu ülke” olarak yer almıştık. Peki bundan sonra ne oldu iyi giden işlerde?
Sektör temsilcileri yapımcı değil, yayıncı odaklı bir politika izleyerek yanlışa düştü. 2014 yılında bunun üzerine reyting sisteminde değişikliğe gidildi. Siz RTÜK ve TRT’de; televizyon izlemeyen, sinemaya gitmeyenlere görev verirseniz olacağı buydu. Buna göre ölçümlerde sosyoekonomik seviyesi yüksek olan kesimin payı düşürüldü, orta alt gelir grubundaki kesimin payı ise artırıldı. Bu ölçümleme dizilerin kalitesini etkiledi. Ayrıca televizyon dizileri reel sektör nezdinde hala oyun ve eğlence olarak görülüyor, ciddiye alınmıyor.
TRT her zaman bir okul olmuştu. Son dönemde fiilen devreden çıktı. Ayrıca güçlü yapımcılar da yetişmedi. Sektörün kimlik problemi ortada kaldı. İhracatta kitap ve telif hakları gibi filmler de diğer sektörlerin aldığı teşvikten faydalanamadı. KDV oranları düşürülmedi. Emek sömürüsü devam etti. Editoryal bağımsızlık sağlanamadı.
SIRTIMIZDAKİ KAMBUR / 6 – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
Kutlu ve mutlu günlerde birbirlerine kitabı hediye eden 180 ülke arasında ise 140. Sıradayız.
Uluslararası Yayıncılar Birliği IPA raporlarına göre yayın yapan 12 ülke arasında ise 11. Sıradayız.
Henüz sonuncu olamamış, bizden sonra bir ülke daha var.
En önemlisi ise Bileşmiş milletler Raporlarına göre insani gelişmede 173 ülke arasında 86. sıra bizim. Ne acı!
Uğraştırdıklarına değmiş.. Sevgili Başkan ve Kurumununun nazik personeline bizde teşekkür ederiz…
SIRTIMIZDAKİ KAMBUR / 5 – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
Bir Norveçli okumaya ayda 330 saat ayırıyor.
Amerikalı 210,
Japon 87 saat.
Türkiye’de ise bu oran en düşüğünden üçte bir daha geride.
Dünya üniversiteleri arasında ilk 500’de ise sonuncu sıralarda Türkiye.
Bir Norveçli ayda 137, Alman 122, Belçikalı ve Avusturyalı 100, Güney Koreli 39 dolar harcarken, bizim insanımızın kitaba ayırdığı para 1.3 dolar.
SIRTIMIZDAKİ KAMBUR / 4 – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
ÜRETİLENLER VE KUL HAKKI
Bir başka araştırmada ise Türk insanının ihtiyaçları arasında kitap 235. sırada yer alıyor.
Azerbaycan’da hala bir şiir kitabı 100 bin adet basılırken Türkiye’de en fazla bin adet yayınlanıyor.
Telif hakları ödemeleri ise hususan islamcı kesimde içler acısı. Kul hakkına riayet edenlerin sayısı çok az. Öte yandan her iki taraf da Necip Fazıl ve Nazım’ın mirasını yemeyi sürdürüyor.
SIRTIMIZDAKİ KAMBUR / 3 – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
Bir yerde sorun var ama ne? Üstelik bu sorun sürekli büyüyerek üzerimize geliyor, sonra da acımasızlaşarak bütün duyguları, özellik ve güzellikleri süpürüp gidiyordu. Peki ne idi bu?
Bu defa da Vahdet’in (07 Ocak 2016) manşeti “Ulusal Tehdit” bu yarayı yeniden gündeme taşıdı. 80 milyona yaklaşan ülkemizde sadece 1121 halk kütüphanesi var.
Burada görevlilerin sayısı ise 360!. Neden? Çünkü çoğu kütüphanemiz ilgisizlikten kapalı da ondan.
Hiç bir vali, rektör, kaymakam, akademisyen buralara uğramaz, ayrıca işi de düşmez. Hem kütüphane sayısı, hem de düzenli okuma oranında Avrupa ülkelerinin çok gerisinde olduğumuzu hatırlatan Kütüphaneci Ali Fuat Kartal “Ulusal bir sorun ile karşı karşıyayız.
Türkiye’nin okuma alışkanlığı sorunu sahipsiz durumdadır. Milli bir sorun olarak kabul edilmezse, geleceği tehdit altında olan bir ülke olacağız” diyor. Rakamlarda veriyor üstelik.
ÜLKELERE GÖRE NÜFUS VE KÜTÜPHANE SAYILARI;
Nüfus Kütüphane sayısı
ALMANYA 83 milyon 11.332
İSPANYA 48 milyon 5.209
FRANSA 65 milyon 4.008
TÜRKİYE 78 milyon 1.121
Çok acı bir tablo ve ortaya çıkan rakamlar da bize gösteriyor ki 10 bin kişiden sadece birimiz okuyoruz.
ÜLKELERE GÖRE DÜZENLİ OKUMA ORANLARI da şöyle:
JAPONYA...........................%14
ALMANYA..........................%11
İNGİLTERE........................%11
TÜRKİYE.............................%0.01
Libonet okur profili ve kitap satın alma davranışları araştırmasına göre de ülkemizde en az Ege’de % 6, Karadeniz ve Akdeniz de %9 oranında kitap okunuyormuş. Okumada %34 ile Marmara Bölgesi başı çekerken, bunu %17 ile İç, %15 ile Güneydoğu, %10 ile de Doğu Anadolu takip ediyor.
SIRTIMIZDAKİ KAMBUR / 2 – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
ŞİMDİ NE OLACAK?
Ankara Milli Kütüphane ve TBMM Kütüphanelerine giden politikacıları araştırdım bir zamanlar. Sonra da yayınladım.
Kütüphanelerimize giden siyasetçi sayısı da azdı maalesef, gazeteci rakamı da öyleydi. Bir elin parmakları kadardı bu isimler; Hayır Diyebilen Türkiye, Türkiye Gerçeği, Siyaset Yılları, Devlet İdaresi, Cenevre Yılları, Bir Ömür(2014) kitaplarının yazarı ve henüz kaybettiğimiz Devlet ve Sanayi Bakanlıkları yapan Kamran İnan(Bitlis/Hizan 1929-1915 Ankara) ile İsraf Ekonomisi, Dost Gözüyle, Hüzün ve Kudret Mesleği Notlar, Savunma kitaplarının müellifi, Ticaret ve Kültür Bakanı olarak görev yapan Agah Oktay Güner(Bayburt 1937) Ankara Milli Kütüphane ve TBMM Kütüphanesine sık giden isimlerdi.
SIRTIMIZDAKİ KAMBUR / 1 – Mehmet Cemal ÇİFTÇİGÜZELİ
Yavuz Bülent Bakiler ustamız ile yarım asırlık bir hukukumuz var. Kendisini 1950’li yıllarda Serdengeçti’deki şiirlerden tanırım. Gel zaman git zaman Ankara’da birlikte olduk. TRT’de beraber çalıştık. Türkiye Yazarlar Birliği (1978) ile Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı (1984) kurucuları arasında yer aldık. İstanbul’da da görüşüyor, birlikte etkinliklere katılıyoruz. Ümraniye’deki bir programa beni de götürmüştü. Salon boşa yakındı. Yavuz Bülent Bakiler sık sık espriler yapar, kara mizah gelişmelere dikkat çeker. Bu defa da öyle oldu. Salona sordu “İçinizde kitap okuyan var mı?” diye. Bir kişi elini kaldırdı. “Peki gazete okuyan?” Salondan çıt çıkmadı. Toplantıya katılanlar Yavuz Bey’in kızacağını sandılar.
-Güzel.. çünkü İslamın ilk emri “Okuma” olduğu için sizler bu kutsi emre uyarak, riayet ediyorsunuz. Tebrik ederim!
İnce kara mizahı kimse anlayamadı. Bir başörtülü kız öğrenci elini kaldırdı ve hemen konuşmaya başladı:
-Hayır Efendim, İslamın ilk emri “oku”dur. Okuma değil.
Yavuz Bülent tebessüm etti:
-Ya öyle mi?
-Evet öyle.
-Peki niçin okumuyorsunuz, insanlarımız kitap okumuyor?
Bir tartışma başladı dinleyiciler arasında. Kimisi “Kur’an” okuduğunu anlatıyordu, kimisi sabahları mutlaka televizyon haberlerini izlediği için ihtiyaç hissetmediğini, bazıları öğretmeni her gün onlara kitap özetleri anlattığı için böyle davrandıklarını hatırlattılar.
Yavuz Bülent Bakiler gelişmiş ülkelerdeki basılan kitap sayılarını, mevcut kütüphane rakamlarını, bunları takip eden insan sayısını söylediğinde herkes başını önüne eğdi. Etkilenen oldu, umursamayanlar oldu.