
Tavuk dönerim dönüyor. Yağı da şıp şıp akıyor..
Tavuk dönerim dönüyor. Yağı da şıp şıp akıyor. Özlemiş herkes, saat üç oldu ve neredeyse dönerim kalmadı. Kasada paraları sayarken bir çocuk yanaştı.
Abi kaç para dedi.
Yarım beş, tam on dedim. Ya çeyrek diye sordu.
Anladım o kadar parası yok, dedim sende ne kadar çıkar? Saymaya başladı ama hep 5-10 kuruş. Koy dedim paraları şuraya, sen geç otur masaya. Ustama seslendim: ‘’Yarım olsun, içine her şey konulsun, ayranda verin, azıcıkta tabağa patates ekleyin’’.
Yerken dönerini küçücük ayaklarına baktım. Çıkarmış ayakkabıları, ayaklarını birbirine sürtüyor. Anladım ki üşümüş ısıtmaya çalışıyor. Bugün çok da yağmur yağıyordu, mübarek kuru yer bırakmıyordu.
Kendime bir çay söyledim, müsaade isteyip yanına çöküverdim. Ayranı niye açmadın dedim. Param yetmez ki abi dedi.
Namaz abdest ile, tavuk döner ayran ile dedim, açıverdim. İçti ne varsa, bitirdi tabağını da. Doymadın sen getireyim bir daha ne dersin deyince benim yıllardır aklıma gelmeyen o muhteşem şeyi duydum kulaklarımla: ‘’Elhamdülillah abi’’…
Eeee anlat bakalım nereden geldin, nereye gidiyorsun, niye sokaklarda dolaşıyorsun? Annen-baban ne yapar, evin nerede? diye sordum.
Eli ile işaret etti. Evimiz orası işte abi dedi. Benim dükkanın tam karşısında araya sıkışmış eski bir ev vardı. Ama orası uzun zamandır boştu. Tabii biz açmayınca dükkanı üç aydır görmemişiz. Bu eve birileri taşınmış.
George Stinney Jr., ABD’de 20. yüzyılda ölüme mahkum edilen en genç insandı.
George Stinney Jr., ABD'de 20. yüzyılda ölüme mahkum edilen en genç insandı.
Elektrikli sandalye tarafından idam edildiğinde sadece 14 yaşındaydı.
Duruşması sırasında, infaz gününe kadar, masum olduğunu söyledi.
11 yaşındaki Betty ve 7 yaşındaki Mary olmak üzere iki beyaz kızı öldürmekle suçlandı, gencin ailesiyle birlikte ikamet ettiği evin yakınında bulundu.
O sırada tüm jüri üyeleri beyazdı.
Duruşma sadece 2 saat sürdü ve ceza 10 dakika sonra verildi.
İnfazdan önce George, ebeveynlerini görmeden 81 gün geçirdi.
Şehrinden 80 km uzakta, yalnız bir hücreye hapsolmuştu.
Ebeveynlerinin veya bir avukatın varlığı olmadan yalnızdı.
Çocuk olduğu için kafasına geçirilen kask büyük geldi, iki defa elektrik verildi, ancak üçüncü denemede 5380 volt elektrikle idam edildi.
70 yıl sonra, masumiyetinin nihayet Güney Carolina'da bir yargıç tarafından kanıtlandı.
İki kızın öldürüldüğü alet 19.07 kilogramdan daha ağırdı. Bu nedenle, Stinney'in onu kaldırabilmesi imkansızdı, iki kızı öldürecek kadar sert vurabilecek kadar gücü de yoktu.
Çocuk masumdu, biri onu sadece siyah olduğu için suçlamak için her şeyi bir araya getirdi.
Stephen King, bu davadan 1996 yılında Green Mile (Yeşil Yol) adlı kitabı yazarken bu hikayeden ilham aldı.
Daha sonra filmi çekilen hikaye tüm dünyada bilinir oldu.
Alıntıdır.
**YAŞLILIKDAN VE YAŞLANMAKDAN KORKMAMAK LAZIM…**
ABD'li ünlü komedyen George Carlin'in ilginç önerileri var:
1. Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın. Yaş, kilo, boy...
2. Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsız negatif insanlara
yaklaşmayın,
3. Öğrenmeyi sürdürün. El işleri, bilgisayar, bahçecilik. Beyniniz
atıl kalmasın. Atıl kafa iblisin tezgahıdır. İblisin adı da,
Alzheimer' dir!!!
4. Küçük şeylerden zevk almaya bakın,,
5. Sık sık, uzun uzun ve var gücünüzle gülün,,
Ağız Kokusunun 8 Nedenine DİKKAT.. / Dr. Efe KAYA
Ağız Kokusunun 8 Nedenine DİKKAT.. / Estetik Diş Hekimi Dr. Efe KAYA
1. Uygun Olmayan Ağız Hijyeni
Dişlerimiz üzerinde biriken gıdalar temizlenmediğinde diş eti inflamasyonuna yol açar. Bu durum diş eti kanamalarına ve ağız kokusuna yol açacaktır. Günlük düzenli fırçalama ağız kokusunun önlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir.
2. Diş Çürükleri
Tedavi edilmeyen çürükler dişler üzerinde kavite oluştururlar. Bu kaviteler üzerinde biriken besin artıkları şiddetli ağız kokusuna yol açacaktır.
Mutlu olmak için beş basit kural
72 yaşında, ufak tefek, kendinden emin, her sabah sekizde giyinip kuşanan, saçlarını kıvırıp makyajını yapan yaşlı bir hanım bir gün huzur evine taşınır. (Kocası yıllar önce vefat etmiştir.)
Huzur evinin kapısında sabırla beklenen dakikaların ardından, odasının hazır olduğu söylendiğinde tatlı tatlı gülümser.
Huzur evindeki görevli kız yürütecini asansöre yönlendirdiği sırada, kendisine odasını anlatmaya başlar, penceresinde asılı perdelerden söz eder. O anlatırken, küçük bir kızın heyecanıyla ” O perdeleri pek severim ” der.
Türkiye’de COVID-19 salgını normalleşme süreci ve dalgalanmalar
Türkiye’de COVID-19 salgını normalleşme süreci ve dalgalanmalar
Bu yazı araştırmanın ilk sonuçlarını aktarmaktadır. Araştırma henüz bilimsel dergilerde hakemlik sürecinden geçmemiştir. Türkiye’de normalleşme sürecinde Covid-19 salgınına karşı alınmış olan tedbirler kaldırıldığında farklı senaryolara göre ikinci bir salgın dalgasının ne zaman ve ne büyüklükte olabileceği tahmin edilmektedir. Semptomsuz olduğu veya hastalığını bildirmediği için resmi kayıtlara geçmemiş hasta sayıları hesaba katılabilse tahminlerin doğruluğu artacaktır. Kestirimler Türkiye için toplam sayılar üzerinden yapıldığından şehirlerarası seyahat yasağının kalkması ile artacak bulaşıklık da beklenen ikinci dalgayı büyütebilir. Ancak bilinmeyen yaygın bir bağışıklık oluşmuşsa ya da toplumun edindiği korunma alışkanlıkları tedbirlerin kalkmasından sonra da etkili olarak devam ederse yeni hasta ve ölüm sayılarında 1 Haziran öncesinde sürmekte olan azalma 1 Haziran’da başlayan normalleşmeye rağmen kalıcı olabilir.
Gelecek için size başarı kapılarını açacak 7 beceri
Gelecek için size başarı kapılarını açacak 7 beceri
İş dünyası artık sadece okullarda okutulan derslerden çok daha farklı yetenekler talep ediyor. Günümüz dünyasında iş hayatına adım atmadan önce ne tür becerilere sahip olmanız gerektiğini biliyor musunuz? Hollanda merkezli “Dünya Eğitim Geleceği Vakfı” geleceğin 7 becerisini belirledi... İşte, geleceğin becerilerini belirleyecek çok önemli 7 madde…
Karantinadaki birine nasıl destek olursunuz?- Dr. Mehmet ÖZ
Karantinadaki birine nasıl destek olursunuz?- Dr. Mehmet ÖZ
Hiçbirimiz hayatımızdaki insanların hastalığa yakalanmasını istemeyiz. Ama ihtiyaç anında sosyal mesafeye de dikkat ederek onlar için pek çok şey yapabiliriz.
NEREDEN NEREYE
NEREDEN NEREYE
Türkiye'nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu'dur. 1925 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirir. Ankara'da Adalet bakanlığında staja başlar. Çalıştığı yer evine uzak olduğu için, öğle yemekleri sorun olur. Önceleri işyerine peynir ekmek getirir, onunla idare eder.
Babası Basın Yayın Genel Müdürü Ahmet Ağaoğlu'dur. Durumu babasına açar ve öğle yemeklerini yakındaki İstanbul lokantasında yiyebilmek için izin ister.
Ahmet Ağaoğlu bunda bir sakınca görmez izin verir.
İstanbul lokantası temiz kaliteli bir restorandır, genellikle milletvekilleri yemek yer.
Ancak:
O zamana kadar hiçbir lokantada kadınların yemek yediği görülmemiştir. Yıl 1925......
Süreyya, bir bayan arkadaşıyla birlikte ertesi gün İstanbul lokantasına giderler, bir köşede yemek yerler.
Bunu gören milletvekilleri, Basın Yayın Genel Müdürü Ahmet Ağaoğlu'nun kızı olduğunu bildikleri için, yüzüne karşı birşey söyleyemezler.
Fakat, arkalarından öyle bir dedikodu başlatırlar ki, sanki kıyamet alameti.
Şikayetlerini aynı gün Başbakan Rauf Orbay'a iletirler.
Anne olma yaşı 28,9’a yükseldi, çocuk sayısı 1,88’e düştü
Anne olma yaşı 28,9’a yükseldi, çocuk sayısı 1,88’e düştü
Türkiye’de anne olma yaşı giderek yükselirken, ortalama çocuk sayısı da hızla düşüyor. Genç nüfus azalıyor, Türkiye yaşlanıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı verilere göre, 2019 yılında canlı doğan bebeklerin toplam sayısı 1 milyon 183 bin 652 olurken, bebeklerin %51,3'ü erkek, %48,7'si kız olarak kayıtlara geçti.
Doğum yapan annelerin ortalama yaşında da artış sürüyor. 2001 yılında ortalama anne olma yaşı 26,7 iken 2019’da ortalama yaş 28,9’a çıktı.