
Çok kıymetli arkadaşlarım – Mesut UĞUR
Çok kıymetli arkadaşlarım – Mesut UĞUR
Kazalara bağlı travmalar her an başımıza gelebilir.
Maalesef ilk yardım konusunda çoğumuz yetersiziz.
Bu bedenle ödem yani şişme ve ardından morarma oluşuyor.
Tıp müfredatına baktığımızda RİCE diye bir protokolden söz ediyorlar.
Yani Rest-istirahat, Ice-buz uygula, Compress-baskı uygula, Elevation-yukarı kaldır.
İstirahata itirazımız yok. Ama Ice-Buz uygulamaya şu itirazımız var: buz hem tam ve homojen olarak uygulanamıyor, doğrudan deri temasında 10 dakka sonra soğuk yanığı yapıyor. Travma bölgesinde 4 Dereceye kadar sıcaklık artışı olabiliyor. Bu sıcaklık artışı birden bire olmuyor, yavaş yavaş oluyor ve uzun sürebiliyor. Yani 3-4 saatten 1-2 güne kadar devam edebiliyor.
Kısa süreli buz uygulamasıyla damar dışına sıvı kaçışını engelleyemeyen tıp bu defa Compress- yanı elastik sargı sararak baskıyla damar dışına sıvı kaçışını engelleyeceğini sanıyor.
Halbuki sarılan elastik sargı travma bölgesinde sıcaklığı hapsederek damar cidarındaki endotel hücreleri daha fazla açıyor ve daha fazla sıvı dışarı kaçıyor, ödem şişlik artıyor.
Yukarı kaldırma- elavation ise travma bölgesinde dışarı kaçan sıvının lenfler üzerinden boşalma noktalarına akmasını sağlıyor.
Görüldüğü gibi başlı başına sorunlu bir protokol.
Ben uzun yıllar yanık, mikro sirkülasyon, travmalar konusunda çalıştığım için travma sonrası süreci çok iyi biliyorum ve yönetebiliyorum.
Yani ödem oluşmasını, morarmayı dolayısıyla acı, ağrı ve zonklamayı engellemeyi biliyorum. Defalarca kendime uyguladım, tanıdıklarıma uyguladım ve tekrar edilebilir bir sonuca ulaştım.
Lütfen evinizde, aracınızda, çantanızda hidrojel travma ilk yardım örtüsü bulundurun.
Uyguladığınızda çok kısa sürede ağrı ve acı geçecektir.
Damar dışına sıvı kaçışını ödem-şişme ve morarma engellenecektir.
Yeni yıl, yeni bir başlangıç..
Bugün ve öncesin de; ebediyete uğurladığımız akraba, dost ve arkadaşlarımıza yüce Allah’ım rahmetini lütfeylesin.
2022 yılının barışın, sevgi, saygı ve hoşgörünün tüm dünyada egemen olduğu, umutlarımızın gerçekleştiği bir yıl olması dileği ile yeni yılınızı kutlar, ilimize, ülkemize ve bütün insanlığa sağlık, mutluluk ve hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ederim.
Hürriyet şairimizi, vefatının 85. yılında rahmet, minnet ve şükranla anıyorum..
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Mehmet Akif ERSOY
Hürriyet şairimizi, vefatının 85. yılında rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Mekanı cennet olsun
İstanbul İktisat Kongresi Kızılelma Deklarasyonu (Taslak)
İstanbul İktisat Kongresi Kızılelma Deklarasyonu (Taslak)
Türkiye’de ilk kez düzenlenen İstanbul İktisat Kongresi, “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu” ana teması ile TASAM ve TASAM BGC tarafından 09-10 Aralık 2021 tarihinde (Kovid-19 salgınında çıkan son varyantların oluşturduğu çekincelerin teyit ve katılımları etkilemesini önlemek adına) interaktif ortamda çevrimiçi icra edilmiştir.
Tarihî bir sorumlulukla düzenlenen Kongre; iktisadi değerlendirmeleri bilimsel bir vizyonla ele alan, yurt içi ve dışından yaklaşık 400 kişilik yetkin ekonomist, uzman ve akademisyeni, finans piyasaları uzmanlarını, ekonominin diğer aktörlerini, basın mensuplarını ve konuya ilgi duyan katılımcıları bir araya getirmiştir.
Türkiye’den ilgili tüm referans otoriteler de Kongrede temsil edilmiş, oturumlar kurumsal olarak takip edilmiştir.
Kongre sonucunda, aşağıdaki tespitler ve öneriler yapılmış, ilgili mercilerin ve kamuoyunun dikkatine sunulması kararlaştırılmıştır:
☕…ÇAY Deyipte Geçmeyin…☕
☕...ÇAY Deyipte Geçmeyin...☕
Ahmed Yesevi Hazretleri, Çin hududundaki Hıtay (Çin demek) adında bir yere gidiyor. Çok sıcak bir günde yol kenarında dinlenirken, bir köylü, doğum yapmakta olan zevcesi için dua istiyor.
Hoca, dua ediyor ve doğum kolay oluyor. Bunun üzerine köylü kendisine çay ikram ediyor... Hoca Yesevi, o zamana kadar hiç görmediği çayı içince rahatlıyor ve harâreti gidiyor. Ellerini açıp dua ediyor;
-"Ya Rabbi bu içeceğe revaç ver. Bizi sevenler içsin, faidelensinler."
Çayın Türkistan'da bilhassa tasavvuf erbabı arasındaki rağbetini bu duaya bağlarlar.
Dervişleri uyanık ve zinde tuttuğu için "Evliya Çorbası" da denir..
"Çay içelim, çay içelim, Nefsü hevadan geçelim" diye ilâhiler bile vardır.
Ehl-i dil; "Çay, Peygamber efendimiz zamanında olsaydı, Allahü Teala bilir ya sünnet olurdu. Zirâ çay sohbete sebeptir." demişler.
Nar Tugan – Doğan güneş bayramı – Yılbaşı KUTLU OLSUN!
Nar Tugan - Doğan güneş bayramı - Yılbaşı KUTLU OLSUN!
*
Nar:güneş, Tugan:doğan '' anlamına gelmektedir.
Kadim atalarımızın kültürüne göre bu bayram 21 Aralık'ı 22 Aralık'a bağlayan en uzun gece ve en kısa gün yaşanır. Türk kültürüne göre 21/ 22 Aralık gecesi ışık karanlığı yeniyor ve günler uzamaya başlıyor. Günün uzamaya başlamasına '' Güneş yenilendi '' deniliyor. Güneş yenilenince yılbaşı oluyor.
*
Türkler Altay da Nar Tugan’ı Akçam ağacı altında kutluyorlar. Hayat ağacı denilen Akçam ağacının dibine adak bırakıyor, dallarına bantlar bağlayarak dilek iletiyorlar. Ateşler yakılıyor, danslar ediliyor. Nar Tugan şenlikleri bugün de Kuzey halklarında kutlanmaktadır.
*
Millat’tan sonra 3. Asırda Hunların önü sıra Orta Asya’dan başlayıp, Kafkaslardan Atlanti’ğe kadar uzanan göç dalgası ile Türklerin tek tanrılı inancı, o zamana kadar Pagan inancı yaşayan Avrupa’yı kökten etkilemiştir.
Nar Tugan güneşin doğum kutlamaları da İsa’nın doğum kutlamalarına Noel’e dönüşmüştür. Noel kelimesi de Noio (yeni) ve Helios (güneş ) kelimelerinden oluşmuştur. Yani Nar Tugan’la özdeşdir. Ayrıca Altaylardaki kutsal KLİSYA tepesi’nden Klise (Eglise, ecclesia) kelimesi türemiştir.
*
Yani yılbaşı kutlamaları Türklere kadim atalarından kalmış olan öz bayramlarındandır. Tarih ve kültür bunu kanıtlıyor, ayrıca Türk kültürü bir çok kültürü etkilemiştir.
ÜÇÜNCÜ OĞUL..! KİSSADAN HİSSE..
ÜÇÜNCÜ OĞUL..! KİSSADAN HİSSE..
Salona eli bağlı üç kişi getirildi, sanık sırasına oturtuldular.
Mahkeme başkanı Saruhan Mebusu Mustafa Necati, sanıklardan en yaşlısına, ihtiyar köylüye sordu.
-Baba Adın ne?
Dinleyicilerde bir ferahlama görüldü.
Demek bu ihtiyarın suçu ötekilerden daha hafifti. Bu yüzden ilk yargılanıyordu.
İhtiyar ayağa kalktı.
-Hüsnü
-Baba adı ?
-Ramazan
-Nerelisin ?
-İnebolu’nun Çatal bucağından.
-Baba, sen askerden kaçan oğlunu evinde saklamış, bir asker kaçağına yataklık etmişsin!
-Tövbe de Reis bey !
-Ben tövbe dedim, sen ne dersin ?
Dikkat..Dikkat..
Eşim yanlışlıkla enerji #tasarruflu 8 ampulün bulunduğu kutuyu yere düşürünce tüm cam parçaları tuzla buz olup çevreye saçıldı.
Ben ise bütün düşüncesizliğimle alelacele büyük parçaları #çıplak elle toplayarak çöpe attım ve hemen ardından elektrik süpürgesiyle küçük parçaları temizledim.
Sorun çözülmüştü.
Ya da ben öyle sandım...
(Bilim insanı falan fark etmiyor, bazen boş bulunup olmadık yanlışlar yapabiliyor insan.)
Aradan birkaç saat geçtikten sonra #nefes alma zorluğu başladı.
#Anaflaktik şok belirtileri yaşıyordum.
Geç de olsa anlamıştım ki ampulde bulunan gaz halindeki #civa, solunum sistemimi felç etmek üzereydi.
VAKT-İ CUMA VE 748. VUSLAT YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN…
VAKT-İ CUMA VE 748. VUSLAT YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN...
‘‘Mezara götüren ölümü değil.
Seni değiştiren, nûra götüren ölümü seç.’’
Hz. Mevlânâ-Mesnevî-i Şerîf, VI-739
Mehmed Veysi Dörtbudak
ÜLKÜ DEVİ ALİ VARDAL 2 YIL ÖNCE HAKK’A YÜRÜDÜ – Nurettin KOLAYLI
(Bu fotoğraf Ali Vardal ağabey 75 yaşında iken 5 Nisan 2012 tarihinde ve saat: 11.05’te çekilmişti.)
ÜLKÜ DEVİ ALİ VARDAL 2 YIL ÖNCE HAKK'A YÜRÜDÜ - Nurettin KOLAYLI
Zaman ne de çabuk geçmiş..
Ali ağabeyi kaybedeli tam iki yıl olmuş.
Mekanın cennet olsun, rahat uyu koca reis...
ÜLKÜ DEVİ ALİ VARDAL HAKK'A YÜRÜDÜ
Her bir can yitip gittiğinde;
Üstad Necip Fazıl Kısakürek’i şiirini mutlaka hatırlarız:
“İnsan dediğin su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya…”