
Uygur Devleti [744-1335]
Orhun yazıtlarında ilk kez 717 yılındaki ayaklanmaları nedeniyle adları geçen Uygurlar, Çinkaynaklarında çok eski zamanlardan başlayarak adlarının türlü biçimleri ile anılmışlardır. Hoei-ho, Vei-ho, Hu-ho, Heui-hu, Uygur adlarının anlamı, Çin kaynaklarında şahin hızı ile hareket eden ve saldıran biçiminde açıklanmakta, diğer yandan da sözcüğün uy-izlemek ve gur ekinin birleşmesi ile ortaya çıktığı bildirilmektedir. Uygurların yaşadıkları bölge daha çokDoğu Türkistan'dır. Doğu Türkistan Uygurların asıl merkezi olmakla beraber Uygurboyları Asya'nın ve Avrupa'nın çeşitli köşelerine göç etmişlerdir. Uygurlar'ın değişik bölgelere göç etmeleri nedeniyle, birçok bölgenin kaynaklarında haklarında bilgi verilmektedir.
Bugün 30 Ağustos 2014. Büyük Taarruzun 92. Yıldönümü. Büyük Türk Milletinin Zafer Bayramı kutlu olsun..
Gazi Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruzun başlayacağını Ankara’ya gönderdiği mesajla şöyle bildirmişti:
“Batı Cephesindeki Ordularımız, Allah tarafından gösterilen doğru yola dayanarak, Ağustos’un yirmi altıncı Cumartesi günü düşmana taarruza başlayacaktır.”
26 Ağustos 1922 günü başlayan Büyük Taarruz, Kahraman Türk ordusunun 9 Eylül günü İzmir’i düşman işgalinden kurtararak hedefine ulaşmıştır.
Bugün 30 Ağustos 2014’dür. Büyük taarruzun 92. Yıldönümü.
Yangın uzmanından klima uyarısı
KOÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Necmi Özdemir, yaz sıcaklarından kurtulmak için tek çare olan klimalarla ilgili uyarıda bulundu. Özdemir, “Klimaların bulunduğu alanlara yangın uyarı sistemi kurulmalı” dedi.
GERÇEK GÖNÜL ADAMI VE GÖNÜL DOSTUMUZ DR. ŞEFİK POSTALCIOĞLU – Yaşar BENLİDAYI
“Sevgili Dr. Şefik Postalcıoğlu’nu kaybettiğimiz Tam üç Yıl Olmuş…” yazımıza Diş Hekimi Yaşar Benlidayı ağabeyin düştüğü not:
GERÇEK GÖNÜL ADAMI VE GÖNÜL DOSTUMUZ DR. ŞEFİK POSTALCIOĞLU, AYDINLAR OCAĞI TOPLANTILARIMIZDA GOZLERİMIZİN DEVAMLI ARADIĞI, TOPLANTI SONU AHSEN BEY KARDEŞİMİZİN MİKROFONA DAVET EDEREK KAPANIŞ KONUSMASINI ONA YAPTIRDIGI, ALTIN KALPLİ, YUFKA YÜREKLİ, YARDIMSEVER, ANCAK; MEMLEKET MESELELERİNDE ASLAN GİBİDE KÜKREMESINİ BILEN, TÜRK SANAT MUSIKİSİ DUAYENLIĞİNE ERİŞMİŞ, YOKLUĞUNA BİR TÜRLÜ ALIŞAMADIGIMIZ, DİNİ BÜTÜN, HACI DA OLMUŞ ÇOK DEĞERLİ BİR KARDEŞİMİZ, AYNI ZAMANDA BİZ ADANA'LILARIN DA ENİŞTESİYDİ.
O KADAR FAZLA MEZIYETININ YANINDA, YAZDIKLARIM ANCAK BENIM HATIRLIYABILDİKLERİM.
ÖLÜMÜNDEN SONRA BİLE, BIZLERI BIRARAYA GETİREBILEN ENDER KİŞİ OLMASIDA, BİR BAŞKA MEZIYETI OLDU.
NUR İÇİNDE YAT SEVGİLİ KARDEŞIMİZ. DUALARIMIZ HEP SENİNLE.
YAŞAR BENLİDAYI
Dr. Şefik Postalcıoğlu’nu kaybettiğimiz Tam üç Yıl Olmuş… 30 Ağustos 2014 Cumartesi Saat: 10:00’da Bahçecik Damlar Kabristanındaki Kabri başında anılacak..
Dr. Şefik Postalcıoğlu’nu kaybettiğimiz Tam üç Yıl Olmuş…
Üç sene önce ebediyete uğurlanan Dr. M. Şefik Postalcıoğlu ağabey 30 Ağustos 2014 Cumartesi günü Saat:10:00'da Bahçecik Damlar Kabristanındaki kabri başında anılacak.
Üçyıl önce 26 Ağustos 2011 tarihinde gittiği iftar sonrası Seka Park'ta kalp krizi geçirerek Kadir gecesi hayatını kaybeden değerli insan, mesleğindeki başarısının yanında kentin sosyal hayatında sevilen Kocaeli Valiliği Kültür Müdürlüğü Türk Müziği Korosu Başkanı, Kocaeli Afyonkarahisar Derneği Başkanı, Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu Üyesi, Kocaeli Tabipler Odası Üst Kurul Delegesi ve eski Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekimi, KBB Mütehassısı Dr. M. Şefik Postalcıoğlu ağabey ailesi ve dostları tarafından 30 Ağustos 2014 Cumartesi günü sabahı saat: 10:00'da Bahçecik Damlar Kabristanında Kabri başında anılacaktır.
Anma programına Dr. M. Şefik Postalcıoğlu'nu sevenler aileleri ile birlikte davetlidir. İlgi ve teşriflerinizi..
Güzel insan, samimi dost, hizmet adamı, kan akrabalarımızdan da yakınımız olan Dr. M. Şefik Postalcıoğlu ağabeye kaybının üçüncü senesinin geride kaldığı bugünlerde Yüce Allah’tan sayısız ve nihayetsiz rahmet diliyorum. Ahsen OKYAR
AT NALI UĞUR GETİRİR Mİ?
Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan Osman Demirci Hoca'ya:
- Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
- Demirci Hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. O nallardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
KARANLIK GECELERİN ŞAFAĞI SÖKMEK ÜZEREDİR – Yrd. Doç. Dr. Sakin ÖNER
KARANLIK GECELERİN ŞAFAĞI SÖKMEK ÜZEREDİR – Yrd. Doç. Dr. Sakin ÖNER
Yüce Türk milletinin Değerli Evlatları!
Bilinen kısmıyla 5 bin yılı aşkın tarihimiz içinde Türk milleti, ideallerini engin ufku ve şaşmaz öngörüsüyle, hep bulunduğu noktadan daha ilerilere taşımıştır. Tarihinde Göktürklerden sonra devletinin adını Türkiye Cumhuriyeti olarak koyan şuurlu Türk milliyetçisi büyük Atatürk'ün kurduğu 91. yılını idrak eden devletimiz ilk 80 yılında da medeniyet yolunda hep ileriye gitmiştir.
Fakat son 10 yılda bütün kurumları ve felsefesiyle Cumhuriyet öncesine özlem duyan ve robot kafalı, standart düşünceli ve biat kültürlü bir nesil yetiştirmeyi 4+4+4 projesiyle hayata geçirmeye çalışan bir yönetimle karşı karşıyayız. Devletin bütün erklerini elinde toplamaya çalışan, kendisine karşı olan bütün kişi, kurum ve kuruluşları ya biat ettirmeyi, ya da yok etmeyi kafasına koymuş bu yönetim, kontrolden çıkmış bir buldozer hızıyla Cumhuriyet'in kazanımlarına saldırıyor.
Tarihimizdeki istibdat dönemlerini aratan bir baskı, dehşet ve zulüm dönemi geçiriyoruz. Özgürlüklerimizin çoğunu özgürce kullanamıyoruz. Hayatın her alanına müdahale ediliyor. Ülke bir korku imparatorluğu haline geldi. Kimse kimseye güvenmiyor. Aynı kurumun çalışanları birbirini nasıl etkisiz hale getireceklerinin hesabı içine sokuldu. Millet; etnisite, din, mezhep, parti, cemaat, ideoloji, felsefe boyutlarında bölünerek birbirine düşman ediliyor. Bir karabasan ülkemizin üzerine abanmış kalkmıyor. Milletin çoğu fakru zaruret ve eğitimsizlikten çaresiz kıpırdıyamaz durumda, "kontrolsüz güç" ne derse onu yapıyor. Milletin çoğunluğu birey olmanın gereğini, üretme ve başarma heyecanını, umut ve ideallerini kaybetmiş durumda...
Rötarlı Teşekkür – Süleyman PEKİN
Rötarlı Teşekkür – Süleyman PEKİN
08 Ağu 2014 22:02 tarihinde "Süleyman Pekin" <spekin41@gmail.com> yazdı:
Sevgili Hasan Uzunhasanoğlu,
Öncelikle İngilizce iznimi kullanaraktan eve kapandığımdan maillere tam bakamadım, yazıları da aksattım.
Sevgili Hasan Bey'e özürle birlikte sadece teşekkürlerimi değil minnetlerimi de sunuyorum.
Tabi Yunus Bey'e de, Ahsen Bey'e de..
Site fikir meşheri oldu, herşey vaktinde ve düzenli gerçekleştirildi. Yeni yazarlara, çizerlere derhal yer ayrıldı.
Profesyonel hizmet aldığımız hostingcilerden daha güzel ve daha hızlı iş görüldü.
Fikrî dostluklara, düşünsel ve davranışsal arkadaşlıklara vesile olundu.
Yalnız olmadığımızı, birlikte toplumsal hedefler için ortak alan açabileceğimizi daha iyi anladık.
Sizleri tanımakla ticarî kârdan öte kâr ettiğimi düşünmekteyim.
Site olmaz, plaza olur; bir şekilde kalbî beraberliğimizi sürdüreceğiz.
İş ve emek üretmeye devam, değerlerle değerli dostlara selam..
(Hakkınızı da inşallah helal edersiniz.)
Süleyman PEKİN
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ve ailesi
Fotoğrafta Ekmeleddin İhsanoğlu, eşi Füsun İhsanoğlu ile oğulları Orhan İhsanoğlu ve Aziz İhsanoğlu ile gelinleri Başak İhsanoğlu bulunuyor.
400 Sene Sonrasına Mektup – Güney Haştemoğlu
MUTLAKA OKUMALISINIZ! Büyük bir ihtimalle daha önce de bu yazıyı okumuşsunuzdur ama, bir kere daha okumak insana güzel duygular yaşatıyor.
400 Sene Sonrasına Mektup - Güney Haştemoğlu
Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv´de şöyle anlatmıştı.
Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık.
Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.
Unutkanlığı yenmek için neler yapmalıyız
Dr. Yavuz, beynimizin bilgileri depolama sürecinde yaşanan bellek kaybı ve unutkanlık konusunda merak edilenleri değerlendirdi
Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, metropol hayatının yoğun temposu, iş stresi ve yetersiz beslenme, unutkanlık sorunu yaşayanların sayısını giderek artırdığını söyledi.
REEM Nöropsikyatri Merkezi uzmanlarından Dr. Mehmet Yavuz, 'Günümüzde gençler için de ciddi bir problem olan unutkanlık, beyindeki kesin hafıza ve geçici hafıza bölümlerindeki problemlerden kaynaklanıyor. Alzheimer hastalarında uzak geçmiş rahatça hatırlanırken yakın geçmişi hatırlamakta zorluklar yaşanır. Yakın geçmişle ilgili sorun yaşayanların mutlaka bir nörologa başvurması gerektiğinin altını çiziyor' dedi.
15 Azerbaycan askerimiz Şehit olmuştur.
Özü: Ermenistan’ın Saldırısı Hk.
Çok değerli Soydaşlarımız ve Basın mensupları;
Tüm Dünyayı sözde soykırım yalanlarıyla ve çığırtkanlıklarıyla kandırmaya çalışan ermeni diasporasının ve ermenistan cumhuriyetinin Azerbaycan Türklerine karşı yapmış oldukları Katliam ve Soykırımlara Uluslar arası Kuruluşlar ve Sivil Toplum Örgütleri sessiz kalmaktadır.
Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ dahil olmak üzere %20 toprakları 22 yıldır ermeniler tarafından işgal edilmiştir. Bu işgali Birleşmiş Milletler 822, 853, 874 ve 884 numaralı kararnamelerle kınamış, ancak Azerbaycan topraklarının işgalinin sona erdirilmesi için hiçbir ülkenin girişimi olmamıştır.
İşgal ve devamında Rusya, İran gibi Türk Düşmanı devletler ermenilere her türlü ekonomik ve askeri desteği vermiş ve halen vermektedirler. Türkiye ve Azerbaycan dışında hiçbir ülke ermenistanın yapmış olduğu bu işgali cezalandıracak adımlar atmamıştır.
1994 yılında yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen ermeni birlikleri hiçbir zaman gerçek anlamda bu anlaşmaya saygı duymamış ve işgal olunmuş Karabağ ve diğer bölgelerde sıklıkla Azerbaycan askerlerinin bulundukları mevzilere taciz ateşi açmışlardır.
Çok değerli Soydaşlarımız ve Basın mensupları;
Ağustos ayının başından itibaren ermeni birliklerinin Azerbaycan mevzilerine ateşkesi bozarak yapmış olduğu saldırı sonucu 15 Azerbaycan askerimiz Şehit olmuştur.
Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu(TADEF) olarak; ateşkes sürecinde yapılan bu çirkin saldırıyı, saldırıyı yapan ermenistanı, bu saldırıyı destekleyen tüm dış güçleri şiddetle KINIYOR, Şehitlerimize Allah(cc)’tan Rahmet, tüm Türk Dünyasına, Azerbaycan Halkına ve Şehit yakınlarına BAŞSAĞLIĞI diliyoruz!
Başkan Yardımcısı Genel Sekreter
Oktay TAŞÇI İbrahim BALYAN
Uyuşturucu Kullanımı ve Uyuşturucuya Bağlı Problemler
Uyuşturucu Kullanımı ve Uyuşturucuya Bağlı Problemler
“Uyuşturucu kullanımı” terimi, tek seferlik deneysel kullanımdan alışkanlık ve bağımlılık içeren kullanıma kadar sıralanmış birçok farklı tüketim çeşidini içinde barındırmaktadır. Farklı tüketim şekilleri farklı seviyelerde risk ve zarar içermektedir. Genel olarak, bireyin uyuşturucu kullanıma bağlı olarak maruz kalacağı riskler, doz tüketimine, uyuşturucunun alım yoluna, diğer maddelerin ortak kullanımına, uyuşturucu kullanım dönemlerinin sayısına ve uzunluğuna ve bireyin kırılganlığına bağlı olarak değişmektedir.
Uyuşturucu Kullanımını ve Uyuşturucuya Bağlı Problemlerin İzlenmesi
EMCDDA’nın beş önemli epidemiyolojik göstergesi, Avrupa’da uyuşturucu kullanımının izlenmesinde ortak bir yaklaşım sağlamaktadır. Bu veri setleri, kullanılan anketleri, problemli kullanım tahminlerini, uyuşturucuya bağlı ölümleri, bulaşıcı hastalıkları ve uyuşturucu tedavi yöntemlerini içermektedir. Bu göstergeler birlikte ele alındığında, EMCDDA’nın gidişat ve gelişim analizleri için önemli bir kaynak sağlamaktadırlar. Göstergelerle ilgili teknik bilgi çevrimiçi olarak Önemli Göstergeler Ağı ve Avrupa Uyuşturucu Raporu: Veri ve İstatistik olarak bulunabilmektedir.
80 Milyonun Üzerinde Avrupalı Yasadışı Uyuşturucu Kullanmıştır
Avrupa Birliği’nde yetişkin nüfusun dörtte biri, yani yaklaşık 80 milyon kişinin, hayatlarının bir döneminde yasadışı uyuşturucu kullandığı tahmin edilmektedir. Çoğu vakada, kenevir kullananlar( 73.6 milyon) ve daha düşük oranlarda yaşamboyu kokain(14.1 milyon), amfetamin (11.4 milyon) ve ecstasy(10.6 milyon) kullanımı bildirilmektedir. Yaşamboyu kullanım düzeyleri ülkeden ülkeye oldukça çeşitlilik göstermektedir. Danimarka, Fransa ve Birleşik Krallık’ta her üç yetişkinden biri; Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs, Macaristan, Portekiz, Romania ve Türkiye’de ise 10 yetişkinden birinin uyuşturucu kullandığı tahmin edilmektedir.
Ramazan Bayramınızı tebrik eder, muhabbetlerimi sunarım. Ahsen OKYAR
Aziz dostlar, büyüklerim, kardeşlerim, çocuklarım,
Ramazan Bayramınızı tebrik eder, hepimiz için sağlık, huzur, ilim, ahlak, göz ve gönül açıklığı diler, muhabbetlerimi sunarım.
Ahsen OKYAR
e-posta: ahsenokyar@gmail.com
blog: www.ahsenokyar.com
-----
Av. Özcan Pehilvanoğlu kardeşim Bayram yazısında;
“Bugün vatan toprakları, devletimiz ve Türk Milleti; büyük bir tehdit ve tehlike altındadır. Zaman o zamandır! Ve bu zamanı doğru geçirmezseniz kaybedecek ve kaybettiklerinizi bir daha hiçbir zaman telafi edemeyeceksiniz.
Vatan topraklarının dörtte bire yaklaşan kısmının PKK’ya fiilen teslim edildiğini görmüyormusunuz?
Irak Türkleri’nin canının, malının ve namusunun gittiğini bilmiyormusunuz?
Şehit kanları ile alınmış Kuzey Kıbrıs’ın feda edildiğinin farkında değilmisiniz?
Torunlarınızın sonunun Gazze’de yaşayanların akıbetine benzeyeceğini hissetmiyormusunuz?
Balkanlardaki Türklere ve hatta Almanya’dakilere “bulunduğunuz ülkeye entegre olarak yok olun” dendiğini hiç duymadınızmı?” demiş…
Özcan bey abartmış olabilir mi? Yoksa çok geç kalınmış bir hatırlatma yazı mı?
İşte 2014 fitre zekat miktarı; en düşük sadaka-i fıtır miktarı 10,00 TL (On Türk Lirası) olarak belirlenmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2014 yılı fıtır sadakası miktarını belirledi.
Dr. Hüseyin KAYAPINAR'ın başkanlığında toplanan Din İşleri Yüksek Kurulu, bu yılki fıtır sadakası (fitre) miktarını 10.00 TL olarak belirledi. Fiyat hesaplanırken, fıtır sadakasının Müslüman toplumların neredeyse tamamına yakın bir kesimi tarafından veriliyor olması dikkate alındı.
Mevcut sosyo-ekonomik hayat şartları ve bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacı da göz önünde bulunduruldu. 10.00 TL olarak belirlenen fıtır sadakası bu Ramazan’ın başlangıcından 2015 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan sürede geçerli olacak.
Diyanet'ten yapılan yazılı açıklamada:
İlgi: Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 04/06/2014 tarihli ve 69942030-105/445 sayılı yazısı.
Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından 2014 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2015 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan süre için, ülkemizdeki mevcut sosyo-ekonomik hayat şartları ve bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacı göz önünde bulundurularak en düşük sadaka-i fıtır miktarı 10,00 TL (On Türk Lirası) olarak belirlenmiştir.
Ayrıca belirlenen bu miktarın, “asgari miktar” olduğunun, sadaka-i fıtırda verilecek meblağ konusunda bir üst sınırın olmadığının hatırlatılması, bu konuda ideal olanın, herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı vermesinin tavsiye edilmesi ve söz konusu meblağın, gıda gibi ayni olarak veya para şeklinde nakdi olarak ödenebileceği uygun görülmüştür.