
BİR BAŞKA AÇIDAN BAŞKANLIK SİSTEMİNE HAYIR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
BİR BAŞKA AÇIDAN BAŞKANLIK SİSTEMİNE HAYIR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Aşağıdaki örnek, Rus yazar Grigory Petrov tarafından kaleme alınmış 1923 tarihli, “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitapta anlatılır:
DEVLETİMİZİN SINIRLARI DIŞINDA KALDI – Av. Ruhittin SÖNMEZ
DEVLETİMİZİN SINIRLARI DIŞINDA KALDI – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Cumhuriyet bizim ilk değil, son devletimizdir. Bu devletin sınırlarını gönüllü olarak kabul etmiş değiliz. Unutulmamalıdır ki Cumhuriyeti kuran kadronun çok önemli bir bölümünün dahi doğduğu, büyüdüğü topraklar yeni devletimizin sınırları dışında kalmıştır. Uzun zamandır yaşadığımız kesintisiz savaşların, kayıpların etkisiyle biraz nefes alabilmek için o dönemde buna 'Tamam' denmiş olabilir. Asıl yanlış, dönemin tartışmalı şartları içinde yapılan bu fedakârlığa teslim olup devlet ve toplum hayatını buna göre inşa etmeye çalışmaktır. İşte biz bunu kabul etmiyoruz.”
BOZ ALA BOZ BAŞLIKLI PİS PORSUK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
BOZ ALA BOZ BAŞLIKLI PİS PORSUK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Türkçedeki en uzun tekerlemeyi bilenleriniz vardır.
“Şu tarlaya bir şinik kekere mekere ekmişler” diye başlar. (Şinik bir ölçek, kekere mekere ise kuşyemi cinsinden bir bitki adı imiş.)
KAMU GÖREVİNDEN ATILANLAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
KAMU GÖREVİNDEN ATILANLAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Devletten FETÖ’cüleri temizleme operasyonu kapsamında görevden çıkarılan/ meslekten atılan memur sayısı 60 bini geçti. Böyle bir uygulama Cumhuriyet tarihimizde hiç yaşanmadı.
FETÖ’YÜ HUKUK İÇİNDE TASFİYE EDİN – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Ege Cansen’in ifadesiyle, “15 Temmuz lanet darbe girişiminden sonra medya çok sesliliğini yitirdi. Hepimiz, aman şu sıralarda eleştirel yazı yazarsam ‘milli birliği’ bozmuş olurum endişesine düştük. Daha da kötüsü, yanlış anlaşılırsam, Allah saklasın ‘darbeci’ diye damgalanırım korkusuna kapıldık.”
OHAL VE KHK YETKİLERİ SINIRSIZ DEĞİLDİR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
OHAL VE KHK YETKİLERİ SINIRSIZ DEĞİLDİR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Ülkemizin bir olağanüstü hal içinde olduğu şüphesiz. Hukuki statü olarak OHAL şartlarının uygulanması da kaçınılmaz bir sonuç.
Hükümet OHAL kapsamında kendisine verilen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi ile bir dizi kararlar alıp uyguluyor.
Bu kararların bir kısmı özellikle FETÖ üyelerinin tespiti, yargılanması ve terör örgütüne medya ve finans desteği sağladığı kanaatine varılan unsurlarının etkisizleştirilmesine yönelik.
Bu kapsamda 80 binden fazla kamu görevlisi açığa alındı, 5 binden fazlası memuriyetten alındı. 19 bin kişi gözaltına alındı, 11 bini aşan kişi tutuklandı. Gazete ve TV’ler kapatıldı, yazarlar tutuklandı, iş adamları gözaltına alındı, şirketlere el konuldu. Özel okullar, dershaneler devlete devredildi. Şirketlere kayyumlar tayin edildi.
Bu kararların hepsinin haklı ve doğru olduğunu söylemek mümkün değildir. Fakat işin büyüklüğü ve hızlı tedbir alma zarureti sebebiyle OHAL yetkisi kullanılması ve KHK’ler ile tedbirler alınması anlayışla karşılanabilir.
Tabii ki, adil yargılama gereğini hatırlatarak, savunma hakkına riayet edilmesi şartı ve masumiyet karinesini unutmadan. Terör örgütüne kaynak aktaran şirketlerin yanında gözdağı vermek için alakasız şirketlere de kayyum atanmasının tehlikelerine işaret ederek.
PRİZREN’DE, TÜRKİYE GÜNDEMİNDEN UZAKTA – Av. Ruhittin SÖNMEZ
PRİZREN’DE, TÜRKİYE GÜNDEMİNDEN UZAKTA – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Bir haftadır ruhum ve zihnim adeta bir detoks diyeti ile arındı.
Vücudumuza herhangi bir şekilde giren ve vücutta tahribata sebep olan toksinlerin, zararlı maddelerin atılması gerektiği gibi ruhumuz ve beynimize giren zarar verici etkenlerden uzaklaştırmak gerekmekte.
ALLAH İLE, DİN İLE ALDATAN VE ALDANANLAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
ALLAH İLE, DİN İLE ALDATAN VE ALDANANLAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Bu hafta camilerimizde okunan Cuma hutbesi şu dua ile bitti:
“Bizi din ile, iman ile, Kur’an ile, Peygamber ile aldatanlardan ve aldananlardan eyleme Allah’ım!”
OHAL İLANI – Av. Ruhittin SÖNMEZ
OHAL İLANI – Av. Ruhittin SÖNMEZ
8 ay önce yazdığım bir yazıda “OHAL VEYA SIKIYÖNETİM İLAN EDİLMELİ” başlığı altında terörle mücadelenin yoğun olduğu bölgelerde OHAL ilan edilmesi gereğini vurgulamıştım. Gerekçem de E. Kurmay Albay Ümit Yalım’ın işaret ettiği hukuksuzluklar idi.
15 TEMMUZ DARBE TEŞEBBÜSÜ – Av. Ruhittin SÖNMEZ
15 TEMMUZ DARBE TEŞEBBÜSÜ – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Türkiye 15 Temmuz 2106 saat 21’den itibaren sabaha kadar süren kapkara bir gece yaşadı.
TSK içinde bir cuntanın başlattığı darbe teşebbüsü bastırıldı.
Fakat bilanço ağır oldu. “161 şehit, 1440 yaralı ve 20 darbecinin öldüğü” kanlı çatışmalar, “6 bine yakın kişinin tutuklanması” ve hem de tarihimizde görülmemiş şekilde TBMM’nin TSK mensuplarınca bombalanmış olması gibi acıların yaşandığı kapkara bir gece idi.
Bu elim olaylar milletçe içimizi kanatmıştır. Ayrıca Türkiye’nin dış itibarını son derece olumsuz etkilemiştir.
SEÇİLMİŞ KRALLAR, ATANMIŞ GENEL BAŞKANLAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
SEÇİLMİŞ KRALLAR, ATANMIŞ GENEL BAŞKANLAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
“Seçilmiş krallar” tabirini siyaset bilimine sokan bilim adamı Fransız Maurice Duverger’dir. Duverger’in kastettiği anlamda Türkiye siyasetini belirleyen üç “seçilmiş kral” var: Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli.
YAŞAR NURİ ÖZTÜRK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
YAŞAR NURİ ÖZTÜRK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Yaşar Nuri Öztürk haricinde herhangi bir hocadan şuna benzer bir ifade işittiniz mi?
“İslam dini milletin hakkını yiyen, gasp eden, haram yiyenin (fıkhi ifadesiyle ‘gulül suçlularının’) cenaze namazı kılınmaz diyor. Milletin malını talan edenin, yiyenin dini imanı olmaz, Onun cenaze namazı da kılınmaz. Hz. Peygamber kılmamıştır. Bu kişilerin cenaze namazı kılınmaz, hatta onların katıldıkları saflarda, girdikleri camilerde namaz kılınamaz.”
Hadi bu hükmü anlatamadılar, peki “bu verilen hüküm yanlıştır” diyebilen bir hoca var mı?
Bu hüküm yanlış değilse, bugüne kadar neden sadece Yaşar Nuri Öztürk tarafından dile getirildi?
TÜRKİYE’NİN KAÇ DOSTU VAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
TÜRKİYE’NİN KAÇ DOSTU VAR – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Almanya’nın parlamentosunda 1915 tehciri “soykırım” olarak tanındı. Bu olay bir kere daha gösterdi ki “Türkiye dış politika alanında çok ciddi bir “yalnızlaşmaya” gidiyor.
Yıllardır yazıyorum, bir devletin dış politika başarısı “dostlarını artırıp, düşmanlarını azaltmasıyla” ölçülür.
Nitekim Başbakan Binali Yıldırım 65. hükümetin ilk toplantısında dış politikada izlenecek yeni tutumu “düşmanlarımızın sayısını azaltıp dostlarımızın sayısını artıracağız” şeklinde ifade etti.
İktidar kanadının artık “değerli yalnızlık” kavramını kullanmaması da gösteriyor ki, Türkiye’nin uluslar arası arenada yalnızlaşması kötü bir durumdur, asla “değerli” olamaz.
Yalnızlaşma sadece “can sıkıcı” değildir, “dostunu, düşmanını tanıma” fırsatı verdiği için bir faydası da vardır.
Hacı Bayram Veli’nin, vergiden kurtulmak için etrafını dolduran onbinlerce müridin samimiyetini test ettikten sonra, Padişaha “sadece bir müridim var” diye bildirdiği gibi oldu.
Almanya’nın “Ermeni soykırım tasarısını” tanımasına tek tepki gösteren ülke “kardeş Azerbaycan” oldu.
Azerbaycan ile “bir millet, iki devlet” olduğumuzu tekrar görmek bu can sıkıcı olayın tek olumlu tarafı.
YARGIYA GÜVENSİZLİK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
YARGIYA GÜVENSİZLİK – Av. Ruhittin SÖNMEZ
Metropoll şirketinin (13 Temmuz 2015 tarihinde yayınladığı) anketinde toplumda “Yargı hükümetin boyunduruğu altına girdi” algısının hâkim olduğu ortaya çıkmıştı.
Ankete göre, seçmenlerin yüzde 57’si, ‘Son bir yıl içerisinde yargının bağımsızlaştığını mı yoksa hükümetin kontrolü altına girdiğini mi düşünüyorsunuz?’ sorusuna karşılık yargının bağımsızlaşmadığını, aksine AKP’nin kontrolü altına girdiğini dile getirdi.
2007’de (10 üzerinden) 8 seviyesinde olan yargıya güven, 2015 Haziran’ında 5 seviyesine kadar geriledi.
Eminim bir yıl içinde yaşananlardan sonra yargıya güven çok daha azalmıştır.