
AKİF’İ ANMAK YETMEZ ANLAMAK VE ANLATMAK GEREK – Fahri SAĞLIK
AKİF’İ ANMAK YETMEZ ANLAMAK VE ANLATMAK GEREK – Fahri SAĞLIK
İstiklal Marşımızın kabulünün 98. yıldönümünü idrak etmenin onur ve heyecanını yaşıyoruz. Şüphesiz İstiklal Marşımız sarsılmaz bir inancın, azmin, fedakârlığın, umudun ve yeniden dirilişin sembolüdür. Hem İstiklal Marşımızın metninin anlamını hem de yazarının fikri dünyasını dünya ve ahirete bakış açısını çok iyi anlamak ve neslimize anlatmak milli ve dini görevimizdir.
Akifi anlamak için Safahatını iyice tetkik etmek gerekir. “Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, Günler şu heyulayı da, er geç silecektir. Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma, Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir…” diyerek tevazu abidesi olan Akif; dünya döndükçe Ay Yıldızlı Bayrağımız O’nun şiiriyle dalgalanacaktır.
Seneee İSA’ dan SONRA… / Kandıralı Fethi
Seneee İSA' dan SONRA... / Kandıralı Fethi
Seneee
İSA' dan SONRA...
bilmemm kaçç...!
Kıbrıs harbi ile, askerliğimde bitmiş...
Dönmüşüm Gandıra'ya...
''Asıl askerlik şimdi başlıyor' dedi Babam...
İş - güç...
Klasik laflar...
Halendee geçerli olan...
Çok koşturduk, İDAELİZM yolunda..
Dağlara, taşlara, hattaa evlerin kiremitlerinin üzerine, SLOGANLAR yazdık...
ÜÇ BASAMAKLA inilen, ŞEFİK CAMİSİNİN tuvaletinde, bıçaklandık bile...
SEMERESİNİ verdi, gayretlerimiz...
Prof.Dr. TURAN GÜNEŞ
Dış İşleri Bakanımız…..
Sevgili BÜYÜĞÜM – KAPTANIM - USTAM
TURAN SARI Şerif Candan Sarı
vasıtası ile
BENİ - (İŞ ) sahibi yaptı...
İyiii de, GANDIRA' dan ayrılmak GOLAY MI.??
Namazgahtan, futboldan gopmak.
(HOCA) Nurettinin - BABACAN' ın - GAVAK KEMAL gaveden kopmak
.
GOLAY MI..?
CİBRİL HADİSİ – Fahri SAĞLIK
Hadis kaynaklarının tamamında yer alan ve kültürümüzde yaygın olarak “ Cibril Hadisi” diye bilinen bir hadis-i şerifi dikkatlerinize sunmak istiyorum. İnşallah gelecek hafta da hadis-i şerifimizi kısaca yorumlayacağım.
Ömer İbnü’l-Hattâb radıyallahu anh şöyle dedi:
“ Bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda bulunduğumuz sırada, elbisesi beyaz mı beyaz, saçları siyah mı siyah, üzerinde yolculuk eseri bulunmayan ve hiçbirimizin tanımadığı bir adam çıkageldi. Peygamber’in yanına sokuldu, önüne oturdu, dizlerini Peygamber’in dizlerine dayadı, ellerini (kendi) dizlerinin üstüne koydu ve:
– Ey Muhammed, bana İslâm’ı anlat! dedi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
– “İslâm, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirebilirsen Kâbe’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdu. Adam:
– Doğru söyledin dedi. Onun hem sorup hem de tasdik etmesi tuhafımıza gitti. Adam:
– Şimdi de imanı anlat bana, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
– “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine iman etmendir.” buyurdu.
Adam tekrar:
– Doğru söyledin, diye tasdik etti ve:
Biii bakemm dedimm- Kandıralı FETHİ
Biii bakemm dedim, girdim FACEBOOK da bizim gruba, fotolara bakarken...
..TAAAAKKK diye bu diye bu resim çıktı garşıma..
Hadeee buyur,,, sessiz kal...
İki satır yazmadan geçç...
Olurmuu.. olmazz...
BOZUKLU NİYAZİ' den
RAİF - SEDAT biraderlerden Vedat Akalın
ne bileyim AHSEN abilerimin MANİFATURA dükkanlarından alınmış,
1,5 ARŞIN
PAZENB- PATİSKALAR....
Boyunlarında....
Ozan Arif’i anlamak… / Akın ÜNER
Ozan Arif'i anlamak... / Akın ÜNER
Sanatçı olmak zordur. Zira gerçek bir sanatçı, değnekle güdülemez. Fikirleri ve fikirlerini ifade ediş tarzı birçoklarına aykırı gelir. Yadırganır. Özgür ruhu nedeniyle her dönem muhaliftir. Haliyle muktedirlerle çatışır. Düşünceleri ve sanatı nedeniyle bedel öder. Ailesinden, memleketinden, hürriyetinden mahrum edilir. Sevenleri, hayranları vardır; ama son tahlilde yalnızdır. Bu nedenle gerçek sanatçıların ruhları yaralı, hisleri buruk, kalpleri kırık olur.
Sanatçının hangi siyasi fikirlere sahip olduğu da pek fark etmiyor... Misal, dün devrimci şair Nazım Hikmet ne yaşamışsa, hafta içi sonsuzluğa uğurladığımız ülkücü sanatçı Ozan Arif de benzer acılar çekerek ömrünü geçirdi. İkisi de düşünceleri nedeniyle yargıya hesap vererek, sürgün hayatı yaşayarak, iktidarı elinde tutanlarla kavga ederek ömrü boyunca mücadele etti.
Gidenlerin Ardından – İdris TÜRKTEN
Gidenlerin Ardından – İdris TÜRKTEN
(Bana İbrahim Gencer'i tek bir cümleyle anlat deseler, söyleyeceklerim şunlar olurdu: "Nereye adam gibi adam arıyorsanız, İbrahim Gencer gibi birisini bulun.")
Bir söz vardır çok beğenirim: "Ulu çamlar, fırtınalı vadilerde yetişirler." Sözü söyleyen güzel söylemiş ama son yıllarda sevdiğimiz güzel insanları da nedense, fırtınalı kış aylarında birer birer ahrete yolcu ediyoruz.
İki yıl evvel 21 Ocak 2017 günü yitirdiğimiz Nihat Ağabey'i(Nihat Gürer) vefat yıldönümünde anmak için hazırlık yapıyorduk ki, iki yıl sonra aynı gün internet'e Eski Bahçecik Belediye Başkanı İbrahim Gencer'in ölüm haberi düştü.
Kaybetmek.!!! – Yüksel ERCAN
Kaybetmek.!!! - Yüksel ERCAN
Türk milleti tarafından “Bozkırın Tezenesi “olarak adlandırılan rahmetli Neşet Ertaş’ı Türkü sevipte tanımayan bilmeyen en azından 3-4 türküsünü ezbere bilmeyen vatandaşımız nerede ise yok gibidir, Bizde ortalama bir Türk insanı olarak rahmetli Neşet Ertaş’ın bize armağan ettiği bütün türküleri çok sevmekle birlikte onun “Kendim ettim kendim buldum/gül gibi sararıp soldum” diye başlayan eserini dinledikçe kendimizi bambaşka bir dünyada bulmuş gibi oluruz.
Başta türküler olmak üzere bütün sanat eserlerinin bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktığını ve çıkan bu eserlerinde toplumun çok büyük bir kesimin söylemekten çekindiği hislerine tercüman olduğu da artık çok iyi bilindiğinden “Kendim ettim kendim buldum/Gül gibi sararıp sordum” dizelerinin de Türk insanın hayat felsefesi olduğunu da ifade etmekte hiçbir sakınca görmüyoruz.
Çok şey yaşadı, yaşıyor bu koca millet. Acaba neden? – Prof.Dr. Mithat Kerim ARSLAN
Çok şey yaşadı, yaşıyor bu koca millet. Acaba neden? - Prof.Dr. Mithat Kerim ARSLAN
Geçmişte Ocak aylarında yaşadığımız bazı önemli olayları birlikte düşünmeyi arzuladım.
Rus ordusunun 19 Ocak 1990 gece yarısı tanklarla başlattığı katliam gibi saldırı ile 20 Ocak 1990’da Azerbaycan’ın başkenti Bakü işgal edildi. Rusya’da yaşayan Ermenilerden oluşan Sovyet Özel Birlikleri sivil ahaliden kadın-çocuk ayırmadan 132 kişiyi katletmiş, 612 kişiyi ağır yaralamıştı ve 841 kişi işgalciler tarafından hapsedilmişti. Bu katliamın ana amacının 26 Şubat 1992’de Rus desteği ile Ermenilere yaptırılacak olan Azerbaycan topraklarının dörtte birinin Yukarı Karabağ’ın ve Hocalı’nın işgalinin ön harekâtı olduğu sonradan anlaşılmıştı.
Trabzon Türk Ocağı 27 Ocak 1990’da şehrimizin gördüğü en büyük mitingi, “Rus’a Lanet, Azeri’ye Destek-Büyük Karadeniz Mitingi”ni düzenlemişti.
Kandıra üzerine öneriler – Av. Fahri ÖRENGÜL
Kandıra üzerine öneriler – Av. Fahri ÖRENGÜL
Kocaeli ülkemizin ön güzel illerinden birisi. Geçen hafta Kartepe ile ilgili kaleme alınan yazının giriş cümlesi böyleydi. En güzel ilçelerimizden birisi de, Karadeniz’e sahili olan tek ilçemiz olan Kandıra… Kandıra esasında Osmanlı’dan bu yana manav diye tabir edilen hemşerilerimizin yaşadığı, pek göç almayan ama göç vermek zorunda bırakılan tarihi, ama aynı zamanda tarım, hayvancılık ve turizm ile öne çıkan çok önemli bir yöremiz.
Okuma merakı… / Hakan HACIİBRAHİMOĞLU
Okuma merakı... / Hakan HACIİBRAHİMOĞLU
Yıl 1997 İletişim Fakültesi Radyo- Televizyon- Sinema bölümü öğrencisiydim. Televizyon programcılığı dersinde hocamız bize bir ödev vermişti. Sizi rahatsız eden bir toplumsal davranışı düşünün bunun üzerine bir program formatı belirleyin demişti. O anda ilk aklıma gelen konuyu seçtim ve hazırlıklarıma başladım. Belirlediğim konu başlığı kitap okuma merakıydı enteresan dimi kitap okuma merakını beni rahatsız eden bir konu olarak seçmiştim. Üstelik bunu bir televizyon programı haline getirecektim.
Hazırlıklarımı tamamladım sunum zamanı geldi çattı. Sıra bana gelince hoca sordu nedir senin programın ismi? Okuma merakı diye söyleyince diğer öğrenci arkadaşlar ve hocamız şaşkın bir şekilde bana bakarak okuma merakı seni rahatsız mı ediyor diye sordular. Bende neden bu konu başlığını seçtiğimi kendilerine izah ettim. Okula giderken sürekli Üsküdar- Sirkeci vapurunu kullanıyorum. Vapura binmeden iskeledeki gazete bayisinden sürekli okuduğum gazeteyi alır sakin bir yere oturur Sirkeci'ye yanaşana kadar okuyup bitiririm.
MELİKE DEMİRAĞ’ın biii şarkısı varr…! – Kandıralı FETHİ
MELİKE DEMİRAĞ'ın biii şarkısı varr...! – Kandıralı FETHİ
MELİKE DEMİRAĞ'ın biii şarkısı varr...! – Kandıralı FETHİ
Bilirmisiniz..?
Hani şuuu , """ARKADAŞ "" filminde oynıyan.
Şimdii.. Şimdii
İstanbul da, olmak VARDI - ANASINI SATAYIM...
Köprüde - BALIK YEMEK...
İle başlayan..
İnelimm GANDIRA'ya.
GIŞ gecelerine..
Yazın, Kerpe güzel - Kefken aynaa.
GIŞ nooolucek GIŞ...
Hadi bii tur atalım..
Nerden başlıyalım..
Vedee GÜNLERDEN ne olsun.
Ziraaa,
BAZARI farklıdır.... Çarşambası.
PAZAR günü, biii bambaşka..
Biii KARTPOSTAL…– Kandıralı FETHİ
Biii KARTPOSTAL...– Kandıralı FETHİ
7 SİLAHŞÖRLER
gibi bii foto....
GANDIRA' nın
TARİH-İ KADİM,
üstüne üstlük...
SİYAH- BEYAZ,
binlerce fotoğraf içinde, BİZLERİ - DÖNEMİMİZİ yaşatan biii KARTPOSTAL...
Biz yaptık diyenlere inat,
NAMAZGAH KÖPRÜSÜ..
Üzerinden, öküz arabaları geçen,
Bisikletli çocukların oynadığı,
Hanımların, ayakkabılarının, tahta aralarına , TOPUKLARININ sıkıştığı,
bu KÖPRÜYÜ....
Ekonomik güç ve endüstri 4.0 – Hakan HACIİBRAHİMOĞLU
Ekonomik güç ve endüstri 4.0 – Hakan HACIİBRAHİMOĞLU
Geçtiğimiz hafta Kocaeli Akça Koca Kültür Platformunun düzenlemiş olduğu "Türkiye'nin Ekonomik Kalkınması ve Endüstri 4.0" konulu bir konferansa katıldım. Konuşmacı Doç.Dr. Murat Yalçıntaş konuyu öyle güzel özetledi ki herkes payına düşeni fazlasıyla aldı. Neden bazı ülkeler zengin neden bazıları fakir? sorusunu yönelterek konuşmasına başlayan Yalçıntaş, İnsan kaynağını verimli kullanmayan ülkeler fakir olmaya, geri kalmışlığa mahkumdurlar. Liyakat olmayan ülkenin zenginleşmesi imkansızdır. Gelişmiş ülkeler öyle bir sistem kuruyor ki insanları çalışmaya teşvik ediyor. İnsanların önünü açmak lazım, liyakat sahibi olan insanları ülkede tutmak, hak ettikleri görevlere getirmek lazım ülkenin zenginleşmesi için bu çok önemli bir görevdir diyor.
Kandıra–Kandıralı / İdris TÜRKTEN
Kandıra - Kandıralı – İdris TÜRKTEN
Türkiye de bu kadar az nüfusa sahip hiçbir ilçe yoktur ki, içinden çıkardığı tarihi ve değerli şahsiyetleriyle tanınıp bilinsin. Üstelik bu ilçe öyle anayol güzergâhında veya merkezi bir mevkide de değil. Bağlı bulunduğu şehre giden tek yolu, tabir caizse adeta yılan eğrisi olmasına rağmen ilçenin yaşayan insanları ne yollarının bakımsızlığından, bozukluğundan ne de şehre uzaklığından asla şikâyetçi değil, aksine ilçeleriyle gurur duyan sakin, çalışkan ve kanaatkâr insanlar.
AMATLIDAN…. GIŞLADAN… GABAAÇAÇTAN… / Kandıralı FETHİ
AMATLIDAN....
GIŞLADAN...
GABAAÇAÇTAN... / Kandıralı FETHİ
Çıkanlar YÖRLEK gelirlerdi...
SUSURLUKlarının önünde dört, arkasında dört BAKIR YORTLAA.
Bugün ÇarşaNba...
GANDIRA BAZARI...
CİCİ’lerin gamyon Beylerbeyinden...
DİMİTRİ’nin gamyonn SAFA’lıdan, insan daşırdı..
GAR'da- GIŞ'da...
Teee bu, resimdeki sokağa gurulurdu BAZAR....
Manav Muzaffein önü yine MERKEZ olsun... (METİN Figen İşeri Ulutaş dükkan ı- Mine Öğren - ve MELEK - Hüseyin - Zeynep ULUTAŞ)... Şuanki yer..
BEMBEYAZ, baş örtülü anneler..
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR? – William Ewart GLADSTONE
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR? - William Ewart GLADSTONE
Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı...
Pasteur kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı...
Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 olmuştu.
Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.
Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı.
Goethe, en büyük eseri Faust'u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti.
Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.
Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. "Lepanto Savaşı" adlı ünlü tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı.
Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve geldiğinde yaşı 83'tü.
MEVLİD KANDİLİ – Fahri SAĞLIK
19 Kasım 2018 Pazartesi günü akşamı Mevlid Kandili’dir. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu yıl 17-25 Kasım tarihleri arasını “Mevlid-i Nebi Haftası” olarak ilan etmiş ve haftanın ana temasını da “ Peygamberimiz ve Gençlik” olarak belirlemiştir.
Çocuklar ve gençler bir toplumun geleceğidir. Her toplum kendi geleceğini garanti altına alacak, kendi değerlerini yükseltip geliştirecek fertler yetiştirmeyi hedefler. Yeni yetişen nesiller ruh ve bedenen ne kadar sağlıklı ve güçlü olurlarsa mensubu bulundukları toplum da o kadar sağlıklı ve güçlü olur.
Yine-yeniden NOSTALJİ – Kandıralı FETHİ
Yine-yeniden NOSTALJİ – Kandıralı FETHİ
Konvoy yapılacak taksiler mi vaadı..?
Vaadıda biz mi tutmadık..!
Cumartesi. bide özellikle pazar günleri olurdu SÜNNETLER...
Mektepler gapanınca..
100. Yılı Kutlanan Paris Barış Konferansına Birde Bu Gözle Bakın – Bekir GÜNAY
100. Yılı Kutlanan Paris Barış Konferansına Birde Bu Gözle Bakın - Bekir GÜNAY
Cumartesi ve Pazar günlerinde tüm dünya liderleri, Paris’te I.Dünya savaşına son veren ve 20.yy kurulan dünya düzenini antlaşmanın 100.yıl toplantılarına katıldılar. Aralarında Türkiye ve Almanya’nın da olduğu dünya liderleri Macron’un başkanlığında yapılan etkinliklere, sergi, gösteri ve yemeklere katılıp sık sık bir araya geldiler.
BU NE ŞİMDİ. – Kandıralı FETHİ
BU NE ŞİMDİ. – Kandıralı FETHİ
R A D Y O...
Kimin evinde var..
Eskisi yenisi...
Ceryanlısı - pillisi..
Transtörlüsü - Lambalısı..
PHİLİPS 'i. - A G A sı...
Şu satırlarımdan, bırakır benim yazımı bilmeyenler, terk ederler, OKUMAYI..
Yaaa bu dayı, nelerden bahis ediyoo,
Neyin kafasını yaşıyo, diyerek.
Yürüsünler...
Gitsinler.....