
Meral Akşener’e Yapılan AYIP – Yüksel ERCAN
Meral Akşener’e Yapılan AYIP – Yüksel ERCAN
Geçtiğimiz yıllarda CHP Genel başkanı Kemal Kılıçtaroğlu’nun Ankara’nın Çubuk ilçesinde bir şehit cenazesi sırasında başına gelenleri hepimiz hatırlıyoruz, Ana muhalefet partisin genel başkanı önce yumruklanmış sonrasında ise bir eve tabir-i caiz ise “resmen hapsedilmiş” dışarıda binlerce kişinin bulunduğu kalabalık grup nerede ise Kılıçtaroğlu’nun içerisinde bulunduğu evi yakacak noktaya kadar kendisinden geçmişti.
Dün İYİ Parti Genel başkanı Meral Akşener bir dizi ziyaret için Rize ve ilçelerine daha önceden programlanmış bir gezi gerçekleştirdi, Normal şartlarda bir bayan genel başkanın o kentte bulunan tüm siyasi parti il başkanları tarafından ellerinde çiçekler ile karşılanıp “Şehrimize hoş geldiniz, Yapacağınız gezi boyunca bize düşen görev ne varsa seve seve yerine getirmek isteriz” demeleri hem centilmenliğin hem de insanlığın en başta gelen görevi olması gerekiyordu.
Doç.Dr.Kenan Göçer ile “İzonomi Temelli Ekonomi Politik ” Üzerine – Doç.Dr. Çiğdem BOZ
Doç.Dr.Kenan Göçer ile “İzonomi Temelli Ekonomi Politik ” Üzerine – Doç.Dr. Çiğdem BOZ
Kenan Göçer, iktisadi olgu ve olaylara disiplinler üstü çerçeveden bakan ve bunları ekonomi-politik ekseninde yorumlayan bir iktisat tarihçisi. İktisat tarihini mübadele tarzları açısından ele alan Kojin Karatani’nin “izonomi” yaklaşımını Türkiye toplumuna uygulayan Göçer, son kitabı “Yunus Emre Aslında Ne Dedi?” de Anadolu tasavvuf tarihinin iktisadi zihniyetle ilişkisini sorguluyor. Yunus’dan yola çıkarak yaptığımız söyleşiyi keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.
“Gel imdi miskin Yunus, yolunda yalan olma!”
Esir Alınmış İslam Ülkeleri – Yüksel ERCAN
Esir Alınmış İslam Ülkeleri – Yüksel ERCAN
Geçtiğimiz kadir gecesi İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa' da nöbet tutan Filistinlilere bilmem kaçıncı kez saldırı düzenlemesinin ardından artık kanıksadığımız "İsraili şiddetle kınıyoruz, Sapan taşları ile zafere ulaşacağız, İslam ülkeleri uyuyormu?, İsrail'in bu saldırılarına karşı en sert şekilde cevap vereceğiz" diye devam eden ve artık kimsenin inanmadığı açıklamaları hemen hepimiz dakika dakika takip ediyoruz.
Hatırlayanlarınız vardır ABD ile İran arasında başlayan kavga ABD'nin İran'lı General Süleymani'yi öldürmesi ile yepyeni bir boyuta taşınmış, dönemin ABD Başkanı Trump'un İran'a yönelik tehditlerine karşı İran Parlementosunun üyelerinin "ABD'ye ölüm" sloganları Ortadoğu'yu bambaşka bir noktaya götürürken bu coğrafyada var olan İslam Ülkelerinin iyiden iyiye sarıp sarmalayan ateş çemberinin içerisinde kaldıklarını da çok net bir şekilde ortaya koymuştu.
DOĞU KUDÜS’TEN DOĞU TÜRKİSTAN’A – Süleyman PEKİN
DOĞU KUDÜS’TEN DOĞU TÜRKİSTAN’A – Süleyman PEKİN
Yol yok; varsa-yoksa Kudüs.
Artık onun da yarısı kaldı, diğer yarısı da 20 seneye kalmaz gider. Doğu Türkistan’a niye yol yok; çünkü Çin o yolu bastı parayı, kapattı. Nasıl? İster İngilâzca “One Belt One Road” ister Türkçe “Bir Kuşak- Bir Yol” deyip aratın internetten ve görsellere bakın, anlarsınız. Buradan oraya yol gitmiyor, oradan buraya yol geliyor vesselâm. E bir yerden yol geçiyorsa veya geçecekse ‘özümden çok sevdiğim’ Milletimin ve ‘baba yarısı’ Devletimizin kapitalizmle 70 küsur yıllık izdivâcının meyvesi müteşebbislerimizin yolu yerleşime ve tecime çevirme becerisini de toplumbilim tarihimize not düşmek lâzım. Bkz. en sonki köprüler (Osmangazi, Çanakkale), en sonki otoyollar (Kuzey ve Güney Marmara)…
GÜLEGÜLE GİT YA ŞEHRİ RAMAZAN – Seyfettin KARAMIZRAK
GÜLEGÜLE GİT YA ŞEHRİ RAMAZAN - Seyfettin KARAMIZRAK
Güzel şeylere sahip olduğumuzda neden sevinmesini bilemiyoruz acaba. Fakat bu güzellikler elimizden gittiğinde hüzünlenmeyi hiç de ihmal etmemekteyiz. İnsan, sahip olduğu kıymetlerin değerini, elden çıktığında anlıyormuş. İşte Mübarek Ramazan ayı da bunlardan biri.
Bir aydır yaşadığımız huzurun ve mutluluğun, bitmeyecek sandığımız eşsiz paylaşımların, aramaların, gönülden perçinleşmenin, hatır sormaların, tatlı tebessümlerin sonu mu geldi acaba? Umudum ve temennim, bu hasletlerin bizlerde kalıcı olması yolunda elbette ki.
Zulmet ki Sonun Gelsin –II / Doç.Dr. Tekin YEKEN
Zulmet ki Sonun Gelsin –II / Doç.Dr. Tekin YEKEN
İslam ülkelerinin bugünkü handikapları yüzyıl öncesinden bu yana denetlenebilen projelerdir. Asla bağımsız olamamışlar. Bu nedenle bu kavramın ne hârika bir yaşam tarzı olduğunu bilmeleri de beklenemez. Söz konusu handikaplar kısa dönemde telafi edilebilir değil. Birkaç kuşak sonrasında belki. Nasıl olsun ki. Bir yanda “bütün müminler ancak kardeştir” hakikati var, diğer yanda bir kardeş(!) ülke için dünyanın en amansız silah yığınağı yapan potansiyel düşmanlık. Bir yanda mezhep kargaşası, diğer yanda bölgesel çıkarlar. Ortadoğu’daki ABD askeri üsleri adeta müstemleke komiserliği havasındalar. Her bir üs’te binlerce asker konuşlanmıştır. Ortalama nüfus oranına göre her 223 kişi başına bir Amerikalı asker düşmektedir. Ne anlama geldiği açık ve net: Savunma karşılığı, kaynaklarını batı Avrupa ve ABD yararına ipotek etmek. Bu tip güdümlü yönetimlerin bu zulme katkısı inkâr edilebilir mi?
Fitre, Fidye ve Kefaret – Oğuz ÇETİNOĞLU
Fitre, Fidye ve Kefaret - Oğuz ÇETİNOĞLU Ekonomist, Araştırmacı-Yazar
Mübârek Ramazan ayının son günlerini idrak ediyoruz. En geç önümüzdeki Perşembe günü kılınacak Ramazan Bayramı namazından önce ödenmesi gereken mâlî yükümlülüklerimiz var. Bayram ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlaması bakımından son günün son dakikasını beklemeden ödemekte büyük faydalar olduğu bilinmelidir.
ANNELER GÜNÜ – Seyfettin KARAMIZRAK
ANNELER GÜNÜ - Seyfettin KARAMIZRAK
“Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, söyleyeyim: Annemdir.”
Anne aile, yuva, birlik olma, paylaşma, mutluluk devşirme demektir. Annenin var olduğu evde zenginlik, şatafat o kadar önemli değildir. Çünkü anne; zenginlik, huzur, dayanışma, hayata tutunma, yaşama sevinci demektir.
O, var olmanın şifresidir. Dünya kurulduğundan bu yana her sorunun, her engelin çözücüsü, dikenli tarlaların goncası, susuz çöllerin vahası, beceriksiz ellerin mahareti, başarılı erkeklerin mimarı, başarısız erkelerin kamuflajı olmuştur. Tarlada ırgat, evde hizmetçi, fabrikada işçi, onca çocukların bakıcısı, dadısı, bekçisi, aşçısı, terapisti, öğretmeni “hatta babası” olmuştur.
O yüzden toplumda en çok ihtimam gösterilmesi gereken kadındır. Muhataplarının O’na hitap ederken “kırmamak ve üzmemek adına” çok dikkatli ve titiz davranması gerekir. Çünkü kıymetlidir, çünkü hassas ve narindir. Sözlerin, zarafetsiz ve uluorta söyleniş biçimi O’nu derinden yaralayabilir. O’nun ruhu has ipeklerden daha şeffaf, en nadide tüllerden daha müstesnadır. Söylenen sözcüklerin bile filtre edilmeden O’na sarf edilmesi haksızlıktır, kabalıktır.
Kadın her şeyin en iyisine, en güzeline, en seçilmişine layıktır. Böyle düşünmek, bir kadın için kesinlikle ayrıcalık değil, ihmal edilmemesi gereken bir vazifedir, vicdanlar için borçtur.
Kadir gecesi – Fahri SAĞLIK
Kadir gecesi - Fahri SAĞLIK
08 Mayıs 2021 Cumartesi gününü Pazara bağlayan gece, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı Kadir gecesine kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu inşallah yaşayacağız. Yüce Allah bu geceye özel bir sure tahsis ederek önemini bildirmiştir. “Şüphesiz, biz Kur’an-ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrâil o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”(Kadir Suresi, 97/1-5) Kadir gecesi, Müslümanları Rahman’ın affıyla, insanlığı Kur’an’ın aydınlığıyla buluşturan eşsiz bir gecedir. Kadir suresi, bizlere üç temel mesaj vermektedir:
Işınsu Öksüz Hakk’a Yürüdü – Av. Nuri GÜRGÜR
Işınsu Öksüz Hakk’a Yürüdü – Av. Nuri GÜRGÜR
Edebiyat dünyamızın son dönemlerdeki en önemli isimlerinden biri olan, Türk milliyetçiliği fikrini, millî, manevi, insani ve ahlaki değerlerimizi 60 yıldır kalemiyle savunan Emine Işınsu Öksüz, bu dünyadaki yolculuğunu ikmal ederek ebedi aleme göç eyledi; menzili mübarek, makamı inşallah cennet olsun.
Işınsu kardeşimizi 1959’da Türk Ocağı tarihi binasında tanımıştım; cumhuriyet dönemi Türk şiirinin seçkin isimlerinden biri olan Halide Nusret Zorlutuna’nın kızıydı; ama irsi yazarlık yeteneğini şair olarak değil, belki daha yoğun emek ve çaba gerektiren bir alanda, romancı olarak kullanmayı tercih etti. İyi de yaptı, çünkü bizde ancak 19. yy. dan sonra başlayan roman yazılımı maalesef şiir kadar gelişmedi, yüz yıl boyunca belli bir sayının üzerine çıkılamadı.
ANNE OLMA SANATI-1 – Seyfettin KARAMIZRAK
ANNE OLMA SANATI-1 - Seyfettin KARAMIZRAK
“Anne elinden tüm dünyaya tutunur insan, o eli bir bıraksa bir ömür yutkunur insan. “
Hani derler ya lideri şartlar mı ortaya çıkarır. Yoksa lider mi doğulur? Annelik de böyle bir şey. Her kadın anne olarak dünyaya gelir. Fakat sosyal çevre eğitim bu kavramı estetik hale getirir. Daha bir doyulmaz olur anne duygusu.
Bir kere anne olabilmenin “olmazsa olmazları” vardır. Bu duygu ve davranışlar onlara özgüdür ve doğuştandır:
“Merhamet, sınırsız sevgi, koruma kollama duygusu, şefkat, sahiplenme, inanılmaz bir bağlılık ve özveri, empati, değer verme, samimiyet, halden anlama, yardımlaşma, paylaşma, yaşama sevinci, olumlu davranışları kazandırma azmi ve isteği, özenme, gıpta etme, gurur duyma, özlem, sorun çözme, rehabilite etme becerisi, vb.”
Kanaat bitmeyen bir hazinedir – Fahri SAĞLIK
Kanaat bitmeyen bir hazinedir - Fahri SAĞLIK
Orucun hikmetleri ile hükümlerini anlamak arasında sıkı bir bağ vardır. Oruç ibadetinin yerine getirilmesi ile ilgili kuralların bilinmesi, orucumuzu Allah Resulü’nün bize rehber olarak bıraktığı sünnetine uygun oruçlar tutmamıza imkân tanıyacaktır. İslâm bilginleri dînî bütün hükümlerin insanların yararlarını gerçekleştirme amacına yönelik olduğu konusunda görüş birliği içindedirler. Allah’ın yapılmasını istediği şeylerde kullar için çok büyük faydalar, yasakladığı şeylerde ise büyük zararlar bulunduğu bütün Müslümanlar tarafından kabul edilen bir gerçektir.
Âlimlerimiz ibadetlerin yarar ve hikmetleri konusunda Kur’an ve Sahih Sünnet ışığında derin inceleme ve araştırmalar yapmış, bunların kişisel pratik yararlarından çok, insan nefsinin arındırılması ve ahlakının yükseltilmesi yolunda fonksiyonel hâle getirilmesine çalışmışlardır. Bu bağlamda kulların yapmakla yükümlü tutulduğu ibadetlerin sağladığı bazı faydalar ya da hikmetler tespit edilmiştir. Şimdi oruç ibadetinin hikmetleri üzerine söylenmiş çok değerli fikirlerden bir demet sunmak istiyorum.
KURAKLIK / İKLİM – Prof.Dr. Levent KURNAZ
KURAKLIK / İKLİM – Prof.Dr. Levent KURNAZ
Prof.Dr. Levent Kurnaz: İstanbul’da sıcaklık 50 dereceyi bulacak .
Meclis İklim Değişikliğini Araştırma Komisyonu'na sunum yapan Prof.Dr. Levent Kurnaz, Türkiye'nin 2050 yılında büyük kuraklık yaşayacağını söyledi. İstanbul'da sıcaklığın 50 dereceyi bulacağını belirten Kurnaz, "Antalya, Adana ve Mersin gibi bölgelerde ıslak termometre 35 dereceye ulaştığında dışarıda insanlar ölmeye başlayacak" dedi.
Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Bir Fikir Adamı Tahsin Banguoğlu – Oğuz ÇETİNOĞLU
Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Bir Fikir Adamı T a h s i n B a n g u o ğ l u - Oğuz ÇETİNOĞLU
Prof.Dr. Hasan Tahsin Banguoğlu’nun üç kızından biri olan Ülker Banguoğlu Bilgin tarafından hazırlanan eser, 16,8 X 24 santim ölçülerinde, 371 sayfadır.
Dr. Metin Eriş’in teşviki ve katkılarıyla hazırlandığı belirtilen kitap, Banguoğlu ailesinin hikâyesi, ‘Evlâd-ı Fâtihân’ olarak andığımız Balkan ve Rumeli Türklerinin göç trajedisi ile başlıyor. Tahsil hayatı özetlendikten sonra Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği, Almanya’da doktora öğrenciliği, Türkiye’ye döndükten sonra hocalıktaki hızlı yükselişi, Profesörlüğü siyâsete girişi, ilmî çalışmaları ile iki dönem hâlindeki siyâsî hayatı, sonra tekrar ilmî çalışmaları, sohbetleri, radyo konuşmaları ve Türk dili ve edebiyatına hizmetleri anlatılıyor. Bu yorucu ve hareketli hayat içerisinde aile fertleri ve edebiyat çevreleriyle ilişkileri, nesillere örnek teşkil edecek hizmet anlayışı, teferruatlı bir şekilde okuyucuya yansıtılıyor.
Tahsin Banguoğlu; Mehmet Fuat Köprülü, Tevfik İleri, Mehmet Turgut gibi ender yetişen kültür, siyâset ve devlet adamlarımızdan biriydi. Anadolu insanının gıpta ve gururla müşâhede ettiği husûsiyetleri ile ideal siyâsetçi, eşine ender rastlanan aile reisi, kibirden uzak asâleti ile şahsiyet âbidesiydi.
Portre yazarlarımızın seçkinlerinden Altan Deliorman, Prof. Banguoğlu hakkında şunları yazıyor:
‘Dil bilgini, politikacı, fikir adamı… Haysiyetli bir imza, kıvrak bir kalem, cesur bir mücâdeleci… Hayatının, uzun sürmüş sonbaharını yaşarken, Vaniköy kıyılarından sanki bütün bir târihi seyrediyor. Hükümlerinde, kültür birikiminden süzülmüş netlik ve açıklık var. Bütün bunlar O’na, bir nevi ‘dokunulmazlık’ sağlıyor.
O’nun dokunulmazlığı, kanunlardan değil, kanunları da aşarak, şahsiyetinden ve isminden geliyordu. Bunu kabul etmesine tevazuu mâni oluyordu. ’ (Sessiz Bir Ses. s: 96, 134. Bayrak Basım Yayım, İstanbul 1997)
Eser, saygı ile sevginin ideal karışımı olan duyguların, kelimelerle inşa edilmiş bir Banguoğlu âbidisidir. Ülker Banguoğlu Bilgin Hanımefendi, babasından tevârüs ettiği edebî zevk ve harikulêde ifâde gücünü ustalıkla satırlara aktarıyor.
KELAYNAKLARIN sayısı gitt gideee, a-za-lı-yoo… / Kandıralı FETHİ
KELAYNAKLARIN sayısı gitt gideee, a-za-lı-yoo... / Kandıralı FETHİ
Şu an ki
GANDIRA'yı, KANDIRA'lılığı bilmez, bilemez #DIŞARDAN gelenler.
BİZ..
Lakaplarıyla biliriz birbirimizi, anarız - anlatırız...
ŞERBETÇİLERİ
NARCILARI
LANGIRLARI
HOP YAHYA'ları
İnsanların, SÜLALESİ ile anıldığı
#GANDIRA'yı...
Hafız Mehmet'i
kasap Nail Mehmet'i
Manifaturacı Asım'ı
Kolonyacı Vedat'ı
Bozuklu Niyazi'yi...
kimler bilir, HARBİ KANDIRA'lılar..
Bİİİ GANDIRLI..
Aramızdan ayrıldı...
Dünyadaki tek çocuk bayramı… / Orhan BALCI
Dünyadaki tek çocuk bayramı… / Orhan BALCI
Bugün 23 Nisan,
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,
Milli Egemenliğimizin sembolü,
ulusal kurtuluş mücadelemizin ve demokrasi tarihimizin
en önemli kurumu olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin
açılışının 101’inci yılı.
Aynı zamanda dünyada çocuklara yönelik
kazandırılmış ilk ve tek bayram…
Böyle bir bayramın ülkemizde olması,
bunun mimarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının
olması bu büyük bayrama ayrı bir önem kazandırıyor.
ARALIK…. / Kandıralı FETHİ
ARALIK.... / Kandıralı FETHİ 28 Şubat 2021, 02:10
Elbette, bii AY ismi..
Bana göre, benim çocukluğumda,
ARALIK
bii kestirme yerdi..
BİZİM DÜKKANIN olduğu (TÜRK OCAĞI) yerden, lokantalar tarafına geçmek için...
Öyle #MAĞAZALAR vardi ki, iki caddeyi KISACIK birbirine bağlayan..
-Vasıf GÜNEŞ Bey amcalar’dan,
-Ahsen AKALIN'ların,
-GOCA KAFA Hüseyin'in amcanın ayakkabı mağazaların içinden ,,,,,,,
#ordannn gir-#öbür taraftan çık..
İKİ CADDEYİ birbirine bağlayan...
Biide
#ARALIK'lar vardı..
Her yerde KAR vardı…. / Kandıralı FETHİ
Her yerde KAR vardı.... / Kandıralı FETHİ
ADAMO söylüyordu, meşhurdu o yıllar...
Her yerde KAR var
Kalbim senin bu gece..
Hem nasıl KAR...
#BOM oynadık, KEMAL KAVAKLI'nın ikinci kattaki kahvesinde...
ların berber dükkanı, Veyis Taşdemir bakkal dükkanı üstündeki kaaaavee... Bilirmisiniz..,?.. SOONA aynı mekanı BABACAN çalıştırdı.
Zabıta GÜLHAN çavuş, Saatci Mehmet POLAT, Nazım DÜNDAR vede Cengiz KAVAKLI var.. Cengiz, o yıllarda Pertevnilav Lisesinde okuyor,.. KAR TATİLİ, diye, hafta sonu tatiline gelmiş, YALANNNN, Kemal amcayı koparacak, konu ARPA...
YEŞİL HAMAM – Kandıralı FETHİ
YEŞİL HAMAM - Kandıralı FETHİ
Askerler inerdi, galaycılar caddesinden 20-30’luk gruplarla.
Marşlarla..
Bir grup girer.
Diğer grup çıkardı...
Marşlarla...
Hamam'dan.
Çarşı içinden.
geçerlerdi... ALAY' a doğru.
KEFKEN yoluna #ağrı..
197. P. Alayının ANA - BABA larının gençleri.. ASKERLER..
480 yıllık bilinen geçmişi olan GANDIRA'nın, o zamanlarında da hasbelkader,
7 - 8 yaşındaki benim gözlemim
Senemi..?
1958 diyelim...