Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

ahsen okyar
19Eki/140

kalp.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

kalp (I) -bi
isim, anatomi Arapça ®alb

1. isim, anatomi Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek
"Bak ellerim nasıl titriyor, bak alnım nasıl yanıyor, bak kalbime nasıl çarpıyor." - Y. K. Karaosmanoğlu

2. Kalp hastalığı
"Kalpten öldü."

3. Sevgi, gönül

4. Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri

5. Duygu, his
"İnsanı tekrar, kalp ve fikir cennetine eriştirebilecek tek kudret kadındır." - H. E. Adıvar

Kategori: Kişisel Yorum yok
18Eki/140

kahraman.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

kahraman
sıfat Farsça ®ahram¥n

1. sıfat Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit
"Al bayrağa narin eller işliyor zafer / Uzaklarda yaralanır kahraman nefer" - E. B. Koryürek

2. isim Bir olayda önemli yeri olan kimse
"Son golün kahramanının yüzü, öpülmekten tükürük içinde kalmıştı." - H. Taner

3. isim, edebiyat Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi
"Piyesin kahramanı azgın bir herif, boyuna baldızına saldırıyor." - Ç. Altan

Kategori: Kişisel Yorum yok
17Eki/140

kabul.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

kabul -lü
isim (kabu:lü) Arapça ®ab°l

1. isim Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
"Her mihnet kabulüm yeter ki / Gün eksilmesin penceremden" - C. S. Tarancı

2. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma
"Başımı kaşıyacak vaktim yok. Kabul saatlerine dikkat oluna!" - N. Hikmet

3. Sunulan bir şeyi, armağanı alma

4. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama

5. Bir yere alınma
"Okula kabulüm için dilekçe verdim."

6. ticaret Akseptans

Kategori: Kişisel Yorum yok
16Eki/140

kabahat.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

kabahat -ti
isim Arapça ®ab¥§at

1. isim Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet
"Bir kabahat gizlenirse büyür, söylenirse küçülür." - P. Safa

2. hukuk Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç

Kategori: Kişisel Yorum yok
15Eki/140

çağdaş.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

çağdaş                                                                                                                               sıfat

1. sıfat Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır
"Daha sonrakileri ve Necip Fazıl'ın çağdaşlarını konuşmak üzere bugünkü sohbetimize son verdik." - A. Kabaklı

2. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, asri, modern
"Sadece toplumsal olmakla kalmayıp uluslararası ve evrensel de olan çağdaş şiirin önemi de bence buradadır işte." - N. Hikmet

Kategori: Kişisel Yorum yok
14Eki/140

liyakat–ti.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

liyakat -ti
isim (liya:kat) Arapça liy¥®at

1. isim Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim
"Liyakat ve namusa dayanan zenginliğe düşman değilim." - M. Kaplan

2. Kifayet
"Her birimiz kendi liyakatimize göre, üzerimize bir vazife almalıyız." - Y. K. Karaosmanoğlu

Kategori: Kişisel Yorum yok
13Eki/140

kadim.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

kadim
sıfat eskimiş Arapça ®ad³m

sıfat Başlangıcı olmayan, eski, ezelî
"İki hanım arkadaş rastlaşıyorlar, birbirinden saklısı gizlisi olmayan iki kadim arkadaş." - A. Boysan

Kategori: Kişisel Yorum yok
12Eki/140

jandarma.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

jandarma
isim, askerlik (janda'rma) İtalyanca gendarme

1. isim, askerlik Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet

2. askerlik Bu kuvvette görevli olan kimse

3. sıfat Açıkgöz

Kategori: Kişisel Yorum yok
11Eki/140

iltimas.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

iltimas
isim (iltima:sı) Arapça iltim¥s

1. isim Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma
"Onun için buraya kabul edilişimde bir iltimas seziyordum, buysa beni yerin dibine geçiriyordu." - O. Kemal

2. Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma
"Şimdi bir de tavsiyeden iltimastan bahsediyorlar." - N. Hikmet

Kategori: Kişisel Yorum yok
10Eki/140

ırgat.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

ırgat
isim Rumca

1. isim Tarım işçisi, rençper
"Ayakaltında bir ırgat veya başüstünde bir ana işlerinizi görür." - F. R. Atay

2. Yapı işçisi

3. denizcilik Gemilerde ve yapılarda yatay kollarla ve birkaç kişi tarafından çevrilen bocurgat
"İçlerinden bir gönüllü istedim, başüstüne gidip ırgatı çalıştıracak güçte bir adam." - Z. Selimoğlu

Kategori: Kişisel Yorum yok
10Eki/140

EŞEK ÖLÜR KALIR ESERİ – Rifat SERDAROĞLU

EŞEK ÖLÜR KALIR ESERİ - Rifat SERDAROĞLU

Erdoğan’ın sık-sık kullandığı ve edebiyatçılara saç-baş yolduran çok ilginç
bir deyişi vardır;

“Eşek Ölür Kalır Semeri / İnsan Ölür Kalır Eseri…

Aşağıdaki sadece bir günlük tablo, başta Erdoğan’ın- İmralı’daki müzakerecisi Öcalan’ın, AKP Genel Müdürü Davutoğlu’nun ve MİT Müsteşarı makamında oturan Fidan’ınE SERİDİR.

Onlarca ölü, yüzlerce yaralı, ülkenin çok yerinde yakılan-yıkılan-tahrip edilen
kamu binaları, yakılan belediye otobüsleri, molotof bombasıyla yakılan özel araçlar, tahrip edilen esnaf dükkânları, yakılan Türk Bayrakları ve Atatürk Heykelleri, sokağa çıkma yasakları ve sıkıyönetim!

İleri Demokrasi diye-diye, 12 Eylül dönemi benzeri uygulamalara yeniden döndük. Kimler yapıyor bu ihanetleri? Çözüm sürecinin sözüm ona tarafı olan Kürtçü-Bölücü militanlar…

13 yıldır Türkiye’yi TEK BAŞINA yöneten kadro elini nereye atsa berbat etti. Bastıkları yeri kuruttular. Türkiye’nin itibarını düşürdüler.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi dünyanın en büyük 4. Ordusuna ve binlerce yıllık devlet tecrübesine sahip bir Cihan Devletini, Esad denen diktatörün, IŞİD denen canilerin ve PKK denen Narko-Terör örgütünün muhatabı yaptılar.

Çözüm Süreci adını verdikleri “Yılan Torbasını” Türk Milletinin üstüne boca ettiler. Kardeşi kardeşe düşürdüler, insanlarımızı birbirini kıracak, iç savaş çıkaracak hale getirdiler.

9Eki/140

hazır.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

hazır
sıfat Arapça §¥øir

1. sıfat Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya
"Her şey emre müheyya, hazır bir vaziyette bekliyor." - E. M. Karakurt

2. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş
"Yemek hazır, buyurun."

3. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı
"Hazır elbise. Hazır ayakkabı."

4. zarf Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak
"İçindeki her şeyle birlikte dünyayı fethetmeye artık kendilerini hazır hissediyorlardı." - İ. O. Anar

5. zarf Fırsattan yararlanarak
"Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım." - R. N. Güntekin

Kategori: Kişisel Yorum yok
8Eki/140

gayret.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

gayret
isim Arapça ¦ayret

1. isim Çalışma, çaba, çalışma isteği
"Arkadaşlarına yardımcı olmak arzu ve gayreti onu acıklı bir duruma düşürüyordu." - M. Yesari

2. Koruma, esirgeme, kayırma duygusu
"Hemşehrilik gayreti."

3. Kutsal sayılan şeylere yabancıların saldırmasını görmekten doğan dayanamama duygusu

Kategori: Kişisel Yorum yok
7Eki/140

fark.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

fark
isim Arapça far®

1. isim Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans
"Emanete ihanet etmek veya etmemekle insan öteki mahlukattan ayrılır veya onlardan farkı kalmaz." - İ. Özel

2. mantık Ayrım

3. matematik Çıkarma işleminin sonucu

Kategori: Kişisel Yorum yok
6Eki/140

damar.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

damar
isim, anatomi

1. isim, anatomi Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
"Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu." - P. Safa

2. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi

3. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı
"Zengin bir altın damarı."

4. Soy, yaradılış

5. Huy
"Cimrilik damarı. Şairlik damarı."

6. bitki bilimi İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru

7. hayvan bilimi Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ

Kategori: Kişisel Yorum yok
5Eki/140

efendi.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

efendi
isim Rumca

1. isim Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan
"Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi." - Y. Z. Ortaç

2. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse
"Köylü memleketin efendisidir." - Atatürk

3. Koca
"Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor." - C. Uçuk

4. ünlem (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz

5. ünlem (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü
"Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver." - S. F. Abasıyanık

6. sıfat Görgülü, nazik, kibar

7. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan

Kategori: Kişisel Yorum yok
5Eki/140

Bayram mesajı

Bayram mesajı

1)  Bayram sabahı erken kalkmak.

2)   Misvak kullanmak.

3)   Gusletmek. (Boy abdesti almak)

4)   Güzel koku sürünmek.

5)   Temiz ve helâl elbise giymek.

6)    Kurban Bayramı'nda fecr-i sâdıkın doğmasından evvelki vakitten (imsaktan) bayram namazını kılıncaya kadar oruçlu gibi, orucu bozan şeylerden uzak durmak.

7)    İlk yediği kurban eti olması için yemeği namazdan sonra yemek. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kurbanın ciğerini yerlerdi.

8)   Mümkün ise namaza yürüyerek gitmek.

9)   Namazdan sonra başka bir yoldan dönmek.

10)   Neşeli olmak.

4Eki/140

mübarek–ği.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

mübarek -ği
sıfat (müba:rek) Arapça mub¥rek

1. sıfat Kutlu, kutsal

2. Uğurlu
"Bunlar senin mübarek elini öpmeye geldiler." - O. C. Kaygılı

3. Çok saygı duyulan
"Mübarek yüzlü bir ihtiyar."

4. Verimli, bereketli

5. ünlem Beğenilen, sevilen şeyler için söylenen bir söz
"Mübarek, ne güzel yer."

6. Kızılan, şaşılan (kimse veya şey)
"Ne de hafıza vardı mübarekte, neler de anlatmazdı." - H. Taner

Kategori: Kişisel Yorum yok
3Eki/140

cadaloz.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

cadaloz
sıfat

1. sıfat Çok konuşan, huysuz ve şirret (kadın)

2. Çirkin, yaşlı (kadın)

Kategori: Kişisel Yorum yok
2Eki/140

barış.. TDK Sözlüğü

sanalmagaza

barış
isim

1. isim Barışma işi
"Biz baba kız biliyorduk ki bu gibi kaçışlar, bir barışla biter." - M. Ş. Esendal

2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar
"Atatürk'ün insan haklarına ve dünya barışına ne kadar saygılı bir lider olduğunu ifade etti." - H. Taner

3. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç
”Barış içinde yaşamak."

4. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam

Kategori: Kişisel Yorum yok