
Aynalar kırık şimdi! – Prof.Dr. Taner Tatar
Aynalar kırık şimdi! – Prof.Dr. Taner Tatar
Batı dünyasında kendisini Tanrı’nın kölesi görenler bu dünyanın hükümranlığını talep etmişlerdir.
Kilise kurumu ve onun mensupları kendilerini Tanrı’nın kölesi ilan ederken insanların da efendisi olma rolünü fedakârca (!) üstlenmişlerdir. Tanrı’nın köleleri, Tanrı adına iktidarın sahibi olurken işgal ettikleri taht sorgulanmazlık makamıyla kendilerine sınırsız bir güç tevdi etmiştir.
“Tanrı’nın ölümü”yle kölelik sona ererken iktidar tahtı ruhbanların rahminden sancılı bir doğumla dünyaya gelen varislerine geçti. Sorgulanmazlık makamının postnişinleri “yanılmazlık” statüsüne terfi ettiler.
Ne yazık ki Tanrı’ya köle olmaksızın iktidar sahibi olmak tam özgürlük getirmedi. Muktedirler bizatihi iktidar kölesi oluverdiler. Üstelik de kendilerini “yaratıcı” vehmederek! Öyle ki Tanrı’nın yapamadıklarını yapabilme iddiasını taşıyorlardı. Böylece “dünyevî İncil”ler kaleme aldılar.
Tabiatın, insanın ve toplumun kanunlarını keşfederken hepsini bir bütün halinde kavrayabileceklerini dolayısıyla da onlara şekil verebileceklerini hatta yaratabileceklerini vehmettiler.
“Bilmek” onları öldürmedi. Sahte bir “dirilik” iddiasıyla her şeye meydan okudular. Aklın aciz kaldığı noktalar, sadece henüz keşfedilmemişlerden ibaretti. Acziyet akılda değil aklı daha fazla kullanmamakta görüldü. Zaten her şeye muktedir akıl için acziyet söz konusu olamazdı.
Öyle ki aklı yaratan da onu kullanan insanın bizatihi kendisiydi. Bir zamanlar kölesi olmakla iktidarı elde eden ruhban sınıfının zalim mensuplarının aynasında Tanrı’yı seyredip aynayı kırmakla Tanrı’yı da yok edeceklerine iman eden “Bilimizm”in kölesi “ehl-i cehl”, şimdi zulmünü iman ettiği bilim adına yapmaktadır.
Elbette ki ilme ehl-i cehlin aynasından bakmak, Tanrı’yı zalim ruhbanların aynasından görme vehmiyle aynıdır. İlim hangi kaynağa dayandırılırsa dayandırılsın -bu ister Tanrı isterse tabiat olsun- faydasız ilimden Allah’a sığınmak her zamankinden daha fazla farzdır.
Kendini bilmeyenlerin daha nice okumaları gerektiği ayan beyan iken “kendini” okumanın lüzumu aşikâr oldu. Tanrı’nın köleleri kulluk makamına eremediler, onların varisleri de köleleştikçe özgürlük yanılsamasına kapıldılar.
Kendimizi kendi kalbimizin aynasında seyre ne de çok ihtiyacımız var! Ah minel aşk. Aynalar kırık şimdi!
Eski Dostlar’ın 355.toplantısı
4 Kasım 2016 Cuma / Rahmetli Mustafa Ersoy ve Fikret Balcı ile Emin Saka tarafından 50 sene önce 1966 yılında kurulan “Kocaeli ve Kocaelispor’u seven Eski Dostlar Grubu” 355.toplantısını yaptı.
TÜRK ADALARINDA TÜRKLERİN VAHİM DURUMU! – Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
TÜRK ADALARINDA TÜRKLERİN VAHİM DURUMU! – Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
Sizin için yine çok önemsiz konulardan birini yine sizlerle paylaşmak zorundayım! Şimdiden verdiğim rahatsızlık için özür dilerim.
Biliyorsunuz “Bulgaristan'a Bakmak Zorunda Kaldık!” diye bir yazı yazdım. Bu yazı üzerine Rodos, İstanköy ve Oniki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı'dan şu mektubu aldım. Kaymakçı bu mektubun bir yerinde, adalarda yaşayan Türkler için “...bu çığlığa dünya kamuoyu gibi Türk kamuoyu da yanıt vermek durumundadır.” ve “Adalarda varlıklarını sürdürmeye çalışan bir avuç Türk / Müslüman azınlığın sessiz çığlığını dünya kamuoyuna duyurmak zorunluluğu vardır.” dediği için bu görevi şu an yapıyorum.
Dost seçme sanatı – Eftal ORHAN
Dost seçme sanatı - Eftal ORHAN
İnsan ancak dostları kadar büyür, dostları kadar gelişir.
İnsanın çapı, dostlarının çapı kadardır.
Bir insanla dost olmak, geleceğinizi o insana emanet etmektir.
Dostlarımızın, boyasıyla boyanır, ahlakı ile ahlaklanırız.
Kişinin kalitesini, dostları belirler.
Kim olduğunu bilmek isterse, kimlerle dost olduğuna bakmalı insan.
Adaletin önderi Hz. Ömer’in dediği gibi; “Kişinin dostu; aklının kılavuzudur.”
Herkes, kendi “ayarına”, aklına göre dost edinir.
Her kuş, kendi cinsiyle uçar.
Kartallar kartallarla...
Kargalar kargalarla.
BULGARİSTAN’A BAKMAK ZORUNDA KALDIK! – Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
BULGARİSTAN'A BAKMAK ZORUNDA KALDIK! – Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
Komşumuz Bulgaristan'da, 23 adayın yarışacağı Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 6 Kasım 2016 Pazar günü yapılacak. Bulgaristan'da 1.5 milyon civarında Türk'ün vatandaş olduğu tahmin ediliyor. Bunların büyük bir bölümü çifte vatandaşlık hakkına sahip olarak Türkiye'de yaşıyor.
Bunlara birde Türk Milletinden olarak gördüğümüz Pomak ve Çingene kardeşlerimizi ekleyince, Bulgaristan ister istemez, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, her bir Türk'ün ilgi alanına zorunlu olarak girmesi gereken bir ülke oluyor.
VEFÂ, AHDE VEFÂ – Hilmiye KETENCİ
VEFÂ, AHDE VEFÂ – Hilmiye KETENCİ
Ahd; masdar olarak,”söz vermek, emir vermek, tâlimat vermek” gibi manalara gelir. İsim olarak, “emir, tâlimat, anlaşma, ant, yemin “ anlamlara gelir. Ahid kelimesini anlamı çok geniş olduğundan terim olarak her ilimde ayrı ayrı manalarda kullanılmıştı. İslâm dininde inanç, ibâdet, ahlâk, muâmelât ve hukuk-fıkıh-da birer terim olarak kullanılmıştır. Bir şeyi her durumda koruyup gereğini yerine getirmek demek olan ahidde hem yemin, hem de kesin söz verme anlamı vardır. Yemin, ahdin dinî ve kutsî yönünü; söz verme de ahlâkî yönünü teşkil eder. Ahd kelimesi İslamî bir kavram olarak "ahd-ü mîsak" şeklinde kullanılmıştır. Ahd kelimesi, Kur'an'da 46 yerde geçer. Benzer anlama gelen mîsak kelimesi de 25 yerde kullanılır.
YENİ KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ ve MİLLÎ GÜVENLİK KONSEPTİ – Süleyman PEKİN
YENİ KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ ve MİLLÎ GÜVENLİK KONSEPTİ – Süleyman PEKİN
Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı’nın İzmitli misafirleri
Yüksel Özdemir ve Ahmet Demir ile eşleri, Balıkesir Valisini ziyaret etti.
Kandıra Sofrasında sabah buluşması..
1 Ekim 2016 Cumartesi / Prof.Dr. Mehmet Bayrak Başkanlığındaki Kocaeli Kandıralılar Derneği yöneticileri Kandıra Sofrasında sabah kahvaltısında buluştu.
NURİ PAŞA’YI TANIMAK! – Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
Özcan PEHLİVANOĞLU
Tarihimizi bilmediğimiz ve geçmişin bugüne yansımalarını ve tesirlerini anlayamadığımız muhakkak! Bunların içinde Kafkas İslam Orduları Komutanı Nuri (Killigil) Paşa ve yaptıklarıda var...
KİMİN AKLINA GELİR PREVEZE! – Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
KİMİN AKLINA GELİR PREVEZE!- Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
Bu gün 28 Eylül, Barboros Hayreddin Paşa komutasındaki Türk donanmasının Andrea Doria komutasındaki Haçlı donamasını Preveze önlerinde imha ettiği tarih...
Akşam yediğini unutan Türk Milleti 28 Eylül 1538'de ne olmuş, nereden bilecek!
Biz şimdi Türk Deniz Kuvvetlerini yok etmekle meşgulüz!
Ergenekon, Balyoz, Casusluk ve nihayetinde Fetö dediğimiz olaylarla deniz kuvvetlerimizin içine ettik ve etkinliğini neredeyse sıfırladık..
Bize de böylesi yakışırdı!
Kocabayramlarda bayram 13 Eylül Salı (bugün)
Baykaraların Sabah Saat: 10:00’dan itibaren Kocabayramlardaki Ata/ baba kapıları açık ve misafirlerini bekliyor..
Sağlık ve huzur içinde nice bayramlara…
TAVSİYE – Arslan KÜÇÜKYILDIZ
*Günaydın" demenin borç para vermek olmadığını,
* "Lütfen" demenin utanılacak bir şey olmadığını,
* "Özür dilerim" demenin küçültücü olmadığını,
Akkuyu: Stratejik yatırım mı, stratejik körlük mü? – Dr. Azime TELLİ
Akkuyu: Stratejik yatırım mı, stratejik körlük mü? - Dr. Azime TELLİ
Türk enerji diplomasisinin manevra kaabiliyetinin sınandığı günlerden geçiyoruz. Enerji diplomasisinin, dış politikanın adeta pusulası haline geldiği bu dönemde Türkiye’nin pusulası yine kuzeye, Kuzey komşumuz Rusya’ya döndü. İki ülke arasındaki enerji sinerjisinin 2015 yılında girdiği soğuma dönemi sonrasında şimdilerde taraflar arasında eski sinerjinin yakalanmasına yönelik girişimler söz konusu.
KÜÇÜK AYASOFYA CAMİİ
28 Ağustor 2016 Pazar / Naci Memiş üstadın konferansı Saat:13:00’e gelirken bitti. Öğle namazına Erdoağan Aslıyüce ağabey ve Hasan Uzunhasanoğlu kardeşimle gitme imkanı bulduk.