
KUT’ÜL AMARE SAVAŞI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – Dr. Şahin CEYLANLI
KUT’ÜL AMARE SAVAŞI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - Dr. Şahin CEYLANLI
Kut’ül Amare, Bağdat’ın 170 km. güneyinde bulunan güzel bir kasabadır. Basra Körfezi’nin de 350 km. kuzeyindedir.
Dicle nehri kıyısında ve Kut’ül Amare şehri yakınlarında konuşlanmış İngiliz ordusu ve müttefiklerinin Osmanlı ordusu tarafından kuşatılmasıyla başlayan savaş, kasabanın Osmanlı ordusu tarafından ele geçirilmesiyle son bulmuş ve İngiliz tarihine acı ve kara bir sayfa olarak eklenmiştir. Kut’ül Amare, 29 Nisan 1916 tarihinde Osmanlı ordusunun Irak’ın Kut bölgesinde İngiliz ve müttefiklerine karşı kazandığı büyük bir zaferdir. Bu zafer, Türk ordusu tarafından 1952 yılına kadar bayram olarak kutlanmıştır.
Kut’ül Amare, İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri ile Osmanlı ordusu arasında geçen 1. Dünya Savaşı’nın Irak Cephesinde gerçekleşmiş bir kuşatma savaşıdır. 1. Kut Muharebesi olarak da bilinir. Bu savaşa tarih kitaplarında fazla yer verilmemiştir.
Yerel Seçimler, Devlet ve Türk Milletine, seçilenlere, kaybedenlere Hayırlı olsun..
Yerel Seçimler Devlet ve Milletimize Hayırlı olsun – İsmail KAHRAMAN
Belediye başkanlarının sorumluluğu ve Bir ananın oğluna kefen bezi vasiyeti
31 Mart 2019 Yerel Seçimleri için sandık başına gidip oylarımızla bizleri yerelde idare edecek belediye başkanları, Meclis üyeleri ve muhtarları seçtik. Bende oyumu ünlü şairimizin adının verildiği Yahya Kemal Beyatlı okulunda kullandım.
Belediye başkanlarının sorumluluğu çok büyük, eski başkanları uğurlayıp yeni başkanlara hoş geldin demeye hazırlandığımız bu günlerde şehrin en emin insanı olarak adlandırılan şehri emin belediye başkanlarına sorumluluklarının ne kadar ağır olduğunu hatırlatacak bir olayı paylaşmak istiyorum.
Bir arkadaşım anlattı bir gün yüz yaşına yaklaşmış annesi oğlunu yanına çağırıp, oğlum belediyeler ölenlerin kefen bezini parasız veriyormuş doğrumu diye sorar.
Oğlu da annesine evet anne belediyeler hem kefen bezini veriyor hem de tüm cenaze hizmetlerini ücretsiz olarak yapıyor, isteyenlerin cenazesini belediye arabaları ile memleketlerine ücretsiz gönderiyor der.
Annesi oğluna ben öldüğümde benim cenazemi belediyeye kaldırtırsanız size analık hakkımı helal etmem, ben Allah’ın huzuruna halka hizmet etsin diye seçilen belediyenin aldığı kefenle çıkmak istemiyorum. Benim kefen bezimi en helal paranla al bana getir, cenazemle ilgili belediyeden hiç bir şey istemiyorum ben belediye başkanına oy vermiş halkın hakkı ile ebedi aleme gitmek istemiyorum diye vasiyet eder.
Oğlu annesine kendi emekli maaşı parası ile kefen bezini alır, anne kefen bezini yanından ayırmaz.
Birinci dünya harbi gazisinin Kızı olan bu anne devletten hakkı olan yaşlılık maaşı da almak istemez.
Gerçekten bu hikaye basit gibi görünse de çok önemlidir eli öpülesice bu ananın devlet malına karşı gösterdiği hassasiyete bizler ne kadar önem veriyoruz ben önce kendi şahsımı sorguluyorum.
Biz Kandırayız – Osman ACAR
Biz Kandırayız - Osman ACAR
Belki burada doğmadık büyümedikte;
İnsanca yaşadık dostlar edindik bizde.
Zaman güzel geçiyor Kandıralıyız işte.
Kimsemiz olmasa/da alıştık buralara,
Akşamı bir başka güzel sabahı rüyalara.
Ne denize hasretİz ne/de doğaya.
Dedim ya aslında Kandıralıyız işte;
Issızdır ormanları dolaşırsın korkmadan.
Rahattır yaşantısı hiç kafana takmadan.
Anlatırım dostlara Kandırayı bıkmadan,
Lakin burda yaşadık Kandıralıyız işte...
Ismarlarsın yoğurdun kaymaklı ve hasını.
Yapan olsa da yesek mancarlı pidesini.
Islanırsın yağmurda yaşarsın havasını.
Zaman Mut'lu geçiyor Kandıralıyız işte....
-Yazan:Osman ACAR (18.04.2018)
84 yıl önce 84 yıl sonra – Hulki CEVİZOĞLU
84 yıl önce 84 yıl sonra - Hulki CEVİZOĞLU
3 gün önce, ünlü 1 Mart Tezkeresi'nin reddedilişinin 16. yılı idi.
Kısaca hatırlayalım.
Irak'ta Saddam Hüseyin'in devrilmesi için "Türk Silahlı Kuvvetlerinin Yabancı Ülkelere Gönderilmesi ve Yabancı Silahlı Kuvvetlerin Türkiye'de Bulunması" tezkeresi (izni) Meclis'te oylandı ve reddedildi.
1 Mart Tezkeresi kabul edilseydi, İncirlik dâhil, Trabzon, İstanbul, Diyarbakır vb. pek çok havaalanımız ile Trabzon, İskenderun vb. birçok deniz limanımız ABD ve İngiltere tarafından işgal amaçlı kullanılacaktı.
GÜNÜMÜZ VE GELECEĞİMİZ . . ! – Ali COŞKUN
GÜNÜMÜZ VE GELECEĞİMİZ . . ! – Ali COŞKUN (58. VE 59. HÜKÜMETLER SANAYİ VE TİCARET BAKANI)
2018 yılında oldukça hareketli günler yaşadık. Bugünkü yazımda ekonomimizi yakından ilgilendiren üç konuyu paylaşmak istiyorum.
Birincisi; Ekonomimizin son aylarda sürüklendiği darboğazlar; Cumhurbaşkanımızın belirttikleri doğrultuda gelişmelerin arka planında ülkemizi siyasi ve bölgesel sorunlar karşısında zora sokmak için bir üst aklın, dış güçlerin olduğu ayan beyan ortada.
Ne var ki; Birçok ünlü ekonomist yeni bir Global krizin olabileceği görüşlerini ileri sürerek ülkemizin bu krizden en fazla etkilenecek ülkeler arasında olduğunu belirtmektedirler.
Bu görüşe kaynak olarak; Borç yükümüz: ( Kamu: 140.9 , Özel sektör: 325.1 Toplam 466 Milyar $) Bütçe açığı, Cari açık, Döviz Rezervimiz, İşsizlik ( Ağustos 2018: Açıklanan %11.1 Gerçek işsizlik : 16.6) Büyüme, Yüksek faiz ( % 28 - % 37 ), Yüksek enflasyon ( % 25,24), Tasarruf oranındaki gerileme, piyasalardaki durgunluk ve darboğazlar vb. ekonomik göstergeler üzerinde durulmaktadır.
Gerçek olan, güven ortamının sarsılmasıyla parasal politikaların öne çıktığı ekonomimiz; faiz-döviz-borsa üçgenine sürüklenme eğilimindedir.
Bu tablo karşısında kırılgan durumda olan ekonomimiz üzerine kurgulanan oyunların önlenmesi doğrultusunda tuzağa düşmeden, kötü niyetli girişimlere fırsat vermeden hükümetçe gerekli önlemlerin zamanında alınması ve ilgili kuruluşlarca da milli bir anlayışla desteklemesi yerinde olmuştur.
Yıllardır uygulanan ancak sonuçları tutturulamayan üç yılık OVP Orta Vadeli Programın yerine yeni bir anlayışla “Büyümede Denge Tasarrufta Seferberlik” başlığı ile ve sunulan aşağıda özeti verilen YEP Yeni Ekonomik Programın gerçeklere yakın kabul edile bilinir değerlerle uygulanmaya konulması, inandırıcı olmakla birlikte unutmayalım ki sonuç uygulamamızdaki başarıya bağlıdır.
Kandıra Akademi dersleri başladı..
16 Şubat 2019 Cumartesi / Kandıra Akademi dersleri başladı
Kocaeli Kandıralılar Derneğinin ikincisi düzenlenen Kandıra Akademi programı Fuar İçi Sivil Toplum Merkezinde başladı.
Av. Abdurrahman Kaymak başkanlığında düzenlenen ve iki hafta sürecek eğitim programında bu sene 6 konuşmacı gençlere tecrübelerini aktaracak. Programın birinci gününde; Gazeteci – Yazar Mustafa Küpçü, Kırkpınar Başpehlivanı Faruk Akkoyun ve Sosyolog – Folklor Araştırmacısı Ali Aktaş konuşmacı olarak katıldı.
Dr. Serdar Kaman Başkanımız ve ekibi Yeşilova Mahallesinde..
11 Şubat 2019 Pazartesi / İYİ Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan adayı Dr. Serdar Kaman ve İYİ Parti İzmit İlçe başkanı Pelin Coştur Filiz hanımefendi ve ekibi bu akşam Yeşilova Mahallesinde seçim çalışması gerçekleştirdi. Halkın verdiği olumlu tepkiler ekibe büyük güç ve moral kattığı görülüyor.
Başarılar dilerim..
MARAŞ SENDROMU!.. / Özcan PEHLİVANOĞLU
MARAŞ SENDROMU!.. / Özcan PEHLİVANOĞLU
Bu başlık ve yazının konusu bir intihaldir. Yani bana ait değildir. Bir dostumla Türkiye'nin ahvalini konuşurken, o da bana bunu kendi bulduğu tanımla “Maraş Sendromu”yaşıyoruz diyerek izah etti ve tepkilerden çekinmese bunu bir akademik çalışma olarak yayınlamak istediğini söyledi.
KÜRŞAD İHTİLALİ – Dr. Şahin CEYLANLI
KÜRŞAD İHTİLALİ - Dr. Şahin CEYLANLI
Milletlerin tarihinde gizli kalan veya yazılamayan öyle enteresan ve ilgi çekici hadiseler vardır ki, bunlar yazılı tarih kitaplarında hiç bir zaman yer almaz. Bu durumun sebebi, bazen uygulanan yanlış ve çelişkilerle dolu siyasi yaklaşım ve değerlendirmeler, aymazlık, vurdumduymazlık ve kıskançlıklardan, bazen de onu bunu kırmayalım siyasetinden kaynaklanmaktadır. İşte bu gerçek hadiselerden biri KÜRŞAD İHTİLALİ'dir. Bizler buna Türk ihtilali de diyebiliriz. Bir diğer husus da, bizlere unutturulmaya çalışılan KUT'ÜL AMARE SAVAŞI'dır. Bu savaş, İngiliz inadının Çanakkale Savaşı'ndan sonra kırıldığı ikinci noktadır.
"MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZİRAATTİR" – Naci AKIN
"MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZİRAATTİR" – Naci AKIN
Bugünlerde yerli ve millilikten çokça söz ediliyor. Oysa icraata baktığımızda yapılan işler yerli ve milli olmanın çok uzağında. Yerli ve milli denilen birçok şeyin de düpedüz yabancı olduğunu görüyoruz. Hani alayı valayla ilk yerli otomobil 2018 de üretimde denildi, Türk mühendis ve işçisinin vücuda getirdiği ANADOL yok sayıldı ya. 2018 bitti otomobil ortada yok, dahası ortada fabrika da yok. Dahası konsorsiyum içinde yer alan firmaların sorumluluğunda olan aksamdan da ses yok. Enerji kısmını üstlenen Zorlu gurubu Çinlilerle anlaşma yaptı, hibrit otonun bataryası Çin işi olacak. Nerede kaldı yerli ve millilik. Biz biliyorduk da göz boyamak için yapılanların, söylenenlerin hepsinin havada kaldığını kandırılan aziz milletimiz de görür inşallah. Neyse bunları geçelim de başlığa taşıdığımız sözün üzerinde duralım biraz.
Bir çocuk doktoru olarak size söylüyorum; – Dr. Savan GÜNAY
DR. SAVAN GÜNAY'IN SOSYAL MEDYADA 2 GÜN İÇERİSİNDE 3 MİLYON KİŞİNİN OKUYUP PAYLAŞTIĞI REKOR YAZISI
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Savan Günay'ın Suriye sınırından geçen sığınmacılar ve çocukları ile ilgili yazısı sosyal medyada paylaşım rekoru kırıyor. Doktor Günay'ın iddiasına göre Türkiye önümüzdeki süreçte çok sıkıntılı sağlık sorunları yaşayacak.
Anayasa ve Çok Partili Demokrasi – Naci AKIN
Anayasa ve Çok Partili Demokrasi – Naci AKIN
hafta Türkiye’de gerçek anlamda çok partili hayata geçişin yıldönümüydü. 7 Ocak 1946 günü CHP meclis gurubuna verdikleri dörtlü takririn ardından CHP’den ihraç edilen Menderes, Köprülü ve Koraltan ile hem CHP’den hem de milletvekilliğinden istifa eden Atatürk’ün son Başvekili Celal Bayar’ın girişimleriyle Demokrat Parti resmen kuruldu. Böylelikle ülkemizde çok partili demokrasiye geçişin de ilk adımları atılmış oldu.
Aslında Cumhuriyetimizin kurulduğu günden beri Anayasamıza göre çok partili demokrasinin önünde bir engel bulunmuyordu. Dahası, Osmanlı Devletinin Meşrutiyet dönemlerinde de çok partili siyaset deneyimleri bulunuyordu ve serbestçe fırkalar teşekkül edebiliyor, Meclisi Mebusan seçimlerine iştirak edebiliyorlardı.
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında da Cumhuriyet Halk Fırkası dışında birçok siyasi hareket ve partiler bulunuyordu ancak bunlardan hiçbirinin halkta karşılığı yoktu. Halkta karşılık bulan ilk hareket Atatürk’ün milli mücadeledeki yakın silah arkadaşları tarafından kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) idi. Ancak, hassas bir dönemden geçiliyordu ve parti kısa sürede rejim muhaliflerinin de çekim merkezi haline geldi. Bundan partinin kurucuları ve mebusları da rahatsızdılar. TCF İstiklal mahkemelerince kapatıldı.
ALMANYA’DAN TÜRKİYE’YE BAKMAK! – Özcan PEHLİVANOĞLU
ALMANYA'DAN TÜRKİYE'YE BAKMAK! - Özcan PEHLİVANOĞLU
Aralık (2018) ayının başında 10 günlük bir Almanya seyahati gerçekleştirdim. Amacım güneyde Münih'ten başlayarak kuzeye Hamburg'a kadar çıkıp oradan geri dönmekti.
Ece Akdeniz; “ Günde enaz 10 sayfa okumalıyız.”
7 Aralık 2018 Cuma / Akça Koca Kültür Platformunun, 15.Gençlerle Başbaşa Programında Ece Akdeniz konuştu.
Akça Koca Kültür Platformu Gençlerle Başbaşa Programının onbeşincisinde; Kocaeli Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı 2. sınıf öğrencisi Ece Akdeniz, “En Büyük Savaş, Cahilliğe Karşı Yapılan Savaştır!” konusunda bilgi verdi.
Ece Akdeniz; “İnsanlar eğitim alarak cahillikle savaşmak zorundadır.
Fazla bilmişlik, yaşamayı sevmek, fikrimizi şiddetle savunmak, az düşünüp çok konuşmak ve değişime kapalılık cahil olmamızın en önemli sebebidir. Sürü psikolojisi, sosyal itaat ve içgüdülerimiz cehaletimizi tetikliyor. Merak etmek, gözlemlemek, araştırmak, analiz etmek ve saygı duymak cahillikle yapılan savaşı kazandırıyor. Bunun içinde yeni bilgiler öğrenmeliyiz, günde 10 sayfadan az olmamak üzere okumalıyız, geçmişte kalmamalıyız, sorunlarla başa çıkmanın yolunu bulmalıyız ve kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçmeliyiz.” Dedi.
Katılanlar
ENDÜSTRİ 4.0’I ANLARKEN, TOPLUM 5.0’DA ESKİMEYE BAŞLADI – Öğr.Gör. Tümay MERCAN
ENDÜSTRİ 4.0’I ANLARKEN, TOPLUM 5.0’DA ESKİMEYE BAŞLADI - Öğr.Gör. Tümay MERCAN
Dünya sanayi, ticaret, AR-GE üretim, tüketim, yenilik, inovasyon, girişimcilik konularında endüstri 5,0’ a geçti. Biz hala 4,0’ı anlamaya çalışıyoruz. Bu arada sanayileşme hızımız aslında 2,4.
Endüstri 5.0, Toplum odaklı insansız teknoloji demek. Robotlar fabrika içerisinde insan kolunun yapabileceği hemen hemen her hareketi yaparak, birbiriyle iletişim kuruyor, elde ettikleri verileri anlık olarak bulut sistemine kaydedebiliyorlar ve böylece yöneticiler tarafından veriler anlık olarak kolaylıkla incelenebiliyor. Fabrikayı ise küçük bir insan grubu yönetiyor.
Toplum 5.0 ise, teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplumun gelişimine katkı sağlamasını amaçlayan felsefe, dijitalleşmenin ve robotların etkisini demografik, ekonomik, etik ve sosyolojik yönden değerlendirerek, insanların makine ve robotlarla ilişkisinin en verimli biçimde sağlandığı “süper akıllı toplum” modeli, robotlarla yaşamayı öğrenmiş toplum demek.
Sadun Çetin üstad Şenyuva Köftecisinde..
24 Kasım 2018 Cumartesi / Günay Gülcü ağabey ile Prof.Dr. Mehmet Bayrak hocam İlhan Haftacı’nın sahibi olduğu Tarihi Şenyuva Köftecisinde köfte yerken beni de çağırdılar. Öğle yemeğini yediğim için sohbet ve çay faslına katıldım.
İlhan beyin nefis ikramları, dostların hasbihali bizleri mutlu etti.
Günay Gülcü, İlhan Haftacı, Sadun Çetin, Ahsen Okyar, Prof.Dr. Mehmet Bayrak
Şeyh Edebali’nin öğütleri, Erdoğan’ın uygulamaları – Orhan UĞUROĞLU
Şeyh Edebali'nin öğütleri, Erdoğan'ın uygulamaları – Orhan UĞUROĞLU
Osmanlı Devleti Kayı beyi Osman Gazi tarafından 1299 yılında Söğüt beldesinde kuruldu. Kayınpederi Şeyh Edebali kendisine uzun bir yazı ile öğütlerde bulundu.
Özetleyeyim:
Ey Oğul! Beysin!
Bundan sonra öfke bize; uysallık sana,
Güceniklik bize; gönül almak sana,
Suçlamak bize; katlanmak sana,
Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana,
Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana,
Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana,
Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana,
Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana,
İl ve İlçelerimizin Değerlerini Ne Kadar Tanıyoruz?– İsmail KAHRAMAN
İl ve İlçelerimizin Değerlerini Ne Kadar Tanıyoruz? – İsmail KAHRAMAN
Marmara Bölgesi Fatihi Kocaeli, Düzce, Akçakoca ve Sakarya Kocaali’ye adını veren Akçakoca Gazi’nin Kandıra Babatepe’deki anıt mezarı ziyaretçi bekliyor.
