Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

21Eyl/150

KURBAN BAYRAMI VE KURBANLIK – Prof. Dr. Nevzat ARTIK / Prof. Dr. U. Tansel ŞİRELİ

image  KURBAN BAYRAMI VE KURBANLIK - Prof. Dr. Nevzat ARTIK / Prof. Dr. U. Tansel ŞİRELİ Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü /ANKARA

Yaklaşan “Kurban Bayramı” İslam alemi için dini görevlerini yerine getirmesi açısından önem arz ederken, aynı zamanda kontrolsüz hayvan hareketleri ve denetimsiz kesimler zoonoz hastalıklar olarak tanımladığımız omurgalı hayvanlardan insanlara geçen bulaşıcı hastalıklar ile sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına da zemin oluşturabilir.

Bugün, dünya sağlık örgütü (WHO;World Health Organization) dünya genelinde sayıları giderek artmakla beraber 200’ün üzerinde zoonoz olduğunu bildirmektedir. Bu zoonotik hastalıklar içerisinde tüberkülosiz, brusellosiz, antraks (şarbon), kuduz, sistiserkosiz ve vb hastalıklar Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyadaki birçok ülkede görülebilmektedir.

Bununla beraber gıda kaynaklı hastalık etkenleri içerisinde yer alan salmonella, kampilobakter, yersinia ve listeria gibi bazı patojen etkenler de hayvanları latent olarak seyredebilmektedir. Latent infekte hayvan etlerinin çiğ ya da yetersiz ısı işlemi görmüş olarak tüketilmesi de, insanlarda gastrointestinal ve/veya ekstraintestinal bozukluklarla karakterize gıda kaynaklı hastalıklara neden olmakla beraber, önemli ekonomik kayıplara da yol açmaktadır. Bu nedenle kurban bayramı da dahil olmak üzere kasaplık hayvanların satın alımı, nakli ve kesimi ve ürün haline dönüştürme işlenmeleri halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda, sağlıklı et tüketimi, sağlıklı hayvanların uygun koşullarda beslenmesi, yetiştirilmesi, asgari hijyenik koşullarda kesilmesi ve elde edilen etlerin hijyenik ortamlarda hazırlanması ve tüketime sunulmasıyla sağlanabilir.

Bu nedenle kurban bayramı içerisinde halkın dini görevlerini yerine getirirken kasaplık hayvanların kesim ve işlenmesi sırasındaki uygulama koşullarının asgari şartları taşımasına dikkat edilmesi, halk sağlığı, hayvan sağlığı ve yaşadığımız çevrenin güvence altına alınması açısından önem arz etmektedir.

Kurbanlık hayvan alımında dikkat edilecek kriterler şöyle sıralanabilir:

1. Veteriner sağlık raporu ve menşei şahadetnamesi olmalı.

2. Sığır ve mandalarda küpesi ve pasaportu bulunmalı.

3. Hayvan genel olarak temiz olmalı ve pis bir görüntüsü olmamalı.

3. Kurbanlık olacak koyun ve keçiler 1 yaşından küçük olmamalı; sığırlar ise en az 2 yaşında olmalıdır.

4. Kurbanlık hayvanların besi performansı iyi, kasları gelişkin olmamalı,

5. Kurbanlıkların kılları parlak ve hayvanların bakışları canlı olmalı,

6. Gebe veya yeni doğum yapmış olmamalı.

7. Kurbanlıklarda her hangi bir hastalık belirtisi olmamalı (düşüklük, ishal veya yüksek ateş)

8. Hayvanda öksürük, kokulu burun akıntısı, sık soluma olmamalı.

9. Hayvanda ishal olmamalı. Hayvan çevreye karşı aşırı tepkili olmamalı.

10. Hayvanlarda duruş ve yürüyüş bozukluğu olmamalıdır.

11.Hayvanda yara, şişlik ve ödemler bulunmamalıdır. (mastit gibi)

12. Hayvanın burun, göz, ağız, anüs ve genital organlara ait doğal deliklerinden kan, irin vb akıntı bulunmamalı.

13. Hayvanlarda yapısal anomaliler (eksik veya fazla uzuv vb) olmamalı

14. Kurbanlıklara kesimden önce 12 saat önce yem verilmemeli ama su verilmelidir. Bu şekilde iç organlar kesim anında dolu olmadığı için kolay patlamaz ve dışkı bulaşmasının önüne geçilmiş olunur.

Kurban kesimi ;

Yetkili kurumların belirlediği asgari hijyenik şartlara sahip kurban kesim alanlarında yapılmalı, kesim öncesi ve sonrasında veteriner hekim kontrolü olmalıdır.

Kurbanlıklar ehil insanlar tarafından acı ve ıstırap çekilmeden kesim işlemi yapılmalıdır.

Kurban edilen hayvanın öncelikle kanı iyice akıtılmalıdır.

Kesim esnasında yeterli düzeyde temiz su kullanılarak kesim işlemi tamamlanmalı ve hayvanların iç organları üsulüne uygun olarak kesim alanından uzaklaştırılarak imha edilmelidir.

Hayvanlar canlıyken en önemli durum ise, hayvanların nakil işlemleri ve satış süresince barınak koşulları ile bakım ve besleme durumlarıdır. Resmi makamlar tarafından alınması gerekli önlemler il kurban hizmetleri komisyonu tarafından (vali başkanlığında kurulur, bünyesinde il tarım müdürlüğü, belediyeler, il sağlık müd., il çevre müd., müftülük) bayram öncesi alınan tedbirlerle yerine getirilmektedir. Kurban bayramı gibi toplu kesim yapıldığı günler koordinasyon eksikliği olursa toplum ve çevre sağlığı yönünden riskler oluşabilir. Burada ise önemli olan Bayram öncesi ve süresince hayvan hareketleri ve bunlardan kaynaklanacak problemlerdir. Buda yasal olarak yurt içi hareketlerinde menşei şahadetnamesi ve veteriner sağlık raporu bulundurulması ile ilgili kontrollerinin yapılmasıyla kontrol altında tutulabilir. Taşımaya ilişkin olarak ilk iş kasaplık hayvanların sağlıklı ve fiziksel olarak taşınmaya uygun olmalarıdır. Sağlıklı ve uygun koşullarda yetiştirilen kasaplık hayvanların, kesime sevk edilene kadar kontaminasyonların önlenebilmesi için transportun da aynı dikkatle yapılması gerekmektedir. Bu aynı zamanda nakil ve kesim esnasında hayvan haklarının korunması ve hayvan refahı içinde önemlidir.

Bu çerçevede, kurallar ve kanunlar dahilinde yapılan transporta dahil yaralanmalar, stres, ağırlık kaybı, ölüm olayları ve yolculuk sırasında ortaya çıkabilecek hastalık ve özel durumlarla karşılaşılabilir. Kasaplık canlı hayvanların bulundukları yerlerden uygun araçlar ve elverişli şartlar altında sağlıklarına, vücut dirençlerine, canlı ağırlıklarına ve verimliliklerine zarar vermeden nakil işlemi yapılmalıdır. Bunun dışında taşıma sırasındaki kötü davranışlar ve uygun olmayan nakil araçlarının kullanılması sonucu kesim sonrası karkas da kanama ve hematomlar, kas yırtılmaları ve kemik kırıkları gibi karkas kusurlarına rastlanabilir. Hayvanların transport amacı ile araçlara yüklenmesi ve boşaltılması hem hayvan sahipleri hem de hayvanlar için taşımanın en stresli aşamalarından birini oluşturmaktadır. Nakil araçlarına bindirilmeden önce hayvanların sakinleştirilmeleri gerekmektedir. Hayvanları kolay kontrol etmenin temel prensibi hayvanları heyecanlandırılmamasıdır. Hayvanlar kaba bir şekilde muamele gördükten sonra yatışmaları ve kalp atışlarının normale dönmesi için en az 30 dak gerekmektedir. Sakin mizaçlı hayvanlar daha kolay ve birbirine sokulmadan hareket ederler. Hayvanları tutmakla görevli personel yavaş ve ılımlı hareket ederek hayvanların huzursuz olmalarına engel olmalı ve prosedürleri uygulama konusunda bir çok küçük detaya dikkat etmelidir.

Koyun ve sığır gibi hayvanlar eğer sürüden ayırt edilirlerse kortizon seviyesi de artar. Bu nedenle diğer hayvanların arasın girmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca hayvanlar teker teker yüklenmelidir. Bu taktirde hayvanların düşme veya ezilme gibi istenmeyen durumların ortadan kalkar. Kuzu ve danalarda transport stresine bağlı salmonellozis olgularının şekillenebileceği, soğuk hava, yetersiz yem ve suyun olguyu tetikleyebileceği saptanmıştır. Yorgunluk, diyet değişiklikleri ve soğuk havanın latent olarak seyreden infeksiyonların akut ve/veya septisemik formlara dönüşebileceği açıklanmaktadır. Taşıma sırasında hijyen eksikliğinin, araçların düzensizliğinin aynı şekilde etkili olduğu bilinmektedir. Öncelikle hayvanlara kesimden önceki 8-12 saat süresince yem verilmemelidir. Çünkü kasaplık hayvanların işkembelerinin dolu olarak kesilmesi ile, iç organların çıkartılması aşamasında dolgun olan işkembe ve bağırsakların parçalanması sonucu karkasın mikrobiyal kontaminasyonu şekillenebilir.

Kurbanlık olarak alınan kasaplık hayvanların kesim işlemlerinin asgari teknik ve hijyenik koşullara sahip mezbahalarda hayvana eziyet çektirilmeyecek şekilde zapt-u rapta alınarak, tekniğine uygun olarak keskin bir bıçakla ve ehli kimselerce yapılması (24.06.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 12. maddesinde hayvanlara eziyet çektirmeden, ürkütmeden acı çektirmeden kesilmelidir.) ve daha sonra karkas ve sakatatların veteriner hekim kontrollerinden geçirilmesi önerilmektedir.

Yapılan çalışmalarda, kasaplık hayvanların karkaslarının yada etlerinin çeşitli yollarla kontamine olduğu bildirilmektedir. Et ve et ürünlerinin neden olduğu gıda zehirlenmesi olgularının yaklaşık % 10’unun kesim öncesi hayvanların hasta olmalarından ileri geldiği, diğer % 90’nında kesim sonrası (post-mortem) işlemler sırasında (derinin yüzülmesi, alet ve ekipmanlar, atmosfer, parçalama, depolama vb.) kaynaklanmakta olup, hayvanlara uygulanacak kesim yöntemleri ve kesim sırasında kullanılan alet ve ekipmanlar ile kesimi yapan kişilerin bu konuda yeterli beceriye sahip olmaları da önemli noktaları oluşturmaktadır.

Kesim sırasında dikkat edilmesi gereken diğer bir faktör de, kesim işleminden sonra kanın iyi akıtılmasıdır. Kesim sırasında kanın iyi akması için hayvanın bir ayağı serbest bırakılmalı ve omurilik ancak kan tamamen aktıktan sonra kesilmelidir. Yeterince kanı akıtılmamış olan hayvanların etlerinin daha kanlı bir görünümde olabileceği gibi kanın mikroorganizmalar için iyi bir üreme ortamı olmasından dolayı da etin çabuk bozulması ve muhafaza süresinin kısalmasına neden olacaktır. Bu nedenle kasaplık hayvanların kanlarının yeterince akıtılması için yeterli süre bekletilmelidir.

Mezbaha şartlarının uygulanamadığı kırsal alanlarda ise kesimin, yetki belgesi olan kasaplar tarafından yapılması gerekmektedir. Hayvanın kesildikten hemen sonra askıya alınması ve kanın yeterince akıtılması, akan kanın ise, bir çukurda toplanması veya mümkünse kanalizasyon giderine gönderilmesi sağlanmalıdır. Kanın iyi akıtılmasından sonra büyük ve küçük baş kasaplık hayvanların ayakları ve kafaları ayrılmalı, baş ayrıldıktan sonra kesim yerinin tüy, kıl ve diğer kirleticilerle kontaminasyonu önlenmelidir. Baş, ayrıca yenmesi uygun olmayan kulak, deri ve varsa boynuzları uzaklaştırıldıktan sonra temiz bir suyla yıkanmalı ve yerle temas etmeden temiz bir yere alınmalıdır.

Derinin yüzülmesi işlemi de karkasın kontaminasyonu açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle deri yüzülürken önce deri üzerinde yapılması gerekli olan kesitler yapılır ve küt ağızlı bir bıçakla yüzüm işlemi yukarıdan aşağıya doğru yapılmalıdır. Bu işlem sırasında olabildiğince etin elle ve bıçakla kontaminasyonundan kaçınılmalıdır. Kesimden sonra iç organlar mümkün olduğunca kısa sürede (20-30 dak) içerisinde çıkartılmalıdır. Ayrıca çıkarılan iç organların içerikleri ile yenilmeyen kısımlar uygun poşetlere alınarak ağızları iyice bağlandıktan sonra kısa sürede yerleşim yerlerinden uzaklaştırılmalıdır. Bu işlemler mümkün değilse, derin kazılan çukurlar (1-1,5 metre) içerisine toplandıktan sonra üzerlerine dezenfektanlarla (sönmemiş kireç gibi) döküldükten sonra iyice kapatılarak, köpek ve diğer hayvanların bunlara ulaşıp, ortaya çıkarılmaları önlenmelidir.

Diğer önemli bir konuda özellikle kırsal alanlarda veya veteriner hekim kontrolü olmayan yerlerde kesim işlemi sırasında veya sonrasında hayvanların etlerinde yada iç organlarında şüpheli durum söz konusu olmasıdır. Örneğin, deri altında aşırı kanlanma, morarma ve çürümeler, göğüs kafesinde yapışmalar, su toplanması ve inci tanesi gibi oluşumlar, etlerde ve et yağında aşırı bir sarı renk bulunması (dişi sığırlarla karıştırılmamalı), etlerin üzerinde veya kesitinde pirinç tanesi görünümünde hareketsiz cisimcikler veya küçük kesecikler bulunması, karkasta veya parçalanmış etlerde apse veya tümöral oluşumların görülmesi, akciğer ve karaciğerde ve dalakta su kesesi şeklinde yapılar, sertlikler, bölgesel renk değişiklikleri, doku bozuklukları, et de veya lenf yumrularında şişlikler, apse, kireçlenme durumunda mutlaka bir veteriner hekimle irtibata geçilmesi gerekmektedir. Bu hem kişinin ve ailesinin sağlığı, hem toplum sağlığı ve ayrıca da hayvan sağlığı ve salgın hastalıklarından korunması amacıyla çok önemlidir.

Unutulmamalıdır ki, sizler için önemli olmayan küçük ayrıntılar, uzmanlar için önemli ip uçları olabilir. Bu nedenle bu gibi durumlarda mümkünse hayvanın eti, hiçbir doku veya organ tüketilmeden veteriner hekime gösterilmelidir.

Kurban etinin muhafazası

1. Kurban etleri parçalar halinde temiz kaplara konulmalı

2. Kurban eti öncelikle serin bir yerde dinlendirilmelidir. Bu amaç için ideal sıcaklık 0-4 ⁰C’dir. Bu derecede küçük baş hayvan karkası en az 4 saat, sığır ise karkasın randımanına göre en az 8-10 saat dinlendirilmelidir. Normal olarak parçalama bundan sonra yapılmalıdır.

3.Kurban eti kesilir kesilmez, dinlendirilmeden buz dolabına veya dondurucuya konulmamalıdır.

4. Yine etler sıcak halde olduklarında, kapalı kaplara, poşetlere konularak bekletimemeli, dinlendirme halinde dahi üst üste istiflenerek bekletilmemelidir. Bu uygulamalar etlerin hızla bozulmasına neden olabilir.

5.Kurbanlık etin dayanma süresi, kesim kalitesine ve et parçasının büyüklüğüne göre değişmekle beraber normal buzdolabı koşularında +4 ⁰C de 5 veya 6 gündür. Bu süre kıymada daha az olup 12 saati geçmemelidir. Eğer daha uzun süreli muhafaza düşünülüyorsa soğutulmuş etler uygun parçalar halinde -18 ⁰C muhafaza edilmesi uygundur. Aksi durumlarda verim kaybı ve bozulmalar görüldüğü gibi sağlık sorunlarıda oluşabilir.

KESİMDEN SONRA ETTE OLUŞANBİLEN DEĞİŞİKLİKLER

Diğer önemli bir konu da kesilen kurbanlık hayvanların kaslarının olgunlaşmasıdır. Hayvanlar kesildikten hemen sonra kaslardaki hayati fonksiyonları aniden durmaz, bir süre daha devam etmektedir. Bu süre içerisinde de kaslarda çeşitli biyokimyasal ve biyofiziksel değişiklikler oluşur ki, biz bunların hepsine birden post-mortem (kesim sonrası) değişiklikler diyoruz. Post-mortem değişikliklerin tam olarak şekillenmesi ile kaslar üstün kaliteli ete dönüşür ve kolay çiğnenebilir ve pişebilir. Bu nedenle kesilmiş olan kasaplık hayvanların gövde etleri, en kısa süre içerisinde 4°C’de 24 saat muhafazaya alınarak merkezi ısısı düşürülmelidir. Bu şekilde muhafaza edilen etler daha sonra parçalanarak soğuk depolara ve gerekirse derin dondurucularda muhafaza edilmelidir. Etin kalitesine ve büyüklüğüne göre buzdolabında saklanma süresi 5-6 günü, kıyma haline getirilmiş etlerin ise buzdolabında muhafaza süresi 24-36 saatı geçmemesi gerekmektedir. Dondurma işlemleri yapılarak muhafaza edileceklerse de öncelikle etlerin buz dolabında dinlendirilmesi ve daha sonra tek seferde tüketilecek porsiyonlara getirildikten sonra derin donduruculara konularak muhafazaya alınması önerilmektedir. Parça büyüklükleri de dikkate alınarak, -18 C’de sığır 9- 18 ay, koyun 10 ay, kıyma 3 ay, sakatat 6 ay muhafaza süresi bulunmaktadır. Soğuk muhafazada 0, -1 C’de ise sığır 2-3 hafta, koyun 1- 1.5 hafta, sakatat 1 hafta olmalıdır. Burada verilen muhafaza süreleri diğer şartlar, hava akımı, rutubet, parça büyüklüğü, hijyenik koşullar ve başlangıçtaki bakteri yükü vs. uygun olmak koşulu ile geçerlidir.

Bu şekilde işlem yapılmayan karkaslarda ve kesim öncesi hayvanlara uygun olmayan davranışlarda bulunulması durumunda DFD (Dark, Firm, Dry, Koyu, Sert, Kuru) et oluşumu ki daha çok sığırlarda gözlenir ve kesim öncesi hayvanın kesim anında glikojenden yetersiz olması sonucu karkasın pH düşmemesi ve yüksek düzeyde kalması durumunda oluşur, yine DCB (Dark, Cutting Beef, Koyu Kesitli et) DFD oluşumu ile bir birine çok yakındır hayvanın kesimden önce depo glikojenini tüketerek, karkasın pH’nın yeterince düşmemesi, yetersiz rigor oluşması sonucu şekillenen bir olumsuz bir durumdur ve daha çok sığırlarda gözlenir. Bu etlerde pH da yüksek olduğu için mikrobiyel ve enzimatik faaliyet daha hızlı ve çabuk gelişir. Ayrıca enzimatik faaliyet sonucu oluşan oksijen yetersizliği etlerin daha da koyulaşmasına neden olmaktadır. Bu etler düşük değerli etler olarak kabul edilir ve kısa sürede değerlendirilmeleri gerekir. Soğuma kısalığı Rigor motris (ölüm serliği) tam oluşmadan karkasların iç ısılarının 15 C’ nin altına düşürülmesi sonucu bu olay oluşur. Kasların boyları büyük ölçüde kısalır, buna bağlı olarak kaslar sularını ve suda eriyen besin öğelerini kaybederler. Erime sertiği; Bu durum, rigor mortis tamamlanmadan yada tam oluşmadan dondurulan karkasların çözdürülmeleri sırasında meydana gelir. Karkaslar çözündükleri zaman oda sıcaklığına eriştiğinde yapılarında bulunan ancak dondurmadan ötürü inaktif duruma geçen enerji aktif duruma geçerek karkaslarda daha önce tam olarak şekillenmeyen rigor mortisin oluşumuna yol açar. Oluşan rigorun derecesine bağlı olarak kasların boyları yaklaşık % 60-80 oranında kısalabilir. Bu kısalmadan dolayı kaslar içerdikleri suyun ve suda eriyen besin öğelerinin büyük kısmını kaybederler.

Bu nedenle kurbanlık hayvanların kasların ete dönüşümü uygun yapılmadığında et kalitesinin düşmesine bağlı olarak lezzet ve tekstür (çiğnenebilme) özelliği de oluşmaz.

Halk sağlı acısında kurban etlerinin tüketilmesinde önemli bir sorunda etlerin çiğ ya da yetersiz ısı işlemine maruz kalarak tüketilmesidir. Hayvan kökenli gıdalardan kaynaklanan sağlık etkenleri arasında yer alan bakteriyel, viral, paraziter etkenlerin yarattığı sağlık sorunlarında gıdaların çiğ ya da yetersiz ısı işlemine tabi tutulmaları ve kurban etlerinin bulaşık alet ve ekipmanla muamele edilmesi temel faktörleri oluşturmaktadır.

Bir başka konuda kurbanlık hayvanlardan elde edilen derilerin değerlendirilmesidir. Derinin hasar görmemesi için yüzme işlemi mutlaka küt ve yuvarlak uçlu bıçaklarla yapılmalıdır. Derilerin üzerinde et ve yağ parçaları bırakılmamalıdır. Deri tuzlanmadan önce soğuması ve sularının süzülmesi için mutlaka 1-2 saat bekletilmelidir. Kullanılan tuz temiz ve iri taneli olmalıdır. Koyun ve keçi derilerine deri ağırlığının yarısı kadar, sığır derilerine ise üçte biri (1/3) kadar tuz, derinin iç yüzünün tamamını kaplayacak şekilde serpilmelidir. Tuzlanmış deriler, rutubetsiz, havadar ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir.

Son bir konuda kurbanlık hayvan olarak büyükbaş alan vatandaşlarımızın mezbahalarda kesim işlemini gerçekleştirmiyorlarsa, kesim işleminden sonra hayvanlara ait kulak numaralarını en kısa süre içerisinde mahalle veya köy muhtarlıklarına veya il veya ilçe tarım il müdürlüklerine teslim etmeleri ulusal hayvan envanterinin oluşturulmasındaki sorunların giderilmesi amacıyla çok önemlidir.

Sonuç olarak kurban bayramlarında, gerek halk sağlığının korunması ve gerekse ekonomik kayıpların önlenmesi ve açısından, kurbanlık hayvanların sağlıklı hayvanlardan seçilmesi gerektiği gibi bu hayvanların kesimlerinin, veteriner hekim kontrollerinin yapıldığı asgari hijyenik ve teknik şartlara sahip mezbahalarda yada yerlerde yapılması önerilmektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.


Leave a comment

Geri izleme yok.