Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

3Eyl/170

Köfteci İlhan… Uğur BAYRAM

18336734_447147952329495_53685093_nKöfteci İlhan… Uğur BAYRAM

Eee tatil bitti, insan yaşadığı şehri ve o şehrin lezzetlerini Ege ve Akdeniz’de tatil yapsa da özlüyor...

O zaman, aşağıda yazdığım yazıyı iyi okuyun lezzet dostları. Bu muhteşem şehrin en lezzetli köftecisi İlhan usta ile tanışın...

Aşırı yerel reklâm içeren bu yazıdan ilave bir köfte aldıysam da namert olsun yazarınız!

Şen Yuva (Şehrimin tüm lezzetli ızgaracıları bir yana…) İçeri girdiğinizde sizi ilk olarak gülümseyen gözler karşılıyor. “Hoş geldiniz” buranın eksilmeyen başlangıçlarından birisi sanki. İzmit Çınarlı Camii’nin tam karşısında, küçük beyaz bir kapıdan giriyorsunuz içeriye. Çevre esnafının ve elbette bilenlerin uğrak yeri olan Köfteci İlhan, günün her saati yanan kömür ateşindeki nefis ızgara köftesiyle müşterilerini karşılıyor.

Köftenin sihirli lezzetini ilerleyen satırlarda yazmaya çalışacağım ama önce tarih bilgisi: Şen Yuva, 1946 yılında İzmit‘li Hüseyin Haftacı tarafından kuruldu. Ardından oğlu Abidin Haftacı aldı bayrağı… Şu anda da devasa antika ocağın başında İlhan Haftacı ve oğlu İlcan Racit Haftacı bulunuyor. Kadim usta Kemal ağabeyi de unutmamak lazım elbette.

Burada mesai, sabah namazından hemen sonra başlıyor. İtinayla elde yoğrulmuş köfteler ve tatlılar dolaba diziliyor. Kaymaklı ekmek kadayıfı, karışık şalgam-turşu suyu bu işletmenin en özel lezzetleri.

Gelelim o eşsiz köfteye! Ben bu muhteşem noktanın eskimeyen insanlarından biriyim! Bakın, ‘müşterisiyim’ demedim, ‘insanı’ dedim, çünkü buraya gelen kim olursa olsun müşteri değil; mekânın insanı oluveriyorsunuz anında!

İlk keşfettiğim yıllarda, “nasıl olur da göz ardı etmişim?” diye de dert yandığım Şen Yuva Köftecisi’ne hoş geldiniz... Meşe kömüründeki köz beni de yakıyor... Nasıl yanmayayım? Böyle bir lezzeti hayatım boyunca tatmamışım demek ki! Dana kıymanın dinlendirilmişi, baharatın kararında seçimi, köfte hamurunun esnekliği ve yağ oranının hafifliği bu köfteyi eşsiz kılıyor.

Izgaranın ateşi, odun kömürünün kalitesi de dikkat edilen bir diğer unsur. ‘Köftenin yanında az pirinç pilav da olsun’ dedim, meğer sadece köfte, piyaz, salata, bulgur pilavı ve tatlı çeşitleri varmış. Ama memnuniyeti zirveye taşımasını bilen işletme sahipleri, çaktırmadan yan komşudan az pilavımı kapıp getirdiler. Bu da zaten, “Neden haftada bir kez ziyaret ediyorum?” sorusunun cevabı oluverdi.

Beyaz porselen tabakta 8 adet köfte… Nar gibi kızarmış ve kokusu genzi yakmıyor. Köftenin çıkardığı ızgaraya has cızırtı ve üzerinde patlayan minicik yağlar nefaseti tamamlıyor. Bir parçasını ağzınıza attığınız anda damağınızda sanki hiç dinlemediğiniz yepyeni ama akılda kalıcı bir şarkının ritimleri dolaşıyor.

Zaten salatayı siz istemeseniz de ayrı tabakta getiriyorlar, bu da köftenin kendine has lezzetini koruyor, salatanın soğukluğu köfteye bulaşmıyor. Ben köftenin ıslama olanını daha çok seviyorum. Adapazarı’nın o meşhur lezzeti, yıllardır Şen Yuva’nın da sorumluluk alanına girmiş.

Köfteci İlhan’ın ikramı olan özel acılı sos sizi resmen masaya kilitleyecek benden söylemesi. Odun ateşinde pişmiş ekmekten bir parçayı o sosa bulayın ve seyredin. Yemeye gerek yok, şiir yazılır şiir!

Merhum Fatma Haftacı’nın geliştirdiği sihirli sosu, şu sıralar gelini Kâmuran Haftacı yapıyor. İçinde domates, biber, sarımsak ve tuz olan sostan yılda tam 20 ton üretiliyormuş!

Artık patentini de alan Şenyuva Köftecisi’nin ülkenin dört bir yanından müşterisi var. İşletmenin 5’nci kuşağı yetişiyor, 6’ncı kuşağı ise şimdiden maşayı kapmış ızgara başında.

Fiyatlar ise gayet makul. Ne kadar mı ödedim? Köfte, piyaz, tatlı toplam 22 TL ve şalgam, sos, salata, pilav da ikramları…

Yazının sonuna gelsem de, ‘damak tadının sonsuzluğu’ diye ben buna derim, hadi hep birlikte gidelim..

http://www.kocaelibarisgazetesi.com/profil/134/ugur-bayram

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.


Leave a comment

Geri izleme yok.