Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

3Ağu/170

Meral Akşener-MHP mücadelesi – Yüksel ERCAN

Meral Akşener-MHP mücadelesi – Yüksel ERCAN

Bizim MHP Gebze ilçe başkanlığı yaptığımız 1990’lı yılların ortalarında bize bağlı olarak siyaset yapan MHP’nin Güzeltepe Belde başkanının “Yüksel Başkanım akşam saatlerine doğru DYP Milletvekili Meral Akşener partiyi ziyarete gelecek, sizi de bekliyoruz” haberini vermesi ile akşam saatlerinde partiye beraberinde bir heyet ile gelen Meral Akşener ile yanlış hatırlamıyorsak iki saate yakın bir sohbetimiz oldu .

Biz o sohbette kendisine “sizin yeriniz MHP ,burada olmalısınız “dedik, kendisi de sağ olsun bizim bu talebimize gülümseyerek “İnşallah olur bir gün” cevabını verdikten ve parti teşkilatındaki  arkadaşlarımız ile yapılan son derece güzel ve seviyeli sohbetten sonra parti teşkilatından ayrıldı ve siyasi çalışmalarına devam etti.

Sonrası malum zaman içerisinde bize göre Türkiye’nin en başarılı İçişleri bakanlarından birisi Meral Akşener oldu, belli bir süre sonra siyasete MHP’de devam etme kararı alınca uzun sayılabilecek bir zaman MHP’de milletvekilliği yaptı, bütün Ülkücülerin “Meral ablası” oldu, MHP’nin dışarıya açılan yüzü olarak kabul gördü, bu yapısı ile de yine uzun bir süre TBMM Başkan Vekilliği görevini son derece başarılı bir şekilde yerine getirdi.

Son genel seçimler öncesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Meral Akşener ile ilgili bütün kamuoyu tarafından bilinen açıklamasından sonra Milletvekili adayı olmayan sonrasında ise birkaç isim ile birlikte MHP Genel başkan adayı olan süreçte partiden ihraç edilen Akşener’in belirttiğimiz sebepler dolayısı ile artık MHP’de siyaset yapma imkanı da kalmadı.

İçerisinde bulunduğumuz günlerde siyaset ile uğraşan kim  varsa sanki ağız birliği etmişçesine “Türkiye’de siyaseten sistem tıkandı, TBMM’de bulunan CHP ve MHP’nin de tıkanan bu sistemi açması asla mümkün değil, Var olan bu yapı içerisinde değişimi hayata geçirecek olan tek siyasi figür Meral Akşener’dir” şeklinde görüş bildiriyor ve Akşener’in kuracağı partiyi büyük bir merak içerisinde bekliyorlar.

Genel manada böyle bir beklenti varken başka bir mücadele de MHP içerisinde yaşanıyor, MHP içerisinde siyaset yapan çok sayıda partili Meral Akşener ile ilgili akıla ziyan açıklamalar yapıyor, daha da kötüsü bir annenin , bir bayanın asla hak etmediği hakaret dolu cümleler sarf ediyorlar.

Halbuki takip edilecek yol belli, son derece samimi bir şekilde MHP’yi iktidara getirebilmek adına Genel başkan olmak isteyen bunun içinde olağan üstü bir mücadele veren ancak yine hepimizin bildiği sebeplerden dolayı bundan başarılı olamadıktan sonra partisinden ihraç edilen Akşener için kullanılacak en ağır ifade “Meral Hanım artık MHP’nin bir ferdi değil, dolayısı ile bundan sonra atacağı adımlar ve yapacağı siyaset sadece ve sadece kendisini ve kendisi ile birlikte hareket edecek yol arkadaşlarını ilgilendirir” şeklinde olmalıdır.

Son birkaç gündür Kocaeli’de bir grup MHP’li “biz şu kadar üye ile birlikte MHP’den istifa ediyor bundan sonraki siyasi çalışmalarımıza Meral Akşener’in kuracağı partide yapacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz” diye açıklama yaparken Partinin Teşkilat başkanları da “Bu söylenenlerin aslı astarı yok, şu kadar sayı açıklamışlardı, bu kadar sayıda istifa oldu, bunların hepsi yalancı vs.vs.” gibi incir çekirdeğini doldurmayan açıklamalarda bulunuyorlar.

Türkiye’de siyaset yapma şekli yıllardır bellidir, kendisine güvenen, kuracağı parti ile iktidara geleceğini düşünen her Türk vatandaşı partisini kurar seçime girer, seçmende engin sağduyusu ile kararını verir, sandıklar açıldıktan sonra ilgili siyasetçide duruma göre “Devam” diyebilir yada “ben yanlış yapmışım siyasetim buraya kadar” açıklamasını yapar.

Hepimiz biliriz ki bu memlekette “Partileri siyasetçiler kurar, ayakta kalmasına yada kalmamasına da millet karar verir” işte Meral Akşener’de şimdi bu durumdadır, Muhtemelen Meral Akşener sonbaharda partisini kuracak, kurduktan sonra da “Türk milleti planım ve programım şu şekildedir, karar sizindir” diyecek ve yollara düşecek.

Böyle bir durum ortada iken uzun yıllardır MHP’nin hemen her kademesinde birlikte görev yapmış ancak son dönemlerde MHP Genel merkezinin siyasetini beğenmediği için partiden istifa eden kim varsa onunla ilgili akla hayale gelmeyen yakıştırmalar yapmak en azından geçmiş günlerdeki yol arkadaşlığına sığmayacaktır.

MHP’de istifalar başladı, anlaşılan odur ki bu istifalar önümüzdeki günlerde artarak devam edecek, parti içerisinde kalanlar özelliklede teşkilat başkanlığı katındaki görevliler “bu istifaları nasıl durdururuz.?” Sorusuna cevap aramak yerine partiden giden herkes için “Hain-Satılmış” gibi yakıştırmalarda bulunmaktan nasıl bir fayda umuyorlar, işin doğrusu bizde anlamakta zorluk çekiyoruz.

Biz 2016 yılının 10 Temmuz tarihinde yani bundan bir yıl önce MHP’nin bize bizimde MHP’ye faydalı olamayacağımızı anladığımızdan “Ülkücülüğümüz baki kalmak üzere” partiden noter vasıtası ile istifa ettik, İstifa sonrası ne MHP’nin nede parti içerisinde siyaset yapanlarla ilgili en ufak bir olumsuz ifade kullanmadık, bundan sonra da kullanmayı düşünmüyoruz.

Biz o gün bu gündür çıktığımız  bütün yurt içi seyahatlerimizde çarşıda-pazarda-toplantılarda kimi görsek “Meral Akşener bir siyasi parti kursa oy verirmisiniz.?” şeklinde binlerce kişiye kadın-erkek-yaşlı-genç demeden soru yöneltiyoruz.

En son Ramazan Bayramı sonrası çıktığımız Ege seyahatinde İzmir-Aydın e Muğla illerimizdeki izlenimlerimizi, sonrada bundan 15 gün önce gittiğimiz Niğde ve Kayseri illerimizdeki izlenimlerimizi not aldık, Hatta Kayseri’de kaldığımız 3 saat içerisinde Çarşı merkezinde yüzlerce kişiye “Meral Akşener siyasi parti kursa oy verirmisiniz.?” şeklindeki sorumuzu nerede ise yüzde yüze yakın bir vatandaş grubunun “Evet” şeklindeki cevaplarını yanımızdaki gazeteci arkadaşlarımız ile birlikte not aldık.

Bütün bunlara rağmen asıl anketin seçim sandığından çıkan neticeler olduğunu çok iyi biliyoruz, Orta yerde böyle bir durum var ki işin dönüp dolaşıp MHP-Meral Akşener mücadelesine dönüştürülmesi MHP’de kalan arkadaşlarımıza hiçbir şey kazandırmaz zira yukarıda belirttiğimiz gibi parti içerisinde son ana kadar siyaset yapmak isteyen ancak genel merkez tarafından buna izin verilmeyen Meral Akşener’e parti kurmaktan başka hiçbir yol kalmamıştır.

Bugün birbirlerine olmadık yakıştırmaları yapanlar yarın yine yüz yüze bakmak zorunda kalacaklardır, son 15 yıldır MHP’ye ve Ülkücülere demediğini bırakmayan AK Parti ile bu kadar yakınlaşan Ülkücülerin var olan sağduyularının bir kısmını da Meral Akşener için kullanmalarından daha normal ne olabilir ki.?

Siyasetin yarın neler getireceği asla belli olmaz, bir bakarsınız bugün kavga edenler yarın öyle bir yerde kucaklaşmak zorunda kalırlar ki onlarda şaşırır, bizde şaşırırız.

Sakin olmak lazım…

http://dokuzhaber.com/yuksel-ercan

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.


Leave a comment

Geri izleme yok.