Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

26Nis/160

Türklüğü Solumak Fırsatı / Can PULAK -55

IMG_0742Türklüğü Solumak Fırsatı –  Can PULAK / info@antalyabugun.com

Avrupa’ya, Amerika’ya, Avustralya ve Yeni Zelanda’ya gider, dünyayı defalarca dolaşırız da, burnumuzun dibindeki Ecdad-ı fatihan bölgesini görmezden geliriz. Kosova’ya gittiniz mi hiç? Gitmediyseniz gerçek Türk’lüğü ve bozulmamış Müslümanlığı yaşamak için mutlaka gidiniz.

Ali Şen olmasaydı, belki yıllarca farkedemeyecek, aklımıza bile getirmeyecektik 500 yıldan fazla hükmettiğimiz coğrafyayı. Sevdiği dostlarından oluşan 20 kişilik grubu uçakla memleketi Kosova’ya getiren, gezdiren ve ağırlayan Ali Şen, ülkemizde hasret kaldığımız dostluğu, kardeşliği ve gerçek sevgiyi de yaşattı bizlere.

Önce Kosova’yı, Başkent Priştine’yi ve bir tablo kadar güzel yemyeşil Priznen’i anlatmalıyım sizlere… İstanbul’dan uçakla 1,5 saatte iniyorsunuz Priştine’ye. Burası süratle gelişen ve yabancı yatırımların hızla arttığı bir kent. Düzenli ve bakımlı yollarla 50 dakikada ise, Priznen’e ulaşıyorsunuz. Ülkenin etrafı dağlarla çevrili ama Kosova verimli bir ovanın üzerine oturmuş.

Kosova 10.887 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip. Yani bizim Konya’dan bile küçük diyebiliriz. Ama ülke buram buram tarih kokuyor. Sırbistan, Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk’la sınır komşusu. Osmanlı 1389’da Kosova savaşıyla burayı topraklarına katmış. Ancak Priznen’in Fethi, Istanbul’un fethinden iki yıl sonra (1455)de gerçekleşmiş. 1912 Balkan harbinde ise Sırp krallığının eline geçen Kosova, sonra Yugoslav Krallığına bağlanmış,1945’te Tito Yugoslavya’yı kurunca da, eyalet haline gelmiş. 1995’te Sırp Ordusu Kosova’ya girerek, onbinlerce insanı vahşice katlediyor.. Katliamı yaşayanlar, o günleri gözyaşı dökmeden anlatamıyorlar.

Çok çekmişler çok. Ama 1999 yılındaki Nato müdahelesiyle Kosova, Sırbistan yönetiminden koparılmış. 2008 yılı Kosova için çok önemli, çünkü o yıl bağımsızlığını ilan etmiş. Kurulan devleti şimdiye kadar 111 ülke tanımış. Birleşmiş Milletlere üye 33 devlet daha tanırsa, dünyadaki tüm resmi organizasyonlara katılacak. Ancak Rusya, Kıbrıs, Yunanistan ve Sırbistan Kosova devletini tanımamakta direniyor. Bakalım bu direniş daha ne kadar sürecek? Bizim  Kıbrıs’taki durumumuzun bir başka şekli yani. Aradaki fark, Kosova’yı çok ülke tanımış, Kuzey Kıbrıs’ı tanıyan ise yok denecek kadar az.

Kosova’nın 2 milyon nüfüsü var. Türk nüfusu 50-60 bin civarında tahmin ediliyor. Nüfusun yüzde 90’a yakını Arnavut, yüzde 4 Türk, bir o kadar Sırp ve diğer halklardan oluşuyor. Ancak Kosova’nın tümünde 250 bin kişiden fazlası mükemmel Türkçe konuşuyor. Türkler Priştine, Priznen, Mamuşa, Mitroviça, Vicitırın, Gilan ve İpek’de yaşıyorlar. Aralarında çok sıkı ve güçlü bağlar var. Türk ve Müslüman olmakla övünüyorlar. Ülkede Resmi dil Arnavutça ve Sırpça, ama Türkçe, Boşnakça ve Romanca da belediyeler düzeyinde resmi dile eklenmiş. Gora bölgesinde kullanılan Boşnakça ile Makedonca arası bir dili daha sayarsanız, Kosova’da 6 dil konuşuluyor.

Kosova Avrupa’nın en fakir ülkesi olarak gösteriliyor. Kişi başı milli gelir 1200 euro civarında. Enflasyon yüzde 3,5 çizgisinde seyrediyor. Çok büyük sorun olan işsizlik, yüzde 45’i aşmış durumda. İşsizlerin çoğu eğitimli, ancak Avrupa’da iş bulabiliyorlar. Asgari ücret 170 dolar, ortalama maaşlar ise 250-300 dolar arasında. Ahmet Çalık ve Nihat Özdemir enerji dağıtımını almışlar, ülkede 550 bin aboneleri var. Özdemir ayrıca Kosova Havaalanını da yapmış ve işletiyor. Bu arada Kosova’lı eğitimli gençler için bir enstitü kurmuşlar. Burada yetiştirdikleri gençlere Kosova ve Türkiye’deki yatırımlarında iş veriyorlar.

Türk toplam yatırımı 500 milyon doları geçmiş. Ayrıca 400’ün üzerinde kayıtlı ama mikro  ölçekli Türk Şirketi var. Kosova yabancı hibe ve yardımlar, işçi dövizleri, dar ve kısıtlı iç kaynaklarla, yabancı yatırımlardan oluşan bir ekonomiyle ayakta kalmaya çalışıyor. Ama arkasında büyük ve gizli bir kuvvet var. O da Amerika. Sokaktaki adam artık Amerika’ya güveniyor. Devlet olmalarında Başkan Bill Clinton’un desteğini unutamıyorlar. Bu yüzden şehre 3 metrelik bir heykelini dikmişler. Eşi Hillary’nin adını taşıyan iki de büyük giyim mağazası mevcut. Şimdi halk seçimi Hillary’nin kazanması için dua ediyor adeta.

Türkiye de, TİKA (İktisadi Kalkınma Ajansı)vasıtasıyla, soydaşlarımızın yaşadığı şehirlerdeki cami ve kültür eserlerini onarmış, yenilemiş ve ışıklandırmış. Priznen’deki Sinan Camii ile Priştine’deki Murat Hüdavendigar türbesi, bakımlı haliyle dikkati çekiyor. Ayrıca Büyükelçiliğimiz ile Priznen Başkonsolosluğumuz da ecdad mimarisini yansıtan çok güzel binalar. Yeri gelmişken söylemeliyim, gerek Büyükelçimiz Kıvılcım Kılıç, gerekse Priznen Başkonsolosumuz Selen Evcit hanımefendilerle iftihar ettim. Son yıllarda hariciyemizde büyük bir erozyon yaşandığını, deneyimli diplomatların yerine  tecrübesiz gençlerin atandığını duyuyorduk. Eğer Dışişlerimizdeki gençleşme Kosova’daki gibiyse, bunu alkışlamak lazım. Ama  ben sadece Kosova örneğini verdim, diğer yerlerde durum nedir bilemiyorum. 1984-1993 arası 10 seneye yakın Dışişleri mensuplarımızı 70’ten fazla ülkede tanıma ve izleme imkanı buldum. Bugün dar bölgede yapabildiğim mukayese sonucundan memnun kaldığımı söylemeliyim. Takdir duygusunu kaybetmeye başlayan  toplumumuzun iyi şeyleri de görüp alkışlaması lazım. Bu terbiyeyi tekrar kazanmalıyız.

http://www.antalyabugun.com/makale/turklugu-solumak-firsati-22147.html

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.


Leave a comment

Geri izleme yok.