Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

10Oca/160

Yapmacık… / F. Deniz ATÇEKEN

58514_291828144282413_1895964338_nYapmacık… / Fikret Deniz ATÇEKEN (YAZAR / EĞİTMEN)

Her şey bu kadar suni, her şey boş.
Kederinden sus pus olmuş, hüzün.
Dertlenecek , o kadar çok sebep var iken; ‘ ben ‘ demekten başka, midesi naylon, cebi kağıt müsveddesi dolu beşercik balonları.

***

Uçurumun kenarında bir garip görse beşercik, düşsün diye izler olmuş; vizontele çerçevelerinde.

***

Kimse kimseyi, kimsesiz bırakmış.
Herkes hakkımı yedirmem diyor, ama en çok da bunu diyenler ‘ kul hakkı ‘na giriyor.

***

Mazlumun, masumun, fakirin fotoğrafını paylaşıyor, süs plastikleri.
Mesele , bir emeğin hakkına geldiğinde, ihmalkarlığın zirvesi.

***

Selam vermeyi unutmuş beşercik.
Gözlerinin içine bakıyor, sanki yanından geçen insan değil; bir vasıta aracı.

***

Herkes, kendinden mesul olmalı iken; mesuliyetsizlik ile başkalarının kusurlarını, kusursuz zannettiklerine kusmak ile meşgul.

Meşgul insanlık, ulaşılamayan sonsuz sayılar kümesi derecesinde, hep meşgul.

Meşgul, vefa , meşgul.
Meşgul, nasılsın diyebilmek.
Meşgul, bir selamı dilinin ucu ile söylemek.
Adab- ı Muaşeret, meşgul; ahlak, meşgul.

İnsanlık ! sana ulaşılamıyor…

***

Kimse, kimseyi dinlemiyor; kimse kimseyi görmüyor.
Çağın bilir kişisi olayım derken; insan olmayı unutan, benci, olan benler.

Yoksul var , apartmanında desen, ‘ ben mi ona yoksul ol ‘ diyecek kimseler…

***

Herkes, her işten anlar olmuş, herkes, ehli.

Bıraksalar adama, devlet yönetir, bıraksalar, dünyayı kurtarır.

Kendi insanlığını kurtarabilmiş midir, diye sormaz kendine.

Sorsan, işini ‘ hakkı ‘ ile yapıyor musun diye?

Tam sıralı listeli piyango bahaneler sunar, bahanesiz, bahaneler.

***
Gülmeler, yapmacık.
Konuşmalar, yapmacık.

Öz çekim fotoğraflarımızdaki mutluluk gamzelerimiz, yüz gülücüklerimiz yapmacık.
Gülücüklerimiz, gülücük balonlarımız. Saliseler sonra, patlama hazır öfke durumlarımız.

Öfkelenmek için, sebepler ararız. Sebeplere , öfkeler yükleriz.

Mesele söze geldiğinde, hepimiz Mesnevi okumuş oluruz.
Hangimiz, mesneviden bir sayfa okuduk ya da okuduk da ne anladık ya da anladık da hayatımıza uyguladık mı ?

Okumalarımız, yapmacık.
Bilgilerimiz, yapmacık.

Gördüğümüze, görmeden inanacak kadar, yapmacık.

Seslerimiz, tepkilerimiz yapmacık.

Sevinirken, dengesi şaşmışcasına sevinmek gibi.

***

Sevgilerimiz, yapmacık.

Seni seviyorum demenin kırkı çıkmadan, başkasına seni seviyorum diyebilmek derecesinde yapmacık.

Sahi , aşk ne idi diye başlayan geyik muhabbetlerimiz.
Aşkı yaşamadan, aşkı soracak kadar, karikatür haline gelen , sanal sembolizimin, sahte ergen şairleri gibicesine dibine kadar yapmacık.

Birine sadece, görsel tema ile bakabilme aşkı ile yapmacık
İlgisi bitince, ah alır mıyım demeden, helallik nedir bilmeden, , kendini erosun hayali oklarına bırakacak kadar yapmacık.

***

Yardımlarımız, yapmacık.
Muhtaca yardım edeyim derken, akıllı telefonların bilmem kaç megapiksel retrika pozlarına bırakacak kadar, görsel gururlu , kibir düzeyinde inceliğe sahip olacak derece yapmacık.

***

Her şeyi göstermelik yaşarız, her şeyi görmeden esasında.
Bilmeyiz ki bizler ‘ yapmacık ‘ yaşarız, bize verilen bu ömrü, naylon içerikli, genetiği bozulmuş şekilde hem de.

Saygılar bizden.

f.d.a.

fdadeniz07@gmail.com
facebook.com/deniz.atceken.9
fdadeniz (Twitter)
instagram.com/fdadeniz/

http://www.fikirbizim.net/yapmacik/

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (0) Geri izlemeler (0)

Yorum yapılmadı.


Leave a comment

Geri izleme yok.