Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım…

26Kas/151

İSTİHBARATA VE İSTİHBARATÇIYA NASIL KARŞI KONULUR – Dr. Cüneyt DİLER

4627_1İSTİHBARATA VE İSTİHBARATÇIYA NASIL KARŞI KONULUR - Dr. Cüneyt DİLER

İstihbarat Toplama ve Biriktirme süreci sadece teknolojik ve bilimsel yönetmelerle yapılmıyor, daha farklı simbiyotik süreçlerde (ruh ilmi,simya v.b) istihbarat elde etmede kullanılıyor, bu sebeple gen haritası ele geçirilmiş bir ülkenin insanları olarak, kendimizi, ailemizi ve sevdiklerimizi korumamız ve kollamamız gerekli;

Çok değer verdiğim ve özel eğitim aldığım bir büyüğümün "İstihbarata Karşı Koyma Teknikleri"nden izin verdiği kadarını paylaşacağım sizinle.

Gönül ister ki bu ciddi konu gerçekten ciddiye alınır ve her fert tarafından bire bir uygulanır, Benden yazması ve söylemesi geriye kala okuyanların bileceği konu, ister dalga geçin, ister gülün geçin, ister "zaten çatlaktı, iyice çatlatmış kafayı, çok okumuş sıyırmış iyice" gibi kelimelerle kendi kendinize kazdığınız çukuru dahada derinleştirin bu benim problemim değil, başınıza gelince, demişti ama deyip kafayı taşlara vuracak olan sizlersiniz ben değil.

"Bir yandan iktidarıyla muhalefetiyle, yandaşı ve karşıtı medyasıyla, akademisyenleriyle iktidar mücadelesi veriliyor. Tabiî ki kullanılan en önemli argüman bilgi. Ve bilgiyi elde etmek için kullanılan yöntem ve araçlar.
Dünya'da siyasi casusluk yanında teknoloji ve sanayi casusluğu da yeni teknolojilerle birlikte ileri düzeye geldi.

Bununla birlikte yabancı ülkelerin gizli servislerinin faaliyetlerini önlemek amacı ile Casusluk konusunda bilgilendiren istihbarata karşı koyma eğitimi de her alanda verilmeye başlandı.

Pasif Karşı Koyma:
Özellikle ortam dinlemesinin üzerinde duruluyor. Gerçek operasyonlarda çekilen görüntüler izlettiriliyor. Ve dinlemelerin nasıl yapıldığı anlatılıyor. Böcek adı verilen vericilerin yanı sıra; ortam dinlemesinde kullanılan diğer cihazlar tanıtılıyor. Cep telefonlarının basit bir programla vericiye dönüştüğü belirtilerek, telefondan yapılan ortam dinlemesini uygulamalı olarak gösteriliyor.

Uzmanlar bilgisayarlar konusunda ise, "Silinen tüm bilgilerin geri getirilmesi mümkündür. Buna en iyi örnek, 'Silmiştim' dediği günlüklerin geri çağrılmasıdır" örneğini verdi.

Sokaklar ajan dolu: İstihbaratçılar, masa başına terfi edince bilgi akışı zayıfladı. Halktan ihbar beklenme yolu tercih edilmeye başlandı. Gönüllüler ordusu ise her geçen gün artıyor.

Destek vermenin, kişiler ve kurumlar için bir onur ve görev olduğu anlayışı hakim olmaya başlayınca elaman temini konusunda sorun yaşanmıyor.

Ajan'ın özelliği; cesur, baskıya ve strese dayanıklı olması, tepkilerini kontrol edebilmesidir.

İstihbarat örgütlerinin zayıf ve üstün yönleri:

Üç zayıf noktası:
- İdari konularla ilgili teknik personel (mühendis, mimar ve tekniker) yetersizliği.
- ihtisaslaşmış personelin, idari görevlere atanmasıyla hasılanın alınamaması. 
- emekli personelinin özlük haklarının, düşük seviyede olması.

Dört üstünlüğü:
- Personelin, özel yaşamlarından feragat ederek kendilerinden beklenen görevleri özverili ve sabırlı bir şekilde yerine getirmesi. 
- Personelin, görevini yerine getirirken teknoloji desteğinden faydalanması, hızlı şekilde bilgi paylaşımını sağlaması. 
- Personelinin, eğitim düzeyi oldukça yüksek, mevzuat bilgisi ve iş deneyimi çok olan kişilerden oluşması. 
- Emeğe ve başarıya saygı duyulması ve personelin motive edilmesi.

Ajanlar cirit atıyor. Casus uyarısı yapılıyor:
Türkiye'de görevli yabancı ajanlar ve yerli işbirlikçileri muhalif olan herkesi fişliyor. Ajanlar; muhalif gazete, şirket, üniversite, gazeteci, akademisyen hakkında bilgi topluyor. Her kurum,  her gazete, her şirket, İstihbarata Karşı Koyma Birimi kurmalı, yabancı servislerin Türkiye'ye karşı casusluk faaliyetlerini engellemek için harekete geçmeli, adı geçen ajanları deşifre etmelidir.

Elçi görünümlü ajanlar:
Resmi ziyaret adıyla önce vali ya da belediye başkanına göstermelik bir ziyaret düzenleniyor, ardından sözde sivil toplum kuruluşlarıyla temas ve ana uğrak yeri haline getiriyor. Ardından halkla yakın temas ve provokatör eylemlerin organize edilmesi geliyor.

Konsolos görünümlü ajanlar ve işbirlikçi siyasetçi, gazeteci, akademisyen, sivil toplum mensubu ajanlar iş başındadır!

ABD-İngiltere teknolojik bilgi destekli, Katar, Suudi Arabistan finans destekli yandaş işbirlikçi medya; yeni süreçle PKK terör örgütü gündemde olmakla birlikte ondan daha çok onun yerine devletin temel kurumlarını, vatanseverleri yok etmek, etkisizleştirme amacıyla kapsamlı bir terör örgütü operasyonu başlatmıştır.
Askerlere, aydınlara, gazetecilere yönelik örgüt yapılanması ile ilgili işbirlikçi medyaca kamuoyuna yansıtılan bilgiler belgeler; Türkiye'de yürütülen iktidar savaşının bir istihbarat savaşı halinde yürütüldüğünün çarpıcı örneklerini gösteriyor.

Kim kimden, nasıl ne şekilde bilgi edinir, belge elde eder ve bunu amaca uygun nasıl yansıtır ve kimi nasıl ne şekilde zan altında bırakılır? Bilinmesi gereken gerçeklik budur.

Türkiye'de yaşananlar, casuslar savaşının bir örneği değil mi? Kimin ne dediğine değil, kimlerle birlikte olduğuna dikkat et.

Yanıbaşınızda oturan tiplere bakın, TV Ekranlarında Siyasetçilere akademisyenlerin yüzlerine bakın, gazete köşelerindeki yazılarda, kirli düşünceleri niyetleri ve ihanetleri görebilirsiniz.

Önemli Not: Savaş her türlü taktik ve strateji alanıdır.

http://www.ongunhaber.com/makale/drcuneyt-diler/istihbarata-ve-istihbaratciya-nasil-karsi-konulur/24.html

Bu yazıyı beğendiniz mi?

RSS Kaynağımıza abone olun!

Yorumlar (1) Geri izlemeler (0)
  1. Hocam yeni yazılarınızı bekliyoruz yazın artık


Leave a comment

Geri izleme yok.