Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
7Eki/170

GARA LASTİK’den – RENKLİ LASTİK GAYRUKAYA…. / Kandıralı FETHİ

22279702_1866032827043812_8922220584286095403_n22279567_1866032790377149_5384773658887034990_n

GARA LASTİK’den - RENKLİ LASTİK GAYRUKAYA.... / Kandıralı FETHİ

Babamın duvar komşusu,
KAMİL amca satardı...
Ön çarşıda...
Sonhavadis gaztesi okurdu.. hatırladığım kadarıyla, soona Akşam gazetesine döndü.....
Adnan Menderes muhabbetleri olurdu..
Vasfi-Lütfi Emin Çevik biraderler satardı..
Arka çarşıda..
Alçak iskemlerinde otururlar, ciddi, resmi vede saygılı...
Ekrem Sezercanlar, az buçuk,
ASAF abi ve babası birazcık bulundururdu, mekanlarında.
EDİP USTA ve mahdumunun..
(Son derece mesafeli ve saygılı.) Altan Kayaoz

GOCA KAFA Hüseyin amca ve mahdumlarının, (sert bii insandı Hüseyin amca, Vural abim ve abisi çekinirdi) Ismail Genç..

MAĞAZALARINDA, bulunmazdı...
Onlar daha biii entel, kesime hitap ederlerdi... AYAKLARA yani...
Yaz boyu giyilen, ayaklardaki - ayakkabıların İZİ... ahhh beee.!!!
o , İZLER., koca kış boyu,
İster Çarşı camisinin, ister tekke meydanındaki, isterseniz gömlekçi MAHMURE ablanın, duvar dibindeki ÇEŞMELERDE yıkayın, çıkmazdı..
şorul - şorul akan, su yoktu ki, evlerimizde..
Ama GAYRUKALARIMIZ, ilk günki gibi, pırıl- pırıl olurdu...
MAT renkler, sonaları, CAN ALICI renklere dönüştü.. BAYRAMLIKLARA.
Aç - kapalı bağlamalarından, TOKALI larına..
işte bu AYAKKAP laa, vadı...!
Parası...
OLANDA bunu- OLMAYANDA bunu giyiyordu..
(minicik, bi-iki aile. üç, beş kişi hariç)
AYRIM YOKTU
AYRIMCILIK YOKTU...
GANDIRA BUuuu du...

Ne güzel günlermiş,
BAKİ KALAN KUBBE dekiler...

Not...Bendeniz, yazlıkda KIŞIN, halaaa GARA LASTİK giyyom..

Kandıralı Fethi

23Eyl/170

HADİ BUYRUN.. – Kandıralı FETHİ

21766822_1859848910995537_483500622164338269_n

HADİ BUYRUN.. – Kandıralı FETHİ

23Ağu/170

Kandıra… / Orhan BALCI

Kandıra… / Orhan BALCI
İlimizin 12 ilçesinde biri olan Kandıra, bir çok özelliğiyle gündeme geliyor.
Bundan sonra da gelmeye devam edecek.
İl ve ülke genelinde Kandıra ismi hep konuşulurken, özellikle son yıllarda turizm konusunda önemli bir yer sahibi elde etti.
Yoğurdu,
Keten Bezi,
Mandası,
Mancarlı Pidesi,
Sanatçıları,
Karadeniz Sahili,
Balığıyla,
Çarşamba günkü pazarları,
İşadamları,
Siyasetçisi,
Kandıra’nın dünde, bugünde gelecekte de öne çıkan özellikleri oldu.
Özellikle yoğurdu ile sıkça konuşulan Kandıra’nın bu alanda daha evvel olduğu gibi bu yıl da “Kandıra Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri ve Yoğurt Festivali” düzenlenecek.

12Ağu/170

ORKESTRA.mı…. / Kandıralı Fethi

 fethi duruORKESTRA.mı.... / Kandıralı Fethi

Bİİİİ kere hatırlıyorum, İzmit’ten, falancanın düğününe geldiler..                         YELKEN sinemasının, sahnesine kurdular tesisatlarını,
LİMONCU SEZAİ abimin oğlu ZÜHTÜ.
TWİSTT. yaptı.. Kısa pantul ile....
(Mavi Dalga,) yazıyordu, baterinin davulunda......
MUSTAFA KANDIRALI,
hemen hiç,
KANDIRA. düğünlerinde. çalmadı...
Uçmuş- yırtmış kendini İstanbul’a...
SANATA- ŞÖHRETE..
Oysaa annecim anlatırdı...
BAŞ PARMAĞINI ağzına alıp, KLARNET sesi çıkarır, mahallede gezerdi, diye...

12Haz/170

30.Aile iftarımız – Ahsen OKYAR

IMG_389230.Aile iftarımız - Ahsen OKYAR

"Bismillâhirrahmânirrahîm  

Nisa Suresi 1.ayet; Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. (Medine döneminde inmiştir.176 âyettir.)

Sevgili eşimin Ailesi Kandıra Çakırcaali Divanı, Kocabayramlar Köyü sakinlerindendir. Köyde kayınvalidem Fevziye Baykara'nın vefatından sonra yaşayan yoktur. Ailenin büyük kısmı İzmit'te ikamet etmektedir.

1988 yılında Baykara Ailesinin Aile İftarları geleneği başlatılmış, bu yıl bu geleneğin 30.cu toplantısı 8 Haziran 2017 Perşembe akşamı yapılmıştır.
Ersin Baykara'nın Çenesuyu Stad arkasındaki Orman Lojmanlarındaki evinin bahçesinde planlanan 30.geleneksel Aile İftarı, yoğun yağan yağmur sebebi ile yer arayışına girilmiş ve ikindi sularında Sedat Baykara amcamızın evinde yapılmasına karar verilmiştir.

Ailemizin yaşayan ikinci büyüğü Sedat Baykara amcamızın evinin 5.katındaki terasına temin edilen masa ve sandalyeler taşınmış, yemek ve masaların iftara hazır hale getirilmesi için devam eden yağışa rağmen hummalı bir şekilde gayretler sürdürülmüştür.

7Haz/170

Kaymakamlık kupası maçları – Fethi DURU

fethi duruKaymakamlık kupası maçları - Fethi DURU

3-4 binlik KANDIRA da yazları, Kaymakamlık kupası maçları yapılırdı. 4 - 8 takım çıkardı, o küçücük kasabadan..
Namazgah ana baba yeri olurdu, pazar günleri.
Esnafspor, 19 Mayıs, Dostlukspor, Ufukspor, Göçmenlerspor gibi..                         Hemen her takımda KANDIRA GENÇLERBİRLİĞİNİN birer - ikişer as oyuncusu oynardı...                                                                                                                                 TOP, Forma, tozluk gibi ihtiyaçlarımızı kendimiz alır veya dükkan dükkan gezer, üç beş lira toplayarak, malzemelerimizi alırdık...
Tüm maçların değişmez hakemi, Allah rahmet eylesin, Şahin SAATÇİ idi...
Kıran kırana maçlar olurdu...
Uzun yıllardır Fransa da yaşayan, KUTU lakaplı Sedat Coşkun tüm o takımlarda oynayan, arkadaşlar arasından, en iyi kadroyu bana yazdırdı...
Sene 970 – 71’ler.....
KALECİ (Ben imişim)
Kandıralı Fethi (KASINTI)
Müdafiler
Mustafa Uztürk (GARGA) -Metin Avcı(ayı) -Sedat Akdeniz -Yüksel Acar(köpekci)
Orta saha
Sedat Çoşkun (KUTU) -Faruk Vurmaz (PALASKA) -Mefail Murat Guzel (GÜRCÜ)
Forvetler
Öner Şehnaz Oner Kaymak -Apdül Aydoğdu (MAYA) -Nesip Özoğul (TOKOZ) 

LAKAPLARIMIZLA o güzel namazgahı.. 0 güzel yılları ve o güzel KANDIRA’mızı analım istedim, bu vesile ile...
Saygı ve sevgilerimle..

22May/170

KAFKA’DAN KANDIRA’YA – Mustafa YILDIZ

kafka1KAFKA’DAN KANDIRA'YA – Mustafa YILDIZ

“Kafka’yı okurken kimden böyle utanıyorsun?                                                                           – Sen kendi gücünden utanıyorsun.”                                                                                        (Elias Canetti/ Edebiyatçılar Üzerine)

Sabah uyandım, Kafka okuyorum: İçindeki bir metnin de adı olan Akbaba’yı, kısa metinleri, hikayecikleri. Ya başlıklarından ya da içlerinde geçen bir sözden, bir cümleden kopan çağrışımlarla hafızamın derinliklerinde uyuyan bir olaya gidiyorum, yer ve zaman birliği, bütünlüğü veya herhangi bir sıralama aramaksızın, kendiliğinden.

Sözgelimi, “Vazgeç” başlıklı kısa metin Kandıra çarşısını getirdi gözümün önüne; küçük ayaklarımla Türkocağı Caddesini yukarıdan aşağıya ağır ve yavaş adımlardım, çarşamba akşamüzerleri pazar dağılırken çarşıda gezmeye bayılırdım, birbirlerine karışmış biçimde ezik sebzelerin kokusu, mandalina, portakal kokuları -hâlâ burnumda tüter- çocukluğumun aromalarıydı. Kafka, Vazgeç’te şöyle bir cümle kullanmış: “Yaptığım keşifle gelen korku yolumu şaşırttı, bu şehri henüz çok iyi tanımıyordum”.

13Şub/170

YOK böleee bii şey… / Kandıralı FETHİ

fethi duru YOK böleee bii şey... / Kandıralı FETHİ

Sen BÜYÜKSÜN ...
GANDIRA...
KARTAL. da. suikaste uğrayan....
BAŞBAKAN 'ı çıkardı.. .
Nihat ERİM i......
.
AYŞE tatile çıkabilir, diyennn.
DEVRİNİN.
En büyük
DIŞ İŞLERİ bakanı
Turan GÜNEŞ. i....
Milletvekilleri.
..Sedat. AKAY. Beyleri...
Hurşit Güneş leri..
Sağlık Bakanlığı yapmış..
Kazım DİNÇ,abimizi....
KANDIRA yı
O, yıllarda
GANDIRA yapannnnn
Turan SARI yı...
Bideeee bilinmeyen GÜZELLIKLER var...rrrrrr

12Şub/170

Bir dost İnsan Abdullah Köktürk – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

h i kahraman drBir Dost İnsan Abdullah Köktürk – Dr. Halil İbrahim KAHRAMAN

İnsanların çoğu yalnız kendileri için yaşarlar. Bazı insanlar ise kendisi için olduğu kadar içinde bulunduğu topluma, çevresinde bulunun insanlara ne verebilirim? Ne yapabilirim? Nasıl faydalı olabilirim? Düşünce ve gayreti ile günlerini geçirirler. Tasaları, sevinçleri, umutları kendisi için olduğu gibi çevresi ile de alakalıdır. İşte Abdullah Köktürk bu ikinci gruptan bir insandır.

Kendisini Halk Eğitim Müdürlüğünde çalıştığı zamandan tanırım.1985 de sevecen, sıcak kanlı, güler yüzlü genç bir öğretmen iken bir sağlık sorunu için Kocaeli Tahlil Laboratuvarı’ma gelmiş ve yaptığım bilgilendirme, verdiğim hekimlik hizmeti sonucu saygı değer eşi ile mutlu bir şekilde uğurlamıştım .Bu tanışıklığımız daha sonra dostluğa dönüşmüştür. 2015’de Kocaeli Kent Konseyi Başkanlığı’nda halef seleflik dahil halen sürmektedir.

28Oca/170

Sağ olsunlarr. – Kandıralı Fethi

16299530_1732478987065864_7254056370174516815_nSağ olsunlarr. - Kandıralı Fethi

Biiişee yaptığımı zannnn, etmiyorumm..
GONUŞMA dilimlee.yazıyom..!!
Hocammm.Ipek Sümer den
AF OLA...

LANGIR. sokağı
AŞCI İsmaili...
Çırlak MALlesini...
GAVAK kemal den.
Hatıpınarını
GARA ÜZÜM BAYRINI.
Ahcı Nihat dan.
Manav Muzaffere....
197 P.Al.
Turan Sarı dan
Hüsnü Dinç lere...
Rüştü Uygur lardan
ismail Altan lara...
Lisenin duvarlarını
Ağva köprüsünün ayaklarına..

16Oca/170

ONİKİYE ON KALA….. / Kandıralı FETHİ

fethi duruONİKİYE ON KALA..... / Kandıralı FETHİ - Tatlısu, Balıkesir 

Yüksel abi..Saatçi..film bittiği andaaa, bu PLAK ı koyardı..
AİLE BAHÇE sinemasında...
Ben, bu gece, ORDAN- BURDAN yazceeem...
GARŞUKK...GURUŞUKK..
neee bilemm, ordann- burdannn.....
Aklıma geldi ..mesala..
Uzağız Gandıra'dan..
URGAN cıların,,,
Bana KALECİ ği öğreten, PALAVRA ÖMER in(Allah nur içinde yatırsın)
Biraderi vardı......
K A Z I M...

KAFASI BÜYÜK--- KALBİ DAHADA BÜYÜKKK..
Benim KANDIRA mın PELVANI idi..(soy adı)
İP yaparlardı..URGAN..

1Oca/170

Gurur duyulacak hizmetleri ile öne çıkan Abdullah Köktürk… / Ahsen OKYAR

  Gurur duyulacak hizmetleri ile öne çıkan Abdullah Köktürk... / Ahsen OKYAR

Abdullah Köktürk hocamız, başkanımız, kardeşimiz, hemşehrimiz ile ilgili birçok hatırayı hemen hatırlamam ve ifade etmem mümkün.. O kadar çok ki!..  Böyle olunca ilk önce hangilerine yer vermeliyim dediğimde;

21Ara/160

DEFİNE – Bir Kandıra Hikâyesi -2 / Mustafa YILDIZ

DSC_0016

DEFİNE – Bir Kandıra Hikâyesi -2 / Mustafa YILDIZ

Deredeki Kuyular

Karşı kıyıda, Otogar tarafında, kameriyelerin, çardakların birinde, kızlı erkekli küçük bir grup, sigara paketleri, bira şişeleri, çekirdek, patates cips poşetleri… Kafalarına göre takılıyorlar, telefonlarından mı teypten mi rahatsız edici bir arabesk, aralarında küfürlü konuşmalar...

Ne kadar mümkünse o kadar uzaklarından dolaşmak konusunda sessizce anlaşıyoruz. Sanayinin karşısındaki küçük beton köprüden geçip Otogar içinden yeni pazar yerine doğru rotamız. Küçük köprünün sol ayağı yanından itibaren istinat duvarı üç dört metre yıkılmış, yolun ortasına kadar kazılmış, geniş bir kuyu gibi cep açılmış, dere suyu çamur gibi.

Sanayi atıkları için künk mü döşenecek acaba? Derenin içinde de define aranmış bir keresinde ilk kez duydum bu akşam.

17Ara/160

BURNUNUZDA TÜTTÜMÜMÜ HİÇ… / Kandıralı FETHİ

fethi duruBURNUNUZDA TÜTTÜMÜMÜ HİÇ… / Kandıralı FETHİ

Kandıraya HAS bi deyim bu.
ÖZLEM..

DOĞRUDUR BİLDİĞINİZ...
İki kardeş 48. Ay SELİMİYE de askerlik yapmış ve birbirlerini. Görememişler.

Doğrudur....
Bir kulesi ÜSKÜDAR-Doğancılar - Çiçekciye.
Bir kulesi, duvardibi, Zeynepkamile,
Bir kulesi, Hareme-KIZ KULESİNE.
Öbür kulesi KADIKÖYE - Haydarpasaya bakannn..
İşte ben ordaydım...
20 ay.
FİKİR SUÇLULARIN ARASINDA..
Tamamm sustum, asker ağa, diyordu..
FİKİR SUÇLUSU... Yilmaz GÜNEY...

SELİMİYE ile GANDIRA arası(110+54)klm idi..
Sahiii Şimdi kaçkii.,
HARP vardı. HARBİDEN.. HARP
Telefon mu...???
O ne...
Mekrup yazardım... Havalı olsun diye. DAKTİLOYLA.. (F) klavye Remington ile...

Bağırsan SELİMİYEDEN,
Duyulur sesin GANDIRA dan.

14Ara/160

DEFİNE – Bir Kandıra Hikâyesi -1 / Mustafa YILDIZ

DSC_0016  DEFİNE – Bir Kandıra Hikâyesi -1 / Mustafa YILDIZ

Gizli veya açık herkes define avcısıdır.

Şefik Cami önünde buluştuk. Akşam gezmelerimizin rotasını Rüştü Abi çiziyor. Yalnız başına da olsa arkadaşlarıyla da olsa hemen her akşam yemeğinden sonra aşağı yukarı saat sekiz sırası başlar yürüyüşü, günü sporla kapatır, sağlıklı yaşam için şart.

Yeni Postanenin önünden Tekke Meydanına ağır aksak adımlarla, oradan Orhan Cami’ye doğru hafif yokuş aşağı kendiliğinden tempo artırarak ısınıyoruz, yol tenha, çıkarsa bir iki tanıdık selamlaşıyoruz, çarşıya yakın köşelerden tesiri azalan gürültüler geliyor, seslerin anlamı yok, belki anlamak istemiyoruz. 

5Ara/160

DEFİNE – Bir Kandıra Hikâyesi / Mustafa YILDIZ

mustafa yıldızDEFİNE – Bir Kandıra Hikâyesi / Mustafa YILDIZ

                                                                               Gizli veya açık herkes define avcısıdır.

Şefik Cami önünde buluştuk. Akşam gezmelerimizin rotasını Rüştü Abi çiziyor. Yalnız başına da olsa arkadaşlarıyla da olsa hemen her akşam yemeğinden sonra aşağı yukarı saat sekiz sırası başlar yürüyüşü, günü sporla kapatır, sağlıklı yaşam için şart. Yeni Postanenin önünden Tekke Meydanına ağır aksak adımlarla, oradan Orhan Cami’ye doğru hafif yokuş aşağı kendiliğinden tempo artırarak ısınıyoruz, yol tenha, çıkarsa bir iki tanıdık selamlaşıyoruz, çarşıya yakın köşelerden tesiri azalan gürültüler geliyor, seslerin anlamı yok, belki anlamak istemiyoruz.  Ağva yolu üzerindeki köprünün solundan, yayalar için yapılan tahta geçitten derenin karşı kıyısına geçip Namazgâh’a salınıyoruz. İlk top oynadığımız, bisiklete binmeyi düşe kalka öğrendiğimiz, taa, Sultan Orhan zamanından kalma koca çayır ufaldıkça ufalmış, Kandıra’nın cebine girmiş sanki, derenin şehir tarafında gram çayır kalmamış, Un Değirmeni’nden İzmit yönüne doğru uzanan top sahası ve panayır yerinde şimdi, otogar, sanayi ve pazaryeri binaları oturtulmuş,  eskiden mesire yapılan karşı kıyıda, kalın gövdelerinde fetih günlerinin mağrurluğunu taşıdığını unutan ulu çınarların gölgesine saklanmış gibi garip, mahzun Namazgâh. Öyle rivayet edilir ki Kandıra’yı 1326 yılında fetheden Akçakoca ve askerleri, ilk namazlarını bu ulu çınarların çevrelediği çayırda kılmışlar.

Karşıdan eşofmanlı bir çift geliyor, tempolu yürüyorlar,  belli ki onlar aynı güzergâhı tersten kullanıyorlar. Yan yana gelince erkeğin genç, uzun boylu, güleç yüzlü, kadının ise basbayağı esmer tenli, uyumlu, hallerinden memnun oldukları anlaşılıyor,  Rüstü Abi, onları, başkanı olduğu Kandıra Musiki Derneği’nin yarın akşam başlayacak Türk Sanat Müziği Korosu çalışmalarına davet ediyor, “Kefken yolunda, köşede, eski postane binasında, üçüncü kat, şimdi Belediye Kültür Müdürlüğü var, Şoförler Derneğinin üstü, unutma, saat altı buçuk sekiz buçuk arası, mutlaka bekliyorum.” Çift, müzik çalışmalarının nihayet başlamasından duydukları küçük sevinci gülümseme ile gösteriyorlar, karşılıklı  “ iyi akşamlar” “ iyi akşamlar”. Çift, sesimizi duyamayacak denli uzaklaşınca çiftin karı koca doktorlar olduklarını, erkeğin çocuk doktoru olduğunu, önce devlet hastanesinde belki de mecburi hizmette çalıştığını, Kandıra’yı ve Kandıralıları çok sevdiğini, tayini çıkınca, istifa edip özel muayenehane açtığını, kadının ise sonradan kasabamıza geldiğini, aslen Afrikalı, galiba jinekolog olduğunu söyledi, Rüştü abi. İkisi de koroda yer alacaklar, ne güzel.

3Ara/160

ORDANN- BURDANNN…/ Kandıralı FETHİ

fethi duruORDANN- BURDANNN.../ Kandıralı Fethi

Rahmetlilerden gircemm....
Bu gece.
aklıma gelen ve geçen...
Biriiii, derse kii,
- Fethi BABA,
sen anlattın, bunları, bu kişileri...
AF OLAA.
Genişş, GENİŞ, girmicem...

Aklıma gelen,
ama rahmetli. ....

ama yaşayan,,,,,

23Kas/160

ÖMÜR ÇİCEK KADAR NARİN.. Ve. Birgün kadar kısaa… / Kandıralı Fethi

fethi duru

ÖMÜR ÇİCEK KADAR NARİN..
Ve. Birgün kadar kısaa.../ Kandıralı Fethi

Eski. .çok eski esnaflara bii yolculuk yapalım mı..?
Cemal SARI’nın- İsmail UÇAR’ın. Cız bız. KÖFTE. kokulu mekanlarına.
Anasonlu - Şarkılı....

SAĞI yok, SOL u nerde..?!!
topuğu var birinin...
diğerini nerde..
kulübede.. Fare doğursa, yavrusunu, HARBIDEN bulamaz...
TOPAL YAŞAR’ın DÜKKAN ında..
orası kiii. 1.20 x 1,40

Sen hiç , ÇIKRIKÇI MEHMET in dükkanın OLMADIĞINI biliyormusun..?
O kii ... Belki.. on milyon resim yapmıştır. ARAP tan... Karda- kışta, saçak altında..

KOVBOY MEMET’in manavından, alışveriş yapmış mı abiniz...?

18Kas/160

YIL…1939 Fotoğrafı / Kandıralı FETHİ

15135760_1693901134256983_4781195897723239879_n  YIL...1939 Fotoğrafı –  Kandıralı Fethi / Fethi DURU

KANDIRA BELEDİYESİNİ yapan,
KEFKEN YOLUNUN ilk proje aşamalarını gerçekleştiren,
KANDIRA'da
Rahmetli Başbakanımız Nihat ERİM
Ve yine rahmetli
Dış İşleri Bakanı Turan GÜNEŞ'le birlikte,
ilk YÜKSEK OKUL OKUYAN
Kandıramız YAŞAYAN DEĞERLERİNDEN biri
Yük .Müh. ERHAN YÜCEL abim, İstanbul’dan-Bandırma'ya ulaştırmış.. Aramış ve bulmuş beni..
Allah uzun ömür versin, sağolsun..

Resimdeki KİŞİLER ve ÖYKÜSÜNÜ bana telefonda şöyle aktardı..
En arkada görünen gravatlı, dedem Başkatip(noter görevi) Fehmi DURU.
Gölcük’de memur imiş..
Babaannem (resimde öndeki) ile Erhan YÜCEL abimizin VALİDESİ (ikinci hanım) KANDIRA’dan, çok iyi görüştükleri, mahalle komşusu imiş...
Öndeki çocuk ERHAN abimiz, iki bayanın arasında gözüken, rahmetli amcam Aziz Feridun DURU...

Ve dostluk buuu, birbirlerinin hasretine doyamayan, bu iki güzide bayan, o zamanın, tüm ulaşım zorluklarına karşı, ÇATANA ile Gölcüğe, özlem gidermeye gidiyorlar...
Biz ise artık, bayramlarda bile, evden kaçıp, tatile gidiyoruz...

BAKİ KALAN KUBBEDE-HOŞ BİR SADA İMİŞ...
Teşekkürler Saygıdeğer büyüğümüz Erhan YÜCEL'e...

9Kas/160

Laaa Üsen…

14656406_10154762164114379_153619362971892106_n