Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
20May/190

Bu sözler, işadamları ve siyasetçilerin kulağına küpe olsun! – M. Tanzer ÜNAL

tanzer ünalBu sözler, işadamları ve siyasetçilerin kulağına küpe olsun! - M. Tanzer ÜNAL

*Ancak, başarının yanında mutluluğu çok az yaşadım.

*Sonuç olarak, zenginlik ve varlık hayatın alıştığım bir yönü oldu.

*Şu anda bir hasta yatağında tüm hayatımı gözden geçirirken, kıvanç duyduğum tüm zenginlik ve tanınmanın ölümün karşısında solduğunu ve anlamsızlaştığını anlıyorum. Ölümün nefesinin yaklaştığını hissediyorum.

*Yeteri kadar varlık elde ettiğimiz zaman, zenginlikle ilgisi olmayan konuların peşinden gitmemiz gerekir, daha önemli olan şeylerin…

*Belki dostluklar, belki sanat, belki de gençlik yıllarında kurduğumuz hayaller…

*Kazandığım zenginliği ve varlığı birlikte götüremiyorum. Allah hepimize zenginliğin oluşturduğu illüzyonu değil, herkesin kalbindeki sevgiyi hissedebilmemiz için duygular verdi.

*Birlikte götürebildiğim tek şey sevginin oluşturduğu hatıralarım.

*Dünyada en pahalı yatak nedir biliyor musunuz? Hasta yatağı…

5May/190

OKUMAK AMA NASIL – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkOKUMAK AMA NASIL – Fahri SAĞLIK

6 Mayıs Pazartesi Ramazanın başlangıcıdır. 5 Mayıs Pazar günü akşam ilk teravih namazı kılınacak ve o akşam ilk sahura kalkılacaktır. Hepimize hayırlı olsun. Hayırların fethine şerlerin def’ine vesile olsun. Hoş geldin ey rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı.

“İşte Ramazan ayı; hem kendi iç dünyamızı hem de etrafımızı temizlemeyi, arıtmayı, kendine gelmeyi, hayatı anlamlandırmayı sağlayan bir zaman dilimidir. Ramazan, her yıl insanın katıldığı bir ruh şölenidir. Ramazan, yaşama alanımıza şuuraltında yatan ve hep yarınlara bırakılan niyetleri gün ışığına çıkarır.” (Sezai Karakoç, Yazılar I, İstanbul 1967, s.42, 51.)

Ramazan; kavurucu, şiddetli, kızgın sıcak anlamına geldiği gibi, yeryüzünü tozdan temizleyen, güz mevsiminin önünde, yaz mevsiminin sonunda yağan yağmur anlamına da gelir. Peygamber Efendimize ilk gelen ayet, “İkra” yani “Oku” diye başlar. Bu okuyup geçmek değil, oku ve anla, oku ve öğren, oku ve uygula… vb anlamlarda anlaşılması gereken dinimizin temel kavramlarından biridir. Tilavet kelimesi de bu manadadır. Tilavette, okuduğunu güzelce, tane tane okumak, anlaya anlaya yürekten okumak vardır; bir de anladığını uygulamak, yaşamak vardır.

27Nis/190

TAZİYE ÂDÂBI – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkTAZİYE ÂDÂBI - Fahri SAĞLIK - Karesi Müftüsü

Taziye; başsağlığı dileme, yakını/sevdikleri ölmüş kişilere sabır telkin etmek, gereken maddi ve manevi desteği vermektir. Acılı yürekleri teskin etmektir. Müslüman’ın görevlerinden olan bu manevi desteğin elbette bir adabı vardır. Taziyede kullanılacak sözler hassasiyetle seçilmelidir.  Bazen konuşmak yerine susmak gerekir. Giyilen kıyafetler bile özenle seçilmelidir. Bütün bunlar, cenaze yakınının hâliyle hemhâl olmaktır. Ölenle ölünmese de geride kalanların acısına ortak olmaktır. Hüzünler paylaşıldıkça azalır. Ölenin yakınlarına taziyede bulunmak, sabır ve metanet dilemek İslam kardeşliğinin bir gereğidir.

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 2/155.) ayet-i kerimesini hatırlatmak, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” [Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aitiz ve şüphesiz O’na döneceğiz (Bakara 2/156.)] diyerek acıya tahammül göstermek, mükâfatını Allah’tan bekleyerek sabretmeyi telkin etmektir.  Taziyede sözü uzatmamak, abartmamak gerekir. Belki bazen içten bir sarılış her şeyi anlatır. İhtiyaçları olması durumunda bütün samimiyetimizle yanında olduğumuzu hissettirmektir taziyenin amacı. Taziye mümkün mertebe uzatılmamalı, üç gün ile sınırlandırılmalı, cenaze yakınlarını yoracak, masrafa sokacak, kalbini kıracak her türlü davranışlardan uzak durulmalıdır. Taziyelerde hassas davranıldığı hâlde bazen bilmeyerek de olsa yanlış ve kırıcı durumlar sergilenmektedir. Örneğin taziye evinde karşılaştığı arkadaşıyla sohbet ederken çocukluk anılarına kadar inmek ve gafilce yükselen kahkaha sesleri…

19Nis/190

TÖVBEMİZ BERATIMIZ OLSUN – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkTÖVBEMİZ BERATIMIZ OLSUN - Fahri SAĞLIK Karesi Müftüsü

19 Nisan 2019 Cuma  gününü Cumartesi’ye bağlayan gece ( bu gece ) Şaban ayının 15. gecesi olan Berat Gecesi’dir. Tövbe eden kullarını seven ve tövbelerini kabul eden Rabbimize sığındığımız bu gece yapacağımız tövbemiz beratımız olsun. Bu gece bireysel ve toplumsal anlamda bizlere beratı hak ettirecek  tövbeler edelim. Sadece dilde kalan değil, gönle inen, ruhta yankı bulan, özeleştiri ve tefekkür ihtiva eden tövbeler edelim. Bu gece kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle herkesi camilerimize davet ediyoruz. Hep birlikte Allah’ın evlerine gidelim ve topyekûn tövbe ve istiğfar ederek şahsımız, aile bireylerimiz, yüce milletimiz ve İslam aleminin beraatı için dua ve niyaz edelim. Ta ki, sonsuz merhamet ve mağfiret sahibi olan Yüce Allah’ımız, el açıp yalvardığımız bu gecenin sabahında arınmış, gönlünü salih ameller işlemeye açmış kullardan  olmayı bizlere nasip etsin.

Berat gecesinde “Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum, senden yine sana ilticâ ediyorum. Senin şanın yücedir. Sana yaptığım senayı, senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana layık bir surette hamd etmekten acizim” niyazlarıyla dua edip Yüce Rabbine yalvarıp yakaran Rahmet Elçisi Sevgili Peygamberimiz (sav), bu gece Cenab-ı Allah’ın kendisinden bağışlanma dileyenleri affedeceğini, içtenlikle yapılan tövbe ve duaları kabul edeceğini müjdelemiştir. Bu itibarla Berat gecesi, işlenen hata ve günahlara tövbe ederek, günahların kalplere nakşettiği kara lekeleri silme gecesidir.

Bu gece Şaban ayının on beşinci gecesi. Yüce Allah; “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.” (Bakara suresi, 2/186)  buyurmaktadır. Kişi kin, düşmanlık, kibir, gurur, içki,  kumar, yalan, iftira ve benzeri günahları işlemeye bulaşmış ise bu gece bunları terk etmeye azmetmelidir.

Bu gece kırılan ümitlerimizi  onarıp yarınlarımıza ümitle bakma gecesidir. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki; “De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” müjdesini hatırlayarak  insan kendi özüne dönmeli, ümitlerini canlandırmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.

17Nis/190

Fatma Abla tarih yazdı – Orhan BALCI

IMG_8997

Fatma Abla tarih yazdı – Orhan BALCI

2004 yerel seçimlerinde İzmit Büyükşehir Belediyesi, Saraybahçe Belediyesi, Bekirpaşa Belediyesi ile birlikte ilimizde toplam 44 belediye başkanlığı seçimi olmuş   AKP’li başkanları göreve gelmişti.

Daha sonra çıkan kanunla belde belediyeleri kaldırılmış Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı oluşturulmuş ve 12 ilçede belediye başkanlığı belirlenmişti.

2009-2014 yıllarında yapılan yerel seçimlerde İzmit Belediye Başkanlığı seçimlerinde AKP’li Nevzat Doğan seçilmişti.

2009’da CHP Fikret Toker’i

2014’te CHP Sefa Sirmen’i

Aday göstermiş ancak seçimi kazanamamıştı.

13Nis/190

FELAK SURESİ – Fahri SAĞLIK

Yazar-Fahri-Sağlık (1)FELAK SURESİ – Fahri SAĞLIK

Sure adını ilk ayetinde geçen ve “sabah” anlamına gelen “felak” kelimesinden almıştır. Nâs suresiyle birlikte “Şirkten uzaklaştıran, tedavi eden iki sure” adıyla da anılmaktadır. Aynı surelere başlarındaki “eûzü (sığınırım)” kelimelerinden dolayı “Allah’a sığınmayı gösteren iki sure ” de denmiştir.

2Nis/190

BİZ’de….. / Kandıralı FETHİ

fethi duruBİZ'de..... / Kandıralı FETHİ

BİZ'de.....
Çocukduk - ufacıktık...
Yerde bulduk, bir erik,
Kaptı biii ala geyik.....

GARGA - GARGA
Gaaak - dedi
Çık şu dala, bak dedi...

Ali topu, al...
Al sana, top.....

İle başlardı veya biterdi...

ALFABE....

Beyaz, dağınık, hafif dökük saçları, yere doğru bakan
ATATÜRK
vardı, kapağında...
Siyah - Beyazdı resmi..

1Nis/190

Yerel Seçimler, Devlet ve Türk Milletine, seçilenlere, kaybedenlere Hayırlı olsun..

56337093_1312465118908092_5512314516932657152_o

Yerel Seçimler Devlet ve Milletimize Hayırlı olsun – İsmail KAHRAMAN

Belediye başkanlarının sorumluluğu ve Bir ananın oğluna kefen bezi vasiyeti

31 Mart 2019 Yerel Seçimleri için sandık başına gidip oylarımızla bizleri yerelde idare edecek belediye başkanları, Meclis üyeleri ve muhtarları seçtik. Bende oyumu ünlü şairimizin adının verildiği Yahya Kemal Beyatlı okulunda kullandım.

Belediye başkanlarının sorumluluğu çok büyük, eski başkanları uğurlayıp yeni başkanlara hoş geldin demeye hazırlandığımız bu günlerde şehrin en emin insanı olarak adlandırılan şehri emin belediye başkanlarına sorumluluklarının ne kadar ağır olduğunu hatırlatacak bir olayı paylaşmak istiyorum.

Bir arkadaşım anlattı bir gün yüz yaşına yaklaşmış annesi oğlunu yanına çağırıp, oğlum belediyeler ölenlerin kefen bezini parasız veriyormuş doğrumu diye sorar.
Oğlu da annesine evet anne belediyeler hem kefen bezini veriyor hem de tüm cenaze hizmetlerini ücretsiz olarak yapıyor, isteyenlerin cenazesini belediye arabaları ile memleketlerine ücretsiz gönderiyor der.

Annesi oğluna ben öldüğümde benim cenazemi belediyeye kaldırtırsanız size analık hakkımı helal etmem, ben Allah’ın huzuruna halka hizmet etsin diye seçilen belediyenin aldığı kefenle çıkmak istemiyorum. Benim kefen bezimi en helal paranla al bana getir, cenazemle ilgili belediyeden hiç bir şey istemiyorum ben belediye başkanına oy vermiş halkın hakkı ile ebedi aleme gitmek istemiyorum diye vasiyet eder.

Oğlu annesine kendi emekli maaşı parası ile kefen bezini alır, anne kefen bezini yanından ayırmaz.

Birinci dünya harbi gazisinin Kızı olan bu anne devletten hakkı olan yaşlılık maaşı da almak istemez.

Gerçekten bu hikaye basit gibi görünse de çok önemlidir eli öpülesice bu ananın devlet malına karşı gösterdiği hassasiyete bizler ne kadar önem veriyoruz ben önce kendi şahsımı sorguluyorum.


24Mar/190

ÖZLİYENLERE…. / Kandıralı FETHİ

fethi duruÖZLİYENLERE.... / Kandıralı FETHİ

Diye, bi resim atmış, geçenlerde Şahver Özpınar Oruç kardeşim...
Evinin balkonundan çektiği...
Kandıra manzaralı...
Sokağa - caddeye bakdım...
Büyülte büyülte baktım..
Büyüttümmm ....
Ne bi tanıdık, bildik...
Heyhat....

CAMİ var görüntüde...
Bilmem ki...? Yeni BESBELLİ.. Bellki 10 yıllık.. belkide 30..
Ben ....
ŞEFİK....
ORHAN. CAMİSİ bilirim...

ÇARŞI CAMİ yapılırken, 9 yaşında falandım...

20Mar/190

"ÜLKENİN GELECEĞİ Mİ ÖNEMLİ, YOKSA ŞAHSİ ÇIKARINIZ MI ÖNEMLİ?.." – Zekeriya TÜMER

İşte Türkye Tablosu-Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN-prof dr anil cece-IGC TV NEWS
"ÜLKENİN GELECEĞİ Mİ ÖNEMLİ, YOKSA ŞAHSİ ÇIKARINIZ MI ÖNEMLİ?.." – Zekeriya TÜMER

Sevgili okurlar, yerel yönetim seçimlerine çok az bir zaman kaldı.
31 Mart’ta seçilecek yerel yöneticiler, ülkenin geleceğinde rol oynayacaklar.
Son günler yaklaşırken, meydanlarda ben, sen kavgası hiç hoş olmayan sözler söylenerek, halkı kutuplaştırmaya doğru itiyor.
74 yıllık hayatımızda bu denli bir seçim yaşamadım.
Kişileri lekelemek, kötülemek, halkın gözünde düşük düşürebilmek çabası ile suçlayarak bir yere varmak, sağlıklı sonuçlar vermez.

19Mar/190

Netflix Hollywood’un tahtına göz dikti – Hakan HACIİBRAHİMOĞLU

hakan hacıibrahimoğluNetflix Hollywood'un  tahtına göz dikti - Hakan HACIİBRAHİMOĞLU

Lumiere kardeşlerin 28 Aralık 1895 tarihinde Paris 'teki Grand Cafe'de bir izleyici topluluğuna ücret karşılığı yaptığı film gösterimleriyle insanoğlu sinema ile tanıştı. 10 Mart 1910 tarihinde ABD'nin California eyaletinde çekilen "In Old California" filmiyle Hollywood efsanesi ortaya çıktı. O tarihten günümüze Hollywood sinema sektörünü yönlendiren dev bir marka olarak günümüze kadar geldi. Hollywood aynı zamanda Amerikan emperyalizminin en önemli silahı oldu. Yıllarca dünyaya sinema ile kendi kültürlerini ve politikalarını empoze ettiler etmeye de devam ediyorlar.

Bazen yaptıkları filmler ile farklı ülkeleri kötüleyerek, kara propaganda yaptılar. Bu nedenle tepkilere neden oldular protesto edildiler. Bunlardan bir tanesi de Türkiye'yi kötüleyen "Geceyarısı Ekspresi" filmiydi. Yayınlandığı dönemde ülkemizde ciddi tepkilere neden olmuştu. Bu film yüzünden iki ülke arasında ciddi problemler yaşanmış uzun yıllar gündemden düşmemişti.

15Mar/190

AKİF’İ ANMAK YETMEZ ANLAMAK VE ANLATMAK GEREK – Fahri SAĞLIK

fahri-13AKİF’İ ANMAK YETMEZ ANLAMAK VE ANLATMAK GEREK – Fahri SAĞLIK

İstiklal Marşımızın kabulünün 98. yıldönümünü idrak etmenin onur ve heyecanını yaşıyoruz. Şüphesiz İstiklal Marşımız sarsılmaz bir inancın, azmin, fedakârlığın, umudun ve yeniden dirilişin sembolüdür. Hem İstiklal Marşımızın metninin anlamını hem de yazarının fikri dünyasını dünya ve ahirete bakış açısını çok iyi anlamak ve neslimize anlatmak milli ve dini görevimizdir.

Akifi anlamak için Safahatını iyice tetkik etmek gerekir. “Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, Günler şu heyulayı da, er geç silecektir. Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma, Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir…” diyerek tevazu abidesi olan Akif; dünya döndükçe Ay Yıldızlı Bayrağımız O’nun şiiriyle dalgalanacaktır.

10Mar/190

Seneee İSA’ dan SONRA… / Kandıralı Fethi

53537466_2194127954234296_5392583855355985920_nSeneee İSA' dan SONRA... / Kandıralı Fethi

Seneee
İSA' dan SONRA...
bilmemm kaçç...!
Kıbrıs harbi ile, askerliğimde bitmiş...
Dönmüşüm Gandıra'ya...
''Asıl askerlik şimdi başlıyor' dedi Babam...
İş - güç...
Klasik laflar...
Halendee geçerli olan...
Çok koşturduk, İDAELİZM yolunda..
Dağlara, taşlara, hattaa evlerin kiremitlerinin üzerine, SLOGANLAR yazdık...
ÜÇ BASAMAKLA inilen, ŞEFİK CAMİSİNİN tuvaletinde, bıçaklandık bile...
SEMERESİNİ verdi, gayretlerimiz...
Prof.Dr. TURAN GÜNEŞ
Dış İşleri Bakanımız…..
Sevgili BÜYÜĞÜM – KAPTANIM - USTAM
TURAN SARI Şerif Candan Sarı
vasıtası ile
BENİ - (İŞ ) sahibi yaptı...
İyiii de, GANDIRA' dan ayrılmak GOLAY MI.??
Namazgahtan, futboldan gopmak.

(HOCA) Nurettinin - BABACAN' ın - GAVAK KEMAL gaveden kopmak
.
GOLAY MI..?

25Şub/190

CİBRİL HADİSİ – Fahri SAĞLIK

fahri sağlıkCİBRİL HADİSİ – Fahri SAĞLIK

Hadis kaynaklarının tamamında yer alan ve kültürümüzde yaygın olarak “ Cibril Hadisi” diye bilinen bir hadis-i şerifi dikkatlerinize sunmak istiyorum. İnşallah gelecek hafta da hadis-i şerifimizi kısaca yorumlayacağım.

Ömer İbnü’l-Hattâb radıyallahu anh şöyle dedi:

“ Bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda bulunduğumuz sırada, elbisesi beyaz mı beyaz, saçları siyah mı siyah, üzerinde yolculuk eseri bulunmayan ve hiçbirimizin tanımadığı bir adam çıkageldi. Peygamber’in yanına sokuldu, önüne oturdu, dizlerini Peygamber’in dizlerine dayadı, ellerini (kendi) dizlerinin üstüne koydu ve:

– Ey Muhammed, bana İslâm’ı anlat! dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “İslâm, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet  etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirebilirsen Kâbe’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdu. Adam:

– Doğru söyledin dedi. Onun hem sorup hem de tasdik etmesi tuhafımıza gitti. Adam:

– Şimdi de imanı anlat bana, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine iman etmendir.” buyurdu.

Adam tekrar:

– Doğru söyledin, diye tasdik etti ve:

19Şub/190

Biii bakemm dedimm- Kandıralı FETHİ

52390013_2181599668820458_7771719863000629248_n

Biii bakemm dedim, girdim FACEBOOK da bizim gruba, fotolara bakarken...
..TAAAAKKK diye bu diye bu resim çıktı garşıma..
Hadeee buyur,,, sessiz kal...
İki satır yazmadan geçç...
Olurmuu.. olmazz...
BOZUKLU NİYAZİ' den
RAİF - SEDAT biraderlerden Vedat Akalın
ne bileyim AHSEN abilerimin MANİFATURA dükkanlarından alınmış,
1,5 ARŞIN
PAZENB- PATİSKALAR....
Boyunlarında....

17Şub/190

Ozan Arif’i anlamak… / Akın ÜNER

safe_imageOzan Arif'i anlamak... / Akın ÜNER

  Sanatçı olmak zordur. Zira gerçek bir sanatçı, değnekle güdülemez. Fikirleri ve fikirlerini ifade ediş tarzı birçoklarına aykırı gelir. Yadırganır. Özgür ruhu nedeniyle her dönem muhaliftir. Haliyle muktedirlerle çatışır. Düşünceleri ve sanatı nedeniyle bedel öder. Ailesinden, memleketinden, hürriyetinden mahrum edilir. Sevenleri, hayranları vardır; ama son tahlilde yalnızdır. Bu nedenle gerçek sanatçıların ruhları yaralı, hisleri buruk, kalpleri kırık olur.
Sanatçının hangi siyasi fikirlere sahip olduğu da pek fark etmiyor... Misal, dün devrimci şair Nazım Hikmet ne yaşamışsa, hafta içi sonsuzluğa uğurladığımız ülkücü sanatçı Ozan Arif de benzer acılar çekerek ömrünü geçirdi. İkisi de düşünceleri nedeniyle yargıya hesap vererek, sürgün hayatı yaşayarak, iktidarı elinde tutanlarla kavga ederek ömrü boyunca mücadele etti.

8Şub/190

Gidenlerin Ardından – İdris TÜRKTEN

Gidenlerin Ardından – İdris TÜRKTEN

(Bana İbrahim Gencer'i tek bir cümleyle anlat deseler, söyleyeceklerim şunlar olurdu: "Nereye adam gibi adam arıyorsanız, İbrahim Gencer gibi birisini bulun.")

Bir söz vardır çok beğenirim: "Ulu çamlar, fırtınalı vadilerde yetişirler." Sözü söyleyen güzel söylemiş ama son yıllarda sevdiğimiz güzel insanları da nedense, fırtınalı kış aylarında birer birer ahrete yolcu ediyoruz.

İki yıl evvel 21 Ocak 2017 günü yitirdiğimiz Nihat Ağabey'i(Nihat Gürer) vefat yıldönümünde anmak için hazırlık yapıyorduk ki, iki yıl sonra aynı gün internet'e Eski Bahçecik Belediye Başkanı İbrahim Gencer'in ölüm haberi düştü.

31Oca/190

Kaybetmek.!!! – Yüksel ERCAN

Kaybetmek.!!! - Yüksel ERCAN

Türk milleti tarafından “Bozkırın Tezenesi “olarak adlandırılan rahmetli Neşet Ertaş’ı  Türkü sevipte tanımayan bilmeyen en azından 3-4 türküsünü ezbere bilmeyen vatandaşımız nerede ise yok gibidir, Bizde ortalama bir Türk insanı olarak rahmetli Neşet Ertaş’ın bize armağan ettiği bütün türküleri çok sevmekle birlikte onun “Kendim ettim kendim buldum/gül gibi sararıp soldum” diye başlayan eserini dinledikçe kendimizi bambaşka bir dünyada bulmuş gibi oluruz.

Başta türküler olmak üzere bütün sanat eserlerinin bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktığını ve çıkan bu eserlerinde toplumun çok büyük bir kesimin söylemekten çekindiği hislerine tercüman olduğu da artık çok iyi bilindiğinden “Kendim ettim kendim buldum/Gül gibi sararıp sordum” dizelerinin de Türk insanın hayat felsefesi olduğunu da ifade etmekte hiçbir sakınca görmüyoruz.

30Oca/190

Çok şey yaşadı, yaşıyor bu koca millet. Acaba neden? – Prof.Dr. Mithat Kerim ARSLAN

IMG_0674

Çok şey yaşadı, yaşıyor bu koca millet. Acaba neden? - Prof.Dr. Mithat Kerim ARSLAN

Geçmişte Ocak aylarında yaşadığımız bazı önemli olayları birlikte düşünmeyi arzuladım.

Rus ordusunun 19 Ocak 1990 gece yarısı tanklarla başlattığı katliam gibi saldırı ile 20 Ocak 1990’da Azerbaycan’ın başkenti Bakü işgal edildi. Rusya’da yaşayan Ermenilerden oluşan Sovyet Özel Birlikleri sivil ahaliden kadın-çocuk ayırmadan 132 kişiyi katletmiş, 612 kişiyi ağır yaralamıştı ve 841 kişi işgalciler tarafından hapsedilmişti. Bu katliamın ana amacının 26 Şubat 1992’de Rus desteği ile Ermenilere yaptırılacak olan Azerbaycan topraklarının dörtte birinin Yukarı Karabağ’ın ve Hocalı’nın işgalinin ön harekâtı olduğu sonradan anlaşılmıştı.

Trabzon Türk Ocağı 27 Ocak 1990’da şehrimizin gördüğü en büyük mitingi, “Rus’a Lanet, Azeri’ye Destek-Büyük Karadeniz Mitingi”ni düzenlemişti.

29Oca/190

Kandıra üzerine öneriler – Av. Fahri ÖRENGÜL

chp-kocaeli-buyuksehir-belediyesi-icin-2-aday-adayi-belli-oldu_976Kandıra üzerine öneriler – Av. Fahri ÖRENGÜL

Kocaeli ülkemizin ön güzel illerinden birisi. Geçen hafta Kartepe ile ilgili kaleme alınan yazının giriş cümlesi böyleydi. En güzel ilçelerimizden birisi de, Karadeniz’e sahili olan tek ilçemiz olan Kandıra… Kandıra esasında Osmanlı’dan bu yana manav diye tabir edilen hemşerilerimizin yaşadığı, pek göç almayan ama göç vermek zorunda bırakılan tarihi, ama aynı zamanda tarım, hayvancılık ve turizm ile öne çıkan çok önemli bir yöremiz.