Ahsen Okyar Söylenmek yerine söylemek lazım… Şikayet edeceğine sen de alternatifini oluştur.

ahsen okyar
13Haz/161

Kaderiyle Oynanan İlçe; K A N D I R A – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuKaderiyle Oynanan İlçe; K A N D I R A – Mustafa KÜPÇÜ

Kandıra, Kocaeli’nin 12 ilçesinden biri. Bu ilçeler içinde, “en çok köyü olan ilçe” niteliğini de taşıyor. Ama artık o köyler de “köy” olmaktan çıktılar, Büyükşehir’in birer mahallesi oldular! O köylerin “ortak kullanım alanları” da artık yok! Hepsi Büyükşehir’in mülkü ve tasarrufu altında! Bunun ne demek olduğunu, o köylerde hala yaşamlarını sürdürmekte olanlar zamanla anlayacaklar ama çok geç olacak!

Sonradan olma ilçeler de dahil, Kocaeli ilçelerinin nüfusları hızla artıyor. Ama, Kandıra ise nüfus kaybına uğruyor! Bu yüzden de Kandıra Belediyesi’nin iki başkan yardımcısı işlerini kaybettiler! Yasa gereği, nüfusu 50 binin altında olan belediyelerde 1 Başkan Yardımcısı istihdam edilebiliyor!

Bir yerde nüfus neden artar?

- Ticaret ve sanayi gelişirse artar.

- Endüstriyel Tarıma geçilebilirse artar.

- Turizm gelişirse artar.

6Haz/160

RAMAZAN ve İSLAM’IN ANLAMI – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuRAMAZAN ve İSLAM’IN ANLAMI - Mustafa KÜPÇÜ

Ramazan ayı bugün başlıyor.

Kur’an, bu ayda indirilmiş. Kur’an, “Allah’ın emirleri” ve İslamiyet’in temel kurallarını açıklıyor.

Kur’an’ın ilk emri “OKU” diyor.

Ama, bilmediğin bir dilde “ezbere ve anlamadan oku” demiyor! Allah’ın elçisinin anladığı dilde gönderilmiş ki, ANLASIN ve inananlara da ANLATSIN diye…

Bu nedenledir ki, her Müslüman, dinin temel rehberi olan Kur’an’ı “ANLAYARAK OKUMALI” ve inandığı dinin temel esaslarını kendi aklına göre yorumlayan sahtekarlardan korunsun diye!

Her “sağlıklı Müslüman” için İslam dinin 5 temel farzından biri olarak, bu ay boyunca oruç tutulacak.

26May/160

CUMHUR’UN BAŞKANI YOK!.. / Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuCUMHUR’UN BAŞKANI YOK!.. / Mustafa KÜPÇÜ

Yazının başlığını yanlış okumadınız! Bu ülkede CUMHUR’un BAŞKANI yani, Cumhurbaşkanı yok!

Cumhurbaşkanı, yürürlükte olan Anayasa’ya göre seçilir. Bu Anayasa üzerine Meclis’te AND içer!

Cumhurbaşkanı seçilmek için “Yüksek Öğrenim yapmış olmak” temel bir koşuldur! Şu anda “Cumhurbaşkanı” sıfatını taşıyan Erdoğan’ın “Yüksek Öğrenim diploması olmadığı” iddia ediliyor!? İlginçtir ki, kendisine yönelik en küçük siteme bile en sert üslupla yanıt veren Erdoğan, bu konuda tek söz etmiyor!?

İkincisi; Cumhurbaşkanı, üzerine yemin ettiği “Anayasa’ya uymak” la yükümlüdür! Ama o, “Ben fiilen Başkanım, Anayasa’yı bana uydurun” diyor! Böyle bir ifade; “Ben açıkça Anayasa’yı çiğniyorum.” Demektir ve bu durumda, Cumhurbaşkanı’nın “Meşruiyeti” tartışılır hale gelir!

Üçüncüsü; Anayasa Madde 104’de; “ Cumhurbaşkanı Devlet’in başıdır. Bu sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve TÜRK MİLLETİNİN BİRLİĞİNİ temsil eder.” Diyor!

Bir “Millet” içinde farklı etnik, dinsel, mezhepsel kökenden, farklı çıkar grupları vardır. Cumhurbaşkanı özellikle bu nedenle “YANSIZ” olmalıdır. Farklı çıkar ve inanç grupları arasında “BİRLİĞİ” başka nasıl sağlayabilirsiniz?

1Nis/160

ZEYTİN AĞACI İSLAM’A UYGUN DEĞİL Mİ?!.. / Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuZEYTİN AĞACI İSLAM’A UYGUN DEĞİL Mİ?!.. / Mustafa KÜPÇÜ

Sosyal Medya’da “Ak Strateji” başlıklı bir iletide aynen şöyle diyor;

· “Zeytin ağaçları yerine İslam’a uygun ağaçlar dikilmeli!”

· “Zeytinyağı ile yapılan mezeler içki sofralarını süslüyor. Bu mezeler içki tüketimini artırıyor. Bu nedenle zeytin ağaçları sökülmeli.”

· “Zeytin, Rumların Anadolu’ya Truva Atı olarak bıraktığı bir bitkidir. Fazla tüketenlerde kısırlaşmaya sebep oluyor.”

Bunları yazan, “Cahilliğe övgüler” düzen Rektör Yardımcısı’nın bir gözdesi olmalı!

Bunu yazan, ne Kur’an biliyor ne de İslamiyet’in temel ilkelerini!

Çünkü, Kur’an’ı okusa, TİN SURESİ’nde, “Bismillahirrahmanirrahim” den sonra; “Vettiyni vezzeytuni” yani; “ANDOLSUN O İNCİRE, O ZEYTİNE” sözlerini bilir ve böyle bir densizliği yapamazdı!

23Eyl/150

AKŞENER NEDEN HARCANDI? – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuAKŞENER NEDEN HARCANDI? – Mustafa KÜPÇÜ

Akşener, kentimizin Türk siyasetindeki önemli isimlerinden biridir.

Kendisini 1990’lı yılların başında ve yakından tanıma olanağım oldu.

Siyaset alanında yükselişi DYP ve Tansu Çiller’le başladı.

Bakanlık yaptı, ülkemiz siyasetinde yaşanan önemli olayların a tanık oldu.

Bizim gibi ülkelerde “Siyasetçi ve DEVLET ADAMI” kolay yetişmiyor.

Kanımca, Akşener “birikimli bir siyasetçi” örneği oldu.

İdeolojik olarak bağlı olduğu MHP’de siyaset yapıyor. Meclis Başkan Vekili olarak Meclis kürsüsündeki duruşu ile de saygı uyandırdı.

“Siyasette Yıldızı Parlamak” kolay iş değildir; Bilgi, emek, çile ve şans faktörleri etkendir. Kanımca, Akşener’de hepsi var.

18Haz/150

Bağırganlı değil, bağrı gamlı!.. – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuBağırganlı değil, bağrı gamlı!.. - Mustafa KÜPÇÜ

Bilmem kaç kişi anımsıyor?

AKP iktidarı “Kandıra Turizm Bölgesi olacak” demişti!

Kandıralılar da inanmıştı!

Topraklar değerlenecek, özellikle Karadeniz kıyılarında kurulacak turistik tesisler ilçeye gelir kaynağı olacak, Kandıralı gençler Kandıra’da kurulacak “Turizm Okulu”nda eğitim görecek ve bu turistik tesislerde iş olanağı bulacak.

Kandıralı üreticiler bu tesislere meyve-sebze satacak.

Kandıra esnafının işleri gelişecek.

İlçe zenginleşecekti.

“Kandırdılar Kandıralıyı!”

31May/150

Yine DUBAİ PORT Üzerine!.. / Mustafa KÜPÇÜ

mustafa kupcuYine DUBAİ PORT Üzerine!.. / Mustafa KÜPÇÜ

Şu anda bu satırları okuma duyarlılığını gösterenlerden kaç kişinin “Dubai Port” olayından haberi var bilmiyorum.

Çok olduklarını da sanmıyorum!

Özetle konu şöyle; Eski “YARIMCA SERAMİK” fabrikası, “ÖZELLEŞTİRME” adı altında tarihe gömüldü! Satın alan firma, çok iddialıydı! Tesisi modernleştirecek ve daha çok istihdam ve üretim sağlayacaktı!

Öyle olmadı; işçiler toz oldular, üretim bitti, deniz kenarında ve özel iskelesi olan alan “büyük ve değerli bir rant alanı” olarak pazara çıktı!

İlk alan firma çok güzel bir karla, arazinin yarısını ERDEMİR’e sattı! Erdemir de, “Dubai’li bir firmaya daha yüksek bir fiyat ve karla devretti. Dubai firması, bu alanda büyük bir liman işletmesi planladı. Doğal olarak da hakkıdır.

Ancak; liman projesine göre denize 500 metrelik bir dolgu alanı yapılacaktı.

Haydarpaşa Limanı’nın yükünü Körfez’e kaydırma düşüncesi sonucu, İzmit Körfezi’ndeki “Özel İskele-Limanlar” hızla çoğalmaya başladı.

7Oca/150

Dananın Kuyruğu! – Mustafa Küpçü

mustafa küpcüDananın Kuyruğu! - Mustafa Küpçü

AKP’li “Bakan çocukları” ve babaları, Meclis Soruşturma Komisyonu’nun “AKP’li üyelerinin oylarıyla” Yüce Divan’da yargılanmaktan kurtuldular!

Bu olay, Türk Siyasal Tarihi’nde “skandal” olarak yer alacaktır!

AKP iktidarı, “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olarak hüküm giydiğinden bu yana, tüm karşıtlarına karşı “hırçın ve saldırgan” bir tepki içinde.

Türk Ordusu’na “KUMPAS” bu olaydan sonra kuruldu!

Neydi iddia?

“Ordu içinde bir grup, AKP iktidarını DARBE ile indirmek istedi!”

Genelkurmay Başkanı’na kadar yüzlerce Türk Subayı, siyasetçisi ve gazetecisi “savunma hakları gasp edilerek”, “sahte belgeler” ve “gizli tanıklarla” “Özel yetkili Savcılar ve Mahkemeler” eliyle yargılandı, mahkum edildi.

Başbakan Erdoğan, karşısına çıkan her muhalefet eylemini “AKP’ye karşı DARBE eylemi” olarak yaftaladı!

Sonra bir gün, şimdi Başbakan Yardımcısı olan kişi; “Orduya KUMPAS kuruldu” dedi!

O güne kadar, Başbakan Erdoğan; “Ben bu davanın savcısıyım” diyordu! Bu davaların şöhretli savcısına “milyon liralık zırhlı otomobil tahsisi” yapıyordu!

Anlaşıldı ki, “siyasal yol ortağı” ile araları açılmış!

Geçen yıl 17-25 Aralık tarihlerinde bazı bakan çocuklarının lüks dairelerinde ve bir bankanın genel müdürünün evinde ayakkabı kutularında milyon dolarlar yakalandı. Baskınlar kameralarla tespit edildi. Bakanların çocuklarıyla, Başbakan’ın oğluyla yaptıkları ses kasetleri medyaya ve sosyal medyaya düştü!

Dediler ki; “Bu paraları Paralel Yapı ya da onların emrindeki polis koydu!”

Olayın kahramanları, özel dairelerine konan bu büyük paraları fark edemediler mi?

Sonra, bu operasyonu yapan Savcılar ve polisler darmadağın edildi! Kimileri meslekten atıldı! Olayın üstü örtüldü!

1Oca/150

YENİ YILDA NELER OLACAK? – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa küpcüYENİ YILDA NELER OLACAK? - Mustafa KÜPÇÜ

Yeni yılda neler olacağına dair ne fal açacağım ne de aklıma gelenleri sıralayacağım!

“Perşembenin gelişi Çarşamba’dan bellidir” sözünden hareketle, ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel sürece bakarak, mütevazı bir yorum yapacağım.

Bir önceki yazımda, ülkemizin içinde bulunduğu koşulları ve sorunları büyük ölçüde sıralamış ve son 12 yılın “siyasal sorumlusu” Erdoğan’ın bu sorunları geniş halk kitlelerinin görmemesi için “Cambaza bak” misali, “yapay gündemlerle” kamuoyunu meşgul etmeye çalıştığını belirtmiştim.

Şimdi, konuyu biraz daha somut hale getirelim;

· Maliye Bakanı’nın açıkladığı 2015 Bütçesi’nde, yalnızca BORÇ FAİZİ ödemeleri için 48.8 milyar lira ayrılmış! ( İMF borcu bitti, şimdi biz borç veriyoruz yalanlarına inanan saflara özellikle hatırlatalım!)

· Cari Açık için de geçen yıllardan farksız tahminler var! Ama önümüzdeki yıl Cari Açığın 2014’ün üstünde olacağı, tüm ekonomistlerin ortak kanısı.

· Yalnızca Rusya’da yaşanan ve iki yıl sürmesi beklenen ekonomik kriz de gerek tarım ürünleri ihracatımıza gerekse turizm gelirlerimize büyük zarar verecek.

24Ara/140

Erdoğan, “Cambaza bak” diyor! – Mustafa KÜPÇÜ

mustafa küpcüErdoğan, “Cambaza bak” diyor! - Mustafa KÜPÇÜ

Ülkemizin içinde bulunduğu koşullara “insaf” ve “ciddiyetle” bakalım;

· İç ve dış borçlarımız süratle yükseliyor, “bütçe açığı” büyüyor, 2015’de, 48.8 milyar “borç faizi” ödenecek!

· İşsizlik, tehlikeli boyutlarda, gençler bunalım içinde, işini yitiren insanların yuvaları yıkılıyor, dört gençten üçü yurt dışına kaçıp kurtulmak istiyor,

· Paramız mum gibi eriyor,

· Küçük esnaf 12 yıldır, “Perakende Yasası” çıkacak diye avutulurken, yabancı sermayeli AVM’ler son raundu da kazanıyor! 2015’de 17 yeni AVM daha geliyor! Esnafımızın gözü aydın!

· Vatandaş, borç ödeyemez durumda; kredi kartı borçları hızla yükseliyor, Yediemin depoları icralık araçlarla dolmuş,

· Emekli ve memura yüzde 3’lük zam verirken, çöp vergisine yüzde 50 zam yapılıyor! Elektrik faturamız - çaktırmadan- yüzde 9 zamlandı! Kaçak elektrik kullananların bedelini namuslu vatandaşa ödetiyorlar!

· Yeni yılda vergiler daha da bel bükecek,

Üstelik, vergiyi çok kazanan zengin değil, “dolaylı vergilerle” dar ve orta gelirli vatandaş ödüyor,

· Türkiye’de yolsuzluk var ve giderek artıyor!

4Ara/140

KAYIP KAÇAK!.. / Mustafa KÜPÇÜ

mustafa küpcüKAYIP KAÇAK!.. / Mustafa KÜPÇÜ

İlginç bir ülkede yaşıyoruz.

Örneğin;

Akaryakıt kaçakçılığı almış başını gidiyor.

Şehirlerarası yollarda sık sık “10 Numara Yağ Bulunur” tabelaları çarpıyor gözümüze!

Neden?

Çünkü siyasi iktidar, “üretimsiz ekonomi” beceriksizliğini tüketiciden çıkarıyor! KDV, ÖTV ile halkını soyuyor.

Dünyada petrol fiyatı yarı yarıya düştüğü halde, biz 3-5 kuruşluk indirimlerle oyalanıyoruz!

Otobüs firmaları ve TIR-Kamyon sahipleri de kaçak yakıta ya da 10 Numaralı yağa yöneliyor. Otobüslerde, kamyon ve TIR’larda ani çıkan yangınlar can yakıyor. Ulusal serveti tüketiyor.

YAT sahipleri ucuz motorin kullanıyor ama karayolu insan ve yük taşıyıcıları ile köylümüz ucuz motorin kullanamıyor!

Adalet mi bu?

Kaçak içki ve sigaranın da nedeni bu.

28Eki/140

TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE!.. / Mustafa KÜPÇÜ

mustafa küpcüTÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE!.. / Mustafa KÜPÇÜ

Tüm canlılar ve tüm insanlar aynı Yaradan’ın eseri değil mi?

O halde, “insanın –insana, insanın-doğaya saldırısı neden?

Aynı dine inanan ve fakat farklı mezhebin mensubu olanlar birbirini boğazlıyor!

Kimler yetiştirdi bu insanları?

Nasıl bu kadar vahşi, acımasız olabiliyorlar?

Farklı etnik, dinsel kökenden insanlar “bir arada insanca yaşama iradesi” içindeyken, sonra nasıl oluyor da “etnik köken” nedeniyle düşman olup birbirinin canını alabiliyor?

Savaşlar da terör olayları da “kanlı birer ticaret” dir!

Küresel egemenler, toplumları birbirine kırdırarak daha büyük zenginliklere ulaşıyorlar.

Petrol ve maden kaynaklarına el koyuyor, yıkılan kentleri yeniden inşa ediyor, savaşlar ve terörle dünyaya saçtıkları ölümcül hastalıkların tedavisiyle yeni sömürü alanları yaratıyorlar.

Küresel düzenin bu kirli oyunlarının farkına varamayan zavallılar, hiç uğruna ölüyor, sakat kalıyor, sefalet içinde sürünüyor.

Bu kirli savaşa “gönüllü nefer” olanlar, küresel efendilerin elindeki ipleri görmüyorlar!

30Ağu/140

Zafer Bayramı ve Ulusal Bilinç – Mustafa Küpçü

mustafa küpcüZafer Bayramı ve Ulusal Bilinç - Mustafa Küpçü

Tarih, yaşanan olaylardan “ders çıkarmak” içindir.

Tarih, “palavralarla övünme” ve “toplumu uyutma” aracı değildir!

Tarihsel olaylar üzerine bin türlü yalan söylenir ve çocuk yaştan itibaren akılları iğfal edilen kimi insancıklar da bu yalanlara inanır!

Örneğin; kimi siyaset bezirganları, “Kurtuluş Savaşı diye bir olay yaşanmamıştır” diyebilecek kadar küstahtırlar!

Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında katılan Osmanlı Devleti, Emperyalist güçlerin SEVR Antlaşması’na boyun eğerek tarihten silinmiş, kalan toprak parçaları paylaşılmış ve işgal edilmiştir.

2Ağu/140

Ağır Vebal Altında Olmak!.. – Mustafa Küpçü

MUSTAFA KÜPCÜAğır Vebal Altında Olmak!.. - Mustafa Küpçü

Dengir Mir Fırat, AKP kurucularından biri.

AKP’den istifa etti.

“Ağır vebal altındayım” diyor!?

Daha önce AKP ile – daha doğrusu Recep Tayyip Erdoğan’la- yollarını ayıran “kurucu” siyasetçiler geliyor aklıma; örneğin Abdullatif Şener.

“Başbakan Yardımcısı” iken, “iktidarda” iken neden her şeyi bir yana itip istifa etti?

Rahmetli Erbakan’ın İzmit-Perşembe Pazarı’ndaki mitingini anımsıyorum; “AKP’nin bir Amerikan Projesi olduğunu” söylüyordu!

Erbakan yalan mı söylüyordu?

Son 12 yılda olup bitenleri bir anımsayın;

- Danimarka eski Başbakanı Rasmussen, NATO Genel Sekreter Adayı idi. AKP iktidarının 3 koşulu vardı: Hazreti Muhammed’in karikatürü nedeniyle, İslam aleminden özür dilenecekti. ROJ Tv’nin yayınları durdurulacaktı. Genel Sekreter Yardımcılarından biri bir Türk olacaktı! Hiç biri olmadı, ABD Başkanı istedi, Rasmussen’e kuzu kuzu oy verdiler!

- Fransa’da “Ermeni Soykırımını reddedenlere hapis cezası” getirmişti. O sırada Fransa, NATO Askeri Kanadına dönmek istiyordu. Türkiye veto etse dönemezdi! AKP bu kozu kullanamadı, buna da evet dedi!

23Tem/140

Cumhurbaşkanı’nı Kim Seçiyor? – Mustafa KÜPÇÜ

MUSTAFA KÜPCÜCumhurbaşkanı’nı Kim Seçiyor? - Mustafa Küpçü

Başbakan’ın ifadesiyle; “Millet, Cumhurbaşkanını seçecek!”

Milletin karşısına 3 aday çıkıyor.

Üçü de “siyasi partilerin” adayları!

AKP lideri R. Tayyip Erdoğan karar verdi; “R. Tayyip Erdoğan” aday oldu!

Milletin Adayı” mı oldu?

AKP’ye gönül ve oy verenler için yanıt “evet” olmalı.

Peki, AKP’ye oy vermeyenler “milletin bir parçası” değil mi?

CHP ve MHP başta olmak üzere, 7 partinin liderleri de Ekremettin İhsanoğlu’nu aday gösterdiler.

Ekremettin Bey “kimin adayı?

R.T.Erdoğan’a göre “Devlet’in Adayı!.”

16Haz/140

Müslüman Müslüman’ın Kellesini Alırken!.. / Mustafa Küpçü

mustafa kupcuMüslüman Müslüman’ın Kellesini Alırken!.. / Mustafa Küpçü

Yaradan, insana diğer canlılardan farklı olarak “akıl” vermiş. “İnsanca yaşasın” diye!

Aklı kullanan insan, vahşi doğaya karşı “yaşam mücadelesi” vermiş. Başarmış da.

Ancak, insan aklının freni yok!

“İhtiras” denilen bir özrü var insanın!

13Şub/140

SİYASİ İKTİDAR NASIL YIKILIR? – Mustafa Küpçü

mustafa kupcuSİYASİ İKTİDAR NASIL YIKILIR? - Mustafa Küpçü

Her siyasi iktidarın belirli bir ömrü vardır.

Siyaset tarihi göstermektedir ki; siyasi iktidarlar, kendi ömürlerini kendileri belirler. Elbette istisnaları vardır.

Siyasi iktidar, “yönetme ve karar verme iradesi-otorite olarak da tanımlanır.

Geri kalmış ülkelerdeki siyasal düzenler, gelişmiş ülkelerin “kötü kopyaları” gibidir;

- Demokrasi, seçim, siyasi iktidarın denetlenmesi, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti gibi kavramların içi boştur!

Siyasi parti liderleri, tek güç sahibi kişilerdir.

Milletvekillerini ve belediye başkanlarını onlar seçer! Bu yüzden “Lidere tapma” yaygın ve geçer akçedir! Lider, “velinimettir!”

Bu güçle siyasal erki eline geçiren lider, zaman içinde “güç sarhoşluğuna” düşer!

İki yıl önce 23 Nisan Bayramında, kotluna oturttuğu çocuğa; “Sen şimdi Başbakansın. İster asar ister kesersin” diyen bir Başbakan nasıl bir ruh hali içinde olabilir?

Böyle bir lider, “her şeyi en iyi bilen adam” olarak görür kendini.

O, sandıktan çıkmıştır! Yasama gücü de onundur, Yürütme gücü de onundur!

3Oca/140

HUKUK ve PROPAGANDA!.. / Mustafa Küpçü

mustafa kupcuHUKUK ve PROPAGANDA!.. /Mustafa Küpçü

Okunuş biçimiyle “Gobels”, 1933-1945 yılları arasında, Hitler faşizminin yaşandığı ve dünyanın kana bulandığı dönemde Almanya’da, “Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı” yaptı.

Gobels’in “Propaganda İlkeleri” vardı.

İşte, o ilkelerden örnekler;

· Amacımız doğruları söylemek değil, insanları etkilemektir.

· Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar.

· Yargı, devlet hayatının efendisi olamaz, devlet politikasının hizmetkarı olmalıdır.

· Bana vicdanı olmayan bir medya teslim edin, size bilinçsiz bir halk sunayım.

· Hatalı olduğunu veya yanlış yaptığını asla kabul etme.

· Sadece bir rakibine odaklan ve kötü giden her şeyin sonucunu onun üzerine yık.

· Halk, büyük yalanlara küçük yalanlardan daha çok inanır.

Siyaset, “propaganda yoluyla halkı ikna ederek iktidar olma sanatı” olarak da ifade ediliyor. Propaganda ile demokrasi ilişkisi üzerine düşünürken, arşivimden bazı anılar önüme saçıldı. Paylaşmak istedim.

22Ara/130

Kumbaradan Kutuya!.. / Mustafa Küpçü

mustafa kupcuKumbaradan Kutuya!.. / Mustafa Küpçü

Çocukluk yıllarımda bazı toplumsal değerlerimiz vardı;

“Yerli Malı Yurdun Malı/ Her Türk Onu Kullanmalı” derdik. Yamalı pantolon giydik ama utanmadık. Kimimiz metal banka kumbaralarında kimimiz toprak kumbaralarda harçlıklarımızı biriktirirdik. “Tasarruf etmek” ortak bir kültürel değerdi.

“Alın teri ile yaşamak” onuru da öyle.

Ev ve işyeri kapılarımız açıktı; “hırsız korkusu” bilmezdik. Hele, “Devlet Adamı” dendi mi, her yönüyle “güvenilir bir insan” gelirdi aklımıza.

Sonra, ilkokulda “Amerikan Süt Tozu” ile beslemeye başladılar bizi. Galiba o sütte bir mikrop vardı! İnsanlar hızla çoğalmaya ve kirlenmeye başladı!

Hem “doğal çevremiz” hem de “insani çevremiz” hızla kirlendi. O, saygı duyduğumuz “Devlet Adamı” kimliğini taşıyan siyasetçiler de hızla kaybolmaya başladı.